adilkurtoglu61.sitemynet.com
ADD BEŞİKDÜZÜ ŞUBESİ ADD BEŞİKDÜZÜ ŞUBESİ ETKİNLİKLERİMİZ Onuncu Yıl Marşı-Bursa Nutku-Konya Nutku Anılarla Atatürk Atatürk ve Şiir Rütbeleri-Yazdığı kitaplar-Özdeyişleri-arkadaşları-vecizeleri-müzeleri-sevdiği şarkılar-Kronolojisi KATILDIĞI SAVAŞLAR VE DEVRİMLERİ Atatürk ün Kehanetleri-19 Rakamı Atatürk ve Kadın-Latife-Fikriye-Bulgar Sevgili Bunları Biliyormuydunuz Atatürk ün Dine bakışı Atatürk Diyorki-Özdeyişleri Atatürk hakkında söylenen sözler-Bulutlara ve Yer Yüzüne yansıyan görüntüler Vasiyeti-Son yılları-Ölümündeki sır PerdesiTabutunun açıldığı günün resimleri Atatürk İlkeleri Nutuk ve Gençliğe Hitabe-Gençliğin cevabı Hayatı-soyu-yakınları-çocukları-tanımı-eşyaları-kimliği Atatürk ile ilgili Linkler-Uğur MUMCU ve Atatürkçülük Atatürk Resimleri Atatürk ün Cenaze resimleri-Gazete haberleri

Atatürk ün Kehanetleri-19 Rakamı

ADD BEŞİKDÜZÜ ŞUBESİ

ATATÜRK ÜN KEHANETLERİ
ATATÜRK GELECEĞİ Mİ GÖRÜYORDU?
Bazı bilim adamlarına göre geleceği görme yeteneğinin merkezi,diansefal dediğimiz ve sempatik sinir sisteminin birleştiği beyin merkezidir.Bu sinir sistemi,Merkezi Sinir Sistemi denilen ve vücut hareketleri yani bilinçli hareketleri kontrol eden sinir sisteminden büsbütün başkadır.Bilginlere göre ,Diansefal,beynin en eski ,yani atalarımızda ilk olarak gelişen beyin kısmıdır.Belki de tarihten önemli insanın içgüdüleri ile hareket etmesini temin eden altıncı his,beynin bu merkezindeydi.Bugünkü hayatımızda merkezi sinir sistemimizin faaliyeti o kadar fazlaydı ki,diansefal altıncı his ortaya çıkarmıyor.Ancak belli sayıdaki kişilerde kendisini gösterebiliyor.Gelecekten haber alabilmek için yetenekler ise daha ender ortaya çıkıyor.Bu görüş doğruya,Atatürk ,Cayce,Messin gibi duyarlı kişilerde beynin bu bölümünü daha faal olduğu düşünülebilir. Beynin bu bölümünün altıncı his ile irtibatı tama olarak nedir? Atatürkün yaşamında geleceği görme gücünün kanıtları bulunmaktadır.En basit örnek Kurtuluş Savaşında görülmüştür zaten. Örneğin Muhiddin Arabinin gelecekle ilgili yazdığı kitabında,büyük ihtimalle Atatürk ü kastettiği anlaşılmaktadır:
Devleti Aliyye yıkılacak.Batıdan uzun boylu,mavi gözlü bir adam gelecek.
Baktığı zaman karşısındaki insanı eritecek.Serbest Fırka kuracak.
Adına da Serbest Cumhuriyet denilecek.
Dünyaya milletini tanıtacak ve 15 sene hükümdarlık sürecek
ESRARENGİZ HİNTLİ MİHRACE ‘NİN SIRRI HALA ÇÖZÜLEMEDİ
Bilindiği gibi Hint halkı,Kurtuluş Savaşında,Atatürk ü ve Türk halkını yalnız bırakmamış ve maddi-manevi olarak ,Türk halkının yanında yer almışlardı. Kurtuluş Savaşı'ndan yıllar sonra ,1929 yılında,Bir Hintli Mihrace,Atatürk ü Pera Palastaki(ayrıntılı bilgi için medya yorumlarına bakabilirsiniz) 101 nolu odasında ziyaret etmeye gelmişti

Ne amaçla ziyaret ettiği bilinmemesiyle birlikte bir başka nokta da,Mihracenin kim olduğudur.Mihracenin ,Atatürke sunduğu hediyenin kendisinde de bir sır gizliydi Bu hediye altın sırmalı Hint işi bir ipek seccadeydi.

