|
TÜRK OLMANIN 47 KURALI
>>> >>1. Kagit mendili kumas mendil gibi günlerce burusuk sekilde cebinde tasir.
>>> >>
>>> >>2. Rüzgarli havalarda küller uçmasin diye küllüge su koyar.
>>> >>
>>> >>3. Serçe parmagini kulagina sokup iyice sallayarak karistirir.
>>> >>
>>> >>4. Ancak bir Türk gazete bulmacasini hep baskalarina sora sora
>>>çözebilme becerisini gösterip , kendisi çözdü diye sevindirik
>>>olabilir.
>>> >>
>>> >>5 . Sakal trasi olduktan sonra kanayan yerlerine küçük kagitlar
>>>yapistirir.
>>> >>
>>> >>8. Soba borusu aktiginda yogurt kaplarini telle soba borusuna
>>>baglar.
>>> >>
>>> >>9. Nezle olunca tuvalet kagidini uzun bir serit yaparak
>>>kullanir.
>>> >>
>>> >>10. Dis firçasiyla disini firçalamayip da saçini boyamak için
>>>kullanan birini görürseniz , o saçini seven bakimli bir
>>>Türk''tür.
>>> >>
>>> >>11. Konusma yetenegi olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini
>>>ögretir.
>>> >>
>>> >>12. Sahilde mayosunu kabinde giymek yerine arkadaslarina havlu
>>>tutturarak giymeye çalisip bir de arkadaslarina "bakmayin lan"
>>>diye
>>>çikisir.
>>> >>
>>> >>13. Çorabinin kirlenip kirlenmedigini burnuna götürerek kisa
>>>süreli koklayarak anlayan kisi temizligine düskün bir Türk''tür.
>>> >>
>>> >>14. Daha birinci telefon zili çaldiginda telefonun basina
>>>dikilen
>>>ama açmak için ikinci kez çalmasini bekler.
>>> >>
>>> >>15. Bir dükkana girip , onun bunun fiyatini sorduktan sonra
>>>"abi
>>>araba bes dakka dursun, ben hemen gelicem" deyip, 2 saat
>>> >>sonra gelir.
>>> >>
>>> >>16. Cebinden çikardigi paralarin içinde en eskisini özenle
>>>arayip
>>>bulduktan sonra para üstü verir.
>>> >>
>>> >>17. Trafikte ambulansin pesine takilarak sikisikliktan kurtulup
>>>,
>>>uyaniklik yaptigini zanneder.
>>> >>
>>> >>18. Kagit paralarin üzerine not alir ve parayi harcadigi için
>>>notu
>>>kaybeder ve ya elden ele dolasacagini bildiginden
>>> >>komik yazilar yazar. ( Paranin ön yüzüne tehlike aninda arkayi
>>>çeviriniz yazip aninda çevirince de simdi degil salak tehlike
>>>aninda
>>>yazanlardan bahsediyoruz .)
>>> >>
>>> >>19. Çocugu yanlislikla elini kestigi veya düstügü için
>>>agladiginda
>>>elini kesti veya düstü diye çocugunu döver.
>>> >>
>>> >>20. Taksi tuttugunda taksicinin yanina oturur .Eger üç dört
>>>kisi
>>>taksi tutuyorsa , taksi parasini veren kisi ön koltuga
>>> >>oturur.
>>> >>
>>> >>21. Kürdanla disini karistirip önce çikarip bakar , sonra
>>>tekrar
>>>agzina koyar.
>>> >>
>>> >>22. Ütü fisi , teyp fisi veya televiyon fisi kablosunun bakir
>>>teli
>>>disari çikmis ise çocuklari elektrik çarpmasin diye bakir teli
>>>selobantla
>>>yapistirir.
>>> >>
>>> >>23. Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanin
>>>elindeyse
>>>ve o ne izlerse digerleri de onu izlemek zorunda kalir.
>>> >>
>>> >>24. Çantasinin içinde yeni tanistigi birisine bile çekinmeden
>>>göstermek üzere en güzel fotograflarini ve aile albümünü
>>> >>tasiyan birisini görürseniz hemen boynuna sarilmayin yoksa
>>>çantayi
>>>kafaniza yiyebilirsiniz , çünkü o kisi bir Türk kizidir.
>>> >>
>>> >>25. Bir türk esnafi , müsterisinden aldigi parayi önce iki
>>>ucundan
>>>tutup iki defa gerginlestirir daha sonra da günese dogru
>>> >>tutup bakarak sahte olup olmadigini anlar.
