abbas.bora.sitemynet.com
Ali Dibo

Siirt
Bizim Siirt
Suçlanan AKP
Ergenekon
Sözler
Tepkiler
Terör ve açılım
Demokrasi
Adalet
Adresler

Siirt


anayasa

Anayasa'nın 133. Maddesi :
F. Radyo ve Televizyon İdaresi ve Kamuyla İlişkili Haber Ajansları
Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.

* Bugün Devlet kurumu olan TRT'ye bir bakın özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı tartışmalı mı tartışmasız mı?
Yani AKP yöneticileri Anayasa'nın 133. Maddesiyle ilgili olarak da suç işlemektedir.
İlgili mercileri göreve çağırıyor ve suç duyurusunda bulunuyoruz.

* TRT'de kadrolaşmaya büyük tepki :
TRT'deki kadrolaşma Meclis gündeminde
CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, TRT'deki kadrolaşmaya ilişkin, Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın cevaplaması talebiyle önceki gün Meclis Başkanlığı'na yazılı soru önergesi verdi. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'in göreve geldiği tarihten sonra, kurum içinde pek çok memurun yerinin değiştiğini ifade eden Özdemir, "Bu memurların çalıştıkları birim, unvanları ve atandıkları görevler nelerdir?" diye sordu.
.....
Yeniçağ Gazetesi - 20.03.2008 05:20

* Anayasa'nın 70. Maddesi :
A. Hizmete Girme
Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

* Bugün Devlet dairelerine, kamu hizmetlerine girme hakkıyla ilgili AKP yetkililerinin tarafsızlığı tartışmalı mı tartışmasız mı? Veya ayırım gözetilmeksizin bir uygulama içinde olup olmadıkları sorgulanmalıdır.
Yani AKP yöneticilerinin medyaya yansıyan görüntülerine göre Anayasa'nın 70. Maddesiyle ilgili olarak da suç işlemektedir.
İlgili mercileri göreve çağırıyor ve suç duyurusunda bulunuyoruz.

Terörü ABD'ye  havale etti

@ Türkiye'de gizli ABD üsleri var!

ünlü gazeteci Seymour Hersh, Türkiye-ABD ilişkileri hakkında çarpıcı yorumlarda bulundu
Yarım asırdır röportajlarıyla dünyadaki politik hareketleri belirleyen ünlü gazeteci Seymour Hersh, Türkiye-ABD ilişkilerini, çoİnişli çıkışlı ama her zaman iyi" diye tanımlarken, Kürt sorunu ve Ortadoğu'daki kaos ortamıyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

* İşadamı Prof. Dr. Güntekin Köksal'dan Başbakan'a açık mektup : "Ülke bölünüyor"

* Petrol-İş Sendikası Başkanı Mustafa Öztaşkın : "Petrol kaynakları yabancı petrol şirketlerinin kâr-zarar hesaplarına terk edilmiştir. Petrolde 'sömürge' dönemi başladı"

* AKP işgal kuvveti gibi : İzmir Barosu Başkanı Nevzat Erdemir ise, yasanın Sevr Antlaşması'nı aşama aşama yürürlüğe koyan bir yasal düzenleme olduğunu
belirterek, "Türkiye'nin silahsız işgalini öngören yasalar arka arkaya çıkarılıyor.
Bunu yapan siyasi iktidar adeta işgal kuvveti gibi davranıyor" dedi. Erdemir, Yasanın devletin asli unsuru olan toprak bütünlüğünü ortadan kaldıran, Lozan ve Anayasa'ya aykırı ve gayrimeşru bir düzenleme olduğuna dikkat çekti.
.......
Yeniçağ Gazetesi - 22.02.2008 15:08

* İsrail vahşetinin resmi Mısır'da :
"Hamile kadini bile vurdular"
İsrail'in Gazze'de uyguladığı vahşetin izleri hem Gazze'de hem de çevre ülkelerde devam ediyor. İsrail saldırılarında yaralanan yüzlerce Filistin'li Mısır'da çaresizlik içinde bekliyor. Yaralılar arasında hamile kadınlar ve çocuklar da yer alıyor.
.....
8 Sütun - 20.03.2008 14:35

AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış'ın maskesini düşürdüler

AKP'nin görünen yüzü

* AKP darbe hazırlığında :
Sezer: "Şu anda devam eden bir dava ile ilgili anayasal düzenleme yapmak darbe girişimidir" dedi.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, kapatma davası ile ilgili düzenleme yapılmasına şiddetle karşı çıktı. Sezer, AKP'nin yargıya müdahaleye kalkıştığına dikkat çekti. CNN Türk'teki Ankara Kulisi programına konuk olan DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Murat Yetkin ve Fikret Bila'nın sorularını cevapladı. "Şu anda devam eden bir dava ile ilgili anayasal düzenleme yapmak, bunu hiç kimse söylemedi, hukuk devletine karşı bir darbe girişimidir" diyen Sezer, şunları söyledi: "Buna da hiç kimse müsaade etmez. Millet de müsaade etmez. Bu durumu bu hale getiren hükümet midir? Yoksa yargı mıdır? MHP, AKP'yi destekleyen adımlar atarak Türkiye'de sorunların sürmesine aracı oluyor."
Bahçeli'ye çağrı
"Geçmişten saygı duyduğum bir siyasetçi olan Devlet Bahçeli'yi bu konuda bir kez daha uyarmak istiyorum" ifadesini kullanan Sezer, şöyle devam etti: "Her iki durumda da ülkeyi zor günler bekliyor. Parti kapatılırsa Türkiye zor bir duruma düşecek. Kapatılmazsa da, irtica anayasallaşmış olacak, iddianamedeki iddialar eğer doğruysa... Başbakanımıza ve tüm milletimize sağduyulu olmak düşüyor. Derdi bu ülkeyi başka yerlere sürüklemek Başbakan'ın.. Sayın Başbakan çağdaşlaşmaya karşı bir şahsiyet olarak çıkıyor karşımıza. Bunların ispatı ortadadır. Başbakan olmadan önceki söylemlerinde bunu açık olarak ifade etmiştir."
...
Yeniçağ Gazetesi - 22.03.2008

@ Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül "Cumhuriyet döneminin artık sonu geldi" dedi.
İngiliz The Guardian Gazetesinde yayınlanan röportajda Refah'lı yönetici, laik sisteme ve cumhuriyete açıkça meydan okudu.
Kaynak: Posta Gazetesi, Sayı: 310, Tarih: 28 Kasım 1995

@ AKP'nin kurucu üyesi Cüneyt ZAPSU'nun 5 Mart 2008 günü Almanya dönüşü uçakta gazetecilerin türbanla ilgili gelişmeleri sormaları üzerine, "...Türban takanların sadece yüzde 50'si inancı yüzünden takıyor deseniz bile, bu yüzde 50'ye 'türbanını çıkar demek, sokaktaki kadına donunu çıkar' demekten farksızdır" demiş, devamla "...Türkiye'de türban nedeniyle şişmiş bir balon oluştu. Erdoğan, üniversitelerde türbana izin vererek bu balonun patlamasını önledi, (...) Türkiye'de her zaman din istismarı yapan partiler olmuştur. "hatta bizimkiler bile yapmıştır, Ama dini öcü olarak göstermeye çalışarak siyasi prim yapmaya uğraşan partiler de var."

@ Türkiye'de tarımda çalışan nüfus azalıyor

Yargı bizim, parti bizim, sen kimsin ŞEREFSİZ

* Alevilere hakaret eden Zaman Gazetesi yazarı Doç. Dr. İbrahim Öztürk üniversiteden uzaklaştırılmalıdır.

* Davut Sever (Hollanda Alevi Dedeler Divanı başkanı) : "Alevilere söylenen küfür edilen hakaret ve iftiralar bilinsin ki ahir zaman peygamberi Hz. Muhammed Mustafa'ya, Hz. imam Ali'ye, Ehlibeyt'e edilmiş olur!"

çanakkale zaferi - gelibolu

Hamit ERGÜL :  "OYDAN OYA FARK VAR"

Gurbette Türk Dünyası


Erdoğan: "ABD ile aramız iyi"

....
Bush'un politikalarıyla ilgili bir soruya da Başbakan Erdoğan, "Dünya genelindeki vermiş olduğu kararlarıyla sempati ya da antipati toplayabilir. Buna yönelik değişik sesler çıkabilir. Bu, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklığımızı etkilemez. Bizim aramız gayet iyi. Bizde bu anlayış içinde Bush'la görüştük. ABD Dışişleri Bakanı Rice da Türkiye'ye geldiğinde, stratejik ortaklık konusunu teyit etti. Gazetelerde ilgisiz, alakasız şeyler gündeme getiriliyor. Bunlar yerine dostlarımızın adetini çoğaltmamız gerekecek" yanıtını verdi.
........
Maksimum - 22.02.2005

° "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hiristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar(birbirinin tarafını tutarlar) İçinizde onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğuna yol göstermez."

Maide Sûresi 51'inci âyet

Anayasa'nın 68. Maddesi

A. Parti Kurma, Partilere Girme ve Partilerden Çıkma

Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hakimler ve savcılar, sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, silahlı kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
Yükseköğretim elemanlarının siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasi partilerin merkez organları dışında kalan
parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yükseköğretim öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Siyasi partilere, devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.

Anayasa'nın 69. Maddesi

B. Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar
Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa mahkemesince siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim konunda vereceği kararlar kesindir.
Siyasi partilerin kapatılması, yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci Maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.