Seccadenin üzerindeki desende,bir şamdanın asılı olduğu bir düz kemeri;her iki yanında birer güvercini bulunan,beş kubbeli bir diğer kemerin çevrildiği görülüyordu.Bordür motifi,fillerden oluşuyordu. Desenin en ilginç unsuru ise,her iki kemerin arasındaki,dal kıvrımı ve gül motifleriyle süslü boşlukta yer alan romen rakamlı bir saat kadranıydı: Bu saat 09.08 i gösteriyordu. Seccade halen Perapalas da bulunmaktadır.
BULGAR IVAN MANELOF A SÖYLEDİĞİ KEHANETLER
Mustafa Kemal başından beri Türk Milleti nin yaşadığı zor koşullardan sıyırıp çıkaracağını biliyordu.1906 da Bulgar Ivan Manelof ile Selanik de yaptığı konuşmalardır:

Bir gün gelecek,ben,hayal olarak kabul ettiğiniz bu inkilapları başaracağım.Mensup olduğum Türk Milleti bana inanacaktır. Düşündüklerim demogoji mahsülü değildir.Bu millet gerçeği görünce arkasından yürür.Saltanat ortadan kalkacaktır.Devlet mütecanis(tek çeşit) bir unsura dayanamayacaktır.Din ve devlet işleri birbirinden ayrılacaktır.Batı medeniyetine döneceğiz.Batı medeniyetine girmemize engel olan yazıyı atarak,Latin kökünden alfabe seçilecektir.Kadın ve erkek arasındaki farklar kalkacaktır.Emin olunuz ki hepsi bir bir olacaktır

Atatürk bu konuşmayı yaptığı sırada Abdülhamit ülkenin tek hakimiydi.Ve padişahlık kuvvetli ve kutsal bir kurumdu.
ÖNCEDEN YAPILAN BİR UYARI AMA.
Çanakkale Savaş sırasında Mustafa Kemal Nablus Karargahı nda ikinci defa 7 nci Kolordu Kumandanı olduğu yıllarda yaşanan bu olayı kendisi daha sonra şöyle anlatmıştır:

-Bir gün Erkanı Harbiye Reisi bana o günkü raporlarını okudu.Basit raporlardı,her zamanki gibiYalnız bu raporlarlar içinde bir nokta dikkatimi çekti

Evet görünürde hiç bir sonuç çıkartılamayacak bu rapordan Mustafa Kemal inanılmaz bir sonuç çıkartmış ve çok değil bir veya iki gün sonra İngilizlerin büyük taaruzu başlamıştır.Bundan sonrası Mustafa Kemalin kendi ağzından:

Yataktan kalktım,giyindim.İş odasına girerek bir muharebe emri yazdım."
Emirde şunlar yazıyodu:

Düşmam 19 Eylül akşamı taaruz edecektir.Sonra bu emre alınması gereken tedbirleri ilave ettim.Bu emri Grup kumandanı olan Liman Fon Sanders Paşa ya da gönderdim. Çok hürmet ettiğim bu zat,benim raporuma gülmüş ve ihtiyattan zarar gelmez diye bana da bir şey söylemeye lüzum görmemiş

19 Eylül gecesi kolordu kumandanları telefon başında çağırarak verdiği emirlerin ve alınması gereken tedbirlerin yerine getirilip getirilmediğini sordu.Kendisine tüm tedbirlerin alındığı bildirildi.Ancak ne yazık ki,kolordu kumandanları da böyle bir emri ciddiye almamışlar ve gerekli hiç bir önlemi almamışlardı. Mustafa Kemal gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını öğrenmek için bir müddet sonra telefon açtı Olayın sonucunu yine Mustafa Kemalden dinleyelim:

Ben daha telefon konuşmamı bitirmeden,düşman topçusu muharebe hattımız üzerine ateş etmeye başladı.Gece muharebe ile geçti.Benim ordumun sağ cenahındaki ordu yarıldı,esir oldu ve boş kalan cepheden geçen düşman süvarileri Leyman Fon Sanders in karargahına bastı.Hakikat anlaşılmıştı.Fakat neye yarar
DÜŞMAN DONANMASI İLE İLGİLİ KEHANETİ
Almanya ile birlikte,Birinci Dünya Savaşı na giren Osmanlı İmparatorluğu her şeyini kaybetmiş durumda idi. 30 Ekim 1918 de imzaladığı Mondros mütarekesi ile Türk topraklarını kaybettiği gibi yavaş yavaş tarih sahnesinden de silinmeye başlamıştı İstanbulun işgal edildiği günlerde,İstanbula dönen Mustafa Kemal düşman zırhlılarını Dolmabahçe önünde gördüğü zaman üzüntüyle:
Geldikleri gibi gidecekler.
Daha sonrasını zaten biliyoruz.Sonuç olarak geldikleri gibi gittiler. İşin ilginç tarafı Nostradamus un da bu konuyla ilgili bir kehanetinin bulumasıdır.Centurien adlı kitabdaki kehanet şu şekildedir:

Kongre başkanını tutan devlet adamları
İşgal kuvvetlerince sürülecek Malta ya
Girilmiş İstanbul a alınmış Rodos Adası
Ama geldikleri gibi gidecekler

4 Eylül 1919 da hatırlanacağı gibi Sivas Kongresi toplanmıştı.Kongre Başkanlığı na, işgal kuvvetlerine karşı açıkça tavır alan Mustafa Kemal seçilmişti.Kurtuluş Savaşını ve Atatürk ü destekleyen İstanbul daki mecliste olan milletvekilleri de işgal kuvvetlerince Malta Adasına sürgüne gönderilmişti.Bu hatırlatmanın ışığında dörtlük bir kere daha okunursa ,durum daha iyi anlaşılacaktır.
MUSTAFA SAGİR İN CASUS OLDUĞUNU İLK KONUŞMADA BİLMESİ
16 MART 1920 de İstanbul un işgal edilmesi üzerine ,Kemalettin Sami Paşa Anadol ya Geçerken gemide bir Hintli ile tanışır.Bu adam Mustafa Sağır dir. Milli Harekete yardım için Hint müslümanlarını nın kendisini gönderdiklerini söyler.Böylelikle paşayı etkilemiştir.Ankara ya telgraf çeken Sami Paşa,Mustafa Sagir a ilgi gösterilmesini ister.Bir süre sonra Sami Paşa Atatürk e Hintliyi anlatır ve görüşmesini rica eder.Ertesi gün Atatürk ,Mustafa Sagir i kabul eder. Bu görüşme uzun sürer.Hintli gönderilir.İki paşa yalnız kalınca Atatürk:
Bana bak Kemal bu adam casus!der Sami paşa:Aman paşam siz de çok şüphecisiniz diyerek Atatürke inanmaz. Atatürk konuşmayı keserek yaveri Hayati Bey i çağırır ve şu emri verir:

-Bu Hintli İngiliz Casusu olacak..Kendisini takip etsinler.Mektuplarını da sansürde çok dikkatli okusunlar..

Bundan sonra mektuplar o zamanlar kimya hocası olan Avni Refik Bey e verilir.Bir iki tecrübeden sonra gizli yazılar bulunur.Mustafa Sagir yakalanarak suçu itiraf ettirilir ve idam edilir.
GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERİ BİLMESİ
Sakarya Savaşı ndan sonra bir subay cepheden alınan bilgileri Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemale okuyordu.Kağıttaki notta cephe komutanlarından biri ,Seyit Gazi nin kuzey-doğu tarafında bir düşman fırkasının göründüğünden bahsediyordu Bunun üzerinde Mustafa Kemal kaşlarını çatarak:
Hayır!..Orada düşman yoktur..İyi baksınlar..
Subay öğle yemeğinde geri geldi.Biraz da sıkılarak: -
Haber aldım komutanım.Bahsedilen yerde düşman yoktur.
BU KEHANETİNE DÜŞMAN GÜÇLERİ DE İNANMAMIŞTI
Düşman Ordusu nu tamamıyla yoketmek amacıyla başlatılan Büyük Taaruz amacına ulaşmıştı.Ordularını korkunç sondan kurtarmak isteyecek olan itilaf devletlerinden durumu gizleme amacı güden fakat bu başarıları haber alan itilaf devletleri kendisinden görüşmek üzere randevu istedikleri zaman.ATATÜRK elçilere:
Sizinle 9 Eylül 1922 Nif(Kemalpaşa) kasabasında görüşebilirim.
İşin ilginç tarafı,bu sırada Türk Orduları Nif den çok uzakta bulunuyordu.Ve 9 Eylül e kadar oraya çarpışarak varmak çok zor,hatta imkansız gibi görülmekteydi.Çünkü bu bir savaştı.Yani kesin tarih verilmesi norma şartlarda hiç bir şekilde mümkün değildi.Savaş sırasında neler olabileceğini kim önceden kestirebilirdi ki? Aradan 10 gün geçti.Bu olayı daha sonra ünlü Nutku nda kaleme alarak şöyle demiştir:
Dediğim gün Nif te idim.Fakat benden randevu isteyenler orada yoktu
BAŞKENT ANKARA
Atatürk ün Ankara yı Başkent yapmasının ardındaki sebep hayli ilginçti: -

Ben Türk ün imkansızı imkan haline getiren kudretini bütün dünyaya göstermek için Ankara yı istedimBir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villalar arasından uzanan yeşil sahalar,asfaltlar ve binalarla bezenecek.Hem bunu hepimiz göreceğiz,yakında olacak

Ankara 13 Ekim de başkent oldu.Bazı Batılı devletler Ankara nın nüfusu ve kırsallığı yüzünden büyükelçi göndermeyeceklerini açıklamalarına rağmen karar değişmedi.
RADYO VE SİNEMA HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ
Atatürk ün radyo ve sinema hakkındaki sözleri onun ileri görüşlülüğünü bir kez daha kanıtlıyor. -

Sinema,gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır.Şimdi bize basit bir eğlence gibi gelen eğlence olan radyo ve sinema bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini değiştirecektir.Japonya daki kadın,Amerika daki zenci,Eskimo nun ne dediğini anlayacaktır.Tek ve birleşik bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa,barut,Amerika nın keşfi gibi olaylar oyuncak nispetinde kalacaktır.

Bu sözler radyonun emekleme,sinemada ise yeni yeni çalışmalar yapıldığı bir dönemde ifade edilmiştir. Bir diğer önemli nokta ise Tek ve Birleşik Dünya düzeninden bahsetmesidir.Bana kalırsa herkesin İnterneti tanıması bu olayı kavraması için bile yeterlidir.
İTALYANLARIN HABEŞİSTANA SALDIRMASI.KİM BİLEBİLİRDİ Kİ?
Bu olayı aktaran Atatürks ün yakın arkadaşı Münir Hayri Egeldir.Egelinin ağzından naklediliyorum: Habeşistan Savaşı başlamadan önce İtalya nın Rodosa askeri harekatta bulunduğu günlerdiBir akşam Atatürk ün sofrasına davet edilenler onu balkonda gezinirken buldular.Atatürk:Tevfik Rüştü nerde? Diye sordu.Ankara Palas da bazı sefirlere ziyaret veriyorlar,dediler. Daha sonra hep birlikte davetin verildiği Ankara Palas a gidildi. Atatürk Arnavutluk Elçisi Asaf Bey in yakınında giriş ve çıkış kapısını iyi görebileceği bir yere oturdu. Atatürk:
Asaf Bey,gazetelerde bir takım resimler görüyorum.Arnavutluk da operet mi oynanıyor?
Bu sözleri ile Kral Zogo nun sorguçlu resimlerini kastettiğini anlayan elçi şaşırıyorAtatürk devam ediyor: -
Cumhuriyet de ne zarar görüldü ki,krallık ilan edildi.Hem takip edilen politika tehlikelidir.İtalyanın Arnavutluk u Balkanlar da bir basamak yapması muhtemeldir.
Müdahaleye kalkan İtalyan sefirine Ata:
Haber aldığımıza göre Roma da bazı öğrenciler elçilik önünde gösteri yaparak Antalya tı istemişler.Antalya sigara paketi midir ki sefir cebinden çıkarıp versin.Antalya buradadır.Buyurun alın.Hem benim bir teklifim var.Hakikaten böyle bir şey düşünüyorsa,Musoliniye müdahale edelim.Antalya ya asker çıkarsın.Bütün ihracaat tamam olunca harp ederiz.Mağlup eden hakkına razı olur.
Bu sözleri duyan İtalyan elçisi atılıyor:Bu bir harp ilanı mıdır?
Atatürk:
Hayır ben burada bir fert olarak konuşuyorum.Türkiye de harp ancak Türkiye Büyük Millet Meclis nin yetkileri içindedir.
Bu durum üzerine Başbakan İsmet Paşa ya haber verilir telefonla.Ve Ankara Palas a çağrılır. Atatürk bunu haber alınca:
Hükümet geliyor,biz gidelim der. Çankaya ya döndüğü zaman şunları söyler:
İtalya ile harp tehlikesi yoktur.Rodos a yapılan hareket Habeşistan a yönelecektir.

