Alabrus ile ilk bilgiler çok eskilere dayanmasına rağmen bunlar daha çok halk efsaneleri ve mitlerde göze çarpar. Kayıtlı ilk bilgiler ise ilk türk devletlerinde "akıncı" teşkilatının kurulması ile başlar. Bilindiği gibi akıncılar at üstünde doğan at üstünde büyüyen her nevi ilişkilerini at üstünde gerçekleştiren ve hatta at üstünde ölen savaşçılardı. ( 50 yıl öncesine kadar toros dağlarında at üstünde dolaşan iskeletlere rastlanmaktaydı.) akıncıların kullandığı sıradan atlar olmayıp hızlı koşabilmek ve bu hızı koruyabilmek amacıyla özel üretilirlerdi (bkz. köroğlu efsanesi) . Akıncıların savaş meydanlarında geçen ömürleri onların saçlarını uzatmalarına perma röfle ya da balyaj yaptırmalarına doğal olarak engel oluyordu. Bu yüzden akıncılar saçlarını kısa kestirmekte ama dönemin komik adamı keloğlan'a benzememek içinde bir tutam saçı ön traflarında bırakıyorlardı. Bu konuda bir akıncı türküsünü dayanak göstermek yerinde olacaktır:

Hanım heeeeey
Kestik saçları olduk sanki kel oğlan
Alem dalga geçer durur her gün ve dahi akşam
Bir çare bize olduk aleme d..şak oğlan
Hanım heeeeeey
Ey akıncı olamazsın olamazsın sen keloğlan
Ve dahi d..şak oğlan
İsterim salayım korku küffara dersen
Bırak bir perçem saç öyle git cepheye
Hanım heeeeey
burada akıncı beyinin kafiyesiz konuşması muhtemelen savaş yorgunluğundandır.
Bu arada tartışmalı olan konu düşmanların neden öndeki bir tutam saçtan korktuğudur. Bilmiyoruz adamlar kokuyormuş işte.
Akıncının kısa ama önden biraz uzun saçları at üstünde hızla koşarken havalanmakta ve uzun yıllar böyler havada kala kala daha sonra hep bu şeklide kalmaktadır. Buradan anlaşılan ve bilinmesi gereken odur ki : TÜRKÜN GERÇEK SAÇI ALABRUSTUR.
deli dumanzade kıl tevfik efendi'nin hatıratında nakledilir: türk akıncısı saldırıya geçti mi küffarı bir korku sarardı. zira herkesçe malumduki ilginç saç şekilleri (alabrus) onlara büyük bir hız kazandırırdı. küffarın uzun saçları ek ağırlık yaptığı için atların hareket kabiliyeti azalır adete hareket edemezlerdi. amma türkler saçlarını kısa kestirdikleri için elan hızlı,elan vurucu idiler. (bkz. efendi,deli,duman,zade,tevfik,kıl hatırat-ı ceng-i bi mağlub,tarraka yay. 1382 malazgirt)ayrıca bir türk gibi güçlü,bir türk gib vurucu,bir türk gibi çekinilesi,vb deyimlerin kökeni hep bu eşsiz saç modelidir. daha sonra nizamı-ı cedit'e geçilince aynı saç modelini devam ettiren birlikler hep başarılı olmasını bilmiştir.