aligul29.sitemynet.com

KOZMOLOJİ NELERİ SUNAR
KOZMOLOJİNİN TARİHÇESİ
KAPALI EVREN
ARZIN YEDİ KATMANI
ARZDAN YAKIN SEMAYA
AYDA OKUNAN KURAN
ŞAFAK
GECENİN VESAKI
YILDIZ YERLERİ
MİNİ KARANOKTALAR
DÖNEN KARADELİKLER
PARALEL EVRENLER
GÖKTEKİ ÇATLAK
GÜNEŞİMİZİN İKİZİ
KARADELİKLE GELEBİLECEK SON
ZAMAN BOYUTU

ZAMAN BOYUTU


önceleri uzay ve zaman ayrı kavramlar olarak düşünülüyordu.Çünkü zamanı saptayacak sabit bir birim bulunamamıştı.Newton bazı şeylerin mutlak bazı şeylerin izafi olduğunu buldu.Aynı zamanda çekim kuvvetinide bulmuştu.Newtondan sonra Michelson ve Morley esir denilen bir ortamı ararken ışık hızıyla ilgili çeşitli deneyler sonucunda önemli bulgulara rasladılar.Işık hızının evrenin her yerinde değişmez bir değer olduğu yani saniyede 300.000 Km.olduğunu buldular.Böylece görecelilik teoremi ortaya çıkmıştı.Artık evrende her şeyi ışık hızına uyarlayak ölçebilirdik.Zamanın bu durumu onun bir boyut olduğunu ispatlamaktadır.Bildiğimiz en boy ve yüksekliğe birde dördüncü boyut olarak zaman katılmıştı.Işık hızı değişmiyordu ama zamana uyarlandığı zaman uzuyordu yada kısalıyordu.Görünmeyen elle tutulmayan zaman tabiki cetvelle ölçülemeyecektir.Soyut olduğu için saatle ölçülecektir.Bir yerde buluşacağımız zaman zaman belirtiriz.Aksi taktirde bizi sonsuza kadar beklemesi söz konusudur.Buda demek oluyorki 3 boyut bağımsız değil zaman boyutuyla vardır ve bir anlam kazanır.Bunun içinde uzay zaman 4 boyutlu bir ölçüm sistemidir.Evrenin dev ölçeklerde somut değilde soyut olduğunu alman gauss buldu.Onun öğrencisi olan riemann yapmış olduğu evren modelleriyle bunu doğrulamıştır.Riemann soyut mekan boyutlarının zamana uygulanmasını avusturyalı minkowski yapmıştır.Zamanı bir boyut olarak ilk düşünen kişidir.Einstein birleşik uzay zaman 4 boyutlusunu gündeme getirmiş uzayı riemann modelinden zamanıda öğretmeni minkowskiden almıştır.Zaman mekanda bir yer tutmaz sadece eşlik eder.Zamanın bir boyut olmasının dışında aynı zamandada enerjidir.İnsanların yaşlanması zaman enerjisini tüketerek olur.Şişman insanlar zaman enerjisini daha çok tükettikleri için daha önce yaşlanırlar.





