asiyandergisi.sitemynet.com
a_iyank.jpg

Anasayfa
Yahyalı
Okulumuz
Okul Fotoları
Bölümler
Editörden
Aşiyan Ekibi
Aşiyan 1
Aşiyan 2
Aşiyan 3
Aşiyan 4
Aşiyan 5
Aşiyan 6
Şiirler
İletişim
K Ailesi
Resimler

Editörden


Editörden

EDİTÖRDEN

Biz yola çıktık bir kere...
"Hayat bir güldür elbet solacak sırtımıza kara topraklar dolacak
bu cansız yazılar birer hatıra kalacak." Bu amaçla başladık yolculuğumuza. Sizleri her zaman olduğu gibi âşiyân ikliminin sıcak meltemiyle selamlıyoruz. Gül bahçesine girenler gül olmasalar da gül kokarlar. Gül olamasak da gül kokusunu hissettirebildiysek ne mutlu bizlere. Büyük umutlarla girdiğimiz yayıncılık hayatımızda bizlere türkü tadında dergi sunma imkanını sağlayan herkese teşekkürlerimi arz ediyorum. Hayatın bütün renklerini ilk iki sayıda olduğu gibi bu sayıda da sunacağız sizlere.
"Özlemek Güzeldir, Özlüyorsa özlenen. Beklemek de güzeldir, Bekliyorsa beklenen. Sevmek ! O işte her şeye bedeldir, seviyorsa sevilen." İşte özlediyseniz yine karşınızda Âşiyân...

Biz Âşiyânı sevdik bir kere...
Bir alanda başarılı olmak için yaptığınız işi sevmelisiniz.
Ve biliriz ki:
"Sevgi özgürlüktür...
Özgürlük, dağların zirvesinde açan başkaldıran kardelen çiçeğidir.

Sevgi barıştır.
Barış ölüm kusan mermilerin acımasızlığında parçalanan çocuk bedenlerinin kan gölünden gül yatağına dönüşmesidir...

Sevgi şefkattir.
Şefkat cinnet geçiren bir çağın bilinçleri barışla yıkanmış anne elinin sıcaklığıdır...

Sevgi gözyaşıdır...
Gözyaşı, gecenin ayazında köprü altında büzülerek uyuyan tinerci ve evsiz çocukların, gökyüzünden alınlarına düşen yağmur taneleridir...

Sevgi özveridir.
Özveri, insanlığı kurtaracak değerlerin, egemenlerin zorbalıklarına karşın sıkılmış yumruktur...

Sevgi özlemektir.
Özlemek İsrail sınırında, gözü dönmüş bir subayın sıktığı kurşunlarla bedeni parçalanan küçük kız çocuğu İman'ın annesinin çığlığıdır...

Sevgi şiirdir...

Sevgi sıcaklıktır.
Sıcaklık, hilesiz, yalansız bir sevgilinin elinden, dostluğundan, korkmadan başımızı omzuna yasladığımızda duyduğumuz güvendir...

Sevgi güçtür.
Güç, bilincin ışıması, zalimin öfkesine direnen kaledir.

Sevgi insan olmaktır...

Sevgi inançtır.

Sevgi bazen bir özgürlük türküsü, bazen dizelerde can bulan umut şiiridir.
Bu gün bir kez daha yaşamın, direncin, umudun şiirini okuyalım...
Başımı gökyüzüne kaldırdım... O sonsuz maviliklerde nazlı nazlı uçan turna sürülerini saygıyla izledim... Yüreğim umutla doldu... Bir kez daha inançla fısıldadım;
'Sevgi kuşun kanadında'..."

Biz bu yola baş koyduk bir kere...
Bütün fedâkarlığı göze alan, azimli, inançlı ve kararlı bir ekiple âşiyânımızı satır satır ak sayfalara yazdık. Bizim derginin matba kısmı hariç her şeyi okul dergi ekibimize aittir. Bununla ne kadar övünsek azdır. Tek amacımız istikrarlı ve kaliteli bir âşiyân klasiği oluşturmak.
"Rüzgara hakim olamıyorsan yelkenlerini ona göre ayarla ve unutma ki hayat karşılaştığın güçlüklerle değil gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir."

Biz dostluk köprülerini kurduk bir kere...
Bütün dergi çalışanları dostluğun, kardeşliğin insanı insan yapan hasletlerden olduğunu bilir ve o şuurla okuyucularla dostluk köprüsü kurar. Yine biz biliriz ki:
"Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş, Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avuçlarımızda değil Kurşun yarası gibi, yüreğimizde saklarız."

Biz dostlarımıza inandık bir kere...

"Baki dostluk adına nice dilekler vardır. Ölümün dahi ayrılık sayılmadığı gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar. Sevgide birleşen yürekler vardır."
Sizleri âşiyanımızın dostluk saflarına bekliyoruz. Hep birlikte haykıralım şiddete, kavgaya hayır. Yaşasın bâki dostluklar.
"Yıldızlar vardır geceyi güzelleştirmek için, Çiçekler vardır: kırları süslemek için, Sevgiler vardır: kalpleri birleştirmek için, İnsanlar vardır dostluğu yaşatmak için..."
Âşiyan vardır sevgiyi, dostluğu, kardeşliği mısralara dökmek; insanımızın hislerine tercüman olmak için.
Cümlelerin sonundaki noktalar durmamız için değil. Bir sonraki cümleye başlarken nefes alıp geride kalan cümleyi gerektiği yere oturtmak için. Belki ufak bir sekte... Herkesin cümleleri başka renktir ve herkesin cümleleri başka durur hayatta. Biz cümlelerimizi yazdık. Okuması sizden. Buyurun âşiyân ziyafetine

Ramazan KARAGÖZ
Edebiyat Öğrt.
Müdür Yardımcısı

resimlerokul2_005.jpg

4. Sayı

Âşiyân yuvadır; tomurcuğu toprağa atılan çiçeklerin büyüdüğü, kocaman, içten bir yuva. Hayatın gizli pencerelerini aralayan, yaşamın dökülen yapraklarını, yeni açmış tomurcuk güllerini, soğuk kış ayazlarını yani dört mevsimini anlatan, öğreten şefkâtli bir yuva. Saygının, sevginin, umudun, güvenin
yüreklere aşılandığı, etrafında geleceğin neferlerine ümit bağlanmış yeşillikleriyle, hayata ılık merhabalar gönderen, sıcak tebessümlü insanların yuvası; emek yuvası, umut yuvası, sevgi yuvası...
Âşiyân sevgidir; dünyanın tüm paslı zincirlerini kırıp atabilecek yüreklerden. Tüm gözlere ışık alabilecek yeniden... Âşiyân! Yüreklerin en hızlı attığı,
duyguların en güzelini yaşadığı zaman... Katıksız, özde olan bir sevda; acıyan yaralara merhem, suya hasret gönüllere su olan... Hani olur ya gözde ışıldayan, sıcaklığı hissedilen.. Yüreğin en derinliklerinden gelen bir sevgi...
Âşiyân hoşgörüdür; Mevlâna'dan, Yunus Emre'den ilham alan, insana insan olduğu için değer veren, değerin yalnız kalpte saklananlar olduğuna inanan, barıştan yana olan, yurdumun insanını anlatan, yanık bir Anadolu türküsü söyleten; sıcak, masum, kinsiz, dünyanın alacalı dertlerinden, günah-
larından ırak...
Âşiyân dostluktur; dosttaki derdi, kederi gönlüne alan, gözlerden yanaklara usulca akan yaşlarını kendi gözyaşlarıyla silen, sığınacak güvenli bir liman... Fedakârlığı, sevmeyi, güveni bilen, sonu gelmeyecekmiş gibi görünen zemheri gecelerin aydınlık sabahı, vazgeçilmez bir dost gurbet elde...
Âşiyân ışıktır; karanlık düşünceleri aydınlatan, siyahın matemini gündüzün aydınlığına bırakan. Zemheride, yıldızların kayıp gittiği, hayatın ölümün rengine büründüğü bir anda usulca ortaya çıkan, bembeyaz, tüm siyahları, kötülükleri aşıp gelen aydınlık bir ışık ve parlayan bir kamer, yıldızsız, dileksiz, koyu bir gecede...
Âşiyân ilkbahardır; tabiatın yeniden canlandığı, cemrenin toprağa düştüğü. Güneşin dünyaya göz kırptığı nadide bir mevsim, içten bir merhabadır çiçek açıp hayata gülümseyen. Soğuk kış gecelerini koynunda saklayan ve gökyüzüne maviliğini veren, dalların meyveye durduğu, denizlerin parladığı, nisan yağmurunun bereketiyle dünyaya kendini anlatan bir bahar...
Âşiyân köprüdür; yaşadığımız zorlu hayat yolculuğunun yaşanılası mavi hayallerine ulaştıran... Güvenli, umutlu... Gideceği yeri, nasıl gideceğini çoktan belirlemiş, bizi mutlu yaşayacağımız hayatlara götüren bir köprü...
Âşiyân beklenendir; bekliyorsa beklenen... Her yıl yeni bir heyecanla, ilkeli
yayıncılık anlayışıyla okurlarına merhaba diyen edebiyat, kültür ve sanat dergisidir Âşiyân. Matba kısmı hariç her şeyiyle bize ait olan, taklitçilikten kaçınan, ilkelerinden ödün vermeyen her sayısıyla özgün olan kalitenin adıdır Âşiyân.
Cümlelerin bittiği ama söyleneceklerin bitmediği bir Âşiyân klasiğinin 4. sayısıyla sizleri baş başa bırakırken tüm okurlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Ramazan KARAGÖZ
Türk Dili ve Edebiyatı Öğrt.


asiyandergisi@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın