av.mea.sitemynet.com
av.mea hukuk sitesi av.mea hukuk sitesi av.mea hukuk sitesi av.mea hukuk sitesi

av.mea hukuk sitesi


LEHE OLAN KANUN MADDESİ
-----------------------------------------------------------
Daire:10
Tarih:2005
Esas No:2005/7434
Karar No:2005/11721
Kaynak:Mustafa Kaya
İlgili Maddeler:5237s TCK 191/1; 765 s. TCK 404/2
İlgili Kavramlar:5237 s. TCK 191/1 MD 765 s. TCK 404/2. MADDESİNDEN LEHEDİR
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık .................. hakkında Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 22.6.2005 tarih ve 2005/271 esas, 2005/195 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 13.09.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü.:
5252 sayılı Kanun'un "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, sanık lehline olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince her iki kanun hükümlerinin bütün halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır.
Mahkemesince bu uygulama yapıldığında; 765 sayılı TCK.nin 404/2. ve 59. maddelerinin uygulanması sonucu sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Sanığın eylemine 5237 sayılı Kanun'un 191. ve 62. maddelerinin uygulanacağı varsayıldığında ise, hapis cezası yönünden aynı sürede ceza ortaya çıkmasına rağmen, sanık hakkında hapis cezasının yanı sıra 5237 sayılı Kanun'un 191/2. fıkrası gereğince tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerekecektir. Yine 5237 sayılı TCK.nin 191/5. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde sanık hakkındaki hapis cezası infaz edilecektir. Bir başka anlatımla, 765 sayılı TCK.nin lehe olduğu kabul edilirse hükmedilen hapis cezası mutlaka infaz edilecek, 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edildiğinde ise hükmedilecek hapis cezası ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı takdirde infaz edilebilecektir. Buna göre 5237 sayılı Kanun'un uygulanmasının sanığın lehine olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumlar dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nin 191. maddesi hükmü gereğince uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 06.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




TAKSİRLE ÖLÜM OLAYI
-----------------------------

Daire:5
Tarih:2005
Esas No:2005/14431
Karar No:2005/19366
Kaynak:
İlgili Maddeler:TCK 85/2
İlgili Kavramlar:AĞIR CEZANIN GÖREVİ
... Eyüp 2. Asliye Ceze mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Eyüp 2. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 gün ve 2005/281 Esasa, 2005/191 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARInın kaldırılmasına ...

NOT : DAVA, TAKSİRLE BİR KİŞİNİN ÖLÜMÜNE VE BİR KİŞİNİN DE YARALANMASI ( ŞİKAYETÇİ OLUNMAYAN )OLAYINA İLİŞKİNDİR.
Kayıt eden: Vuslat Dirim

<<< ana sayfaya dön

5218 S.Y. İLE 4616 S.Y. KARŞILAŞTIRILMASI
--------------------------------------------


YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ
Daire:1
Tarih:2005
Esas No:2005/2279
Karar No:2005/2388
Kaynak:antallya 1.ağı ceza mah.1996/183 E. sayılı dosyası
İlgili Maddeler:5218 S.Y. ile 4616 S.Y. karşılaştınması
İlgili Kavramlar:5218 sayılı yasanın lehe olduğuna ilişkin

