|
AHMET DEMİRCİ
AYDIN EĞİTİM İŞ
ÖZGEÇMİŞİM
1954 Konya-HADİM Hocalar Mahallesi doğumluyum.
Hocalar İlkokulu ,Hadim Ortaokulu,Konya Erkek Lisesi (Gazi,Konya Lisesi) ,Selçuk Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü mezunuyum , Anadolu Üniversitesinde Lisans Tamamladım.
1978 yılında Espiye Lisesinde TDE Öğretmeni olarak göreve başladım,beş yıl görev yaptım.Sırasıyla Kilis Ticaret Lisesi üç yıl,Sarız Lisesi dört yıl,Adıyaman Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi beş yıl,1995 Yenipazar Lisesi üç yıl ,1998 Aydın Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesinde iki yıl Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği yaptım.
2000 yılından beri Aydın Merkez Cumhuriyet İlköğretim Okulunda Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmaktayım.
"öğretmenlikteki ilkem :Öğren ,herkese öğret,bıkma;insanoğlu her şeyi başarır.
Sen yap ,örnek ol! "
10 Nisan 2006
HADİM - Hocalar Mahallesi
HADİM
HALKI EĞİTMEK
Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek,
Ağaç dik on yıl sonrası ise tasarladığın,
Ama yüz yıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit.
Bir kez ürün verir ekersen tohum,
Bir kez ağaç dikersen on kez ürün verir
Yüz kez olur bu ürün eğitirsen halkı.
Balık verirsen bir kez doyurursun halkı,
Öğretirsen balık tutmasını hep doyar karnı.
Kuan-Tzu (Çinli ozan)
(M.Ö. 1000)
Ahmet DEMİRCİ - 1973
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ
Bütün anneler, annelerin en güzeli,
Sen, en güzellerin güzeli.
Onüçünde evlendin,
Onbeşinde beni doğurdun,
Yirmialtı yaşındaydın,
Yaşamadan öldün.
Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum.
Bir resmin bile yok bende,
Fotoğraf çektirmek günahtı.
Ne sinema seyrettin, ne tiyatro.
Elektrik, havagazı, su, soba,
Ve karyola bile yoktu evinde.
Denize giremedin,
Okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin,
Kara peçenin arkasından baktı dünyaya.
Yirmialtı yaşındayken
Yaşamadan öldün...
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek...
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!
AZİZ NESİN
NURİ DEMİRCİ'nin Evi HOCALAR MAHALLESİ-HADİM
İSMET TOPKARA'nın Evi Hocalar Mahallesi
EĞİTİM-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI
AYDIN EĞİTİM-İŞ YÖNETİMİ ÜNİVERSİTEYE ZİYARET ANISI 30 OCAK 2006
TEKNELERDEN HADİMİ'NİN GÖRÜNÜŞÜ
Çamçukur Barajı - Hadim -KONYA
ALAATTİN TEPESİ- KONYA
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
ALADAĞ-HADİM
KONYA (ERKEK,GAZİ) LİSESİ
Okuduğum Lise
|
|
Jackson Brown'in "Şu Hayatta Neler Öğrendik Neler" adli kitapçığından:
1- Kendimi neşelendirmek istediğim zaman en iyi yolun başka birini neşelendirmeye çalışmak olduğunu öğrendim.
2- Bir bebeğin evlilik sorunlarını çözemeyeceğini öğrendim.
3- Bir tartışmayı tatlıya bağlamadan yatağa gidilmemesi gerektiğini öğrendim.
4- İşyerinde romantik ilişkiler aranmaması gerektiğini öğrendim.
5- İnsanin kendisinden daha sorunlu birisiyle evlenmemesi gerektiğini öğrendim.
6- Çalıştırdığımız insanlara iyi davrandığımızda, onların da müşteriye iyi davrandıklarını öğrendim.
7- Bir toplantıda zekâmı ya da sohbetimi göstermek konusunda tercih yapmak gerektiğinde sohbeti seçmenin daha iyi olacağını öğrendim.
8- İnsanlara iyi davranmanın hiçbir maliyeti olmadığını öğrendim.
9- Gerçekten yasamaya başlamak için emeklilik beklenirse, çok uzun bir süre beklenilmiş olunacağını öğrendim
10-İyi kalpli olmanın mükemmel olmaktan daha önemli olduğunu
11-Bir domuza ve bir çocuğa istedikleri her şeyi verirseniz sonuçta çok iyi bir domuzunuz ve çok kötü bir çocuğunuz olacağını öğrendim.
12-Kimle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.
|
|
SEVGİ
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, "Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm." demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: "Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?" Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş...
Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler , insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.
LÜTFEN DİKKAT
Jack yavaşlamadan önce sürat saatine baktı: Hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi?
Jack arabasını sağa çekti. "İnşallah su anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer" diye düşünüyordu. Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.
