alisahin_37.sitemynet.com
untitled_logo.jp

AlsahBlog/
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm
Albüm

Albüm


AlsahBlog/

cumhuriyet_gazetesi_19990402.jpg

19990402_1.jpg

19990402_2.jpg

00012481.jpg

0049.jpg

10.jpg

107x70_otomobil11.jpg

10906_6710.jpg

buss12.gif

Bolu Kıbrıscık Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nun yeni yaptırılan binası çürük çıktı
Umutlarını müteahhit çaldı


* İşsizliğin çok yoğun olduğu Bolu'nun Kıbrıscık ilçesinde kurulu Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO), sürekli göç veren bölgede renkli bir pencere açıyor.
Okul, tavukçuluk ve koyun çobanlığı mesleklerinin egemen olduğu bölgeye, eğitim hareketliliği getiriyor, yoksul aile çocuklarına eğitim şansı sunuyor.
1995 yılında yapılan 5 katlı sözde ''görkemli'' binanın içinde oluşan göçükler üzerine yeniden eski okula taşınan öğrenciler, olanakların sınırlı olmasına karşın başarı grafiklerini her yıl yükseltiyor. Mezun olan pek çok öğrencinin Anadolu ve öğretmen liselerini kazandığı okula en büyük destek yine öğretmen ve kaymakamdan geliyor.

Okul Müdürü Sadık Özbek , 439'u gündüzlü, 215'i yatılı öğrencinin öğrenim gördüğü okulun toplam bütçesinin 20 milyar lirayı bulduğunu belirtiyor. Koruma Derneği ve kaymakam desteğini de arkalarına aldıklarını vurgulayan Özbek, yeni okulun müteahhidi Kemal Mutlu 'dan yakınıyor. 1995'te devredilen okulun zamanla göçmeye başladığını anlatıyor:

''5 katlı okulda göçükler ve çatlaklar oluşunca hemen tahliye ettik. Eski okula taşındık yeniden. Öğrencilerin yaşamını riske atamazdık. Okulda yaklaşık 2 yıl kalmıştık. Kaymakamımız Ferhat Kurtoğlu da konunun üzerinde hassasiyetle durdu. Bayındırlık Bakanlığı'ndan mühendisleri çağırdı. Mühendisler, yaptıkları incelemeler sonucunda okula oturulamaz raporu verdi. Çimento ve demir eksikliği saptandı. Bakanlık, müteahhitle mahkemelik oldu. Sakarya Üniversitesi'nden uzmanlar getirildi. Konu şimdi Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde. Bu okulun yıkılması da büyük maliyet gerektiriyor. Milyarlarca lira havaya uçtu.'' Okullarının aşçı ve bulaşıkçıları olmadığını belirten Özbek, bu açıklarını koruma derneğinden tutulan kadınlarla gidermeye çalıştıklarını söylüyor. Öğrencilere öğretim yılı başında kaban, ceket, forma dağıtılmış, aylık 900 bin lira harçlık veriliyor. Diğer yatılı okullarda olduğu gibi altına işeyen çocukları ilaçla ya da nöbetçi öğretmenlerle tedavi etmeye çalıştıklarını aktaran Özbek, sorunlarını şöyle özetliyor:

''Eski okula taşınmak zorunda kaldığımızdan çocukları banyo için cumartesi-pazar evlerine yolluyoruz. Eski okulda duş sistemi yok. Bu da bazı sorunları gündeme getirdi. Geçen yıl birçok öğrencinin saçında sirke saptadık. Doktorlarla olaya müdahale ettik. Koğuşları dezenfekte ettik. Banyosunu yapmadan geleni yeniden evine gönderdik. Eski okulda mutfak da bulunmadığı için kendi olanaklarımızla bir yemekhane yaptık. Öğrencilerin yüzde 80'i cumartesi- pazar köylerine giderken soğuk algınlığı geçirdi. Bu sorun nedeniyle de hemşire tuttuk. Tabii bunlar maliyetimizi arttırıyor. Günde 20 öğrenci viziteye çıkıyor. Her öğrenci en az 2 milyonluk ilaç alıyor.''

Bilgisayar laboratuvarı sözü verilmesine karşın ilçenin alım listesinde yer almadıklarını aktaran Özbek, ''Bize verilen söz tutulmalı'' dedi. Müdür Sadık Özbek, diğer yatılı okullardan farklı olarak ilçelerindeki velilerin öğrencilerin durumuyla yakından ilgilendiğini söylüyor. Müdür, perşembe pazarı nedeniyle ilçeye uğrayan velilerin sürekli okula geldiklerini, çocuklarının okuması için her türlü fedakârlığı gösterdiklerini belirtiyor. Özbek'in anlatımları, bölgeler arasındaki görüş farklılıklarının eğitime etkisini gösteriyor.


Öğrenciler...

Kıbrıscık YİBO'daki öğrencilerin öyküleri diğer yatılı okul öğrencilerinden farklı değil. Köylerindeki birkaç kişiyi öldürdüğü için babası cezaevinde olan Reşat Öncel , devlet yardımından öncelikli yararlanan öğrencilerden. Öncel'e annesi ve komşuları bakıyor.

7. sınıfa giden

Fatma Kocataş da babası cezaevindeki diğer öğrencilerden biri. Babası, düğünde sarhoş iken kayınpederini öldürdüğü için 7 yıldır cezaevindeymiş.

Havva Akmaz , aile durumu iyi birkaç şanslı öğrenciden.

Anadolu liselerine hazırlanan Akmaz, beden eğitimi öğretmeni olmak istiyor. Babası çiftçi, annesi ev hanımı. Havva, okullarındaki eksiklikleri şöyle anlatıyor:

''Bilgisayar laboratuvarı istiyoruz. Bu yıl pek çok öğretmenimiz askere gidiyor. Matematik dersimiz bu nedenle boş geçecek. Dersleri yetiştiremeyeceğiz. İngilizce dersini, sınıf öğretmenimiz veriyor. İkinci dönem İngilizce öğrenmeye başladık. Burs imkânlarının arttırılmasını istiyoruz. Fen bilgisi laboratuvarımızda çok sayıda eksik var. Aslında İstanbul'da okumak istiyorum. Çünkü oradaki imkânlar daha iyi.'' 2 yıl yatılı okuduktan sonra gündüzlü eğitime geçen Yasemin Çeltik , temizlik sorunlarından şikâyetçi. Çeltik, hemşire olmayı ve Ankara'da yaşamak istediğini vurguladıktan sonra, artık yatılı okumadığı için mutlu olduğunu söylüyor.

BİTTİ


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın