|
Sarıksız Hızır Paşalar
Sözde akademisyenlerin maskelerini çıkardığınızda, yüzlerindeki cilayı kazıdığınızda altından gerici zihniyet çıkacaktır. Gerici zihniyetle birlikte gaflet, dalalet ve hatta hıyanet Bir de sarıksız bir Hızır Paşa
Federal Almanyada son aylarda bir dizi gelişme oldu. Önce Protestan ve Katolik akademilerini örnek alan bir Müslüman Akademisi kuruldu, ardından da bu akademinin, Berlin Göç ve Uyum Dairesinin işbirliği ile oluşturduğu İslam Forumu Berlindeki Müslüman Akademisi,bir yandan toplumsal tartışmalar yapılacak bir forum olmayı, diğer yandan da geniş bir eğitim çalışması yapmayı amaçlıyor. Edindiğimiz bilgilere göre İslâm Forumunda Diyanet İşleri Türk İslâm Birliği (DİTİB), İslâm Federasyonu, İslâm Kültür Merkezleri Birliği, Berlin Türk Cemaati (TGB) ve Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu yer alıyor.
Müslüman Akademisinde ilginç simalar dikkati çekiyor. Akademinin kurucularından biri de Prof. Dr. Havva Engin. Havva Engin, sözkonusu Akademide Diyanet İşleri Türk İslam Birliği diyalog sorumlusu Bekir Alboğa ile birlikte çalışıyor. Havva Engin, bildiğiniz gibi son zamanlarda bütün nefreti ve kinini Alevilerin kanıyla canıyla kurup yaşattığı Alevi örgütlerine saldırmayı kendine misyon edinmiş Dr. İsmail Enginin eşi. İsmail Engin ise Alman devletinin güdümünde faaliyet gösteren Şarkiyat Enstitüsünün elemanı. Anlaşılan o ki, Havva Engin, Müslüman Akademisi ve dolayısıyla bu akademinin kurduğu İslam Forumunda Avrupada İslâm dininin siyasî ve toplumsal olarak tanınması ve Müslümanların uyumu için çaba sarf ediyor. Dr. İsmail Engin de Alevileri, İslam çatısı altına sokarak kendisine verilen görevi yerine getiriyor.
Yurt dışında Müslüman Akademisi ve İslam Forumunda kurulan ittifakın üzerinde durmak gerekiyor. Çünkü, bu ittifakın uzantısı Türkiyede yansımasını buluyor. İsmail Enginin, Fethullah Gülen cemaatinin gazetesi olarak bilinen Zaman gazetesinde Alevi entelektüeli olarak nitelendirilmesi, bu gazetenin Enginin Alevi örgütlerini yıpratma, parçalama ve bölme amacına dönük gayretlerine genişçe yer ayırması, haberleri kullanırken oldukça cömert davranması ilginç. Alevi Örgütlenmesine saldıranları İslamcılığı ile nam salmış, AKPnin destekçisi Zaman, Vakit, Aksiyon gibi gazete ve dergilerin haber yapması, dahası manşetlerine taşıması bir tesadüf müdür? Alevi Örgütlerine saldıran bu kişilerin isimlerini internette arama motorlarında tıklayın isimleri ile bu gazete ve dergilerin adları yan yana çıkacaktır. Almanya ve Türkiyedeki parçalar bir araya getirildiğinde bir bütün ortaya çıkıyor ve bu tablonun motiflerinin İslamcı fırça darbeleriyle resmedildiği fark ediliyor.
Hangi maksada matuf davrandığı bilinen güç odaklarının arkasına gizlenen Devletin Gönüllü ve Güdümlü etki ajanları şimdi Alevi örgütlenmesine saldırıyor. İsmail Engin, Almanyadan, hangi Alevi örgütlerinin Kültür Bakanlığından aldığı destekle dergi çıkardığını soruyor. Kültür Bakanlığının, bakanlığa ait kütüphanelerinde bulunması için aldığı 200-300 dergi için ödediği paralar sanki çok ciddi miktarlarmış gibi Alevi örgütlerine o kadar büyük bir kin besliyor ki, akademisyen kimliği bile Kültür Bakanlığının, çıkan yayınları satın alıp okunmak üzere kütüphanelerine koyma gibi bir görevinin olduğunu anlamaya yetmiyor. Şeriatçı yayınların yıllardır nasıl desteklendiğini sormaya cesaret edemeyen veya Avrupada kendisi ve eşinin ittifaklarının bozulmaması için bu soruyu sormaya lüzum görmeyen İsmail Engin, yavuz hırsız misali kendi kamburunu Alevi Örgütlenmesine ithama dönüştürmekten geri durmuyor.
İsmail Enginin unutmaması gereken bir gerçek var: O da Alevilerin güçlerini, çok özgün inançlarından aldığıdır. Aleviler yüzlerce yıldır eğer var ise, bu varlık, kaynağı belli ya da belirsiz çevrelerden aldığı destekler sayesinde olmamıştır. Aleviler, koşullar ne kadar olumsuz olursa olsun kendilerini koruyabilme becerisini göstermişlerdir. Bunun için Kültür Bakanlığına 200-300 dergi vermelerine gerek yoktur.
Alevi Örgütlenmesi bu günlere kolay gelmedi. Her türden gerici, şeriatçı, faşist, devlet destekli provokasyonları boşa çıkararak kendini var etti. Bu süreçte şüphesiz her türden hızır paşalar boy gösterdi. Hızır Paşalar, Alevi Örgütlenmesini, onun haklı ve meşru taleplerini, mücadelesini akamete uğratmaya çalıştı. Ama sonuç nafile Alevi Örgütlenmesi bugün geri dönülmez bir noktaya geldi ve kararlı yürüyüşünü sürdürüyor.
Alevi Örgütlenmesi bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da meşru ve demokratik mücadelesini sürdürecektir. Bunu hem dışardan yönlendirilmiş tutulmuş adamlara, hem de içeriye salınmış hızır paşalara karşı sürdürmeye kararlıdır. Kimsenin bundan şüphesi olmasın Alevi örgütlenmesi bu günlere gelirken, her türden ayak bağından demokratik ve meşru zeminde kurtulmasını bildi. Tüm kazanımlarını demokratik zeminde gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye de devam ediyor. Herkes görevini yerine getirecek Kervan yürüyecek. Kervanın yürümesini hiçbir saldırı engelleyemeyecek
Ilımlı İslam modeli bu gün AKPnin ve İslamcı basının ABD merkezli desteği ile ülkemize ve Ortadoğuya yayılmak istenmektedir. Ilımlı İslam Modelinde Alevilere-Bektaşileri biçilen rol ise, İslamın içinde erimesidir. İslamın içinde yok olmasıdır. AKP bunun için her fırsatta Alevileri camiye sokmanın fetvasını verdirmektedir. AKP bunun için Alevi kimliğini ve inancını inkar etmektedir. AKP bunun için cemevlerini inkar etmektedir.
Alevi Örgütlenmesine saldıranlar, onun haklı taleplerini görmezlikten gelerek mücadelesini akamete uğratmak isteyenler işte AKPnin bu oyununun oyuncağı olmayı kabul edip, gönüllü devlet görevliliğine, AKP gönüllülüğüne soyunanlardır.
Bunları iyi tanımamız gerekmektedir.
Bunların akademisyen kılığı ile karşımıza çıkmaları, diyanet ile ilahiyat fakülteleri ile her türden inkarcılık ilişkileriyle buluşmaları Alevilere karşı, Alevi Örgütlenmesine karşı stratejik konumlarını en can alıcı halkadan tutmak istemelerindendir. Diyanet desteği ile İlahiyat Fakülteleri aracılığı ile Alevileri, Alevilerin tarihsel duruşlarını yok etmek istemekte, dahası ılımlı islam modeli için biçilen donu Alevilere giydirmek istemektedirler.
Hatırlayalım : geçtiğimiz günlerde Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Diyanet ve AKP Hükümetinin desteği ile bir sempozyum düzenledi. Bu sempozyumda konuşmacıların bir çoğu Aleviliği ve Alevilerin ibadethaneleri olan cemevlerini inkar eden, Diyanet adlı fetva kuruluşunun temsilcileri ve akıl hocalarından seçilmişti. Hatta bu sempozyumda Şuayip Özdemir isimli akademisyen alevileri camiye sokmalıyız, alevi köylerine bilgili imamlar atamalıyız ana fikirli bir bildiri sunmuştu.
İş bu inkarcı sempozyumu organize edenlerden, sempozyuma alevi çevrelerinden yazarların çağrılmasına aracılık edenlerden en önemlisi İsmail Engindir. İsmail Engin, Diyanet desteği ile İlahiyat Fakülteleri aracılığı ile Alevileri, Alevilerin tarihsel duruşlarını yok etmek istemekte, dahası ılımlı islam modeli için biçilen donu Alevilere giydirmek istemektedir.
Bu sözde akademisyenlerin maskelerini çıkardığınızda, yüzlerindeki cilayı kazıdığınızda altından gerici zihniyet çıkacaktır. Gerici zihniyetle birlikte gaflet, dalalet ve hatta hıyanet Bir de sarıksız bir Hızır Paşa
Emek G. BARAN
KAYNAK: http://www.alevihaber.org/
|
|
Aleviyol, Salvoya Devam Ediyor Hala
Daha önce de Alevilik üzerindeki yazıları ve politikalarını eleştirmiş Aleviyol internet sitesi Aleviler hakkında olumsuzluk yaratabilecek yazılarına devam etmekte. Yeni bölünme ve gereksiz gerilimlerin yaratıcısı olma yolundaki faaliyetlerine hız kesmeden devam ettikleri görülüyor.
Sultanbeyli Cemevi sürecinde Aleviyolda 2. Gazi Olayları yaşanabilir gibi garip bazı iddiaların yeraldığı yazıların nasıl yayınlandığını, cemevi açılışı yapılınca bu yazıların nasıl silindiğini, cemevine destek vermesi gerekenlerin sırf bir mahallede cemevi açtı diye bir derneğe karşı nasıl karalama kampanyaları başlatabildiğini daha önce yazmıştık (http://www.turkulerinsesi.com/index.php/content/view/129/52/). Cevap geldi mi? Elbette ki hayır. Neyin cevabı gelecek? Bu yazıların tamamı muhatabı olan Aleviyol sitesine gönderildi. Aleviyol ne yaptı? Bir zavallı güruhu kullanarak ayak oyunları atraksiyonuna geçti
(http://www.turkulerinsesi.com/index.php/content/view/164/44/). Peki şimdi ne yapıyor Aleviyol? Aleviyol, kendisinin Aleviliğe zarar vermek için kurulmuş bir site olduğu yönündeki ciddi iddiaları doğrulayabilmek için ter döküyor adeta. Sultanbeyli Cemevi ile başlayan yalpalama ve sağa-sola suçlama yönelterek durumu kotarma anlayışı hız kesmişe benzemiyor.
Aleviyol, Aleviler için yeni fedakarlıklar yapmaktan çekinmemiş. Son harikası ise Aleviler ve PKK ilişkisini irdeleyen bir yazı:
Bir süreden beri Aleviler üzerine değişik tartışmalar yürütülüyor. Tartışmalar Aleviliğin İslam içi-İslam dışı olduğu konusunda yoğunlaşır, "devlet"le ilgili gelişmeler mercek altına alınırken, söz konusu tartışmaları açan ve yürüten çevrelerde yasa dışı terör örgütlerine yönelik büyük bir suskunluk sürüyor. Bundan da öte zaman zaman "gerilla" söylemlerine yer verildiği görülüyor. O nedenle ihmal edilen veya "görmezlikten gelinen" hususa yönelik temel belgeleri yayınlama kararı aldık. Konuyla ilgili dikkat çekmek istediğimiz şey aşağıda Edib Harabi'nin şu nefesidir:
Daha Allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layık mekân yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik
Bu nefes, Aleviliğin İslam dışı olduğunu ileri sürenlerin dillerinde pelesenk olurken, PKK'nın Alevi stratejisinde de başat rol oynamaktadır.
Daha önce de söylemiştik. Bu ağız kimin ağzına benziyor, tanıdınız mı? Bak lafa bak: söz konusu tartışmaları açan ve yürüten çevrelerde yasa dışı terör örgütlerine yönelik büyük bir suskunluk sürüyor Ne yapacak Aleviler yasadışı örgütlere karşı? Ne yapmasını istiyorsunuz? İşi gücü bırakıp Abdullah Çatlının çetelerine katılıp teröre karşı mücadele mi etmeli? Veyahut bildiri dağıtan öğrencilere veya tutuklu yakınlarına Hani Türk bayrağı deyip 1000 kişiyle saldırıya mı geçmeli? Yahut eliyle kurt işareti yapıp Ya sev, ya terk et naraları mı atmalı Aleviler? Alevileri çekmek istediğiniz yer neresi? Yanına yedeklemek istediğiniz güçler kimler?
Biz de değinelim şu PKK meselesine. Bir kere süreç olarak tam Alevi karşıtı grupların propagandasına uygun bir zamanda servis edilmiş bu provokatif yazı. Yazının içeriğini yukarıda verdik. Yazıda o dikkat çekilen büyük tehlikenin etkisini arttırmak için kullanılan resimler de kendilerine Kürdistan Alevi Federasyonu ismini veren bir grubun çıkardığı takvim, poster vs. Takvime Apo resmi falan koyuyor bu ismi geçen grup. Aleviyol ise durumdan vazife çıkarıyor tabi. Cemevlerine karşı yıllardır yürütülen kampanyanın aktörleri gibi bu Kürt milliyetçisi grubun çıkardığı takvimlere vs mal bulmuş magribi gibi atlanıyor hemen. Bir kere yazının ortaya çıkış süreci, biçimi, içeriği, ele aldığı konu vs açısından Aleviler ile PKKyı endekslemek isteyen; bu şekilde hem Alevilerde bir bölünme süreci yaratıp, hem de Alevi hareketine karşı bir baskı unsuru oluşturabilmek isteyen çevrelerin istekleri doğrultusunda şekillendiği açık. Yıllardır büyük gazetelerde görürsünüz şu manşetleri: PKK militanlarının cenazesi cemevlerinden kaldırılıyor İşte Aleviyol bu provokasyon sürecini tamamlamak istiyor. Kaç tane PKK militanının cenazesi cemevinden, kaç tanesininki camiden kaldırılıyor diye sorardık biz yıllardır bu manşetleri atanlara. Öyle gözüküyor ki bu sorunun yeni muhatabı, heyecanla sarıldığı role bakınca Aleviyol artık.
Eğer amacın PKKnın Aleviler üzerine oynadığı oyunların teşhiri olduğunu düşünseydik biz de Aleviyola destek verirdik. Ama hesap başka. Çıkar başka. Bu çıkarlar öylesine temel gündem yapılmış ki; bir avuç PKK sempatizanının çıkardığı takvimlerin, Apo resimli posterlerin reklamını yapmaktan çekinmeden güya PKKnın Aleviler üzerindeki oyunlarına karşı konuluyor.
Şunları soralım Aleviyola o zaman. O söz ettiğiniz federasyon kaç yıldır var sayın Aleviyol? Sayıları kaç? Etkileri neler? Kim ciddiye alıyor bunları? Alevilerin PKKya olan sempati potansiyeli nedir Aleviyolcular? Kaç tane Alevi PKKya olumlu bakıyor? Böylesine büyük bir tehlikeyi gündeme taşıdığınıza göre bildikleriniz, duyduklarınız olmalı.
Bu sorular ortada durmakta hala. Ama tartışmayı bu soruların içine çekip Aleviyolun bu tavrını tipik bir provokasyon olarak betimleme; süreci doğru kavrayamama, Aleviyolun hedefi konusunda doğru öngörüleri yapamama eksikliklerini de beraberinde getirir. Bir kere Aleviler ile PKK arasında bir ilişki kurma stratejisi toplumda Alevilere karşı bir anti-pati yaratmak isteyen Alevilik-dışı unsurların bir aracı olarak yıllardır kullanılmakta. Ama Alevileri biraz olsun tanıyan bir kimse, büyük çoğunluğu Türk etnik kökeninden olan ayrıca son derece ilerici ve kültürlü bir toplum olan Alevilerin PKK için ne derece bir potansiyel olabileceğini, ne kadar PKK ile ilişkisi olabileceğini zaten bilir. Ve Aleviler arasında ne PKK eksenli Kürtçü ne de anti-PKK eksenli faşist politikanın bir etki yaratabileceği ihtimalini de ciddiye almaz. Yazının içeriğine bakınca zaten Aleviyolun PKK'nın Alevi stratejisi- başlıklı yazının sonuna neden -1 koyduğunu ve buradan ne gibi çıkar hesapları yapmaya çalıştığını kestirebilir.
Evet. Aleviyolun yeni oyunu (artık başka isim ben bulamadım, siz bulun) yazının sonundan anlaşılmakta: Bu nefes, Aleviliğin İslam dışı olduğunu ileri sürenlerin dillerinde pelesenk olurken, PKK'nın Alevi stratejisinde de başat rol oynamaktadır. Ne gevelemeye çalıştığını zaten belirtiyor Aleviyolcular. Aleviler arasında yeni bir kamplaşma faaliyetinin, yeni bir düşmanlık dalgasının önümüzdeki günlerde piyasaya sürülmesi işten bile değil artık. Bakalım Aleviyolun Alevi stratejisinin 1. perdesinde kimler PKKlı ilan edilecek, kimlere ne tür saldırılar düzenlenecek? Yazıya malzemelik yapan resimlerin tamamının, kendilerine Kürdistan Alevi Federasyonu diyen bir grubun ürünü olmasına rağmen; yazının içeriğinden hedefin aslında pek de onlar olmadığı gözüküyor. Korkarım ki Aleviyolun yarın PKKlı demeye cüret edeceği kişiler ve kurumlar AABF, ABF, PSAKD başta olmak üzere birçok Alevi kurumudur. Hatta ve hatta Aleviyolun ben kendisi ve Cem Vakfı dışında kalan bütün Alevileri PKKlı ilan etme atraksiyonuna kadar gidebileceğini düşünüyorum. Peki ne kazanacak Aleviyol? Söyleyeyim. Hiçbir şey. Hepimiz biliyoruz ki; Alevilerin Trabzonda TAYADlılar için bayrak yaktılar dedikodusuyla saldırganlaşan güruhla aralarında önemli farklar bulunmakta. Aleviyolun farkı yok gibi gözüküyor uzun zamandır ama Alevilerin farkı olduğunu büyük ihtimalle kendileri de bilmektedir. Aleviyol her zamanki gibi bu ayak oyununu da kendi küçük hesapları için yapıyor muhtemelen. Bu kadar ciddiyetsizleşmesinin, bu kadar uçmasının (neymiş, PKKlılar ile Alevilik İslam dışı diyenler aynı nefesi kullanmışlar) sebebinin de son günlerde (özellikle Sultanbeyli) iyice teşhir olmaları ve iyice ciddiye alınma oranlarının düşmesi olduğunu düşünüyorum. Fakat Aleviyolun Aleviler üzerindeki yeni stratejisinden kazançlı çıkanlar da olacaktır muhtemelen. Aleviler arasında önemli bir temsil gücü bulunan kurumların PKK gibi bir örgütün taraftarı olmakla suçlanmalarının ve bunun kendisine Alevi diyen bir grubun propagandasıyla yapılmasının Alevi karşıtı güç odaklarının ellerini güçlendireceğine de hiç şüphe yok.
Sonuç olarak tekrar Aleviyola iyi niyetli bir şekilde kendini toparlama çağrısı yapıyor ve içine girdikleri bu oyunun hem PKKnın Alevi stratejisini güçlendirecek, hem de anti-PKK propogandası üzerinden yaşayarak Alevilere olan düşmanlığı tescilli olan faşistlerin ekmeğine yağa sürecek bir oyun olduğunu söylüyorum. Artık Aleviyol, ya Alevi toplumundan özür dilemeli, kendisine çeki düzen vermelidir; ya da Alevi toplumuna karşı girdiği bu ciddiyetsiz çıkar savaşları yüzünden dışlanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Alevilik, Aleviyolun küçük çıkar hesapları uğruna iğdiş edebileceği; PKK ile ilişkilendirecek kadar küçük düşürebileceği bir olgu değildir. Aleviyolun girdiği bu kafaları bulandırma ve bulanıklıktan kar elde etme oyunu kendisine bir yarar sağlamayacağı gibi, Aleviliğe de zarar verecek bir oyundur. Ve Aleviyolun çıkarlarının böyle bir bedeli olamaz.
Türkülerin Sesi internet sitesi adına Ceyhun
NOT: Bu yazı, Türkülerin Sesi internet sitesinin 9 Mayıs 2006 tarihli yazısıdır. Alevi Web Platformu internet siteleri olan Aleviweb, Türkülerin Sesi, Alevi Ansiklopedisi, Alevi Siteleri Birliği veya Alevi Web Platformu'na bağlı diğer internet yayınlarında yayınlanabilir.
|
|
Aleviyol sitesinden Yeni Ataklar..
Aleviyol sitesinin son dönemde yaptığı bir kaç atak gözlerden kaçmıyor.
Özellikle Sultanbeyli Cemevi Temel Atma Töreni ve Şenliğinden hemen önce Murat Kantekin denilen şahsın yazısının yayınlanması bu site ile ilgili henüz bir karara varamamış bir çok insanda net bir intiba bıraktı: "Bu sitenin Alevilikle hiç bir ilgisi olamaz, Aleviliğe ve alevi hareketine hiç bir katkısı olamaz. Tam tersine Aleviliğe ve Alevi hareketine en büyük zararı bu site vermektedir."
Evet bu site şu an izlediği politika ile Alevi hareketine ve aleviliğe karşı oluşturulmuş bir manipulasyon merkezi görünümündedir. Çarpıtmak,karalamak, kafaları bulandırmak, Alevi kurumlarına saldırmak sitenin asıl misyonu gibi gözükmektedir. Özellikle bu site ekibi tarafından hazırlanan ve halen yayında olan diğer sitelerde - ki bu sitelerin ismini verip reklamlarını yapmayacağım- aynı doğrultuda aynı yola hizmet etmektedirler. Bu siteleri azcık takip eden bunu rahatlıkla görebilir.
Murat Kantekin'in yazısından sonra kendilerine karşı gelişen tepkiyi biraz olsun hafifletmek, bakın biz her sese ve her düşünceye yer veriyoruz gibisinden bir mesaj vermek için Başta Türkülerin sesindeki başyazı olmak üzere bir kaç yazıyı yayınladılar. Özellikle Erdal Yıldırım'ın "Sivil itaatsiz Pirsultanlar ve İtaatkarlar" yazısı bu anlamda önemlidir. ( Her ne kadar bu yazıyı azda olsa manipüle etselerde) Ardından Gazi Eke'nin "ALEVİ FELSEFESİ VE MATERYALİZM" adlı yazısını siteye koydular. Ki Gazi Eke'nin düşünceleri bu siteye taban taban zıttır. Burada amaç bakın biz demokrasiye ve çoksesliliğe inanıyoruz mesajları vermek asıl yüzlerini saklamaktı.
Ben ve Alevi sitelerini, kuruluşlarını az çok takip edenler farkındadırki bu site, düşen izlenme oranlarını yükseltmek, kendilerine karşı gelişen tepkiyi biraz olsun hafifletmek için bir takiyye yoluna girmiştir. Ama bizler gün gibi ortada olan gerçeği görüyor, farklı platformlardada bu siteyi ve ekibini tanıtıyor ve anlatıyoruz.
Sitenin son takiyyesi ise "Alevi Sitelerini Taniyalim" başlıklı yazı.Ne diyorlar bakın;
"Alevi Sitelerini Taniyalim ve ziyaret ederek birlik ve beraberliğimizi her alanda sağlayalım. Birbirimizin farklılıklarını zenginlik olarak alalım ve ortak paydamızda buluşalım."
Yani birlik beraberlikten bahsedenlere bakın. Nasıl zekice bir ayak oyunu, nasıl bir kurnazlık. Tebrik etmek lazım.
Siz değilmisiniz Alevi kurumlarına karşı sistemli bir karalama kampanyası yürüten, siz değilmisiniz Turgut Öker'e ve Alevi hareketinin önderlerine olmadık hakaretler eden. Çamur at izi kalsın mantığıyla iftira dolu yazılar kaleme alan.
Bakın bu siteye karşı tepki çığ gibi büyümektedir. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı'nın resmi web siteleri, Aleviyol denen bu siteyi LİNKLER bölümünden çıkarmıştır.Ne zaman biliyormusunuz: Murat Kantekin denilen muhteremin Aleviyoldaki yazısından sonra.
Evet artık kendilerine Alevi Camiası içinde yer kalmamıştır. Tekrar ciddiye alınmak istiyorlarsa Onlara nacizane tavsiyem; gerçekten ve samimi olarak tüm Alevi örgütlenmesinin sesi olmalarıdır. Yani ister PSAKD,HBVAKV, ABF, AABF,HAK-DER,KARACAAHMET DERNEĞİ,CEM VAKFI... hangisi olursa olsun, bütün Alevi örgülerine eşit mesafede olmalı ve hepsine eşit oranda yer vermelidir. O zaman ciddiye alınırlar ve daha geniş bir kitleye seslenebilirler. Aleviler içinde birliğe hizmet etmek istiyorlarsa bu yol doğru yoldur.
Şunu yadsımıyorum.Aleviyol internet gazeteciliği anlamında önemlidir. Alevilerin internette temsilinde önemli bir yere sahiptir. Ama artık Alevilerin hem kişisel hemde kurumsal anlamda internet siteleri hızla çoğalmaktadır. Yani Aleviyol çoğalan bu siteler içinde eski tekelini kaybetmiştir. Aleviyoldaki Haberlerin okunma oranlarına girin bir bakın ne demek istediğimi anlarsınız. Atık Aleviler için Aleviler ile ilgili günlük gelişmeleri takip edebilecekleri başka kanallar vardır. Hem yazılı hemde görsel. O yüzden bu site yaşamak istiyorsa, Alevi hareketine hizmet etmek istiyorsa yayın politikalarını tekrar gözden geçirmelidir diyorum.
|
|
|
Bu site Aleviyol adlı sitenin gerçek yüzünü Alevi kamuoyuna anlatmak amacıyla hazırlanmıştır.Eğer sizinde Aleviyol ile ilgili söylemek istedikleriniz varsa bize mesaj yazın. Görüş,öneri,isteklerinizi bize iletebilirsiniz. Ayrıca konu ile ilgili makale ve yazılarınızıda bekliyoruz.
Bu Meydan Boş Değildir..
Sanal alemde alevilik adına yazan,çizen,tartışan binlerce kişi ve site var. Bunlar içerisinde bir tanesi var ki ismi dışında hiçbirşeyinin alevilikle uzaktan yakından alakası yok.Hiç bir Alevi örgütlenmesi (Dernek,Vakıf,Federasyon vb.) içerisinde yer almadan, Alevilik YOL'una hizmet etmeden dışarıdan gazel okuyan bu üç beş kendini bilmeze bizler kısaca MASABAŞI ALEVİYOL'CULARI diyoruz. Masabaşında Alevilere, Alevi inancına ve Alevi örgütlenmesine saldıran bu devşirmeler her fırsatta Alevi örgütlenmesine saldırmaya,kinlerini kusmaya devam ediyorlar. Avrupa'da sokağa bile çıkmaya yüzleri kalmayan bu sanal düşkünler, gerçek örgütlenmelere masabaşından saldırmaya devam ediyorlar.
İşte bizler bu durum karşısında bu meydanın boş olmadığını, sanal alemin gücünden yaralanarak masabaşında atıp tutan bu üç-beş kendini bilmeze gereken cevabı vermeyi kendimize bir görev bildik.
Biz Kimiz?
Biz alevi hareketi içerisindeki gelişmeleri yakından takip eden, Aleviliğin ve alevilerin asimile edilme çabalarından rahatsız olan kişileriz. Elimizde hangi imkanlar var dedik.Değerlendirdik, tartıştık.Bu sahte aleviyolculara nasıl cevap verebiliriz diye düşündük.Sonuçta bu döneklere yine onların silahı ile yani sanal alemin gücü ile karşılık vermeyi uygun gördük.
Neden Aleviyol?
Çünkü Aleviyol denenlerin gittiği yol, "düşkünlerin yolu" olmuştu.Bu güzel ismi kirleten, Alevi ismi arkasında her türlü çirkefliğe başvuran "aleviyol" kavramının içini boşaltan ve yerine sünni bir yol gösteren bu düşkünlere bırakamazdık bu güzel ismi.. O yüzden ismimimiz Aleviyol. Gerçek Aleviyolu.
Artık sanal alemde (Arama motorlarında) Aleviyol yazıp bir araştırma yapanlar karşılarında bizide görecekler. Bu sanal kahramanların gerçek yüzünü Alevi kamuoyuna daha yakından tanıtıp, yarattıkları sanal tahtlarını yıkacağız.
Şimdilik 4-5 site ile bu işe giriştik. Yakında bu sayı artacak. Bir alan adı ve web alanı satın almadık.Şimdilik gerek duymadık. Eğer bu sahte aleviyolcular kendine bir çeki düzen vermez, YOL'a hizmet etmeye başlamalarsa sanal alemdeki reflekslerimiz artacaktır.
Bize dostlarımız dediler ki; "reklamın iyisi kötüsü olmaz.Siz bu yaptığızla bu düşkünlerin ekmeğine yağ sürüyorsunuz, zaten onları pek ciddiye alan kalmadı." dostlarımız bir nebze haklı idiler.Ancak öyle bir noktaya geldik ki artık bu yol düşkünlerine karşı sessiz kalmak imkansız olmuştu. Gerekçelerimizi ileride ayrıntılarıyla anlatacağız.
Son olarak;
Faaliyetimizin Türkiye ve Avrupa'da kurulu hiç bir dernek,vakıf, federasyon, kanfederasyon, kurum ve kişi ile hiç bir bağlantısı yoktur.Onlar zaten yeri geldiğinde bu sahte Aleviyolcularun ağzının payını veriyorlar. Bizler bu faaliyeti gönüllülük esası ve kişisel bir duruş olarak devam ettireceğiz.
ASİMİLASYON CEPHESİNE KARŞI KİŞİSEL BİR DURUŞ...
"GERÇEK ALEVİYOL"
Turan ESER: İSMAİL ENGİN, RUHBAN SINIFI VE ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNE DÜŞMANLIK
18 Ekim 2005
Aleviyol Sitesi İsmail Engin ile tarafsızlığını bir kenar bırakarak, tartışma, arşiv ve bellek olma iddasını kaybetmiştir.
Tek yanlı yaklaşımlarla dayatmacı tutumlarınız Alevilerin son dönemde daha çok ihtiyaç duyduğu birliği olumsuz etkilemeye devam ediyor. Aleviyol Site yöneticisi olarak bu niyetle bir çaba sarfetmeniz ancak AKP hükümetinin ve Alevileri yok sayan zihniyetin ekmeğine bal sürmeye devam edecektir.
ALEVİYOL SİTESİNE SON YAZI
Değerli İsmail Engin Bey
Eskiler; 'Üslubu beyan, aynıyla insandır' derdi. Üslûp fikir beyan etmek, kendini ifade etmek demektir. İletişim (yazılı-sözel) esnasında kullanılan kavram ve sözcükler, karşıya verilen mesajın kendisi ile birlikte, bu mesajı gönderenin, niyetinide açığa vurur. Önemli olan iletişimde kullanılan Üslûp ve mesajın arkasında gizlenmiş duyguları birlikte dinlemek ve okumak gerekir.
İnanın sizi, sizden, insan dilini altında gizlidir sözünü benimseyerek tanıdım. Size yazdıklarınızı, üçüncü bir göz kullanarak okumanızı öneririm. Üslubunuzun arkasındaki niyeti birlikte okursak, belki bazı şeyler daha da netleşecek. Ya da gizli olanı daha cesaretle, açıkça da ifade edebilirseniz buna gerek te kalmayacak.
Asırladır Anadoluda araplaştırma ya da şiileştirme girisimlerinden Aleviler çok çekti. Şahsınız bu durumu dert etmekten uzak durduğu gibi, birde düşünsel düzeyde şiileştirme yi destekleyen tezlerinizi savunmaktasınız. Bu görüşünüze katılmamakla birlikte, buna saygı duyarım. Fakat bu görüşleri birde dayatma çabaları ve davranışı içerisinde olmanıza da anlam vermek zor. Bu tartışmalardaki Üslûp çok önemlidir.
Üslûp aynı zamanda mesajlarda gizlenmiş, kişiliğin, kültürel ve düşünsel dünyanın dışa vurmasına olanak sunduğu için, arşımızdakini niyetinin üzüm mü yemek, yoksa bağcı dövmek olduğunu göstermektedir. Uslûp algılayışlarımızın ve yorumlayışlarımızın söze, kelimelere yansımasıdır. Her şey BUYRUK tur, bunun dışındaki tuka kakadır yaklaşımıda, savunulanın ve savunanın özünü üslûba yansıtır.
Herkesin doğrusu, kendisine..
Herkesin doğrusu, kendisinedir, diyerek, hoşgörü içerisinde de tartışmak ve diyalog kurmak mümkündür. Önemli olan, ben her şeyi, herkesten daha iyi bilirim kompleksinden kurtulup, karşılıklı olarak birbirimizin doğrularından öğrenebilme isteği ve özverisine sahip olmaktır. Kimi kendi doğrusu ile, ateşi cehenneme taşır, kimi ise kutsar. Kimi cennet ve cehennemi inanla, inanmayanların karşılacağı güzellik ya da felaket olarak gösterir, kimi de cennetinde, cehenneminde yaşadığımız dünyada ve gündelik hayatımızın bir parçası olduğunu savunabilir. Sonuçta herkesin doğrusu kendisinedir. Bunlar kişinin kendi savunduğu düşünce, fikir ve yaşam felsefesi ile ilişkilidir. Hangisini savunma ya da tercih etme hakkı kişisel bir haktır. Toplumsal olanada ikameci yaklaşılmaz. Her türden indergemeci yaklaşımlar, Alevilerin toplumsal sorunlarına ve kimliklerine yönelik
problemli yaklaşımlardır.
Siz dahil hiç kimse başka bir insanı Üslûb-i âdî tarzla düşüncesi tartaklama ve küstahça bulma hakkına sahip değildir. Bu sitede bunu yapan bazı kişilerle birlikte, sizde benzer tarzda davrandınız.
Sayın Engin
Sizden farklı düşünenlere tahammül etmeden, onların da doğrularının olabileceğini yok sayarak, peşin hükümle ve önyargılarla tartışıyorsunuz. Sizden farklı durana gizli damganızı üslûbunuzun unsuru haline getiriyorsunuz. Durum böyle olunca, ben yazarım, üslûbumu istediğim gibi kullanırım hakkı üzerinde yürüyorsunuz. Unutmayın Aleviyol sitesi ve grubu katılımcıları arasında kimsenin böyle ayrıcalıklı bir hakkı olmamalıdır.
İnsanın bazen kendini mizana çekmesi kadar güzel bir şey yoktur. Hepimiz dönem dönem bunu yapabiliriz. Bunu da herkesle paylaşabiliriz. Bu birlikte yürümek için de çok önemlidir. Fakat siz bunun yerine, Berlin duvarı örmeyi tercih ediyoruz.
Alevi örgütlerinde ortaya çıkan ve sıkıntılara sebep olan en önemli hususlardan biri, kullanılan üslup ve eleştirilerdeki ölçüsüzlüktür. Bilindiği üzere 'üslup' insanın kendini ifade tarzıdır. Diyaloğun ham maddesi insan ve düşüncedir. Doğaldır ki farklı olacaktır. 20 Milyon Alevi toplumundan, tek tip, tekçi, çoğulculuğu rededen ve emre itaat kulluk ilişkisi içinde bir toplum ve düşünce yaratamazsınız. Bu nedenle sizden farklı olanı ve farklı düşüneni düşman gibi lansa eden üslubunuzla muhabbet eylemeniz gerekir.
Buyruku değil, insan merkezi koyan Alevi öğretisi, insanın kamil niteliklerle donatılmasına katkı sunar. Dil ve üslup nasıl kullanılırsa, etkisi ve alacağı tepkide ona göre şekillenir. Dil ve uslüp hem karşınızdaki insanın fikir ve gönül kapısını açma yeteneğine sahip olduğu gibi, onu bir daha açmamak üzere kilitleme gücüne de sahiptir. Yani önemli olan dilin nasıl kullanıldığıdır. Dil ve üslup, gönül ve akıl kapısını hem açar, hemde kapatır. Bizim sözümüz ve dilimiz sevgi sözü ve sevgi dili olmalıdır. Fikirde hak arayıcı olmalıdır. Dil ve üslup bencillikten ve kıskançlıktan kurtulmalıdır. Dil ve üslup dışlayan, ırkçı ve kafatasçı olmamalıdır. Birleştirici ve dost olmalıdır. Dil ve üslubunuz sol ve sosyal demokrat siyasetten, demokrasi mücadelesinden nefret etmemelidir. Dil kürtlerden, türklerden, lazlardan, çerkezlerden, almanlardan, ya da fransızlardan
bahsedince, 72 millet aynı gözle bakmayı ihlal etmemelidir. Farklılıkları tartışmaya evet, ama bütünü yoksayan cımbızcı ve art niyete hizmet tartışmalara bu toplumun zamanı yok.
Aleviyol Sitesi İsmail Engin ile tarafsızlığını bir kenar bırakarak, tartışma, arşiv ve bellek olma iddasını kaybetmiştir. Aleviyol sitesi bir boşluğu dolduran işleve sahipken,bunu Aleviyol-grup üyelerinin varlığına borçludur. Önce bu tesbitin kabul edilmesi gerekir.
Aleviyol sitesi ve grubu salt bir inanç/din alanında tartışmıyor. Aleviyol sayfasını izleyenler ve burada yayınlanan görüşlerin daha geniş bir tartışma alanını kapsadığını görebilir. Aleviyol sitesi farklı fikirlerin kendini özgürce ifade ettiği bir site olmaktan çıkmış ve site yöneticisi olarak sizin, Grup üyelerini bir kalıba sokmaya çalıştığı tekçi örgütlenme aracına dönüşmüştür.
Aleviyol-Grup üyelerinin mail ortamındaki tartışmaları ve fikir alış-verişlerde tarafınızdan kullanılan üslubunuz, aramızda olması gereken sevgiye, dayanışmaya ve birliğe katkı sağlayacak niyet ve özenin gösterilmesinden uzaklaşmıştır. Tek yanlı yaklaşımlarla dayatmacı tutumlarınız Alevilerin son dönemde daha çok ihtiyaç duyduğu birliği olumsuz etkilemeye devam ediyor. Aleviyol Site yöneticisi olarak bu niyetle bir çaba sarfetmeniz ancak AKP hükümetinin ve Alevileri yok sayan zihniyetin ekmeğine bal sürmeye devam edecektir.
NOT
Tüm Aleviyol sitesindeki üye arkadaşlarıma bugüne kadar yürüttükleri güzel tartışmalar (kişisel olanlar hariç) için teşekkür ediyorum. Sizlerle karşılıklı olarak etkilendi, beslendik ve öğrendik. Aleviyol sitesinde, eğer yayınlanırsa bu son yazım olacak.
Bu kararım Aleviyol sitesi yöneticisi sayın İsmail Enginin Ruhban sınıfı yaratmak adına inançlı, demokrat, yola gönül vermiş onbinlerce Aleviyi hedef gösteren ve Demokratik Alevi Örgütlenmelerini kamuoyuna yanlış yansıtmaya dönük kasıtlı davranışlarını protesto etmek içindir. ALEVİYOL sitesindeki hiç bir tartışmaya katılmayacağımı bilgilerine saygıyla sunarım.
Bundan sonra tartışmalarda tarafsızlığını, alevilerin haklı taleplerini ve Alevilerin bağımsız duruşunu savunan www.alevi.com , www.alevihaber.org ve http://www.ikitemmuz.com da yazmaya devam edeceğim.
Saygılarımla
Turan Eser
WEB ADRESLERİMİZ
http://www.geocities.com/aleviyol_alevi/
http://aleviyol.tripod.com/
http://www.blogcu.com/aleviyol/
http://aleviyol.aleviyol.sitemynet.com/aleviyol/
http://www.bloglines.com/blog/aleviyol
Dönen Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan...
|
|