ZAMANIN GECİKMESİ



Uzayı düz bir yorgan olarak kabul edersek uzerine nekadar ağır şeyler atarsak o nispette yorganda bükülmeler meydana gelir.Uzayda bu şekildedir.Gezegenler bulundukları yerde kütleleri nispetinde tıpkı yorganda olduğu gibi bükülme meydana getirirler.bu bükülme olayından sadece uzay değil zamanda nasibini alıyordu.Çekimin etkisiyle hatta kayıp bile oluyordu.Işık hızı aynı zamanında zamanında akış hızıydı.İkisi birbirinden ayrılmazdı.Cisimler hızlandıkça daha az yaşlanırlar.Zaman enerjisinden daha az etkilenirler.Uzayda bulunan ve doğumla ölümü saniyenin milyonda biri olan parçacıklara dünyada raslanılmış bunun nasıl olabileceği araştırılmış ve bulunmuş bu parçacıkların ışık hızında hareket ettikleri için zamandan etkilenmeyerek yok olmadıkları ve bize göründükleri ortaya çıkmıştır.İkiz bir kardeşimiz olduğunu ve ışık hızıyla gidebilen bir gemisinin olduğunu farzedersek ışık hızına yakın bir yıl gitmesi durumunda Dünyada yaklaşık olarak 14 yıl geçmiş olacaktır.Güneşle dünya arası yaklaşık olarak 150 milyon Km.dir.Işık bu mesafeyi yaklaşık 8 dakikada alır.Güneşin yok olması durumunda biz ancak 8 dakika sonra bunu anlayabiliriz.Gece kafamızı kaldırıp gökyüzüne baktığımızda ışıl ışıl parlayan yıldızları görürüz.Bize bir milyon ışık yılı uzakta bulunan yıldızlarıda görürüz.Bu yıldızın ışığı bize bir milyon yıl boyunca geleceği için yok olsa bile bunu farkedemeyiz yıldızı orada duruyor zannederiz.Mesafenin uzak olması nedeniyle gördüğümüz yıldızların bazıları şu anda yerlerinde bulunmamaktadır.Bu durum Kuranı Kerimin Vakia suresinde yerini bulmuştur.75.ayette Mevakiin Nücum yani yıldız yerlerinden bahsedilmiştir.bu ayet bize gördüğümüz şeylerin sadece silüetinin bulunduğu kendilerinin orada olmadıklarını göstermektedir.Demekki biz bu yıldızların şu andaki değil geçmişteki hallerini görüyoruz.Ozaman biraz akıl yürütürsek ışığın bize 1420 yılda geldiği bir yıldıza gidipte orada dünyayı gözleseydik.Peygamberimizin yaşadığı dünyayı görecektik bahsetmiş olduğumuz bu olaylar evrende tek bir olayın bakış açısına göre farklılık arzedeceğini göstermektedir.Güneşin sönmesi tek bir olaydır.Ama bu olay dünyada 8 dk.en yakın yıldızda 4 yıl 4 ayda uzaktaki bir yıldızda 1400 yılda komşu galakside 3 milyon yılda gözlenir.



CİNLERİN ZAMANI



Cinler enerjetik yaratıklar olduğu için bize göre daha geç yaşlanırlar.Cinler ışık hızının %99 u hızıyla hareket ettikleri için onların 1 yılına karşılık biz 14 yıl yaşlanırız.Bu farkı onlarda anlayamazlar Bizim gibi ortalama 70 yaşayan bir cin aslında 980 yaşında ve Sultan Alpaslan ile yaşıttır.Dünyada olup bitenleri uzun yaşadıkları için bizden daha iyi bilirler.Cinlerle insanlar arasındaki ilşki madde ile enerji ile aynıdır.Einsteinin bulmuş olduğu formülle E=m.c' maddenin ışık hızına yaklaştığında madde olarak kalamayacağı yani enerjiye dönüşeceğini göstermektedir.O halde ışık hızına yaklaşırsak cinler gibi enerjetik bir varlık oluruz.Cinlerle ilişki kurmamız bu şekilde mümkün olabilmektedir.Bizim hızlanmamızdan ziyade cinlerin yavaşlaması daha kolaydır.İlişkiler bu şekilde olmaktadır.









