| TIBBİ BİLGİ 2 |
![]() |
12-İSHAL En sık karşılaşılan sağlık problemlerinden olan ishal günde 5 veya daha çok sulu dışkılamaya verilen isimdir.Çoğu kez nedeni mikrobik olmakla beraber küçük çocuklarda daha çok viruslar etken olduğundan antibiyotik tedavisi ilk tercih olmamalıdır.Ancak, kanlı ve mukuslu (Yağlı gibi) dışkıya eşlik eden bulantı,kusma ateş,şiddetli karın ağrısı gibi durumlar ile aşırı sıvı kaybı ,yoğun tedavi gerektirebilir.Hijyen (Temizlik) şartlarının uygun olmadığı yörelere seyahatler,deniz ürünleri,evde hayvan beslemek,özel bazı ilaçlarishal riski oluşturur.Halk arasında adı iyi bilinen Kolera ,Dizanteri gibi mikrobik hastalıklarda da ishal olur.Bu hastalıklarda antibiyotik ve bazı özel tedavi metotları ile beraber hastanın yaşadığı çevre şartlarının değerlendirilip düzeltilmesi de önemlidir.Antibiyotiklerin kendisi de bırakıldıktan 6 hafta sonrasına kadar ishal yapabilmektedir.İshalli çocuğun ağızdan yeterince su veya sulu gıdalar alması sağlanmalıdır.Yoksa sıvı kaybı,hızla ölüme götürecek sonuçlara dahi yol açabilir.Yukarıda anlatılanlara dayanarak kendi kendinize teşhis koymaya çalışmayınız.Mutlaka bir doktara danışarak ilaç kullanınız.Bilmeden ve komşu tavsiyesi ile kullanılacak ilaçların tehlikeli olabileceğini akıldan çıkarmayınız. |
|
![]() |
13-İDRAR PROBLEMLERİ Kadınlarda erkeklere nazaran daha sık görülmektedir.Bunun temel sebebi kadınlarda idrar kesesinden (=mesane) sonraki (=üretra) kısmın kısa oluşudur.(5 cm civarı) diğer önemli bir neden tuvalet sonrası temizliğin yanlış yada yetersiz oluşudur.Kolay olması dolayısı ile çoğu kez arkadan öne yapılan temizlik makat (=anüs) çevresinden pekçok mikroorganizmanın idrar yollarına bulaşmasına neden olur.Mikroorganizmalar kolayca yukarı tırmanarak sistit (mesane iltihabı) ve benzer ateşli ve ağrılı rahatsızlıklara yol açabilir.Kız çocuklarına küçüklükten itibaren yıkanma (temizlenme) şekli mutlaka öğretilmelidir.Zemin uygunsa daha ciddi hastalıklar bile görülebilir.Yukarı doğru mikroorganizmaların tırmanmasının diğer bir önemli sebebi de cinsel ilişkidir.Cinsel ilişki esnasındaki hareketlerle mikroorganizmalar yukarıya mekanik olarak itilirler.Cinsel ilişki sonrası idrar yapmak kısa süre sonra gelişebilecek bir enfeksiyonu bir ölçüde önleyebilir.İdrarın uzun süre tutulması, dar, teri emmeyen giysilerin kullanımı da mikrobik idrar yolları hastalıklarına sıkça zemin hazırlamaktadır.İdrar yollarındaki taş hastalığı da sıkça görülen bir durumdur.Bazı iyi bilinen nedenler dışında çoğu kez nedeni tam olarak bilinmemektedir.Bu taşlar enfeksiyonlara zemin oluşturması ve çoğu kez ağrılı olması nedeniyle problem teşkil ederler.Bunların düşürülmesi için değişik suların veya bazı bitkilerin yenip içilmesinin hiç bir faydası yoktur.Enfeksiyon (=mikrobik) hastalıklarının tedavisi oldukça kolay olmakla beraber sık tekrarlanan durumlar mutlaka araştırılmalıdır.Bu konudaki detaylı bilgi iç sayfalarda verilecektir. |
|
AIDS HASTALIĞI
Yukarıda resmini gördüğünüz Human Immunodeficiency Virus (HIV) , vücudun bağışıklık sistemini çökerten bir virüstür.2 tipi olduğu biliniyor.İnsanlara nasıl bulaştığı konusunda pekçok görüş varsa da bazı tür maymunlardan geçtiği konusundaki düşünceler ağır basıyor. HIV, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan akyuvarların lenfosit denilen özel bir kısmının içine girerek kendi genetik kodunu hücre çekirdeğine yerleştirir.Sonra içerde çoğalan virus parçaları hücre içinden onu parçalayarak ayrılır.Böylece virua çoğalırken lenfositlerin sayısı azalır. Dolayısıyla vücut, bakteri,mantar ve virüs gibi bazı hastalık yapan mikroorganizmalara karşı karşı savaşamaz hale gelir.Ölüm çoğu kez bu tür hastalıklar nedeniyle gelişir. Enfeksiyon tanısı koymak için en önemli yöntem, Elisa testidir. Test sonucunun pozitif çıkması vücutta virüsün varlığına işaret eder. Yapılan tahlillerde vücudunda HIV virüsü pozitif çıkan kişiye “seropozitif” deniyor. Ancak bu sonuç kişinin AIDS olduğunu göstermez. Eğer test sonucu kişi HIV(+) çıkarsa WesternBlot doğrulama testi gibi başka tahlilleri de yaptırmak gerekir. Test sonucu negatifse, riskli son zamandan 6 ay sonra testi yenilenmek gerekir. Bağışıklık sisteminin çökmesi AIDS sendromu denen hastalığa neden olur. AIDS hastalığı şu yollarla bulaşır: 1-Cinsel ilişki yoluyla (kadın ve erkekte gerek eşcinsel gerekse heteroseksüel ilişkilerde). 2- Kan yoluyla (kan nakli, enfekte şırıngaların kullanımı veya yaralarla temas). 3- Anneden bebeğe (anne seropozitifse hamilelik, doğum ve emzirme sırasında). 1 yılda 5 milyon kişi AIDS’e yakalandı AIDS NEDİR? ilk Ortaya çıkışından 1983 yılına kadar ABD’de 1300 kişide görülen hastalık, aralarında Almanya, Fransa ve Danimarka’nın da bulunduğu 16 ülkede daha ortaya çıktı ve 1983 yılı sonunda hastalığa yakalananların sayısı 2000’i aştı. İlk AIDS vakalarından biri, 1981 Ocak ayında boğaz ve yemek borusu mantarla kaplanmış olarak çok ağır bir durumda acil servise yatırılan 31 yaşında eşcinsel bir mankendi. İlk vakalarda, temel bulgu olarak nedeni bilinmeyen bir bağışıklık yetersizliği veya bağışıklık yokluğu saptandı. Bu nedenle hastalık “Acguired İmmune-Deficiency Syndrome” (edinilmiş=sonradan kazanılmış bağışıklık yetersizliği sendromu) veya kısaca “AIDS” diye adlandırıldı. AIDS İLE İLGİLİ BİLGİLER Birçok kişinin halen, AIDS’i “homoseksüel” hastalığı olarak bildiği için test yaptırmaktan kaçındığı bilinmektedir.Aslında hastalık sadece homosexuel hastalığı değil. AIDS ile ilgili bazı genel bilgiler : Sadece cinsel ilişki ve kan yoluyla geçen AIDS, yalnızca homoseksüel hastalığı değildir. Karşı cins ile ilişki de belirgin geçiş yollarından biri olarak karşımıza çıkar. AIDS, kişilerarası normal temaslarla, kapı kollarından, yatak çarşaflarından, havlulardan, paradan, sabundan, ortak kullanılan banyo, sauna, kaplıcalar ve plajlardan bulaşmaz. ‘AIDS ter, idrar ve dışkı ile yayılır ve bulaşmaz.' Sivrisinekler, AIDS bulaştırmaz. AIDS virüsü taşıyan bir kimsenin kullandığı iğnenin, herhangi bir nedenle başka bir kişide kullanılması virüsü bulaştırır. Cinsel ilişki sırasında doğru prezervatif kullanımı, AIDS’in bulaşmasını önler. Gebelikte AIDS virüsü taşıyan bir anneden, bebeğine virüs bulaşması olasılığı vardır. Hastalık belirtileri görülmeden, yıllar süren virüs bulaştırma devri vardır.Bu kişilere 'PORTÖR'=taşıyıcı denir. AIDS virüsü taşıdığından şüphelenilen kişinin, hastalık belirtileri çıkmasını beklemeden test yaptırması gerekir. Türkiye’de, 2000 yılı sonu itibariyle 1141 olan AIDS’li sayısı, geçen yıl sonunda 184 kişi artarak 1325’e çıktı. Sağlık Bakanlığı’nın 31 Aralık 2001 verilerine göre, ilk olarak 1985 yılında 1 hasta ve 1 taşıyıcı da görülen AIDS hastalığı, o yıldan bu yana artarak devam ediyor. Geçen yıl sonu itibariyle 40 yeni AIDS hastası, 144 taşıyıcı belirlenirken, 1985 yılından bu yana toplam 404 AIDS hastası, 921 taşıyıcı olmak üzere toplam 1325 AIDS vakası saptandı. Erkeklerde daha fazla görülen hastalığa yakalananların 406’sını kadınlar, 919’unu ise erkekler oluşturuyor. EN ÇOK 30-34 YAŞ GRUBUNDA Hastalığa yakalananların yaş gruplarına göre dağılımına bakıldığında ise AIDS en çok 30-34 yaşları arasındaki erkeklerde görülüyor. Verilere