atailkogretimokulu.sitemynet.com
Anasayfam ÖĞRETMENLERİMİZ ÖĞRETMENLERİMİZ Öğretmenlerimiz İçin Konuk Defteri

ÖĞRETMENLERİMİZ


DEĞİŞEN DÜNYADA SINIF ÖĞRETMENLERİNİN DEĞİŞEN TOPLUMSAL VE YARATICILIK ROLLERİ
GİRİŞ

20 ve 21. yüzyılda yeryüzünde politik, çevresel, ekonomik gibi alanlarda oldukça değişiklikler yaşanmaktadır. Toplumdaki değişim ve gelişimin öncüleri olan öğretmenler, bilgi çağına ayak uydurabilmesi beklenen yeni kuşakların yönlendiricisi ve eğiticisi olarak da bilgi teknolojisindeki gelişmelerden haberdar, bilgisayarı sınıf içinde etkin olarak kullanabilen kişiler olmak durumundadırlar. Değişiklikleri tam olarak özümseyip gelecek kuşaklara aktarabilmek için, ekip halinde çalışma ve görev yapmaya hazırlanmaları, çok yönlü iletişim ve öğretim tekniklerini uygulayabilecek düzeyde esnek bireysel özellikler göstermelidirler. Öğrencileri toplum ve dünyadaki gelişmelerden istenen yönde kazanımlarla donatma yöntemlerini kullanarak, öğrencilere bunları nasıl ve hangi yönde kullanacaklarını öğretmelidirler.
Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler sonucu diğer pek çok sistemde olduğu gibi eğitim sisteminin yapı ve süreçlerinde özellikle öğretmenlerin eğitim sistemindeki rolünde önemli değişmeler olmuştur ( Kenwarthy, 1988:15). Öğretecekleri içeriği çok yönlü olarak öğretebilmenin yanı sıra hem bireysel olarak hem de mesleki olarak kendilerini daha farklı boyutlarda geliştirmek durumundadırlar.
Ülkelerin gereksinimi olan nitelikli insan gücünü yetiştirme sorunluluğu olan öğretmenlerin daha verimli çalışmaları, değişen ve gelişen koşullara uygun, etkin öğretme yöntemlerini kullanabilmesi için eğitimle desteklenmelerine ihtiyaç olmaktadır ( Morrison, 1991: 807; Lawrenz, 1987 : 252; Bair, 1987 : 46 ).
İnsanın yaşamı eğitim yoluyla geliştirilebilmektedir. Eğitim insanın; bireysel, çevresel ve sosyal yönlerden başarıya ulaşmasından; barış, özgürlük, sosyal adalet ve evrensel bütünlük ideallerine erişmesinde temel araçtır. Bu temel yaşam aracı; bireyin bilgi ve becerilerini geliştirmesine; bireyler gruplar ve uluslar arasında olumlu ilişkiler oluşturmasına zemin hazırlamaktadır.
Eğitim ve öğretim süreci ve koşullarına ilişkin kestirmeler yanında, yaşanan ve yakın geleceğin (bilgi toplumunun) öğretmenin olası sorunlarının dan bilinmesi önem taşır. Yapılacak planların işlevselliği, sorunların önceden bilinmesi ve çözümlerin buna göre üretilmesiyle sağlanabilir. Bu konuda yapılan çalışmalardan birinde öğretmenlerin bugünkü sorunları ekonomik ve sosyal yetersizlik, bilginin gereği olan teknolojiden habersizlik, yeterli düzeyde yetişememe ve yabancı dil bilme şeklinde belirtilmektedir (Atalay, 1996: 607).
Ulusal eğitim sistemleri bir yandan hızlı değişmeler, bilgi patlaması, teknolojik gelişmeler, hızlı küreselleşme ve çok kültürlülük gibi olguların olumlu-olumsuz getirileriyle karşı karşıya kalırken, diğer yandan da yöresel ve yeni ulusal değerleri koruma ikilemiyle baş etmek durumunda kalmışlardır. Burada en büyük görev Sınıf Öğretmenlerine ve bunları yetiştiren kurumlara düşmektedir. Bütün bu gelişmeler varolan anlayışlardan farklı öğretmen yetiştirme anlayışına dikkatleri çekmiştir. Singh (1996:225); “herkesin küresel düşünmesi gerektiğini, eğitim sistemlerinin ve dolayısıyla öğretmen yetiştiren kurumların da düzenlemelerde küresel boyutları dikkate alması gerektiğini, böylece her toplumun kendilerine özgü yönleri ve özelliklerini kaybetmeden geleneklerin ötesine ulaşmaları” gerektiğini belirtmektedir. Ona göre her toplumda bireyler artık çok yönlü oluşumlara hazır olmalı, eğitim programları da buna göre yapılandırılmalıdır.
Yeni gelişmelerin ışığında sınıf öğretmenlerinden beklenen roller şu şekilde özetlenebilir.
* Sürekli değişimler karşısında yaratıcı olma zorunluluğu,
* Toplumsal durumları öğrencilerine sınıfta yaşatmalarının gereği ve küreselleşme bağlamında, hem yaşadıkları ulusun ve toplumun kimliğini korumak hem de küresel köyde iki binli yıllarda yetişkin olacak çocukları geleceğin dünyasına hazırlayabilmelidir.
Günümüzde sınıf öğretmenlerinin değişen birçok rolleri olmasına rağmen, bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin yeni gelişmeler ışığında değişen, toplumsal ve yaratıcılık rollerinden bahsedilecektir.