O yıllarda İtalya daki faşist yönetim kendine yeni sömürgeler arıyordu.Avrupa gazetelerinde zaman zaman İtalya nın Rodos Adası na yakın Anadolu topraklarını işgale hazırlandığına ilişkin haberler yayınlanıyordu.Türk hükümeti de her ihtimale karşı bütün tedbiri almıştı.Ancak Atatürk ün söylediği yine gerçekleşti ve İtalya Türkiye yerine Habeşistan a saldırdı.
RUSYA NIN GELECEĞİ
Kurtuluş Savaşı sırasında en büyük desteği Rusya dan alan Mustafa Kemal,savaş sonrasında ise ilişkileri belli bir düzeyde sürdürüyordu.Çünkü Lenin den sonra iktidarı ele geçiren Stalin Rusya yı keyfi bir şekilde yönetiyordu 1936 yılında Atatürk her zamanki gibi Çankaya daki akşam yemeklerinde ülkenin sorunlarını konuşurken,masadakiler sık sık Paşam,Ruslar şöyle ileri adımlar atıyor,ekonomide,sanayide,askeri alanda şöyle başarılı oluyorlar diye anlatıyordu. Atatürk ün bunun üzerine yemeği bırakıp masanın üzerindeki içinde meyvelerin bulunduğu tabağı alıyor ve yere atacakmış gibi yapıyor.Masadakilere :
Eğer bunu yere bıraksam kaç parça olur? diye soruyordu 40 parça olurdu Paşam diyorlar. Hayır.. diyor Atatürk,soruyu yine tekrar ediyorlar,aynı cevabı alıyor.Bunun üzerine "Bilemediniz diyor. Ve devam ediyor:

Biraz sabredin Yurtta Sulh,Cihan da Sulha sarılın.Çünkü 60 yıl sonra Rusya 60 parça olucak.Bu nesil Bolşevik ihtilali yaptı.Kan kussa,kızılcık yedim der.Oğulları da babalarının istikametinde gider.Ama ondan sonraki nesil Rusya yı 60 parçadan böler

Bu sözler 1936 yıllarını şöyle bir hatırlayalım..Henüz daha II.Dünya Savaşı çıkmamış ve Rusya büyük bir güç olmamışken,bu söz söylenmiştir.Anlattığı şeyler 64 yıl sonra gerçekleşmiştir.Atatürk devam etmiştir: -
Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur,komşumuzdur,müttefikimizdir.Bu dostluğa ihtiyacımız vardır.Fakat,yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez.Tıpkı Osmanlı gibi,tıpkı Avusturya Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir,ufalanabilir.Bu gün Rusya nın elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler.Dünya yeni dengeye ulaşabilir.İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir.Bizim,bu dostumuzun idaresinde dili bir,inancı bir,özü bir kardeşlerimiz vardır.Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız.Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir.Hazırlanmak lazımdır.Milletler buna nasıl hazırlanır?Manevi köprüleri sağlam tutarak..Dil bir köprüdür.İnanç bir köprüdür.Tarih bir köprüdür.Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz.Onların bize yaklaşmasını beklemeliyiz,bizim onlara yaklaşmamız gerekliliğidir.Rusya bir gün dağılacaktır.O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktır diyen Atatürk :
Türkiye 21 nci Yüzyılı şekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadır.Onlar bizi örnek alacaklardır. diye görüşünü bildiriyor. Atatürk ün ileri görüşünü 1999 yılından 2000 yılına girerken gözlem yapan ve gazeteleri televizyonları yani kısacası dünyayı takip eden herkes şu an bile anlayabilir.
AVRUPA BİRLİĞİNİN KURULUCAĞINI BİLİYORDU
Atatürk dış politikaya da önem verilmesini çok iyi biliyordu.Türkiye nin komşularında meydana gelebilecek olaylardan etkilenebileceğini savunan Atatürk bir akşam Çankaya Köşkü nde çocukluk ve mahalle arkadaşı Asaf İlbay ın da aralarında bulunduğu dostlarına dış siyaset hakkında şunları anlatır: -

Bir Balkan Birliği ne lüzum vardır.Beni bırakınız ki fırkamın lideri olarak Balkanlar da bir seyahat yapayım.Balkan devlet adamlarıyla konuşayım ve efkarı umumiyeyi hazırlayayım.Dünyanın ufuklarında kara bulutlar görüyorum.Balkan Birliği kurulabilirse,bir Avrupa Birliği ne yol açılabilir.Batı devletleri de er geç birleşmiş olacaklardır."

Avrupa Birliği düşüncesi ilk olarak ancak II.Dünya savaşı sonrasında ortaya çıkabilmiştir.1960 ların başında Batı ülkeleri tarafından üzerinde konuşulmaya başlanmış olan bu düşünce,1980 lere gelindiğinde ancak genişlemeye başlayabilmiştir. Oysa ki,Atatürk bakışlarını bir noktada yoğunlaştırarak dalgın bir halde ısrarla şunları şunları söylüyordu:

.Evet,bir Balkan Birliği ve sonra da Batı Devletleri Birliği beşeriyeti ve ulusları,görünür görünmez felaketlerden koruyabilir.Yoksa insanlığın başına gelecek sefalet ve ıstıraplara ölçü yoktur.Dünya bir uçurama doğru gidiyor


UÇAKLARLA İLGİLİ KEHANETİ
Atatürk uçakların henüz daha bırakın savaşlarda kullanılmasını normal günlerde bile kullanılmadığını ve birçok kimse için ölüm kutusundan başka bir şey olmayan günlerde ,Fransa da Abidin Daver e söylediği uçaklarla ilgili şöyle demiştir:
Teyyareler gün gelecek savaşlarda önemli roller oynayacaktır
1908 yılında söylenen bu söz ,Abidin Daver in hiç aklına yatmadığını itiraf etmiştir.Çünkü o yıllarda uçağı savaşta kullanılması akıllarda dahi yok gibi bir şeydi.
ANNESİNİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ GÖRDÜĞÜ RÜYA
Zübeyde Hanım rahatsızlığı artığından Uşşakizadeler in evinde oğluna hasret vefat eder.Ancak bu haber Paşa& ;ya nasıl haber vereceklerini düşünüyorlardı. Annesinin ölümünden habersiz olan Mustafa Kemal ,aynı saatlerde trenle çıktığı Yurt gezisinde uyumaktaydı. Gecenin ilerleyen saatlerinde gördüğü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanır..Bir sigara yakar ve zile basarak kompartımanındaki hizmetine bakan Ali Çavuş u çağırıp: Gördüğüm rüya canımı sıktı der. Ali Çavuş :