Bob? Bu Polis Kiliseden Bob degil mi? Jack iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kotuydu. Kiliseden tanıdığı bir Polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için.
"Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç"
"Merhaba Jack" Bob gülümsemiyordu.
"Beni, karimi ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın"
''Evet, öyle" Bob umursamaz görünüyordu. !
"Son günler eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun suredir hiç görmedi. Ayrıca Diana bana bu aksam Patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anliyor musun?"
"Evet, ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettigini de biliyorum." diye cevapladı Bob.
Eyvah! Bu taktik fazla ise yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli diye duşundu Jack
"Beni kaç ile giderken yakaladın?"
"Yetmiş. Lütfen arabana girercisin?" dedi Bob.
"Ah Bob,bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda Takometreye baktım. Sadece 65 ile gidiyordum."
"Lütfen Jack, arabana gir" diye üsteledi Bob. Jack cani sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı. Bob not defterine bir şeyler yazıyordu. "Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatını istemiyor ki" diye duşundu Jack. Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamın yanına oturmaktansa, birkaç Pazar Jack kiliseye gitmeyecekti.
Bob kapıyı tıklatıyordu. Jack arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Bob Jack'a bir kâğıt verdi ve gitti. "Ceza değil bu" diye kendi kendine söylendi Jack. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kâğıtta şunlar yazıyordu:
"Sevgili Jack, benim bir kızım vardı. Altı yasındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından olduruldu. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adamı affetmeye çalıştım. Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama halakızımı düşünüyorum. Lütfen benim için dua et ve dikkat et Jack, tek bir oğlum kaldı."
Jack 15 dakika kadar bir sure yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip, yavaş evine gitti. Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı.
Hayat çok değerli, sürekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster. Hiçbir zaman unutma, istediğin kadar araba satın alabilirsin, ama insan hayatini... Gerçekten ilginç. İnsanlar elektronik posta kutularına fıkra veya eğlendirici türden bir haber geldiği zaman, fazla düşünmeden bunu adres listelerindeki tüm arkadaşlarına gönderiyorlar. Fakat yukarıdaki gibi üzerinde düşünülmesi gereken bir mesaj olursa, bunu arkadaşlarına gönderip Göndermeme konusunda defalarca düşünüyorlar ve sonuçta da adres listelerindeki herkese göndermiyorlar. Bu mesajı adres listenizdeki herkese göndereceğiniz umuduyla...
SEVGİLER.......
ÖĞRENMEYİ KOLAYLAŞTIRAN 24 KURAL
1. Planlarınızı Paylaşın:
Düzenli olarak yaptığınız aile toplantılarında, çocuğunuza model rolünde bir ebeveyn olarak kendi planlarınızdan bahsedin. Planlı olunduğu aktiviteler planlaması için yardımcı olun ve ders çalışma programının aralarına aile toplantıları koyun.
2. Kitap Okuma Saatlerinin Kaydını Tutun:
Yatay eksende haftanın günlerinin yazılı olduğu bur grafik tutarak çocuğumuzu okuma konusunda motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun en sevdiği kitaptan her akşam kaç sayfa okuyacağı konusunda hedef belirlenmesini sağlayın ve grafiği nasıl işaretlemesinin gerektiğini öğretin. Bu şekilde her gün okuduğu sayfa sayısının arttığın göreceksiniz ve daha da önemlisi çocuğunuza bu ilerlemesinden dolayı övdüğünüz zaman yüzündeki ışıltıyı sizde fark edeceksiniz.
3. Problemlerine Yardımcı Olun (Sorunlarıyla İlgilenin):
Çocuğunuzun okulda sürekli tekrar eden bir problemi olduğunda, çocuğunuzun öğretmeniyle konuşun ve problemi çözmek için planlar yapın. Buna rağmen sorun hâlâ devam ediyorsa, çözülmemişse ilerlemesine engel olan belirli bir öğrenme problemi olup olmadığını anlamak için bir test uygulayın.
4. Dinlenme Metodlarını Öğretin:
Eğer çocuğunuz sınav olurken panikliyorsa, ona küçük bir dinlenme, rahatlama tekniği öğretin. Önce, karnından yavaş ve rahat nefes almasını söyleyin. Daha sonra, nefesini verirken fısıltıyla D-İ-N-L-E-N demesini söyleyin. Çocuğunuza gerginliği ve vesveseleri arttığında bu yeni metodu uygulaması için cesaretlendirin. Bunu aynı zamanda siz de uygulayabilirsiniz.
5. Sınavlarda Kendime Güvenmesi Gerektiğinin Tahşidatını Yapın:
Bazı çocuklar herhangi bir sınava tam olarak hazır olduklarını hissetmek için aşırı çalışma ihtiyacı duyarlar. Eğer sizin çocuğunuzda bu kategorideki çocuklardan biriyse, sınav gününden günlerce önce tekrar etmesini sağlayan, makul bir ders planı hazırlamasına yardımcı olun. Çocuğunuzun kendine güvenini kuvvetlendirecek uygulama sınavlarına girmesini sağlayın.
6. "Araştır, Sor, Oku, Anlat, Tekrar et" Metodunu Çalışma Aracı Olarak Kullanın:
Sayısal sözel veya herhangi bir ders ile alakalı bir konuya çalışmaya başlamadan önce, çocuğunuza önce o konunun genel olarak ne hakkında olduğunu anlaması için araştırması gerektiğini, daha sonra konudaki başlıklar hakkında kendi kendine sorular üretmesi gerektiğini, bir sonraki aşmada bu sorunlara verilen cevapları okumasını, daha sonra verilen bu cevapları kendi kendine anlatmasını ve en son olarak da bütün öğrendiklerini tekrar etmesi gerektiğini öğretin veya sağlayın.
7. Televizyon İzleme Vaktini Sınırlayın:
Çocuğunuzun her hafta kaç saatini TV önünde geçireceğine karar verin. TV rehberinden, programları ve showları çocuğunuzun önceden seçmesini sağlayın. Uygun zamanlarda tekrar izletmek için özel programlar kaydedin.
8. Aile Olarak Yılda TV'den Uzak Kalmayı Planlayınız:
Yılda bir hafta TV izlemeyin. Bu süre daha zevkli işlerin yapılmasına ve yeni şeylerin öğrenilmesine vesile olabilir.
9. Çocuğunuzla Beraber TV İzleyin:
Programın içeriğini çocuğunuza açıklayın. Çocukların gerçek ve hayali ayırt etmelerine yardımcı olun. Reklamları tartışın ki çocuğunuz bilinçli bir tüketici olabilsin.
10. Beraber Okuyun:
Bütün ailenin aynı anda katılabileceği bir okuma saati ayarlayın. Çocuklar, anne-babalarını okurken görmeye ihtiyaç duyarlar. "Söylediğimi yap", ifadesinin "Yaptığımı yap" kadar etkili olmadığını unutmayın. Okuma kelime dağarcını arttıracaktır ve sohbetleri zevkli hale getirecektir.
11. Öğretici Oyunlar Oynayın:
Bekleme zamanlarında ve diğer boş vakitlerde, çocuğunuzun düşünmesini harekete geçirmek için aklınızda bir oyun hazır olsun. Twenty Question (20 soru), Categories (sınıflar) ve I Spy (casusluk yaparım) sınıflandırma becerilerini ve yöntemini öğretir. En erken yaşlardan başlayarak, çocuğunuzun aletlerin çalışma şeklini, kavramları ve çevresindeki nesnelerin özelliklerini anlamasının nasıl geliştiğini gözlemleyin.
12. Mantıklı Hedefler Belirleyin:
Bir çocuk için C'den A'ya derece atlamak imkansız gibi görünür. Her seferinde çocuğunuzun her gece çalışması için destekleyin ve gösterdiği çaba için her gün onu tebrik edin. Gelişmeyi göreceksiniz.
13. Soruları Cevaplayın:
Öğrenme, saat 3'te bitmez. Soruları öğrenme deneyimine çevirin. Eğer çocuğunuzun sorunlarının cevabını bilmiyorsanız bir kaynak kitaba baş vurun. Bir gezi planladığınızda önce biraz ev ödevi yapın. Beraber gideceğiniz yerin tarihini araştırın. Görülmeye değer yerlerin listesini yapın ve bu yerin neden önemli olduğunu bulun.
14. Matematiği Gerçekçi Yapın:
Çocuğunuz, gerçek yaşam durumları yansıtan kelime problemine sahip olduğunda, gerçek araçları kullanın. Oturma odanızı adımla ölçün. Belli bir hızla gidilirse, büyükannenin odasına gitmenin ne kadar süreceğini hesaplayın. Matematiği gerçek hayatta ilişkilendirmek, çocuğunuzun öğrenme için ilkeleri ve sebepleri anlamasını kolaylaştırır.
15. İyi Bir Dinleyici Olun:
Çocuğunuzun, size her gün okumasını sağlayın. Onu sadece yanlış okuduğu kelimeleri düzeltmek için dinlemeyin. Biriyle bağlantılı kavramlar hakkında o durumda karakterlerin başka neler yapmış olabileceği hakkında, daha sonra ne olabileceği hakkında konuşun. Çocuğunuzun, benzer temalarda okumuş olduğu hikayeleri hatırlamasını ve onları karşılaştırmasını sağlayın.
16. Birlikte Sesli Okuyun:
Çocuğunuz okumaya başladıktan sonra ona kitap okumayı sürdürün. Şiir ve klasiklere de yer verin ve çocuğunuza okutturun. Sizin çocuğunuza okuduğunuz kitapların çoğu daha sonraları en sevilen ve tekrar tekrar okunan kitaplar arasında yer alır.
