ahmetnarin86.sitemynet.com
Anasayfam Tum dillerde SENI SEVIYORUM BU LİNKE TIKLAYIN... Yuzunuzu Guldurecek 100 Oneri Birikim Haberler HayatIn GerÇekleri İMAM HATİB ÖZEL Biraz Tebessüm iBret IŞIklarI Dostluk Resimli şiirler veya Şiirli Resimler Resimlerim Gullermiz SolmasIn Pusula Şiir HayatIn Gul Bahcesidir Tavsiye Linkler DUYGUsal Fenerbahce Mat-@-Matik

Şiir HayatIn Gul Bahcesidir


Derin olur derlerdi denizi erişilmez dibi var
Uzun her tarafa sonunda sonsuzluk var
Yıllarda olsa aylarda olsa asla varamassın
Gülü sevmek için önce dikeninden tatmalısın
Uzun yıllar geçti ardından şimdi farkettim
Aslında dibi olmayan deniz hasreti isteyip kavuşamamak
Yani her yönüyle ulaşılmas olan tek gerçek
Dağları dolduran tek hece asıl ulaşılmas olan
Islak kayaları çöle çevirenzindanda gül bitiren
Ne mi o zaman söylüyorum AŞK tır asıl solmayan ve erişilmez zannedilen

anlatam_yorum.jpg

about_us_1_.gif

YABAN GÜLÜM

Çok istedim yaban gülüm
Hayatta bir dost bulmayı
Ama insan bir dikendir batar kalbine dediler
Güvenmek istedim
Acılara esir ettiler
Seni buldum yaban gülüm
Dağların en kuytusunda
Çiçeklerin en solmazında
Yalnızlıkların en derininde
Sen yaban gülüm yalnızlık nedir bilir misin
Yıldızların altında ağladın mı geceler boyunca
Aydınlıklar içinde karanlığı yaşadın mı
Yalnızlığın utandı mı senin yalnızlığını tattığı için
Haline bulutlar gözyaşlarını döktüler mi
Doğan güneş ben senin için doğmuyorum der gibi
Baktı mı nemli gözlerine
Sen yaban gülüm ölmeden ölümü tattın mı
Yapraklarını tek tek vücudundan kopardılar mı
Günlerce seni susuz bıraktılar mı çölün ortasında
Biliyor musun yaban gülüm
Yaşamak suçsa eğer
Ben cezamı sorgulanmadan idamımı isterim
Benim hayattaki tek arkadaşım
Gel sen ol dağların gülü
Seninle tekrar yaşama dönmek istiyorum
Yaşayamadığım dünyayı seninle yaşamalıyım
Haykıramadığım aşkımı seninle anlatmalıyım
Bir ömür hayatı seninle paylaşmalıyım
Ama sakın ağlama
Yenik düşme bu dünyaya
İçindeki aşk hayatta kalmana yetecektir
Susuzluğunu bir ömür boyu
Göz yaşlarımla ben gidereceğim
Güleceksin yaban gülüm hiç solmayacaksın
Çünkü her şey sevmeyi bildiği müddetçe direniyor
Sevgiyi yaşadığı müddetçe kökleri zamanı sarıyor
Bunun için buradayım yaban gülüm
Bu yüzden merhametsiz insanlardan uzak
Senin yanında ölmek istiyorum yaban gülüm
Seninle gözlerimi bu hayata kapamak istiyorum
Mezarım senin hemen başucunda olsun
Ben öşürsem yaban gülüm
Tohumlarını mezarıma dök
Dök ki yeni yaban gülleri filizlensin üzerimde
Hayatında gülmeyen bu acizane kul
Son defa gülsün
Beni ilk ve son defa sen mutlu et yaban gülüm
Toprağın altında da unutma ki ruhlar ölmez
Ve sorgu melekleri gelip
Dünyada ne yaptın derlerse
Seni göstererek
Yaban gülüme sorun diyerek ağlayacağım
Anlatırken boynunu büküp
Sakın utanma yaban gülüm
Bizi bu duruma düşürenler utansın
Onlar kahrolsun
Cehenneme gidersem
Beni unutma yaban gülüm
Mezarımda senden başka ot bitmesin
Başka kökler sarmasın günahkar bedenimi
Sadece sen ol yanımda bana dünyayı hatırlatan
Sen ol ki
Hayatı olduğu gibi kabul etmeyeyim
Görmek istediğim şekilde düşünebileyim
Ama nasıl olursan ol
Nasıl yaşarsan yaşa
Asla hiçbir zaman
Beni unutma
Olur mu yaban gülüm

gulum_1_.jpg

ÖNCESİ

Önce insan olmalı insan
Sonra ne olursa
Önce yağmur yağmalı
Sonra dağ taş ıslanmalı
Önce insan sevmeli insan
Sonra neyi severse
Önce yaşamayı öğrenmeli
Sonra yaşatmayı
Önce özgürlük demeli insan
Sonra ne derse
Önce dudakları kızarmalı
Sonra kirazlar
Önce sen anlamalısın beni
Sonra herkes
Önce sen olmalısın şiirimde
Sonra herkes

Beni Seve bilme Ihtimali
Soguk ve sehirlerarasi
Otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haslama
yeme ihtimalini sevdim.