Hayırdır Paşam deyince Atatürk de rüyasını anlatır: -Pek hayır olacağa benzemiyor.Kırlık bir yerdeymişiz.Her taraf yeşillik.Birden bire sel geliyor,annemi alıp götürüyor.Endişe ediyorum.Yaverlere söyle,İzmire telgraf çekip annemin sağlık durumunu sorsunlar
Acı haber tez gelir derlerKısa bir süre sonra Yaver Salih in yolladığı şifreli telgraf le gelir.Atatürk telgrafın şifreli olduğunu derhal anlayarak: -Annem öldü mü?Ali Çavuş üzgün bir şekilde telgrafı uzatır: -
Başınız sağ olsun Paşam. Gözleri yaşla dolan Atatürk :
Bana malum oldu..Bana malum oldu Bunun kabusunu gördüm ben..Anam..Zavallı çilekeş anam..Benim anam öldü başka analar sağ olsun..
diyerek koltuğuna çöker. Vatan hizmetinin zorunluluğu yüzünden annesinin cenaze törenine katılamaz.

113.gif

ATATÜRK VE 19 RAKAMI

1. 1881 de 19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğmuştur

2. Sağlığında, İngiliz İmparatorluğu Hükümeti Atatürk? ün dogum gününü tebrik için Türk Hükümeti ?nden sormuş, ATATÜRK 19 Mayıs 1881 diye yanıtlamış ve kayıtlara böyle geçmiştir.

3. 1900 de 19 yasında Harbiye? ye girmiştir.

4. 19 Aralık 1904 de bağımsız düşüncelerinden ötürü yıldız sarayına çağrıldı.

5. Harb akademisinden aldığı sicil 317-8 dir. Bu rakamların tek tek toplamı 19 eder.

6. Çanakkale Savasının zaferle sonuçlanmasında 19. fırka? yı (tümen) kurmuş ve ona komuta etmiştir.

7. 19 mayıs 1915 de albay oldu.

8. Mahiyetindeki komutanlara: ?Ben size, taarruz edin demiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar yerimize başka kuvvetler gelebilir? demiş elindeki çok az kuvvetle 19 Mayıs 1915 e kadar oyalama muharebesi ile düşmanı tutmuştur. Düşmanın yine Çanakkale? deki basarısızlıkları sonucunda 10 Aralık 1915 te Gelibolu Yarımadası boşaltılmıştır.

9. Zor bir duruma düsen 7. Ordu? ya komutan tayin edilen M.Kemal, bir düşman saldırısını seziyor ve hazırlanıyor. Nitekim 19 Eylül sabahı düşman harekete geçiyor, hem de kat kat üstün kuvvetlerle. Sağındaki ve solundaki kuvvetler epeyce kayıp verdikleri halde M.Kemal zamanında aldığı tedbirlerle kayıp vermekten kurtuluyor.

10. 19 Mayıs? ta Samsun? a çıkacak olan Atatürk? ün bindiği vapurda 19 yolcu vardı.19 Mayıs 1963 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Prof.Dr. Tarık Zafer Tunaya? nın 19 Mayıs ve ötesi adlı makalesinden.

11. 19 Mayıs 1919 da Samsun?a çıkıyor. Bu tarihte 3 tane 19 rakamı vardır ki Atatürk? ün ömrü de zaten 3x19 dur. 19 Mayıs 1919 da iki ondokuz=38 yasındaydı.

12. 19 yıl Türk Milleti? nin hakimiyetine bilfiil hakim olmus, Türk Milletine Bas Komutan ve Devlet baskanı olarak hizmet etmistir. (1919-1938)

13. Milli Mücadele? ye fiili olarak başlaması için komutanlara yaptıgı konuma ve Meclis? te Milli davanın gerçekleşmesi yolunda güdülecek siyasetin karara bağlanma tarihi de 19 Kasım 1919 ?dur.

14. Sakarya Meydan Muharebesi? ni kazandıktan sonra, başarısına karşılık TBMM kendisine olan minnet ve şükranını belirtmek için 19 Eylül 1921 de kabul ettigi özel bir kanunla Mareşallik ve Gazilik unvanı vermiştir.

15. Millete yayınladığı bir beyanname ile Osmanlı Devleti? nin hayat ve egemenliğinin sona erdiğini belirterek Türk Milleti? ni hayat ve bağımsızlığa kavuşturmak için, Ankara ? da olağanüstü bir Meclis toplantısı ve Türk Milleti? nin iradesini bu Meclise devretmeyi 19 Mart 1920 ?de kararlaştırmıştır.

16. Hitabet sanatının bir şaheseri olan Büyük Nutuk? un sonundaki Türk Gençliğine Hitabesi de başlangıç cümlesiyle beraber 19 cümledir.

17. Büyük devlet adamı ve essiz kahramanın adı ve soyadı ^^MUSTAFA KEMAL ATATÜRK^^ 19 harftir.

18. ?NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE ? Bu şaheser cümle 19 harftir.

19. ?ISTIKLAL GÖKLERDEDIR? Ne rastlantıdır ki, Atatürk? ün bu sözleri de 19 harftir.

20. 10 Kasım 1938 (19x2x19) (10 Kasım günü saat 9 da 10+9=19) 3x19 =57 yasında ölümlü yasama gözlerini kapamıştır.

21. Cenazesi büyük bir merasimle 19 Kasım 1938 günü Yavuz zırhlısı ile İzmit e götürülmüstür.

22. En Büyük Kahraman? ın ebediyete intikali üzerine arkadaşı ve halefi Ismet Inönünün Türk Milletine beyannamesi 19 cümledir.

23. Doğum ve ölüm yılları (1881 ve 1938), 19 sayısının katlarıdır.

24. 1919 rakamında 101 tane 19 vardır.

25. Ilk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik alanında savaştı, üçüncü 19. yılda devlet başkanı sıfatı ile hizmet etti.






ATATÜRK VE "9" VE "19" Rakkamları :

Atatürk´ün hayatında "9" rakkamının kendine özgü önemli bir yeri olmuştur.Örneğin Atatürk´ün doğum yılı olan 1881 rakkamı, "9" rakkamı ile birçok ilşkiler göstermektedir.
1+8=9
8+1=9
18=2x9
81=9x9
18+81=99
19x99=1881
Atatürk´ün harb okuluna girdiği tarih : 1899
Vatanı kurtarmak için Samsun´a ayak bastı : 19/05/1919
Bandırma vapurunda yolcu sayısı 19 ´dur.
ıttihat ve Terakki´nin yıllık toplantısına Trablusgarp delegesi olarak katıldı : 22/09/1909
Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesini kurdu : 04/09/1919
Erzurum Mebus adaylığını kabul etti : 19/10/1919
TBMM tarafından kendisine gazi ünvanı verildi ve Mareşalliğe terfi ettirildi : 19/09/1921
Atatürk 19.yüzyılda 19 yıl yaşamıştır.
Atatürk 19.yüzyılın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur.
Atatürk´ün ilk askeri görevi, 19.Kolordu Komutanlığıdır.
Mustafa Kemal Atatürk : 19 harften oluşmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk´ün nüfus cüzdanının numarası da 993814-B idi.
Bu sayı dizisindeki 938 rakkamı öldüğü yılı hatırlatmakta geriye kalan 9 ve 14 rakkamı da ölüm saatinin yakın bir benzeridir.
"Ne mutlu Türküm diyene" =19
"ıstikbal göklerdedir" =19

ATATÜRK VE AVRUPA
Efendiler!
Bir şeyin zarârıyla,
bir şeyin imhâsıyla yükselen şeyler,
bittabi' o şeyden zarâra uğrayanı alçaltır.
Hakîkaten Avrupa'nın bütün ilerlemesine,
yükselmesine ve medenîleşmesine karşılık
Türkiye tam tersine gerilemiş ve
düşüş vadisine yuvarlana durmuştur.
Artık vazîyeti düzeltmek için
mutlaka Avrupa'dan nasîhat almak,
bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak,
bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi
bir takım zihniyetler belirdi.
Halbuki;
HANGİ İSTİKLÂL VARDIR Kİ
ECNEBÎLERİN NASÎHATLERİYLE,
ECNEBÎLERİN PLANLARIYLA YÜKSELEBİLSİN?...
Târih, böyle bir hâdiseyi kaydetmemiştir!"

Mustafa Kemâl Atatürk

6 Mart 1922, TBMM