Sınıf Öğretmenlerinin Değişen Toplumsal Rolleri

Sınıf Öğretmenleri günümüzde değişimle en fazla karşı karşıya kalan kesimdir. Toplumdaki bütün birimlerin etkileşimde bulunduğu ve kendilerinden beklentileri olan topluluklardır. Bu beklentiler yalnızca öğrencileri eğitme yönünde bir beklenti değildir. Toplum Sınıf Öğretmeninden bir yandan kültürel mirası koruma ve sürdürmesini beklerken, diğer yandan da sosyal ve ekonomik değişime yardım etmesini ummaktadır. Bunun yanında da yalnızca meslek bilgisi değil, bilgiyi kullanma yöntemlerinin bilinmesi, toplumlararası ilişkiler, hızlı karar alma, uyum, kendi işinde verimli, boş zamanını etkili kullanma gibi pek çok boyutlu kişilerin Sınıf Öğretmeninin davranışlarında görmek istemektedirler.
Büyükdüvenci’ye (1987:83) göre;Sınıf öğretmenliği, meslek açısından toplum ve millet açısından çok önemlidir. Çünkü öğretmen eğitimin toplumsal işlevini yerine getirmede önemli bir unsurdur. Eğitimin toplumsal görevi, toplumun sürekliliğini ve gelişmesini sağlayacak olan bireyler yetiştirmektedir. Bu görev eğitim kurumlarında meydana gelmekte ve bu işlemi etkili bir şekilde öğretmenler gerçekleştirmektedirler. Eğitimin toplumsal görevini yerine getirmek için öğretmen okulda ne yapabilir? Önce öğrencilerine toplumunun kültürel mirasını aktarabilir. O halde bu kültürel miras nedir? Bu kültürel miras; bireylerin toplum içinde birbirlerine benzer davranışta bulunmasını sağlayan ve toplumun bütünlüğünün korunmasına yardımcı olan değer ve normlardır. İkinci olarak öğrencilerin toplumsallaşmasını saylayabilir. Üçüncü olarak da, öğretmenlik mesleğinin ulus açısından önemli olduğunu göstermektedir.
Sınıf Öğretmeni toplumun ve bireyin hızla değişen ihtiyaçlarına cevap verebilmelidir. Öğretmenden beklenen roller önemli ölçüde farklılaşmıştır. Bu da, öğretmenin taşıdığı sorumluluğu arttırmıştır. Artık öğretmen, en iyi ve en doğru bilgiye sahip olan ve bunları öğrencilere kazandıran birey olmanın çok ötesine geçmiştir. Öğretmen hem düşünmeyi, hem de öğrenmeyi öğretmek durumundadır. Bunun en etkin yolu da, öğretmenin sınıfta sorgulayan, araştıran, inceleyen, çağdaş ve demokratik bir yaklaşım sergilemesidir (Açıkgöz, 1996 : 15). Böylece sınıf öğretmeni tutum ve davranışlarıyla öğrencilerine model olma özelliğini de taşıyacaktır. Bu da sınıf öğretmeninin sınıftaki rolünü önemli ölçüde değişeceğini ve sorumluluklarının giderek artacağını açıkça göstermektedir.
Sınıf Öğretmenleri çok farklı da olsa insani değerlere inandıklarında, görevlerini daha kolay yerine getirebilmekte ve böylece özellikle küçük çocuklar kökenleri ile bağlarını kaybetmeden yeni gelişen kültüre uyumlarını sağlayabilmektedir. Çocuklara bir meslek için gerekli temel eğitimi vermenin yanı sıra duyarlılık eğitimi, vatandaşlık eğitimi gibi alanlarda da eğitmeleri ve davranış kazandırmaları beklenmektedir. Bunların en önemlilerinden biri de küreselleşmedir. Küreselleşmenin dünyamıza getirdiği değişiklikler, sürekli hareketlilik, iletişimde karmaşa, yaşam biçimleri ve alışkanlıklarda değişiklik, yerel kimlik ve yaşam tarzlarının yavaş yavaş ortadan kalkmasıdır. Bu davranışları verebilmeleri için de bu eğitimin Sınıf Öğretmeni yetiştirme programına girmesi, işlevsel olması bir zorunluluktur.
Yirmi birinci yüzyılın sınıf öğretmeni alanının gerektirdiği tüm bilgi, beceri ve davranışlara sahip olmanın yanı sıra, tutum ve davranışları ile öğrencilerine model olabilen, çok yönlü düşünüp ekiple çalışabilen, kendisini ve çevresini sürekli geliştirebilen ve sağlam karakterli güven duyulan bir birey olmalıdır. Kuşkusuz tüm bu nitelikler ve yeterlikler kaliteli bir eğitim sürecinden geçmeyi gerektirir. Bu da ancak, Türkiye’de öğretmen yetiştirme sorununa ve ihtiyacına cevap ararken, nicelik boyutuna olduğu kadar, nitelik boyutuna da odaklanmakla mümkün olabilecektir. Öğretmen yetiştirmenin nicelik boyutuna çözüm getirmesi, üretilen hizmetlerin ve eğitim kalitesinin artırılması anlamına gelmemektedir (Varış, 1998; 126).
Kıncal’a göre; (2000), sınıf öğretmenleri, toplumdaki diğer bireyler gibi, farklı toplumsal görevleri yerine getirmektedirler. Sınıf öğretmenlerinin yerine getirdikleri görevler, onların mesleki ve özel hayatlarındaki konumlarına göre değişmektedir.Sınıf öğretmenliği mesleğinin niteliği, bu mesleğin karmaşık bir roller setine dönüşmesine yol açmaktadır. Sınıf öğretmenleri, çocuk ve gençlerin dünyası ile yetişkinlerin dünyası arasında bulunurlar. Öğrencilerle aileleri arasında uzlaşma sağlamaya çalışırlar.Sınıf öğretmenleri, hem akademik bir rol oynarlar, hem de birer karakter eğitimcisidirler. Akademik uzmanlık rolü, öğretmenin geleneksel rolüdür. Fakat bilimsel bilginin hızla arttığı, teknolojik gelişmeleri baş döndürücü bir hızla gerçekleştirildiği günümüz dünyasında eğitimin rolü ile eğitime ilişkin beklentiler hızla değişmekte ve bu çağdaş olgular, sınıf öğretmeni üzerindeki baskıları artırmaktadır. Karmaşıklaşan eğitim sistemi ve değişen beklentiler öğretmenin rolünü iyice zorlaştırmaktadır.
Sınıf Öğretmenlerinin çevreleriyle ilişkileri bakımından da üzerine düşen bazı rolleri vardır. Örnek kişi olmalı, yenilikçi olmalı, kültür ve eğitimciliğin sembolü olmak, kendi geliştirdiği çevrenin ve sosyo-kültürel ortamın temsilcisi olmak, karakter ve şahsiyet timsali olmak, bunların bazılarıdır. Mesleğinde tarafsız kalması için bir yandan çevresiyle ilişkilerini düzeyli sürdürmesini, bir yandan da disiplin ve otoriteyi koruma açısından öğrencilerle arasında bir mesafe bırakması zorunluluğu, öğretmenin okul ve çevre açısından toplumsal rollerinin hem karmaşıklığını hem de zorluğunu gösterir.
Sınıf öğretmenlerinin toplumsal rollerinin karmaşıklığını giderebilmesi için etkili kişisel özelliklerini de; Özdemir ve Yalın (1998) şöyle özetlemiştir.
1. Güdüleyici Kişilik
-İsteklilik
-Yakınlık ve Mizah
-Güvenirlik
2. Başarıya Adanmışlık
-Yüksek Başarı Beklentisi
-Teşvik Edici ve Destekleyici
3. Profeyonel Davranış
-Ciddi, Sistemli
-Uyarlanabilen, Esnek
-Bilgili
Sınıf öğretmenleri etkili özelliklerini, öğrenen konumundaki öğrencilerin davranışlarını doğrudan etkilemektedir. Öğretim süreci yoluyla öğrencinin gelişimine yardım etmekte ve öğrencilerin planlı öğrenme yaşantılarına katılmasını sağlamaktadır. Bu yönüyle sınıf öğretmeni, öğretim sürecinin planlanmasını, uygulanmasını, öğretimin gerçekleştirilmesi ve öğrencinin geliştirilmesinden sorumludur.
Sınıf öğretmenliğinin etkililiği, amaçlardan uygulamalara kadar yeni arayışları gerektirmektedir. Okullarda yapılan öğretimin sosyal amacı hakkında ciddi tartışmalar bugünden başlamıştır. Bu bağlamda, eğitim ve öğretim hizmetini bunlara acilen ihtiyacı olan yetişkinlerin ayağına kadar götürmek de gerekmektedir ( Drucker; 1994:357-358).
Bir çalışmada, günümüz ve yakın gelecekte sınıf öğretmenlerine yüklenen roller dört başlık altında toplanmaktadır. 1. Öğretmen, çocuğa gerçek hayatı gösterecek bir öğretici. 2. Çocuğa belli enformasyon ve bilgi birikimini kazandıracak bir eğitici. 3. Okul, aile ve çevre ortamlarını birbirini tamamlayacak şekilde bir araya getiren bir kaynaştırıcı, katalizör. 4. Çocuğu topluma hazırlayan bir toplumsallaştırıcı, yetiştirici olmaktadır( Erkan, 1996:609-611).
Doğal olarak, sınıf öğretmenlerinin rolleri, eğitimi etkileyen bilgi, teknolojik ve toplumsal değişikliklere göre sürekli değişmektedir. O halde yirmi birinci yüzyılda öğretmenlerden beklenen roller nelerdir? ( Bu metin öğretmen okullarının kuruluşunun 150. Yıldönümünde “Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi” konusunda Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmıştır). Buna göre;
Sınıf öğretmeni ;
• Dinamik ve aktif bir kişiliği olmalıdır.
• Yeniliklere açık olmalıdır.
• Programları planlama ve geliştirilmesine katılmalıdır.
• Eğitim sürecinde son ürünün, öğrenci davranışlarının değiştirilmesi olduğuna inanmalıdır.
• Toplum sorunlarını çözmede önemli bir rol oynar.
• Öğrenmeyi kolaylaştırır.
• İyi davranışları vardır.
• Toplumsal ve uluslar arası barışın gereklerine inanır.
• Okul ve toplum işlerini birleştirir.
• Ebebeynlerin, çocuklarını okulla bütünleştirmeleri konusundaki önemli rolüne inanır.
• Çocukların davranış tarzlarını değiştirmeye öncelik verir.
• Öğretimde iyi öğrenim kaynaklarını kullanır.
• Sorun çözebilen ve hızlı değişmelere uyum sağlayabilen bireyler yetiştirir.
• Konusunda, bilgilerini güncelleştirir.
• Toplum hakkındaki bilgilerini güncelleştirir.
• Konunun içeriğini, öğrencilerin ortamına uydurur.
• Yeni eğitim teknolojisini kabul etme ve onları kullanabilme konusunda esnektir.
• Öğrencilerin, yeteneklerini açığa çıkarmalarına ve geliştirmelerine yardımcı olur.
• İnsan gücünü geliştirmekte kendi rolünün gerekliliğine inanır.
• Yabancı kültürlerin adapte edilmesinde seçicidir.
• Eleştirel düşünme becerileri vardır.
• Öğretimde yeniliklere açıktır.
• Türkiye’nin ekonomik gelişmelerinde üretken eğitim gereğine inanır.
• Öğrencileriyle ve meslektaşlarıyla ilişkilerinde adildir.
• Şiddeti reddeder.
• İnsan vicdanın, davranışları denetleme yönündeki gerekliliğine inanır.
• Türk dili becerilerini mükemmelleştirir.
• En azından bir yabancı dili yeterince bilir.
• İnsan haklarına inanır.
• Türk kültür mirasının korunmasının önemine inanır.
• Yetenekli öğrencileri ortaya çıkarmada ve eğitiminde etkilidir.
• Estetik değerleri taktir eder.
• Özürlü çocuklarla ilgilenmede başarılıdır.
• Öğretimde farklı bilgi sahalarını kullanır.
• Eğitim alanında karar alınımına katılır.
Sınıf öğretmeni, aynı zamanda toplumsal bir işçidir. Bu özelliğiyle, sınıf öğretmeni, çocukların görüş açılarını ve bundan çıkan duygu ve düşünceleri değiştirme uygulamasını yapabilmelidir. Ayrıca, öğrencilerinin daha iyi bir dünya ve mutlak bir iyilik ile ilgili inançlarını geliştirmek, iyileştirmek ve güçlendirmek için oldukça çok gayret göstermelidir. Toplumun sorunlarını rahatlıkla çözebilmeli, toplumsal ve uluslararası barışın gerekliliğine inanmalı, okul ve toplum işlerini birleştirebilmeli, toplum hakkındaki bilgilerini güncelleştirmelidir.

