alisahin37_06.sitemynet.com
alisahin_15.jpg

*
*
*
*
*
*
*
*
*
*

*


"Ben doğma büyüme Kastamonuluyum. Yani bu güne kadar İstanbul'da kent soylular tarafından çıkarılan mizah dergilerinde alay konusu olan Anadolu insanlarından biriyim. Hüseyin Rahmi yeri geldi miydi bize hödük demekten geri durmaz. İşte böyle bir anlayışta olan kent soylularını karşımıza almanın tam zamanıydı. Biraz da bizler Anadolu'dan gelenler, hödükler bu kent soylularına takılmalıydık. Yani onların silahlarını ellerinden alıp onlara çevirmekti benim mizah anlayışım." (Rıfat ILGAZ)

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006



AYDIN MISIN

Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun
kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol
Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alınteri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol

Rıfat ILGAZ

______________________________________________

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006
POSTER BİLDİRİLER

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006
POSTER BİLDİRİLER
______________________________________________

* Nurullah ÇETİN - Rıfat ILGAZ'ın Şiirinde Türkçe Bilinci
* Talip APAYDIN - Rıfat ILGAZ
* Banu Öztürk BAYRAMOĞLU - Anı Yazarı Olarak Rıfat ILGAZ
* Uğur KÖKDEN - Rıfat ILGAZ Yeniden
* Zühtü BAYAR - Uzak Değil Önünde
* Bilal KAYABAY - Onüç Yıl Önce Onuç Yıl Sonra
* Sultan Su ESEN - Okur Gözüyle Rıfat ILGAZ
* Belgin TANRIVERDİ - Eserlerindeki Kahramanların Gözünden Rıfat ILGAZ'ın Eğitim Anlayışı
* Aydın HATİPOĞLU - Şair Ağabeyim Rıfat ILGAZ
* Hayati ASILYAZICI - Ozan ve Yazar Tanımlamasında Rıfat ILGAZ

- Rıfat Ilgaz Arşivi-

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006 / BİLDİRİLER - 1. GÜN

* Burhan GÜNEL: İkinci Dünya Savaşı Yıllarında Rıfat ILGAZ ve Karartma Geceleri'nin Yansıttığı Savaş Gerçeği
* Konur ERTOP: Rıfat ILGAZ'ın Yapıtlarında Kendi Yaşam Öyküsünden İzler
* Özgen SEÇKİN: Rıfat ILGAZ'ın Üsküdar'da Sabah Oldu Yapıtındaki Tür ve Biçim Açılımları
* Osman ŞAHİN: Yirmi altı Yıl Sonra Yeniden Rıfat ILGAZ
* İbrahim TIĞ: Rıfat ILGAZ'ın Anısına
* Kürşat COŞKUN: Bir Adam Yaratmak
* Sabahattin YALKIN: Rıfat ILGAZ'dan Bir Yaprak
* Tanju CILIZOĞLU: Hocam Rıfat ILGAZ
* Müzeyyen BUTTANRI: Rıfat ILGAZ'ın Abbas Yola Giden Adlı Tiyatro Eserinde Bir Öğretmenin Halkı Aydınlatma Çabası
* Metin BORAN: Rıfat ILGAZ ve Tiyatro
* Mine ERGEN: Kültür, Sanat, Tiyatro ve Rıfat ILGAZ
* Aydın DOĞAN: Rıfat ILGAZ'ın İbişa Oyunu Üzerine Kısa Bir Değinme
* Münevver OĞAN: Yazınımızın Önyaşamöyküsel İlk Romanı: Sarı Yazma
* H. Emel DİNSEVEN: Rıfat ILGAZ'ın Romanından Anadolu Panoramasına
* M.Sadık ASLANKARA: Bir Romancı Olarak Rıfat ILGAZ
* Fahrettin DEMİR: Rıfat ILGAZ'ın Öyküleri
* B.Sadık ALBAYRAK: Karartma Gecelerinde Bir Aydın Kuşağının İzleri
* Ahmet TÜZÜN: Rıfat ILGAZ Öykücülüğüne Bakış
* Mustafa ASLAN: Karartma Geceleri ve İkinci Dünya Savaşı Yılları
* Özgür ÇİÇEK: Karartma Gecelerinde Devletten Kaçmak
* Sevil HASIRCI: Rıfat ILGAZ'ın Şiirleri Üzerinde Türkçenin Söz Varlığı Açısından Bir İnceleme
* Tülay KUZU: Rıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde Toplumcu Eleştirel Söyleme İlişkin Dil Özelliği
* Seyyit NEZİR: Rıfat ILGAZ Gibisinden
* Nevin BALTA: Rıfat ILGAZ'ın Gazeteci Kişiliği

- Rıfat Ilgaz Arşivi-

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006 / BİLDİRİLER - 2. GÜN

* Sedat SEVER: Rıfat ILGAZ'ın Bacaksız Dizisinde Çocuk İmgesi
* Tansu BELE: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Yapıtları
* Vedat YAZICI: Rıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde Çocukların Durumu Üzerine Kimi Notlar
* İbrahim KIBRIS: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Şiirlerindeki Toplumcu Gerçekçi Tutum
* Ümit BOZKURT: Bacaksızın Başından Geçenler Dizisinin Eğitsel Özellikleri
* Suna CANLI: Rıfat ILGAZ'ın Küçükçekmece Okyanusu ve Cankurtaran Yılmaz Adlı Romanlarının Eleştirel Düşünmeye Etkisi
* Esra LÜLE: Öksüz Civciv İle Cankurtaran Yılmaz'da Çocuk Gerçekliği ve Çocuk Eğitimi
* Gülsemin HAZER: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarında Yeralan Olumlu Çocuk Tipi Üzerine Bir İnceleme
* Öner YAĞCI: Rıfat ILGAZ ve Aydınlatma Savaşımı
* Hikmet ALTINKAYNAK: 1940 Kuşağının Ulu Çınarı Rıfat ILGAZ
* Hidayet KARAKUŞ: Rıfat ILGAZ'ın Şiirinde Toplumsal Duyarlık ve Aydın Tavrı
* Rasih Nuri İLERİ: 1945-1946 lı Yıllarda Sol Dergilerdeki Arkadaşlığımız
* Utku ERİŞİK: Aynayı Kıramayınca, Aynayı Tutan Elleri Kırmaya Çalışmak
* Şener AKSU: Aydınların Tarihteki Rolü Açısından Rıfat ILGAZ
* Hande SONSÖZ: Rıfat ILGAZ ve Aydınlanma
* Burcu ALKAN: Karartma Gecelerinde Mekan: Aydının Toplumsal İletişim Sorunu
* Canan ASLAN: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Kitaplarındaki İletilerin Temel Yönelimleri
* Şükran OĞUZ - Embiya TAHİROĞLU: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarındaki İletiler
* İncila ÇALIŞKAN: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarında Toplumsal İletilerin İncelenmesi
* Mustafa SÖZEN: Bir Yazar, Bir Roman, Bir Film Karartma Geceleri Filminin Anlatıbilimsel Çözümlenmesi
* Zekeriya KAYA: Evrensel Cideli
* M.Emin DEĞER: Rıfat ILGAZ Şiirinde Yerelden Evrensele İnsanın Macerası
* Yılmaz ONAY: Ulusaldan Genel İnsansala Rıfat ILGAZ
* Suat BATUR: Yerelden Evrensele Rıfat ILGAZ
* Selahattin DİLİDÜZGÜN: Eğitim Anlayışı ve Çekilen Filmlerin Açısından Hababam Sınıfı
* Belgin TANRIVERDİ - Özlem APAK: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk Romanlarının Yapılandırmacı Yaklaşım Açısından İncelenmesi
* Kemal EROL: Rıfat ILGAZ'ın Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Eğitim Anlayışı
* Oya AŞKIR: Rıfat ILGAZ'ın Sarı Yazma Adlı Romanında Öğretmen Davranışı
* Pınar KIZILHAN: Rıfat ILGAZ'ın Sarı Yazma Adlı Romanında Okul Yönetimi ve Sorunları
* Savaş ÜNLÜ: Etik ve Eğitsel Açıdan Bacaksız
* Mehmet SAYDUR: Rıfat ILGAZ'ın Eğitime Bakışı
* Hasan BARIŞCAN: Rıfat ILGAZ'ın Yapıtlarında Eğitime Bakışı