Ilkokulun silgi kokan, tebesir lekeli yillarinda
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yasanirdi o
zaman) özlemeye basladim herkesi... Ve bu hasret öyle
uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye basladim
sonra...

Bizim Kemalettin Tugcu'larimiz vardi...
Bir de camlarin bugusuna yazi yazma imkani...

Yumurta kokan arkadaslarla paylasilan
kahverengi siralarda, solculuk oynamaya basladik...
Ben doktor
oluyordum sen hemsire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kirmizi boyalarla umut ikliminde harfler yaziliyordu,
pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir
Türkçe'yle... Agbilerimizden ögrendik, S harfinden
orak çekiç figürleri türetmeyi...

Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yagiyordu.
Ve kapali mekanlarda sevismeyi öneriyordu
haber bültenleri...
Oysa Ankara'da hiç sevismedim ben.
Disiplin kurulunda tartisilan askim olmadi benim...
(Sinifça gidilen pikniklerde kiçimiza batan platonik
dikenleri saymazsak...)
Ankara'ya usul usul kursun yagiyordu... Ve belli bir
saatten sonra sokaga çikmamayi öneriyordu haber
bültenleri... Oysa hiç kursun yaram olmadi benim...
Ve hiçbir mahkeme tutanaginda geçmedi adim...
Çatismalarin ortasinda sevimli bir çocuk yüzüydüm
sadece...


Sana siirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama
sen yoktun.. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini
seviyordum, suni teneffüs saatlerinde... Okul servisi
seni hep zamansiz, amansizca bir lojman griligine
götürüyordu... Ben, senin benimle Tunali Hilmi
Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum...

Ben senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sicagi topraga çekiyordu tenimin çatlamaya hazir
Gevrekligini... Sonra otobüs oluyordum,
kirik yarik yollarin çare bilmez sürgünü...
Ne yana baksam dag ve deniz saniyordum Mus
ovasinin yalanci maviligini... Otobüs oluyordum bir
süre... Yanimizdan geçen kara trenlerle yarisiyordum,
yanagim otobüs caminin garantisinde...
Otobüs oluyordum... Bir ülkeden bir iç ülkeye...
Çocukluguma yaklastikça büyüyordum...

Zap suyunun sesini basina koyuyordum sarkilarimin
listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobüsten...
Çarsidan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün
en kisa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu
kosuyordum... Çünkü sonunda annem oluyordum babam
kokuyordum sonunda...

Soguk ve sehirlerarasi otobüslerde vazgeçtim,
çocuk olmaktan...
Ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle birgün Van'daki bir kahvalti salonunda...
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanlarin bildigi)
bir yol üstü lokantasinda...
Ben seninle, Agri dagina mistik ve demli bir çay
kivaminda bakan Dogubeyazit'in herhangi bir toprak
daminda...
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli
cografyasinda olma ihtimalini sevdim...

Ben senin,
beni sevebilme ihtimalini sevdim !


HAYAT BANA YALAN SÖYLEDİ
Ilk kez hesaplasiyorum kendimle
Tuhaftir..
Kalemi,kagidi ve seni onca sevmeme ragmen ,
ilk kez yaziyorum..!
Simdi sen yoksun seni düsünmek var..
Cocukken de seni düsünürdüm her gece
Radyo dinler siir yazardim.
Her Carsamba pazara giderdik annemle
Babam maas aldiginda baklava yerdik.
Dondurmayi da cok severdik.
Ablam üc top yerdi ben iki top.
Yalnizca bu yüzden kavga ederdik,
oysa hayatimin vazgecilmesiydi ablam
Onunda yüzü hic gülmedi.
Hayirsizin birine kacip mahfetti hayatini.
Aklimdan hic cikmaz gittigi günkü karanliklar.
Hüznümü büyüttüm o günden beri, kendimi degil.
Gözlerimde hala bir cocuk aglar..
Düslerimi gezdirdiigm bulutlar,
bir tohumun özlemiydi cicege.
Ve hala kulaklarimda annemin sesi:
Su okulu bitirsen artik,bir ise girsen..!
(siirle karin doymadigi dogruydu)
Bak cemil okudu,mühendis oldu,en güzel kiziyla evlendi Üsküdar`in,
evinide aldi ,arabasinida;
Bense baglama calardim kendi halimce,
Sesim güzelmis,öyle derlerdi..
Nerden bilirdim hep hüzün türküleri söyleyecegimi..!


