aurabio.sitemynet.com
AURA KLİNİK OZONTERAPİ AKUPUNKTUR MEZOTERAPI BİOENERJİ HİPNOZ İLETİŞİM

AKUPUNKTUR


AKUPUNKTUR

AKUPUNKTUR:
Sağlıklı bir yaşam için olması gereken ruhsal,bedensel ve zihinsel enerji dengemizin sağlanmasında tercih edilen akupunktur tedavisi köken aldığı Çin'de yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahiptir.
Vücutta kan dolaşımına da benzetebileceğimiz enerji dolaşımımızın iç ve dış çeşitli etkenlerle sekteye uğradığı durumlarda hastalık olarak adlandırdığımız belirtiler ortaya çıkar.Bozulan bu enerji dengesi akupunktur yardımı ile tekrar sağlandığında organizma rahatsızlıklarla daha kolay baş edebilir duruma gelir.Ağrı ile seyreden hastalıklardan cilt rahatsızlıklarına,şişmanlıktan sigara alışkanlığına kadar geniş bir yelpazede çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde ve belirtilerinin düzeltilmesinde başarılı olan akupunktur artık ülkemizde de tıp doktorları tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Kuru iğne tedavisi olarak da bilinen akupunkturda vücutta fonksiyonları belli yaklaşık 400 noktasal alan kullanılır.Bu noktaların iğne veya lazerle uyarılması ile hastalıklar ve belirtileri tedavi edilir.Genel vücut akupunkturunun yanı sıra yaygın olarak tercih edilen kulak akupunkturu ve el akupunkturuyla da insan enerji alanlarını dengelemek mümkündür.Kulak ve elde bulunan organizmanın fonksiyon bölgeleri uyarılarak istenilen refleks etkiler elde edilmiş olur.

OBESİTE (FAZLA KİLO) TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR:
Hepimizin bildiği gibi fazla kilolardan kurtulmanın yolu diyet yapmak ve metabolik aktivitemizi artırmaktan geçmektedir.Kilo vermek için seçtiğimiz yöntem ne olursa olsun bu güne kadar kilo almamıza neden olan beslenme ve yaşam alışkanlıklarımızı değiştirmek bulunduğumuz sağlıklı kilomuzu korumak için gereklidir.İster spor yaparak, ister diyetisyen diyetleri ile isterse akupunktur yardımı ile kilo vermeye çalışalım öncelikle bu konuda niyetimizi ve kararlılığımızı ortaya koymamız gerekir.
Çoğumuzun çok iyi motivasyonla başladığımız fakat 3 gün içinde açlığa bağlı belirtilerin ön plana çıkmasıyla demoralize olduğumuz diyetler uygulamışızdır. Her defasında aynı zorlukları yaşamak, çok istediğimiz fakat başaramadığımız zayıflama arzumuzu köreltmekte, kimimizde bu durum ayrı bir stres kaynağı olmakta ve kilo alma eğilimi daha da artmaktadır.
Doktor kontrolünde akupunktur destekli zayıflama programlarında diyet sürecinde ortaya çıkabilecek acıkmaya bağlı belirtilerin baskılanması veya ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Böylece programa süreklilik kazandırılır, kişinin diyet yapma isteği ve niyeti desteklenmiş, kontrollü kilo kaybı sağlanmış olur. Ayrıca tedavi boyunca bedeninizin ve yaşınızın gereksinimleri gözetilerek, kişiye uygun beslenme rejimleri verilirken şişmanlamanıza neden olan eski alışkanlıklarınızı değiştirme ve sağlıklı beslenme kurallarını yaşamınıza kazandırma yönünde bilgilendirici ve yol gösterici bir tutumla tedavi bütünleştirilir.
Fransız kulak akupunkturu desteği ile yapılan zayıflama rejimlerinde diyet yapma sürecinde oluşabilecek baş ağrısı, mide kazıntısı, halsizlik, huzursuzluk, tansiyon düşüklüğü veya yüksekliği, uyku bozukluğu gibi kişinin diyet yapma motivasyonunu kıran olumsuz etkiler akupunktur ile ortadan kaldırılır.
Seanslar haftada bir sadece kulak kepçesi kullanılarak yapılır. Ortalama aylık kilo kaybı 5-8 kilodur. Tedavinin bütünleyici olması açısından seanslar boyunca kişiye sağlıklı beslenme, stresle baş etme, metabolik hızını tanıma, düşük kalorili yemek hazırlama ve pişirmeyle ilgili konularda bilgiler verilir. Böylece kaybedilen kiloların yeni alışkanlıklar kazandırılarak korunması sağlanmış olur.
Fransız kulak akupunkturunda (Aurikuloterapi) kulak kepçesinde bulunan sinir uçları vasıtası ile beyine gönderilen refleks ileti sonucu halsizlik. Sinirlilik, baş ağrısı veya dönmesi şikâyetlerine neden olan kan şekeri düşüklüğü önlenir. Ayrıca mide asit salgısı dengelenerek kazıntı hissinin önüne geçilmiş olur. Yine aynı seansta az yemeye bağlı gerginlik ve uyku bozuklukları da engellenerek bedenin genel homeostası (dengesi) korunmuş olur.

