|
BIRAK BENİ EBEDİ NADASA...
Üzerimde gürbüz çiçekler açardı
Ağaçlarımdaki meyveler salkımsalkım sallanırdı
Kuşlar kelebekler semalarımda dolanır dalgalanırdı
Beni cennetten alınmışcasına allardı pullardı.
Herşey gelir geçermiş aşikar
Benden de ne seller geçti ne yangınlar
Toprağımda ne verim kaldı ne sevdalar
Gün geçti şimdi, lakabı imeceli harman ihtiyar.
Son günlerimi geçirirken hala hatırımda maziler
Nerede kaldı orak biçenler, beni gübreleyen eller
Hepsi anı olmuş, çoluk çocuk eş dost altıma girmişler
Mahrum, mahcup, muhtacım şimdi, üzerimde eser yeller
|
|
Tam da vazgeçmişken ben kendimden
Cephemdesin kazma kürek, avuçlarında ki hediyem
Her sallayışta umut saçar ellerin, vaadettiğin üründen
Boşuna çabalarsın artık, sular çekildi benden
Git! Beni bana bırak, artık naaşım ben sana
Yalancı aşıklar gibi boş ümitle yüreğimi kırma
Git artık, uzaklaş benden, değme bu lanetli toprağa
Ardına bile bakma, kattım ben seni, sende beni kat ölüler kervanına
Azap şiddetli indi, bırak beni ebedi nadasa...
|
|
|
Her sabah güneşle birlikte umutlarım kabarır içimde
Her öğlen güneş, bulutsuz göklerde ateş yakar üzerimde
Her gün batımında boşa çıkar tüm ümitlerim
Her gece bana o günden kalan burukluk incinmişlik yüreğimde
Ne ahmağım, hala yarının hayaliyle yaşarım
Ne sevdalıyım, aşığım, gidenin ardından ağlarım
Ne hırslıyım, umutluyum, kendimden geçtiğimi bilsemde
Ne ölüyüm, ne sağım, yadigarı bir diken olan çorağım
Neden olmasın diye uğraşlarım, son çırpınışlarım
Dipten, gökten bir damla su diye haykırır yırtınırım
Bir nur, bereket üzerime düşsün diye beklerim
Beklerimde beklerim, sonra anlarım ben bitmişim
|
|