|
GÜN BATIMI
ALDANIP DURMA
Şu dağların ardı kara ovadır
Gönül gördüğüne imrenip durma.
Gördüm güzelini yüzü boyadır
Gönül gördüğüne imrenip durma.
Şu dağların ardı yazlık seyranlık
Güzellerin ellerinde çaydanlık
Sahilleri, kumsalları, meydanlık
Gönül sahillere aldanıp durma.
Şu dağların ardı mavi denizdir
Güzelleri çeylan gibi semizdir.
Bakma görüntüye, kalbi temizdir
Gönül sevdiğini isteyip durma.
Deniz mavisine benzer gözleri,
Bülbül gibi şakırdıyor dilleri.
Sanki cennet bahçesinin gülleri,
Gönül sevdiğine imrenip durma.
Şu dağların ardı kara kömürdür,
Koylarında yaşaması ömürdür.
Biz gülmedik, Tanrı'm bizi de güldür,
Gönül bu dünyaya aldanıp durma.
Aşır TUNCA
BİTTİ
Gevezenin dili bitti
Rüzgârı yok, yeli bitti.
Betonları döke döke,
Derelerin mili bitti.
Akıl erdi, deli gitti
Telgrafın teli gitti.
Bu dünyadan kimler gitti?
Ali gitti, Veli gitti.
Derelerin seli bitti
Güzellerin pili bitti.
Kimler geldi, kimler gitti?
Timur Han'ın fili bitti.
Yazan gitti, ozan gitti
Akşehir'de sazan bitti.
Artık dağlar oyulmuyor,
Aydın ilde kızan bitti.
Değirmenin çarkı gitti,
Otuz dokuz, kırkı bitti.
Bereketli ürünlerin,
Emeklerin farkı bitti.
Aşır TUNCA
MUTLU OLUR
Güz gelince göçer leylek
Mutluluklar onun olur
Alabilse simit gevrek
Mutluluklar onun olur
Elde kazma ile kürek
El işinden ezik yürek
Alabilse kuru çörek
Bütün dünya onun olur
Adresi yok gurbet elin
Yorganı yok kıldan kilim
Bir karpuza on beş dilim
Paylaşınca mutlu olur
Ben yorgunum diyemez ki
El aşını yiyemez ki
Güzel görse sevemez ki
Göz gülümser mutlu olur
İçi dışı gurbet dolar
Bahar geçer güller solar
Kimi döner kim konar
Kavuşursa mutlu olur
Aşır TUNCA
|
|
SOKAKTAKİ ÇOCUKLAR
Çitilenmiş inadına,
Kördüğümler çözülmüyor.
Girsek bile dost bağına,
Sırları çok bilinmiyor.
Hayâldeki ufuklara,
Hedeflere varılmıyor.
Sokaktaki çocuklara;
Ana-baba sarılmıyor.
Yüreksizler üzülmüyor,
Çocuk, ona ekmek yolu.
Gözünden yaş süzülmüyor,
Çocuk evin eli kolu.
Çalışmıyor, üç evlidir
Sokaklara salıverir.
Ekmeğine kanlı denir;
Böyle beyler çözülmüyor.
Bebelerin parasıyla,
Tespih çekip Hacca gider.
Çocukları ıssız yerde;
Sokaklarda tiner çeker.
Aşır TUNCA
|
|
|
KIR DAMLARI
ANNEM
Çağa bebek idim, aldın koynuna
Emdiğim sütleri helal et annem
Belekte beleyip sardın boynuna
Emdiğim sütleri helal et annem.
Dalına sarıp da koştun işine
Yalnız bırakmadın aldın peşine
Ağlayınca koşup geldin sesime
Çektiğin zahmeti helal et annem.
Geceler uykusuz bıraktım seni
Şefkatle sarılıp verdin sevgini
Benim için harap ettin kendini
Ödenmez hakların helal et annem.
Hak edene verir Rabbi'm cenneti
Annemize gösterirsek hürmeti
Dokuz ayda çektiğiniz zahmeti
Şefkati, sevgiyi helal et annem.
Sofrada yemeğin aşın seçilmez.
Anam emeğine kıymet biçilmez
Analar yâr ise yârdan geçilmez
Cennet yollarını aç bana annem.
Sen öğrettin bize yüce Mevla'yı
Sen öğrettin besmeleyi, duayı
Sen öğrettin Atatürk'ü bayrağı
Çektiğin çileyi helal et annem.
Öpülecek eller anne elidir
Arşa yükselen ses anne dilidir
Yavrular annenin gonca gülüdür
Gülün kusurunu helal et annem.
Zor günlerde koru dedin vatanı
Yoksa helal etmem dedin hakkını
Hakkım var deyip de tutma yakamı
Muhtacım duana helal et annem
Helal et hakkını helal et annem.
Aşır Tunca
11.05.2007
ARADA BİR TAŞ ATAR
İlkemizden dönerek
Yamuk olup eğrildik
El atına binerek
Doğruluktan çevrildik
Yenilmezdik güçlüydük
Çapulcuya yenildik
Akıl elden gelince
Düz yollarda devrildik
Arada bir taş atar
Bizi tutuşturanlar
Vuran vurulan bizden
Düşman uzaktan bakar
Gözü toprağımızda
Şanlı bayrağımızda
Tutuşturup kaçıyor
Bizi kardaşımızla.
Aşır TUNCA
ODUR
Denizlerden, ovalardan
Karalardan, havalardan
Türlü türlü nimetlerle
Odur âlemi Yaratan.
Cennet gibi ormanlardan,
Akıtır su dumanlardan.
Yer yeşerir yağmurlardan,
Odur âlemi Yaratan.
Akıllıysa insan reşit,
Tartı, nizam hepsi eşit.
Yerler gökler bin bir çeşit,
Odur âlemi Yaratan.
Hak bilirsen gir sıraya,
Dostum, güvenme paraya.
Çevir yüzünü Mevlâ'ya,
Odur âlemi Yaratan.
Bu dünyada rahat olmaz,
Rahat bulan sıhhat bulmaz.
Yata kalka hayat dolmaz.
Odur âlemi donatan,
Çalış diyor o Yaratan.
Aşır TUNCA
EY BÜLBÜLÜM
Bize yanlış yaklaşırlar
Koklaşırlar, paslaşırlar
Arada bir toplaşırlar
Sağın solun kir içinde
Ne ararsın pir içinde
Birlik için biraz uğraş
Hakk'ı bulup Hakk'a yanaş
Bülbül sende bu ne telaş
Beden yorgun ter içinde
Gezer ruhun pir içinde
Bülbül nedir seni üzen
İnsanlıkta yoktur düzen
Haktır insanlığı ezen
Yerin var mı pir içinde
İçin dışın kir içinde
Ötüp durma ey bülbülüm
Burcu burcu kokar gülüm
Sana bana vardır ölüm
Ne ararsın şer içinde
Yer bulursun pir içinde
Aşır TUNCA
|
|