adilkurtoglu61.sitemynet.com
ADD BEŞİKDÜZÜ ŞUBESİ ADD BEŞİKDÜZÜ ŞUBESİ ETKİNLİKLERİMİZ Onuncu Yıl Marşı-Bursa Nutku-Konya Nutku Anılarla Atatürk Atatürk ve Şiir Rütbeleri-Yazdığı kitaplar-Özdeyişleri-arkadaşları-vecizeleri-müzeleri-sevdiği şarkılar-Kronolojisi KATILDIĞI SAVAŞLAR VE DEVRİMLERİ Atatürk ün Kehanetleri-19 Rakamı Atatürk ve Kadın-Latife-Fikriye-Bulgar Sevgili Bunları Biliyormuydunuz Atatürk ün Dine bakışı Atatürk Diyorki-Özdeyişleri Atatürk hakkında söylenen sözler-Bulutlara ve Yer Yüzüne yansıyan görüntüler Vasiyeti-Son yılları-Ölümündeki sır PerdesiTabutunun açıldığı günün resimleri Atatürk İlkeleri Nutuk ve Gençliğe Hitabe-Gençliğin cevabı Hayatı-soyu-yakınları-çocukları-tanımı-eşyaları-kimliği Atatürk ile ilgili Linkler-Uğur MUMCU ve Atatürkçülük Atatürk Resimleri Atatürk ün Cenaze resimleri-Gazete haberleri

Atatürk ve Şiir

ADD BEŞİKDÜZÜ ŞUBESİ

ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI ŞİİR

HAKİKAT NEREDE?

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?

Mustafa Kemal
Sinop, 25 Kânunu Evvel 321

YIKIN HEYKELLERİMİ
"Ey milletim,
Ben, Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
Kurusun damağım, dilim.
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Özgürlük hâlâ,
En yüce değer
Değilse eğer...
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hâlâ medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek...
Diyorsanız ki, okumasın Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Fazla geldiyse size,
Hürriyet, Cumhuriyet...
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın...
Hâlâ önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın...
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
RAHAT BIRAKIN BENİ..."

S. Apaydın

BİR MUSTAFA KEMAL VARDI
Bir Mustafa Kemal vardı ışık ışık
Karanlık girmezdi ayak bastığı yere
Gelişini doğan güneşten anlardık
Mavi gözleriyle hükmederdi göklere.

Bir Mustafa Kemal vardı; dalga dalga;
Koşup gelirdi her derdine memleketin,
Düşünür, bir çare bulurdu mutlaka,
Oydu bayrağı istiklal ve hürriyetin.

Bir Mustafa Kemal vardı, alev alev
Bir bakışıyla dağlar ovalar tutuşurdu.
Kürsüye çıktımı; orada bir dev,
Orada bir vatan, bir cihan konuşurdu.

Bir Mustafa Kemal vardı; yürek yürek
Tanırdı bütün insanlarını yurdunun
Tek başına ve bir aslanca kükreyerek
Çıkardı karşısına nice dağ gibi ordunun.

Bir Mustafa Kemal vardı; bayrak bayrak
Dalgalanırdı burcunda kalelerin...
Ağlıyoruz şimdi o burçlara bakarak,
Üzüntümüz öyle büyük, öyle derin!

Bir Mustafa Kemal vardı; rüzgar, rüzgar
Eserdi vatan dağlarında sonsuz...
Şimdi, Ankara da, Anıtkabir de yatar,
Her yerde bir karanlık ve biz onsuz!
Ne kadar belli, Mustafa Kemal'siz olduğumuz...
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

"1919-1933"TEN BİR PARÇA
O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun'a,
Yürüdü etrafında ümitler suna suna.
Bu, ateşler içinde geçip gelmiş bir erdi,
Göğsünde toplanmıştı milyonla Türk'ün derdi,
Bu milyonla dert ona veriyordu başka hız,
Yürüdü arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız.

O kimdir? Bakışları deniz kadar yumuşak,
Saçı güneşi emmiş bir demet altın başak.
O kimdir? Bir milletin sesi vardı ağzında,
Ondört milyonun nabzı çarpıyordu nabzında.
O kimdir? Geçtiği yer dönüyor gün vurmuşa,
Can veriyor sararmış ota, yaralı kuşa.

O kimdir? Gözlerinde bir tılsım gizleniyor,
Bastığı topraklarda bahar filizleniyor.
Alev saçlı bir volkan bazı bir dağ başında,
Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında.
Güneşten birer oktu ondan gelen her emir,
Bu okların altında eriyor dağ, taş, demir
O kimdir? Milyonla Türk birleşip bir tek olmuş,
Yıkılan memlekete kolları destek olmuş.

Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu,
Bir yandan da yürüdü Halife'nin ordusu.
Birisi gökyüzünden bombalar atıyordu,
Biri elinde salip, biri elinde Mushaf,
İçli dışlı düşmanlar geliyorlardı saf saf.
Bunların karşısında göğsü açık bir azim,
Süngüye, topa karşı diyordu: Zafer bizim!

Bunların karşısında ikişimşekli nazar
Diyordu: Bu topraklar size olacak mezar!
Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna,
Dağılan kuvvetleri topladı avucuna.
Topladı avucuna yıldırımı, şimşeği,
Yoktan var ediyordu Tanrı gibi her şeyi.
Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu,
Sınırlar baştan başa bir çelik örgü oldu.
Şimşek yüklü bulutlar ufku kaplarsa nasıl
Bir süngü ormanıyle dağlar doldu muttasıl.
Bir kale heybeti var vatanın her taşında,
Her işin başında O, her iş O'nun başında
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

HAYAT SERENADI
Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :
"Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :

Hayat kısadır,
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.


Diğeri de :
Hayat boştur.
Biraz kin,

BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?
MUSTAFA KEMAL
Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)

113.gif

ATATÜRK'Ü YİTİRMEDİK

Yıllar
Üst üste katlandıkça
Acımasız uzadıkça
Çelik mavisi gözlerinde
Her geçen gün
Işığını çoğalttıkça
Güzel vatanımızı
Kurtardığın anıldıkça
Seni yitirmedik ki
Dün olduğu gibi
Bugün de aramızdasın her an
Buna inan Ata'm
Yüzyıllar da geçse aradan
Sen her zaman anılan
Kutsal bir kahramansın.

Süleyman APAYDIN

ONUNCUYIL MARŞI
Çıktık açık alınla on yılda her şavaştan;
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.
Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.
Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını.
Bütün dünya öğrendi, Türklüğü saymasını.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz;
Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülkeye biz;
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.


Söz : Behçet Kemal ÇAĞLAR
Faruk Nafız ÇAMLIBEL

O GÜN GELDİĞİNDE

BİR GÜN GELİR İRTİCA HÜKÜMDAR OLURSA
BİR GÜN GELİR NUMARALI CUMHURİYETÇİLER CİRİT ATARSA
BİR GÜN GELİR CEHALET,SEFALET VE İHANET TEKRAR HORTLARSA

ALIP BAŞINI GİDEMEZSİN

AZİZ VATANIN BÜTÜN KALELERİNİN ALINMASINI
BÜTÜN TERSHANELERİNE GİRİLMESİNI
BÜTÜN ORDULARININ DAĞITILMASINI
YURDUN HER KÖŞESİNİN FİİLEN İŞGAL EDİLMESİNİ

BEKLEYEMEZSİN

TÜM BANKALARIN,TELEKOM VE GSM SEKTÖRÜNÜN
TÜRK HAVA YOLLARI,ERDEMİR İN PETKİM İN
TEKELİN TÜPRAŞIN,BASININ
YABANCI SERMAYE ELİNE GEÇMİŞSE
ONURLU BİR İNSAN OLAMAZSIN
SEN KENDİNİ VE CUMHURİYETİ SAVUNAMAZSIN

O GÜN GELDİĞİNDE

ATATÜRK E GÖNÜLDEN BAĞLIYIM DİYEMEZSİN

ATAM
Bir yüz tanıdım ruhuma nakşoldu zamanla,
Bir yüz ki bütün hatları şimşekle doluydu,
Ben yalnız onun resmine daldım heyecanlı,
Benden çocuğum yalnız onun şi'rini duydu.
Bir hüzne bürünmüştü cenazeyle düğünler,
Bir damla yaş olmuştu denizler gözümüzde.
Hasretle bakarken gecenin rengine günler,
Seyretti yanan gözleriniz fecri o yüzde.
Tarih onun emriyle kımıldandı yerinden,
Birkaç yıla toplandı hemen birçok asırlar.
İsa eli geçmiş sanılır yurt üzerinden,
Gül bahçesi olmuş dün ayak bastığı yerler.
Ondan geliyor, her günümüz başka baharsa,
Ondandır, ufuklarda ne ürperme, ne gam var...
Kalbim nefesim dursa, düşüncem sona varsa,
Dünyayı unutsam da unutmam bir Atam var.
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL


BİR ASKERİN MEZARINA
Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
Beyaz taş var, onun altında bayraklar
Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
Asker yatıyor...
Onun hâbı istirahate çekildiği şu
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
Ona nâilini intizar olmuş!...
MUSTAFA KEMAL
Harbiye talebesi iken yazmıştır.

KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER
Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
Ey enmilei sürbu cinayata delâil
Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.
MUSTAFA KEMAL
ŞANLI ORDU GAZETESİ : 24 Kasım 1908

BEHEY DÜRZİ

Ne ararsın tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa niye türban takarsın

Rakı şarap içiyorsam sana ne
Yoksa kimseye bir zararım içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim.

Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk e dua et
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet

İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine doğardın ama
Baban kimdi bilemezsin Şerefsiz

NEYZEN TEVFİK