- Rıfat Ilgaz Arşivi-

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006 / BİLDİRİLER - 3. GÜN

* M.Şerif ONARAN: Rıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde Toplumcu Duyarlılık
* Mehmet BAŞARAN: Rıfat ILGAZ'ın Şiir Anlayışı: Aldığı Soluğu Hak Etmek İçin Yazan Ozan: Rıfat ILGAZ
* Aydın ÇUBUKÇU: Rıfat ILGAZ'da Sınıf Kavramı ve Sınıf Karşıtlığı Anlayışı
* Serkan ÇİĞDEM: Rıfat ILGAZ'ın Şiiri
* Kemal ATEŞ: Türk Romanında Yerel Dile Yöneliş ve Rıfat ILGAZ
* Tuncer UÇAROL: Rıfat ILGAZ'ın Şiirinde Dize Başları, Noktalama İmleri
* İbrahim DİZMAN: Rıfat ILGAZ'ın Yapıtlarında Türkçenin Kullanımı
* Nilay YILMAZ: Gülmece Kurumları ve Bacaksız Bahri
* Müyesser GÜNER: Bir Mizah Ustası Rıfat ILGAZ
* Mehmet GÜLER: Rıfat ILGAZ'ın Öykülerindeki Mizah
* Zeki COŞKUN: Mecburi Mizahçılar - Daimi Jokerler
* Çetin YİĞENOĞLU: Az Rastlanır Bir İnsan
* Yaşar BARUT: Rıfat ILGAZ'ın Cankurtaran Yılmaz Adlı Çocuk Hikayesinde Eğitsel Unsurlar
* Ahmet ÇEBİ: Rıfat ILGAZ'ın Öğrenme-Öğretme Bağlamlı Şiirlerinde Eğitibilimsel Göstergeler
* Doğan HIZLAN: Rıfat ILGAZ'ın Şiirindeki İroni
* Nejat GACAR: Rıfat ILGAZ Şiirinde Umut ve Karşı Duruş
* Mehmet AYDIN: Rıfat ILGAZ'ın Şiirine Kısa Bir Yolculuk
* Vecihi TİMUROĞLU: Rıfat ILGAZ'ın Şiiri Üzerine Bir Deneme
* Güngör GENÇAY: Rıfat ILGAZ Şiirinde Erkin Kullanımı
* Ahmet ÖZER: Rıfat ILGAZ'ın Şiirlerinde İstanbul
* Nuray Gök AKSAMAZ: Rıfat ILGAZ'ın Şiiri
* Osman BOZKURT: ILGAZ Şiirinde Zaman
* Nihat ATEŞ: Bir Haz Nesnesi Olarak Şiire Karşı Rıfat ILGAZ'ın Çengelköyde Temmuzlar Şiiri
* A.Kadir PAKSOY: Toplum/Şiir ve Rıfat ILGAZ
* Ayten MUTLU: Rıfat ILGAZ'ın Şiirine Bir Yaklaşım
* Bilge ÖNGÖRE: Rıfat ILGAZ'ın Şiirinde 1940 Öncesi ve Sonrası Süreci
* Hasan AKARSU: Rıfat ILGAZ'ın Şiirine Bakış
* Ömer SOLAK: Rıfat ILGAZ'ın İki Şiiri Arasında Metinbilimsel Bir Yaklaşım
* Metin AKYÜZ: Rıfat ILGAZ Şiirinde Toplumsal İmge
* Eylem SALTIK: Rıfat ILGAZ'ın Sınıf Adlı Şiir Kitabında Sosyal Eleştirinin Yarattığı İmaj Dokusu
* Bedrettin AYKIN: Rıfat ILGAZ'ın Şiiri


- Rıfat Ilgaz Arşivi-

Rıfat Ilgaz, Kastamonu'da düzenlenen sempozyumla anılıyor
______________________________________________

O, ezilen insanların, yoksulların, gören gözü, duyan kulağı, haykıran sesiydi. Şiirlerinde, romanlarında, öykülerinde, onları anlattı. Yaşamın ta kendisini... Türk edebiyatının unutulmaz ismi Rıfat Ilgaz, Kastamonu'da düzenlenen sempozyumla anılıyor.

Gamze KOCA - BHA Muhabiri
______________________________________________

Türk edebiyatının büyük ustası Rıfat Ilgaz anısına Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nun düzenlediği Sempozyum başladı.

Kastamonu Valisi Mustafa Kara, Kanal B'ye yaptığı açıklamada, etkinliğin hem Kastamonu'yu tanıtmak hem de Ilgaz'ı anmak amacıyla düzenlendiğini belirtti.

Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz, sempozyuma katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Rıfat Ilgaz'ın unutulmaz eseri Hababam Sınıfı'ndaki Damat Ferit tiplemesiyle hafızalara kazınan sinema sanatçısı Tarık Akan, bir sanatçı için en büyük ödülün ölümsüzlüğe ulaşmak olduğunu belirtti.

Kanal B'nin program yapımcısı ve sunucusu, spiker eğitmeni Jülide Gülizar'ın sunumuyla renklendirdiği sempozyumda konuşmacılar ödüllendirildi.

Sempozyum 12 Mayıs Cuma gününe kadar sürecek.

(Kanal B, 11 Mayıs 2006)

______________________________________________
KAPANIŞ OTURUMU VE SONUÇ BİLDİRGESİ
______________________________________________



Yazar Burhan Günel tarafından Rıfat Ilgaz Sempozyumu Sonuç Bildirgesinin okunuşu.

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU

SONUÇ BİLDİRGESİ
______________________________________________________

Rıfat Ilgaz, 1940'lardan başlayıp aramızdan ayrıldığı 1993 Temmuzuna kadar laik ve etik duruşunu değiştirmemiş; dil, eğitim ve kültürün yozlaşmasına yaşamı ve yapıtlarıyla karşı çıkmıştır. Toplumcu, özgürlükçü, yurtsever savaşımcılığını Anadolu'nun binlerce yıllık kültür kaynağından beslenerek gerçekleştirmiştir. Kültürsüzleştirme konusundaki iç ve dış saldırıların doruğa ulaştığı günümüz Türkiye'sinde, sanatçı, aydın kişiliği ve sorumluluk bilinciyle bizlere güç vermektedir.

1980'lerden başlayarak 1990'larda yaygınlaşan yeni dünya düzeni, 2000'lerin başında kötü meyvelerini vermeye başlamıştır. Bu saldırılar, ülkemizin ekonomik, toplumsal, siyasal ve sanatsal yapısını bozduğu gibi, laik çağdaş bireyi, ulus devleti ve bağımsızlığı yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için de, Türkçemizi bozmaya, geleneksel değerlerimizi yozlaştırmaya yönelik girişimler, her geçen gün giderek yoğunlaşmaktadır. Bu çok yönlü olumsuz gelişmelerin somut örnekleri günümüz edebiyatında, kültüründe ve toplum yaşamında açıkça görülmektedir.

Bütün bu olumsuzluklara edebiyat ve kültür bağlamında karşı çıkmak üzere; Rıfat Ilgaz'ı var eden ve Ulusal Kurtuluş Savaşımızda Anadolu'nun atardamarı olma işlevini üstlenen Kastamonu ilindeki Kastamonu Meslek Yüksekokulu eşgüdümünde 10-11-12 Mayıs 2006 günlerinde Rıfat Ilgaz Sempozyumu gerçekleştirilmiştir.

Etkinliğe bilim ve sanat insanları, yirmi iki ana başlık altında son derece nitelikli doksan altı bildiriyle katkıda bulunmuşlardır. Ayrıca sempozyumdaki oturumlara öğrencilerin ve halkın da katılımı yüksek olmuştur.

Bu kültürel girişimden alınan güçle; ülkemizin toplumsal ve kültürel yaşamına yeni atılımlarla katkı sunulması ve süreklilik kazandırılması gerektiği ortak sonucu çıkarılmıştır.

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU
YÜRÜTME KURULU

RIFAT ILGAZ KAYNAKÇASI

ASIM BEZİRCİ
_______________________________________________
RIFAT ILGAZ
Yaşamı, Kişiliği, Şairliği, Hikayeciliği,
Romancılığı, Oyun ve Fıkra Yazarlığı
ile
Eserlerinden Seçmeler
Hazırlayan
ASIM BEZIRCİ
BOYUT YAYINLARI
İSTANBUL 1988


RIFAT ILGAZ'IN ESERLERİ

ŞİİR

HİKAYE
ROMAN
ÇOCUK ROMANLARI

OYUN
FIKRA
ANI

RIFAT ILGAZ'LA İLGİLİ YAYINLAR

KİTAPLAR (ANTOLOJİ, ANSİKLOPEDİ, SÖZLÜK VE EDEBİYAT TARİHLERİ DIŞINDA KALAN KİTAPLAR)
YILLIKLAR

YAZILAR...

... YAZILAR
KONUŞMALAR, SORUŞTURMALAR...