Sınıf Öğretmenlerinin Değişen Yaratıcılık Rolleri

Yaratıcılık, bireye farklı ve üretici düşünme zincirlerini kullanarak alışılagelmiş zincirlerden kopma gücü veren, sonuçlarıyla bireyi ve başkalarını tatmin eden, fikirlerini esnek, orijinal ve duyarlı olduğu bir nitelik olarak ifade edilebilir.
Bir başka tanımda; yaratıcılık, hem bir süreç, hem de bu sürecin sonunda ortaya özgün bir ürün koyma olarak ele alınabilir. Süreç kısmı, akıl yürütme yollarıyla işlem basamaklarını içerir. Ürün kısmı ise özgün olmalıdır. Özgün ürün yeni, tutarlı, sorun çözücü ve benzersiz özelliklerden en az biriyle donanımlı olmalıdır. Gardner’e (1978:128-135) göre; özgün, yeni, tutarlı bir ürün ortaya koyabilmek için, kişinin üzerinde çalışacağı alanın bilgi, beceri, duyuşlarıyla donanımlı olması gerekir. Bu alanlardaki eksiklik ve yanlışlar, yaratıcılığı engelleyebilir.
Alışılagelmişin dışında yaratıcı düşünen bireyler doğal olarak, normal düşünen bir insandan farklı niteliklere sahip olmalıdır. Yaratıcı düşünenler diğer bireylere göre daha esnektirler ve yeni durumlara daha kolay uyum sağlarlar. Daha dikkatlidir, başkalarının değer verdiği şeyleri görürler ve bunlara değer verirler. Çevreye ve diğer insanlara karşı daha uyumlu ve duyarlıdırlar. Kendilerine güvenleri vardır ve kendilerinden emindirler(Carin ve Sund, 1985:224). Bu niteliklerin bütün insanlarda var olduğu düşünülebilir, ancak Sınıf Öğretmenleri tüm bunları bünyesinde taşımalıdır.
Bir toplumun gelişmesi ve geleceği o toplumdaki sınıf öğretmenlerinin yaratıcılığı ile yakından ilgilidir. Yaratıcılık buluşlara, buluşlar teknoloji ve üretime dönüşmekte, sonuçta ekonomik anlamda kalkınma ve toplumun genel refah düzeyi yükselmektedir. Yaratıcılıkları değerlendirilmeyen, üretici becerilerden yoksun bireylerden oluşan toplumların maliyeti yüksek olmaktadır. Yaratıcı sorun çözme becerilerinin geliştirilmesinin, demokrasilerini yerleştirmeye ihtiyaç olan toplumlar için önemi açıktır. Yine toplumların geleceği oluşturmaları, öngörülerde bulunmaları anacak geleceği yaratmalarıyla mümkündür. Toplumsal yaratıcılığın, akıl ve bilincin yönetme yansıması, kararlara katılım, çoğulcu ve katılımcı demokrasi kültürünün bir gereğidir. Buradan hareketle bireyleri topluma hazırlayan eğitim kurumlarının yaratıcılığın değerlendirilmesi ve geliştirilmesi, toplumsal kalkınmanın vazgeçilmez parçasıdır.
Yaratıcılığın kullanılmasına olanak sağlayan ve yaratıcılığı geliştiren programlar arttırılmalı, yaratıcılığı özendiren, ödüllendiren öğrenme ortamları ve öğretmen davranışları ile yaratıcı çocukların yetenekleri daha da geliştirilmelidir. Sonuçta sorun çözen, özgün kişilikli, araştırmacı, buluşçu, üretken, sevgi ve heyecanla hayata bağlı olarak yetişen bireyler, toplumları geleceğe taşıyacaktır. Sınıf Öğretmenleri yaratıcılığını sürekli geliştirmelidir. Böylelikle, problemlere karşı açık ve duyarlı olma ve farklı çözümler getirebilmenin yanı sıra, yeni ve değişik problemler üretme, esnek ve bağımsız düşünme, karar verme, kargaşaya, çelişkilere ve belirsizliklere hoşgörü gösterme, bilinenlere ve standartlara rağbet etmeme, meraklı ve araştırmacı olma, şeklinde belirlenen sahip olmalıdır.
Bir ülkenin kalkınma sürecinde gerekli olan insan gücünü yetiştirme durumunda olan öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme ve öğretme süreci içerisinde olması zorunlu olmaktadır. Bu nedenle eğitim programları geliştirilmelidir. Bu programları düzenlemek için harcanan emek, zaman ve para önemli boyutlara ulaşmaktadır. Bu programların amacına ulaşması, günün koşullarına göre planlanıp uygulanabilmesi için, gerçekleştirilen hizmet içi eğitim program ve etkinliklerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Var olan uygulamaların değerlendirilmesinden elde edilen bulgular ışığında gerekli önlemlerin alınması ve daha etkin programlar düzenlenmesinde bu değerlendirmeye duyulan ihtiyaç önemli olmaktadır (Morrison, 1991:807; Lawrenz, 1987:252; Bair, 1987:46).
Ulusal eğitim sistemleri bir yandan hızlı değişmeler, bilgi patlaması, teknolojik gelişmeler, hızlı küreselleşme ve çok kültürlülük gibi olguların olumlu-olumsuz getirileriyle karşı karşıya kalırken, diğer yandan da yöresel ve yeni değerleri koruma ikilemiyle baş etmek durumunda kalmışlardır. Burada en büyük görev öğretmenlere ve öğretmen yetiştiren kurumlara düşmektedir. Bütün bu gelişmeler varolan anlayışlardan farklı öğretmen yetiştirme anlayışına dikkatleri çekmiştir. Singh’e (1996) göre; herkesin küresel düşünmesi gerektiğini, eğitim sistemlerinin ve dolaysıyla öğretmen yetiştiren kurumların da düzenlemelerde küresel boyutları dikkate alması gerektiğini, böylece her toplumun kendilerine özgü yönleri ve özelliklerini kaybetmeden geleneklerin ötesine ulaşmaları gerektiğini belirtmektedir.
Bütün bu tartışmalardan ortaya çıkan önemli olgulardan biri sınıf öğretmenliğinin yaratıcılık gerektiren bir meslek olduğudur. Çünkü öğretimde içerik ve hedefler, yöntemler sürekli değişmekte, çeşitlenmektedir. Bu durumları önceden kestirmekte oldukça zordur. Bu durum öğretmenlerin sınıfta yaratıcı bir ortam oluşturmasını gerekli kılmakta böylece hizmet öncesi yetişmede öğretmenlerin yaratıcılıklarının geliştirilmesi de önemli olmaktadır (Craft, 1988:84).
Hızla değişen dinamik toplumda okullar ve sınıf öğretmenleri; aile, toplum, değerler, iş yaşamı, bilgi patlaması, yeni teknolojiler, uluslar arası ilişkilerdeki çeşitlenmeler ve çok kültürlülük gibi durumlardan ortaya çıkan görev ve sorumluluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Sınıf öğretmenlerine bu açıdan oldukça önemli görevler düşmektedir. Hizmet öncesinde alınan eğitim öğretmenlerin bu rolleri ve kendilerinden beklenenleri yerine getirmeleri bakımından bu durumlara hazırlayıcı olmalıdır(Chunıkian, 1993:3). Yeni gelişmeler ışığında sınıf öğretmenlerinden beklenenlerden biri olan yaratıcı olma gibi yeterlilikler sanat ve güzel sanatlar eğitimin verilmesi böylece yaratıcılıklarının gelişmesiyle de karşılanabilir. Başkalarının yaşam tarzlarını ve kültürlerini en iyi şekilde anlamanın yollarından biride sanat ve güzel sanatlarda sanatlara yoluyla bireylerin eğitilmesi ve bu konuda yetiştirilememesidir.
Günümüz sınıf öğretmeni, sürekli değişen rol beklentilerine cevap verecek öğrenme teorilerini, pedagojik yöntemleri ve müfredatı devamlı sorgulayıp, yeniden tasarlayacak rolleri taşımalıdır. Bu rolleri taşıyan sınıf öğretmeni şu özellikleri de taşımalı ve içinde bunduğu duruma göre değiştirebilmelidir.
* Yaratıcı ve eleştirel düşünme yeteneğini geliştirmeli,
* Öğretimde yeniliklere açık olmalı,
* Öğretimde en iyi kaynakları kullanmalı,
* Sorun çözebilen ve hızlı değişimlere uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmeli,
* Öğretimde farklı bilgi sahalarını kullanmalı,
* Öğrencilerin yaratıcı olmasına yardımcı olan uygun bir ders ortamı hazırlamalı,
* Problem çözme, keşfetme ve araştırma gibi farklı öğretim stratejilerini kullanmalı,
* İşbirliğini ve kazanımcı çözümleri öğretmeli ve teşvik etmeli,
* Öğrencilere gelecekte pozitif farklılıklar yaratmada, kabiliyetlerine yardımcı olmak için yeni yöntemler kullanmalı,
* Öğrenme sorunları araştırmaları ve bu sorunların çözümü için harekete geçmeleri,



SONUÇ

Sınıf Öğretmenlerinin ilk görevi kendilerini geliştirmektir. Sınıf öğretmenleri bütün yaşamları boyunca öğrenmeli ve kendilerini geliştirici faaliyetlerde bulunmalıdır. Ayrıca sınıf öğretmenleri ekip halinde çalışmaya hazır olmalıdırlar. Ekip halinde çalışan sınıf öğretmenleri sürekli diğer öğretmenlerle ve öğrencileriyle etkileşim içindedirler. Bununla birlikte öğretmen öğrencilerine düşünmeyi, etkileşimi teşvik etmeli ve her çocuğun yeteneklerini ortaya çıkarmaya yardımcı olmalıdırlar.
Yirmi birinci yüzyılın sınıf öğretmeni, bireyleri yaşam fırsatlarını geliştirerek, toplumu geliştirerek ve zenginleştirmek ile temel insani değerleri aktarmak ve geliştirmek gibi çok yönlü sorumluluklara sahip olacaktır. Gelecek zamanlardaki karşılanılan sorunlara acil çözümler önerebilecek ve toplum ihtiyaçlarına cevap verebilecek sınıf öğretmeni profilinin belirlenmesine gereksinim vardır. Sınıf öğretmeni öğrencilerini bireysel farklılıklarını, ilgi-ihtiyaç, yetenek ve kültürleri bilmesi, demokratik, kültürel, ekonomik, toplumsal ve çevre sorunlarıyla ilgilenmesi, insan sevgisiyle dolu ve açık fikirli olması, yeni eğitim teknolojisi hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir.
Bugün okullarımızda uygulanan eğitim, yeni yetişenlere bilimsel düşünme alışkanlığı kazandıramamakta; onlarda bilimsel konulara karşı merak, dolaysıyla birbirine karşı sevgi uyandıramamaktadır. Bilimsel düşünme alışkanlığının ilköğretimden başlanarak kazandırılması gerekmektedir. Bilgi üretme yöntemi, doğrudan üretim serüvenine katılarak öğrenilebilir. Herkes bilgi üreticisi olamaz, ama iyi bir bilgi tüketicisi olabilir. Ancak, eğitim sürecinde bilgi edinmenin tadına varamamış kişi iyi bir tüketici de olamaz. Çocuk, yeni bilgiler edindikçe duygu dünyasının derinleştiğini, kafasının aydınlığını, bakış ufkunun genişlediğini hissedecektir (Batuhan, 1997:299-300).
Sonuç olarak yirmi birinci yüzyılda ilköğretim sınıf öğretmenliği, bilim ve aklı merkeze alacak şekilde yeniden biçimlendirilmelidir. Sınıf öğretmenlerinin daha iyi yetiştirilmesi ve hak ettikleri statüye kavuşturulması gerekmektedir. Sınıf öğretmeni eğitiminde sürekli program geliştirme anlayışı egemen kılınmalı; sınıf öğretmenlerine, gerek hizmet öncesi gerekse hizmet içi eğitimle demokrasi ve insan hakları bilinci kazandırılmalıdır

021.jpg

024.jpg

Başlık Buraya Gelecek

Bu bölüme, kendi belirlediginiz konuyla ilgili bir yazı girin.













LİDERLİK









Liderlik Yemeği
Istanbul


AMROP – HEVER ALLIANCE
LİDERLİK YEMEĞİ
5 EKİM 2000

5 Ekim 2000 tarihinde, Hilton Otelinde Amrop International Executive Search’ün Türkiye ortağı Yeşim Toduk Akiş tarafından düzenlenen bir yuvarlak masa tartışma yemeğinde, Türkiye’den 18 önemli üst düzey yönetici ile 11 ülkeyi temsil eden 14 Amrop-Hever Group International ortağı buluştu. Türkiye’de liderliği öğreten ya da liderlik programları sunan hiçbir kuruluş olmadığı için, seçilen lider kişiler bu konuyu ayrıntısıyla tartışan ilk “düşünce” grubu oldular.

Neden liderlik yönetim çalışmalarında önemli bir başlık haline gelmiştir?
Neden büyük şirketler üst düzey yönetici pozisyonları için ideal olanın liderler olduğunu düşünüyor?

Yeşim Akiş, açılış konuşmasında, liderlik konusunun küresel olarak 2000 yılı için ve daha da önemlisi Türkiye için önemini belirtti ve bu fikrini Amazon.com’da liderlikle ilgili toplam 6,200 bulgu ile destekledi. Liderliğin işletme yönetimindeki rolünü açıklanmasının ışığında, tüm katılımcıların görüşmelerine göre kışkırtıcı ve teşvik edici olarak nitelenen bir tartışma yapıldı; yaratıcı ve katkı sağlayıcı fikirler ortaya çıktı. Tartışmada ilk yorumlar, “Amrop-Hever Alliance’ın başkanları olan Paul Mc Mahon ve Anthony Saxton’dan geldi


Liderlik, işletme biliminin yapılamaz dediğini başaran bir sanattır.

Paul Mc Mahon,
Amrop-Hever Group


Paul Mc Mahon Türkiye’ye yapış oluğu ziyaretler sırasında iyi bir çok kültürlülük anlayışının varolduğunu tespit ettiğini söyledi ve Türk yöneticilerin dünyada önemli roller oynamak için yüksek bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Bence, büyük organizasyonları gerçekten değiştiren insanlar, başarısızlık korkusundan
Dürtülenlerdir

Anthony Saxton
Amrop-Hever Group

Anthony Saxton, dikkati önemli bir konuya çekerek, “tüm alanlardaki başarılı liderlerin, birçok insanın olmadığı biçimde kararlı olduğunu ve çağdaş anlamda dengeli bir hayat kavramının onlara uymadığını” söyledi. Türkiye gibi, önemli bir pazarda bulunan bir ülke yöneticisinin, dengeli ve düzenli bir kişi ve hatta grubu uyumlu çalıştıracak birinin olması gerektiğini söyleyen Saxton, bununla birlikte dünyayı değiştiren insanların genellikle bu konuda tutkulu olan kililer olduğunu da ekledi.

Saxton konuşmasında devamında liderlikteki yeni akımlar hakkında, özellikle “Kadınların Liderlikteki Rolü” konusunda konuştu. Saxton, İngiltere’nin ilk 100 şirketlerinden birine ilk defa başkan olarak bir kadını, Marjorie Scardina, getiren beyin avcısıdır; Scardina yönetiminde Pierson medya, eğitim ve basım-yayın sektörlerinde dünya çapında önemli bir güç haline dönüşmüştür. Londra’da yaklaşık otuz başarılı yönetici kadın ile yapılmış olan yeni bir anketin sonuçlarını da özet olarak paylaşan Saxton, Bu kadınların “glass ceiling (cam tavan)” ‘ın varlığını kabul etmediklerini, bu yüzden de “iş hayatında başarılı olmanın zor olduğunu düşünen kadınlar acaba başarısızlıklarının tohumlarını kendilerine koydukları hedeflerle mi atıyorlar” sorusunun gündeme geldiğini söyledi.

Saxton daha sonra Londra’daki Amrop-Hever’ın üst düzey ticari konumlardaki insanları bulmada kullandıkları teknikleri, devlet hizmeti ve yüksek eğitim alanlarında kullanmakta lider olduğunu açıkladı.

Avrupa’daki profesyonel yönetici arama birliği, AESE, “Pan-Europe ülkelerinde yarının liderleri için ne farklı olurdu” konusunda yaptığı bir araştırmayı yeni tamamladı. Sonuçlar çok ilginç: bütün ülkelerde yeni bir uluslararası liderler kuşağının yetiştiği görülmüş. Bu liderler, uluslararası düşünen, kültür farklılıklarına karşı hassas olan, çok farklı kültürlerden gelen farklı insanları tecrübeli bir şekilde, ustalıkla bir araya getiren ve onları yöneten kişiler. Ve Saxton Türkiye’nin bu konuda fevkalade bir olanağa sahip olduğunu belirtti.

Amrop-Hever Group’un Singapur ortağı Tan Soo Jin, bu yemek fikrinin “şirketlerin üst düzey yöneticilerinin deneyimlerini kuşaklara nasıl iletmelerini sağlayabiliriz?” sorusundan çıkmış olduğunu ifade etti. Yanıt: yılda bir kere, aileleriyle yiyecekleri bir akşam yemeğinden feragat edip, herkesin birbirinden öğreneceği böyle bir tartışma ortamında bir araya gelerek, bir bilgi transferi forumu oluşturmak.

Tüm firmalar geleceğin başarılı liderlerini istiyor.

Paul Rossignol
Amrop-Hever Group, Paris

Amrop-Hever Group’un Fransa ortağı Paul Rossignol, bütün şirketlerin kendileri için yönetici araştırması yapan beyin avcılarından “potansiyel ve liderlik” özelliklerine sahip adaylar talep ettiklerini belirtti.

Lucent Technologies Türkiye Genel Müdürü Şahin Tulga kendisinin liderlik ve yöneticilik kavramlarını birbirinden nasıl ayırdığı hakkında konuştu.

Lider değişikliği, yönetici ise günlük karmaşıklıkları yönetendir.

Şahin Tulga
Lucent Technologies Türkiye

Şahin Tulga bir liderin sahip olması gereken özellikleri şöyle sıraladı: “Bir lider vizyoner olmalı, stratejik yön çizebilmeli, otorite sahibi olmalı, kaya kadar sert ve yüksek derecelerde ahlaki değerlere sahip olmalı. Lider kusurlarını en azından kendi insanlarına göstermeli. Bir liderin en güçlü özelliklerinden biri yönetimin “yumuşak yüzünü” anlamasıdır. Lider sezgilerini doğru kullanabilmeli, neler olduğunu okuyabilmeli, yüksek duygusal zekası olmalı ve aynı zamanda başarılı sonuçlar için ekibini zorlayabilmeli”. Daha sonra Tulga yeni ekonomide müşteriye kayan güç hakkında konuştu; ve artık ne liderin ne de yöneticinin vizyonun ne olduğuna ve şirketin stratejik yönünün ne olması gerektiğine karar verdiğini, bunu yapanın müşteri olduğunu ifade etti.

Uzel Makine, Genel Müdürü Mehmet Kahya, bu toplantı masasına çağırılmakla tüm katılımcıların “lider” olduklarını doğrulanmış olduğunu belirtti.

Goodyear Türkiye’nin Genel Müdürü Rex Howe, 18 yıllık uluslararası çalışma hayatında, nerede olursa olsun, popüler olan “burada her şey farklıdır” yerel görüşüne rağmen, “insanlar söz konusu olduğu sürece, her şeyin hem Türkiye’de hem de başka bir yerde farklı olmadığı” görüşüne her zaman inandığını belirtti.

Giriş bölümünden sonra, anahtar konuşmacılar olan, Faruk Yöneyman (Roche Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Yabancı Yatırımcılar Birliği YASED’in Başkanı) ve Esat Edin (Kemer İnşaat ve Turizmin Yürütme Kurulu Başkanı) liderlik hakkındaki düşüncelerini paylaşmak üzere söz aldılar.

Faruk Yöneyman konuşmasını, üzerinde çok tartışılan “liderliğin eğitimle biraz parlatılabilen, ama esas olarak doğuştan gelen bir yetenek olduğu” görüşü ile başlattı. Ve liderlerin sahip olması gereken özelliklerle devam etti: “Lider öncelikle ekip liderinin nasıl olması gerektiğini öğrenmeli. Büyük ya da küçük olan ekibini kurduktan sonra, iş aktarma (delege etme) yeteneğine vakıf olmalı; öncelikle fonksiyonları delege etmeli, kontrol ve yön verme işine konsantre olmalı, daha sonra da ödüllendirme ya da cezalandırma konularında yetkisini kullanmalı. Bir liderin temel özellikleri hem hedef, hem de trend eğilim) belirleyen olmaktır. Hedefleri belirten, lider tüm dünyadan farklı olmalıdır. Lider risk alabilmelidir. Lider hiçbir zaman alt ve üst kademe ile kendi arasındaki iletişimi kaybetmemelidir. Liderin doğuştan yaratıcı özellikleri olmalıdır. Herkes gerçekten de liderin bir şeyler belirttiğini ve bir şeylerin peşinde olduğunu hissetmeli; liderin insanları farklı şeyler yapsın da diye yönlendirdiğini anlamalıdır. Değişik pozisyonlar, değişik kurallar ve değişik roller söz konusu bile olsa, lider ayrıca çok güvenilir ve tutarlı olmalıdır. Lideri, farklı yönlerden esen rüzgarlara göre renk değiştiren biri olarak görmemelisiniz.”

Lider sadece hedef belirleyen değil, ayrıca trend (eğilim) belirleyendir.

Faruk Yöneyman,
Roche Türkiye

İkinci anahtar konuşmacı olan Esat Edin, renkli konuşmasında “liderin izleyenleri olmalıdır” diyerek, liderin kendi için anlamını ifade ederek başladı. Nelson Mandela’yı örnek olarak vererek liderin çoban gibi her zaman hedeflerinin arkasında bulunduğunu ve onları akıllıca yönlendirdiğini ve yönettiğini ifade etti. “Nelson Mandela örneğinde olduğu gibi, yirmi birinci yüzyıl lideri sadece takipçileri olan değil, onlara belli bir yöne doğru kılavuzluk eden kişidir.” Edin, liderlerde gördüğü önemli özellikleri anlatarak konuşmasına devam etti: “lider için bütünlük çok önemli... Günümüzün liderleri inanılır olmalı, “güven-merkezi” olmalı. Tüm güvenlerini bir lidere yönelten ve ondan da aynı şekilde karşılık alan bir çok insan gördüm. Yani, güven ortamını yansıtan bir ayna gibi”. Edin liderin insanlara anlama ve vizyon sağlayabilecek bir vizyona sahip olması gerektiğini de söyledi. Edin ayrıca liderlikte açıklığın öneminin doğruluk kadar önemli olduğunu belirtti.

