|
26.ARALIK.2008: Pringles kutularını darbuka yapmaya başlayınca Dedesinden gerçek bi darbuka istedik.Taa Adıyamanlardan darbuka ve minnoş bir gerçek davul geldi.Evde geziyor artık dümbe de dümbeeee diye...
22.aralık.2008: Arcoşun doğumgününü kutladık resimleri anca ekleyebildim.Artık pasta üflemeyi öğrendi kendi partisinde de üfleyebilir:)
20.aralık.2008:bayramdı seyrandı gezdik tozduk ,sonrasında arzu ve tatlış yeğenim olgunla bol vakit geçirdik.Demir evde bi abi olmasına kelimenin tam anlamıyla bayıldı. gözünü açıyo abi diyordu.olgunun peşinden ayrılmadı,tüm yaptıklarını ve söylediklerini onun küçük bi kopyası gibi taklit etti durdu:)
evdeki koltuklar,sehpalar bilumum eşya oyun aracı oldu biz de figuranlar..bu arada güya demir kuzu hastaydı ama maşallah öyle bi hoplayıp zıplıyodu ki,benim diyen hasta olduğunu zor anlar.olgun abisini gönderdik kaldık kuzuyla başbaşa.viva yeni maceralar:)
13 ARALIK 2008: Demircikle Gymboree oyun grubuna gittik gectiğimiz haftalarda. Kuzu sanki her gün oraya geliyormuş gibi rahatca içeri girdi,oyunlara katıldı,keyfi çokkkkk yerindeydi. Sanırım düzenli olarak oyun grubuna katılsa iyi olacak. Bayramda da bol bol gezdi arkadaşlarıyla oynadı,Sadberk ablasının piyanosunda bize resitaller verdi..Bayram, onunla bolca vakit gecirdiğimiz için bize ve ona çok iyi geldi...Bir dillendi bir dillendi, sürekli yeni öğrendiği kelimelere şaşırmakla meşguluz:)
Teo,Hira ve Demir...Hotwheels oyununu paylaşamazken..
2.KASIM.2008:Hakanın iş arkadaşları ile brunch yaptık bu pazar.Demir kuzu yine oyun odasından ve top havuzundan çıkmak bilmedi.Hava da bahardan kalma gibiydi,sonrasında sahilde yürüyüş yaptık,çocuk parkında oyunlar oynandı,go kart izledik.Demir şu motor sesine hasta oluyor,araba araba diye diye bizi gokarta çekiştirdi.Rallici mi olacak nedir mazallah:)
23.kasım.2008:oğluşumla brunch yaptık pazar günü. bir gün önceki fırtınaya rağmen, pazar günü muhteşem bir hava vardı. demirim oyun havuzundan çıkmak bilmedi.4 saat aralıksız oynadı(pardon aralarda gelip mama su falan dedi:))sağolsun Halime ablası onunla ilgilendi ben de arkadaşlarla brunchın keyfine vardım.kuzucuk evde de 4 saat uyudu, oynamaktan yorgunluktan mahvolmuş tabii...
çok sevdi Kasabanın oyun odasını, sık sık gideriz artık...
20 KASIM 2008: kuzuyla akşam vakit geçirmek giderek daha keyifli oluyor,oyunlar oynuyoruz beraber. çok yardımsever herşeyi koşup getirmeye bayılıyor.annesinin terliklerini giymek,cep telefonunda araba yarışı oynamak,babasının gitarını çalmak,bizden önce masaya oturmak ve özellikle salatayı kendisinin yemek istemesi,anne ve babanın parfümlerini kullanmak,bozuk para kutusunu kapıp paralarla oynamak istemek,gelene gidene kapıyı açıp kapamak tutkularından bir kaçı:)gecenlerde dizi izlerken biraz hüzünlenmiştim,babasının yanından masal ve uyuma faslını yarım bırakıp salona bana gelmiş,ağladığımı görünce yanıma geldi yanağımdan öptü anni dedi işte o an dünyalar benim oldu,oğlum üzüldüğümü anlayıp teselli etti beni daha nolsun..çocuklardaki değişimler inanılmaz,akıl almıyor..Allah hepimizinkini sağlıkla büyütmeyi nasip etsin...
4 kasım 8.evlilik yıldönümümüzdü,Demirsiz bir akşam yemeği yedik...telafi ederiz Demir kuzum üzülme sen;)
3.11.2008:Oğluş dün sirke gitti.İçerde seyirci güruhunu görünce otomatik olarak alkış yaptı önce:),şaşırdı,yerine oturdu,uslu uslu hiç kımıldamadan şovu izledi,her alkışta coşkuyla alkışladı,kaplanları görünce vauvvv diye onların dilinden konuştu,ışıklı sopasıyla tempo tuttu...benim oğlum büyümüş de gösteri bile izlermiş,pek bi mutlu oldum sayın okur:)bi de oğlumun sayesinde yıllar sonra tekrar sirke gittim ama benim izlediğim dev Medrano sirki yanında bu sadece Demirciğe göre bi sirkcik idi,gerçi Demire yetti de arttı bile o ayrı konu...bi de ekleyemediğim istiklal caddesi turunu ekledim oğluşumun..artık daha çok facebooka eklediğim için biraz savsaklar oldum galiba kuzumun sitesini(shame on me),işte böyleyken böyle,görüşmek üzere..
20.10.08: Bu hafta koşturduk durduk. Önce Demir bir iki gün ateşlendi ama hafif atlattı.Sonra cumartesi akşamı hastaneden arkadaşlarla bir çiğköfte partisi yaptık.Pazar günü birden hadi Ağvaya gidelim dedik ve gitiik.Bu sabah da Demiri aşıya götürdük. Hava haftasonu çok güseldi,Ağvanın tadını çıkardık,ama mutlaka bir cumartesinden kalmaya gitmeli, bi köşeye yazdım..Kuzum hepinizi öperr mucksss..
PS:Ha bu arada kuzu 88 cm olmuş (97 persantildeyiz basketbolcu olacak oğlum),kiloyu söylememe gerek yok heralde görünen köy kılavuz istemez:) Bir de pedagog görüşmesi yaptık, kelimeler ve motor gelişmesi harika:)maşallah oğluma...
Ağvaya giderken ben sürcem arabayı dedi:D
Atlar piyonlar yer açsın ŞAH geldi...
Karşıya geçmek için su aracını bekliyoruz...
16.10.08...valla artık Demirin sözlüğünü buraya yazmaya kalksam yer yetmeyecek..küçük bir papağan oldu kendileri, ağzımızdan çıkanı tekrar etmeye bayılıyor.
hevlü=havlu
aliyy=futbol reklamını görünce onlar gibi oley diye bağırıyo güya:)
alivv=hakan bana ismimle seslenince o da sesleniyo
maamun=maymun
mu=muz
onnu=oyun
ada=adam
dalina=mandalina(yalnız kelimelerin ya ilk ya son hecesi uçuyo nereye gidiyoR bilmiyorum:)
çiss=çiş
tata=kaka vs vs vs...
haftasonu yeşilköy sahil turumuzdan fotoğraflarımız aşağıda...ilk fotoğrafta babasını fb maçına uğurlayan oğluşumun balıkçı çizmelerine bakar mısınız,çok sevdi onları, evde giyip rap rap yürümeye bayılıyor:)
|