... KONUŞMALAR, SORUŞTURMALAR


RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU 10-12 MAYIS 2006



RIFAT ILGAZ SICAKLIĞI... / İZLENİMLER

BARIŞ CANOĞUL (*)
______________________________________________
______________________________________________

"Sarı Yazma, Yıldız Karayel, Hababam Sınıfı, şiirleri ve soyadıyla kentimizi yazın tarihine, sonsuzluğa taşıyan" Koca Çınar, bu kez de yüzü aşkın, kültür-sanat, bilim ve yazın adamını kentimize taşıdı, hem de 13. ölüm yıldönümüne denk düşen bir haftada: "Yüzyıl'ımı dörde böldüm/ Her bölümü bir mevsim,/ Biri kaldı, üçü gitti.../ Yaz'ı gitti, Güz'ü gitti,/ Karlı tipili Kış'ı gitti, /Yemyeşil bir Bahar kaldı." Diyen, en güzel baharında terk etmek durumunda kaldığı, "çok severim" dediği Kastamonu'sunda elini elimize değdirdi ve bizi bu güzel ilkbahar gününde yaz güneşi gibi ısıttı.

Boşa gitmedi sıcaklığın usta, bak bütün dostların burada... Kente hakim bu güzel tepede güzel insan Bahri Gökçebay, evini açtı yurdun dört bir yanından gelen dostlarına, bu güzel insanlara. "Dünya'da evim olmadı ama bakın bir sokağım var!" demiştin gülerek adın bir sokağa verildiğinde, artık, adına düzenlenen bir öykü ve şiir ödülün, bir parkın, bir kültür merkezin, ve doğduğun yerde, sarı yazmalılar diyarında da bir "Sarı Yazma, Kültür-Sanat Festivali"n yanında bir de sempozyumun var.

***

Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu ve Çınar Yayınları'nın ortaklaşa düzenlediği üç gün süren Rıfat Ilgaz Sempozyumu, MYO Konferans Salonu'nda yapıldı. Sempozyumun açılış törenine Vali Mustafa Kara, Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu, Milletvekili Mehmet Yıldırım, İl Emniyet Müdürü Durmuş Demirbaş, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Aydemir Tunç, siyasi parti temsilcileri, ülkemizin önde gelen şair, yazar, düşünce ve bilim adamları ile Tarık Akan da katıldı.

Rıfat Ilgaz'a yaraşır bir katılım ve canlılığın yaşandığı sempozyumun açılışında konuşan ünlü spiker Jülide Gülizar, "Rıfat Ilgaz'ı yargılayanları kimsenin hatırlamadığını, ama Rıfat Ilgaz'ın hâlâ var olduğunu" belirtirken, Karartma Geceleri filminde Ilgaz'ı canlandıran Tarık Akan İse "Doyumsuz bir dostumdu" dedi. Milletvekili Mehmet Yıldırım ise Kastamonu'nun Rıfat Ilgaz'a ihtiyacı olduğunu söyledi. 96 bildirinin sunulduğu sempozyumun açılış töreninde Vali Mustafa Kara, Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, MYO Müdürü Prof. Dr. Bahri Gökçebay, ünlü sanatçı Tarık Akan, TRT'nin unutulmaz spikeri Jülide Gülizar ve Aydın Ilgaz birer konuşma yaptı.

Sempozyumda ilk konuşmayı Kastamonu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Bahri Gökçebay yaptı. Gökçebay konuşmasında şunları söyledi; "Rıfat Ilgaz zekasını, gücün güçlünün yanında kullanarak, hepinizin bildiği sıkıntıları çekmez, çok rahat ve lüks bir yaşam sürebilirdi. Bildiğiniz gibi Rıfat Ilgaz bilgisini yeteneğini ve yüreğini mazlumdan yana kullanmış, bu uğurda çekebileceği bütün baskıları ve zorlukları göze almıştır. Yazdıkları ve yaşadıkları ile kendine özgü ödünsüz bir duruşun ürünlerini verirken, yalnız sorunları söyleyen değil, sorunların üstüne üstüne giden bir yöntemi kullanmıştır. Onun yazdıkları, yaşadıkları eleştirdikleri ne yazık ki bugünde geçerliliğini korumaktadır.

Bugün ülkemizin üniter yapısı, bağımsızlığı bir kuşatılmışlık içersindedir. Sorunlara ülke dışından çözüm arayan bir açmaza sürüklenir gözükmektedir. Gelene ağam, gidene paşam demek siyaseti çıkar aracı yapıp toplumsal gerçeklerden kopmak bir hünermiş gibi sunulmaya başlanılmıştır.

Edebiyatın her alanında verdiği yapıtlar çıkardığı süreli yayınlarla bu oluşumu o günden kestiren Rıfat Ilgaz dönemine tanıklık ederken, aynı anda gelecek kuşaklara önemli ve duyarlı gözlemler bırakmıştır. Yaşadığı topraklara sorumluluğunun bilincinde yazma emeğini toplumcu gerçekçi bir düzlemde ortaya koyarken mizahın eleştiri gücünden, şiirin duyguya yönelişinden, romanın ve öykünün gerçekçiliğinden sapmamış o salt kurmaca düzenler üretmek yerine duyarlılıkla donanmış bir gözlemciliği benimsemiştir.

Kendi kuşağıyla göz altı, sürgün, tutuklamalar ve hastalıklara karşı ödünsüz bir aydın olmanın bütün koşullarını yerine getirmiştir. Büyük yığınların Rıfat Ilgaz'ı Hababam Sınıfı'nın yazarı olarak tanımaları, Rıfat Ilgaz'ı bütün yönleriyle ele almayı, tartışmayı ve tanıtmayı zorunlu kılmıştır."

Gökçebay'ın ardından CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım bir konuşma yaptı. Yıldırım'da; "Şu anda çok duygu yüklüyüm. Rıfat Ilgaz'ı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dilimin döndüğü kadar anlatmaya çalıştım. Rıfat Ilgaz'ın artık bize ihtiyacı yok ama bizim Türkiye'yi aydınlatacak Rıfat Ilgaz'lara ihtiyacımız var. Bundan çok çok önce rahmetli Faruk Nuhoğlu zamanında Rıfat Ilgaz'ın adını Kırkçeşme'de bir sokağa vermiştik. Bugün ise devletin adını verdiği bir kültür merkezi var. Ben buraya katılan katılımcıların tamamına yeniden hoş geldiniz diyorum" dedi.

Yıldırım'ın ardından Vali Mustafa bir konuşma yaptı. Vali Kara; "Rıfat Ilgaz Kastamonu ve Türkiye için çok önemlidir. Bizde Kastamonulular olarak Rıfat Ilgaz'ın anısına sahip çıkarak Kastamonu Merkez'de olan çok önemli bir tarihimize Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi adını vermek suretiyle, Kastamonu'da Rıfat Ilgaz isminin ölümsüz kalmasına vesile olunmuştur. Yine Cide'de Belediyemiz tarafından Rıfat Ilgaz'ın doğduğu evin restorasyonu yapılmaktadır. Kastamonu'nun yetiştirdiği bu değerli şahsiyetin önemli kişiliği hususunda değerli bilim adamlarımız gerekli açıklamaları yapacaklardır. Sempozyumumuza 96 bilim adamımızın katılmış olması da son derece önemlidir" dedi.

Vali Mustafa Kara daha sonra Atatürk ve İstiklal Yolu, İnebolu Türk Ocağı Binası, Şehit Şerife Bacı Anıtı ve Şehitlikte yapılan çalışmalar ile ilgili katılımcılara bilgiler verdi.

Çınar Yayınları Sahibi, Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz ise konuşmasında genel olarak babasının yaşam kesitiyle ilgili bilgiler verdi.

Konuşmasında sık sık gözleri dolan ve ağlamamak için kendisini zor tutan Aydın Ilgaz, konuşmasının bitiminde ise kürsüden iner inmez ağlamaya başladı. Bu arada Aydın Ilgaz'ın konuşmasını dinleyen bazı bilim adamlarının da ağladığı görüldü.

Aydın Ilgaz; "Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı ile yola çıktığı zaman "Eğer Türkiye'de benim yazdığım bu kitabı Milli Eğitim Bakanı ve Hükümet ciddiye alsaydı, bugün Hababam Sınıfı'nın öğrencileri eğitim bakımından bu kadar fakir kalmazdı" demişti. Hatta sevgili dostumuz Prof. Emin Özdemir Ankara'da babama bir ödül verirken bu kitabın bütün öğretmen okullarında öğretmen adaylarına ders kitabı olarak okutulması gerekir demişti. Ama nedense Hababam Sınıfı'nı hep gülerek izledik, ciddiye almadığımız için bugün okul kapılarında birbirleriyle geçinemeyen çocuklar birbirlerini bıçaklıyorlar" dedi.

Konuşmasının başında dinleyicilere 'hemşerilerim' diye hitap eden Tarık Akan, Kastamonu'nun çok farklı bir şehir olduğunu söyledi. Akan, konuşmasında; "Sevgili hemşerilerim, niye hemşerilerim dedi diyebilirsiniz, benim anne tarafım aslen Kastamonulu... Dedem, ben ve abim küçücük bir odada kalıyorum, Dedemin sağ omzundan kurşun girmiş, arka tarafından çıkmış, delik vaziyette. Kastamonu'dan Çanakkale Savaşı'na katılmış dedem. Dedem bana sürekli olarak bunu anlatır, aradan yıllar geçiyor, Kurtuluş Savaşı başlıyor, dedem Kurtuluş Savaşı'nda terzi olarak çalışıyor. Yani anlatmak istediğim, Kastamonu'nun her şeyiyle inanılmaz farklı bir insan yapısı var. Burası o kadar farklı bir şehir ki, Mustafa Kemal'in neden buradan her şeyi başlattığı apaçık ortaya çıkıyor. Buranın insanlarının vermiş olduğu mücadele çok farklı"dedi. Sanatçıların üzerindeki engellerin ve yüklerin hep birlikte aşılması gerektiğini ifade eden Tarık Akan, "Sanatçıların üzerinde çok büyük yükler var, engeller var. Bu engelleri aşacağız, bu engellerden bıkmayacağız.

Bu engelleri aşmak için tabi ki sanatçılığın üzerine çok büyük bir yük biniyor, binsin hoş. Çünkü sanat en kalın zırhı bile delmiştir insanlık tarihinde, hiçbir şey önünde duramamıştır" dedi. (Nasrullah Gazetesi)

***

Bilim Kururlunu; Prof. Dr. Cahit Kavcar, Prof. Dr. Sedat Sever, Dr. Kemal Ateş, Burhan Günel, Zekeriya Kaya'nın;

Yürütme Kurulunu; Prof. Dr. Bahri Gökçebay, Dr. Atıf Uğurlu, Uzman İlknur Türkkaan, Hayrünnisa Günel, İ.Anıl Çokgürses, İbrahim Tozan, Kadir İncesu, Mine Özgür, Mirati Madak, Nurten Çakıroğlu, Serdar İzbeli, Utku Erişik'in;

Danışma Kurulunu ise; Prof. Talat Sait Halman, Prof. Dr. İsa Eşme, Prof. Dr. İsmail Parlatır, Prof. Dr. Kemal Özmen, Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Prof. Dr. Rahmi Er, Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Yrd. Doç. Dr. Nihayet Arslan, Doğan Hızlan, Emin Özdemir, Fahrettin Demir, Feyza Hepçilingirler, Gülsemin Hazer, Güngör Gençay, İlhan Selçuk, Leyla Erbil, M.Emin Değer, M.Sadık Arslankara, Mehmet Başaran, Mehmet Saydur, Öner Yağcı, Server Tanilli, Sevgi Özel, Tahsin Yücel,Tarık Akan'ın oluşturduğu; amaç ve kapsamı: "Küreselleşme, globalleşme söylemleri altında Yeni Dünya Düzeni dayatmaları ülkemizin yüzyıllık sorunu" Yaşadığı dönemde bu topraklarda aydın onuru, yazar sorumluluğu, şair duyarlılığıyla dimdik kalmış, çektiği sıkıntıları mizah hoşgörüsünde yaşamış bir Anadolu çınarı, Rıfat Ilgaz. Onu bilimsel yönden ele almak, bağımsız kalmanın da ipuçlarını verecek günümüz aydınlarına. Bilimsel anlamda katkıda bulunacak tüm bilim ve yazın adamlarını bu çalıştayda görmeyi diliyoruz." diye belirtilen belki Kastamonu'nun tarihinde ilk kez böylesi gerçekleştirilen güzel bir toplantıya ev sahipliği yaptı Kastamonu ve Meslek Yüksek Okulu.

10-11-12 Mayıs 2006 günlerinde Kastamonu Meslek Yüksek Okulunda Rıfat Ilgaz Sempozyumu gerçekleştirilen bu sempozyumda Kastamonu'nun onuru olan büyük usta Rıfat Ilgaz, romanı, öyküsü, şiiri, mizahı, çocuk edebiyatı, gazeteciliği, 1940-2000 sürecinde Rıfat Ilgaz, Sinemaya uyarlanan yapıtları, Tiyatro oyunları, "Rıfat Ilgaz ve Aydınlanma, "Yerelden Evrensele Rıfat Ilgaz", "Halkevleri ve Rıfat Ilgaz", "Rıfat Ilgaz'ın Yapıtlarında Eğitime Bakışı" başlıkları altında yatırıldı masaya ve her konu didik didik edildi en ince ayrıntısına dek bu üç günlük süreçte...

Kimlerin konuları irdelediklerine gelince, -Makam ve rütbelerden arındırılınca- şöyle bir alfabetik liste çıkıyor karşımıza, ad sırasına göre: "A. Kadir Paksoy, Ahmet Çebi, Ahmet Özer, Ahmet Tüzün, Aydın Çubukçu, Aydın Doğan, Aydın Hatipoğlu, Ayten Mutlu, B. Sadık Albayrak, Banu Öztürk Bayramoğlu, Bedrettin Aykın, Belgin Tanrıverdi (- Özlem Apak ile), Bilal Kayabay, Bilge Öngöre, Burcu Alkan, Burhan Günel, Canan Aslan, Çetin Yiğenoğlu, Doğan Hızlan, Embiya Tahiroğlu (- Şükran Oğuz ile), Esra Lüle, Eylem Saltık, Fahrettin Demir, Gülsemin Hazer, Güngör Gençay, H. Emel Dinseven, Hande Sonsöz, Hasan Akarsu, Hasan Barışcan, Hayati Asılyazıcı, Hidayet Karakuş, Hikmet Altınkaynak, İbrahim Dizman, İbrahim Kıbrıs, İbrahim Tığ, İncila Çalışkan, Kemal Ateş, Kemal Erol, Konur Ertop, Kürşat Coşkun, M. Emin Değer, M. Sadık Aslankara, M. Şerif Onaran, Mehmet Aydın, Mehmet Başaran, Mehmet Güler, Mehmet Saydur, Metin Akyüz, Metin Boran, Mine Ergen, Mustafa Aslan, Mustafa Sözen, Münevver Oğan, Müyesser Güner, Müzeyyen Buttanrı, Nejat Gacar, Nevin Balta, Nihat Ateş, Nilay Yılmaz, Nuray Gök Aksamaz, Nurullah Çetin, Osman Bozkurt, Osman Şahin, Oya Aşkır, Ömer Solak, Özlem Apak (- Belgin Tanrıverdi ile), Öner Yağcı, Özgen Seçkin, Özgür Çiçek, Pınar Kızılhan, Rasih Nuri İleri, Sabahattin Yalkın, Savaş Ünlü, Sedat Sever, Selahattin Diligüzel, Serkan Çiğdem, Sevil Hasırcı, Seyyit Nezir, Suat Batur, Sultan Su Esen, Suna Canlı, Şener Aksu, Şükran Oğuz-Embiya Tahiroğlu, Talip Apaydın, Tanju Cılızoğlu, Tansu Bele, Tuncer Uçaol, Tülay Kuzu, Uğur Kökden, Utku Erişik, Ümit Bozkurt, Vecihi Timuroğlu, Vedat Yazıcı, Yaşar Barut, Yılmaz Onay, Zekeriya Kaya, Zeki Coşkun, Zühtü Bayar..."

