|
KNIDOS BİR ANTİK KENT
Amiral Sir F. Beaufort çizimi-1753
KNİDOS TEKRAR GÜNYÜZÜNE ÇIKIYOR
1749 İng. James Caulfield, Knidos'u ziyaret eder
1753 İng. Sir Francis BEAUFORT, Knidos'u ziyaret eder
1812 İng. Albay W. M. Leak, Knidos'u ziyaret eder ve arkeoloji dünyasına tanıtır
1811 C. TEXİER, bütün yarımadayı inceler
1832 C. TEXİER, Knidos'u yayınladı
C. Newton, tiyatro kazılarında bir dinlenme anında. Tiyotronun bir kısmı açığa çıkarılmış. Merdivenli Cadde, henüz meydanda yok.
Resimde Prof.Iris Love'ın açtığı çukurları görüyorsunuz. Afrodit heykelini bulma uğruna, tarihi eser kaçakçılarından farksız bir kazı uygulamış.
1967-1977 yılları arasında, Amerikan Long Island Üni. den Prof. Iris Cornelia Love , her yıl 200 işçi çalıştırarak Knidos'u kazdı. Kazı ruhsatı açıklanmayan bir sebepten iptal edildi. Knidos'ta gördüğümüz mezar gibi çukurlar, bu bayanın marifetidir. Aphrodite Heykelini bulabilmek için bu rezil görüntüyü ortaya çıkardı.
Prof. Ramazan Özgan-2006, günümüz kazılarını yönetiyor
1988 yılından bu yana Selçuk Üni. Arkeoloji Bl. öğretim görevlisi Prof. Ramazan Özgan tarafından bir Türk kazısı olarak devam etmektedir.
ANTİK ÇAĞ YAZARLARINDA KNIDOS
Strabon,"Çift limanlı Knidos'un, biri açık diğeri içine 20 trireme (üç kürekli savaş gemisi) alabilecek ve ağzı zincirle kapatılabilen iki limanı vardır. Karaya mendirekle bağlı olan ve çevresi 7 stadya gelen bir adası vardır. Bu ada onu çifte kent yapar" diye yazar.
Pasunias, "Anakaraya yakın Khersonesos adlı adaya bir köprü ile bağlıdır" der.
İlk Çağ yazarlarına göre, Knidos kentinde, Praksiteles'in Aphrodite, Bryaksis'in Dionysos, Skopas'ın bir başka Dionysos ve Athena heykelleri bulunuyordu.
Roma İmparator Hadrianus'un Karia kentlerini ziyareti sırasında Knidos'a bir heykeli dikilmiştir.
KNİDOS'TAN İNCİLER
Altı Dor kenti, aralarında Heksapolis adını verdikleri Dor Konfederasyonu kurdular. Heksopolis; Knidos, Halikarnassos, Kos, Ialysos, Lindos, Kameiros kentlerinden oluşuyordu.
İskenderiye Fenerinin mimarı Sostratos, ünlü matematikçi, astronom, coğrafyacı, hekim Eudoksos Knidos'ludurlar. Euduksos'un kenti için bir kanunname hazırladığı biliniyor. Kentte bir de rasathanesi vardı. MÖ.355 yılında öldü. Tarihçi ve doktor Ktesias'da Knidosludur. Hindistan ve İranı kaleme almıştır. Pers kralı Artakserkses II'yi iyileştirdiği söylenir.
Büyük Tiyatronun yapımında Paros ve Pentelikon mermerleri kullanıldı.
Büyük Hellenistik Tiyatronun mimari parçaları, Aphrodite Tapınağının sütunları, vs. vs. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşanın Kahire'de yaptırdığı sarayda kullanıldı. Knidos'tan taşınanlarla Kahire'de daha pek çok bina yaptırıldı.
Dolmabahçe Sarayının yapımında büyük ölçüde Knidos mermerleri kullanıldı. İzzettin Vapuru, Knidos mermerlerini İstanbul'a taşıdı. Büyük Tiyatronun oturma sıraları, Dolmabahçe Sarayının iç merdivenleri oldu.