>>> >>
>>> >>26. Evin bir odasinin ampülü patladigi zaman yenisini almayip
>>>da
>>>fazla kullanmadigi bir odanin ampülünü onun yerine takar.
>>> >>
>>> >>27. Evinde bulunan saksilarin dibini kültablasi olarak
>>>kullanir.
>>> >>
>>> >>28. Dislerini gazoz açacagi , findik ve ceviz kiracagi olarak
>>>kullanir.
>>> >>
>>> >>29. Isinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir
>>>Türk''ten baskasi olamaz. (Serefsizin oglu ne is yapmis be
>>> >>kardesim, helal olsun)
>>> >>
>>> >>30. Aracin sinyal lâmbalari dururken kolunu çikararak
>>>"dönüyorum"
>>>hareketi yapar.
>>> >>
>>> >>31. Yemegin etini en sona birakir. 54. Trafik isiklari
>>>kirmizidan
>>>yesile döndügünde önündeki herkesi salak sanarak
>>> >>kornaya basar.
>>> >>
>>> >>32. Dingildeyen bir masanin ayagina kagit sikistirma fikri bir
>>> >>Türk''ündür.
>>> >>
>>> >>33. Dislerinin arasindan "viij viij" diye ses çikarir.
>>> >>
>>> >>34. Tv''de film seyrederken filmin oyunculariyla muhatap olan
>>>(dur
>>>oraya gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.
>>> >>
>>> >>35. Arabasina öküz, köpek, horoz sesli korna taktirma fikrinin
>>>patenti bir Türk''e aittir.
>>> >>
>>> >>36. Gazete kagidini en iyi sekilde kullanir.(Cam silme bezi,
>>>külah, mendil, sofra bezi )
>>> >>
>>> >>37. Plastik yogurt kabini saksi yapar.
>>> >>
>>> >>38. Arabasinin arkasina yazi yazar .(Rahmetli de sollardi, tek
>>>rakibim THY, kroyum ama para bende)
>>> >>
>>> >>39. Uçakta bulunan tanidiklarina uçak havalandiktan sonra
>>>görmeyecegini bildigi halde el sallar.
>>> >>
>>> >>40. Çignedigi sakizi daha sonra çignemek üzere kafasindaki
>>>tülbende yapistiran bir Türk kadinindan baskasi degildir.
>>> >>
>>> >>41. Tek abdestle bes vakit namaz kilmak için iki büklüm
>>>kivranir.
>>> >>
>>> >>42. Desenlerini çok begenerek aldigi yeni bir mobilyanin üstünü
>>>baska bir örtü örterek kullanir.
>>> >>
>>> >>43. Geçirdigi bir trafik kazasindan sonra kanlar içinde çikip,
>>>çarpilmis arabasina üzülür.
>>> >>
>>> >>44. Tüp kaçiriyor mu, kaçirmiyor mu diye kibrit yakip kontrol
>>>eder.
>>> >>
>>> >>45. Otoyolda, otomobilin gaz pedalina tugla koyup, yorulmadan
>>>kullanma fikri bir Türk''ündür.
>>> >>
>>> >>46. Elektronik hesap makinesini, uzaktan kumandasini naylona
>>>sarmis, üzerine de ambalaj lastigi geçirmis birini görürseniz
>>> >>Türk''tür o.
>>> >>
>>> >>47. On yillik bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarini
>>>çikarmadan kullanma becerisini gösterir.
AH SU KADINLAR
Öperseniz beyefendi degilsinizdir,
Öpmezseniz adam degilsiniz.
Iltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz birakir gider.
Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karsi çikarsaniz anlayissiz.
Çok yanina giderseniz sikildim der
Az giderseniz küser.
Iyi giyinirseniz çapkinsin der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kiskanirsiniz huyun kötü der
Kiskanmazsiniz sevmiyorsun der.
Siz bir dakika geç kalin kiyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur
O bulusur "Bizim kizlar" olur.
Siz baska kadina bakacak olsaniz gözleriniz oyulur
Baska bir adam ona baktiginda adi hayranlik konur.
Konustugunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediginiz anda "Neden konus muyorsun?" der
FIKRALAR
AÇMADIM Kİ
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir delinin oturmuş birşeyler yazdığını görmüş:
- Kolay gelsin ne yazıyorsun?
- Mektup yazıyorum efendim.
- Yaaa.. Kime yazıyorsun?
- Kendime..
- Peki ne yazılı mektupta??
- İlahi doktor bey, deli misiniz siz!
Mektubu daha almadım ki içinde ne yazdığını bileyim.
AFRİKA
Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana inmek zorunda kalır. Adam ne yapayım ne edeyim diye düşünürken birden bir afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İşte şimdi bo.u yedik" der. O anda Nur yüzlü dedesinin sesini duyar.
- Hayır evladım bo.u yemedin.
Adam biraz rahatlar ve sorar:
- Peki ne yapmam gerek.
- Şuradaki mızrağı göruyor musun?
- Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır. Adam mızrağı alır kurtulacağım ümidiyle daha bir hızlı atar ve adamın tam kalbine batırır. Nur yüzlü dede gülümseyerek:
- Evladım işte şimdi bo.u yedin.
AKILLI ER
Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve bir de genç kız trende aynı kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tünele girip kompartman karardığı zaman, "Mucuk" bir öpücük sesi ve ardından "Şıırrrraaak" ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden çıktıktan sonra yaşlı kadın "Aferin genç kıza nasıl yapıştırdı tokadı" diye düşünmekte ve kafasını sallamaktadır. Genç kız da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki, bi de öpmeye kalktı ama kadın da iyi yapıştırdı" diye düşünmektedir. Albay ise "Ulan bizim eşşoğlusu er, kızı öptü, tokadı biz yedik" diye dert yanarken er de içinden şöyle düşünmektedir:
"Hehe, aferin lan bana. Elimi öpüp nasıl yapıştırdım tokadı albaya...
ARİTMETİK DELİ
Delinin biri yolun kenarındaki uçurumun başında durmuş aşağıya bakarak "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan gecen Niyazi, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak " ne yapı..." diyemeden deli onu birden uçurumdan aşağıya atıvermiş ve devam etmiş "14, 14, 14..."
BENDE VARDIM
Hoca bir gün arkadaşıyla konuşuyormuş... Arkadaşı demiş ki :
- Ya hocam dün sizin evden bir ses çıktı. O ses neydi?.
Hoca ise :
- Hiç sadece hanımla biraz tartıştık kavuğum merdivenlerden yuvarlandı, demiş.
Arkadaşı :
- Yahu hocam hiç kavuktan bu kadar ses çıkar mı?, demiş.
Hoca :
- Ya anlasana içinde bende vardım, demiş...
BİR KEDİ DAHA
Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklanırlar. Bekçi, onların ayak seslerini duyunca sorar:
- Kim o?
içlerinden biri kedi gibi miyavlar.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyormuş ki, delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdamış. Bekçi geri dönüp yine seslenmiş:
- Kim var orada?
İkinci deli cevap vermiş:
- Bir kedi daha.
BOĞA
Çok güçlü, damızlık bir boğa köyündeki tüm ineklerle çiftleşmiş. İnekler yetmeyince diğer hayvanlara ve hatta köyün kadınlarına yan gözle bakmaya başlamış. Bu durumdan rahatsız olan köy ahalisi ne yapsak diye düşünmeye başlamış. Köy ihtiyar heyeti toplanmış ve ünü tüm ülkeye yayılan boğayı devlet üretme çiftliğine satmaya karar vermiş. Bakıcıları devlet üretme çiftliğine satılan boğayı ineklerin arasına salmış, aradan birkaç gün geçmiş ancak boğada hiç bir haraket olmamış. Ağacın altında geviş getiren boğanın bakıcısı yanına gitmiş ve: "Boğa kardeş, köydeyken seni kimse tutamazdı, ne oldu hasta mısın?" diye sormuş. Boğa, bakıcısına yavaşça dönerek : "Eeee ne yapalım? artık devlet memuru olduk." demiş...
BOĞALARDAN HOŞLANIYOR
Öğretmen sınıfa geç gelen öğrenciye:
- "Neden geç geldin oğlum" der, Öğrenci;
- "Bizim ineği damızlık boğaya götürdüm hocam" der. Öğretmen;
- O işi baban yapamaz mıydı? diye sorunca, çocuk gülerek
- Belki yapabilirdi hocam ama bizim inek boğalardan daha çok hoşlanıyor..
DİKKAT!!! LADİN TESLİM OLUYOR
Usame Bin Ladin Bush'a telefon etmiş, kendini tanıtıp, konuşmasına devam etmiş..."Sayın Bush size iki haberim var, biri iyi biri kötü, hangisini önce söylememi istersiniz?"
Bush :"Önce iyisini söyleyin "demiş.
Ladin:"Teslim olmaya karar verdim",
Bush :"Pekii kötü haber ne?"
Ladin:"Uçakla geliyorum ...!!!"
DİYAFON
Delikanlı sevgilisini akşam eve bırakır. Evin önünde masum bir fısıltıdan sonra ateşlenir. Bir elini duvara dayıyarak "Beni öpermisin"der.
Kız: "Delimisin evin önünde annemler görür" der...
Delikanli: "Ne olacak canım bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum..." Kız: "Ben de seni ama olmaz..." Delikanlı çok ateşli tabi devamlı ısrar eder... Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir.
Küçük kız: "Babam; öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmişim, o da olmazsa kendisi gelecekmiş, ama o hayvan oğlu hayvana söyle elini dıyafon düğmesinden çeksin dedi"
DÖNME'YİZ !!!
Temel ile Dursun bir akşam otobanda iki sarışını arabalarına almışlar ve ıssız, kuytu
bir yere gitmek için basmışlar gaza... Yarım saat sonra gidecekleri yere
yaklaştıklarında sarışınlardan biri:
- Şimdiden söyleyelim, biz "dönme"yiz. demiş...
Temel kendinden emin bir şekilde cevap verir :
- Valla bu kadar geldikten sonra biz de dönmeyiz.
DUYMAMIŞTIM
Delinin teki tımarhanenin bahçesinde yürürken bakmış başka bir deli ağacın altında oturmuş kahkahalar atıyor... Hemen yanına koşmuş ve sormuş "Hey, sen neye gülüyorsum öyle?",,,
Gülen deli "Hiç ben hep kendi kendime fıkra anlatırım ama bu seferkini hiç duymamıştım"
EN AKILLI ADAM
Bir keşis dünyanın en akıllı adamını bulmak için diyar diyar geziyormuş... Gezdiği yerlerde karşılaştığı insanlardan hiç biri istediği cevabı verememiş...
Sıra Nasreddin hocanın köyüne gelmiş ve köylülere sormuş.
- Sizin köyün en akıllı adamı kim? Köylülerde:
- Nasreddin hoca demişler.
Bunun üzerine keşiş köy meydanında hoca ile görüşmeye başlamış ve eline bir çomak almış yere bir daire çizmiş... Nasreddin hoca da çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüş, keşiş bir doğru daha çizerek daireyi dörde bölmüs, hocada dörde bölünmüş dairenin üç dilimine çarpı işareti koymuş, keşiş elleriyle aşağıdan yukarıya doğru hareket yapmış, hocada yukarıdan aşağıya yapmış ve keşiş büyük bir hayranlıkla hocayı tebrik etmis...!!!
Olup bitenden bir şey anlamayan halk keşişe ne olduğunu sormuş... Keşiş de:
- Bu adam gerçekten dünyanın en akıllı adamı, yere dünya çizdim o ortadan ekvator geçer dedi, ben dünyayı dörde böldüm o da dört de üçü sudur dedi, ben yerden buharlaşma sonucunda ne olur dedim, o da yağmur yağar dedi...
Bu sefer hocaya neler olduğunu sorarlar... Hoca da:
- Bu adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi, ben de yarısı benim dedim, daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o da tepsi altından ateşi
hafif hafif almalı dedi, ben de üstüne fındık fıstık ekelersek daha iyi olur dedim...
ESKİ GAZETELER
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir kalabalık gözüne çarptı. Hemen oraya gitti. Deliler bir halka oluşturmus, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı:
-Papendreu seçimleri kaybetti. Hastaneye kaldırıldı... Bulgar zulmü devam ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı... Türkiye kupasını fenerbahçeyi yenen - Pendikspor - kazandı...
Bu manzara başhekimin hoşuna gitmiş. Görevliye:
- Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş. Görevli:
- Efendim, demiş. Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor... Başhekim gülümsemiş ve dolaşmasını sürdürmüş. Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmış. Bu kezde bunların ne yaptiğini sormuş. Görevli:
- "Onlar mı, okunup da iadeye gidecek olan eski gazeteler efendim"...
FELSEFE
Renkli kişiliğiyle ün yapmiş bir felsefe hocası, yılın son sınavını yapmak üzere sınıfa girmiş.. Bütün öğrenciler çok heyecanlı, hepsi merakla soruları bekliyolar. Felsefe hocası sınıfa şöyle bi bakmış, derken sandalyesini kaptığı gibi kürsünün üzerine koymuş..
"İşte 100 Puanlık Tek Soru" demiş.. "Bana Bu Sandelyenin Var Olmadığını İspat Edin"...
Herkes bir girişmiş yazmaya. Efendim hızlı hızlı yazanlar, harıl harıl düşünenler derken, aralarından biri kağıda tek bi cümle yazmış sonra kalkmış hocasına vermiş...
