"anzeryaylasi.net" Eğlen Öğren
ESPRİLER TEBESSÜM :) GÖRSEL ZEKA

TEBESSÜM :)

Bilgeliği kimden öğrendin

Lokman Hekim'e :

Bilgeliği kimsen öğrendin? diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar:

Körlerden öğrendim. Çünkü onlar elindeki değnekle tam araştırmadan adım atmazlar. Basacakları yerin sağlam olduğundan emin olduktan sonra adım atarlar... Bundan dolayı ben de bir şey yapacağım zaman düşünür, faydalı ise konuşur, yararlı ise yaparım... Faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim.

Şunu baştan söylesene

Nasreddin Hoca tarlasında çalışırken oradan geçmekte olan birisi sormuş:

"Bey Amca! Falan köye kaç saatte gidebilirim?" Hoca, bu soruya herhangi bir cevap vermemiş. Adam aynı soruyu üç kere tekrarlamış; ama herhangi bir cevap alamayınca yoluna devam etmiş. Biraz yürüdükten sonra arkadan Hocanın:

"Evlat, gel!" dediğini işitmiş. Adam gelince de Hoca soruyu şu şekilde cevaplandırmış:

"Sen tam üç saatte oraya varırsın," demiş. Adam sinirli bir şekilde

"Be bey amca! Madem biliyorun, şunu baştan söylesene," deyince, Nasreddin Hoca şöyle savunmuş kendisini:

"İyi de, ben senin nasıl yürüdüğünü nereden bilebilirim ki."


Düğüm atmayı ihmal etme

Her baba gibi Nasreddin Hoca da kızının iyi yetişmesi için elinden gelen herşeyi yapmış. Hoca, kızına iğneye ip takmasına gelinceye kadar bütün bildiklerini öğretmenin sevincini yaşamaktaymış. Nihayet hocanın kızı gelin olmuş. Ata bindirilip baba evinden ayrılıp dünya evi, diye tavsif edilen yeni bir hayatın başlayacağı eve doğru bir hayli mesâfe almış. Bu sırada Nasreddin Hoca, koşa koşa gelin olan kızının arkasından gelip çok önemli bir şey unutmuşcasına kızının kulağına gizlice şöyle demiş:

"Kızım, aman dikkat et! Sakın ola iğneye ip taktıktan sonra düğüm atmayı ihmal etme. Sonra dişiş tutturamazsın."

Nasıl dua ederim?

Bilindiği gibi Hz. Eyyub (a.s) sabır ve metaneti ile dillere destan olmuştu. Bir rivayete göre o meşhur hastalığını on sekiz sene çekmişti. Hiçbir zaman isyan etmeyen Hz. Eyyub'e (a.s) hanımı bir gün şöyle sordu:

Bu hastalığın bitmesi, çektiğin dertlerin gitmesi için Cenab-ı Hakka dua etsen olmaz mı?

Hz. Eyyub (a.s), hanımına şu cevabı verirler:

Benim bolluk ve refah içinde yaşadığım müddet 80 yıldır. Çekmiş olduğum darlık ve sıkıntılı zaman ise daha bu süreye ulaşmamıştır. Bu durumda ben Allah'tan utanırım. Ona (c.c) bu halin üzerimden gitmesi için nasıl dua ederim ki...

Tutun, işte hırsız budur

Adamın biri Hz. Süleyman'a (a.s) gelerek, kazlarınn çalındığını ve bunu komşularının yaptığını iddia etmiş. Hz. Süleyman (a.s) hemen halkı mescide toplamış ve:

İçinizden biri hem komşusunun kazlarını çalıyor hem de çaldığı kazların tüyleri kafasında olduğu halde utanmadan mescide geliyor, demiş.

Hırsız bu sözleri duyar duymaz eliyle başını sıvazlamaya başlamış. Onun bu halini gören Hz. Süleyman (a.s) şöyle buyurmuş:

Tutun, işte hırsız budur.

Böyle denir mi?

Hz. İsa'nın (a.s) yanından geçen bir domuza:

Selametle geç, dediğini duyanlar:

Domuza da böyle denir mi? derler.

Hz. İsa (a.s) ise şöyle cevap verir:

Dilimi kötü söze alıştırmak istemedim.

KAYNAK: www.damlalar.org

Anasayfa