|
AKP YALAKALARI
Turgut Koçak
TSİP ONURSAL BAŞKANI
AKP, son zamanlarda bir açılım tutturdu ki, sormayın gitsin. AKP'nin kağnısının gölgesinde yürüyen ne kadar sözde aydın yalaka takımı varsa koro halinde AKP'yi övüp duruyorlar. Gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında durmadan çaplı bir öğretisel (ideolojik) saldırı yürütüyorlar. Sözü geçen bu yalaka takımı Kürt Açılımı,Ermeni Açılımı derken şimdi de işi Alevi Açılımı'na kadar getirmeyi başardılar.Alevi Açılımı ile birlikte kimileri artık Alevilerin cumhuriyetle hesaplaşmasından açıktan açığa söz eder oldular. Hiç kuşku yok ki, insanların inançlarına karışmanın bir gereği yok. İnsanlar, inançlarını kendi dışındakilere zarar vermeden özgürce yaşayabilirler. Buna kimsenin de bir diyeceği olamaz. Ne var ki, bugüne dek kazın ayağı hiç de öyle olmamıştır olamaz da. Dün ülkemizde, ABD emperyalizminin Yeşil Kuşak Projesine uygun olarak Müslümanlara kurdurttuğu Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin sosyalistlere karşı nasıl acımasız saldırılar düzenlediğini hiçbir zaman unutacak değiliz. Bugün özellikle emperyalist ABD'nin ve AB'nin yoğun çabalarıyla inanç üzerinden büyük bir çalışma yürütülmekte, inanç gruplarının aşırı derecede politikleşmesi için çok büyük katkılar sunulmaktadır. Bu gerçekler ışığında İslami gruplar şimdiye kadar olmadığı kadar politikleşmiş olup iktidarı ellerine geçirmiş bulunmaktadırlar. AKP iktidar olmanın kolaylığı ile vurduğu vurduk, kırdığı kırdık bir politika izleyerek toplumu sonuna kadar geren bir politikayı sistemli bir şekilde yaşama geçirmekte, etnik ve inanç boyutunda sürdürülen politikalar yüzünden kitleler kapışmanın eşiğine kadar getirilmişlerdir.
Demokratikleşme denile denile gelinen noktayı hepimiz gözlerimizle görüyoruz. Bütün bunlara karşın sonuna kadar uyanık olması ve AKP'nin oyununu bozması gereken sol kesimlerin önemli bir bölümü de, AKP'nin politikalarını olumlayarak değirmenine su taşımaktan çekinmiyor. Yeni Osmanlıcı bir anlayışa yatarak politik arenaya atılanların hattı hesabı yok. Öyle ki, bunlardan bazıları bu politikayla büyük coğrafyaları kontrol altına alabileceklerini bile düşünüyorlar. Oysa gerçekler hiç de sanıldığı gibi olmayıp karanlık günlerin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Yukarıda özetle değindiğimiz politikaların geldiği durak üç aşağı beş yukarı belirginleşmiş durumdadır.
Emperyalizmin öteden beri istediği şey Anadolu'da büyük bir boğazlaşma olup bunun maddi koşulları adım adım hazırlanmış bulunmaktadır. Etnik ve inanç boyutunda sürdürülen politikalar yüzünden toplum yarılma noktasına getirilmiştir. Gidişin hiç de iyi olmadığı bütün çıplaklığı ile bilinmektedir.
Bu tehlikeli gidişin önünü bir tek ama bir tek sosyalistler kesebilir. Ne var ki, sosyalistlerde politik olarak gereği kadar örgütlü olmadıkları için başta işçi sınıfı olmak üzere geniş halk yığınlarını harekete geçirecek güçte değillerdir. Bu nedenle partimize düşen görevin büyüklüğünün ayırtında olmamıza karşın gerekli çıkışları yapamıyor ve yığınları bütün gerici ve sermaye yanlısı politikalara karşı eylemli hale getirememekteyiz. Bu gerçek de gösteriyor ki, bizim için en önemli görev; ülke çapında halk düşmanlarına karşı sağlam bir örgütlenmeyi gerçekleştirmektir. Bugün gelinen noktada kimi sol politik akımlarla ortaklaşma olanağının kalmadığı bütün çıplaklığı ile ortadadır. Bizler; bir yandan her türlü gerici, emperyalist uşağı işbirlikçi sermaye güçlerine karşı savaşım verirken bu işi sağlı sollu yürütmek zorunda odlumuzu da aklımızdan çıkarmamalıyız.