Sonuçlar açıklandığı zaman bir bakmışlar koca sınıfta 100 üzerinden 100 alan tek kişi var, o da sınavı 2 dakikada bitirip çıkan çocuk..!!!
Peki acaba çocuğa 100 puan getiren o tek cümle neymiş????
"Siz Hangi Sandalyeden Bahsedi yorsunuz?"
FİTİLİ KISAYDI
Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride
dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliğe göre bir doktoru çırıl çıplak soyar delilerin içine atarlar...
Doktor içeri girince "BOMBAAA" diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve yeniden denemeye karar verirler...
Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda "BOMBAAA" diye bağırır. Deliler onu da tutukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deneyim der ve soyunup delilerin arasına girer "BOMBAAA" diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır, binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar...
"Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da en son başhekim girdiğinde boşalttınız?". Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.
GERİ GETİRDİM
Akıl hastanesinde delinin biri başhekimden iki tane şişe ister. Başhekim şişe yerine deliye iki tokat atar. Deli kızgın bir şekilde odasına döner. Ertesi gün deli başhekimin odasına gider. Girer girmez başhekime iki tokat atar. Nolduğundan habersiz başhekim; "naptığını zannediyorsun lan" diye çıkışır.
Delide "Birşey yaptığım yok efendim, dün verdiğiniz şişeleri getirdim" der.
HANGİ LASTİK ?
Dört üniversite öğrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini kaçırırlar, sınav ertesinde hocalarını yakalayıp, zar zor bindikleri arabanın lastiği patladığı için sınavı kaçırdıklarına ikna ederler. Kadın, yalvarmalarına dayanamayarak, bu dört arkadaşa sınavı 3 gün sonra yapacağını söyler...
Sınav günü geldiğinde, matematik hocası bizim dörtlüyü sınıfın dört köşesine
oturtur. Finali geçmek için de en az 50 almak lazımdır, sınavda da 5 soru vardır. Sayfanın önündeki 4 matematik sorusu basit sorulardır ve her biri 10 puanlıktır.
Kağıdın arkasında ki soru ise 60 puanlıktır ve de soru aynen şöyledir
- Hangi lastik patladı ??
HOCANIN KARISI
Nasreddin Hoca' ya dert yanıyorlar:
-Yahu Hoca senin karı çok geziyor.
Hoca :
-Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrar.
IŞIKSIZ KALIRIZ
Akıl hastanesinde bir gün delilerden biri koşarak doktorun yanına gelmiş. Doktor Bey çabuk bizim koğuşa gelin demiş. Doktor gitmiş, delilerden bir tanesi kendini ayaklarından tavana asmış öylece duruyor... Doktor ne bu? diye sormuş.
Doktoru çağırmaya giden deli cevaplamış, Doktor Bey bu zır deli kendisini ampul sanıyor. Doktor kızmış, olurmu öyle şey hemen indirin onu aşağıya.
Yine aynı deli, " Doktor Bey o zaman da biz ışıksız kalmaz mıyız!!!"
KARIŞTIRMADIN Kİ
İki deli havuzun başında oturuyorlarmış. Biri kalkıp havuza şeker atmış. Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş. Arkadaşına:
-Havuza şeker attım ama tatlı olmadı..
Arkadaşı:
-Karıştırmadın ki salak!
KİMİ YİYELİM
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşirken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın görürler. Oğul sorar:
- "Ne dersin baba, yiyelim mi onu?.. Baba bir an düşündükten sonra:
- "Hayır, bunu eve götürüp, onun yerine anneni yiyelim! demiş.
KURUSUN DİYE ASTIM
Mary ile Jim akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır... Başhekim aynı gün Mary'nin yanına gider:
- "Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun... Kötü habere gelince, kurtardığın hasta Jim, intihar etmis. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış..."
Mary gayet sakin sakin başhekime bakıp:
- O intihar falan etmedi ki. Ben onu kurusun diye astım.
NE LAZIM?
Adam doktora gidip, doktor bey karnım atıyor demiş. Nasıl yani demiş Doktor.
- Hani kalbim nasıl atıyorsa karnım da işte öyle atıyor.
Doktor şaşırmış,
- Allah allah "atmaması"! lazım demiş. Adam;
- Sağolun demiş ve gitmiş. 2 hafta sonra tekrar gelmiş.
- Teşekkür ederim Doktor bey, tavsiyeniz üzetine at maması aldım yedim. İyi geldi bütün şikayetlerim bitti demiş. Doktor iyice şaşırmış;
- Allah Allah, "bitmemesi"! lazım...
ÖNCE KAÇANLAR
Bir akıl hastanesinden iki deliyi çıkartmak zorundalarmış. Bir test yapalım demişler. İki deliyi teste tabi tutmuşlar. Adamların önüne bir kavanoz böcek ile zeytin koymuşlar... "buyrun beyler yiyin" demişler bir tanesi hemen zeytine saldırmış.
Öbürü hemen önünü kesmiş ve demiş ki "önce kaçanları yiyelim sonra duranları yeriz"...
PROVA
İki deli birgün deliler hastanesinden kaçmışlar. Kimse bu delileri bulamamış. Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çıka gelmis. Doktorlar hayretle "niye geldiniz" demiş. Deliler "Yarın kaçacağızda, onun provasını yaptık."
SECDEYE KAPANIRSA
Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş. Nuh Nebi'den mi kalmış, Kaalubela'dan mı? Her neise.. Her tarafı delik deşik olmuş; adeta çökmeyen bir başı kalmış. Hoca'nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin? Nihayet bir söz arasında:
"Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor be, beşik mi mübarek!" diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak;
"Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hak'ka tesbih
çekiyor!" demiş... Hoca'nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının güzüne dikerek;
"Peki ama, demiş; ya bu tavan böyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa,
bizim halimiz nice olacak!"
SIRAYA GEÇ
Adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder; önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut, 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başindaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar; "Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?"
Adam yanıtlar;"Öndeki karım arkadakide kayınvalidem."
- "Vah vah başınız sağolsun, nasıl oldu?"
- "Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidemde karıma yardıma gelmiş onu da öldürmüş..."
Adam biraz düşündükten sonra sorar;
- "Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?"
Cenaze sahibi;
- "Tabii ki alabilirsiniz fakat lütfen sıraya geçin."
TEK BAŞINA
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda bulunmuş:
"Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın..."
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
"Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?"
"Hayır", demiş çocuk, "ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da"
TEKRAR
Temelin üç tane sevgilisi vardır. Biri öğretmen biri doktor, biri de santral görevlisidir.
Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu duyan arkadaşı sorar "Niye öğretmen de diğerleri değil?" diye... Temel de döner: "Ula der, bilmez misin doktorlar "Bugün git yarın gel" der. Santral görevlisi de"Şu an meşgul, daha sonra tekrar deneyin" der. Ama öğretmen ne der? "Haydi bir daha tekrarlayalım..."
YOLLAR BOZUK
Fransa' da bir kasabada kadınlar sık sık papaza gelerek kocalarına ihanetten dolayı günah çıkarırlarmış. Papaz kadınların başvuru şeklinin utanç duvarını aşması üzerine, şu parolayla başvurmalarını rica etmiş: "Sokakta giderken ayağım taşa takıldı düştüm..."
Papaz bu parolayı kasabanın belediye başkanına da çıtlatmış. Bir süre sonra da papaz başka bir kente atanmış. Yerine gelen papaz ise bu parolayı bilmediğinden, geldiğinin ikinci haftasında duruma bir çözüm bulması amacıyla belediye başkanının huzuruna çıkmış ve:
-"Bütün kadınların ayağı taşa takılıp düşüyor, su sokakları asfalt yaptırsanız da bu kazaların önüne geçsek!" deyince, parolayı bilen Başkan gülmeye başlamış. Papaz kızmış:
-"Sayın başkan bunda gülecek ne var? " diye çıkışıp devam etmiş, "Sizin karınızın da geldiğimden beri üç kez ayağının takıldığını söylersem herhalde gülmezsiniz!"
|
|
|
|
|
BAYAN TİPLERİ
Bayan "Harbi Kız"
Şunları Söyler : "Ahh boks maçına bilet mi aldın! Harikasın beee!!!"
Halk Dilinde İsimleri : Delikanlı Kız, Bacı.
Avantajları : Kafadengi, eğlenceli.
Dezavantajları : Bu tipler genellikle erkek gibi yapılı güçlü kuvvetli olurlar. Kafasını bozarsanız, hakkınızda pek hayırlı olmaz...
Bayan "Cıyak Cıyak"
Şunları Söyler : "Seni serseeeeeeem!!!! Gel burayaaa!!! Çabuk söyle bu saate kadar nerdeydiiiiiinnnnnnnn?"
Halk Dilinde İsimleri : Cadaloz, Başbelası.
Avantajları : Kendince size ilgi gösteriyor işte daha ne...
Dezavantajları : Sürekli kafanıza bişeyler fırlatır, uçan tekme savurur...