17. Okul İşlerinde İstekli Olun:
Çocuğunun gittiği okulun faaliyetlerini destekleyen velilerden olun. Özel durumlarda okulda bulunacak telefon konuşmalarında bulunarak okula yardımcı olun. Çocuklar anne ve babalarını okulda görmekten çok hoşlanır. Ayrıca okulun sizin yardımınıza ihtiyacı var.
18. Öğretmenlerle Konuşun:
Çocuğunuzun öğretmeniyle görüşmek için bir sorun çıkmasını beklemeyin. Diyalogu ilk günlerden başlatın ve devam ettirin. Okulun ve öğretmenlerin yaptığını takdir etmek, bunu onlara hissettirmek çok önemlidir. Ufak bir teşekkür pek çok yol aldırır. Öğretmenlerin de olumlu tepkilere ihtiyacı vardır.
19. Konuşmayı Genişletin:
Küçük çocuklar konuşmaya başladığı zaman onlara baş sallayarak yada tek kelimelik cevap vermeyin. Çocuğunuzun kelime dağarcığını genişletin ve onları düşünmeye sevk edecek cevaplar verin. Sonraları, çocuğunuzun uzun cümleler kurmasına ve düşüncelerini detaylarıyla açıklamasına yardımcı olun.
20. Çok Pratik Yaptırın:
Mükemmellik amaç değildir. Büyüklerle kurulan en küçük bir diyalog, oyunlarda rol alma gibi faaliyetlere çocuğunuzun pratik yapmasını sağlayacaktır.
21. Her gün Matematikle Uğraşın:
Çatalları saydırarak, kurabiyeleri toplatarak, malzemelerin ölçülerini verdirerek, termostatı ayarlayarak vb. çocuğunuza matematiğin önemini sezdirin.
22. Okul İzleme Çizelgesi Tutun:
Çocuğunuzun her yıl çalışmasını gösteren bir çizelge belirleyin ve böylece onun neleri öğretmekte olduğunu anlayabilirsiniz. Bu şekilde sık sık tekrarladığı hataları ya da dikkatsizlikleri saptayarak gerektiği zaman bu çizelgenin size yardımcı olmasını sağlayabilirsiniz.
23. Okul Çalışmalarını Sağlayın:
Çocuğunuz okulda olamadığında ev ödevlerini gözardı etmeyin. Çocuğunuzun ödevlerini düzenlemesinin önemli bir yeri vardır. Bu çocuğunuzun çalışmalarını saklı tutmasına ve her gün sınıfta olanların önemli olduğunun sizin tarafınızdan bilinmesine yardımcı olacaktır.
24. Ev Ödevi Planı Yapın:
Çocuğunuza ödevlerini yapması için iyi bir ışık ve aydınlatma sağlayın. Düzenli bir zaman ayarlayın. Çocuğunuzun yaptığı ödevleri zamanında ve doğru biçimde özen gösterin
|
|
|
HADİM'DE KİRAZ FESTİVALİ
Hadim Kiraz Festivali, 15 Temmuz'da gerçekleştirilecek.
Hadim Belediyesinden yapılan açıklamada, Hadim 12. Hazreti Hadimi'yi Anma, Kiraz, Kültür ve Turizm Festivali'nin, 15 Temmuz Cumartesi günü yapılacağı belirtildi.
Halk oyunu gösterilerinin ardından, protokol konuşmalarıyla başlayacak olan şenlikte, En İyi Kiraz Yetiştiricisi Yarışması'nda dereceye girenlerin ödüllendirileceği ifade edilen açıklamada, festivalde, sema gösterisi, Klasik Türk Müziği ve Türk Halk Müziği konserlerinin de yer aldığı vurgulandı.
Açıklamada, Hadim Devlet Hastanesinde yeni ünitelerin açılışının da yapılacağı program kapsamında, katılımcılara yemek ikram edileceği kaydedildi.
Konya Milletvekilleri,Vali Yardımcısının katılımıyla gerçekleştirildi.Belediye Başkanı Yılmaz ÇETİN konuklara fincan takımı hadiye etti.
SU ÇIKTIĞINDA MÜZİK SÖLENİ DÜZENLENDİ.
NAPOLYON, ÜRETİCİYİ SEVİNDİRDİ
12 Temmuz 2006
Hadim Belediye Başkanı Yılmaz ÇETİN, ilçede son 10 yıldır üretilmeye başlanan Napolyon kirazının, üreticinin yüzünü güldürdüğünü belirtti.
Çetin, dağlık yapısı nedeniyle klasik tarıma evverişli olmayan ilçede, kaliteli kiraz üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle kiraz yetitiren dağ köylülerinin maddi durumunda iyileşme yaşandığını belirtti.
