|
18 Aralık
18 Aralik 1985'te o salonda
Kisi nasil kestirebilirdi ileriyi?
Siz, kazibilimler, alinyazisibilimler,
Gecsin yillar gecsin, seneler gibi.
Olur mu animsamamak Onaltinci Louis'yi
14 Temmuz 1789 aksami, Louis,
Soyle yazmamis miydi defterine:
'Bugun kayda deger bir sey yok..'
'Kehanet' adli kisacik bir siir buldum
Keske yalniz bunun icin sevseydim seni.
Cemal Süreya
1994 Eliyle, Samanyolu'na
Yaşadım ,Tanrım,
Yarım ve uluorta,
Bir dahaki hayatta,
Varsa öyle bir hayat,
Şiir yazar mıydım,
Bilmiyorum.
Ama kadınlar, tanrım,
Öyle sevdim ki onları,
Gelcek sefer
Dünyaya
Kadın olarak gerlirsem,
Eşcinsel olurum.
8:10Vapuru
Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun
Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar
Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var
Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar
Sesinde ne var biliyor musun
Söylenmemiş sözcükler var
Adam
Adam şapkasına rasladı sokakta
Kimbilir kimin şapkası
Adam ne yapıp yapıp hatırladı
Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
Bir kadın kimbilir kimin karısı
Adam ne yapıp yapıp hatırladı
Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
Adam bulut gibiydi, hatırladı
Adamın ayaklarının altında
Yıldızların yıldız olduğu vardı
Adm yıldızlara basa basa yürüdü
Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.
Afyon Garındakı
Afyon garindaki kucuk kizi animsa, hani,
Trene binerken pabuclarini cikarmisti;
Varto depremini dusun, yardim olarak Bati'dan
Gonderilmis bir kutu suttozunu ve sutyeni.
Adam suttozuyla evinin duvarlarini badana etmisti,
Karisiysa saklamisti ne oldugunu bilmedigi sutyeni,
Kulaklik olarak kullanmayi dusunuyordu onu kisin;
Tanrim gercekten cocukluk gunlerinizde mi?..
Esiklere oturmus bir dolu insan
Keske yalniz bunun icin sevseydim seni.
Aşk
Simdi sen kalkip gidiyorsun. Git.
Gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugun iyi uyanmistik
Sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
Bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
Bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
Yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
Sanki hic olmamisti
Oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
Surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli Istanbullar
Surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
Oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy koprusune yagmur yagarken
Biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
Cunku iki kisiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
Bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
Seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
Iki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
Yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
Memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
Sonrasi iyilik guzellik.
Az Yaşadıksa da
Ben kibriti çaktığım zaman
Hersey kırmızıydı yüzün olarak
Ben kibriti çaktığım zaman
Çünkü her yüz bir memlekettir
Ben sigaramı yaktığım zaman
Çünkü her sigara bir kelimedir
Ben sigaramı yaktığım zaman
Güz günleriydi bir şarkı olarak
Bir güvercin ben öldüğüm zaman
Nice hüzünlerden yaprak yaprak
Bir güvercin ben öldüğüm zaman
Behçet Necatigil Şiirlerini Nereye Yazardı
Renksemez camgöz
Hep arka pencereden baktı,
Orada, oralarda sabah akşam
Solgun ay altında kasımpatı
- Nereye mi yazardı dizelerini
Bir şey çıkmamış biletlerin kenarına yazardı.
Bir kapı mı açılıyor
Hemen menteşeye kayardı gözleri
Küçük ev aletleri kerpeten mengene
Giderek onda alışkanlık yarattı
- Nereye mi yazardı dizelerini
İlaç kutularının üstüne yazardı.
Yazısı 1928 yazısı
Atatürk'ün elyazısı
Ama sıkılganlıktan mı neden
Fazlaca bastırılmış bir yazı
- Nereye mi yazardı dizelerini
Kağıt peçetelere yazardı.
Çiğnediği sözcükler, ağzının kenarında
Salya değil köpük halinde toplanırdı
Ve zarif kemerini örtme duygusuyla
Şal gibi aşağı akardı boyunbağı
- Nereye mi yazardı dizelerini
Plastikten oyuncakların üstüne yazardı.
Koca Barbaros'a karşın
Beşiktaş biraz odur artık,
Küçük bir oda versinler
Kehribar yüzü öylece kalsın
- Nereye mi yazardı dizelerini
Tırnaklarının üstüne yazardı.
Bilgisayar Olarak
Bilgisayar olarak kullanmis bir golu
Selcukluya pragmalar tasiyan Gazali
Bir ilk aptalligi dugum sayarak
Yadsimis dort yani hep yukari bakmis.
Bu yuzden onundeki ayna kirilir kirilmaz
Intihar etti sayilmis tasavvuf ehli,
Yine bu yuzden dogdugu an
Kaymaya baslamis Osmanli yildizi,
Baktim yeri toparliyor ayak izleri
Keske yalniz bunun icin sevseydim seni
Bir Çiçek
Bir cicek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yalnisi duzeltircesine acmis;
Gelmis ta agzimin kenarinda
Konusur durur.
Bir gemi bembeyaz teniyle aciklarda,
Guverteleri uctan uca orman;
Aldim cicegimi surama bastim,
Bastim ki yalnizligimmis.
Bir basina arsinliyor bir adam mavi treni
Keske yalniz bunun icin sevseydim seni
Bir Gün
Bir gün seni bırakırım ya
tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu
Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden,
ama İstanbul'dan bıkmak gibi bir şey olur bu
Bir Mineli
Bir mineli altin saat,
Bir altin kostek ve madalyon
Bir roza masallah,
On iki miskal inci.
Madalyonunu ve boncugunu
Ittim iceri,
Gozlerimizin dibi karisti
Dagyollarinin uzak dumani gibi.
Ve konsolun ustunde noksan bir gumus kutu
Keske yalniz bunun icin sevseydim seni
Bu Bizimki
Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.
Bölücü bir aşk,
Ekmeği suyu bölüyor
Günde üç öğün.
Hain bir aşk bu,
Sizin eve hırsız girer
Onunkine polis.
Yasadışı bir aşk,
Evlenmeyi
Hiç mi hiç düşünmüyor.
Soyguncu bir aşk bu,
En sıradan ezgilerden
Sevinçler devşiriyor.
Kökü dışarda bir aşk,
Dante ile Beatrice'inkine
Fena öykünüyor.
İşgalci bir aşk bu,
Samanlık sevişenin diyor
Başka şey demiyor.
Cigarayı Attım Denize
Simdi bir guvercinin ucusunu bolusuyoruz
Gokyuzunun o meshur maviliginde
Uzun sacli iri memeli kadinlariyla
Bir Akdeniz sehri cikabilir icinden
Alip yaracak olsak yuregini
Simdi bir guvercinin
Simdi sen tam cagindasin yanina varilacak
Onunde durulacak tam elinden tutulacak
Hangi bir elinden guzelim hangi bir
Bir elinde kizligin duruyor garip huysuz
Obur elinde yetiskin bir gunisigi
Daha obur elinde de kilometrelerce hurluk
Calisan insanlar icin aksamlara kadar
Toz duman icinde
Bir elinle de boyuna ekmek kesiyorsun
Biz eskiden de en asagi boyleydik senlen
Bir bulut geciyorsa onu gorurduk
Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
Ne zaman hurlugun barisin sevginin askina
Bir cigara atmissak denize
Sabaha kadar yandi durdu
|