Bir siyasi partinin 68 inci Maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.
Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.
Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.

181 gün geçti dilekçeme hâlâ cevap vermediler!

Sosyal Güvenlik konusu

Üzeyir Lokman ÇAYCI

¤ AKP'li yöneticiler ne yazık ki halka, emeklilere, işçilere ve gurbetçilere açılım yapmıyorlar!
¤ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hak sahiplerine sosyal güvenlik hizmeti ve Vatandaşlarımıza hak ettikleri kaliteli hizmet verilmiyor!
¤ Anayasa ve kanunlar görev ihmalleriyle açık açık çiğneniyor!

Sosyal güvenlik nedir?

Sosyal güvenlik, kelime olarak sözlüklerde : «Sosyal sigorta, sosyal yardım vb. araçlarla halkın sosyal durumunu güvence altına alma» şeklinde açıklanmaktadır.

İşte yetkililerin sözleri

Sözl Güvenlik Kurumu Başkanı Dr. M. Emin ZARARSIZ : «Sosyal güvenlik, anayasamız ve kanunlarla belirlenmiş vazgeçilemez bir insan hakkıdır. Sosyal devlet olmanın bir gereği olarak Kurumumuz; vatandaşlarımızın doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonra da hak sahiplerine sosyal güvenlik hizmeti vermektedir.» demektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer DİNÇER de : «Değerli Mesai Arkadaşlarım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak göreve başlamış bulunmaktayım. Sizlerin de yakından bildiği gibi; çalışma hayatı ve sosyal güvenlik tüm vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren önemli hizmet alanlarıdır. Vatandaşlarımızın hak ettikleri kaliteli hizmetlerin sürdürülmesi önemlidir.
Ancak, çağdaş bir çalışma hayatı ve sosyal güvenlik sistemi için yapılması gereken pek çok yeni çalışma ve atılması gereken önemli adımlar bulunmaktadır. Takım halinde, çalışma hayatımızın kalitesinin geliştirilmesi yönünde çaba sarf edeceğiz.»

Görevleri

Sosyal Güvenlik Kurumunun görevleri :
Sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına alacak, sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve malî açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda bir sosyal güvenlik sisteminin gerçekleştirilmesi amacıyla kurulmuş olan Sosyal Güvenlik Kurumunun görevleri 5502 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre şunlardır : Ulusal kalkınma strateji ve politikaları ile yıllık uygulama programlarını dikkate alarak sosyal güvenlik politikalarını uygulamak, bu politikaların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak.

1. Hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak.
2. Sosyal güvenliğe ilişkin konularda; uluslararası gelişmeleri izlemek, Avrupa Birliği ve Uluslararası kuruluşlar ile işbirliği yapmak, yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmaları uygulamak.
3. Sosyal güvenlik alanında, kamu idareleri arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlamak.
4. Bu Kanun ve diğer kanunlar ile Kuruma verilen görevleri yapmak.

Anayasa ihlalleri

«Anayasa'nın 60. Maddesi :
A. Sosyal Güvenlik Hakkı
Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.»
Sosyal Güvenlik Kurumu görevini yapmıyor!

Fransa'da emekli olabilmek için Türkiye'de geçen hizmet sürelerimi birleştirmek istediğime dair, Fransa, Mantes la Ville postanesinden 16.05.2009 tarihinde RK 29 557 601 7FR kayıt numarasıyla Ankara Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğüne gönderdiğim taahhütlü dilekçeme 18.11.2009 tarihine kadar 185 gün geçti hâlâ cevap alamadım.

05.10.2009 tarihli BİLGİ EDİNME BAŞVURUMLA, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince istediğim bilgi veya belgeler bana gönderilmiş olsaydı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gerekli soruşturmayı başlatmış olsaydı ben bu yazıyı yazmayacaktım.

1) Cevabın bu kadar uzun süre gecikmesinin sebebinin açıklanması
2) Bu gecikmenin sosyal güvenlik konusuyla ve aldıkları sorumluluklarla veya veballerle bağdaşıp bağdaşmadığı ilgili kanun hükümlerine göre belirtilmelidir.
3) Yurt dışındaki işçilere gereken ilginin gösterilmemesinin sebepleri açıklanmalıdır!

«Anayasa`nın 40. Maddesi :
XV. Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması
Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.»
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı kurumlarda İletişim bozukluğu bulunmakta ve çalışanlar denetlenmemektedir.
Gönderilen emailler geri dönmektedir.
Telefonlara cevap verilmemektedir.
Kurum çalışanları görevlerini yapmamaktadır.

Fransa Mantes la Ville postanesinden RK 38 612 979 5 FR taahhüt numarasıyla 28.08.2009 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Makamına gönderdiğim şikayet dilekçem işleme konulmamış ve posta alındı kartı da bana bugüne kadar iade edilmemiştir. Bu konuda tarafımca Fransa'da ilgili posta kurumuna müracaat yapılmış ve tutanak tanzim ettirilmiştir.

«Anayas'nın 36. Maddesi :
A. Hak Arama Hürriyeti

Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.»
Aynı konu Fransa Mantes la Ville postanesinden RK 37 339 873 7 FR taahhüt numarasıyla 29.08.2009 tarihinde Ankara Yargıtay Başsavcılığı Makamına da tarafımca suç duyurusunda bulunulmuş ve bir gün sonra gönderdiğim halde imzalı alındı kartı zaman geçmeden bana gönderildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer DİNÇER ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Dr. M. Emin ZARARSIZ hakkında acilen dava açılmalı ve bu iki kişinin derhal istifa etmeleri sağlanmalıdır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer DİNÇER ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Dr. M. Emin ZARARSIZ hakkında acilen dava açılmalı ve bu iki kişinin derhal istifa etmeleri sağlanmalıdır.

«Anayasa'nın 62. Maddesi :
B. Yabancı Ülkelerde Çalışan Türk Vatandaşları

Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.»
Uluslararası bir çok ödül almış bir sanatçıyım. Devleti yönetenlerin ilgisizliği sebebiyle bana en ufacık destek verilmediği gibi mevcut haklarım ve emekliliğim için gerekli evrakların gönderilmesi dahi engellenmektedir.

«Anayasa`nın 64. Maddesi :
XII. Sanatın ve Sanatçının Korunması

Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.»

Yeminlerine de sadakat göstermiyorlar!

«Anayasa'nın 81. Maddesi :
2. Andiçme

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler :

"Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.

Sadece Anayasa ihlalleri olarak değil, insan hakları ihlalleri olarak da karşı karşıya olduğum bu ilgisizlik kamuoyuna, ilgili kurumlara, duyarlı yetkililere önemle duyurulur.
Saygılarımla.

Mantes la Ville, 18.11.2009

Siirt'in Sesi

Siirt adının Sami Dilinden geldiği öne sürülmektedir. Bazı kaynaklarda bu adın, Keert (Kaa'rat) sözcüğünden kaynaklandığı yazılıdır. Bunlarla birlikte Siirt sözcüğü, isim kaynaklarında; Esart, Sairt, Siirt, Siird gibi çeşitli adlar kullanılmıştır. Süryani'ler kente Se'erd (yöresel söyleniş biçimiyle Sert) demişlerdir. XIX. yüzyılda Sert, Seerd, Sört, Sairt, olarak kullanılmış, günümüzde de Siirt sözcüğü benimsenmiştir. Diğer bir kaynakta Siirt isminin, "Seert" anlamındaki "üç yer" manasına geldiği söylenir.

Siirt adının nerden geldiği konusunda değişik görüşler vardır. Bazı kitaplarda şöyle denilmektedir : Doğu Anadolu tarihi adlı kitapta Siirt, Sert olarak belirtilirken Kamus adlı kitapta da Tiğrakent olarak anılmaktadır.

Şimdiki Siirt, eski Siirt'in üstündeki sırtlarda kurulmuş olduğu için yukarıda sözü edilen "Sırt" kelimesi mevki ve kelime ilgisi bakımından daha uygun olarak görülmektedir

Siirt'ten haberler

Siirt Emniyet Müdürü Aydın :
"Ben terör örgütünü terörist ilan etmeyen
bir milletvekiline el uzatmam" dedi.

Siirt Emniyet Müdürü Cuma Ali Aydın izinsiz nevruz kutlaması yapmak isteyen DTP'li milletvekilleriyle tartıştı. Tartışmanın bir bölümünde Milletvekili Akın Birdal Emniyet Müdürüne elini uzatıp tokalaşmak istedi. Bunun üzerine Aydın, "Ben terör örgütünü terörist ilan etmeyen bir milletvekiline el uzatmam" dedi.
SİİRT'te izinsiz nevruz kutlaması yapmak isteyen DTP'liler ara sokaklarda barikat kurup, ateş yaktı ve müdahale eden polisle çatıştı. Güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz kullanarak müdahale etmesi sonucu çıkan arbedede 2'si polis memuru 5 kişi yaralandı. Kente gelen DTP Diyarbakır milletvekilleri Aysel Tuğluk, Akın Birdal ile Siirt Milletvekili Osman Özçelik, nevruz kutlamalarını yapmakta kararlı olduklarını ilettikleri Siirt Emniyet Müdürü Cuma Ali Aydın ile tartıştı. Yasal olmayan kutlamaya izin vermeyeceklerini belirten Aydın, Birdal’ın uzattığı elini sıkmazken "Ben terör örgütünü terörist ilan etmeyen bir milletvekiline el uzatmam" dedi.
.....
Hürriyet Gazetesi - 22.03.2008