|
BALAHANA: IĞDIR YÖRESİNE AİT BU TARİHİ EVLER ŞU AN YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ DURUMDA .AZERİ TÜRKLERİNDE BU EVLER BABANIN İLK OĞLU EVLENDİĞİNDE EVİN ÜSTÜNE BİR KAT DAHA ÇIKILARAK OĞULA BABA TARAFINDAN VERİLEN EN GÜZEL HEDİYE OLARAK KABUL EDİLİR.
TAR: bir Türk Halk çalgısıdır. Ülkemizde kars ığdır ve ardahan yöresinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Azerbeycan, İran, Özbekistan ve Gürcistan'da da yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir.
Teknesi, büyükleri birbirinden farklı iki çanaktan oluşmaktadır ve genellikle dut ağacından yapılmaktadır. Göğüs kısmı üzerine manda veya sığır yüreğinin zarı gelmektedir. Sap kısmı sert ağaçtan yapılmaktadır ve üzerine misinadan perdeler bağlanmaktadır.
Tar üzerinde iki ana gurup tel bulunmaktadır. Birinci guruptaki teller melodi çalımında kullanılmaktadır ve ikişerli olmak üzere üç gurup telden oluşmaktadır. Diğer gurup teller ise Kök ve Zeng adı verilen, çalınan makama göre akort edilen ve tınının zenginleşmesini sağlayan tellerdir
Balaban,ülkemizde ığdır yöresine ait bu müzik aleti Azerbaycan geleneksel musikisinde, çok yaygın olarak kullanılmaktadır.Yaranma tarihi ise çok eskilere dayanır. "Dede Korkut" destanında da Balaban ismine rastlamak mümkündür. Etkileyici sesi sayesinde komşu halkların (Gürcistan, Dağıstan ve Ermenistan) müziðinde de geniş çapta kullanılmaya baslanmıştır. Balaban hakkında Azerbaycan'da bir çok yazarlar, araştirmacılar, besteci ve müzisyenler, makaleler yazmıştir
Aşura, ibret almak açısından tarihin dönüm noktasıdır. Aşura sadece bir olay değil aynı zamanda bir kültürdür. Yiğitlik kültürü,ığdır halkının tek yumruk olma kültürü, şehadet kültürü, direniş kültürü, velayet kültürü, fedakarlık ve isar kültürü, sabır ve tahammül kültürüdür.ve aynı zamanda bir özgürlük harekatıdır.
matem ayında bizleri yanlız bırakmayan başta Prof.Dr yaşar Nuri ÖZTÜRK,Profösör Hüseyin HATEMİ,ilimiz milletvekillerinden Prof.Dr.Dursun AKDEMİR ve tüm katılımcılara teşekkür ederiz sağolsunlar......
İmam Hüsey'nin kıyamının 1365.yılında tüm ığdır halkı aşura meydanındaydı,peki milletvekillerimiz neredeydi? IĞDIRLILAR bu sorunun cevabını bekliyor.
|
|
|
|
|
NEVRUZ
TÜRK DÜNYASININ ULUSAL ŞENLİK BAYRAMI NEVRUZ
Bilindiği gibi nevruz: Geniş bir coğrafyaya yayılan türk halkları arasında nevrız, navruz, narvuz, noruz sultan, noruz,mart dokuzu mart bozumu gibi ismlerle anılmaktadır.
Nevruz yeni yılın gelişini baharın başlangıcını ,toprağın uyanışını,simgeleyen bir doğa varoluş,diriliş bayramı olarak kutlanmaktadır ..
Yöremizde ve tüm Türk dünyasında her yıl kutlanan bu gelenek beş bin yıldan beri bilinirki nevruz güneşin balık burcundan koç burcuna girdiği gün olmakla beraber dünya türklerinin 12 hayvanlı takvimine göre yılbaşı olarak kabul edilir.
Yöremizde Nevruzla ilgili inançların temelinde toprağa olan sevgi ve tarımsal iş gücüne karşı duyulan isteğin yanısıra bolluğa ve refaha kavuşmanın sadece alın teriyle sağlanabileceyi düşüncesi vardır.nevruz aynı zamanda tüm türk dünyasında siyasette yeniden yapılanma ve diriliş anlamına gelir,
Yöremizde nevruz kutlamaları iki aşamadan meydana gelir. 1.aşama; genel çevre temizliği ve bayrama hazırlık aşaması, 2. aşama ise bayram kutlama aşamasıdır.
Yöremizde kuşaktan kuşağa aktarılan düşüncelere göre bu bayramda bütün doğa kış uykusundan uyanıp canlandıkca bütün tabiat ak giysisini çıkarıp yeşil kıyafetini giymeye başladığı gibi insanında kanı haraeketleniyor,ruh hali yükseliyor,ekmek biçmek,kurmak,yaradanına şükranda bulunma isteyi artıyor.bu güzel bahar günlerinde nevruz bayramı başlamış olur,bayram günlerinde güzel yemekler ,tatlılar pişirilir evlerden şenli sesleri yükselir..
Yöre halkı Bayramı özellikle birbirilerine yaptıkları ziyaretlerle kutlarlar. Bu ziyaretlerde birbirilerine dargın olanlar barışır, küçükler büyüklerini, sihatli olanlar, hastaları ziyaret ederler.Yoksul insanlara, yetimlere, kimsesizlere yardımlar edilir ve yakın zaman zarfında dünyadan göç eden merhumların evlerine toplu ziyaretler yapılarak yas halindeki yakınlarının tesellisine çalışılır ve acıları paylaşılarak küçültülür.
Böylece yöre halkı aralarındaki anlaşmazlıklar, sıkıntı ve acılarını eski yılda bırakıp yeni yıla temiz kalp, sağlam düşünce, güzel dilekler ve barış niyetleri ile girerler...
Nevruz Bayramı halkımıza büyük bir manevi güç olduğuda yadsınamaz bir gerçektir. Çünkü bayram arifesinde son çarşamba günü herkes kötü söz orucuna girmiştir. Bu günde kimse kötü bir söz söyleyemez, dedikodu yapamaz, evlerde,
bahçelerde, balkonlarda hep iyi şeylerden bahsedilir. Allah dergahında samimiyetle dua edilir,arzular,istekler dile getirilir.Buradaki amaç kapıdan pencereden,perde arksından kulak falına çıkan komşuların,yürek açan sözler ,hayır bereket arzusu ve allah kelamı duyması için yapılır.
Buradanda anlaşılacağı gibi yöremizde kutlanan bu güzel bayramda yanlızca insnlar kendi ailelerini değil başkalarınıda kapsıyor,önemsiyor ve onlarında huzur ve refahını arzuluyor.
Böylece nevruzun hem insani hemde çok soylu bir bayram olduğu ortaya çıkıyor.
NEVRUZUNUZ MUBAREK
IĞDIR AKUD DERNEĞİ
Kültür Araştırma Ekibi
HER AZERİ TÜRKÜNÜN YANINDA ÇALIŞTIRDIĞI EN AZ 5 İŞÇİSİ OLMALIDI.PATRON OLMAYAN AZERİ TÜRKÜ OLAMAZ..OĞUZ BEHRENGİ-TEBRİZ
şii ekseni canlanıyor...tıkla
|
|
|
|