|
AZMİN VE İNANCIN HİKAYESİ
İrfan Töre, yokluğu bahane etmedi. Hayata tutundu ve ödülünü aldı.
Hacettepeli çobandan ders
Doktorsuzluk yüzünden sağ kolunu kaybetti. O günlerde kararını vermişti. 'Başkalarının canı yanmasın' diye doktor olacaktı. Ve azmiyle ders verdi herkese. Yüksekova'da imkansızlıklar içinden çıkıp, doktor oldu.
Tek koluyla çobanlık yaptı, her gittiği okulu birincilikle tamamladı. Disiplin ve çalışmadan taviz vermedi. Hakkarili çoban İrfan Töreci, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakülkesi'ni kazandı.
Doktor olsaydı kolu olacaktı
Töreci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her yıl okulların tatil olmasıyla Hacıtepe'de çobanlık yaparak ailesinin geçimine katkı sağladığını söyledi.
Elektrik akımına kapılması sonucu 5 yaşında bir kolunu kaybettiğini anlatan Töreci, kolunu kaybetmesinin doktorsuzluktan kaynaklandığını, bu nedenle küçük yaşlardan itibaren doktor olmayı hayal ettiğini söyledi.
Okulları birincilikle bitirdi
Töreci, bunun için çok fazla çalıştığını, ilköğretimi birincilikle bitirerek Van Alparslan Anadolu Öğretmen Lisesi'ni kazandığını, burada bir süre okuduktan sonra yeniden Yüksekova'ya döndüğünü belirtti.
Yüksekova Süper Lisesi'nde eğitimine devam ettiğini ve okulu birincilikle bitirdiğini ifade eden Töreci, dershane öğretmenleriyle düzenli ve disiplinli çalışması sayesinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girmeyi başardığını bildirdi.
10 kardeşler
Babasının çiftçilik yaparak ailesinin geçimini sağladığını, 10 kardeş olduklarını ifade eden Töreci, maddi imkanı yetersiz olan ailesinin Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü'nde eğitim gören kardeşini bile okutmakta güçlük çektiğini kaydetti.
Maddi engelleri de aşacak
Töreci, Tıp Fakültesi'nde eğitim görmenin masraflı olacağını, ailesinin bu maddi yükü kaldırmasının mümkün olmadığını belirterek, ''Ancak bu engeli de aşacağıma, eğitimimi sürdürmem için gerekli desteği bulacağıma inanıyorum'' dedi.
Karakter eğitiminin 7 unsuru
Karakter Eğitimi konulu bir kitap dizisi hazırlıyoruz. İşin başında cevap vermemiz gereken bir soru var. Hangi karakter özelliklerini bir çocuğa ya da bir bireye kazandırmamız gerekiyor? Karakter özelliklerini sıfat olarak ele aldığımızda 400 maddelik bir listeyle karşılaşabiliyoruz. Üstelik bu özelliklerin önemli bir kısmı da olumsuz: Bencil olmak, tembel olmak, gösterişçi olmak...
Yaptığımız incelemenin sonucunda her insanda olmazsa olmaz 7 karakter özelliği tespit ettik.
Yaratıcılık ve Problem Çözme, Sorumluluk Alma ve İnisiyatif Kullanma, Odaklanma ve Öz-disiplin, Dürüstlük ve Tutarlılık, Empati, Takım Çalışması ve İşbirliği, İyimserlik ve Motivasyon.
Bu karakter özelliklerinin her birinin ortalama 7 alt başlığı da bulunuyor. Yaptığımız başka bir araştırmada da anne ve babaların çocuklarına hangi temel karakter özelliklerini kazandırmaları gerektiğini bilmediğini belirledik.
Örneğin bir çocuk problem çözmeyi bilmediğinde, yetişkinliğinde de problemiyle yaşıyor. Sorunlarını birçok örnekte akıl ve bilgiyle değil, kaba kuvvetle ve bağırarak çözmeye çalışıyor.
Sorumluluk almayı öğrenememiş bir çocuk, yaptığı eylemlerin sonuçlarıyla ilgilenmiyor ve zamanını çok kötü kullanıyor. Yapması gerekenleri değil, yapmaması gerekenleri yapıyor. Olgun bir davranıştan uzak çocukça tavırlarını yetişkinliğinde de sürdürüyor.
Üçüncü karakter unsuru, özellikle okul başarısıyla birebir ilgili. Özdisiplini olan çocukların belirli bir sınavı geçmesi için özel derse ya da dershaneye ihtiyaçları yok. Çocuklar kararlılıkla, çalışmak istedikleri konuya odaklanıp istedikleri sonuçlara ulaşabiliyor.
Çok önemli başka bir karakter özelliği, doğruluk ve tutarlılık. İletişiminde dürüst olmayan bir çocuk, bir problem fabrikası gibidir. Açıklamadığı problemini gizlemeye çalışırken yeni problem daha üretir.
İnsan sosyal bir varlık; diğer insanlarla ilişki içinde olmadan yaşayamıyor. Dolayısıyla bir başkasını anlamak, onunla empati kurmak, ona karşı nazik ve gerekiyorsa merhametli olmak ilişkilerimizi son derece uyumlu hale getiriyor.
Empati ile paralel giden bir başka karakter özelliği de, bireyin takım çalışması kabiliyeti. Büyük işler takımlar tarafından yapılıyor. Dolayısıyla bireyin işbirliği yapma kapasitesini geliştirmek gerekiyor.
Yedinci unsur ise iyimserlik. İyimser ve motivasyonu yüksek olmayan insanların yapabilecekleri baştan kısıtlanmış oluyor. Her şeyin iyi olacağını düşünen birinin, her şeyi iyi yapmak için enerjisi de oluyor.
Gençlerin bilgiye mi, doğru karaktere mi ihtiyacı var sorusunun cevabı, bence basit ve açık. Bilgiye her zaman erişilir. Ama doğru karakter özellikleri çok daha zor kazanılıyor.
|