ademkucuk1.sitemynet.com
------ADONIS-----

GÜLMECE
seni istiyorum şimdi GÜLGÜZELİ
FOTO ALBÜM
FOTO ALBÜM2
ŞİİR BÖLÜMÜ
HİKAYELER
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ
SMS SÖZLERİ
SMS SÖZLERİ2
FIKRALAR//KOMİKLİKLER
ANLAMLI SÖZLER
DOSTLUK ÜZERİNE

DOSTLUK ÜZERİNE


dost_2.jpg


Yüzyüze dostluklar vardır;
Güneşle ayçiçeğinin dostlugu, böyle bir dostluktur mesela.
Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...

Uzak dostluklar vardır;
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, birbirlerinin uzak dostlarıdır.
Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine...

Sessiz dostluklar vardır;
Dilsiz bir adamla, duymayan bir kadının elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur.
Herşeyden konuşur sessizce bu eller...

Zorunlu dostluklar vardır;
Pazar ile Pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı bir gün...
Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak zorundadırlar...

Uzun dostluklar vardır;
İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında...

Günün birinde ölen dostluklar vardır;
Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu gibi...
Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde aşık suratlı binalar yükseldiği zaman ölen dostluklar...

Vakitsiz dostluklar vardır;
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin...
Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...

Bakımsız dostluklar vardır bir de...
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar...

HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE...



DOSTUM

Üzülme dostum
Seni ağlatan gözler, gün gelir senin için ağlar,
Gecelere alışan gözlerin an gelir
Gündüzün mutlulukları ile coşar.
Sabret dostum,
Ayrılıkla hüzünlenen gönlün,
Zamanla gelen kavuşmayla şahlanır.
Küsme dostum,
Bugün seni sırtından bıçaklayanlar gün gelir,
Aynı bıçakla kalplerinden bıçaklanırlar.
Bekleme dostum,
İçindeki insanın sevgisini öldürenler,
O sevginin yokluğunda can verirler.
Özleme dostum,
Seni ağlatanları özleme dostum,
Bir gün senin iyiliklerinden sızlar kalpleri.
At dostum,
İçine sığmayan sana her dakika acı yaşatan
O ihanetleri at içinden.
Karisir bulutlara, dolu gibi çöker
İnsan müsvettelerinin üzerine,
Hüsom, can dostum...
Boşver aldırma yıllareını acımasızca tüketenler
Emin ol ki sensiz tükenecekler...



DOSTUM...

Derdini dinleyecek bir dosta
Bir an bile ihtiyacın olursa,
Olacaksa eğer...
Yüzünde parıldayan gözyaşlarını silecek,
Kurutacak birini,
yakınında istiyorsan eğer...
Herkesten sakladığın sırların varsa
Ve onları paylaşacak birini
İstiyorsan eğer...
Sıkıntılarından kurtulmak için,
Bir dost elini, desteğini
Arıyorsan eğer...
Zor gününü sana geçirtecek
Cıvıl cıvıl bir ses istiyorsan eğer...
Sana çok önem veren
Ve seni çok düşünen
Birini istiyorsan eger...
Umutlarını paylaşan,
Tasalarını yumuşatmaya çalısan
birini özlüyorsan eğer...
Sana saygı duyan biriyle beraber olup,
Kendini bulacaksan;
Ben, benim diyeceksen eğer...
Ve etrafında olup bitenlerden
Nasıl etkilendiğini anlayacak
Birine ihtiyacın varsa...
Buradayım,,,
Burada olacağım... FATOŞŞ.......



DOSTUM'A

Sen benim kara gün dostum
Umut ışığımdın
Şimdi yanımda yoksun
Üşüyorum
Farzet hiç paylaşmadık acı günleri
Gülmedik sevinçlere
Ben senin yerine
Uçurum kenarından çiçekler toplarım
Sadece üzülme diye
Gülleri ben tutarım
Dikenleri batmasın eline
Kanarsa ellerin yüreğim kanar
İçimde bir sıkıntı olur gözyaşlarınla
Varsın olsun
Sen aldırma
Ben gizlice ağlasamda
Kuşlar penceremin önünden
Haber getiremez sana
Şehrinin üstüne
Yağmur yağar günlerce
Aldanırsın yağmur diye
Aslında gözyaşlarımdır---
Farkedemezsin
Günes açar semalarında
Gülüşümdür
Anlayamazsın
Bir gün bir acı duyarsın
Yüreğinin derinliklerinde
Belki o gün
"Dostluğumu" anlarsın...



DOSTUM

Karanlıkta bir ben ve ayak seslerim, ben de varım diyen dostu özledim
Karanlıklarlan kurulmuştu ordu, yenemedi ihvan ödünsüz dostu.



DOSTUM

Ne yerdeyim ne havada,
Ne kara kışta ne baharda,
Bıraktığın gibi bu zindanda,
Mahkum misali voltadayım dostum.

Kuş uçmaz oldu, kervan geçmez avlumdan,
Gecelerim korkar oldu sabahtan,
Birbaşıma kaldığım karanlıktan,
Çıkmak için çabadayım dostum.

Dokuz adım giderim on adım gelirim,
Sağ yanıma vurana sol yanımı dönerim,
Hep kötülük bulurum ama iyilik dilerim,
Dostumu düşmanımı seçmedeyim dostum.

Bir çift güzel göz gördüm, yüreğime dert oldu,
Düşlerime girdi, gerçeklerim düş oldu,
Anlatmak istedikçe kelimeler kayboldu
Bir GÜZEL'e sevdalandım yanmadayım dostum...



DOST BİLDİKLERİM

Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim

Hepsi varken baharımda, yazımda:
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda
Seneler senesi oysa gözümde
Cihana eşitti dost bildiklerim

Nerde o sözlere kandığım günler?
Her gülen yüzü dost sandığım günler
Acıdan kahrolup yandığım günler
Ta canıma yetti dost bildiklerim

Meydana çıkalı asıl çehreler
Aydınlanmaz oldu artık geceler
Yalanlar tükendi, indi maskeler
Birer birer bitti dost bildiklerim

Korkar oldum bana dostum diyenden
Yoksa yok olandan, varsa yiyenden
Ne onlardan eser kaldi ne benden...







İKİ DOSTUN HİKAYESİ
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.

Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.

Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir . Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.