Hayat bana yine yalan söyledi
Hayat bana yine yalan söyledi
O en güzel yillarim acilara yenildi


Mektuplar yazardim almanya daki abime
Okulu bitirecegime söz verirdim..!
Mahsun düslerimin o en sürgün adasinda,
bakislari uzaklara dalip giden sarkilar ..
Ve mevsimsiz solmus bir cicek gibi,
ayaklar alinda nasil ezilirse umut..
Benimde günesimi iste öyle caldilar..
Öyle tutsak aldilar sevinclerimi.
Sensiz gecen her günü hesabima yazdilar..
Simdi öyle uzak ki, cay icip simit yedigimiz o günler..
Kardesine karne hediyesi ucurtma yaptigin günler..
öyle uzak ki..
Oysa sacaklarda titreyen bir sercenin ekmek tanesine
kanat cirpmasi..
Ve bir anne duasi kadar icten sevmistim seni..
Fener stadinda Besiktas maci..
Ve parasizligimiz devam ederken,
bütün mavilerimi sana vermistim..
Kaybetmek alnima yazilmis sanki..
Olmadi Birtanem,hayat bana yalan söyledi


Hayat bana yine yalan söyledi
Hayat bana yine yalan söyledi
O en güzel yillarim acilara yenildi

Babanin taini cikipda gittiginiz o kis,
Yine perce yaptirmistik ayakkabilarimiza
Sana söyleyemedim ama,isten ayrilmisti babam
kapanmisti calistigi lokanta..
Senet zamanlari daha bi cökerdi omuzlari
Ve aksam trenlerinin isci yorgunluguyla
daha bir uzardi raylar..
Sitemlerim bile eylenmisti hayata..
Öfkeli bir yanardag isyanlara uyanmisti..
üstelik,üstelik sende yoktun artik..
oysa yalnizca sen öpmüstün gözlerimi..
Bir yani hep eksik kalmis cocuklugumun..
Son tren de kacinca son istasyondan,
öyle kala kalirdik yorgun ve üzgün..
kendime düsmanligim bu yüzden ..
hep kendime pismanligim.
simdi herseyim yarim..
Coktan, fotorafin arkasina ne yazdigimi bile unuttum


Bir silahim olsa,bir silahim
Yoksullugu sakagindan,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizligi alninin tam ortasindan vururdum..!

Düzmece duygular harcim degildi..
uzak denizlerin firtinasiydi bu..
Karli daglarin kekligi..
Yoksuldum yoksul olmasina,
Ama onurluydum.
Simdi ne sen varsin,ne o eski sevdalar
Olsun..!
Üstüme devrilsede bu sagir karanlik
Aksam olur sairlere gün dogar..!


Bir kerecik söyle demistin,söyleyememistim hani,
Iste simdi söylüyorum:


*SENI SEVIYORUM*


Hayat bana yine yalan söyledi
Hayat bana yine yalan söyledi
O en güzel yillarim acilara yenildi


Bugün pazar...
Bugün, beni ilk defa
Güneşe çıkardılar.
Ve ben, ömrümde ilk defa
Gökyüzünün
Bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,
Kımıldamadan durdum
Sonra, saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda;
Ne düşmek dalgalara,
Bu anda;
Ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak,
Güneş ve
Ben...
Bahtiyarım...

pembe__i_ek.jpg

Dökmedim yüreğimi kimsenin gözlerine.
Öğrenirken hasretinle sevişmeyi.
Göz yaşlarım akabilir özgürce.
İçimde o kadar güzelsin ki,
onu kirletmeyeceğim kimseyle...

m0oltq13.jpg

SEN BİLMİYORDUN

Sana uzak kentlerden birinde
Zamanın bi yerinde
Seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi
Onca zamanın üstünde
Eskimeyen düşüncesin içimde
İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan
Kulağının arkasına düşüşü ve burnu
Herkesten başkaydı işte
Güldüğün zaman yukarıya bakardın
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı
Ne güzeldiler
Sen bilmiyordun ben seni seviyordum
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara vitrin camlarına kaldırımlara çağıyordu
Geri dönüyordu çoğalarak
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi
Her şeyi erteleyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk
Dönemeçler geçiyor ve köprüler göze alıyorDUK
Ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk
Ufuk çizgisi maviydi
Günbatımı hep turuncu
Ve kırmızıydı bütün karanfiller
Ben seni seviyordum sen bilmiyordun
Sevinçlerim oluyordun ara sıra
Sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun
Bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yağmurlar yağdı serin haziran akşamları
Derken bir gün uzaktan gördüm seni
Saçların bana inat
Başın her şeye meydan okuyarak
İşte yine aynıydı
Kalbimi acıttın her zamanki gibi
Ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana biri
Kim bilir...
Yada boş ver
Bilme en iyisi

redrosebgwht_1_.gif

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın