|
ASTRONOT GİYSİSİYLE YÜRÜMEYE BAŞLADILAR
Resmi büyütmek için tıklayın
İkram Tekmanlı/erzurum, (Dha)
İkram TEKMANLI/ERZURUM, (DHA)
ABD'li İzabella ve Richard Koscielny çiftinin, yürüme engelilerin tedavisi için astronotların giydiği kıyafetlerden esinlenerek yaptıkları 'TheraSuit' adlı özel giysi, Erzurumlu spastik engelli 18 yaşındaki Firdevs Eren ve 9 yaşındaki Büşra Çeçen'in yürümelerini sağladı. Doktorların ''Yürüyemez' dediği Eren ve Çeçen, özel giysiler sayesinde 3 ay gibi kısa bir sürede ayakta durmaya, adım atmaya başladı.
Polonya asıllı ABD'li İzabella ve Richard Koscienly çifti, spastik engelliler açısından umut olan kıyafeti yaparken astronotların yer çekimi eksikliğinin olumsuz etkilerini gidermek için giydikleri 'Penguin Suit' adlı kıyafetten esinlendi. 'TheraSuit' adı verilen özel giysi spastik çocuklar açısından ciddi fayda sağladı. 2005'te Avrupa'da 'Yılın Buluşu' ödülünü alan tedaviyi, Erzurum'da uygulayan Özel Paylaşım Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü fizyoterapist Tuncay Akpınar, Türkiye'deki 7 rehabilitasyon merkezinde çocukların bu yöntemle yürütüldüğünü söyledi. Fizyoterapist Tuncay Akpınar, şunları söyledi:
''Spastik engelli çocuklar, beyinlerindeki motor bölgeler hasarlı olduğu için fiziksel olarak hareketleri yerine getiremiyorlar. Beyinleri ile sinirleri arasında bir iletişim bozukluğu oluyor. Bu tedavide çocuğa özel bir kıyafet giydiriliyor. İple farklı açılardan demirlere asılan çocuğa bir takım hareketler yaptırılıyor. Vücuda farklı biçimlerde yerleştirilen elastik bantlar, spastik engelli çocukların kol ve bacaklarının normal bir şekilde hareket etmesini sağlıyor. Yoğun bir tedavi maratonu sonrası üç ay gibi kısa bir sürede başarı elde ediliyor. Spastik çocuk yürüyebiliyor ve kendi ihtiyaçlarını karşılar duruma geliyor. Emekli Sandığı, SSK ve Bağ- Kur'lulara ücretsiz olarak yapılan tedavi sonrası çocukların yürümesinde yüzde 94, konuşmasında ise yüzde 64 ilerleme kaydediliyor.''
18 YAŞINDA YÜRÜMEYE BAŞLADI
Yıldızkent Semti'nde oturan Ayşe- Nuri Eren çiftinin ilk çocuğu olan Firdevs Eren, doğum sırasında oksijensiz kaldığı için spastik engelli olarak dünyaya geldi. 18 yaşına kadar yürüyemeyen, tüm ihtiyaçları annesi tarafından karşılanan Firdevs Eren'e üç ay önce 'TheraSuit' adlı özel giysiyle 'uzay terapisi'ne başlandı. İlk başlarda oturduğu yerden kalkamayan Eren, üç ayın sonunda ayakta durmaya ve bir kişinin yardımıyla yürümeye başladı. Kızını tedavi ettirmek için bir tüm olanakları denediklerini ama sonuç alamadıklarını anlatan anne Ayşe Eren, ''Haftada 2 saat süreyle yapılan uzay tedavisi sonrası çok olumlu gelişmeler meydana geldi. Önceden tek başına oturmayı bile başaramayan kızım, artık ayakta duruyor, yürüyebiliyor, temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Artık diğer çocuğuma da zaman ayırabiliyorum'' dedi.
Firdevs Eren ise ''Arkadaşlarım dışarıda oynarken onları camdan seyrediyordum. Tedavim sona erdikten sonra akranlarım gibi normal bir şekilde yürüyebileceğim. Şimdiden heyecan duyuyorum'' diye konuştu.
Öte yandan Firdevs Eren gibi 'yürüyemez' denilen 9 yaşındaki Büşra Çeçen de uzay terapisinden fayda görünler arasında bulunuyor. Yenişehir Semti'nde yaşayan Bedriye- Fuat Çeçen çiftinin dördüncü çocuğu olan ilköğretim 3'ncü sınıf öğrencisi Büşra Çeçen, üç ay önce 'TheraSuit'le başladığı uzay terapisinden olumlu sonuç alarak yürümeye başladı. Yürüyemediği için okuduğu Mimar Sinan İlköğretim Okulu'na annesinin sırtında gidip- gelen Çeçen, ''Şimdiye kadar yürüyememenin üzüntüsünü yaşıyordum. Tedaviyle birlikte okula tek başıma gitmeye başladım. Yürümek, koşup oynamak çok güzel bir duygu'' dedi.
SPASTİK ÇOCUK NEDİR?
'Spastik çocuk' toplumda Serebral Palsi'li çocuk anlamında kullanılmaktadır. Serebral palsi, vücut hareketlerini ve kasların uyumlu kullanımını etkileyen bir grup bozukluğa verilen addır. Serebral palsi ilerleyici değildir. Beyin gelişimi gebeliğin erken dönemlerinden itibaren başlar ve çocukluk çağında devam eder. İlk 2- 3 yılda beyne zarar veren herhangi bir olay serebral palsiye neden olur. Bu hasar beyinden vücuda ve vücuttan beyne gelen uyarıları bozar. Serebral palsi her çocukta değişik ağırlıkta ve tiptedir.
28 Ağustos 2008 Perşembe 02:09
Camilerde bulunan halılar, pencereler ve vatandaşların kullandığı tüm alanlar itinayla temizleniyor
Ramazan ayı boyunca büyük kalabalıklara sahne olacak camilerde, daha hijyenik bir şekilde ibadet edilebilmesi için Avcılar Belediyesi temizlik ekipleri ilçenin tüm camilerinde temizlik çalışmalarını Ramazan ayına kadar yetiştirebilmek için aralıksız çalışıyor.
Bu kapsamda camilerde bulunan halılar, pencereler ve vatandaşların kullandığı tüm alanlar itinayla temizleniyor
Spastik çocuklara ameliyatla ‘kas yumuşatma’ tedavisi
Türkiye’de 60 bin spastik çocuk yaşıyor
Spastik çocuklar, kaslarındaki katılık nedeni ile yürüyemiyor veya oturamıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Çocuk Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek, ABD’de olduğu gibi ülkemizde de uygulanmaya başlanan “Selektif Dorzal Rizotomi” adı verilen cerrahi bir yöntemle, spastik çocukların sinir liflerinin uyarıldığını, anormal ileti sergileyen liflerin devre dışı bırakılması ile katılaşmış kasların yumuşatılabildiğini belirtiyor.
14.08.2008
Günümüzde spastik çocukların kaslarında oluşan katılığını çözmek amacıyla iki cerrahi teknik uygulanıyor. “Baklofen Pompası" yönteminde özel bir cihaz hastanın vücuduna yerleştiriliyor. Diğerinde ise "Selektif Dorzal Rizotomi" denilen ameliyat yöntemi kullanılıyor.
BAKLOFEN POMPASI’NIN MALİYETİ YÜKSEK
Baklofen pompası yüksek maliyetli bir tedavi yöntemi olduğu için ülkemizde sıklıkla uygulanamıyor. Bu yöntemde “baklofen” denilen ilaç hastanın beyin-omurilik sıvısına hekimlerin ayarladığı dozda ve sürekli olarak veriliyor. Yöntemin zorlayıcı yanı pompanın ilaç bittikçe yeniden doldurulması. Bu işlem 3-4 ayda bir tekrarlanmak zorunda. Bu nedenle ülkemizde spastisitenin cerrahi tedavisinde selektif dorzal rizotomi birinci derecede tercih edilmesi gereken yöntem olarak görülüyor.
SİNİR LİFLERİNİ UYARIP SORUNLU BÖLGEYİ SAPTIYORUZ
Selektif Dorzal Rizotomi yöntemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Memet Özek, şunları söyledi:
- Tedavinin temelinde hastanın omuriliğinden çıkıp bacaklara giden tüm sinirlerinin motor ve duysal bölümlerinin uyarılması esası yer alıyor
- Önce motor lifler uyarılarak saptanıyor, daha sonra duysal lif kendisini oluşturan alt lifçiklere ayrılarak stimülatör yardımı ile uyarılıyor
- Sinirleri tıpkı elektrik kablosuna benzetirsek, dışında bir plastik izolasyon, içinde bir bakır tel var. Bakır tellerin her birini tek tek belli frekanslarda uyarıyoruz
- Bir sinir lifini uyardığımızda çocuğun ayağında anormal bir kasılma, ya da ardı sıra kasılıp gevşeyememe olduğunda bunun sorunlu lif olduğunu anlıyoruz. Bunlar sağlıklı işlemeyen sinir lifleri.
- Sağlıkli işlemeyen lifleri bulup devre dışı bırakmaya çalışıyoruz
AMELİYAT DÖRT SAAT SÜRÜYOR
Tekniğin zorluğu ve ince ayrıntılı olması nedeni ile bu ameliyatı uzmanlaşmış bir ekibin uygulaması gerekiyor. Alışmış bir ekip bile hızlı bir şekilde ameliyatı yaptığında yaklaşık dört saat sürüyor. Sinir lifleri iki taraflı olarak en az üçer defa uyarılıyor. Tüm uyarılara verilen tepkilerin EMG ve video kayıtları alınıyor. Anormal sinyal ileten lifleri devre dışı bırakınca çocuk herhangi bir yere temas ettiğinde anormal kasılan sert kasları yumuşuyor.
KATILAŞAN KASLARI YUMUŞATIYORUZ
Kasları çok katı olduğu halde yürümekte zorlanan bir çocuk yaşıtları gibi hemen yürüyüp koşabiliyor mu? Bu sorunun yanıtını Prof. Dr. Memet Özek şöyle veriyor: “Böyle doğmuş bir çocukta o güne kadar kaslar hep katı kalmış. Biz hastayı bize göre normal olan bir yumuşak kıvama getiriyoruz. Ama hasta bu yumuşaklığa hiç hazır değil, onu tanımıyor. Ameliyattan sonra 1-2 aylık yeni kas kıvamına alışma dönemi var. Kesin iyi bir sonuç aldık demek için 6-9 ay beklemek lâzım. Hastanın ameliyattan sonra adalesi yumuşadığında iyiye gideceğini düşünüyoruz. Çocuğun fizyoterapi ekibi ile birlikte çalışarak bu yeni kas gevşekliğine alışması gerekli .”
AMELİYATİ İÇİN İDEALİ ÜÇ-ALTI YAŞ ARASI
Tedavi yönteminin başarısı “uygun” hasta seçilmesine bağlı. Uygun hastalara uygulandığı takdirde yöntemin başarısının yüzde 100 olduğunu ifade eden Prof. Dr. Memet Özek, “İyi hasta seçilirse yüzde 100 başarılı olunuyor. Bu yöntemin uygulandığı ideal yaş 3-6 yaş arasıdır" diye konuşuyor. Ailenin beklentisi ve tedaviye katılımı da büyük önem taşıyor. Rizotomi uygulanan hastaların büyük bir grubu iyi bir fizik tedavi çalışması ile yürüme olanağına kavuşuyor, emekleyip oturabiliyor. Hastalara ameliyattan sonra iki hafta sabah-akşam iki seans halinde fizik tedavi uygulanıyor. Ailenin bilincinin yanı sıra, çocuğun fizik tedaviye uyumu ve yürüme arzusu da başarıyı beraberinde getiriyor. Ameliyattan önce hastaların uzun süreli “fizik tedavi” görerek rehabilite edildiklerini anlatan Prof. Memet Özek, ameliyattan sonra da fizik tedavinin devam ettiğini belirtiyor.
DOKTOR AZ HASTA ÇOK
Acıbadem Hastanesi'nde bu yöntemle 140 hastayı ameliyat eden Prof. Dr. Memet Özek, çok sayıda ameliyat yapılamasının bu konuyu iyi bilen fizyoterapist sayısının az olmasına bağlıyor. Ülkemizde 60 bine yakın spastik çocuk bulunduğunu belirten Prof.Dr.Memet Özek, "2007 yılının sonuna kadar bu ameliyatı olmak için bekleyen 28 tane hasta var. Sayı az gibi geliyor ama hepsini birden yatıramıyoruz. Ameliyattan önce ve sonra uzun dönem fizik tedavi gerekiyor" şeklinde konuşuyor.
Ameliyatı yapan ekipte bulunan çocuk beyin cerrahisi, ortopedi, çocuk nörolojisi, el cerrahisi uzmanları ve fizyoterapistler uygun hastaları oluşturdukları konseyde tartışıyor. Konseyin kararıyla hastaların ameliyatına karar veriliyor. Ameliyatın başarısı için 3-6 yaşındaki çocukların tercih edilmesi gerekiyor. Bu arada hastanın zihinsel yeterliliğinin de yerinde olması büyük önem taşıyor. Aksi taktirde hastayla iletişim kurulamıyor.
REHABİLİTASYON İMKANLARI YETERSİZ
Ülkemizde spastik çocukların büyük bir bölümü yeterince rehabilite edilemiyor. Oysa bu çocukların sağlıklı olarak yaşayabilmeleri için fizik tedavinin çok iyi uygulanması gerekiyor. Ameliyattan tek başına mucize beklemek doğru değil. Bazı hasta grupları iyi bir rehabilitasyon merkezine ya hiç ulaşamıyor, ya da ulaştıktan sonra beklediği gelişmeyi bulamayarak morali bozuluyor. Bir grup hasta da canla başla çalışıp fizik tedaviye devam ediyor. Prof. Dr. Memet Özek, “İşte bu canla başla çalışan adaylar en iyi adaylar. Çünkü fizik tedaviye uyum sağlamayan, iyi çalışmayan çocuklarda ulaşılacak sonuç her zaman hevesle çalışandan daha kötü oluyor” diyor
|