Yukarıda söylediğimiz gibi kimi sol yapılarla geniş bir Halk Cephesi içinde solun sağ ve sol sapmaları yüzünden örgütlenmenin de olanağı kalmamıştır. Bu koşullarda ister istemez işimizi alabildiğine zorlaştırmaktadır. Bütün bu gerçekliklere karşın partimizin yürüteceği çaplı çalışmalarla yeni çıkış yolları yaratması kaçınılmazdır. Bu çalışmalar sonucunda kimileri yığınların gözünde sosyalist olarak anılmaktan iyice çıkacakları gibi, kimileri de, partimizin politikalarının yörüngesine çekilecek ve sermaye güçleriyle savaşım için gerekli güç kazanılmış olacaktır.
Bu sözlerimiz birilerine dokunabilir ve bizim sola saldırdığımız düşüncesine kapılanlar da olabilir. Durum hiç de öyle değildir. Bizim yapmak istediğimiz şey rayından çıkmış sol ve sosyalist yapılara kendi işlevini kazandırmaktır. Emperyalizme karşı savaşımı küçümseyen, hatta gerekli bile görmeyenlerle, devrimci savaşımın bayrağını yükseltmemizin olanağı yoktur. Çünkü günümüzde emperyalizme karşı vurmak aynı zamanda da ülkemiz işbirlikçi kapitalist sermaye güçlerine karşı da vurmak anlamına gelmektedir. Bunun tersi de hiç kuşkusuz ki doğrudur.
Sonuç olarak; günümüzde dünya çapında emperyalist kapitalist sistem ve işbirlikçilerine karşı; kıran kırana bir savaşım sürmektedir. Bu savaşımı doğru kavrayanlar ve her koşulda sosyalistlerin bağımsız politikalarını yaşama geçirmek için savaşanlar asla yenilmeyecek ve kazanan onlar olacaktır. Partimiz; Türkiye Sosyalist İşçi Partisi bu doğrultuda sürdürülen savaşımda ödünsüz olmayı başarmış bir partidir. Yığınları safsata ile uyutanların karşısına her zaman dikilmeyi kendine bir görev saymakla kalmamış bu doğrultuda yazgı birliği içinde olmak isteyenlere ise saflarını hep açık tutmuştur. Biliyoruz ki, işimiz kolay değildir. Yine biliyoruz ki, bizler Ekim fırtınaları yaratanların mirasçısıyız ve bütün zorluklara karşın kazanan biz, kaybedenlerse halk düşmanları olacak.
Sermaye Güçlerine Karşı Sosyalistler
Turgut Koçak
TSİP ONURSAL BAŞKANI
Türkiye emekçi güçleri yıllardır cehennemi bir yaşam içindedir. İşçilerin doğru dürüst iş güvenliği yoktur. Onlar gir/çık yapılarak yıllarca asgari ücretle çalıştırılır. Kıdem tazminatından çıkarıldığında yararlanmaması için işten çıkarılıp yeniden işe başlatılır. Doğru dürüst emekten yana örgütleri bile yoktur. İşveren işçilerinin zar zor sendikalı olmasına rıza gösterirse o da sarı sendika olsun ister. İşçilerin işveren karşısında neredeyse kendilerini savunacakları hiçbir silahları yoktur. Daha önce işçilerin kullandığı grevli toplusözleşmeli sendika hakları 12 Eylül faşist darbesiyle ellerinden alınmış, daha sonra işbaşına gelen hükümetlerce çıkarılan yasalarla bu haklar tam anlamıyla kullanılmaz hale getirilmiştir. İşçiler kolaylıkla kapı önüne konulabildikleri gibi hak aramalarının da önüne sürüyle engeller konulmuştur. Memurların durumu ise daha da içler acısıdır. Ücretlerinin belirlenmesi için memur çalışanların hiç mi hiç yaptırımları yoktur. Ücret pazarlığı için masaya oturulması ise tam anlamıyla göstermelik olup trajikomik bir durumdur. Memur örgütlenmelerinde uyulması gereken dünya standartlarının hiçbiri ülkemiz çalışanları için geçerli değildir. İşçi örgütlenmelerinde olduğu gibi memur örgütlenmelerinde de gerici ve düzenin çizgisinde örgütlenmelere kolaylık sağlanırken memurların haklarını savunacak olan sendikal örgütlenmeler baskı altında tutulmaktadır. Her türlü baskı ve yıldırma yöntemiyle memurlar susturulmak ve haklarını arayamaz hale getirilmektedir.
Köylü üreticiler ise yıllardır sermaye güçlerinin emeklerini sömürdükleri bir diğer kesimdir. Onların canlarını dişlerine takarak ürettikleri beş para etmezken, ellerinden alınan ürünler piyasada ateş pahasına satılmaktadır. Köylüler durumları itibari ile örgütlü de olmadıklarından kolaylıkla tepelerine binilmekte ve ürünleri yok pahasına kapatılmaktadır. Bugüne kadar gelmiş geçmiş iktidarların hiçbirinin köylünün sorunları ile ilgilenmemesi bir rastlantı değildir. Denilebilir ki, gerçeğin ve izlenen politikanın ta kendisidir. Bu yüzden köylü üreticilerin ne hayvan, ne de diğer tarımsal ürünleri kendileri için bir kurtuluş olanağı yaratmamaktadır. İşin daha da kötü olan yanı köyde yaşayanların büyük bir bölümünün topraksız ya da az topraklı oluşudur. Bugüne kadar hiçbir hükümetin bu soruna el atmamasının nedeni köylüyü karanlık içinde bırakmak ve onların geriliğinden yararlanarak sömürmektir. Bu yüzden de ülkemizde köylü nüfus gitgide azalsa da yene de önemli bir sayıyı korumaktadır. Topraksız ve az topraklı köylüler mevsimine göre çeşitli bölgelere giderek mevsimlik işçi olarak çalışmakta, yaşamları çok büyük olanaksızlıklar içinde geçmektedir. Üstelik onları bekleyen her türlü tehlike de cabasıdır. Çocuklar bu savruk yaşam yüzünden doğru dürüst eğitim göremediği gibi çocuk işçi olarak tarlalarda çalıştırılmaktadır. Yani çalışanlar ülkemizde bir bütün olarak ezilmekte olup gün yüzü görmemektedirler.
Bütün bu gerçeklere karşın bir avuç varsıl takımı milyonlarına yeni milyonlar katarak şiştikçe şişmekte uluslararası arenada fink atmaktadırlar. Hükümetler onların hükümetidir. Ülke onların elinde yabancılara peşkeş çekilmektedir. Emperyalist dünyanın savaş çığlıklarına alet olunarak onlara ülkemiz olanakları sonuna kadar kullandırılmaktadır. Başta ABD emperyalistleri olmak üzere emperyalistlerin her söylediği işbirlikçiler tarafından halkımıza dayatılmakta gerektiğinde zorla uygulanmaya konulmaktadır. Özelleştirmelerle emperyalist çevrelere peşkeş çekilen bankalardan fabrikalara oradan büyük kârlar getiren hizmet kuruluşlarına kadar pek çok kurum ve kuruluşlarımız elden çıkarılmış bulunmaktadır.
Özetle yaşam kapitalistler tarafından çekilmez hale getirilmiştir. Ülkemizin ekonomik sorunlarının yanında politik sorunları da geniş emekçi yığınlarının başını ağrıtmaktadır. Demokrasi Açılımı adı altında gündeme getirilen Kürt sorunu tam anlamıyla emperyalistlerin dümen suyunda yürütülmektedir. Dolayısıyla çekilen bunca acılara karşın elle tutulur bir çözüm üretilmediği gün gibi ortadadır. Dolayısıyla AKP ve onlara çözüm şeklini önerenlerin yolları çıkmaz sokaktır. Bu çıkmaz sokakta ömür tüketenlerin yaptıkları şey geniş halk yığınlarını kandırmak üzerine kuruludur ve doğası gereği kapitalizm hangi kanıtı kullanırsa kullansın (din, etnik köken vb.) bölücüdür. Yığınları tek birleştirici anlayış sosyalist görüşlerin yaşama geçirilmesi ile olasıdır. Bu yüzden de bütün burjuva çözümler yığınların gözünü boyamak için piyasaya sürülmüştür. Bizler burjuva demokrasisini iyi tanıyoruz. Bu yüzden de açılımlarının da nereye varacağını iyi biliyor, bir kez daha sosyalist demokrasi için hodri meydan diyoruz.
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Resmi Web Adresi:
www.tsip1974.com
tsip1974@hotmail.com
Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın
tsip@tsip1974.com
|