FAZLA KİLOLARINIZI VERDİĞİNİZDE NE OLUR?

Kilo vermenin yararları
Yapılan çalışmalarda vücut kitle indeksinin 30 un üzerine çıktığı kişilerde beraberinde bulunan hastalık ve ölüm oranlarında artış görülür. Dolayısı ile kilo vererek vücut kitle indeksini bu kritik oranın altına düşürerek bu sayılan zararlar azaltılmış olur.
Kilo vermekle kalp-damar sistem hastalıklarının oluşma riski azalır. Kan yağları düşer. İyi huylu kolesterol düzeyleri artar. Kalp krizi geçirme ihtimali azalır. Yüksek olan kan basıncı düşer. Kaybedilen her % 1 lik kilo ile kan basıncı 1 mmHg düşer. Bir çalışmada 11 kg kayıp ile kan basıncında % 20 azalma sağlanmıştır. Ayrıca zayıflama yoluyla kişinin kullandığı tansiyon ilaçlarına ihtiyacı ya azalır ya da tamamen biter.
Şeker hastalarında kan şekeri kontrolü şişman kişilerde zor yapılabilirken, kilo verme ile bu ayar çok daha kolay sağlanabilir ve belki de kullanılan ilaçların dozlarını azaltmak mümkün olabilir.
Şişman kişilerde mevcut olan kanın kolay pıhtılaşması ve dolayısı ile damarı tıkayabilmesi sorunu kilo verme ile azalır ya da ortadan kalkar. Üreme ve adet düzeni ile ilgili yaşanan sorunlar da kilo verme ile azalacaktır.
Safra kesesi hastalığı ortaya çıkma ihtimali, kilo vererek azaltılabilir. Ayrıca safra kesesi operasyonu geçirecek kişiye cerrahi işlemin daha kolay uygulanmasını sağlar.
Kilo verme ile kas ve iskelet sistemi üzerine binen yükün bir kısmı kalkacağı için kireçlenme, eklem ilthapları ve bel fıtıklarında düzelme veya rahatlama görülebilir.
Karaciğer yağlanması geriler ve mide barsak sistemine ait yakınmalar azalır.
Nefes alıp verme ile ilgili yakınmalar ve uykusuzlukta azalma olduğu, akciğerde sıkça görülen enfeksiyonların azaldığı gözlenir. Aynı akciğer çok daha fazla bir vücut kitlesine hizmet etmeye çalışırken şimdi çok daha az vücut kitlesine rahatça oksijen sağlayabilmektedir.
Kadınlarda özellikle karındaki aşırı şişmanlığa bağlı gülmek veya öksürüp hapşırmakla idrar kaçırma sorunu azalır ya da ortadan kalkar.
Kilo vermekle hem iyi bir iş başarmış olmanın verdiği öz güven nedeniyle hem de görsel olarak daha düzelme olduğundan kişi kendini psikolojik açıdan daha rahat hisseder.




AŞAĞIDAKİ LİSTEDE FAZLA KİLO ALIMIYLA İSTATİSTİKSEL OLARAK GÖRÜLME SIKLIĞI ARTAN RAHATSIZLIKLARI BULACAKSINIZ

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
Hipertansiyon
Kalp hastalığı

BEYİN-DAMAR HASTALIKLARI
Yarım veya tam felç
Bellek sorunları

METABOLİK HASTALIKLAR
Şeker hastalığı (orta yaş diyabeti)
Kolesterol ve trigliserit yüksekliği
Adet sorunları
Polikistik over sendromu

KAS VE İSKELET SİSTEMİ SORUNLARI
Eklem harabiyeti (özellikle diz ve kalça)
Bel ağrıları,bel fıtığı nüksleri
Sırt ağrıları
Gut
Topuk dikeni


SOLUNUM SİSTEMİ PROBLEMLERİ
Uyku apnesi
Horlama
Nefes darlığı

DERMATOLOJİK VE ESTETİK PROBLEMLER
Pişikler
Mantar enfeksiyonları
Varis
Selülit
Göbek fıtığı

RUHSAL DEĞİŞİMLER
Depresyon
Anksiyete-endişe

BAZI KANSERLERİN SIKLIĞINDA ARTIŞ
Meme kanseri
Yumurtalık kanseri
Safrakesesi kanseri

SİNDİRİM SİSTEMİ SORUNLARI
Kabızlık
Reflü özefajit
Mide fıtığı (Hiatus Hernisi)
Karaciğer yağlanması
Safrakesesi taşı

_i_ko_patrick.jpg

64.jpg

SIKÇA SORULAN SORULAR

1- AKUPUNKTUR NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

Gerçekten bu günkü anatomi ve fizyoloji bilgilerimizle bu sorunun yanıtını bulmak oldukça zor.Çeşitli teori ve yaklaşımlar ortaya atılsa da hiçbiri akupunkturun etki mekanizmasını bilimsel ölçü ve kriterlerle tam olarak açıklayamıyor.Dolayısı ile modern batı tıbbı normlarıyla yoğrulmuş tıp camiasının akupunktura ve tedavi usüllerine yaklaşımları doğal olarak ön yargılı ve eksik oluyor.
Akupunkturun etki mekanizmasını yine doğduğu vatanı Orta Asya ve Çın'de Geleneksel Çin Tıbbı felsefesi ile tanıtmak ve anlatmaktan başka çare kalmıyor.Etkinliği tecrübelerle kanıtlanmış vücutta bulunan yaklaşık 400 akupunktur noktasının birbirine meridyen olarak bilinen enerji kanalları ile bağlandığı ve bu meridyenlerin de sürekli bir enerji devinimi ile kişiyi sağlıklı ve dengede tuttuğuna inanılır.Bu meridyenlerde herhangi bir iç veya dış etken sonucu oluşabilecek enerji duraksaması yavaş yavaş hastalık tablolarını oluşturur.İşte bu aşamada meridyen hattındaki akupunktur nokalarının uyarılması ile dengeleme sağlanırsa rahatsızlık organizmanın iyileştirebileceği noktaya getirilmiş olur.Vücudun kendini sürekli yenileme ve dış etkenlere karşı dengede tutma kabiliyeti uyarılır.

2- ÜLKEMİZDE KİMLERE AKUPUNKTUR UYGULAMA İZNİ VERİLMİŞTİR?
Ülkemizde akupunktur eğitimi almış Sağlık Bakanlığı onaylı yeterlilik belgesi olan hekimlere akupunktur uygulama izni verilmiştir.Diş hekimleri ve veteriner hekimler kendi branşlarında akupunktur uygulayabilmektedir.

3-HANGİ HASTALIKLARDA AKUPUNKTUR TERCİH EDİLEBİLİR?
Her türlü ağrılı sendromun tedavisinde akupunkturu ağrı kesici olarak kullanmak mümkündür.Migren, gerilim tipi baş ağrıları, miyalji, siyatalji, bel ağrıları, adet sancıları gibi sık karşılaştığımız ağrılı sendromlarda rahatsızlığın tamamen ortadan kaldırmak çoğunlukla mümkün olmaktadır.Bununla birlikte eklem rahatsızlıkları, menier sendromu, yüksek ateş, anksiete, mide ülseri, felçlerde de oldukça etkili sonuçlar alınmaktadır.