KURANDA ZAMAN



Kuranı Kerimin Neml suresinde cin ve şeytanların hızlarından bahsedilmektedir.Hz.Süleyman Sebe melikesinin tahtının huzura getirilmesini emretmiş Emrinde culunan cinlerden bir ifrit buna hemen talip olmuş Hz.Süleymana daha yerinden kalkmadan bu tahtı buraya getireceğini söylemiş o sırada huzurda bulunan Hızır A.s.da tahtın getirilmesi işine talip olmuş daha sen yerinden doğrulmadan bu tahtı buraya getiririm sözünü bitirmeden taht orada görünüvermiştir.Hz.Hızır zamanda geriye giderek bu işi başarmış daha sonra aynı zamana dönerek tahtın bulunduğu yerde olmasını sağlamıştır.Burada ilim ehli bir zatın cinlerden daha hızlı olabileceği görülmektedir.Dünyada yaşanan zamanın kozmik zamana göre çok kısa olduğunu biliyoruz.Kozmik bir zamana kabirde geçirilen süre bile az gelecektir.Zamanın hissiyatlada alakalı olduğu görülmektedir.Bazen sıkıntılı olduğumuzda zamanı hiç akmıyormuş gibi bazende mutlu olduğumuz zaman hiç bitmesini istemediğimiz dakikaların çok çabuk geçtiğini görürüz.Kuranda bu zaman karşılaştırmalarına çok raslanmaktadır.Yunus suresinin 45.ayetinde "Sanki günün bir saatini aşmamışlar gibi Allahın tümünü mahşere sevkedeceği gün yüzyüze geleceklerdir."Ebediyet kavramı yanında dünyada geçirilen zaman çok kısa gelecektir.İnanmayanlar dünyada kaçyıl kaldınız sorusuna melekleride yalanlarına ortak etmeye kalkışarak"Bir gün yada daha az kaldık inanmazsan sayanlara sor;""Allah buyuracak:Ancak pek az kaldığınızı gerçekten bilmiş olsaydınız."diyecektir.Rum suresinin 55.ayetinde ve Nazirat suresinde 47.ayetinde dünya ve kabirde geçen sürenin "Akşamın alacası yada tan yerinin ağırması"gibi çabuk geçtiği bildirilmektedir.Geleceğe geçebilmek aynı zamanda kaderinde ispatı olmaktadır.Eğer kader olmasaydı geleceğe geçebilmek mümkün olmazdı.10 yıl boyunca ışık hızında seyreden bir kişi dünyada döndüğünde 140 yıl geçmiş olacağı için ölmüş zannedilen dede ile torun karşılaşmış olacaktır.Bu dedenin kaderi olmaktadır.Yaratılan her yerde zamanın aynı akmadığını Kuran misaller vermektedir.Hacc suresinin 47.ayetinde"Rabbinizin yanındaki 1 gün sizin sayımınıza göre 1000 yıldır.Mearic suresinin 4.ayetindede "Melekler ve ruh tutarı 50 bin yıla eşdeğer bir günde o makamlara yükselirler."



ZAMAN ELÇİLERİ



Kuranda ismen geçen Hz.Zülkarneyn yecüc mecüc denilen kıyamete yakın bir zamanda yer yüzüne çıkacak bozguncu bir ırkı zaman seddinin ardına iterek onların yeryüzünü istila etmesini engellemiştir.Günü gelince bu ırk dünyanın dört bir tarafına dağılacaklardır.İlk zaman yolcuları yasak ağaçtan elma yiyerek cennetten aşağıların en aşağısına yani dünyaya sürülen Adem ile Havva A.s dır.Bir günün 1000 yıl olduğu cennetten dünyaya inmişlerdir.Bunun tam tersi olarakta Meryem suresinin 57.ayetinde bildirilen İdris a.s.göğe yükseltilmiştir.İsrailoğullarının bozgunculuklarından dolayı göğe yükseltilmiş olan Hz.İsa da kıyamete yakın bir zamanda islamı yaymak geri dünyaya gönderilecektir.Zamanın değişik akması ve hiç akmaması olayları Kuranda bildirilmektedir.Kehf ashabının başınlar geçenler buna en iyi misaldir.Kehf ashabına mensup küçük bir grup Allaha inançlarından dolayı zamanın imparatoru tarafından öldürülmek tehlikesinden kaçarak bir mağaraya sığınmışlar bir tür donma olayına uyrayarak orada 300 yıl kalmışlardır.



YABANCI GEZEGENLERDEN GELEN ZİYARETÇİLER



Dünyamızı yabancı gezegenlerden gelen canlıların ziyareti pek mümkün görünmemektedir.Güneş sistemimizde ve buna yakın gezegenlerde gelişmiş canlıların varlığı kesin olarak kanıtlanmış değildir.Şu ana kadar bulunmuş 9 gezegen vardır.Bu gezegenlerden iç gezegen dediğimiz merkür venüs dünya ve mars topraksı gezegenler olup canlı yaşamasına müsaittir.Fakat dünya dışındaki bu gezegenlerde gelişmiş canlılara raslanmamıştır.Diğer gezegenler gazsı olup bu gezegenlerde canlı yaşamına müsait değildir.Güneş sistemine bir yıldızın ortalama uzaklığı 1400 ışık yılıdır.Bize gelen canlıların ışık hızına yakın seyreden gemileri olduğunu varsayarsak geliş ve gidiş olarak toplam 2800 yaşında olmaları gerekirdi.Kendi gezegeninde zaman durmayıp normal seyrinde akmıştır.Buda 2800x14=39200 yıl eder.Bir uygarlığın bu kadar uzun süre yaşaması zor görünmektedir.Birazda başka ihtimalleri değerlendirirsek zaman makinesini gelecekteki toprunlarımızın bulmuş olması mümkündür.Bunlar tarafından sık sık ziyaret ediliyor olabiliriz.İnsanoğlunun aya ayak basması sırasında ay modülüne eşlik eden iki uçan dairenin görüntüsü sonradan nasa tarafından silinmiştir.Nasada yapılan bir araştırmada uçan daire gözlenmiş üzerinde Wolswagen 2047 yazısı gözlenmiştir.Uzaylıların bizim gibi konuşup yazmaları çok ilginçtir.Ayrıca çin hükümetinin Durakhapalam ismindeki bir gemiyi resmen arattığı ilkel kabilelerin yazıtlarındada aynı isme raslanması çok şaşırtıcıdır.Zaman makinesinin yapılması bir hayal ürünü değildir.bulgular bir zaman makinesinin varlığını doğrulamaktadır.Gelecekte hız problemimizi kökünden çözecek antimadde denilen bir tür yakıt bulunacak füzyon motorlarında kullanılacak bu yakıt uzay gemisine ışık hızına yakın bir sürat elde etme şansı verecektir.Çok hızlı giden bir geminin ayrodinamiğin gereği olarak kanatlara ihtiyacı olmayacak dışbükey bir merceğe benzeyen bir yapısı olacaktır.Ses hızı bile geçilemez zannedilmiştir.Havada yıllar önce geçilmiş birkaç yıl öncede karada geçilmiştir.Kuranı Kerim zaman içinde gezebilen bir zatı yani Hz.Hızırı bildirmiştir.İlim bir şahsa özel değildir.İlim herkese açıktır.İlim kimisine az kimisinede çok verilir.Özel olan şey ilmin derecesidir.Kendisi değildir.

KUANTUM TEOREMİNE GİRİŞ
Bu teorem evrendeki her şeyi parçacık olarak görür.Kuantum latinceden alınma olup tanecik anlamına gelir.Bu tanecikli yapı düz ve sürekli olmayıp ardışık halde noktasal paketçiklerden oluşmaktadır.Bu durumu birbirini izleyen tespih tanelerine benzetmekte mümkündür.1900 yıllarda atomda bulunan elektronların gözlemlenmesi yapılmışsa da teorem kapsamı içine evreni almaktadır.Bu yıllarda ışığın yapısı incelenmiş ışıkta bulunan fotonların ne zaman parçacık ne zaman dalgacık özellik gösterdiği kesinlik kazanmamıştır.Einstein in maddenin zamanla enerjiye dönüştüğünü bulması teoreme yenilikler kazandırmıştır.Özellikle radyoaktif elementlerin kararlı bir yapıya sahip olmamaları dolayısıyla madde olan yapılarının bir kısmının zaman geçtikçe enerjiye dönüşmesi Eintein in görüşlerini doğrulamaktaydı.Madde ve enerji aslında birbirlerinden farklı değil birbirlerini desteklemekteydiler.
MİKROKOZMOLOJİK ALANLAR
Kuantum kavramı yerleşmeden bilinen tek şey çekim kuvvetiydi.Daha sonra atom modelinin belirlenmesi sonucunda çekirdeğin artı yüklü olduğu ve onun etrafında dönen elektronun eksi yüklü olduğu ve aradaki mesafeyi belirlemek için fotonlar yardımıyla haberleştikleri bulundu.Bu olay manyetik alanı belirlemekteydi.Çekirdek içinde bulunan parçacıkların artı yüklü olması dolayısıyla manyetik alan kuralları doğrultusunda birbirlerini itmesi gerekirken bir arada durmaları manyetik alandanda kuvvetli bir gücün varlığını ortaya çıkarıyordu.Bu güce güçlü nükleer kuvvet denmişti.Bu kuvvet radyoaktive olaylarıyla açığa çıkan kütle açığını göstermemekteydi.Bu durumları açıklayan başka bir kuvvet öngörülerek buna da zayıf nükleer kuvvet denildi.Çekimci kuvvet molekülü oluşturmakta ve evren çapında görülmekteydi.aracı olan parçacığa graviton adı verilmekte ve karadeliklerde bariz olarak hisssedilmekteydi.Zayıf etkileşim rodyoaktiviteyi oluşturmakta evrende atomda ve çekirdekte görülmekteydi.Bu kuvvete bozon adı verilen yapı aracılık etmekte ve nökrinolar adı verilen atom altı parçacıklarında hissedilmekteydi.Elekromanyetizma atomu oluşturmakta atom çapında görülmekteydi bu güce foton denilen parçacıklar eşlik etmekte ve leptonlar denilen atom altı parçacıklarında hissedilmekteydi.Güçlü etkileşim ise çekirdeği oluşturmakta ve çekirdek çapında görülmekteydi.Bu güce gluon denilen parçacıklar eşlik etmekte ve kuarklar denilen atomaltı parçacıklarında hissedilmekteydi.
1-ÇEKİM KUVVETİ
Bütün evreni bir arada tutan buna karşılık doğanın en zayıf kuvveti olan çekimci kuvvet diğerlerinden farklı olarak daima aşağıya doğru yani kütle merkezine doğru çekme özelliği gösterir.Diğerlerinden farkı olarak sadece dalgacık özelliği göstermekte olup parçacık özelliği tespit edilememiştir.Çekim kuvvetinin etkisi moleküler bazda yok denecek kadar az olmasına karşın gezegenler bazında oldukça kuvvetlidir.Öyleki yıldızların çökmesi nedeniyle karadelik oluşur.Çekici özellik karadeliklerde hat safhadadır.
2-ELEKTROMAGNETİZMA
Bir cismin hızlanması sırasında ortaya çıkan elektrik yüküne ve ivmesine bağlı olarak buna orantılı manyetik dalga yayması demektir.Çekimin ister yüklü ister yüksüz olsun her kütleyi etkilemesine karşın elektromagnetik kuvvet yalnız yüklü parçacıkları etkiler yüksüz olan nötronu etkilememektedir.Elektromagnetizma kütleyle ilgilenmemektedir.Kütlenin büyüklüğü ne olursa olsun parçacığın yükü önemlidir.Mesala artı yüklü olan çekirdek ile eksi yüklü olan elektron elektromagnetizma sayesinde bir araya gelerek atomu oluşturur.Kurak olarak aynı yükler birbirini iterken farklı yükler birbirini çekerler.Elektrik yükü aynı anda binlerce yıldırımın çakması gibi bir şeydir.Zaten yıldırımlarda aynı gücün etkisiyle olmaktadır.Tüm elektronik aletleri Tv ve radyo yayınlarını yönetir.Güneş ışınlarının uzayı kat ederek bize ulaşmasını sağlar.Mıknatısın çekmesini sağlayanda aynı gücün etkisidir.Bu kuvvetin bir alanı olduğunu mıknatıs akılarından anlamaktayız.Bunlarda görünmeyen fotonlar iş başında olup sadece eşlik ederler güneş ışığında ise durum farklı olup fotonlar görülmektedir.
KAF DAĞI MANYETİK FIRTINALARI
Elektomagnetik kuvvet çeşitli garip olaylarda kendini göstermektedir.Bunun en ünlüsü şeytan üçgenleridir.Manyetik alan iki demir parçasını birbirine yapıştırmaz ama demir parçalarından birine elektrik yükü vererek uyarıldığında birinci demirin ikincisini çekmesi sağlanmış olur.Çekimin aşırı uyarılması sonucunda çekim şoku oluşur daha sonrada karadelikler meydana gelir.Bunun gibi uysal duran elektromagnetizmanın uyarılması sonucu gemilerin kaybolması olayları gerçekleşmektedir.Durgun bir manyetik alan çok miktarda elektrik akımı verildiğinde manyetik alnı kuşatan elektrik alanı aşırı hale gelir.Anlaşılması güç olayların oluşmasına neden olur.Bu konuya en iyi örneği filedelfiya deneyiyle verebiliriz.Bu tip manyetik alandan geçen geminin 630 mil ötede görüldüğü ispatlanmıştır.Bu bir tür ışınlanma deneyinin ta kendisi oluyordu.
3-ZAYIF ÇEKİRDEK KUVVETİ
Çekimden sonra en zayıf kuvvet zayıf nükleer kuvvet olup aslında güçlü nükleer kuvvetin uzantısı durumundaydı.Güçlü nükleer kuvvet termonükleer olup ısı ve ışık verdiği halde zayıf nükleer kuvvette bu özellikler görülmez.Zayıf nükleer kuvvet evrene nötrinolar biçiminde zayıf nötral akımlar yayarlar.zayıf nükleer kuvvet güçlü nükleer kuvvetin güç subabı konumundadır.Yani oluşan enerji fazlasını emerek hissettirmeden dış uzaya taşırlar.Böyle bir durum olmasaydı.Bir öksürmede binlerce atom bombası patlardı.Zayıf nükleer kuvvet en iyi radyoaktif elementlerde gözlenmektedir.Bir radyoaktif parçacık çekirdek dışına bırakıldığında nötron olup yarı ömrü 13 dakikadır.bu süre sonucunda bir pozitron ve nötrino bırakarak kendisi protona dönüşür.Bir protonun yarı ömrü evrenin yaşının yarısına eşittir.Bu dönüşüm sırasında bir kütle açığı oluşmakta olup elektronla protonun toplamı nötrona eşitlenmez.Bu maddenin korunumu ilkesine ters düştüğü için bilim adamları tarafından hesaplanarak buna nötrino adı verilmiştir.
4-GÜÇLÜ ÇEKİRDEK KUVVETİ
Güçlü çekirdek kuvveti adından da anlaşılacağı gibi doğadaki en güçlü kuvvettir.Görevi sadece çekirdek içinde olup elektromanyetik kuvvet nedeniyle itilmesi gereken artı yüklü parçacıkları bir arda tutar.Eğer güçlü çekirdek kuvvet olmasaydı çok protonlu ve nötronlu elementler oluşmayacaktı.Bir kuvvet ne kadar büyük olursa etki mesafesi o kadar az olduğu bilinmektedir.Çekim kuvveti az olmasına karşın evren bazında görülürken güçlü çekirdek kuvveti sadece çekirdek bazında görülmektedir.Güçlü kuvvet çekirdek dışına çıkmaz eğer çıkartılırsa atom ve hidrojen bombalarını patlatır.Bu dehşet sayesindedir ki güneşimiz bize milyonlarca yıl boyunca ışığı hiç tükenmeden ulaşmaktadır.Evreni aydınlatan güç bu kuvvet sayesinde mümkün olmaktadır.

mail adresim:aligul29@mynet.com