Bayan "Mızmız"
Şunları Söyler : "Aaah başım.. ayağım.. ayyy mideme ağrı saplandı."
Halk Dilinde İsimleri : Mıymıntı, Uyuntu, Karın ağrısı.
Avantajları : Sayesinde anatomi ve tıp bilginiz gelişir.
Dezavantajları : Bulaşıcıdır!
Bayan 'Patron'
Şunları Söyler : "Çabuk kalk!! O kravat olmamış çıkar başka bir tane tak!! Saçlarını biraz kestir!! Git para kazan!"
Halk Dilinde İsimleri : Çokbilmiş, Müdire Hanım, Diktatör, Terminatör!
Avantajları : Çoğunlukla doğruları söyler.
Dezavantajları : Yahu doğruları söylese ne oluuuuur, söylemese ne oluuur...
Bayan "Kararsız"
Şunları Söyler : "Ay ben ne yapsam.. İşten ayrılsam mı.. Evi değiştirsem.. Saç rengimi değiştirsem.. Yoksa böyle iyi mi.. Ayyy ya daha kötü olursa..."
Halk Dilinde İsimleri : Bayan Panik, Bayan Kriz.
Avantajları : Kolay ikna edilir, kolay sakinleştirilir.
Dezavantajları: 2 dakika sonra herşey yeniden başlar.
Bayan "Vahşi"
Şunları Söyler : Valla bu türün pek bilinen kalıplaşmış sözü yok, yani ne yapacakları hiç belli olmaz.
Halk Dilinde İsimleri : Çılgın.
Avantajları : Her an herşeye hazırdır.
Dezavantajları : Güvenilmezdir...
Bayan "Donuk"
Şunları Söyler : "Ne anlıyorsun bu çizgi filmlerden, bu abuk fıkralardan, karikatürlerden? Ne çocukça şeyler bunlar.."
Halk Dilinde İsimleri : Ruhsuz, Soğuk, Buz Kalıbı.
Avantajları : Hayatınızda olduğu sürece, arkadaşlarınızın sizin için endişelenmesini sağlar.
Dezavantajları : ...tabii "arkadaş" diye bişeyiniz kalmışsa
Bayan "Rüya Kız"
Şunları Söyler : "Seni herşeyinle çok seviyorum benim yakışıklı, akıllı, tatlı sevgilim!"
Halk Dilinde İsimleri : Kanatsız Melek
Avantajları : Eğlenceli, akıllı ve eşsiz...
Dezavantajları : Ya hiç karşınıza çıkmaz ya da karşınıza çıktığında çok geçtir...
KADINLAR NIYE VERMEZ
Saf bi adam olduğunu anlarlarsa, namusluyum ayağına vermez süründürür.
Arkadaş ayağına vermez.
Kankine vermiştir vermez.
Paran yoktur vermez.
İşin yoktur vermez.
İşin çoktur ilgilenmezsin vermez.
İyi davranırsın vermez.
Fazla üstüne düşersin vermez.
İçirmezsen vermez.
Fazla içirirsin veremez. (Kusar musar saa-sola)
Eski erkek arkadaşini hatırlar esir alır vermez.
İstemezse vermez.
Hastadır vermez.
Ustadır vermez.
İlk gün vermez. (Seviyorum, çıkıyorum olayına girilmişse)
Ev kalabalıksa vermez. (Öyle arka odada falan kasar.)
Bodrum'dayız (Muğla'da olan) verir sanırsın, vermez.
Ayaküstü vermez.
Yağmur yağar, vermez.
Sular akmaz, hiç vermez.
Deprem olur, korkar, vermez.
"Annemler gelcek." der, vermez.
"Annenler gelcek." der, vermez.
Uff der vermez, puff der vermez.
"Göbeğin var." der vermez, eritsen de vermez.
O buna verdi; ben bu salağa vermem der vermez.
(Aynı kefeye konma olayı)
Ailecek tanışıyorsunuzdur vermez.
İçine abuk bi çamaşır giymiştir, rezil olcaz der vermez.
Burcunu beğenmez vermez. (Aslanlar sadık olmazlar olayı)
Kedini sever vermez, köpeğini gezdirir vermez. (Sıvışma yolları)
Kaşardır vermez.
Köy kızıdır vermez
(2+2 = 4 etmez hali bu iki durum için geçerlidir.)
Özel olmassa vermez.
Aramazsın, aramazsın, icap edince ararsın: Anlarsa vermez.
"Arkadaşıma yazıyosun." der vermez.
"Niye aramadın?" der, vermezzzzz. (En klasik, alışıla gelmiş hal)
Güldurmezsen vermez.
Güldürürsün "yavsak" der, vermez.
Kısacası, bu kadın milleti vermiceği varsa vermez!
İŞTE ELE...
Seni ele sevirem ki...
Diyacahsan ki niye ?
Ne bilim işde ele !
Seni görende bir hoş olir,
ölir, ölir, ölirem...
Ahşam olir, davar, nahır, mal gelir,
Komlar, ahırlar dolir.
Sayiram, sayiram biri esgik.
Bi daha sayiram,
Bir de bahiram ki tamam.
Ama üzülirem;
Diyacahsan ki niye?
Bennam işde ele!
Yassi olir,sekide eymek yiyeceğam.
Civil lavaşi dürüm edir, tam kıtliram,
Sen ahlıma gelirsen, boğazimda dügümlenir, yiyemirem.
Gene diyirsen ki niye?
İşde ele...
Anam örtileri serir...
Gendi gendimi yiyirem.
O da gidir, külli biçare galiram.
Gözlerim süzülir, uyuyacağım uyiyamiram.
Gafam garişir, yüregim sıhişir, yatamiram.
Gene diyirsen niye..?
İşde ele...
Guşluğa doğri daliram,
Hayal, hülya görirem, sanki yanımdasan.
Sevinir, sevinir bir hoş oliram,
Bir de ayıliram ki, yastığa sarılmışam.
Diyacaksan ki niye?
Amaaan, işde ele!
Sabah olir, horozlar ötir, gün doğir...
Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem...
Culuhlari dutir dutir öpirem.
Onlari bile sene benzedirem.
Saggın deme niye?
Ne bilim işde ele!
Gün gibi gelir, ay gibi gidirsen.
Beni yiye yiye bitirirsen.
Hep ömrümden götirirsen.
Seni sevdigimi de coh ey bilirsen.
Diyirsen ki niye?
Bilirsen işde ele!
Babam beni gapiya goymir diyirsen.
Ey helt yiyirsen.
Gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen...
Medem ele çıh cama, tırhıca gel!
Yüzün görim, bu da bene yeter.
Saggın deme niye?
İşde ele...
JAPON KIZLARIN TÜRK ERKEKLERİNDEN İSTEDİKLERİ
KÜFÜRBAZ PAPAĞAN
Kadinin biri bir petshop a gider ve "bir papagan almak istiyorum" der.Mehmet ismindeki petshop sahibi -"Hanimefendi elimde bir tane papagan kaldi fakat bu papagan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanirim" fakat bir papagan sahibi olmak isteyen kadin -" Hayir almak istiyorum" der ve papagini alir. Evine geldiginde bir bakar ki gerçekten papagan kadini her eve geldiginde'hosgeldin o....pu' diyerek karsilar. Buna dayanamayan kadin papagani alir ve petshopa geri götürür.
Mehmet bey bu papagan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldigimde beni hosgeldin o.....pu diyerek selamliyor ve ben buna dayanamiyorum.
Papagini geri getirdim ve parami geri istiyorum. Fakat o anda paraya ihtiyaci olan Mehmet bey hanimefendi merak etmeyin birkaç gün bana birakin ben terbiye edeyim daha sonra gelin alin... Kadin inanmayarak da olsa tamam der ve gider. Mehmet papagani alir ve bir çaydanlik su kaynatir. Ne diyeceksin lan kadin eve geldiginde diye sorar papagana -"Hosgeldin o....pu diycem." der. Bunun üstüne papaganin kafasini kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.
Papagan yine ayni yaniti verir. Bir olur , iki olur ve papagan iskenceye dayanamaz -"Hosgeldiniz hanimefendi diycem" der.
Ertesi gün kadin gelir ve Mehmet bey kadina papagani terbiye ettigini söyler. Kadin bunu kontrol etmek istedigini söyler ve papagana sorular sormaya baslar. Ben eve geldigimde bana ne diyeceksin? -"Hosgeldiniz hanimefendi" diyecegim der papagan. Kadin çok sasirir ama emin olmak için devam eder. Peki yanimda bir kiz arkadasimi getirirsem ne diyeceksin? -" Hosgeldiniz hanimefendiler" diyecegim peki yanimda bir erkek arkadasimi getirirsem ne diyeceksin? -"Hosgeldiniz beyfendi" diycem.
peki yanimda 2-3 erkek arkadasimi getirirsem ne diyeceksin? Papagan biraz duraksar ve cevap verir : -"Oglum Mehmet suyu kaynat bu kari harbi o....pu!!!"
|
|
|
|