|
ATLAS DERGİSİ EKİM 2005 SAYISINDA ARTABEL GÖLLERİNE TAM 10 SAYFA AYIRDI
Dergideki fotoğraflar Cüneyt Oğuztüzün'e
Yazılar ise Orman yüksek mühendisi Nazan Araz'a aittir.
|
|
Hürriyet gazetesinden Ersin Kalkan'ın yazısı
Türkiye'nin en güzel tabiat parkları
Ersin KALKAN
Eğer hayatınız boyunca bir milli parka ya da tabiat parkına gitmediyseniz ya da tabiat anıtlarından birini görmediyseniz Türkiye'nin ne denli olağanüstü hazineye sahip olduğunu bilmiyorsunuz demektir. Okumuş ya da belgesel filmlerden izlemiş, uçları bulutları okşayan kayınların, ardıçların, meşelerin, ladinlerin; toprağın üstünde aranjmanlar oluşturan kum zambaklarının, yabani lalelerin, süsenlerin, kamelyaların fotoğraflarını da görmüş olabilirsiniz. İnanın bunların hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Gözünüzle görmeli, dokunmalı, koklamalı, gölgesinde serinlemelisiniz. Deklanşöre basan parmak sizinki olmalı.
Türkiye'de 12 bin bitki türü var. Hafızanızı yoklayın bakalım kaçını aklınızda tutabilmişsiniz? Ya da kaç tanesini tanıyorsunuz. Kaçımız irisle lilyumu, anemonla fulyayı birbirinden ayırabiliriz? Nilüfer çiçeğinin üzerine bir toz zerresi ya da çamur parçası geldiğinde gövdesini sallayarak kirleri belli bir noktaya doğru taşıdığını, bu kirleri de küçücük bir yağmur damlasıyla temizleme yeteneğine sahip olduğunu biliyor musunuz? Eğer bunları bilmiyorsanız çıkın yollara ve vurun kendinizi tabiat parklarına. Bu sayfada sadece bazılarından söz edeceğiz. Türkiye’nin bulunduğu farklı coğrafyanın yanı sıra topoğrafik yapısı nedeniyle çok çeşitli iklim tiplerine sahip olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Ama dünya üzerinde nadir bulunan bitki türlerinin yer aldığı 37 flora bölgesinden üçünün yaşadığımız topraklarda bulunduğunu da bilmelisiniz.
GÜMÜŞHANE - ARTABEL GÖLLERİ
Yöre iki ayrı jeolojik zaman diliminde hüküm süren volkanik aktiviteye bağlı formasyonlarla kaplı. İlk zamanda, Artabel Deresi kaynağının hemen kuzeyinde bulunan ve ilk şelalenin kuzeydoğusunda yer alan Karanlık Göl yer almakta, diğer göller ise Karagöl Dağı doğu yamacındaki beş göl, Artabelinbaşı Tepesi'nin kuzeydoğu eteğindeki Karanlık Göl, Sofranınbaşı Tepesi'nin batısındaki Beşgöller adıyla anılan dört göl, Gavurdağı doğu zirvesi yamacında Karagöller adıyla anılan üç göl var. Sahada toplam 18 krater gölü bulunuyor. Bölge ormanlarında genel olarak bulunan ağaçlar sarıçam ve köknar. Manzarası çok güzel olan 5859 hektarlık alan, 1998 yılında tabiat parkı yapılmış. Ulaşım Gümüşhane'ye uzaklığı 50 kilometre olan Gülaçar Köyü üzerinden.
|
|
|
TÜRKİYE'NİN JEOLOJİK MİRAS ALANLARINA UNESCO DESTEĞİ...
"UNESCO"
(United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization)
(Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü)
|
|
Türkiye'nin ilk jeo-park alanlarının belirlenmesi ve korunmaya alınması için düğmeye basıldı. Başlatılan projeyle jeolojik miras alanları belirlenip UNESCO'nun Küresel Jeo-Park Ağı'na dahil edilecek.
Böylece koruma altına alınan bölgelerin ulusal envanteri çıkarılacak, canlı türleri koruma altına alınacak. UNESCO'nun büyük kaynaklar aktardığı sahalar, sık sık yapılan uluslararası toplantılarda ve yayın organlarında tanıtılacak. Böylece jeolojik miras alanları bilimsel, kültürel ve ekonomik kazanç sağlayacak. Proje için seçilen ilk üç saha ise; Mut Miyosen Havzası, Karapınar Volkan, Arkeoloji Havzası ve Gümüşhane Artabel Gölleri bölgesi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden Tetkik Arama Genel Müdürü Mehmet Üzer, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç ile Doğa ve Çevre Derneği arasında imzalanan protokole göre ilk aşamada üç alan korumaya alınıp jeo-park yapılacak. Protokole imza koyan Doğa ve Çevre Derneği Genel Sekreteri Mutlu Gürler, ilk aşamada Mut Miyosen Havzası, Karapınar Volkan ve Arkeoloji Havzası ve Gümüşhane Artabel Gölleri bölgesinin korunma çalışmalarının yapılacağını, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) bünyesinde üç yıldır buralarla ilgili hazırlık yapıldığını söyledi.
İmzalanan protokol çerçevesinde üç kurum/kuruluş ortak bir Türkiye Jeolojik Miras Alanları Danışma Kurulu oluşturacak. MTA bünyesinde kurulacak Türkiye Jeolojik Miras Alanları Koordinatörlüğü, konuyla ilgili bilgi, belge, doküman ve diğer çalışmaları bünyesinde arşivleyip düzenleyecek, yerel ve bölgesel temsilcilikleri yönlendirecek. Sekreterya hizmetleri ise tarafların vereceği birer temsilciyle MTA bünyesinde oluşturulacak olan Türkiye Jeolojik Miras Alanları Yürütme Kurulu'nca verilecek. Projede "yerinde koruma" esas alınacak, gerekirse ilgili alanda müze de kurulacak.
Projenin en önemli amacı jeo-park yapılacak alanların bilimsel amaçlı korunması, ender canlı türlerinin korunması ve turizm. Başlatılacak bölge toplantılarına, korunması gereken alanlarla ilgili çalışmaları bulunan bilim insanlarının yanı sıra bölgede yaşayan vatandaşların da katılımı sağlanıp, alanların belirlenmesi ve korunmasında yardım alınacak.
Türkiye'de 50 civarında jeo-park olma özelliği gösteren alan var; ancak jeolojik miras alanlarıyla ilgili bir koruma bulunmuyor. Bu projeyle, ilk koruma alanları oluşturulacak. UNESCO'nun Küresel Jeo-Park Ağı'na çeşitli ülkelerden 20 civarında bölge dahil. Son olarak bu ağa Çin'den üç, Portekiz, İrlanda ve Yunanistan'dan birer alan dahil edildi. Bir sahanın Küresel Jeo-Park Ağı'na dahil edilmesi için enderlik, ekonomi, bilgi ve kültür turizmine uygunluk gibi bazı şartlar aranıyor.
Ahmet Dinç
23 Ocak 2007, Salı
|
|