|
4 Nisan 2004
Pazar
HAYAT, TÜMÖRE İNAT SENİ YAŞAYACAĞIM
2 hafta ömür biçildi, 6 yaşında. Ayakta duramaz dendi, yürüyor Atakan, türü meçhul kansere karşı azim ve neşeyle direniyor
HASAN ve Sevil Şahin çifti, 13 Eylül 1998’de dünyaya gelen oğulları Atakan’la hayatlarını yeniden şekillendirmenin planlarını yapıyorlardı. Atakan’ın doğumundan iki ay sona başlayan nedensiz ağlamaları sonucu soluğu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde alan aile, çocuklarına omurilik kanseri teşhisi konularak ‘İki hafta bile yaşamaz’ tanısıyla taburcu edilmesiyle neye uğradıklarını şaşırdı. Böylece Şahin ailesi için üzüntü ve yokluk dolu yıllar da başladı. Son bir umutla aynı hastaneye yatırılan Atakan’ın yaşamasına doktorlar bile şaşırırken sağ çıkma ihtimali sıfır olan bir ameliyata alınan minik yavru, Prof. Dr. Murat Hancı’nın hünerli ellerinde tekrar hayat buldu. Fakat aksilikler yine Şahin Ailesi’nin peşini bırakmıyordu. Bu sefer de Atakan’ı kanserin pençesine sürükleyen tümör bir türlü tam olarak tanımlanamadı. Sonuçta şimdilik en yakın tümör olan radyomüsarkom tedavisinin uygulanmasına karar verildi.
Hastalık durdu ama...
Minik Atakan;ın bedeni tam 4 ağır ameliyat, 4 küçük operasyon, 20 kemoterapi ve radyoterapi tedavisine olumlu sonuç verdi, tümör yarı yarıya küçültüldü. Omurilik kanseri nedeniyle belden aşağısı tutmayan Atakan özel bir aparatla yürümeyi bile başardı. Doktorları Bir daha belden aşağısını hissetmeyecek derken o ise tuvaletini haber veriyor. Minik Atakan adeta mucizeler yaratarak hayata tutunuyor. Daha önce avize toptancılığı yapan, şimdilerde ise eşiyle beraber çocuğuna bakmak için işyerini kapatmak zorunda kalan baba Hasan Şahin, Atakanı eriten tümörü tam olarak tespit edebilmek ve tedavisini yaptırabilmek için 5 yıl boyunca Almanya ve Fransanın ünlü doktorlarının kapısını aşındırırken 400 bin dolarlık servetini oğlu için gözünü kırpmadan harcadığını dile getiriyor. Bu yoğun günlerin ardından ailenin maddi durumu o kadar kötü hâle gelmiş ki anne Şahinin, Oturduğumuz ev elektrik borcu yüzünden hacizli. Su borcunu da daha yeni taksite bağlattık cümlesi herşeyi anlatıyor.
Ailenin maddi durumunun bozulması nedeniyle Atakanın tedavileri ağır aksak ilerlerken geçen eylül ayından bu yana tümöre hiçbir müdahale yapılamamış. Atakanın tedavi döneminde döküldüğü için kesilen saçları iyice uzamış. Tümor şimdiden 2.5 santimetre çapına ulaşırken büyümesini sürdürüyor. Atakanın daha bir çocuk olması nedeniyle, normal hücreleri de öldüren kemoterapi yerine lazerli nokta tedavi uygulayan bir cihaza ihtiyaç duyulunca, bu konuda Türkiyede tek olan İzmir Şifa Tıp Merkezi, acılı aileye yardım elini uzatmış. Şimdi Şahin ailesi banka hesaplarında kalan 160 milyon lirayı harcayarak, çocukları Atakanın geleceği için İzmire gitmeye hazırlanıyor. Aç kalmaya bile razı olduklarını belirten anne Sevil Şahin duygularını, Atakanın durumu acil. Acilen radyoterapi alması lâzım. Parasızlıktan nasıl gideceğimizi bilmiyoruz. Orada üç ay bulunmamız lazım. Kalacak yerimiz için Devlet Su İşleri yardımcı oldu. Gerisini biz de bilmiyoruz. Piyango kazanıp da onu almaya gidecek paramız yokmuş gibiyiz diye anlatıyor
Bize inanmadılar
Baba Hasan Şahin sürekli yüzü gülen bir aile oldukları için kimsenin hastalıklarına inanmadığını belirtiyor. Gerçekten de evin içine girdiğiniz zaman hiç de hasta evine benzemiyor. Herkes neşesi yerinde, gülüyor. Özellikle de minik Atakanın fotoğraf çekmek için sakin halini yakalamak imkansız, sürekli hareket halinde. Baba Şahin, Gülmek zorundayız. İnsanlar ağlamamızı, yalvarmamızı bekliyorlar. Biz böyle yapamazdık. Belki de bu yüzden biraz kaybettiğimizi düşünüyorum. Mücadele etmemiz lazımdı. Ölüme karşı direniyoruz. Atakana baksanıza nasıl da hayat dolu diyor.,
Baba Hasan Şahin ilk gün yazısında,"Oğlumuzu için hayati öneme sahip bir yolculuğa çıkıyoruz. Atakan'ın hikayesi Tercüman'da yayınlandıktan sonra çok destek telefonu ve mesajı aldık. Dostlarımızla bir araya gelmeyi çok istiyoruz, yüreklerini ortaya koyup bizleri yalnız bırakmayan, telefon açan ve moral veren herkese teşekkür ediyoruz" dedi
Prof. Dr. Doğusoy:
Atakanın hastalığı
doğumuyla başlamış
ATAKANI en son ameliyat eden Prof. Dr. Ilgaz Doğusoy, Dr. Siyami Ersek Göğüs ve Kalp Hastalıkları Hastanesi Göğüs Cerrahisi Şefi. Atakanın kanserinin doğumla beraber başladığını tahmin ediyorum diyor ve Atakanın hastalığı ile ilgili olarak şunları söylüyor: Daha önce Prof. Dr. Murat Hancı iki kere ameliyat etti. Daha sonra babası Almanya ve Fransaya götürdü. Biz de patolojik verileri Amerika Maya Kliniğine gönderdik. Yaşının da küçük olması nedeniyle tümörünün çeşidini belirleyemedik. Sadece omurilik kanserine yakalandığından emin olduk. İlk olarak omuriliğin kenarında başladı tümör. Çok ağır ameliyatlara aldık çocuğumuzu. Biz tümörü temizledikçe tümör büyük bir hızla nüksetti. Ben özellikle çocuğumuzu son dört seneden beri takip ediyorum. Çocuğun Sarkom türü tümörle mücadele ettiğini sanıyor ve buna uygun tedaviyi yapmaya çalışıyoruz. Omuriliği açtıktan sonra temizledik. Tedaviyi yerine getirdik. Daha sonra bu tümör akciğere sıçradı. Şu anda çocuğun sağ akciğerinin arkasında tümör var. Yaptığımız testlerde tümörün 2.5 cm. çapına ulaştığını tespit ettik. Açıkçası çocuğun lokal kemoterapi tedavisine ihtiyacı var. Bu çocuğa zamanında o kadar çok kemoterapi ve radyoterapi verildi, o kadar acı çekti ki, belki de normal bir insan dayanamazdı buna. Sürekli gözetim ve tedavi altında tutulması gerekiyor. Tabii bu arada tıptaki sürekli gelişmeleri de unutmamak lazım. Ama henüz tümörün tam olarak hangi özellikleri taşıdığı, hangi karaktere sahip olduğu bilinmiyor. Bu nedenle de o tümöre en yakın tümöre uygulanan tedaviyi uygulamaktan başka çaremiz kalmıyor.
|
|
SABAH GAZETESİ HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN LÜTFEN..
SABAH GAZETESİ...ATV...CINE5...
13 Şubat 2004 tarihinde Atakan ile ilgili haber yapan SABAH gazetesi ve Nevruz Tol hanım o haber ile bir çok güzellikleride beraberinde getirmişlerdi..Mesela Şifa Tıp Merkezi çalışması bu haberin gelişimi ile hayata geçmişti.Dönüşümüzde de umut dolu bir haber yaptılar, sağolsunlar.Okuyan herkesin içinde yeni yeni heyecanlar başlatan ve umut dolduran haber ardından ATV ve CINE5 de Görsel haber için evimizi ziyaret ettiler.Bizler için oldukça neşeli geçti ama Atakan aynı memnuniyeti göstermedi nedense..Çok sıkılgan ve keyifsiz yaklaştı olaya ama yinede güzel haberler çıktı ortaya..Güler yüzlü ve sabırlı muhabir arkadaşların gayretleri biraz olsun konuşmasını sağladı Atakan'ın..Haber çekiminin ardından, grup arkadaşlarımızla eğlence merkezine geçtik beraberce, çocuklar oynadı , bizler çay içtik sohbet eşiliğinde cafe de..Bir mağazaya rica ettik ATV yi açması için ve beklemeye başladık ki haberler başlar başlamaz verildi bizim haber..Aynı anda cafeden çıkıp mağazaya doğru şamatalı bir şekilde koşmaya başlayınca grup arkadaşlarımızla beraber. cafede oturanlar kısa bir panik yaşadılar deprem mi oluyor da bu insanlar kapıya doğru koşuyor diye..İzleyip döndük yerimize ama şamatası bitmedi uzun süre...Garson hala olayın şokunda.Uzun süre bu konunun esprileri ile güldük..Çocuklar bol bol eğlendiler oyuncaklarda, bizler sohbet ettik..Sohbetimiz akşam evde devam etti bir süre..Sonra sabah İzmir'den ziyaretimize gelen sevgili Gaye'yi havaalanına götürdük, üzülerek ayrıldık gerçekten ama ayın 21'inde gelecek olması biraz rahatlattı bizi ve Atakan'ı..Hemen her gün misafirimiz geliyor.Atakan bu duruma acayip neşeleniyor ve şımarıyor..Arayanlar da cabası tabii..Tekne turu heyecanı hala sürüyor ve yavaş yavaş şekillenmeye başladı bile..Çok neşeli geçeceği kesin..Bu arada grubumuzda hızla büyümeye devam ediyor..Şu an itibarı ile 135 kişi olduk.Her gecen gün yeni isimler katılıyor..Japonya'dan bir arkadaş katıldı.Birde Belçika'dan Rahmetli Barış Manço'un ağabeyi Savaş manço yeni üyelerimizden..Gelir gelmez neşe ve renk kattı Savaş mano..Yazılarını sabırsızlıkla bekliyoruz hergün :))) İşte böyle bu günler geçiyor, Tekne turunda görüşmek dileği ile diyoruz...Sevgiler...
|
|
|
4 HAZİRAN CUMARTESİ AKŞAMI SHOWTV ANAHABER'DE ATAKAN! YER VERDİLER...
FORMSANTE dergisinin Haziran sayısın da Atakan'ın verdiği mücadeleyi geniş bir şekilde yayınladılar,yayınladılar ki başkalarına da mücadele şevki versin istediler..Dileriz ki hikayemizden güç bulan hastalar ve hasta yakınları olur..İnanarak yola çıkmalarına vesile olur yaşadıklarımız..Umutlu olmanın da tedavinin bir parçası olduğunu düşündürürüz..
FORMSANTE'den hemen sonra Hürriyet gazetesi yer verdi haberimize..Ve hemen ardından SHOW TV anahber'e taşındı hikayemiz...Pazar günü ise POSTA gazetesi "KALBİMİZ SENİNLE" diye başlık atarak bizi mutlu ettiler..İnançımızı ve ümitlerimizi perçinledi bu güzel olaylar..
Biz başka isanların Sinerjisine inanan bir aileyiz..İçten gelen Duaların pek çok ilaçtan daha etkin olduğunu düşünüyoruz..Tıbben çok şans tanınmayan bir hastanın bunca zaman kazanmasının başka nedeni olabilir mi ?
Bu günlerde güzel heyecanlar yaşıyoruz ,hastahane yatışımızın gerginliğini bile aldı üzerimizden..Kaldı ki yatıp yatamayacağımız henüz kesin değil ama yine de Atakan pek hoşnut değil..Hatta etrafında kim grip'se onun yanına yaklaşıyor ki grip olsun da hastahaneye yatmasın..Akla bakın..
Hafta sonu olmasına rağmen onlarca mesaj aldık iyi dileklerini ileten yeni dostlarımızın..En çok Anneler yazmış bu sefer.Yürekleri burkulmuş hikayemizin üzücülüğü karşısında..Şunu tekrar belirtmek istiyorum bu vesile ile ,bizler güler yüzlü bir Aileyiz ve üzüntüden eser yok bizde..Eğer üzüntülü bir Ruh hali ile mücadele etmeye kalksak asla bu gün ki noktaya gelemezdik..Lütfen aradığınızda neşeli bir ses tonu ile karşılaşırsanız çok ama çok şaşırmayın..Hele hele paylaştıkça daha da azalıyor üzüntülerimiz..Başaracağımıza inanın ve Atakan'ın 20 li yaşlarda olduğunu sık sık hayal edin,yürüdüğünü hayal edin,başarmaya daha da yaklaştırırsınız bizi inanın...Sağlıcakla kalın...
SHOW TV ANAHABER GÖRÜNTÜLERİNİ ARŞİV'DEN İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN LÜTFEN
İnternet Sayfasından okumak için Tıklayın
13.02.2004 CUMA
"Atakan"ca direniş
Altı yaşında bir çocuk o. Beş aylıkken omuriliğine yerleşen tümör yüzünden doktorların "On gün yaşamaz" dediği andan beri; bir sonraki "gün"ü için mücadele veriyor
ATAKAN Şahin, 13 Eylül 1998 tarihinde dünyaya geldi. Dört ay boyunca her şeyi normaldi. Sonra sebepsiz ağlamalar başladı. Bu gözyaşlarına, altı değiştirilirken verdiği garip tepkiler eklendi. Onlarca doktorun muayenesinden geçip, sayısız tahliller yapıldıktan sonra Çapa Nefroloji Servisi'ne yatırıldığında Atakan, hayatının geri kalanını bu odalarda geçireceğinden habersiz henüz beş aylık bir bebekti. Burada geçirdiği ilk ameliyattan sonra doktorların, "On gün yaşamaz" diyerek taburcu ettiği Atakan'a altı ay sonra da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde "kanser" teşhisi konuldu. Yeniden hastaneye yatan Atakan'ın ameliyattan sağ çıkma ihtimali neredeyse "sıfır"dı ama Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirurji Bilim Dalı doktorlarından Prof. Dr. Murat Hancı'nın yaptığı operasyondan sonra küçük yürek bir kez daha hayata tutunacak bir dal buldu kendine.
CİHAZLA YÜRÜMEYİ BAŞARDI
Atakan umudun, mücadelenin, sahiplenilmenin verdiği güçle hâlâ hayatta ve tedavisi oldukça olumlu sonuçlar veriyor. Bugün gelinen aşamada omurilikteki ve göğüsteki tümörlerden biri yok oldu. Yine göğüsteki bir tümör de durağan hale getirildi. Kanser teşhisinin gecikmeli konması nedeniyle doktorların hiçbir şekilde yürüyemez dediği Atakan, ailesinin desteğiyle şu anda aparatlarla da yürüyor. Ailesinin şimdiki hedefi ise Atakan'ın desteksiz yürümesini sağlamak.
OĞLU İÇİN İNTERNET SİTESİ AÇTI
Bir süre öncesine kadar avize pazarlaması yapan özel bir şirketin sahibi olan olan Atakan'ın babası Hasan Şahin, sürekli oğlunun yanında olmasını gerektiren tedavi süreci nedeniyle şimdilerde taksi şoförlüğü yapıyor. Kendisine gerekli zamanı istediği anda kullanma olanağı tanıyan yeni "iş"i ile bir yandan ailesinin geçimini sağlamaya çalışan Şahin diğer yandan da küçük oğlu Atakan'ın yaşam kalitesini yükseltecek arayışlar içinde. Son olarak oğlu için bir internet sitesi açmış Şahin. Atakan'ın yaşam mücadelesinin anlatıldığı atakanca98. sitemynet.com adlı sitede ayrıca destek mesajları, hastalık hakkında bilgiler, motivasyon yöntemleri, benzer teşhisler konmuş hastalara tavsiyeler yer alıyor. Bu siteyi güncelleme görevi de bizzat Atakan"a ait. Site sayesinde Atakan'ın bir çok telefon arkadaşı olduğunu, okuma-yazma öğrendiğini belirten Şahin, Türkiye'nin hemen her yerinden ve yurtdışından sıcacık mesajlar aldıklarını söylüyor.
ANNESİ DE ŞAŞKIN
ATAKAN'IN hastalıklarına karşı verdiği savaşı annesi de büyük bir şaşkınlık, hatta hayranlıkla izliyor. Sevil Şahin, "Beş buçuk yıllık yaşamının neredeyse yarısı hastanelerde geçti ama o bitkin, bezgin bir köşede oturmaktansa olanca yaramazlığını ve bitip tükenmeyen isteklerini hayata geçirmeyi çok iyi beceriyor. İnanılmaz bir neşeye ve dinginliğe sahip. Hiçbir zaman hastaneye yatmayı sorun haline getirmiyor ya da bize rahatsızlığını belli etmeyecek kadar olgun davranıyor" diyor.
H.Nevruz Tol / MERKEZ
|
|
ARSİV
31.10.2003 tarihli gazete
Atakan, omurilik kanseri... Ailesi onu, çok istediği anaokuluna yazdıracaktı.Ancak, başvuruları kabul edilmedi. Gerekçe komik: 'Ya kanser bulaşırsa...'
İşte cehalet
6 YAŞINDA, pırıl pırıl bir çocuk. Adı Atakan. 3 aylık bebekken omurilik kanserine yakalandı... Çocuklarının her isteğini yapan ailesi, Atakan'ı, çok heves ettiği anaokuluna yazdırmak istedi. Bunun için İstanbul Bahçelievler'deki Ali Haydar Günver İlköğretim Okulu'na başvurdular.
ANCAK okul başvuruyu kabul etmedi. Okul müdürü Atakan'ın ailesine gerekçe olarak 'Ya kanser bulaşırsa. Diğer velilere ne cevap veririm' sözlerini gösterdi. Dehşet içinde kalan baba Hasan Şahin, şunları söyledi: 'Bir eğitimci, okula gitmek isteyen çocuğa bu sözleri söyledi. Gurur duydum müdürle tanışmaktan. Ama sormayı unuttum: Cehalet bulaşıcı mıdır?..'
ANNE Sevil Hanım ise, 'Bu hastalığın tedavisi yok, sadece ömrü uzatmak mümkün. Biz yıllardır bunun için uğraş veriyoruz... Ama karşımıza biri çıkıyor, oğlumuzun bir isteğini gerçekleştirmemize engel oluyor... Hiçbir zaman kendimizi bırakmadık. Yine aynı şekilde devam edeceğiz. Kanser artık bize grip gibi geliyor' diyerek yapılan haksızlığa isyan etti.-ÖZLEM YILMAZ-
Bu haberi Starın Sitesinden okumak için tıklayın lütfen
|
|