Birkaçının dışında büyük çoğunluğu ilimize gelerek sunumlarını yaptı değerli Rıfat Ilgaz dostu yazar, şair, kültür- sanat ve bilim adamlarının... Ancak araştırmacılar bildiri özetlerini 20 dakikaya sığdırmak zorunda kaldılar, bildiri çokluğu ve zaman yokluğu nedeniyle... 3 gün 2 ayrı salonda toplam 22 oturum gerçekleştirildi. İki ayrı salon izleyiciye 2 ayrı seçenek sunuyordu ama kiminle konuşmuşsak aklı diğer salonda da kalmıştı... Sempozyum sonunda bu bildirilerin yayımlanacak olması haberi ise ayrıca sevindiriciydi, bu konularda araştırma yapacak olanlar için. Her oturum ardından yapılan tartışmalar da çok güzeldi, iyi bir oturum konuşmacısı olduğu kadar iyi birer de izleyiciydi, kültür, sanat, bilim adamlarımız. Hele bunların içinde biri vardı ki, bence en dikkatli izleyiciydi: 86 yaşında bazı gençlere göre daha genç ve dinçti Rasih Nuri İleri... Arkadaşım demiş, bir de bildiri hazırlayarak ta İstanbullardan çıkıp gelmişti Kastamonu'ya. Ben ve bir çok kişi de O'nu izliyorduk hayranlıkla. Dakika dakika izledi konuşmaları, tartışmaları, gerektiğinde de deneyimlerini, birikimini aktardı bizlere. Benim için önemli bir an da yağmur nedeniyle arabamla yemekhaneye taşıdığım dostları oraya bırakıp yemeğimizi yedikten sonra diğerlerini beklerken araba içinde baş başa bir yarım saat kadar söyleşmemizdi... Nazım'dan, Ahmet Ariften, Enver Gökçe'den, Makro Paşa'nın 3 kaleminden, Aziz Nesin- Rıfat Ilgaz ikilisinin bir dönem kırgınlıklarından, siyasetten neler neler anlatmadı üstat... İster acemi gazetecilik deyin ister avanaklık... Evet elimde video kameram ve yeterince boş kasetim olduğu halde kaydetmedim, kaydedemedim bu konuşmayı, oysa ne kadar istedim ama büyünün bozulmasından korktum belki biraz da...

"Sınıfın ozanıyım mimli,/ Hababam Sınıfı'nın yazarıyım ünlü/ Kim be derse desin, çocuklar için yazdım hep./ (...) / iki iş tuttum ömür boyu köklü./ Çocukları okutmaktı ilk işim./ İkincisi,/ Yazdıklarımı çocuklara okutmak." Bu sempozyumda bilmem kaçıncı yılında Hababam Sınıfı'nın sinemaya uyarlanışı kutlamalarında nerdeyse adından bile söz edilmeyen Rıfat Ilgaz'ın Bir yazar, şair ve düşün adamı olarak sigaya çekildiğini, ustanın yukarda değindiği iki işinin ikisinden de tam puan aldığını gördük: Ilgaz'ın, iyi bir eğitimci olduğu gibi çağdaş eğit/bilimin ilkelerini, yapıcılığını Bacaksız'dan Hababam'a iyice sindirip özümlemiş iyi bir çocuk kitabı yazarı, şair, düşünür, mizahçı; en önemlisi de yaşamı boyunca bir karşı-duruşu, dik-duruşu sergilemiş, aç açık da kalsa eğilip bükülmemiş, bir onur timsali olduğu belirtildi sık sık dostları, arkadaşları, ve katılımcılar tarafından.

***

Sempozyumun yapıldığı MYO Salonu girişinde görevli öğrencilerin ildışından gelenleri kaydettikleri katılımcılar listesine göre katılımcılar: Gamze Koca, Selahattin Dilidüzgün, Nilay Yılmaz, Güngör Gençay, Mine Ergen, Nil Türkan, İncila Çalışkan, Hüseyin Çalışkan, Özlem Apak, Özgür Çiçek, Müzeyyen Buttan, Gülizar Yetkin, Hıfzı Yetkin, Ümit Bozkurt, Ömer Kebapçıoğlu, Cüneyt Avşaroğlu, Bilge Öngöre, Nermin Küçükceylan, Cihat Oğan, Muhammet Çakıral, Yahya Ersöz, Kürşat Çoşgun, Selim Esen, Zekeriya Kaya, Mehmet Saydur, Ahmet Tüzün, Mikail Sözbilir, Nihat Ateş, Osman Bozkurt, Hasan Barışcan, Ayşe Gürocak, Pınar Kızılhan, A.Kadir Paksoy, Nuray Gökaksamaz, Çiğdem Daşdemir, Aydın Ilgaz, Nilgün Ilgaz, Müyesser Güner, Hidayet Karakuş, İhsan Can, Mehmet Güler, Yılmaz Onay, Metin Boran, Kadir İncesu, Kemal Ateş, Tülay Kuzu, Sabahattin Yalkın, Nihat Kirişçi, İbrahim Tığ, Tanju Cılızoğlu, Aynur Gürsoy, Emel Dinseven, Sadık Arslan, Ahmet Özer, İnci Gürbüzatik, Sedat Sever, Vecihi Timuroğlu, Rahime Henden, Utku Erişik, İlknur Türkan, Akın Türe, Tansu Bele, Bedrettin Aykın, Konur Ertop, Mustafa Aslan, Hande Sonsöz, Fatma Erişik, Cahit Kavcar, Burhan Günel, Özgen Seçkin, Nejat Gacar, Gülçin Gacar, Fahrettin Demir, Suna Canlı, Esra Lüle, Sevil Kasırcı, Suat Batur, Münevver Oğar,, Sevgi Oğar, Belgin Tanrıverdi, Sadık Albayrak, Mustafa Sözel, Oya Aşkır, Mehmet Aydın, Muzaffer Aydın, Vedat Yazıcı, Sultan Esen, Canan Aslan, Murat Büyükdağ, Tuncer Uçerol,, Gülsemin Hazer, İbrahim Kıbrıs, Enbiye Tahiroğlu, Cihan Mestan, Yusuf Düzgün, Şener Aksu, Kemal Erol, Turhan Günay, Onur Taylan, Halil Buttanrı, Ahmet Çebi, İbrahim Dizman, Metin Akyüz, Okan Çançin, Suat Batur, Savaş Ünlü, Rasih Ruhi İleri, Saime İnal Savi... Bu isimlerin dışında Kastamonu Belediye Başkanı Turan Topçu, Kastamonu İl Emniyet Md., Araç Belediye Başkanı Bahtiyar Yaşar, Cide Belediye Başkanı Necdet Demir, Cideli Rıfat Ilgaz dostları, Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Öğrencileri, Kastamonu'da okuyan bir grup Araçlı kız öğrenci...

***

Eksik olan ve kafamı kurcalayan bir iki soruna da değinmeden geçemeyeceğim bu arada. Birisi, protokolün tam tekmil yer aldığı böylesine Kastamonu için önemli bir toplantıda Milli Eğitim neredeydi, bu güzel sunumların her bir oturumu planlı programlı bir biçimde değişik okullardan değişik sınıflara - öğrenci gruplarına- izletilemez miydi? Bu durum yoksa hala Rıfat Ilgaz'ın "mimli" yazar olmasından mı kaynaklanıyordu? O kadar çekincetye gerek yok sağolsun bakanlığımız, yazarlarımızın değerini "seng-i musallada- olsun biliyor ve yapıtlarının kimini "100 Temel Eser" listelerine alıyor. Yine de iyi değil mi kültür bakanlığımıza göre? O ölümünden 10 yılı aşkın süre geçmesine karşın hala etkinliklerine Rıfat Ilgaz adına davetiye yolluyormuş... Bu da güzel bir şey elbette, bu kadarcık da olsa anımsanmak... Gazetelerde okuyoruz zaman zaman falanca okul falanca yazarı okulunda konferansa çağırdı diye. Seviniyor, övünç duyuyoruz. Oysa burada da Kastamonu'ya çağrılmış yüzü aşkın kültür, sanat, bilimadamı vardı, acaba hangi okulumuz tındı bu durumdan... Hakkını yemeyelim, bir ara bir sınıf geldi, lise sınıfıydı, hangi okul olduğunu şu anda anımsayamıyorum, belki de belirtmemekte de yarar var!... Ne dersiniz?

İkincisine gelince: Ülkenin her yanında en küçük boyutlu kültür sanat haberlerini, panelleri, sempozyumları, anma programlarını tek tek duyurmasıyla gururlandığım kırk yıllık okuru olduğum bir gazetede bu konuda tek satır yazı çıkmaması beni çok üzdü ve düşündürdü, sizleri bilmem. Oysa sempozyumda hem Mine Özgür, hem de Turhan Günay vardı. Bir de hakkını yemeyelim Cumhuriyet Kitap'ta "Sihirli Değnek" sayfasını düzenleyen Nilay Yılmaz bildiri de sundu. Ve tek o duyurdu sempozyumu Perşembe günü... yani o da ikinci günü... Haber aynan şu: "(10-11-12 Mayıs 2006, Kastamonu) Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksekokulu, Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi ve Çınar Yayınları'nın işbirliği ile Rıfat Ilgaz Sempozyumu düzenlendi. Bildiri başlıkları: Rıfat Ilgaz'ın Romanı; Rıfat Ilgaz'ın Öyküsü; Rıfat Ilgaz'ın Şiiri; Rıfat Ilgaz'ın Mizahı; Rıfat Ilgaz'ın Çocuk Edebiyatı; Rıfat Ilgaz'ın Gazeteciliği; 1940 ­ 2000 Sürecinde Rıfat Ilgaz; Rıfat Ilgaz ve Sinema; Rıfat Ilgaz ve Tiyatro; Rıfat Ilgaz ve Aydınlanma; Yerelden Evrensele Rıfat Ilgaz; Halkevleri ve Rıfat Ilgaz; Rıfat Ilgaz'ın Yapıtlarında Eğitime Bakışı. (www.kmyo.ankara.edu.tr)" (Nilay Yılmaz, Cumhuriyet Kitap, 11.05.2006 ) Evet Rıfat Ilgaz dostları hepsi bu kadarcık... Sorduklarım bir açıklama getiremediği gibi ben de bir anlam veremedim gerçekten. Bu süre içinde duyurduğu kültür- sanat etkinliklerini saymam çok zaman alır diye es geçiyorum.

Evet, Kastamonu için gerçekten tarihi bir gündü bence bu denli seçkin konuğa ev sahipliği yapmak. Üçüncü günün sonundaki kapanış oturumu ve "Rıfat Ilgaz, 1940'lardan başlayıp aramızdan ayrıldığı 1993 Temmuzuna kadar laik ve etik duruşunu değiştirmememiş; dil, eğitim ve kültürün yozlaşmasına yaşamı ve yapıtlarıyla karşı çıkmıştır. Toplumcu, özgürlükçü, yurtsever savaşımcılığmı Anadolu'nun binlerce yıllık kültür kaynağından beslenerek gerçekleştirilmiştir. Kültürsüz-leştirme konusundaki iç ve dış saldırıların doruğa ulaştığı günümüz Türkiyesi 'nde, sanatçı, aydın kişiliği ve sorumluluk bilinciyle bizlere güç vermektedir. 1980'lerden başlayarak 1990'larda yaygınlaşan yeni dünya düzeni, 2000'lerin başında kötü meyvelerini vermeye başlamıştır. Bu saldırılar, ülkemizin ekonomik, toplumsal, siyasal ve sanatsal yapısını bozduğu gibi, laik çağdaş bireyi, ulus devleti ve bağımsızlığı yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek İçin de, Türkçemiz i bozmaya, geleneksel değerlerimizi yozlaştırmaya yönelik girişimler, her geçen gün giderek yoğunlaşmaktadır. Bu çok yönlü olumsuz gelişmelerin somut örnekleri günümüz edebiyatında, kültüründe ve toplum yaşamında açıkça görülmektedir. Bütün bu olumsuzluklara edebiyat ve kültür bağlamında karşı çıkmak üzere; Rıfat Ilgaz'ı vâr eden ve Ulusal Kurtuluş Savaşımızda Anadolu'nun atardamarı olma işlevini üstlenen Kastamonu ilindeki Kastamonu Meslek Yüksekokulu eşgüdümünde 10-11-12 Mayıs 2006 günlerinde Rıfat İlgaz sempozyumu gerçekleştirilmiştir. Etkinliğe bilim ve sanat adamları, yirmi iki ana başlık altında son derece nitelikli 96 bildiriyle katkıda bulunmuşlardır. Ayrıca sempozyumdaki oturumlara öğrencilerin ve halkın da katılımı yüksek olmuştur. Bu kültürel girişimden alınan güçle; ülkemizin toplumsal ve kültürel yaşamına yeni atılımlarla katkı sunulması ve süreklilik kazandırılması gerektiği ortak sonucu çıkarılmıştır" diye ülkenin genel durumu ve üç günlük sempozyumu özetle vurgulayan "sonuç bildirgesi" ile Cumartesi günü yapılan Cide gezisi dört günlük şölenin noktalanışı oldu. Ama Rıfat Ilgaz'ın dost elinin sıcaklığı içimizi hep ısıtmaya devam edecek...


bariscanogul@gmail.com

(Rıfat Ilgaz Arşivi)

______________________________________________

(*) Ali ŞAHİN (alsah)

"Picasso öldü ama Picasso deyince İspanya, İspanyol Faşizmi akla gelir. Faşizmi simgeleyen resimler akla gelir. Bu resimleri gören şer kuvvetleri "Bu resimleri siz mi yaptınız?" deyince, "Hayır, siz yaptınız."diyebildi sanatçı. Belki bu sözler söylenmedi ama, bu öykü ona yakıştırıldı." (Rıfat ILGAZ)

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU'NDA SUNULAN BİLDİRİ ÖZETLERİ

RIFAT ILGAZ'IN İLK ŞİİRİ / KASTAMONU-NAZİKTER-1927

RIFAT ILGAZ'IN "SAZINI ÇALANA" ŞİİRİ / KASTAMONU-AÇIKSÖZ GAZETESİ- 1928



BİR SINAVSA EĞER

Girdiğim çıkığım yerler tanıdığımdır
Kapımı çalanlar gece yarılarında
Okunan kararlar yüzüme karşı
Korkmuyorum duygusal bitşlerden
Tükenen kurşun kalemler tanığımdır
Ölümle burun buruna bir gençlik boyu
Sıtmasında vereminde Anadolu'nun
Dönülmez bekleme kamplarında
Suçsa suç sorguysa sorgu hapisse hapis
Yaşamak gezin gözün arpacığın ucunda
Elimde hep böyle ükenen bardak
Yaşamak bir yürek işçiliği günümüzde
Öümün anlamı değşti birden
Eskiden yataklarda beklerdik
Ders mi sınav mı görev mi belli değil
Gelecekse ayakta bulsun dimdik
Açılan bir sorumsuz yalım ateş
Bir karanfildir göğüsümüzde

Rıfat ILGAZ

"...İlk okuduğumda beni çarpan "Bir Sınavsa Eğer" adlı şiirini, 12 Mart döneminin bungunluğunu aşmaya çalıştığımız günlerde "Yeni Adımlar" dergisinde (Mayıs 1973) okumuştum. Coşku ve umut olmuştu, "Girdiğim çıktığım yerler tanığımdır / Kapımı çalanlar gece yarılarında / Okunan kararlar yüzüme karşı / Korkmuyorum duygusal bitişlerden / Tükenen kurşun kalemler tanığımdır..." dizeleriyle başlayan ve "Ölümle burun buruna bir gençlik boyu / Sıtmasında vereminde Anadolu'nun / Dönülmez bekleme kamplarında / Suçsa suç, sorguysa sorgu, hapisse hapis / Yaşamak gezin gözün arpacığın ucunda / Elimde hep böyle tükenen bardak..." dizeleriyle devam eden bu şiir..." (Öner YAĞCI)

______________________________________________



H
a
y
a
t

Efsanedir


Saçların aklarla dolduğu zaman
Geriye hasretle bir bakar mısın?
Yıllar mazimizi yolduğu zaman
Göğsüne menekşe, gül takar mısın?

Penbe kıyılardan geçse bir sandal,
İşitsem sesini şen fıskiyenin;
Zikrimde canlanır eski bir masal:
Gözümde gözlerin, elimde elin...

Zaman kalbimizde can vermiş gibi,
En güzel renklerle süslenir mekan...
Suda aksimizle, havuzun dibi
"hayat efsanedir!" diyordu her an!

13 Mayıs 1944, Erzurum
Asım BEZİRCİ



Sayfamızı 10 Mayıs 2006'dan İtibaren





Kişi Ziyaret Etmiştir



Kitap Adı: Rıfat Ilgaz
Kitabın Yazarı: Asım Bezirci

Kitap Hakkında Kısa Bilgi:

1963'de Otağ Dergisi'nin, 1968'de Yeni Dergi'nin okurlarınca yaşayan eleştirmenlerin en beğenileni seçilen Asım Bezirci, Rıfat Ilgaz incelemesiyle 1989 Ferit Oğuz Bayır Kültür ve Sanat Ödülü'nü kazandı. Yazdığı, çevirdiği, derleyip düzenlediği kitapların toplamı 69'dur. Bu kitap, iki ana bölğmden oluşuyor; "Tanıtmalar" bölümünde Rıfat Ilgaz'ın yaşamı,şairliği, hikayeciliği, romancılığı ile oyun, anı, fıkra yazarlığı ayrıntılarıyla sergileniyor. Söz konusu türlerde çıkmış eserlerinin çoğu tanıtılıp değerlendiriliyor. Bunun için üç boyutlu ilginç bir yöntem izleniyor; Rıfat Ilgaz'ın açıklamaları ve Asım Bezirci'nin değerlendirmeleri ile çeşitli yazarların çözümleme ve eleştirilerinden birbirini tamamlayan geliştiren parçalar aktarılıyor. Böylece, eserlerin değişik açılarından aydınlanması, yagılanmasını sağlanmış oluyor.
"Seçmeler" bölümünde ise, Rıfat Ilgaz en güzel şiirleri ile hikayeleri ve köşe yazırlarından seçilmiş bir demet sunuluyor. En sonda da zengin bir "kaynakça" veriliyor.
Rıfat Ilgaz'ın sanatsal evrimi ve toplumsal çevresi içinde derinden incelemek, sıcak bir yaklaşımla renkli kişiliğini yakından tanımak ve seçkin ürünlerini zevkle okumak isteyenler için özgün bir "monografi" çalışması, belgesle bir " kaynak", bir "başvuru kitabı"...

