|
TAPU TAHSİS BELGESİ
--------------------------
T.C.
Y A R G I T A Y
14.Hukuk Dairesi
E:2002/5558
K:2002/7741
T:18.11.2002
TAPU TAHSİS BELGESİ
(3194 S. İmar Kanunu m. 18)
(2981 s. İmar Affı Kanunu m. 9,10,18/b ve geçici 2. madde)
Davacılar, Kemerburgaz 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 1984 yılında aldıkları tapu tahsis belgesi ile hak sahibi olduklarını, yasanın aradığı koşulların gerçekleştiğini, arsa bedelini mahkemenin belirleyeceği tevdi mahalline yatırmaya hazır olduklarını tapunun iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, nizalı yerde 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesi gereğince uygulama yapıldığını, 2981/3290 sayılı yasalar uyarınca herhangi bir ıslah imar çalışması yapılmadığını bu nedenle tescil davası açma koşullarının oluşmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, nizalı yerde ıslah imar çalışmaları yapılmadığından tescil isteme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hükmü davacılar vekili temyize getirmiştir.
Somut olayda, Hazine adına kayıtlı 56 pafta 2026-2027 sayılı parsellerden 92 metrekarelik kısım için Milli Emlak Müdürlüğü tarafından H. Ural adına tapu tahsis belgesi verilmiştir. Belge sahibi 29.2.2000 tarihinde ölmüştür. Mirasçıları olan davacılar halen geçerli olan bu tapu tahsis belgesine dayanarak adlarına tescil istemektedirler. İmar Yasasının 18.maddesi uygulaması yapılmış ve 178 ada 1 parsel numarası ile tahsis edilen
yer davalı Hazine adına müstakil parsel haline gelmiştir. Beyanlar hanesine ise bu yerin H.Ural adına tahsisli olduğu şerh edilmiştir. Belediye, söz konusu yerde tapu tahsis belgeli binaların az ve dağınık olması nedeniyle 2981-3290 sayılı yasalar uyarınca ıslah ve imar uygulaması yapılmadığını, ancak 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesine göre uygulama yapıldığını ve bu nedenle yeniden ıslah imar uygulaması yapılmayacağını bildirmiştir.
Tapu tahsis belgeleri bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgeleridir. Ancak 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 9 ve 10.maddeleri uyarınca ıslah imar planı yapılarak taşınmaz müstakil imar parseline bölünmüş ve tapuya da işlenmiş ise bu belgeye dayanılarak tescil isteme olanağı doğar. Islah İmar Planı, düzensiz ve sağlıksız biçimde oluşmuş yapı topluluklarının veya yerleşme alanlarının sınırları belli edilmek suretiyle mevcut durumuda dikkate alınarak dengeli, düzenli ve sağlıklı hale getirilmesi amacıyla, halihazır haritalar üzerine yapılan ve yapılanma şartlarını da belirleyen imar planıdır. Kanunlar ve yönetmeliklerdeki hükümlerden anlaşıldığına göre ıslah imar planları belediye ve mücavir alanlar içinde veya dışında mevcut gecekondu alanlarında ve hisseli arazilerde yapılacaktır. Ancak imar planı mevcut olupta, üzeri imar planına ve mevzuaata aykırı yapılarla dolu olması nedeni ile bu planın uygulama olanağının kalmadığı yerlerde de ıslah imar planlarının yapılması söz konusu olabilecektir.
2981 sayılı yasaya göre yapılan ıslah imar planları imar affı sebebine dayalı özel amaçla yapılan planlar olup, şehir planlarını düzenleyen 3194 sayılı imar yasasına göre yapılan düzenlemeye aykırı olamaz. Bu nedenle 2981 sayılı yasaya göre tapu tahsis belgesi verilen bir yerde 3194 sayılı yasaya göre imar uygulaması yapılmış ise artık 2981/3290 sayılı yasalara göre ıslah imar uygulamasını araştırmaya gerek yoktur. 2981 sayılı yasanın aradığı diğer koşulların gerçekleşmesi halinde tapunun verilmesi gerekir.
Somut olayda da tahsis edilen yer 3194 sayılı yasanın 18.maddesinin uygulaması ile müstakil imar parsel haline gelmiş ve tapuya işlenerek bağımsız tapu oluşturulmuştur. Bu durumda diğer koşulların varlığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Tahsise dayalı olarak davacılar adına tescile karar verilebilmesi için ayrıca, dava konusu taşınmazın bedelinin ödendiğinin kanıtlanması gerekir. Dosyanın incelenmesinden ve davacıların beyanından arsa bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Bedelin hiç ödenmediği veya eksik ödendiği hallerde 2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik 18/b ve geçici 2.maddesi uyarınca işlem yapılması ve dava konusu yerin dava tarihindeki
değerinin depo edilmesi için davacılara önel verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
ismim@benimadresim.com
Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın
|