Charles Texier 1935 yılı gözlemlerini anlatır. " Küçük Liman, Romalılar döneminde nasıl bırakıldıysa yine öyle kalmıştır. Rıhtımın bütün kaplamaları, hemen hemen dokunulmamış durumdadır.Önceden birçok bina harabesi varken, birkaç yıldan beri bu yöreye gelen Avrupa gemileri, mermerleri almayı adet haline getirdiklerinden, bu gün göz önünde çok az şey kalmıştır."
Amiral Sir Francis Beaufort 1811 yılı gözlemlerinde anlatır. " Büyük Liman iki çapraz mendirekle oluşturulmuştur; yaklaşık yüz ayak derinliğe kadar denizin içine taşınan bu soylu eserlerden bir tanesi neredeyse mükemmel durumda iken, güneybatı dalgalarının etkisine daha açık olan öteki ise sadece suyun altında görülebilir."
Demeter Tapınağında bulunan oturur durumdaki Tanrıça Demeter heykeli ve Bryaksis'in yaptığı Dionysos heykeli, Rahibe Nikokleia heykeli British Museumda sergileniyorlar. 1857 de Newton tarafından bulundular.
Mısır kralı IV. Ptolemaios'un Anadolu valisi olan Sosibos'un bir heykeli bulundu.
Hellenistik Çağ Knidos sikkelerinin bir yüzünde, Aphrodite'nin başı, diğer yüzünde Knidos aslanın başı görülür.
"Knidos Yazıtları" Wolfgang Brummel tarafından almanca yayınlandı.
Knidos Afrodit'inin Roma çağı kopyası, Vatikan Müzesi
Knidos Afrodit'i, Hellenistik çağ kopyası, MÖ. I. yy. Dardonos Tümülüsü buluntusu. Çanakkale Arkeoloji Müzesi
Aşağıdaki resim;
Afrodit'in heykelini resmeden Knidos sikkesi
Knidos'ta satılan erotik figürinler
ARKEOLOJİ
Ören yeri Nekropol hariç 3 Km. kareden fazladır.
YUKARI TİYATRO
Bu Hellenistik tiyatro MÖ. IV. Yy.a tarihlenir. 20 bin kişiliktir. İyi korunmamıştır. Doğu tarafı tamamen yıkıktır.
AŞAĞI TİYATRO
35 oturma sıralı, 5 bin seyirci kapasitelidir. Hellenistik Tiyarro özelliklerini gösterir. Orkestra, ve cavea yarım daireden fazladır. Paradosların üstü örtülü değildir. Hellenistik Devre tarihlenen Vomitorimların cavea çıkışları, tonozlu üst yapıya sahip olmaları ilginçtir. Kemer kullanımının Romadan önce de var olduğunun ispatıdır. Aynı tekniği IV.yy.a tarihlenen kanalizasyon sistemlerinde de kullanmışlardır. Oturma sıraları beyaz mermerden yapılıdır. Arka sıralarda ise kireç taşı kullanılmıştır.
Üç kapılı sahne binası, nişler içindeki, heykellerle süslenmişti. Bazı heykelleri ele geçti.
PROPYLON
Aşınmış eşiği in situ durumda görülebilir.
GYMNASIUM
Araştırmalarını yabancı arkeologlar yapıyor
APHRODITE TAPINAĞI
Amerelikalı Prof. Iris Love tarafından 1969 yılı kazılarında bulundu. Yuvarlak tapınağın çapı 17,30 m. dir. 18 sütun tapınağı çevreliyordu.
Doğusunda dört basamakla çıkılan girişi ve dörtgen planlı altarı yer alır. Batısında ve doğusunda, son yıllarda bir takım odalar ortaya çıkarıldı. Bunların tapınak hazinesinin korunduğu odalar, rahip ve misafir odaları olduğu tahmin ediliyor. Bu alanda bir Omphalos taşı ve Dionysos yazıtı ele geçti.
KORİNT TAPINAĞI
Tamamı beyaz mermerden Korint düzeninde inşa edilmiştir. İnce bir zevkin ürünüdür. Ölçüler 15x9,20 m. dir. Yüksek podyum üzerine Prostylos planlıdır. Pronaosta 4, Opisthodomosda 2 sütun bulunur. İç duvarlar Plastrlarla süslüdür. Ön alınlıkta, kabartma kalkan figürü bulunur. MS. 2. yy.a tarihlenir. Mimari Stratos'dur. Hangi tanrıya adandığı bilinmemekle beraber, kazı başkanı Prof. Ramazan Özgan, Aphrodite Tapınağının bu olduğuna dair tahminler ileri sürmektedir
BOULEUTERION
Günümüze oturma sıralarının temelleri gelebilmiştir.
DOR STOASI
114x14 m. ölçülerinde, beyaz mermerden inşa edilmiştir. Hellenistik Döneme tarihlenir. Bu sütunlu hol, henüz yeterince araştırılmamıştır.
GÜNEŞ SAATİ
Blok mermerden yapılmıştır. MÖ. IV. yy.a tarihlenir.
DIONYSOS TAPINAĞI
Hemen tüm parçaları, üzerine yapılan kilisede kullanıldı.
APOLLON TAPINAĞI
19x11m. ölçülerinde, in antis planlıdır.
Sonraki zamanlarda üzerine yapılar inşa edilmiştir.
TAPINAĞIN SUNAĞI daha iyi korunmuştur. 11,20x6,70 m. ölçülerindedir. MÖ. 2. yy.a tarihlenir. Üç tarafı beyaz mermerden kabartmalı frizlerle çevriliydi. İki friz bloğu sunağın üzerinde duruyor. Figürlü olanlar Marmaris Müzesinde sergileniyor. Apollon Karneios yazıtlı bokları bulundu.
Karneios şenlikleri 9 gün sürer, sonunda festival çadırlarında şenlik yemeği verilirdi.
Sunağın kuzeyinde bir mağara ve su kaynağı bulunur.
DOR TAPINAĞI/PEMBE TAPINAK
Dor düzeninde 23x13,5 m. ölçülerinde inşa edilmiş, peripteral planlıdır.
Sonraları kiliseye çevrildi.
AGORA
HELLENİSTİK STOA
Dükkanların önünde Korint başlıklar taşıyan,5 m. yüksekliğinde yivsiz sütun dizisi yapılmıştır. Stoa pek çok yapı evresi görmüştür. Dükkanların dış cepheleri, renkli mermer levhalar ve opus sectila ile kaplıydı. S. 3. yy.da bir yangınla tamamen yıkıldı.
Knidos'lu ünlü mimar Sostratos'un eseri olduğu tahmin ediliyor. Lucian'ın "Erotes" adlı kitabındaki iki arkadaş, Aphrodite'yi görmeye gitmeden önce, Sostratos'un revakları içinde gezinmişler ve burada satılan erotik tasvirli hatıra eşyalarına gülmüşlerdi. Stoa kazılarında güldükleri tasvirlerden bol miktarda bulundu.
LİMAN CADDESİ
NYMPHEION
MERDİVENLİ CADDELER
ODEON
HELLENİSTİK EV/ Yamaç Evler
Freskleri, Iris Love tarafından 1970-72 yılı kazılarında ortaya çıkarıldı. Prof. Orhan Bingöl tarafından restorasyonu yapıldı.
BİZANS KİLİSELERİ
Beş kilise yapılmıştır. Kiliseler, mozaik döşemelerle süslüdür.
NEKROPOL
Antik dünyanın en büyük Nekropol alanın burada bulunuyor. 6 Km.lik geniş bir alana yayılmıştır. Farklı tipli mezar yapıları görülür. Oda mezarlar, büyük tip çok odalı aile mezarları, kubbeli mezarlar, kaya mezarları, toprağa kazılmış mezarlar, vs, vs, Ch. Berns tarafından envanter çalışmaları yapılmaktadır.
GENELEV KALINTILARI
Liman kentlerinde rastlanılan genelev burada da ortaya çıktı.
LİMANLAR
Ticaret Limanı (Soldaki büyük olan) Her iki yanında dalgakıranlarla korunuyordu. Kalıntıları halen görülür. Bu liman Antik Çağda olduğu gibi günümüzde de teknelerle dolup taşıyor.
Askeri Liman (Sağdaki küçük olan) Strabon, "Çift limanlı Knidos'un, biri açık diğeri içine 20 trireme (üç kürekli savaş gemisi) alabilecek ve ağzı zincirle kapatılabilen iki limanı vardır." der. En dar yerinde karşılıklı iki kontrol kulesi bulunur. Yarımada tarafındaki oldukça korunmuştur.
KAP KRİO (DEVE BOYNU)
Kuzey ve kuzeybatısında kulelerle güçlendirilmiş ve adanın 3 te 2 sini çevreleyen sur duvarları bulunur.
Adanın teraslanmış bölümlerinde 3. ve 2. yy. a tarihlenen yapılar ve kanalizasyon sistemi bulunur. MÖ. IV. yy. - MS. 5. yy. arası yerleşim görmüştür.
Burada yerleşimin bir yangınla son bulduğu anlaşılmıştır.
DEMETER KUTSAL ALANI
Dik bir yarın dibinde yer alır. Newton tarafından kazıldı. Oturan Demeter heykelini burada buldu. Üç tarafı polygonal teknikle örülmüş Temenos duvarıyla çevrilidir. Olanın ortasında bulunan tapınaktan iz kalmamıştır.
Demeter, bereket tanrıçasıdır. Burada her ekim ayında üç gün, o yılın bereketli geçmesi için Thesmophoria şenlikleri yapılırdı. Bu şenliklere sadece evli kadınlar katılabilirdi. İlk gün, tanrıçaya adaklar kurban edilir, külleri gübre niyetine toprağa karıştırıldı. 2. ve 3. günlerde, kadınlar çayırlarda sere serpe otururlar, eğlenirler, birbirlerine yaptıkları kaba saba şakalarla deşarj olurlardı.
MUSALAR KUTSAL ALANI
Tiyatronun doğusunda yukarı terasların birinde yer alır. Newton tarafından kısmen kazıldığı dönemde, Musalara adak bir yazıt bulduğu için bu isim verildi. Newton burada çok sayıda yarı çıplak (Nymphe)heykeli buldu
SURLAR VE KULELER
40 kuleyle desteklenen, 4 Km. uzunluğa sahip surun büyük bölümü günümüze ulaşmıştır. MÖ. IV. Yy.a tarihlenen surun kalınlığı 3-6 m. arasında değişir. Genellikle Poligonal ve isodomik tekniklerle inşa edilmiş.
AKROPOL
290 m. yüksektedir. Sur duvarları ve yapı kalıntıları görülür.
ASLANLI MEZAR
Knidos'a gelmeden 4 Km. önce, deniz kıyısında bir tepede yer alır. (Knidos'tan bakılınca görülen ilk burun) Ulaşabilmek özel gayret ister.
Tapınak formlu bir mezar anıtıdır. Erken Hellenistik döneme tarihlenir.
Yekpare mermerden yapılmış 3 m. boyunda, 1,5 tonluk aslan heykeli, Newton tarafından 1858 yılında British Muzeuma götürüldü.
Özel yol yapıldı. Sahile 100 işçi 3 günde indirdi. Bindirildiği saldan gemiye yüklenme uğraşısı bir ay sürdü.
Aslanlı Mezarın, Komutan Konan'a ait olduğu sanılıyor.
|
|
|
|
|
C. Texier'e göre, kentin ve limanların genel planı-1811
C. Newton'un kazı kampı. 1857
KNIDOS KAZILARI BAŞLIYOR
1857 yılında İng. Sir Charles NEWTON, kraliyetin emrine verdiği bir harp gemisi, 250 tayfa, 2000 paundla Knidos'a ayak basar. Newton kazıları, eserlerin çıkarılması, 212 sandıkla gemiye yüklenmesi 384 gün sürer. Köylülerimiz ona "Toprakta delikler açan deli İngiliz" derlerdi.
Bu çalışmalarından ötürü, Londra Üni. ona, "arkeoloji doktoru" ünvanı verdi. Kraliyet ise "Sir "ünvanını. 2006 yılı kazılarında bile elektrik, su, barınma sorunları devam ederken, 150 yıl evvelki şartlarda kazı yapan Newton, gerçeği şu sözleriyle dile getirmiştir, "Bir yıllık Knidos çalışmam, ömrümün yirmi yılını aldı."
1952-1957 yıllarında G. E. BEEN ve J. M. COOK, Knidos ve tüm yarımayı inceleyip yazıtlar ortaya çıkardılar.
C. Newton, Aslanlı Mezarın aslanıyla, gitmeye hazırlar.
KINIDOS TARİHİ
Knidos ilk olarak bu gün Eski Knidos/Burgaz diye anılan yerde yani Datça'da, Peloponnessos'tan gelen Dorlar tarafından kuruldu.
Herodotos, kolonicilerin Sparta'dan geldiğini yazar. Bazı antik kaynaklar ise kentin kuruluşunu Argoslu kahraman Triopas'a maleder
En eski Knidos izleri MÖ. VII. yy. a gidiyor.
MÖ. 545 yıllarında, Pers komutanı Harpagos'a karşı, Datça yarımadasının doğu ucunda kanal açıp ülkelerini ada haline getirmek istedilerse de başarırlı olamadılar. Kentlerini direnmeden teslim ettiler.
V. yy. da Delos Deniz Birliğine üyedir.
MÖ.394 yılında, Atinalı amiral Konon, Spartalıları Knidos açıklarında yenilgiye uğratır
MÖ. 387 yılındaki Kral Barışı ile Pers egemenliğine girdi.
MÖ.360 yıllarında Eski Knidos (Datça) kentinden, Bu gün Tekir Burnu denilen yere taşındılar. Yeni Knidos düzenli bir planlamayla inşa edildi. Hippodamos planlı.
MÖ. 334 yılında B. İskender'e direnmeden teslim oldular.
MÖ.129 yılında Roma Eyalet sınırlarına dahil oldu.
İmparatorluk Döneminde, özgür kent durumundaydı.
St. POUL, Knidos'a gelmiştir.
Hıristiyanlık Döneminde, küçük bir kasaba ve piskoposluk merkeziydi. Bu dönemde 5 kilise ve bir şapel yapıldı
6. ve 7. yüzyıllardaki arap akınları ve korsan saldırıları kentin sonunu hazırladı ve tamamıyla terk edildi. Kalanlar, 8. yy. da tekrar geldiklere yere Eski Knidos'a göçtüler.
((( Harpagos komutasındaki Pers orduları teker teker kentleri alıp güneye doğru ilerliyordu. Knidosluların aklına anakaraya bağlandıkları kıstağı keserek kendilerini koruma fikri geldi. Böylece bir ada oluşturacaklardı. Sert kayaları parçalamaya çalışırlarken, işçilerin yüzleri gözleri sıçrayan parçalardan zarar gördü. Bunun üzerine Delphoi bilicilik merkezine başvurdular.
"Kıstak ne kale ister ne de kazılmak
Zeus isteseydi bu karayı ada yapamazmıydı? "
Bu cevap üzerine planlarında vazgeçip, Harpagos geldiğinde direnmeden teslim oldular.
(Bu kıstak günümüzde Balıkaşıran veya Kayıkaşıran diye tanınır. Bencik koyunun üstündeki boğazdır.)))
APHRODİTE HEYKELİ ve TAPINAĞI
Aphrodite, güzellik ve aşk tanrıçası. Latincesi VENÜS.
MÖ.IV. yy. Elausis yortu günü. Ülkenin her yanından gelen 20 bin kişi plaja toplanmıştı. Aphrodite rahibesi PHRYNE ağır ağır dalgalara doğru ilerledi. Kuşağını çözdü. İç çamaşırları dahil giysilerini teker teker çıkarıp kumsala attı. Saçlarını açıp omuzlarına dağıttı. Denize girdi... Seyredenler arasında bulunan ünlü heykeltıraş Praksiteles, bu olağanüstü güzellik karşısında büyülendi. Bu rahibe, Aphrodite'nin ta kendisiydi. Ve kararını verdi. Bu güzelliği ölümsüz kılacaktı.
Praksiteles'in Paros mermerinden yaptığı Aphrodite heykelini Knidoslular satın aldılar., Şimdi görülebilen yuvarlak tapınağa yerleştirdiler. Tapınağın, heykelin görülebilmesi için iki yönde kapısı vardı. Böylece heykel hem önden, hem arkadan görülebiliyordu.
Knidos Aphrodite'sinin bir eli cinsel organını kaparken diğer eli havlu tutuyordu. Yani çırılçıplak, banyodan yeni çıkmış olarak tasvir edilmişi.
Yapılmış ilk çıplak kadın heykelidir. O tarihe kadar yalnız erkek heykelleri çıplak yapılıyordu. Dünyanın en güzel eseri kabul ediliyordu. Denizcilere şans getirdiğine inanılırdı.
Tanrıçaya, evlenecek olanlar bir çift kumru hediye ederlerdi.
Plinius'un dediğine göre, pek çok insan sırf bu heykeli görebilmek için Knidos'a gitmişti.
Bithynia kralı Nikomedes, heykele karşılık, bütün borçlarını ödemeyi önermiş ama Knidoslular bu teklifi reddetmişlerdir.
Antik çağda, beğenilen heykelleri kopyalarını yapmak modaydı. Knidos Aphrodite'sinin, Antik Çağda yapılmış 53 kopyası halen değişik müzelerde sergileniyor. En önemlileri;
Vatikan Müzesi, Paris Louvre Müzesi, Münih Müzesinde sergileniyor.
Samsatlı Lukianos, 2. yy. da yazdığı Erotika adlı kitabında; Kharikles ve Kallikradites adlı iki kişinin, Knidos ve tapınağı ziyaretlerini anlatır. "Kutsal bahçenin yanına geldik. Güzel kokular bizi sarhoş etti. Defne, mersin, selvi ağaçları... Tapınağa girdik, ortada heykel duruyordu. Dudaklarında çekingen, utangaç bir tebessüm. Güzelliğini, sol elinin hafif bir eğimle kapadığı yer dışında, hiçbir şey örtmemiş. Güzelliğine çarpıldık. Tanrıçanın her tarafını inceleyip öptük."
1969 yılında Aphrodite Tapınağını bulup ortaya çıkaran, Amerikalı Ark. Iris Love, heykelin başını British Museumda bulduğunu ileri sürdü ama ispatlayamadı. Tapınağın yakınlarında, heykelin gri mermerden kaidesini de buldu. Yine bu alanda doğal boydan daha uzun, başsız bir kadın heykeli daha buldu. Ören yeri müzesinde sergileniyor.
Antik bir yazar, Heykelin, İmparator Theodosius tarafından İstanbul'a Lausos Sarayına aldırıldığını ve 475 yangınında yok olduğunu yazar. Bu ifade inandırıcı değildir. Bunun kopyası da olabileceği iddia ediliyor.
Tapınak alanında çok sayıda pişmiş figürin ele geçirildi. Yüzlercesinin üzerinde, erotik ve pornografik tasvirler yer alıyor. Bu figürinlerden Lucian yazılarında baseder.
Yine Lukianos'un EROTİKA "Aşk Öyküleri" isimli kitap, Knidos'a yapılan bir gezinin hikayesini anlatır. "Kutsal alandaki mis kokulu güzel bahçelerden geçtikten sonra tapınağa girerler. Heykelin güzelliği karşısında büyülenirler. Heykelin arkasını da görmek için tapınağın arkasına dolanırlar. Onlara yaşlı bir kadın, kilitli kapıyı açar. Heykelin arkası da önü kadar mükemmeldir. Tanrıçanın kalçasının iç tarafında bir leke vardır. Aralarında konuşurlar; Heykeltıraş mermerin lekesini ne de dahice gizlemiş. Yaşlı kadın hayır der. Düşündüğünüz gibi değil. Ve lekenin hikayesini anlatır; Bir zamanlar tanrıçaya aşık bir genç yaşardı. Her gününü akşama kadar tapınakta geçirirdi. Bir gün tapınakta saklanıp, kapılar kapanınca içerde kalmayı başarmış. Sabah olduğunda anlaşılmış ki genç tanrıçayla sevişti. İşte bu leke o sevişmenin izidir."
Knidos Afrodit'i, canlı bir insanın tıpa tıp kopyasıydı. Aslı, Phyrine isimli bir Afrodit rahibesiydi. Tarihçi Athenaus'un yazdığına göre; Phryne birini öldürmek zorunda kalmıştı. Mahkemede rahibeyi avukat Heperides savunuyordu. Avukat savunmasının bir yerinde Phrine'nin gerdanını ve göğsünü örten giysiyi yırttı ve ""Bu güzelliği nasıl ölüme mahkum edebilirsiniz!... "dedi.
Knidos kazıları-2006
Hiç bir kazıda, arkeoloji öğrencilerinin bu denli özverili ve zor koşullarda çalıştıklarını görmedim.
Knidos kazıları-2003
Bakanlık temsilcisi, Konya Arkeoloji Müzesinden Ark. Kazım Akbıyıkoğlu ile birlikte geziyoruz Knidos'u. Zerrin ve Reyhan Destan, arkeo dostları olarak eşlik ediyorlar.
Propylon bir kapıyla kapatılırdı. İn situ duran eşik taşında, kapı milinin izi görülür.
|
|
EKONOMİ
Knidos, kan yapan, sindirime yardımcı olan şarapları ve sirkesiyle ünlüydü. Yunanistan'dan Mısır'a, kuzey Karadeniz kıyıların değin ihraç ediliyordu.
Şarap üretimine bağlı olarak, Amphora üretimi çok gelişmişti. Amphoralara basılan Knidos mühürü, kare içinde yer alan gemi pruvasıdır. Datça'nın çeşitli yerlerinde, Amphora kırıklarından oluşan tepeler vardır.
MS. I. Yy. dan itibaren bir seramik türü olan, ünlü kabartmalı Oinophoros kaplar burada üretilmiş ve antik dünyanın çeşitli merkezlerine ihraç edilmiştir.
Tuzlu lahana denen bitkinin en iyisi burada yetişirdi. Strabon, Knidos'un ünlü incirlerinden bahseder.
Soğanı çok meşhurdu.
Bir zamanlar nüfusu 40 bin e ulaşan kent. Geçiminin büyük bölümünü deniz ticareti ve denizden sağlıyordu.
KNIDOS İLE İLGİLİ YAYINLAR;
KNIDOS Antik Kent Rehberi, Christine Bruns-Özgan, Knidos'u araştırma ve geliştirme derneği yay.-2002 (Türkçe, İng.,Alm.)
KNİDOS, S. Aydal, Ch. Bruns_Özgan, M. Şahin, Antalya
KAYNAKÇA;
KARIA Eski Çağda Menderesin Ötesi George Been ARION Yayınları 2000
KÜÇÜK ASYA, I-II-III Charles TEXIER Enformasyon ve Dökümasyon Hz. Vkf. 2002, Ank.
KARAMANYA Sır F. BEAUFORT Akdeniz Medeniyetleri Arş. Ens. 2002
Mavide Uyuyan Güzel KNIDOS,Oktay Sönmez
430 s, 13x20 cm.
Denizler Kitabevi, İstanbul, 04/2001
Çeşitli Antik Yazarların eserleri
Ali Güneygül özel araştırmaları
|
|