Lider, açıklığı, birliği ve bütünlüğü her zaman muhafaza eden kişidir.

East Edin,
Kemer İnşaat ve Turizm

Bir liderin cevaplaması gereken ilk soru, “ben kimim, dünyayı nasıl görüyorum, ve dünyadaki rolüm nedir?”dir. Erkek ya da kadın, lider çok açık ve kendi içinde odaklanmış olmalı, aynı zamanda yaşadığı çevreyi anlayabilme ve yorumlama yetisine sahip olmalıdır. Bu durumsal liderliktir. Liderin görevi açıklığı, birliği ve bütünlüğü sağlamaktır ve bu söylenebileceği üzere “tahmin edilebilirlik”tir.

Farklı durumlara uygun farklı tiplerde liderler vardır:

1. Ne yapacağınızı ya da nasıl yapacağınızı bilmediğiniz zamanlarda kullanılması gereken liderlik aracı güçtür. (Örn. Churchill)

2. Ne yapacağınızı bildiğiniz, ama nasıl yapacağınızı sizin ya da hiç kimsenin bilmediği zamanlarda kaos durumu ortaya çıkar, gücün geçerli olmadığı bu gibi durumlarda lider ortaya çıkar. (Örn. Atatürk ya da Mandela)

3. Ne yapacağınızı bilmediğiniz, fakat herkesin nasıl yapılacağını bildiği durumlarda ise gerekli liderlik özelliği yönetme becerisidir. Bu genellikle imparatorlukların, ailelerin ya da şirketlerin düşüş dönemlerinde görülür.


Lider kendi stilini seçmelidir; bazen güç kullanmak, bazen pro-aktif liderlik gereklidir; bazen iyi yönetme becerisi, bazen ise sadece kültür oluşturmak gereklidir.

Esat Edin

Intermart – Masco International Türkiye’nin Genel Müdürü Kaya Şener, eski liderlerin babacan ve çok otoriter olduğuna, genç neslin tercih ettiği demokratik liderlik stilinin ise geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Şener ayrıca Türk liderlerin her gün karşılaştıkları yeni durumları ve günlük problemleri çözmedeki kabiliyetine de değindi.

Amrop-Hever Group’un eş başkanı olan Anthony Saxton, Jack Welch örneğini vererek, tüm katılımcıları “varisiniz kim olmalı” ve “bunun için ne yapmanız gerekir” sorusunu düşünmeye sevk etti.

Lafarge Türkiye Başkanı Guillaume Roux, çok zor durumlarda gücü eline alabilecek, ve radikal değişiklikler yapabilecek güçlü bir lidere ihtiyaç duyacağınızı; her şeyin iyi organize edildiği bir durumda, organizasyonu düzenli yönetebilecek ama küçük ilerlemeler kaydedebilecek bir lidere ihtiyaç duyulacağını belirtti.

Citibank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Sönmez, liderin katılımcılığı teşvik etmesi gerektiğini ifade etti. İletişim ile katılımcılığı sağlamanın iki farklı konu olduğuna dikkat çekerek, katılımcılığın sadece alt kademelerde bulunan ve lideri takip edenlerle sınırlı kalmayıp, üst kademede liderin sorumlu olduğu kişilerle de sağlanması gerektiğini belirtti. “Türkiye’den örnek vermek gerekirse; 10 yıl önce, bir Türk futbol takımının Avrupa kupasını kazanması bir hayaldi ve bu yıl Galatasaray UEFA kupasını kazanarak, ulaşılamaz olanı gerçekleştirdi. Ekibin çalıştırıcısı gerçek bir lider; çünkü hem ekibinin, hem de Yönetim Kurulunun katılımcılığını sağladı, hatta tüm ülke insanlarının bu fikre inanmasını sağladı.”


Valeo Türkiye Murahhas Azası Turhan Semizer, Türkiye’nin çok kültürlü çevresinden ve komşu ülkelerle olan derin tarihsel bağlarından bahsetti. Semizer bir liderin insanlar arasındaki farkı anlaması gerektiğini vurguladı ve liderliğin bazı temel kurallara ve/veya araçlara dayalı olduğunu söyledi. “ Herkesin farklı ihtiyaçları vardır ve iyi bir lider insanları anlayabilir; ki ancak bu durumda ekibinizi kurar ve iddialı amaçlarınızı gerçekleştirebilirsiniz.”

Liderlikte anahtar konu: insanları anlayabiliyor muyuz?

Turhan Semizer
Valeo

Semizer Türkiye’de takdirin çok kritik bir konu olduğunu ifade etti ve “insanları nasıl taltif edeceğinizi bilmeniz gerekli” dedi. Türkiye’de takım ruhunu oluştururken ve bir arada tutarken, kişilerin özelliklerini kabul etmenin önemine dikkat çeken Semizer, liderin takımın her bir üyesinin katkısını iyi değerlendirerek, takımını nasıl motive edeceğini bilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Jotun Toz Boya Grubu Avrupa Bölge Direktörü Onur Koca, liderliğin küresel yönlerinin diğer gelişen ekonomilere kıyasla, Türkiye için çok daha önemli olduğunu belirtti. “Liderlikte kişisel bir acı da vardır: siz insanların nasıl olmasını istiyorsanız, öyle yapmalarını sağlarsınız.” Onur Koca, dünya standartlarında yönetici liderlerin Türkiye’de bol olduğunun iyi bir belirtisi olarak şu örneği verdi: “Eğer Türkiye’de yabancı şirketlere ya da yabancı yatırımcılara bakarsanız, buralarda çalışan Türk yöneticilerinin sayısının, Türkiye’ye benzer ülkelere oranla fazla olduğunu göreceksiniz. Bu rastlantı değil. Türk yönetiminin varlığı uluslararası şirketlerde artıyor.”

Mehmet Kahya Türkiye’nin çok farklı açılara sahip olduğunu katılmakla birlikte, temel olarak Türk tipi liderliğin Amerikan ya da İsveç tipi liderlikten daha farklı olabileceğini düşünmediğini belirtti.

Esat Edin kültür faktörlerinin liderlikte önemli olduğunu belirterek, güven unsurunu örnek olarak verdi. Amerika’da güven unsurunun liderlik öne çıktığını söyledi.

Amrop-Hever Group’un Belçika ortağı Andrew Kris, farklı kültürler arasındaki güven konusundan çok, davranış geleneklerinin farklı olduğunu belirtti. Örnek olarak, neyin belirtildiği ve belirtilmediği konusunun kültürel açıdan çok farklı olduğunu; Amerikan tarzı yönetimin göründüğü gibi açık ve direkt olmadığını söyledi.

Liderliğin doğuştan gelen özellikleri olsa da, gerçek liderlik liderin değerlerinin ne olduğunu bildiği zaman ortaya çıkar, ve bu da çoğu zaman gelişmek için yıllar alır.

Andrew Kris
Amrop-Hever Group, Belçika

Paul Rossignol, “Organizasyonlar tüm özelliklere sahip olan liderler arıyorlar. Liderler stratejik olmalı, duruma göre çeşitli tiplerde operasyonel liderler olmalı. Liderler ahlaki lider de olmalı, çünkü işletmenin değerlerini onlar belirliyor. Eğer bir tip lider olmayı unuturlarsa, oyundan çıkarlar. Bu yüzden işletmeler hayatımızı kabusa çeviriyorlar çünkü onlar için farklı, ama gerekli tüm özelliklere sahip olan insanları bulmakla biz görevliyiz.”


Onur Koca, Faruk Yöneyman’ın, liderlik kabiliyetinin yüzde 80’ninin doğuştan geldiği ve sadece geliştirilmeye ihtiyacı olduğu görüşüne katıldığını belirtti.

Türkiye çok kritik bir bölge, bu yüzden bu bölgeden birçok doğuştan lider çıkar; tek eksik olan – adlandırdığımız üzere – cilalanmaktır. Eğer olanlar cilalanmaları için fırsat verirsek, o zaman bir çok iyi liderimiz olur.

Onur Koca
Jotun

Unutmamalıyız ki, bizden sonra gelecek olan lider nesli, verimlilikle, takipçilikle ve yönetim stilinde bizden daha iyi olacaktır. Bu yüzden ki, şu anda alt kadromuzda çalışanların geleceği daha iyi yönetilecekleri olacaklarının farkında olalım. Yarının liderlerini geliştirmekten gurur duyalım.

Faruk Yöneyman

Mehmet Kahya ve Kaya Şener lider doğulmalığını ama lider olunabildiğini vurguladılar ve liderliğin öğrenilebilir bir vasıf olduğu görüşünde fikir birliğine vardılar.

SAP Türkiye Genel Müdürü Behçet Yanmaz liderlilstilleri arasında kültür ya da ülkesel farklar olduğunu; Türk kültüründe bir organizasyonu yönetmek için en önemli konulardan birinin güven unsuru olduğunu söyledi.

Eğer Türkiye’de biri enflasyonla, politik konularla ve bütün sorunlarla uğraşarak lider olabiliyorsa, Avrupa ülkelerinde ya da Amerika’da lider olması zor olmamalı.

Behçet Yanmaz
SAP Türkiye

Şahin Tulga iyi liderlerin, genellikle her zaman birlikte çalışmak için eleştirici ve lidere meydan okuyan kaliteli insanlar bulduğunu söyledi.

Faruk Yöneyman, eğer insanlar yönetimin ilk aşamalarında kendine güvenmeyi öğrenirlerse, bu güven ile büyüme olasılığının artacağını ve bunun da “lideri” geliştireceğini ekledi.

İpragaz Genel Müdürü Selim Şiper, liderlerin işlerini her zaman düşünme gereksinimi duymadan, sezgisel olarak yaptığını hissettiğini açıkladı: “Farklı geçmişleri ve kültürleri olan, lider diyebileceğim birçok insan gördüm ama temel olan, ortak olan onların doğru şeyleri doğru zamanda, doğru yerde doğru insanlarla yapması oldu.” Siper liderliği “Bana göre liderlik sağduyudan başka bir şey değildir” diyerek özetledi.

Liderliğin bir pasaportu ya da bir uyruğu olduğunu düşünmüyorum

Selim Siper
İpragaz

Lider değerlendirmedeki yılların tecrübesiyle Anthony Saxton, devam eden tartışma hakkındaki görüşlerini şöyle belirtti: “ Siz, Türkler hiçbir dezavantajınız yok, eğer uluslararası şirketlerde yüksek pozisyonlarda çalışmayı arzu ederseniz, çalışırsınız. Hiçbir dezavantajınız olmadığı gibi, geleneksel bir cevabınız da var: İngiltere’nin dünyayı kontrol ettiği gibi, sizin de tüm dünyayı kontrol etmiş olduğunuzu bilmek için tarih uzmanı olmanız gerekmiyor... Bir çoğunuzun ne kadar iyi bir şekilde kendini çok uluslu şirketlerle bağdaştırdığı çok açık. Hepiniz çok başarılı insanlarsınız ve hiçbir şey sizin yapmak istediklerinizi engelleyemez.”

Doğan Burda Rizzoli’nin Genel Müdürü Neslihan Tokcan, Saxton’a katılarak, görüşlerini şöyle açıkladı: “Ben şirketimizin genel müdürü olmak üzere uluslararası ortaklarımız tarafından önerildim; size katılıyorum; olanak verildiği takdirde herhangi bir ülkede lider olabilmemiz için hiçbir engel göremiyorum.”

Ama iş hayatında kadın olmak farklı ve bu erkeklerin dünyası. Ve Türkiye’de bu daha da çok erkeklerin dünyası.

Neslihan Tokcan
Doğan Burda Rizzoli

Tokcan çalışma hayatındaki kadınların, sosyal hayatlarının daha büyük bir problem olduğunu söyledi. Örneğin, bir kadın yeni insanlarla tanıştığı zaman, kocasına ne işle uğraştığı, kadına ise kaç çocuğu olduğu sorulur. Bunun dışında, sosyalleşmede erkekler kenetlenir ve kadınların çocuklar, bulaşık, çamaşır vb. hakkında konuşmaları umulur.

Guillaume Roux bazı insanlardan nasıl liderlik becerileri çıkarabileceği ile ilgili uluslararası bir örnek verdi. Önerisi, geçmişleri çok daha az olağanüstü yöneticileri bir operasyonda bir araya getirmenin yönetim için önemli fırsat olduğu idi. Bu firma için bir keşif olacağı kadar; insanları da kendi potansiyellerini göstererek iyi sonuçlar elde etmesine yarayacaktır. Böylece, bu kişilerin doğuştan lider olmasalar bile, kendilerini geliştirerek iyi lider olabileceklerinin önemine değindi.

TEBA Grubu Mali İşler Başkanı Ayda Baygan, lider olmanın, ekibinin kendilerine güvenmelerini sağlamak ve çok başarılı sonuçlara ulaşmak için yeterli güce ve olanağa sahip olduklarını inandırmaktan geçtiğini ifade etti. “Lider bazen önde olan ihtiyacını duyar, özellikle şirketi yeni bir vizyon için taşırken ya da zor dönemlerde; ama bazen lider arkadadır, sadece insanlara güç verir.”

Neslihan Tokcan lider olarak ekibi motive etmenin kritik olduğunu ama bazı şeyleri değiştirmek için gerekli vizyonla liderin kendisini motive etmesinin daha kritik olduğunu görüşlerine ekledi. Yani, liderler onlardan bekleneni, inandıklarını yapmalılar.

Amrop-Hever Group’un Fransa ortağı Joelle Freyre, işyeri çeşitliliğine önemi artan bir trend (eğilim) olarak dikkat çekti. “Son 10 yılda, sahnede daha çok yönetici kadın gördük; başkan, CEO ve daha önceden hiç olmadığı kadar çok kadın bakan. Ben bu tür örneklerin yılar geçtikçe daha da artacağına inanıyorum.”

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden Prof. Dr. Hayat Kabasakal, tartışmayı özetlerken liderlik edebiyatından da tespitler kattı:

“Kültürler arası araştırma sonuçları gösterdi ki, liderliğin hem evrensel hem de kültürel olarak onaylanmış açıları (görünük) vardır. Evrensel liderlik açısı, ki bu gece diğer katılımcılar da bu yön hakkında konuştu, tüm dünyada liderlerin verimli özellikleri olarak aşağıdakileri kabul etmektedir:

1. Vizyoner olmak; iyi bir lider geleceği görmek için bir vizyona sahip olmalı,
2. Dürüst ve eşitlikçi olmak, içsel bütünlüğe önem vermek,
3. İlham kaynağı olmak ve insanlara ilham vermek,
4. Kararlı olmak,
5. Yüksek performans beklemek; çalışanlar ya da izleyenler için yüksek performans hedefleri belirleyebilmek.

Evrensel liderlik açısı farklı kültürlerde farklı şekillerde biçimlenir ve bu noktaların bazıları da bu akşam belirtildi:

1. Bir kültürde ilham kaynağı olmak farklı bir anlama sahipken, diğer kültürlerde diğer liderler farklı şekilde ilham kaynağı olurlar.
2. Babacan liderlik bazı batı kültürlerinde olumsuz bir ifadeye sahiptir. Türkiye’de ise olumlu bir ifadeye sahiptir ve liderin babacan bir şekilde çalışanlarının ve takipçilerinin özel problemleriyle ilgilenmesi beklenir. Yani babacanlık, kararlı ve otoriter olmanın yanı sıra bir baba gibi takipçilerine özen göstermeyi de kapsar.
3. Türk ve diğer babacan toplumlarda motive edici ve ilham verici açıdan liderlik, kişilerin özel hayatlarına özen göstermek ya da çalışanı bir bütün içerisinde değerlendirmek olabilir. Bu diğer bazı kültürlerde tamamıyla çok farklı olabilir.

Liderlikle ilgili sözü edilmesi gereken bazı ikilemler de vardır. Bu akşam katılımcılar bazı konularda birbirlerinin düşüncelerine katılmadılar; işte bu liderliğin ikilemleri olduğu içindi.

1. Örneğin; tüm dünyadaki liderlerin kararlı olması beklenir, ancak bununla birlikte katılımcı ve demokratik olmaları beklentisi bir liderlik ikilemidir. Konuşmacılardan biri liderliğin bir sanat olduğunu belirtti, belki de sizin sonucunuz ikilemlerin tespitidir, k, bu da liderliğin sanat kısmıdır.
2. Özellikle Türk kapsamında görülen diğer liderlik ikilemi, bir lider olarak sizden çok güçlü, aynı zamanda alçak gönüllü olmanızın beklenilmesidir.

Bu akşam kadın konusuna da değinildi; evrensel olarak üst kademe yönetici pozisyonlarına bakıldığında, sadece yüzde 2-3’ünün kadın olduğunu, kadınların %50 çalışma gücüne sahip olduğu Belçika’da görüyoruz. Türkiye’de 1960’larda, 70’lerde, 80’lerde, 90’larda yapılan araştırmalara göre de bu oran doğru. Oran hiçbir şekilde değişmemiş; üst kademe yönetici pozisyonlarındaki kadınların oranı sadece yüzde üç. Yine Saxton’ın söylediği gibi, İngiltere’de, yönetici kadınlarla konuştuğunuzda, “cam tavan’a” rastlamadıklarını, bariyerler olmadığını söyleyeceklerdir. Türkiye’de de kadın liderlerle konuştuğunuzda, yukarı ilerledikleri zaman hiçbir engel ile karşılaşmadıklarını söyleyeceklerdir. Türkiye şartlarında öne sürebileceğim hipotez ise güçle ilgili daha önemli belirleyicinin cinsiyet yerine sosyo-ekonomik durum olduğudur. Türkiye’deki üst düzey kadın yöneticilerin genellikle sosyo-ekonomik geçmişleri kuvvetlidir; yani iyi bir eğitimleri var, zenginler, aileleri köklü isimler, orta sınıfın üstündeler. Kuvvetli sosyo-ekonomik geçmişe sahip olmaları onlara üst kademelere ilerlemeleri için gerekli gücü veriyor ve bu güç aslında büyük bir sorun olan zayıf cinsiyete sahip olmalarının üstünden geliyor. Tabii kişisel yönetim stillerinin nasıl olduğu başka bir hikaye; ama kurumsal kültürün kişisel eğilimlerinden çok daha güçlü olduğu da bilinmektedir.”


Amrop-Hever Group, Türkiye Danışmanı Başak Tanju şöyle dedi: “Liderlik durumsaldır, sektöreldir, kurumsaldır, kültüreldir, ulusaldır. Liderlik değişimle, farklı durumlarla ilgilenmektir. Günümüzün başarılı liderleri herkes hakkında meraklı olmaya meyilli; herkesin düşüncelerini soran ve daha sonra, bunların hepsini bir araya getiren ve takipçilerinin kabul edebileceği farklı bir görüş ortaya çıkaran kişilerdir.”

Amrop-Hever Group’un Singapur ortağı Jee Tu, insanın evrensel liderlik özelliklerine sahip olmasının yanında, her duruma uyum gösterme ve esnek olma özelliklerinin de olması gerektiğini söyledi. “Mükemmel lider Amerika’da, çokuluslu büyük bir şirkette başarılı olduğu gibi, Avrupa’da küçük bir organizasyona yerleştirildiğinde bile başarılı olacaktır. Bu yüzden gerçek liderleri bulmak çok zordur; liderler gelip geçici değildirler.”

Rex Howe, geleceğin liderlerinin geçmişte olduğundan çok daha önceden belirlenmesinin ve onlara fırsat tanınmasının, kariyer çizilmesinin, gerekli eğitimin ve diğer ülkelerde deneyim kazanma imkanının sağlanmasının gerektiğini belirtti. Howe, Goodyear’da kariyerlerinin başında belirlenmiş çok güçlü Türk liderlere rastlandığının da altını çizdi.

Gelecek için yöneticileri yedekleme planları ve yeni liderler geliştirmeye ihtiyacımız var.

Rex Howe

Tan Soo Jin, konuşulan başlıkları yorumladı ve aşağıdaki noktalara özellikle dikkat çekti:
1. “Tartışmalı olan konu, liderliğin doğuştan mı geldiği yoksa öğrenilebileceği mi sorusudur. Bu konuyu bilimsel olarak ölçmemiz imkansız olduğu için, henüz bir karara varamadık.
2. Belki tek üzerinde anlaşabileceğimiz konu, “liderlerin takipçileri vardır” olabilir. Takipçiler olmadan liderler yoktur.
3. Liderliğin evrensel açıları ile ilgili olarak vurgulanan noktalar ise şunlar oldu:

• Liderlerin bir vizyonu olmalıdır. Öyle bir vizyon ki rahatça uygulanabilir olmalıdır; öyle bir vizyon ki uygulandığı zaman, altınızdaki kişileri birleştirmiş ve yönetiyor olmalı. Eğer yönetilenleri asker olarak varsayarsak, onları düşman alanına doğru yönlendirmeli, elde etmek istediğimiz hedeflere ulaşmak ve kurmak istediğimiz vizyon için onları hırslandırmalıyız.
• Liderler farklı durumlara uyum gösterebilmelidirler. Kendini duruma uydurabilen lider başarılı olabilir.
• Yiğitlik; bence başarılı olmak için, birçok liderin ilk baştan kendilerinin yerine geçecek kişileri bulma ve geliştirme yiğitliği önemlidir. Ve bazı büyük liderler ve büyük girişimciler, bu cesareti göstermedikleri için başarılı olamadılar.
• Tartışılan diğer evrensel özellikler ise şunlar oldu: yüksek performans beklentileri, ilham kaynağı olma, hırslı olma, yüksek enerji seviyesi, iyi iletişim becerileri, katılımcılık, bütünlük ve kendine güven.

4. Kültürel farklılıklar olabilir ama liderlik çok evrensel bir iş. Aynı konular aynı şekilde dünyanın farklı yerlerinde tartışılabilir.
5. Cinsiyetin liderlikte bir anlamı yok. Maalesef bazı kültürlerde, önyargılar kadınların iş yapmalarını zorlaştırıyor.

Yuvarlak masa katılımcılarının yorumları üzerinde düşünülecek çok önemli noktalar çıkardı.

‘Açıkçası, bu ülkeden çıkarabilecek ve ilerleyebilecek, dünyada önemli bir etkisi olacak, büyük bir müdür, yönetici ve lider potansiyeli olduğunu düşünüyorum.’
Paul Mc Mahon, Amrop-Hever Group

‘Dünya’yı değiştiren kişiler hakkında konuşuyorum, söylediklerim ne kadar rağbet görmese de, bence o insanlar hatanın korkusuyla harekete geçmişlerdir ve fark ettim ki organizasyonları değişten insanlar onun hakkında heyecanlı olanlardır.’
Anthony Saxton, Amrop-Hever Group

‘liderlik ve yönetim iki farklı kavramdır. Bana göre, lider değişimi yöneten ve yönetici de günlük sorunları yöneten kişidir.’
Şahin Tulga, Lucent Technologies

‘Ve ben kendi konuşmamdan bir şeyler öğrenmekten zevk aldım.’
Esat Edin, Kemer İnşaat – Truizm

‘Liderlik stilleri, takipçilerin ihtiyaçlarına göre çok farklılık gösterir.’
Kaya Şener, Masco-Intermat

‘Her durum farklı tipte bir lidere ihtiyaç duyar.’
Guillaume Roux, Lafarge

‘Kendi tecrübelerime göre, liderlik bazı temel kurallara göre ve araçlara bağlıdır. İnsanları anlayabiliyor muyuz?’
Onur Koca, Jotun

‘liderlik, bana göre, sağduyudur başka bir şey değildir.’
Selim Şiper, İpragaz

‘Temel olarak Türk tipi liderliğin Amerikan ya da İsveç Tipi Liderlikten ya da başka bir liderlikten farklı olabileceğini düşünmüyorum.’
Mehmet Kaya, Uzel Makine

‘Arktık lider, kendini sadece yerel pazarlarda ispat etmeye çalışmamalı.’
Nurettin Kanterelli, Mavi Jeans

‘Unutmamalıyız ki, bizden sonra gelecek olan lider nesli, verimlilikte, takipçilikte ve yönetim stilinde bezden daha iyi olacaktır.’
Faruk Yöneyman. Roche

‘Liderlik becerileri için, iletişimin yanı sıra katılımcılığı sağlamak çok önemlidir. Katılımcılığı sağlamak, sadece sizi takip edenlere değil, yukarı doğru, sorumlu olduğunuz kişilere de yönelik olmalıdır.’
Mehmet Sönmez, Citibank


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın