aslan_uslu.sitemynet.com
bayrak_1111_.gif

ANA SAYFA
Kurumumuz
Vizyon-Misyon
Öğretmenler
İlçemiz ve Biz
Araştırmalarımız
Sosyo-Kültür
Köylerimiz
Fotoğraflar
Faaliyet Resimlerimiz
Hikayeler
BAYRAĞIM
Bize Yazın
Arkadaş Linkler

Araştırmalarımız


Heryönüyle İlçemiz

COĞRAFİ KONUM
Akıncılar İlçesi, Doğu Karadeniz bölgesinin batı ve iç kesimlerinde, Yukarı Kelkit havzasında yer almaktadır.

Doğusunda Gölova; Batısında Suşehri; Güneyinde İmranlı; Güneydoğusunda Refahiye (Erzincan);
Kuzeyinde Şebinkarahisar (Giresun)İlçeleriyle çevrili olan Akıncılar yaklaşık 392 kilometrekarelik bir alana sahip olup ortalama rakım 1000 metredir.

TARİHÇE
Tarih şimdilik bize Anadolunun en eski sakinlerinin ETİLER olduğunu bildirmekte ve göstermektedir.

Elde bulunan ve görülen bütün tarih ve haritalarda kayıt ve işaret edildiği üzere Etilerin Kelkit ırmağı havzasını ihtiva eden bir sınıra sahip olmaları sebebiyle Akıncılar ilçe ve köylerinin bulunduğu coğrafik bölgenin en eski sakinlerinin de Etiler olması ihtimali ve varsayımı kuvvetlidir.

Sonrasında: Amazonlar, Kimriler, Medler Ve Persler, Pontlar, meşhur Sezar ve Roma İmparatorluğu, Danişmentliler, Mengüçoğulları, Selçuklular, İlhanlılar, Ertana Beyliği, Akkoyunlular Ve Osmanlı İmparatorluğu bölgeye hakim olmuş, bu bereketli topraklar medeniyetlere beşiklik yapmıştır.

Akıncılarla ilgili en kesin bilgiler 1071 yıllarıyla başlamıştır.Orta Asya'dan göç eden Türkmen boylarının Anadoludaki ilk yerleşim bölgelerinden biri olan Akıncılar; Büyük Selçuklu Sultanı Melikşahın kumandanlarından Emir Danişmentin Kelkit Havzasını da içine alan geniş bir bölgeyi Selçuklu topraklarına kattığından bölgeye gelen Türkmen boylarından birini şimdiki Akıncılar İlçe Merkezinin 1 km. güneyindeki Söğütlüdere Mevkiine yerleştirmiştir.

Söylenen rivayetlere göre burada özellikle keçi besleyerek geçimlerini yapan Türkmen boyunu yapmış olduğu barınaklar ve keçi ağıllarının izlerine rastlanmaktadır. Aynı mevkiide bulunan ve simdi orman içerisinde kalan "Dümdüzleri" ve "Ali Tarlaları" adı verilen boş alanlarıda tarla olarak kullanmışlardır. Buralarda ektikleri mahsûller her nedense ilk yıllarda az olduğundan, kurdukları köy "Az-biter" adını almıştır. Türkçe bir kelime olan "Azbiter" daha sonraları "Azbider" ve "Ezbider" olarak söylenmeye başlanmıştır.

Bölge şimdiki Akıncılar ilçe merkezinin bulunduğu iki ana bölgeye (Yukarı ezbider Ezbider Bâla, Aşağı Ezbider Ezbider zir ayrılmış durumdaydı.

Karahisar-ı Şarki, bugünkü adıyla Şebinkarahisar, 16. yüzyılda, kendi adıyla anılan Karahisar-ı Şarki Sancağının merkez kazasını teşkil etmekteydi. Sancağın kapladığı alan, günümüzde Giresun, Gümüşhane ve Sivas illerinde yer alan ilçelere tekabül ediyordu: Giresun ilinden Alucara, Şebinkarahisar ve Çamoluk; Gümüşhane ilinden Şiran ve Sivas ilinden Koyluhisar, Ortakent, Suşehri, Akıncılar, Gökçekent ve Gölova, Karahisar-ı Şarki sancağına dahil edilmişti. Coğrafi yönden de bir bütün, bir ünite teşkil eden bölge, idari bütünlüğünü, imparatorluk çapında yeniden düzenlemelerin yapıldığı 19. yüzyıla kadar korumuştur..

Bununla beraber büyük seyyah Evliya Çelebide Ezbider'in: Şebinkarahisar toprağında, bağlı, bahçeli memur bir Türk köyü olduğunu yazmış ve Erzurum eyaletine bağlı olduğundan bahsetmiştir.

İlçe Merkezinde bulunan ve halk rasında "Gönen Çeşmesi" diye bilinen fakat asıl adının kitabesinde "Sultan Süleyman" Çeşmesi olduğu belirtilen çeşmenin 1647 tarihli kitabesinde Ezbider'in o tarihlerde Şebinkarahisar'a bağlı bir köy olduğu belirtilmektedir. Osmanlıca yazılı olan bu kitabede;
"Karahisar-ı Şarkiye bağlı Ezbider köyü Sultan Süleyman Çeşmesi, Allah ona rahmet etsin ve onu affetsin, bu çeşmenin yapılmasına sebep olan. Sultan İbrahim'in oğlu Sultan Mehmet'in Allah mülkünü ve saltanatım daim eylesin" yazılıdır.

İlçe merkezine 1800lü yıllarda Ermeniler yerleşmişler ve 1835de kilise yapmışlardır. Bu Dönemin kalıntıları Manastır bölgesinde bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında ve Doğu Anadolu Bölgesinde yaşanan Ermeni vahşeti sırasında, burada da karışıklıklar yaşanmış ve sonunda Ermeniler kiliselerini ve manastırı yakarak doğuya kaçmışlardır. Bu kiliseler daha sonra 1939 Erzincan Depreminde yıkılmıştır.

Mustafa Kemal ATATÜRK Erzurum'a gidişinde 29 Haziran 1919 da, Kongre dönüşünde ise 1 Eylül 1919 Pazartesi günü İlçe topraklarından geçmiştir. Yolda otomobiline aldığı zamanın Ezbider Mektep Muallimi olan, Sıyrındı'lı Hoca İsmail Efendiyle birlikte Suşehri'ne kadar beraber yolculuk etmişlerdir.

1860 yılında Suşehri ilçe olduğunda Akıncılar (Ezbider) Nahiye olmuştur.Akıncılarda Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte küçük bir Belediye teşkilatının kurulduğu ve 1932 yılına kadar olan bu kısa dönemde, Hatipoğlu Ali Efendi ve Hüseyin Efendi ile Uğruncalı Tevfik Efendi'nin Reislik yaptıkları bilinmektedir.
1932de Akıncılar (Ezbider) Sivasa bağlanmıştır.Nüfus Memurluğu kurulmuş, 1974 tarihinde çıkan yangında Hükümet Konağının yanması nedeniyle Suşehrine nakledilmiştir

1958 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1962 yılına kadar adı Yukarı Ezbider olan nahiyenin adı bu tarihte Akıncılar olarak değiştirilmiştir.

1958'den itibaren Belediye Başkanlığı yapan Başkanlar sırayla şunlardır: Kerim GÖNEN, Ali İhsan K1L1ÇKAYA, Şerafet ÇELEN, Kemal TEKİN, Ahmet YILMAZ, Zekai FİRAT, Macit KUMBAROĞLU, Fikret TEKİN ,Yüksel ÇELEN (2 dönem), Ahmet TEKİN, ve en son Mevlüt ALBAYRAK
Her yerde sevilen Başkan sıfatını alan Fikret TEKİN 1992 yılında geçirmiş olduğu bir trafik kazası sonunda genç yaşta hayatını yitirmiştir
• Akıncılar 20/05/1990 tarih ve 3644 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan kanunla Suşehrinden ayrılarak ilçe olmuştur. İlçede görev yapan kaymakamlar ise; Mehmet ERGENOĞLU, Avni ÇAKIR, Kemalettin SAKİN, Mahmut HALAL, Murat ERKAN, Aslan KARANFİL, Ekrem CANALAP, Ziya POLAT, Veysel ÇİFTÇİ, Sait ÖZKILINÇ ve halen görevde olan Fırat ÇELİK



İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ/AKINCILAR
İklim:
Zaman zaman kırsal ve Karadeniz iklim özelliklerini gösteren geçiş tipi bir iklim görülmektedir. Genellikle yazları kurak ve sıcak, kışları ise soğuk ve karlı geçmesine rağmen çoğunlukla yaz aylarında yağmur, kış aylarında vadide sert geçmeyen ve kısa süren bir kış yaşanmaktadır. Yörede inşa edilen Kılıçkaya ve Gölova barajları iklimi yumuşatmıştır.

Bitki Örtüsü:
İlçemiz, kısmen Karadeniz iklim özelliğini gösterdiğinden bitki örtüsü bakımından zengindir. Kızıldağın kuzey etekleri çam, gürgen, ardıç ve dağ kavağı türünde ormanlarla kaplıdır. İlçenin güneyinde bulunan Karadağda halkın koruması ve keçi besiciliğinin yasaklanması sonucu zengin baltalık meşe ormanları oluşmuştur. Dağlarda otlak olarak kullanılan geniş meralar olup buralara yaz aylarında sürülerle çıkılıp yaylacılık yapılmaktadır.

TARIM -EKONOMİK VE SOSYAL YAPI
Akıncılar tam bir Tarım ve hayvancılık şehridir. 13.300 ha alanda tarım yapılmakta, bu arazide 11.250 ton hububat, 1.093 ton yem bitkisi, 33.452 ton endüstri bitkileri, 384 ton meyve, 1.476 ton sebze üretilmektedir.

Bunun yanında 6 548 adet büyükbaş havyan, 1.700 adet küçükbaş hayvan, 1.443 adet fenni kovan ile hayvancılık yapılmaktadır.
Akıncılar Ovasında Akdeniz iklimi özelliğinde yetişen meyveler dışında kalan bütün meyveler yetiştirilmektedir.
Kavun, Karpuz, Şeker pancarı, Patates, Salatalık, domates, biber, şeftali, kayısı, erik, armut, fasulye, soğan, sarımsak, kiraz, vişne, can eriği, üzüm, maydanoz gibi yetiştirilen meyve sebzeler bir hayli çeşitli ve boldur.Özellikle elma üretimi yaygındır.
Ancak Akıncılar çiftçisi; Bugüne kadar kooperatifleşmeye gidilmediğinden malını ucuza kaptırmakta ve bunda da ekonomik zarar görmektedir.
Fenni arıcılık gelişmiş olup, İlçede kaliteli bal üretimi yapılmaktadır.
Son yıllarda İlçe ve köylerinde besicilik artmış ve önemli geçim kaynağı haline gelmiştir.
Endüstri bitkilerinden şekerpancarı ve ayçiçeği üretimi yapılmaktadır. Yıllık ortalama sadece Akıncılar kantarı, Erzincan Şeker Fabrikasına 40.000 ton şekerpancarı sevk etmektedir.
Tarım makine ve aletleri günümüz tarımına uygun bir şekilde oldukça yaygın olarak kullanılmakta, Hemen hemen her evde bir traktör bulunmaktadır.
Ovada arazi sulak olup, DSİ'nin Sulama Projesi tamamlanmıştır. Gölova Barajının suları Akıncılar Sulama Birliği İdaresi altında ilçe topraklarını sulamaya başladıktan sonra verim daha da artmıştır.
Akıncılar her yönüyle zengin bir ilçedir. Akıncılar kendi ihtiyaçlarından çok fazlasını üretmekte ve dışardan tarımsal ürün almamaktadır. Halkı çok çalışkan ve üretkendir. Tarımsal faaliyetlerde her türlü bağ, bahçe, sebzecilik, tahıl ve şekerpancarı gibi bitkilerin ekimi yapıldığından, ilçe merkezi ve ova köylerinin ekonomik durumları oldukça iyidir.
Ancak ilçe ve köylerinde bir "İstanbul sevdası" moda haline geldiğinden halkı kazandığı parasını İstanbul'a akıtmaktadır. Bu göçlerle nüfus düşmüş, büyüme ve gelişme yavaşlamış hatta durma noktasına gelmiştir.
Akıncıların tekrar bir cazibe merkezi haline gelmesi, gurbetteki insanlarımızın ilçeleriyle olan bağlantılarını koparmamaları için kurulan Akıncılar Kültür Ve Dayanışma derneği İlk Başkanı olan Fehmi ÖZENden 2004 yılında seçilen genç, memleket ve hizmet sevdalısı yeni başkanı Salih AYDINa bu işlevi yerine getirmek için çalışmakta.
Yeraltı zenginliklerinden Doğantepe ve Kılıçköy'de krom yatakları vardır. Ancak son yıllarda işletme durmuştur.
DSİ kanal çalışmalarında Akıncılar Hınterler mevkiinde linyit kömürüne rastlanmıştır. .
Akıncılar da herkes kendi tarlasında, bağında bahçesinde ekim dikim yapmakta, ahırında hayvan beslemektedir.
Ekonomik anlamda istihdam yaratan müesseseler bulunmamaktadır. Eski mesleklerden marangozluk, demircilik ve kundura tamirciliği devam etmektedir. Tuhafiye, bakkaliye, manifatura, mobilya, market, hazır giyim, terzi, manav, nalbur, berber ve oto tamirciliği gibi halkın zaruri ihtiyaçlarını giderecek ve tamamen tüketime yönelik esnaf türleri vardır
Akıncılar ve çevresinde tavşan, keklik, ördek, kurt, tilki, ve son yıllarda özellikle ziraat ürünlerine fazlaca zarar veren yaban domuzu avı yapılmaktadır.
Kızıldağ'da alabalık, Kılıçkaya barajı gölü Kelkit ve Şeyhnigar çaylarında sazan ve yayın balığı avı yapılmaktadır
Alabalık,Sazan veeeeee Yayın Balığının ününü duymayan balıkçı yoktur

Akıncılar, sembolü olan kavunu ile ünlüdür.
İlçede Kırkağaç, Ankara, Topatan, Ve yerel ismi ile Şememe Kokulu Kavun Yetiştirilmektedir.
Her yıl Ağustos ayını son haftasında AKINCILAR GENEKSEL KAVUN FESTİVALİ yapılmaktadır.
Festival, Kelkit vadisinin en uzun soluklu ve yaz mevsiminde bölgede en son yapılan şenliktir. Bu yıl 10.su yapılacak festival 1995 yılından beridir, hem ilçe tanıtımı hem de gurbetteki insanla sıladaki insanı kavuşturup hasret giderme özelliği ile de vazgeçilmez olmuştur.

Üretilen meyve ve sebzeler mahalli pazarlarda ve komşu ilçe pazarlarında tüketilmekte, maalesef il pazarlarına tanıtımı pek yapılamadığından fazla satılamamaktadır.
İlçede her Çarşamba günü civar ilçe esnafının da katılımıyla Pazar kurulmaktadır. İlçe ve köy halkı bu pazardan ihtiyaçlarını karşılamaktadır

ULAŞIM
Akıncılar E-80 Karayolunun kenarında, 3 km. içeride güney cephesinde yer alıp yılın her mevsiminde karayoluyla ulaşılabilmektedir.
İlçeden Ankara ve İstanbula Her gün otobüs seferleri, Haftada iki gün Erzincan ve Her gün Sivas&a otobüs çalışmaktadır.İlçe Sivasa Gemin deresinden : 144 Km, Kızıl dağ Üzerinden 210 Kmdir.


Tarım ve hayvancılık şehri Akıncılarokuma oranı yüksek ama Yükseköğrenim görme oranı yok denecek kadar azken, başarılı ve güzide iki yöneticisi Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Aslan USLU ve Akıncılar Lisesi Müdürü Yalçın SEVİNDİKin 4 yıldır yürüttükleri ısrarlı ikna çalışmaları, seminerler ve ÖSS Kursları sayesinde sadece 4 yıllık fakültelere 12 Akıncılarlı genç yerleştirmişler. Bu gençlerin ilçeye geri dönüşümü belkide ilçenin yarınları için belirleyici en önemli faktör olacaktır.

KÖYLERİMİZ
Akıncıların 30 köy ve 6 mezrası bulunmaktadır.
Köylerin tamamının elektriği ve otomatik telefonu bulunmakta, 29 unda kapalı şebeke içme suyu, 20 köyde ide kanalizasyon bulunmaktadır .

akincilar.jpg

harita_115.3.jpg

karah_sarharita2.jpg

ak_nc_lar.jpg

akıncılar geleneksel konutplanı.jpg

ata01.jpg


aslanuslu@yahoo.com