|
Cumhuriyetimizin 10. Yıl Marşı
Çıktık açık alınla on yılda her savaştan
Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan
Dindirdik memleketin yıllardır süren yasını
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan
Bütünledik her yönden istiklal kavgasını
Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan
Bütün dünya öğrendi istiklal kavgasını
Türküz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Türküz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Türke durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri
Türke durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri
Bir hızda kötülüğü geriliği boğarız
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız
İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz
Türküz bütün başlardan üstün olan başlarız
Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz
Tarihten önce vardık tarihten sonra varız
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz
Türküz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Türküz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Türke durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri
Türke durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri
Şiir: Behçet Kemal Çağlar - Faruk Nafiz Çamlıbel
Beste : Cemal Reşit Rey
|
|
ATATÜRK ÜN KONYA NUTKU
|
|
|
BURSA NUTKU
Bursa nutku Yaşları ellinin altında olanlar, yani gençler pek bilmezler. Türkiye minarelerinde
"Tanrı uludur" diye Türkçe ezan okunurdu. 18 yıl devam eden Türkçe ezanın öyküsü
böyledir.
Atatürk, Kuran ve ezanın anlaşılarak ibadet edilmesi için Türkçeleştirmeye karar
verince Bursa'ya gelmiş ve din adamlarını toplayarak "Ezan nedir?" diye sormuş. Din
adamları "İbadete ve namaza çağrıdır" cevabini vermişler. Atatürk'ün bu cevap üzerine
"Kuran da ve peygamberimizin hadislerinde ezan Arapça okunacak diye bir emir var
mi?" diye sorunca, din adamları "Yok" demişler. Bunun üzerine "Öyleyse Türk halkını
ibadete kendisinin anlayacağı dille çağırmak daha doğru olmaz mı?" sorusunu yönelten Atatürk'e "Doğru olur" cevabı gelmiş.
Ezanın;
Tanrı uludur;Tanrı uludur
Şüphesiz bilirim bildiririm
Tanrıdan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim bildiririm
Tanrının elçisidir Muhammed
Haydin namaz! a, haydin felaha
Namaz uykudan hayırlıdır
Haydi namaza, haydi namaza
şeklinde Türkçe okunmasına 15 Temmuz 1932 tarihinde karar verildi. Çok dikkat
çekicidir; Atatürk'ün Bursa'dan ayrılmasından ve Meclis'ten yasa çıkmadan Bursa'da "Türkçe ezan " okunmaya başlanmış olmasına rağmen, ilk ve son başkaldırı 1 Şubat 1933 günü Bursa'da oldu.
Kozanlı İbrahim namındaki Nakşibendi tarikatı şeyhi cuma namazından sonra
müritleriyle beraber "Şeriat istiyoruz. Arapça ezan istiyoruz" bağrışlarıyla nümayiş yaptıktan sonra aynı grup, camiden çıkarak Allahüekber tekbir sesleriyle Yeni yoldaki Evkaf Müdürlüyü önüne geldi.
Oradan tekbir getirerek Vilayet önüne gelip eylemlerine devam ederken, gelen
güvenlik güçleri hepsini toparlayarak gözaltına aldılar.
Vali, emniyet müdürü, jandarma komutanı ve savcı olayın büyütülmemesini istemişlerse de, zamanın Belediye Başkanı Ali Muhildin Dinç soy, Atatürk'e çektiği yıldırım telgrafında "Bursa'da irticai ayaklanma oldu" di! ye bildirmiş.
|
|
|
|