kültablasi kardesligi I
düsünün bir kez lisede en samimi arkadasiniz kimdi? (bu soru sadece o yillarda sigara içenlere yönelmistir.)
tabii ki tuvalette beraber sigara içtiginiz hatta belki de yakalanip müdür yardimcisindan beraber azar isittiginiz arkadasiniz. peki sigara içmenin yasak oldugu bir is yerinde çalistiginizi düsünün. bu durumda en samimi arkadasiniz kim? tabii ki beraber disarida bir yerde sigara içtiginiz arkadasiniz. ya da uzun yolculuklar sirasinda otobüsten inince ilk konustugunuz kis kimdir? tabii ki sigarasini az önce yakmis olan adam. bu durumda ne yolculugun basinda gözünüze kestirdiginiz çitir ne de çok acikmis olmaniza ragmen lokanta gözünüze görünür. önce agzinizdaki pasi silmek için biraz su içer ardindan (uyku sersemligi ile çakmaginizi otobüste unuttugunuz için) en yakindaki sigara içene yönelir "bilader atesini alabilir miyim?" diye sorarsiniz.hiç tanismayanlar arasi müthis bir dostluk emsalsiz yardimlasmanin örnegidir bu. yine uzun yolculuklarda otobüs herhangi bir sebepten durdugunda herkes koltugunda uyurken sadece sigara içenler süzülür otobüsün kapisindan gecenin koynuna ve onlarin nefesi ile duman karisir havaya sadece içeride uyuyanlar ise envai çesit kokuyla sarmas dolas olmayi yegler.
evet sigara sagliga zararlidir ama bazen fedakarlik yapmak gerekmez mi? düşünün birkez herkes daha sağlıklı olmak için sağlından fedakarlık etmekten vaz geçerse? örneğin sokrates sağlılklı kalmayı tercih etseydi? yada bruno sırf sağlığına zarar gelmesin diye (ki kendisi yakılmıştır) farklı davransaydı? örnekleri çoğaltmal mümkün. ama en önemlisi yapılan temel mantık hatasının farkına varabilmek. yani öncelik sağlıklı yaşam mı yoksa sağlıksız bile olsa kendi istediğini yapmak mı?
(devam edecek)
bu arada yazının içeriğinin daha iyi anlaşılabilmesi için "fight club"'ın izlenmesi tavsiye edilir.