göre, AIDS en çok heteroseksüel cinsel ilişki yoluyla bulaşıyor. Olası bulaşma yolları incelendiğinde hastalığın 102 erkeğe homo/biseksüel cinsel ilişki yoluyla, 89 erkeğe madde bağımlılığı nedeniyle bulaştığı belirlenirken, 374 erkek ve 301 kadın heteroseksüel cinsel ilişki nedeniyle bu hastalığa yakalandı. AIDS’li sayısının bildirildiği illere göre, hastalık en çok İstanbul, Ankara ve İzmir’de görülüyor. DÜNYADA DURUM Birleşmiş Milletler HIV/AIDS raporuna göre, AIDS dünyada bugüne kadar 56 milyon kişiye bulaştı ve bunların yüzde 95’i gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Bu sayının, 2005 yılında 100 milyon olacağı tahmin edilirken, aynı yıl dünyadaki her 4 yetişkinden birinin AIDS’ten öleceği öne sürülüyor. Dünyada her 5 saniyede çoğunluğu 25 yaşın altındaki gençler olmak üzere bir kişinin HIV ile enfekte olduğu tahmin ediliyor. Rapora göre, bugüne kadar 4.3 milyonu çocuk olmak üzere 22 milyon kişi AIDS nedeniyle hayatını kaybetti. Yalnızca son bir yıl içerisinde AIDS’e yakalananların sayısı 5.3 milyona ulaştı ve 2000 yılında AIDS’ten ölenlerin sayısı 3 milyon kişi oldu. Virüs her ay ortalama 440 bin kişiye bulaşıyor. 15 yaşından küçük 1.5 milyon çocuk virus taşıyor. Hastalığın en çok kurban aldığı yer Afrika’da, Sahra Çölü’nün güneyinde kalan bölgelerde hastalığın bulaşma oranı yüzde 46’lara kadar çıkıyor. Afrika’nın güneyinde virüs taşıyan kişi sayısı 25.3 milyon gibi büyük bir rakam. Güney ve Güneydoğu Asya’da 6 milyon kişi HIV virüsü taşırken, bu rakamın yüzde 35’ini kadınlar oluşturuyor. Hastalık özellikle Çin’de büyük artış gösteriyor. Latin Amerika ve Karayipler’de ise hastalığın bulaştığı kişi sayısı yaklaşık 1.8 milyon. Salgının daha sonra ulaştığı Doğu Avrupa ve Orta Asya’da virüs taşıyan kişi sayısı şimdiden 700 bin dolayında. Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’da 1.5 milyon, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da 400 bin kişi virüs taşıyor. Hastalık, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na bağlı ülkelerde hızla yayılırken, 2001 yılı sonunda Rusya ve eski Sovyet bloku ülkelerinde yaklaşık 1 milyon kişinin HIV virüsü taşıyıcısı olduğu belirtiliyor. HASTALIK BELİRTİLERİ: Hastalığın çıkma belirtileri arasında sürekli halsizlik, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş; kilo kaybı;gece terlemeleri; cinsel organlarda uzun süreli yaralar; tedavi ile kolayca geçmeyen ,tüm vucutta iç hastalık yapan mantarlar;özel ve nadiren hastalık yapan bazı mikroorganizmalarla gelişen zatürreler;ileri derecede verem hastalığı;zor iyileşen nadir görülen mikroorganizmalarla oluşan ishaller;kaposi sarkomu denen bazı nadir rastlanılan kanserler vs. sayılabilir. TEDAVİ: Halen etkili bir tedavisi bulunmayan hastalıkta kullanılan ilaçlar çok pahalı.AZT (Zidovidin) ve bazı proteaz inhibitörleri hastalığın ilerlemesini geciktiriyor.İlaç kullanımı hastalıktan ölümü engellemiyor,ancak geciktiriyor.Son yıllarda artan aşı geliştirme çalışmalarından ümit verici sonuçlar alınsa da bu aşının iyi ihtimalle pazara çıkmasının 10 yıldan fazla bir süre alacağı da anlaşılmaktadır.Bu itibarla hastalıktan korunma her zaman ön planda olmalıdır.Hijyen şartlarına dikkat etmek,şüpheli ilşkiler için daima kondom(prezervatif) kullanmak.Kan ve kan ürünleri ile bulaşmış (yada daha önce başkasının kullanmış olduğu) enjektör veya benzeri maddeleri tekrar kullanmamak çok önemli. Burada sağlık bakanlığının geçmiş yıllarda kullandığı oldukça güzel bir sloganı tekrar etmek istiyorum -----'TEK ÇARE TEK EŞLİLİK'----- |
|
|
E-mail afa20@mynet.com |
| ANA SAYFAM |