İlçede son 10 yıldır üretilmeye başlanan Napolyon kirazının, üreticinin yüzünü güldürdüğünü ifade eden Çetin, ''Halen ilçemizde 12 aracı firma kiraz alımı yapıyor. Kiraz, bugünlerde kilogramı 4-4,5 YTL aras?nda fiyattan alıcı buluyor. İhracatlık kiraz fiyatının önümüzdeki günlerde daha da yükseleceğini tahmin ediyoruz'' dedi.
Çetin, 15 Temmuz'da belediye olarak 12.'sini düzenleyecekleri Hazreti Hadimi'yi Anma, Hadim Kiraz, Kültür ve Turizm Festivali'nin ise Hadim kirazının tanıtımına önemli katkısı olacağını düşündüklerini sözlerine ekledi.
EY TÜRK GENÇLİĞİ !
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr’ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Ankara, 20 Ekim 1927
BURSA NUTKU
" Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır.
Genç, "polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: "Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!" Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa'ya, Meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek.
Diyecek ki, "Ben inan ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!"
İste benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!"
Gazi Mustafa KEMAL ATATÜRK
ÇOCUKLARIMA
Diyelim ıslık çalacaksın ıslık
Sen ıslık çalınca
Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
Kimse çalmamalı senin gibi güzel
Örnegin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
Senden önce kimse saymamış olmalı
Senin saydığın gibi doğru ve güzel
Hem dalgaları hem saymasını severek
De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı
Diyelim zindana düştün bir ip al
Görmediğin yıldızları diz ipe bir bir
Sonra yıldızlardan kolyeyi
Düşlemindeki sevgilinin boynuna geçir
Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce düşünen hiç olmamış
Dalga mı geçiyor düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler
Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar
AZİZ NESİN
AHMET DEMİRCİ
DAVET
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Nazım HİKMET RAN
ARANIYOR !...
Paylaşmanın kendini azaltmak olmadığını,
Diğer çalışanların öcü olmadığını,
Yüzyüze konuşmanın arkasından konuşmaktan daha etkili olduğunu,
"Günaydın !" demenin borç para vermek olmadığını, "Lütfen !" demenin
utanılacak bir şey olmadığını, Yönetici olmanın emir vermek
olmadığını, İşyerinde şarkı mırıldanmanın suç olmadığını,
Astları ile aynı asansöre binmenin asansörü düşürmeyeceğini,
Saygının el pençe divan durmak olmadığını,
Geç gelenler listesinin erken gelmeyi sağlasa bile başarıyı
arttırmayacağını,
Bol bol toplantı yapıp fırça atmanın yöneticilik olmadığını,
Kahkahalar ile gülmenin laubalilik demek olmadığını,
Saygı duyulacak iş, saygı duyulmayacak iş diye bir ayırımın olmadığını,
Yöneticiye duymak istediğini söylemenin iyilik olmadığını,
Eğitimin dinlenme olmadığını,
Iletişim kurmanın sadece konuşmak olmadığını,
"Özür dilerim !" kelimesinin yasak olmadığını,
Yaşamda sevinçler kadar hüzünlerin de olduğunu,
Mutluluk maskelerinin satılmadığını bilen
Kendisi ve bütün dünya ile barışık olan,
Ve bunları tüm çevresine anlatıp aşılayacak kişiler
ARANMAKTADIR..
Bu bölüme kendinizle ya da firmanızla ilgili vermek istediğiniz bilgileri girin.Yazılarınızı kolay okunması için elinizden geldiğince kısa tutun.
Hadim Yerköprüsü
Hadim Yerköprüsü, travertenler üzerinden akan şelaleleri, mavi-turkuvaz gölü ve mağarası ile bir doğa harikası.. .
K onya'da bir vahadır Hadim Yerköprüsü... Yosun lu travertenler, kireçtaşı havuzlar, şelaleler ve mağaralardan oluşan bir açık hava müzesi... Sihirli bir değnek değil bu doğa harikasını oluşturan. Göksu Nehri ve Karasu çayı ile Toroslar'da meydana gelen heyelanlar bu yapıtın baş mimarları... Gelin bu doğal anıtın binlerce yıllık öyküsüne kısaca değinelim... Konya'nın Hadim ilçesi civarında Göksu Nehri'nin aktığı vadinin yan yamaçlarından heyelan sonucu düşen kayalar, nehrin önünü kapatarak bir doğal baraj oluşturur.
Orta Toroslar'da doğup Akdeniz'e dökülen bu coşkulu nehir, çareyi
yeraltında yoluna devam etmekte bulur. Onu yerüstünde takip eden de Karasu Çayı... Ancak ilerlerken, heyelanın oluşturduğu kaya çatlaklarını içinde eriyik halde bulunan kireçtaşıyla kaplar. Ve zamanla burada yüksek bir traverten kabuk oluşumu gerçekleşir; Göksu üzerinde doğal bir köprü meydana çıkar... Ve vuslat... Karasu, oluşturduğu köprünün bittiği yerde, 20 metrelik yüksekten akarak Göksu'ya kavuşur.
