|
HONSALARDA BAYRAM / ÖYKÜ
MÜMTAZ TİFTİK
_______________________________________________
Babama Saygılarımla..
Honsalar, Kastamonunun Daday ilçesine bağlı Ballıdağın eteklerinde şirin bir köydür. Yerleşim tarihi Romalılar zamanına dek uzanır. Köy, ismini Romalılardan kalan
honsalar tümülüslerinden alır. Köyde bu gün kullanılmakta olan Ali Paşa Camii ise
Candaroğulları Beyliğinden günümüze kalan başka bir eserdir.Bayram gelmeden önce bayram heyecanı tüm köyü sarar, ev ev hazırlıklara başlanırdı. Bayram demek, gurbette bulunan ev bireylerinin, konukların buluşacağı hasret gidereceği, yarenlik edeceği gün demekti.
Bayram hazırlığına önce çamaşır yıkamakla başlanırdı. Avlu bu iş için en uygun
yerdi. Ocakta ve sobada yanan meşe ağacının biriktirilen külü kalbur yardımıyla akşam-
dan çamaşır kazanına elenir, başka bir kazanda kaynatılan su ile karıştırılarak sabaha dek bekletilirdi. Ertesi gün hazırlanan su kazanlarının altına yakılan ateşle sular kaynatılmaya başlanırdı. Kaynar kazanın içersine akşamdan dinlendirilen küllü su dökülür, karışımın kaynaması beklenirdi. Bu arada evde ne yıkanacaksasepetle taşınır, beyaz ve renkli çamaşırlar diye ayrılırdı...
...devamı >>>
PANAYIR ZAMANI / ÖYKÜ
MÜMTAZ TİFTİK
_______________________________________________
Taşköprü Kastamonu'nun en büyük ilçelerinden birisi olup Gökırmak havzasında yer almaktadır. İsmini Romalılar zamanında yapılmış ve hâlen kullanılmakta olan taş köprüden almaktadır. Ekonomik olarak zengindir. Burada kendir, şeker pancarı ve sarımsak yetiştirilir. Bu yüzden 60'lı yıllarda bir hafta süren panayırlar düzenlenir sosyal hayata hareketlilik gelirdi. Şu an aynı ilçede sarımsak festivali düzenlenmektedir.
***
Yazın bitmesiyle birlikte günler kısalmaya, güneş ışığının etkisi azalmaya başlamıştı. Kasabanın ortasında bir gerdanlık gibi pırıldayan Gökırmak artık hüzünleniyordu. Bu yıl geçen yıldan daha az gelen leylekler çoktan göçmüş yuvaları boş kalmıştı. Ağaçların yaprakları sararmaya, sokak aralarından odun testerelerinin sesleri yükselmeye başlamıştı.
(...)
(*) Göl Anadolu Öğretmen Lisesi Md. Yrd.
KASTAMONU
______________________________________________
Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim, Yıl: 6, Sayı: 71, Ocak 2006
|
|
|
|
|
|
|
BİR AYRILIK HİKÂYESİ / ÖYKÜ
MÜMTAZ TİFTİK
_______________________________________________
Susamıştı. Bir an önce Nasrullah Şadırvanına ulaşıp doyasıya su içmek istiyordu. Adımlarını hızlandırdı.Ne vardı sanki tayin isteyecek. Alışmıştı buralara. İlk geldiğinde bazı sıkıntıları olmadı değildi. Nerede olsa buna benzer sıkıntılar mutlaka olacaktı. Hiç tanımadığı bir yörede yeni göreve başlamak kolay değildi. Bulunduğu yöreye, iş yaşamına çabuk uyum sağlamıştı. Yöre halkı sanki kırk yıllık akrabaları gibiydi. Şadırvana geldiğinde bir gün daha yavaş yavaş akıyordu. Oturdu. Bir tas su içti. Bir tas daha. Yöre insanı şadırvandan su içenlerin ya bu kentte yedi yıl kalacağını ya da yedi yıl sonra tekrar geleceğini söylemişlerdi. Olsun. dedi kendi kendine.Ben tam tamına beş yılımı geçirdim. Söylentidir bunlar. Nasrullah Meydanına baktığında öğrenci oldukları anlaşılan genç bir kızla delikanlının el ele tarihi Frenkşah Hamamına doğru yürüdüklerini gördü. Şadırvanda akan suyun sesi aldı onu çok uzaklara götürdü.
Moniyi düşündü...
(...)
Birinden almış olduğu çekme helvalarıyla Ankaraya doğru yola koyuldu.
Ne yazık ki aldığı helvalar Kaşoğlu Ustanın helvaları değildi.
13.04.2006
Mümtaz TİFTİK
(HİKAYE KASTAMONU NASRULLAH GAZETESİNDE
27 TEMMUZ 2006 YAYIMLANMIŞTIR)
|
|