|
                  İmam Şeyh Şamil
Ben bir tepeden "Allah" diye bağırırım, o ses diğer tepeden "Özgürlük" diye yankılanır.
(ŞEYH ŞAMİL)
Dağıstan ve Çeçenistan kahramanlarından "İmam Şeyh Şamil" gibi eşsiz bir mücahidin ününü içimizde işitmeyen yoktur sanırım. Fakat Rusya gibi zorba ve zorlu bir devleti çeyrek asırdan fazla bir zaman dize getiren bu İslam kahramanının kahramanlık hikâyelerini layıkıyla bilenimiz de pek azdır herhalde...
İşte bu lakayt tutumumuz sebebiyle kimliğini tamamıyla bilemediğimiz ve yaptıklarını öğrenip övünçle göğüs geremediğimiz ümmet büyüklerinden biri de İmam Şeyh Şamil hazretleridir. Başkaları için bir şey diyemem ama şahsen ben onu mukaddes bir sevgi ile sevdiğim halde hayatına dair Türkçe pek bir esere rastlayamadım.
Meşhur İslam mücahitlerinden olan "Şeyh Şamil" 1797 tarihinde Dağıstan'da doğmuş, 17 Şubat 1871 de Medine-i Münevvere'de Allah'ına kavuşmuştur. İlk olarak Çeçenistan'da Kadı Molla'nın mahiyetinde on sene kadar Ruslara karşı savaştıktan sonra Çeçenlerin başına geçerek Başbuğ sıfatı ile yirmi yıl Rus ordusuna karşı direnmiş ve bir avuç dağlı ile en ünlü generallerin komutası altında bulunan nice Rus ordularını yenmede başarılı olmuş, askeri kabiliyeti, delikanlı tutumu ve mert tavırları ile dünyayı kendine hayran bırakmıştır.
On yıllarca süren Rus hücumlarına karşı dik durmayı ölümüne kadar felsefe haline getiren Şamil, bir an olsun Ruslarla anlaşma yapmayı aklına bile getirmemiş ve hatta emrindeki askerlere "-anlaşma lafını ağzına alan olursa kırbaçlarım" demişti. Bir gün çekilen çilelerden dolayı yorulan annesi herkesin içinde Şeyh Şamil hazretlerine oğlum acaba Ruslarla anlaşmamı yapsak demiştir. Tüm gözlerin üzerinde odaklandığı Şeyh Şamil hazretleri lafını yememiş "-Benim annem yaşlıdır, kırbaca dayanamaz onun mirasçısı benim o yüzden beni kırbaçlayın" demiş ve annesinin ettiği anlaşma lafı yüzünden onlarca kırbaç yemiştir. İşte erkeklik... İşte mertlik... işte yiğitlik...
1857 yılında Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid han tarafından Dağıstan'ın tek hakimi olarak kabul edilen ve o şekli ile tanınan Şeyh Şamil hazretleri, 1859 kışında cephanesi kalmamış, askeri kalmamış, kolunda gücü kalmamış bir şekilde Ruslar tarafından esir alınmış ve Petersburg'a götürülmüştür.Bir gün esir edildiği zindanda üç gün üç gece aç bırakıldıktan sonra Rus çarı tarafından komşu ülkelerin krallarına verilen bir ziyafete getirtilir. Ve sofraya oturur. "İşte tüm dünyanın gözünde dağların tek sahibi Şamil" der Şamil'in esir edilebileceğine inanamayan ülke kralları hayretlerini gizleyemezler. Günlerce aç kalan Hazret, masadaki yiyecekleri görür ama kendini tutar. Taki kendisine de tabak verilene kadar...Rus çarı, Hızlı hızlı yemek yiyen Şamil'i diğer krallara gösterir ve der ki "Şuna bakın neredeyse beni yiyecek" bu sözün üzerine yemek yemeği bırakan Şamil arkasına yaslanır ve Çar'a "- Merak buyurmayın Çar hazretleri benim dinimde domuz eti yemek haramdır, endişelenmeyin" der. İşte bu kadar merttir İmam Şeyh Şamil hazretleri...

|
|