MAĞARA 500 METRE UZUNLUĞUNDA
Yeşil yosun tutmuş dev traverten sarkıtları arasından parçalı olarak düşen sulardan gözümüzü alamıyoruz. Bir nehir gibi debisi yüksek sular, Yer köprü Mağarası'nın ağzından çıkan Göksu Nehri'nin sularına karışıp azgın bir nehir olarak akıp gidiyorlar. Burası ne daha önce gördüğümüz şelalelere, ne de mağaralara benziyor. 500 metre uzunluğundaki mağara, Göksu'nun zaman içinde önünü kapatan kayaların altında mekanik aşındırma ile bir tünel açmasıyla oluşmuş. Suyun rengi mavi ve turkuvaz... Tavanda oluşmuş sarkıtlardan damlayan suyun sesi, mağaraya ayrı bir gizem katıyor.
DOĞAL BİR HAVUZ
HADİM DAĞLARI
GEYİK DAĞI
Geyik Dağları bölgenin en yüksek dağları olup (2900 m.) Akseki-Bozkır ve
Gündoğmuş ,Hadim arasındaki arazi kapsar . Dağ üzerinde çok geyik yaşadığı için bu adı almıştır . Dağ Göçmem Beli ile Ku zeybatı-Güneydoğu is tikametinde Deliklipınar B eli arasında uzanır. Geyik Dağının kuzey yamaçları daha az güneş aldığı için karı hiç eksik olmaz. Doğuda Söbüçimen'e doğru olan yerleri hafif meyillerle alçaldığı halde batı ve kuzey etekleri oldukça diktir. Dağın batı kesiminde çok dağ keçisi yaşar. Geyik dağının suyu otu azdır. Bu dağda "Giği gü lü" isimli kokusuz gül ve Ipar çiçeğide yetişir . Alanya tarafından Karaboy nuzlu Yörükleri ile ve Çakallar köyü sakinleri yaylaya çıkarlar. Geyik dağı aynı zamanda bir çok kücük göle yataklık eder. Bu göller ; Eğri göl, Yenice Pazar Gölü, Dipsiz Göl, Sülüklü Göl, Karın Gölü bunlardan bazılarıdır.
AK DAĞ (Küçük Geyik Dağı )
Geyik dağının batısında Gezlevi ( Korualan ) ile Taşkent arasında uzanır ve Hadimi oluşturan dört mahalleden biri olan Hocalar Mahallesi, Ak Dağın eteklerinde kurulmuştur. Dağın yüksekliği 2117 metredir. Ak Dağ ile Ge yik Dağı arasında uzanan boğaza Göçem (Göçen) boğazı ismi verilmektedir. Ak Dağın Geyik Dağına bakan Kısmı oldukça dik olup bu kısma halk arasında " kız uçtuğu&" ismi verilmiştir. Güney kemsi ise daha dik olmayıp meşe ormanları ile kaplıdır.Ak dağın bir parçası olan Çaldağı, çevresindeki 72 pınarı ve Kozağacı suyu ile ünlüdür. Hadim içme ve sulama suyu bu dağ çevresindeki kaynaklardan elde edilmektedir. Bahsini ettiğimiz 2117 metre yükseklikten aşağılara indikçe her yönde geniş dalgalı, derli tepeli,.
Güneyde derin bir obruğu içine alan "Çoban Ağaçlık" çayırlık ve ekim yeri olarak kullanılmaktadır. Akdağ çevresinde yer alan köyler, bu küçük düzlüklere tarım yapıp hayvanlarını otlatmaktadırlar.
BÜYÜK EYRE DAGI
Kuzeydogu-güneybati yönlü bir uzanis gösteren bu daglar, Bolkar Daglari'nin devami niteligindedir. Büyükeyse daginin en yüksek noktasi Büyükeyre tepede 2065 m'dir. Mut depresyonunun taban kisimlarinda yükseltinin 200 m civannda oldugu gez önüne alindiginda, depresyonun kuzeydogusunu bir duvar gibi sinirlandiran bu dag ile depresyon tabam arasinda büyük yükselti farki bulundugu görülecektir. Alt Miosene ait kalkerlerden olusan dag, Mut'un kuzeydogusunda meydana gelen faylanmalar nedeniyle aniden yükseklik kazanmaktadir. Bu dagin batisindan akarak Pirinç suyu dere ile birlestikten sonra Göksu Nehri'ne kavusan Sögütözü deresi dar ve derin bir kanyon vadi içerisinde akmaktadir. Kanyon boyunca mostra veren krem beyazi veya bej renkli algli, beyazimsi renkli bosluklu ve kirikli kalkerlere rastlanmaktadir. Kanyonun olusumunda Mut havzasinin Tektonik etkilerle alçalmasi ile taban seviyesi alçalan Sögüt özü deresi üstteki Miosen arazisini kolayca asindirarak alttaki Jura-Kretase kalkerlere sürempoze bir sekilde gömülmüstür. Vadi tabani ile plato sahasi arasinda nispi yükselti farki 700-800 m arasinda degismektedir
ÇEKIÇ DAGI
Karakus Daglari ile Kara Dag arasinda kalan daglardan birisi de Çekiç Dagidir (2300 m.). Çekiç Daginin çevresi derin vadilerle yarilmis bulunmaktadir, engebe li bir dagdir. Otu az, suyu yoktur. Çekiç Daginin çevresinde Tanri Dagi (2408 m.) ve Sinek Kiran daglari bulunmaktadir, burada Dedemli kasabasinin Geris Dagi da taninmis daglardan biri dir. Çobanlar bu dagin otunun çok besleyici oldugunu söylerler. Geris daginda Dipsiz Göl adinda küçük bir göl bulunur. Bu dagdan 1990 yillarda çinko madeni isletilmistir
HACIBABA DAGI
2465 metrelik yüksekligi ile Hadim bölgesindeki yüksek daglardan birisidir. Bu dagdaki hakim litolojik formasyonlar genellikle koyu siyah mavi renkli ve iyi tabaklanma gösteren Kretase kalkerleridir. Hacibaba daginin taban kismi ofiolitik bir melanjdan olusmakta ve havza içerisinde Kizilyaka köyünün dogu ve batisinda genis bir sahada yayilis göstermektedir. Dagin havza sinirlarina giren güney yamaçlari derin vadiler, sirtlar ve tepelerle yarilmistir ve dag, plato yüzeyinde hafif egimli ve engebeli düzlüklerle sona ermektedir. Hacibaba daginin yüksek kisimlarinda egimin tabakalarin 40-50° kadar güneye daldiklari yerlerde hogback'ler tesekkül etmis olup dagin zirvesi de böyle bir diklige tekabül etmektedir. Hacibaba daginin üst kisimlarinin masif yapili Kretase kalkerlerinden olusmasina bagli olarak karstik sekillerden özellikle lapyalar kolaylikla gelisme imkani bulmustur. Bu sekiller, Kizilyaka köyü civarinda genis bir yayilis göstermektedir.
HAYDAR DAGI
Haydar Dagi 2.229 m. yüksekligi ile Hadim Platosunun yüksek daglarindan birisidir.
Bozkir tarafinda bulunmaktadir. Haydar dagindan doguya dogru gidildikçe Dolhanlar köyünün üstünde Demirli Dagi, 2.125 m. Dedemli'nin güneyinde Kazikli Da gi 2172 m. yükseklikle yer almaktadirlar. Batiya dogru gidildigi zaman Kara dagina ulasilir Karadag, 2.505 m ile havzanin en yüksek dagliklarindan birisini olusturur. Boz daglardan baslayarak Haydar dagina kadar uzanan bu daglik sahada, litolojik formasyonlarin çesitli, karisik ve adeta birbiri içine girmis olmasi, Hadim Naplari ile ilgili olmalidir. Nitekim Hadim ve Taskent'in güney, kuzey ve batisindaki yüksek kesimin Hadim Naplan'mn etkisiyle bu günkü morfolojik görünümünü kazanmistir. . Bu daglik saha Devonien yasli kelkerler ile Permo-Karbonifer yasli sistli ve greli kalker ve marnli sistler ile Mesozoik yasli kaiker, sist ve radyoloritii kalkerlerden olusmaktadir. Haydar daginin batisinda neojen yasli kumtasi, marn ve killi kalkerlerin bulunmasi bu daglik kesiminin Paleozoikten Miosene kadar bir seri eski ve yeniformasyonlardan olustugunun göstergesidir. Bunun nedeni, formasyonlarin birbiri üzerine atilmasi, sürüklenmesi ve devrilmesi sonucunda yasli ve genç formasyonlarin karisik bir siralanma göstermesidir.
KARA DAG
Hadim bölgesindeki yüksek daglardan biridir. 2.531 metre yükseklige sahiptir. Sülek Yaylasinda Geyik Dagi ile Haydar Dagi arasinda yer alir. Güneyinde Egri Göl bulunur. Egri göl yazlari panayirlarin kurulup,güreslerin yapildigi sosyal etkinlik alanidir. Kara Dagin batisinda Gül Dagi (2525 m.) ve Mercek Alani yer alirken Çamli Tepe (2350), Göl Beleni (2300 m.) daglari bölgenin diger yüksek daglaridir. Bu bölge ayrica sayisiz magaralari ile ünlüdür.
KARAKUS DAGLARI
Hadim Platosunun dogu sinirini teskil eder. Kuzeybati-Güneydogu dogrultusunda uzanan sönük sekilli yükseltilerin en belirgini Karakus Daglari'dir. Bu dagin en yük sek yerine Oyuk Tepesi denir. Bu tepenin yüksekligi 2100 metredir. Batida bulunan tepe ye de Kartal Tepesi denir. Dagin batisi engebelidir. Daga dogu tarafindan çikmak daha kolaydir. Karakus Dagi üzerinde Korualan kasabasinin Oyuk Yaylasi bulunur. Suyu oldukça boldur. Otu az olan dagda geven bitkisi çok yetisir. Dagin bati eteklerinden çikan sular Degirmen Deresini meydene getirir. Daginin kuzey yönünde yer alan yüksek tepeye "Koyun Esmesi Tepesi" adi verilir.Bu tepenin kuzey bölümünde Buzyer yaylasi uzanir. Karakus Daginin, dogu eteklerinde "Ballica" yer alirki sulak alanlari ile kiymetli bir arazidir. mevkii bulunmaktadir.
Karakus Daginin güneyinde Gevne yaylasina dogru Sinap Tepesi yükselir. Oyuk Tepesinden daha yüksek olan Sinap Tepesi 2108 metredir. Sinap Tepesinin Güney yüzü Ermenek Göksuyu'nun kolu olan Gevne (Beyreli) deresine bakar. Sinap Tepesi ile Kara kus Daginin batisinda Gevne yaylasi olan Koca Alan düzlügü bulunur
IZIL DAG
Hadim Bölgesinde Yukari Göksu ile Ermenek Çayi Havzasi arasindaki sahanin önemli daglari arasinda Kizil dag ile, Oyuklu dag, Mahrem dagi ve Boz daglar sayilabilir. kuzeybati-güneydogu yönündeki uzamslariyla bu daglar birbirinin devami niteligindedir.
Kizil dag en yüksek yerinde 2244 m yükseltiye ulasmakta olup Yaglica tepede 2228 m yükseltiyle batiya dogru devam etmektedir. Kizil dag, Jura-Kretase yasli kalkerler ile Kretaseye atfedilen ofiolitler ve Mesozoik yasli sist radyolarit ve kalkerlerden olusmaktadir, dagin güney kesimi kuzeybati-güneydogu yönlü faylarla parçalanmistir. Kizil dag ayni zamanda Mut depresyonunun en batisinda kalan yüksekliyi olusturarak dogu eteklerinden geçmekte olan bu faylarla Mut depresyonunun bati ve güney sinirinin sekillenmesinde önemli bir rol oynamistir.
Kizil dagi batiya dogru takip eden Oyuklu dag, Kocapinar tepede en yüksek noktasina ulasmaktadir (2213 m). Mahrem dagi ise 2195 m'lik yükseltisi ile bu yüksek silsileyi batiya dogru devam ettirmektedir. Bu daglarin her ikisi de stratigrafik yönden birbirlerinin devami niteliginde olup ayni formasyonlardan olusmaktadir
YILDIZ DAGI
Alacabel ile Kizil inis beli arasinda uzanan yüksek daga Yildiz Dagi denir. En yüksek noktasi Ipek tepesidir. 2618 m.dir. Ipek tepesinin dogu tarafinda yer alan büyükçe bir çukur yaz kis her mevsim kar ile doludur. Yildiz Dagi, çok kayakli ve engebelidir. Dagin tepesinde "Insu" isimli bir magara yer alir. Magaranin içi su ile dolu olup dagin zirvesindeki tek su kaynagi bu magaradir. Dagin etek kisimlari, ladin, ardiç ve katran ormanlari ile kapli iken yüksek kisimlari çiplak ve kayaliktir. K ayalar arasinda bol miktarda ot çiçek ve geven yetisir. Yildiz Dagi bu özelliginden dolayi yaylacilari ve Yörükleri kendine çeker. Sülek Yörükleri ile Manavgat'in Çimili Bölgesi sakinleri, Yildiz dagina çikarak aricilik yaparlar..
Sülek Yörüklerinden dolayi Yildiz Daginin kismindan Bozkir'in Karacahisar Köyü üstündeki Kuzukulagi Dagina kadar uzanan yüksek yaylaya Sülek Yaylasi adi verilmistir
Agah BÜYÜKAYDIN, Dünkü Hadim , Ankara, 2002 s.12 ( Bu eser Yayımlanmamış el ile çoğaltılarak dağıtımı yapılmıştır.
Bilal ERDEK, Bütün Yönleriyle Korualan ( Gezlevi) Konya,1998.s, 90.
Bu bölüme kendinizle ya da firmanızla ilgili vermek istediğiniz bilgileri girin. Unutmayın sayfanızda devamlı yeni bilgiler vermelisiniz ki ziyaretçileriniz her geldiklerinde yeni birşeyler bulabilsin, sitenizin ziyaretçi sayısı artsın. Yazılarınızı kolay okunması için elinizden geldiğince kısa tutun.
|
|