Kasten adam öldürmek,ırza geçmek ve alıkoymak suçlarından dolayı Antalya 1. ağır ceza mahkemesinin 23.09.2004 gün, 1996/183 esas,1997/132 sayılı ikinci ek kararı ile 765 sayılı TCK nun 430/1,414/2,80,418/2,450/9,71,73 mad. uyarınca 4 yıl geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlü İbrahim Çınar ın iş bu cezasının infazında tereddüt nedeniyle 1412 sayılı CMUK nun402 ve 5218 sayılı ölüm cezasının kaldırılması ile bazı kanunular da değişiklik yapılmasına ilişkin kanun gereğince vuku bulan talep üzerine hükümlü hakkındaki hücre hapsinin /1.06.2005 tarihinde yürürlüğe girecek5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanun gözetilerek infazının yapılmamasına, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının 5218 sayılı yasa ile değişik 647 sayılı cezaların infazı hakkında 'un 19/1 ve ek 2. maddeleri uyarınca infazın yapılmasına ,5218 s.y. hükümleri 4616 s.y.kanuna göre daha lehe bulunduğundan 4616 s.y.nın uygulanmamasına dair aynı mahkemece verilen 03.05.2005 gün 2005/535 müt.sayılı karara vaki itirazın kabulü ile bahsi geçen kararın 4616 s.k.un uygulanmamasına ilişkin bölümünün kaldırılmasına dair Antalya 2. ağır ceza mahkemesinin 23.05.2005 gün 2005/403-403 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Tüm dosya kapsamına göre,4771 s.k.nu yürürlükten kaldıran 5218 s.k.un ceza yasalarında yer alan ölüm cezalarını ağırlaştırmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürdüğü, aynı zamanda 647 s.k.un19/1 ile ek/ 2 maddelerini değiştirerek,bu cezanın 25 yıl üzerinden ayda altı gün indirim yapılmak suretiyle geri kalan sürenin infaz kurumunda iyi halli geçirilmesi durumunda koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabileceğini öngördüğü 4616 s.k.un 1/1 maddesinin ise ölüm cezalarının infaz edilmeyeceğini, ancak infaz kurumunda iyi halli olarak 30 yıl geçirildikten sonra koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabileceğini öngördüğü,4758 s.k. ile değişik 2. bendinde de müebbet ağır hapis veya süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarda , tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekilmesi gereken toplam cezadan 10 yıl indirim yapılacağının belirtildiği,açıkça görüldüğü üzere,4616 s.k. da ölüm cezası yerine,olağan koşullarda infaz kurumunda geçirilecek asgari 30 yıllık süreden ayrıca 10 yıllık indirim yapılacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, kaldı ki bu kanun dan, sonradan yürürlüğe giren 5218 s.k.ile öngörülen "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasının nasıl infaz edileceğine ilişkin bir hükmün doğal olarak bulunmadığı, dolayısıyla 5218 s.k.un 4616 s.k.nun 1/1 maddesini örtülü olarak yürürlükten kaldırarak yerine "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasını koyduğu ,ayrıca bu cezaya ilişkin koşullu salıverilme hükümlerini belirlediği,4771 sayılı kanun'u yürürlükten kaldıran ve daha lehe "hükümler içeren 5218 s.k.un ölüm cezası yerine "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasını öngördüğü ,ayrıca 647 s.k.un19/1 ile ek/2 maddelerinde yaptığı değişiklikle ,25 yıl üzerenden ayda altı gün indirildikten sonra geriye kalan süreyi infaz kurumunda iyi halli geçiren hükümlünün koşullu salıverilebileceğini hükme bağladığı cihetle,hukukumuza 5218 s.k. ile giren ve ne şekilde infaz edileceği de belirtilen2ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezası yönünden 4616 s.k.un hiç bir şekilde uygulanma olanağının bulunmadığı, ölüm cezası yerine "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezası ile bu cezaya ilişkin koşullu salıverilme hükümlerini düzenleyen 5218 s.k.un tek başına uygulanmasının zorunlu olduğu,bu hususun Yargıtay 1. ceza dairesinin08.03.2005 gün ve 2005/333-377 sayılı ilamı ile kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekildi kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek 5271 s. CMK nun 309 maddesi uyarınca anılan kararın bozulması gereği Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01.07.2005 gün ve 29190 sayılı yazılı emirlerine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C.Başsavcılığının 18.07.2005 tarih ve Y.E.2005/132778 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
hükümlü İbrahim Çınar'ın infaz dosyasının incelenmesi sonucunda:
a) sanığın 06.05.1996 tarihinde işlediği suçlardan dolayı,765 s. TCK nun 414/2,80,418/2,430/1,71 mad.gereğince 21 yıl 8 ay ağır hapis ve 450/9 mad.gereğince ölüm cezasıyla cezalandırılmasına,31,33. mad.uygulanmasına ilişkin Antalya 1. ağır ceza mah.nin 17.06.1997 tarih,1996/183 esas 1997/132 karar sayılı kararının 24.12.1997 tarihinde kesinleştiği;
b)Antalya 1. Ağır ceza mahkemesinin 07.02.2003 tarih 1996/183 E.1997/132K.sayılı EK kararıyla, 4771 s.k.hükümleri bu karar uygulanarak hükümlünün müebbet ağır hapis ve süreli cezalarının altı yıl hücrede çektirilmesine karar verildiği;
c)sonradan yürürlüğe giren 5218 s.y.gereğince Antalya 1.ağır ceza mahkemesinin23.09.2004 tarih,1996/183 E.1997/132 K. s. İKİNCİ EK KARAR ile hükümlünün ,sonuç olarak "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezası ile cezalandırılmasına ve süreli ağır hapis cezalarının TCKnun 73. mad. gereğince toplam olarak dört yıl olarak hücrede çektirilmesine karar verildiği,bu kararın 31.03.2005 tarihinde kesinleştiği;
d)hükümlünün cezasının infazı sırasında oluşan duraksama nedeniyle infaz makamının istemi üzerine,1412 s.CMUKnun 402 maddesi uyarınca Antalya 1. ağır ceza mah.nin03.05.2005 tarih,2005/535 müt. sayılı kararıyla,ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının 647 s.y.nın 5218 s.y. ile değişik 19 ve ek-2 maddeleri uyarınca çektirilmesine,ayrıca 4616 s.y.hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş;
e)anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine,Antalya 2. ağır ceza mahkemesinin 23.05.2005 tarih ve 2005/403-403 d.iş sayılı kararıyla hükümlü hakkında 4616 s.y.hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin hükmün kaldırılarak,infaz edilmekte olan cezasından,4616 s.y.1. maddesinin 2. bendi gereğince 10 yıllık indirim yapılmasının gerektiğine karar verildiği; anlaşılmıştır.
Somut olay bu şekilde saptandıktan sonra5218s.y.da öngörülen koşullu salıverme hükümlerinin uygulanarak belirlenen ve infaz kurumunda geçmesi zorunlu süreden ayrıca 4616 s.y.nın 1.maddsinin 2.bendi uyarınca 10 yıl indirim yapılması gerektiğine ilişkin kararın yerinde olmadığı yönündeki bozma istemi değerlendirilerek yapılan incelem sonucunda:
Yazılı emir kapsamı dışında kalan "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasının,5252 sayılı TCKnun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki kanunun 6/1 maddesi gereğince "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına dönüştürülmesi işleminin esas mahkemesince yapılması gerektiğinden bu husus inceleme dışı bırakılmıştır.
Yüksek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07,93,2005 tarih, 2004/394 esas ve 2005/364 s.kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere:
yürürlükten kaldırdığı 4771 s.y. göre daha lehte olduğu açıkça anlaşılan 5218 s.y.,ceza yasalarında yer alan ölüm cezalarını" ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasına dönüştürmüş, aynı zamanda 647 sy.nın 19/1 ile ek-2 maddelerini de değiştirerek anılan cezanın infaz koşullarını belirlemiştir.
4616 s.y. nın 1.mad.nin 1. bendinde, ölüm cezalarının infaz edilmeyeceği, ancak infaz kurumunda iyi halli olarak30 yıl geçirildikten sonra koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabileceği öngörülmüş olup öte yandan 4758 s.y. değişik 2. bendinde ise müebbet ağır hapis veya süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarından, tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından 10 yıl indirim yapılacağı belirtilmiştir. Bu cezalar arasında "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" cezasına yer verilmediği gibi ,sonradan yürürlüğe giren 5218 s.y.4616 s.y.nın 1.maddesinin1.bendini örtülü olarak yürürlükten kaldırarak yerine "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis "cezasını koymuş ve 647 s.y.nın 19/1 ile ek-2 maddelerinde yaptığı değişiklikle belirtilen cezaya ilişkin koşullu salıverilmeye yönünden uygulanacak ilkeleri düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, hukukumuza 5218 s.y. ile giren ve infaz koşulları ayrıca belirlenen ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yönünden 4616 s.y.nın1.maddesinin 2.bendinin hiç bir şekilde uygulama olanağı bulunmadığından, bu doğrultuda hüküm içeren Antalya 1. ağır ceza mah. nin 03.05.2005 tarih 2005/535 müt sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile bu cezadan ayrıca 4616 s.y.nın 1.mad.nin 2.bendi gereğince 10 yıllık indirim yapılmasını öngören Antalya 2. ağır ceza mah.nin 23.05.2005 tarih ve 2005-403-403 D. iş sayılı kararın isabetli bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yazılı emre atfen düzenlenen Yargıtay C.Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden antalya 2.ağır ceza mahkemesinin 23.05. 2005 tarih ve 2005/403-403 d.iş sayılı kararının 5271 s.CMKnun 309 mad.uyarınca bozulmasına....09.08.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın