|
KADINLARI MEMNUN ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR:-))
Temel'in babası vefat eder.Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar:
-Nasıl oldu?
-30. kattan aşağıya düştü.
-Vah vah desene çok feci ölmüş?
-Yok yok öyle ölmedi..Tam yere çarpacakken manavın tentesine çarpıp tekrar
yükseldi.
-Vah vah daha şiddetli çakıldı o zaman?
-Yok!Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına...
-Demek çatıya çarpıp öldü?
-Yok ya...Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti...
-Dema ya! çarpıldı o zaman?
-Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre fırlattı...
-200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık...
-Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye...
-Oradamı öldü?
-Yooo.Ordanda yine kasaba...
-En sonunda bunala adam Temel'e bağırarak sordu;
-Nasıl öldü bu adam?
-Baktık durmuyor...VURDUK !
|
|
TİPİK TEMEL
Mısır hükümeti kızıl denizin altına tüp geçit yaptırmak için ihale açar.
ihaleye alman,japon,fransız ve türkiyeden bizim temelin şirketi girerler.
firmaları teker teker görüşmeye çağırır ve teknik bilgi isterler.
-alman firması; biz iki taraftanda eş zamanlı kazmaya başlarız ve denizin tam ortasında buluşuruz.Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur.
-japon firması;Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50 cm fark olur.
fransız firması ise;Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 20 cm olur diye belirtir.
-Sıra bizim Temele gelir. Temel: Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk,buluşamadık iki tüneliniz olur der.
Temel Ingiltere'de lüks bir otele yerlesmis.
Oda servisini arayıp:
"TU Ti TU TU TU " demis.
Oteldekiler telasa kapilmis bu mesaji çözmek için. Oraya buraya
haber
salmislar...
Sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuslar ve Temel'in ne dedigi
anlasilmis:
"2 çay, 222'ye !"
|
|
|
BAZILARI AĞIR KANLIDIR :-))
Bir gün üç laz istasyonda tren beklemektedirler ama tren bir türlü gelmez, oradaki görevliye sorduklarında, trenin biraz gecikeceğini söylemiş,
böyle olunca çay içmeye kara vermişler,
tam çaylar gelmiş trende gelmiş ,
-çaylarımızı içip yetişiriz, demişler ve çaylarını yudumlamaya devam etmişler bu arada tren hareket etmeye başlamış bunu gördüklerinde koşup yetişmeye çalışmışlarsa da olmamış ve treni kaçırmışlar. sıraqdaki treni beklemişler yine çay içmeye başlamışlar aynı olay tekrarlamış ve bir daha bir daha derken son trene kalmışlar, bekle bekle gelmez demişler
-birer çay daha içelim ama bu sefer tren gelirgelmez kalkacağız,
ve çay içmeye başlamışlar derken tren gelmiş kalkıp hazırlanmışlar tren hareket etmeye başlayınca sontrende olduğundan var güçleriyle koşup trene yetişmeye çalışmışlar biri binmiş eşyaları yüklemişler 2. side binmiş ama birtürlü 3. kişi binemiyormuş tren artık çok hızlandığından 3. kişi trene binemeiş ve orda kalmış diğerleride trenle gitmişler kalan kişi öylece trenin arkasından bakarken başlamış gülmeye gülmekten yerlere yatıyormuş, gar görevlisi yanına yanaşıp sormuş,
- hemşerim az önce son treni kaçırdın üstelik arkadaşların da eşyalarda gitti burda yalnız kaldın niye gülüyorsun?
adam gülmesine ara vermeye çalışarak şöyle demiş,
- ha asıl yolcu pendum, onlar peni geçirmeğe geldulardi...:-)))))
|
|
GELENEKLER Mİ? TEKNOLOJİ Mİ?
Kış başlamak üzeredir. Kızılderili topluluğu şefin etrafına
> toplanmış,kışın sert mi yoksa yumuşak mı geçeceğini öğrenmek isterler.
> Geleneksel yeteneklerini dedelerinden bu yana çoktan kaybetmiş bulunan
> şef, işi sağlama almak için kışın sert geçeceğini ve mümkün olduğunca
> fazla odun
> toplamalarını söyler kabilesine Akıllı bir adam olan şef birkaç gün sonra
> yakınlardaki meteoroloji istasyonuna telefon eder:
> "Bu kış soğuk mu geçecek sizce?"
> Meteorolog cevap verir: "Evet, oldukça sert geçeceğe benziyor."
> Bu cevabı alan şef derhal kabilesine döner ve kışın çok sert geçeceğini,
> daha çok odun parçası toplamaları gerektiğini söyler.
> Bir süre sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar ve sorar:
> "Kış hala soğuk mu geçeceğe benziyor ?"..
> "Evet" der karşıdaki: "Oldukça soğuk geçeceğe benziyor."
> Şef kabilesine döner ve sadece odunları değil bulabildikleri her çalı
> çırpıyı toplamalarını ister.
> Birkaç gün sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar:
> "Kışın sert geçeceğinden gerçekten emin misiniz?".
> Adam: "Kesinlikle. Bugüne dek yaşanan en sert kışlardan birini yaşayacağız
> gibi görünüyor."
> "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ?" diye sorar şef.Meteorolog
> yanıtlar: "Kızılderililer çılgınlar gibi odun topluyor...
temel deri, yarim bot ve koyu kahverengi ayakkabiyi alip kasaya
yanasiyor...
Kasadaki bayan botlari posete koyarken, sayin temel de soruyor;
43 lira degil mi?..."
Kiz, "Ne münasebet" der gibi bakiyor ve "Bunlar orijinal
deri...Indirimli fiyati 180 lira..."
temelin bitis cümleleri, kizcagizin kopus anina denk geliyor;
Olur mu hanimefendi, altinda "Size 43" yaziyor...
|
|