4- TEDAVİ NASIL YAPILIR? NELER KULLANILIR?
Günümüzde ince esnek çelik akupunktur iğneleri kullanılmaktadır.Tecrübeli bir akupunktur uygulayıcısı iğneyi akupunktur noktasına gerekli açı ve derinlikte hastada hiçbir ağrı uyandırmadan koyar.İğne akupunktur noktasındayken dengeli bir enerji akışının sağlanması için gerkli manüplasyonlar yapılır.Hasta bu esnada iğne yerinde ve çevresinde bir tür çekilme hissi, titreşim, karıncalanma, sıcaklık hissi algılar. İğneler hastalığın durumuna göre 20 dakika ile 45 dakika arasında akupunktur noktasında bırakılır.Gerektiğinde milivolt düzeyinde özel frekanslı akımlar verilerek veya bölge ısıtılarak tedavi tamamlanır.

5- AKUPUNKTUR TEDAVİSİ HERKESE YAPILABİLİR Mİ?
Çocuklar ve yaşlılar dahil herkese akupunktur yapılabilir.Kişiye tedaviyle ilgili açıklamalar yapıldıktan sonra amaçlanan sonuç ve gerekli tedavi süresi söylenir.Burada önemli olan akupunktur ile iyleşebilecek hastalığın doğru ayırıcı tanısını yapabilmektir.Aksi taktirde eksik ve başarısız sonuçlar oluşabilmektedir.

6- TEDAVİLER GENELDE KAÇ SEANS SÜRMEKTEDİR?
Akut gelişmiş ve çok eski olmayan rahatsızlıklar kronik rahatsızlıklara göre daha kısa sürede iyileşirler. Genelde seans sayısı 5-10 dur. Vaka ve tedavi doğru seçilmiş ise ilk 3 seansdan sonra iyileşme belirtilerinin görülmesi gerekir.Bazı rahatsızlılarda seans sayı ve sürelerini artırarak aralıklı olarak tedaviye devam etmek gerekir.

7- TEDAVİ ÖNCESİ VE SONRASI NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Tedaviye alınacak kişi seansa telaşlı ve huzursuz gelmemelidir.Ayrıca seans öncesi çok aç veya tok olmamalı,aşırı parfüm ve vücut kremi sürülmemelidir.Seans sonrası tercihen kişi yorucu bir gün geçirmemeli ve dinlenmelidir.

kulak_resim.jpg

KULAK AKUPUNKTURU
Klasik vücut akupunkturu kadar mazisi olmasa da Çin’de yüzyıllardır uygulanan kulak akupunkturu en büyük ivmesini Fransız Doktor Poul Nogier’e borçludur. Aynı zamanda fizikçi olan Nogier 1951 yılında ilginç bir gözlemine dayanarak kulak kepçesinin vücut ile bağlantısını bulmuş ve meslektaşları ile yıllarca süren araştırmaları sonucunda kulak akupunkturunun bu günkü temelleri atılmıştır.Dr. Nogier 1970 yılında ilk kitabını yayımladıktan sonra kulak akupunkturu ile ilgili çalışmalar bilimsel bir platformda gelişerek auroküloterapi ve aurokulomedicine dediğimiz Fransız kulak akupunkturuna ait disiplinler kurulmuştur.
Kulak kepçesini ana karnında baş aşağıda duran bir cenine benzetebiliriz.kulak memesini cenin başı, kulak dış kenarını omurgası,kulak deliğinin bulunduğu çukur bölümü ceninin iç organlarına karşılık geldiğini düşünürsek vücudumuzun diğer bölgelerinin kulak kepçesi üzerindeki yerlerini tahmin etmek herhalde zor olmasa gerek..Vücudumuzun küçük ve aynı zamanda ayrıntılı bir haritasını barındıran kulağımız bu özelliği sayesinde duyma işlevi dışında çeşitli hastalık ve belirtileri da tedavi edebileceğimiz bir organımız olduğunu artık biliyoruz. Tedavilerde kulak kepçesi üzerinde bulunan beyinle direkt bağlantılı serbest sinir uçlarının uyarılması ile oluşan ileti beyindeki ilgili merkezde refleks bir tepki meydana getirir..Bu refleks tepki vücutta ilgili organda fizyolojik etkisini göstererek istenilen ve arzu edilen şekilde bir cevap alınması sağlar.Kulak kepçesi uyarılarak verilen tüm uyarılar ilgili organa ulaşmadan beyin tarafından filtre edildiği için organizmanın doğal işleyişine ters düşen tüm uyaranlar beyin tarafından etkisizleştirilir. Böylece hastalık belirtilerini ve nedenini organizmanın kendi olanaklarını kullanarak ilaçsız, beynin kendi rızası ve inisiyatifi ile yan etki yaratmadan tedavi edilebilmesi mümkün hale gelmektedir. Ağrının eşlik ettiği rahatsızlıklar başta olmak üzere sigara bağımlılığı, kilo verme ve iştahın dengelenmesi, çocuklarda yatağa ıslatma, alerjiler, hamilelik bulantıları, uyku bozuklukları ve kronik yorgunluklar başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıkların tedavisi kulak akupunkturu ile mümkün olmaktadır.

VÜCUT AKUPUNKTURU

Batı tıbbı mantığı ile tam olarak açıklanamayan akupunkturun etki mekanizmasını yine doğduğu vatanı Orta Asya ve Çin’de Geleneksel Çin Tıbbı felsefesi ile tanıtmak ve anlatmaktan başka çare kalmıyor. Etkinliği tecrübelerle kanıtlanmış vücutta bulunan yaklaşık 400 akupunktur noktasının birbirine meridyen olarak bilinen enerji kanalları ile bağlandığı ve bu meridyenlerin de sürekli bir enerji devinimi ile kişiyi sağlıklı ve dengede tuttuğuna inanılır. Bu meridyenlerde herhangi bir iç veya dış etken sonucu oluşabilecek enerji duraksaması yavaş yavaş hastalık tablolarını oluşturur. İşte bu aşamada meridyen hattındaki akupunktur noktalarının uyarılması ile dengeleme sağlanırsa rahatsızlık organizmanın iyileştirebileceği noktaya getirilmiş olur.Vücudun kendini sürekli yenileme ve dış etkenlere karşı dengede tutma kabiliyeti uyarılır. Vücutta bulunan 12 ana ve 2 ekstra meridyen aracılığı ile dolaşan Qi enerjisi akupunktur tedavisi ile dengelenir. Son 30 yıldır Batı Dünyasında popüler olmaya başlayan akupunktur tıp doktorlarının insanlara ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi sunma arayışlarına oldukça büyük bir ivme kazandırmıştır.Artık günümüzde A.B.D. başta olmak üzere bir çok gelişmiş ülkede akupunktur ve diğer tamamlayıcı tıbbi uygulamalar için daha çok araştırma ve fon ayrılıyor. Ülkemizde de gün geçtikçe daha çok yol alacak akupunktur tıp camiasında daha sık gündeme gelmeye başladı.

Daha fazla bilgi için:
wwww.acupuncture.com

http://www.chinese-medicine.co.uk
http://www.chinesemedicinesampler.com/acupuncture.html http://vanderbiltowc.wellsource.com/dh/Content.asp?ID=1106

Akupunktur ile tedavi edilebilen rahatsızlıklar

AKUPUNKTUR İLE TEDAVİ EDİLEBİLEN
BAŞLICA RAHATSIZLIKLAR

Baş,Boyun, omuz, sırt,bel ve diz ağrıları, siyataljiler,
Eklem rahatsızlıkları, artraljiler,
Romatizma, tenisçi dirseği
Yüz felci, nevraljiler,
Baş dönmesi, nöropatiler, hemiplejiler
Astım, sinüzit, ses kısıklığı, soğuk algınlığı,
Peptik ülser, gastrit, iştahsızlık, hamilelik bulantıları,
Alerjik deri rahatsızlıkları, zona, akne,
Uyku bozuklukları, kronik yorgunluk, yatağı ıslatma,
Sigara bağımlılığı,
Fazla kiloların verilmesi ve iştahın dengelenmesi.

www.aurabio.com

.