(BAŞLANGIÇTAN 1988'E KADAR) RIFAT ILGAZ KAYNAKÇASI / ASIM BEZİRCİ

Kültür-Sanat 02-Temmuz 1999
Edebiyatın Temmuz vurgunları unutulmayacak
ÖNER YAĞCI
2 Temmuz 1993 Sıvas
____________________________

Katliam'ında "Edebiyatımızın Sosyalist Karıncası" Asım Bezirci'yi yitirmiştik. Sıvas Katliamı'nın acısı 7 Temmuz 1993 günü "Edebiyatımızın Koca Çınarı" Rıfat Ilgaz'ın yüreğine çökmüştü.

6 Temmuz 1995 günü "Gözyaşını Gülmeceye Çeviren, Çağımızın Nasrettin Hocası, Gömüyü Arayan Adam", Aziz Nesin aramızdan ayrılmıştı.

Temmuz'un ilk haftasında edebiyatımızın bu üç büyük ustasıyla, bu üç büyük bilgesiyle ilgili birçok etkinlik gerçekleştirildi.

Edebiyatımıza damgalarını vuran, yaşamları demokrasi ve özgürlük savaşımıyla içiçe geçen, edebiyatın çeşitli dallarında ürettikleri yapıtlarla unutulmaz izler bırakan, bu yürekli ustalarımız için çeşitli kuruluşlar tarafından anma ve saygı günleri düzenlendi.

Gerçekleştirilen bu etkinliklerle bu ustalarımız bir kez daha sahiplenirken, dosta düşmana da "unutulmayacaklar" mesajını verilmiş oldu.

Asım Bezirci 1928 doğumluydu; incelemeleri, eleştirileri, denemeleri, araştırmaları, yaşam öykü çalışmaları, çevirileri, derlemeleri, seçkileriyle yetmişe yakın yapıt armağan ederek edebiyatımızı zenginleştiren bir yazı ustasıydı. Sosyalist gerçekçi yöntemle ele aldığı kişileri, yapıtları, dönemleri bir karınca titizliğiyle ve parmak ısırtacak bir çalışkanlıkla değerlendiren Asım Bezirci'nin edebiyat sevgisiyle dolu, edebiyatla yaşamı buluşturan çalışmaları dünün edebiyat zenginliklerinin değerlendirilmesinde, bu günün edebiyatının anlaşılmasında, geleceğin edebiyatının nasıl olacağı konusunda bize ışık tutan bir vazgeçilmez kaynaktır.

Pir Sultan, Tevfik Fikret, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Orhan Veli gibi şair ve yazarlarımız hakkında yazdığı yaşam öyküsü incelemeleriyle damarı damara bağlamanın başarılı örneklerini sunan Asım Bezirci; Tür Halk Şiiri, Dünden Bugüne Türk Şiiri, Temele Gül Dikenler ve Güle Dil Verenler gibi yapıtlarıyla şiir tarihimizi değerlendirirken Seçme Hikayeler ve Seçme Romanlar'la roman tarihimize uzandı. Edebiyatçılığını düşünce ve kültür adamlığıyla bütünleştirerek bilimle sanatın ilişkisine yönelip Bilimden Yana, Sosyalizme Doğru gibi yapıtlarını sundu. Kısacası, edebiyatımızın yiğit karıncası Asım Bezirci sayısı yaşına yaklaşan kitabıyla bizi aydınlığa çağırdı hep, bizi aydınlıkla buluşturdu.

Rıfat İlgaz 1910 doğumluydu; kaynağı insan, kaynağı halk olan bir şair, bir yazardı. 1940'lı yılların karanlığında "Sosyalist Gerçekçi 40 Kuşağı"nın, "Fedailer Mangası"nın bir savaşçısı olarak başladığı edebiyat serüveninde Yarenlik, Sınıf, Yaşadıkça, Devam Uzak Değil, Kulağımızda Kirişte gibi şiir kitaplarıyla "Sınıf'ın mimli ozanı" olarak tavrını sürdürmüştü hep. Pusulasını hiç yitirmemiş bir ozan olmuştu.

Rıfat Ilgaz'ı "Hababam Sınıfı'nın ünlü yazarı" yapan romanından başka Karadeniz'in Kıyıcığında. Karartma Geceleri, Sarı Yazama, Yıldız Karayel gibi romanlarıyla tanımıştık. O, Kesmeli Bunları, Palavra, Çalış Osman Çiftlik Senin gibi gülmece öyküleriyle; Halime Kaptan, Bacaksız, Öksüz Civciv, Apartman Çocukları gibi çocuk kitaplarıyla; Hababam Sınıfı'nı çoğaltan oyunlarıyla; Nerde Kalmıştık, Cart Curt gibi fıkralarıyla; Yokuş Yukarı, Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra, Fedailer Mangası gibi anılarıyla da aydınlığımıza aydınlıklar katmıştı.

"Yaşamak bir yürek işçiliği günümüzde" diyen bir sanat ve yaşam anlayışıyla, yaşamı sanatlaştırarak yansıtan bir yazar; Can Yücel'in deyişiyle "Anadolu'nun yüce bir dağı" olan Rıfat Ilgaz, sayısı altmışı bulan yapıtlarıyla demokrasi ve özgürlük savaşımının edebiyattaki sürdürücülerindendi.

Aziz Nesin, 1919 doğumluydu; yaşamı, yaptıkları ve yazdıklarıyla, bilinci ve duyarlılığıyla, örnek ve öncü bir yazar ve aydındı. Yazar kimliğiyle aydın kimliğini örtüştürmedeki başarısı, öncü ve örnek davranışları ve yazdıklarıyla sunduğu zenginlikler ve güzellikler, onun "ölümsüz" sıfatını hak etmesini sağladı. Yakın tarihimize baktığımızda onun hemen hemen tüm toplumsal-kültürel girişimde var olduğunu görüyoruz. "Gözyaşlarımı gülmeceye çevirerek dünyaya sundum" diyen Aziz Nesin'in sayısı yüzü geçen yapıtıyla kültür zenginliğimize kattıkları ise edebiyatımızın en değerli kaynaklarını oluşturur. Yedek Parça, Damda Deli Var, Ah Biz Eşekler, Biz Adam Olmayız, Sosyalizm Geliyor Savulun, İhtilalı Nasıl Yaptık, Yetmiş Yaşım Merhaba, Nah Kalkınırız ve geçenlerde çıkan Gözünüz Aydın Efendim gibi gülmece öyküleriyle bu dalın en büyük ustası olan Aziz Nesin oyun yazarı olarak da Çiçu, Biraz Gelir misiniz, Sait Hopsait, Toros Canavarı gibi onlarca oyuna imzasını atmıştır.

Aziz Nesin, milyonlarca okurunu Gol Kralı, Zübük, Şimdiki Çocuklar Harika, Tatlı Betüş, Surname, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Tek Yol, Büyük Grev gibi romanlarıyla toplumsal panoramamızı çizen Aziz Nesin; Kendini Yakalamak, Hoşça Kalın, Sivas Acısı gibi şiir kitaplarıyla; Böyle Gelmiş Böyle Gitmez adını verdiği üç ciltlik özyaşam öyküsüyle; Bir Sürgününü Anıları, Poliste, Salkım Salkım Asılacak Adamlar gibi anılarıyla; Suçlanan ve Aklanan Yazılar, Ah Biz Ödlek Aydınlar, Korkudan Korkmak, Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler, Bir Tutam Aydınlık gibi kitaplarda topladığı düşünce yazılarıyla kucaklamıştır. Söyleşileriyle, mektuplarıyla, fikralarıyla, masallarıyla, taşlamalarıyla, incelemeleriyle, gezi notlarıyla, güncesiyle ve ölümünden sonra yayımlanan, onu aydın-sanatçı kimliğinin damarına bağlayan Türkiye Şarkısı Nazım gibi yapıtlarıyla da Aziz Nesin günümüz sanatçısının nasıl yaşayıp nasıl yazması konusundan gerçek bir öncülük örneği göstermiştir.

Ölüm yıldönümlerinde bu üç büyük ustamızı Asım Bezirci 'yi, Rıfat Ilgaz'ı, Aziz Nesin'i saygıyla, özleyerek anmalı, unutmamalı, unutturmamalıyız.


Şiirinde mizah mizahinda şiir olan bir yazar: Rifat Ilgaz
Adnan Özyalçiner
_____________________________________________________

Rifat Ilgaz, baba tarafindan Karadenizlidir. Bunlar; "Karadeniz'de işleyen iki ya da üç direkli gemilerde kaptanlik yapan kişilerdir."

Babasi da bir gemiciyken Duyun-u Umumiye'ye memur olur. Annesi ile babasi Bartinli olan Rifat Ilgaz, Karadeniz'in kiyicigindaki Cide'de dogmuştur. Nüfus tezkeresine göre 7 Mayis 1911 dogumludur. Annesine kalirsa dogum tarihi başkadir: "Oysa annemden doyduguma göre 'derin kar' da dünyaya gelmişim. Derin kar Karadeniz kiyilarina 1910'da yagmiş. (...) Annem şubat ayinda bir sali günü dogdugumu söylerdi. Karadeniz şivesine göre saliya 'saali' dendigi için adimin da Salih olmasini önermiş."

Babam: "hadi ordan! Sali ile Salih'in ne ilgisi var?" diyerek, o sirada kendisini denetlemeye gelen müfettişin adini vermiş ogluna:"Mehmet Rifat"

Hayata ögretmen olarak atilan Rifat Ilgaz, edebiyata şiirle başladi. 1940 kuşagi toplumcu gerçekçi şair ve yazarlarindan olan Rifat Ilgaz, şiirlerinde halktan insanlarin, işçilerin, kimsesizlerin, yoksullarin yaşamlarindan kesitler verir. Mahallenin, küçük memurlarin, emeklilerin yaşamlari bu şiirlerde duygu yüklü olarak anlatildigi gibi yoksullarin yaşamlarindaki toplumsal çelişkiler, ince, alayli bir taşlamaya dönüşür.

Rifat Ilgaz'in şiirleri Yürüyüş, Yeni Ses, Pinar gibi dergilerde yayinlanmaya başladigi sirada sonradan 1940 kuşagi adini alacak olan toplumcu gerçekçi arkadaşlari ile birlikte dikkat çekmiştir. Nazim Hikmet, "Bursa Cezaevi'nden Va-Nu'lara Mektuplar" adli kitabindaki bir mektubunda şunlari yazar: "Gençlerin içinde çok begendigim şairler var, hepsinin ismini aklimda tutamiyorum, isimleri henüz yer etmedi, ama şiirlerini pek begeniyorum. Şöyle aklimda kalanlari sira tekrifi yapmadan sayayim; Dinamo, Suat Taşer, Rifat Ilgaz, A.Kadir, Saffet Irgat ve saire..."

Nâzım Hikmet'in dikkatini çeken Rıfat Ilgaz, daha o günlerde toplumcu gerçekçi düşünceyi benimsediğini Yürüyüş dergisinin 9.9.1941 günlü sayısında şöyle açıklamıştır; "Sanatkâr her şeyden önce muhitini, cemiyetini kavrayabilecek ileri bir düşünce sistemine sahip olmalidir. Ancak o seviyeye ulaşabilen sanatkâr, kendinden beklenileni verebilir."

Sınıf

İlk kitabı Yarenlik'te giriştigi toplumsal çelişkileri sergileme, 1944'te yayınlanıp kovuşturmaya uğrayarak kendisinin altı ay mahkum olmasına neden olan Sınıf adlı kitabında acı gerçeklere dönüşür. İlk şiirlerindeki kendini işin içine katmayan, bir anlamda nesnel olmaya çalışan uzaktan bakışı, Sınıf'ta iç ve dış gözlerimi birleştirerek duyarlıklı, insancıl bir bakış açısına ulaşır. Bu ve bundan sonraki şiirlerinde toplum katları arasında ki ayrımların, katı gerçeklerin kesinlik kazanmasına karşılık hüzünle alaysılığın içiçeliği onun şiirinin temel öğeleri olarak sürecektir.

Şiirinin bu özelliği onun en kişisel şiirlerinde bile toplumsal gerçeği, insancıl bakış açısını içerir. Çünkü düşle gerçek, kişisellikle toplumsallık bu şiirlerde kaynaşmış bir haldedir.

Rıfat Ilgaz, halkın içinden gelen bir şairdir. Onun içinde şiirlerinde sevdasıyla, kavgasıyla halkın kendisi, yaşadıkları, çağı, sorunları yer alır.

Akşam Gazetesinin 6.11.1968 günlü sayısındaki bir yazısında şöyle demiş: "Her çağın su yüzüne çıkardığı yeni gerçekleri arayıp bulmak, bunları yeni biçimler içinde sunmak şairin değişmez görevidir. (...) Sanatçının yalnız yapıtıyla değil, kişiliğiyle de değerlendirilmesinin zorunlu olduğu bir dönemdeyiz. Bu görev, sanıldığı gibi, "sanatçının aydın olarak ele alınışı ile çözümlenip atılamaz. Salt halka bağlı bir şair olma görevidir; hele geri kalmış ülkelerde. Şair halkının diliyle konuşan kişi olduğu kadar, halkının yüreği ile konuşan olumlu, devrimci bir kişi oldu bugün."

Rıfat Ilgaz'ın şiirlerindeki halkçı tutumu, mizahi bakış açısı, yerel renkleri işleyişi, olaylara yaklaşımındaki duyarlıkla duygusallık roman, öykü, anlatı ve oyunlarında da sürer.

Asım Bezirci'ye göre Rıfat Ilgaz'ın mizah anlayışı şöyledir: "... ille de kişileri yermek gibi okurlari güldürmeyi de amaçlamiyor. Nitekim sululuga uzak duruyor, güldürme ugruna hikâyenin yapisini ve konunun niteligini zorluyor. Mizah onda yaratilişin bir özelligi olarak kendiliginden beliriyor."

Onun için kendi yaşamindan kesitler sundugu romanlari Hababam Sinifi, Pijamalilar (Bizim Koguş) mizahi içlerinde taşirlar. Oysa ki her gülünçlügün altinda yatan acilarla hüzündür. Rifat Ilgaz'in olaylara bakişindaki duygusalligin dogal sonucudur bu.

Bütün bunlardan anlaşildigina göre onun bütün yazdiklarinda şiirle mizahin bölünmez bir bütünlügü vardir.

Bu konuda Aziz Nesin 1961'de Yeni Tanin gazetesinde yazdigi bir yazida şunu demiş:"Hem şair hem mizah olarak Rifat Ilgaz'a edebiyatimizda gerektigi yerin verilmedigi kanisindayim. Deger bilir eleştirmenlerin Ilgaz'in sanati üzerinde birgün degerince duracaklarini saniyorum. Mizah yazari olduguna göre Ilgaz'in mizahi üzerinde yargida bulunmam beklide yadirganacaktir. Ben Rifat Ilgaz'in şiirleriyle mizahi arasinda yakinlik buluyorum. Onun mizahi da şiirleri gibi ince, duygulu ve halktan yana... Dahası mizahında da şiirin ağır bastığını söyleyebilirim. 'Tuh Sana' ve 'Nesi Meşhur' gibi hikâyelerin Türk mizahında belli bir yeri olacağına inanıyorum."

Sabahattin Ali'nin Yurt ve Dünya dergisinin mart'ın 1943 sayısında Yarenlik kitabı dolayısıyla onun şiiri için söylediği bir şey var. Diyor ki; "Yarenlik bize, bir sanatkârın fil dişi kuleye kapanmadan da kendisini verebildiğini, hatta daha fazlasını yaparak, kendisiyle beraber bütün bir cemiyet parçasını da eserlerinde aksettirmek suretiyle sahici sanatkâr, halk sanatkârı mertebesine ulaşabileceğini göstermiştir. Bana sanat heyecanı ile dolu saatler yaşatan, kendisinin ve insanlığın dertleri hakkında gözümde yeni ufuklar açan şaire bütün kalbimle teşekkür ederim."

Bence Sabahattin Ali'nin Rıfat Ilgaz için yaptığı bireyden topluma, kişisellikten toplumsallığa uzanan bu yorumu yazarın tüm yapıtları için geçerliliğini korumuştur.

Makro Paşa'daki birliktelikleri, omuz omuza verdikleri savaşin dolayisiyla hem Aziz Nesin'in, hem Sabahattin Ali'nin yakından tanıdıkları Rıfat Ilgaz hakkındaki saptamaları, onun şairliğinin, mizahçılığının, toplumculuğunun ayrılmaz bir bütün olduğunun kesinleşmiş kanıtlarıdır.


--------------------------------------------------------------------------------