avgg.sitemynet.com
ARKEOLOJİ DÜNYASI ANA SAYFA
ARKEOLOJİ ETKİNLİKLERİ
ARKEOLOJİ HABERLERİ
ARKEOLOJİ KAZI HABERLERİ
ARKEOLOJİ KAZILARI
ARKEOLOJİ BELGESELLERİ
ANTİK BÖLGELER

ARKEOLOJİ KİTAPLARI
MİTOLOJİ
Söyleşiler-- Ziyaretçi Bildirileri
ARKEO İLGİNÇ
ARKEOLOJİ Gezileri
Yeni Çıkan Arkeoloji Kitapları
ARKEOLOJİ HOCALARIMIZ


Önemli Müze ve Antik Kentler
İst.Ark.Müz.Semineri
arkeoloji gezilerim
ARKEO DOSTLARI
Füsun Kalender Arkeo Gezisinde
Arkeoloji Linkleri ****** ARKEOLOJİ SİTELERİ

ARKEOLOJİ HABERLERİ


İZNİK / NIKEIA

iznik_lahit.jpg

15 11.2006
İznik'te iki bin yıllık lahit bulundu
Bursa'nın İznik İlçesi'nde 2 bin yıllık lahit bulundu.


İznik Emniyet Müdürlüğü, definecilerin kazı yaptığı istihbaratı üzerine, 3 aydır toprak altında olduğu öne sürülen lahdin güvenliğini sağlıyordu. 24 saat boyunca gece gündüz gömülü olan lahdi bekleyen polis, İznik Müze Müdürlüğü'ne yazdığı resmi bir dilekçe ile burasının kazılması için başvurdu. Müze Müdürlüğü ve arkeologlar nezaretinde 14 Ekim tarihinde başlayan kazılar sonuçlandı. Kaymakam Hüseyin Avcı, Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Cebbar Ülgen, Emniyet Müdürü Mahir Yücetürk ve çok sayıda bürokratın merakla izlediği kazı, akşam saatlerinde noktalandı.


Lykonıolıon Oskeronos isimli romalıya ait lahit mezarın kapağı belediyenin kepçesi yardımıyla açıldı.


İki gündür herkesin içinden ne çıkacak diye merakla beklediği lahitten define yerine su, balçık ve iskelet parçaları çıktı. Mezarın içerisindeki su getirilen dalgıç pompa ile dışarı atıldı. Ardından müze yetkilileri lahdin içindeki çamuru temizledi. Daha kıymetli eşyaların çıkması beklenen panfilya model mezarın kaliteli mermerden yapıldığı, köşelerinin akretek ve saçak mimarisi ile yapıldığı bildirildi. Bunun batısında başka bir lahit daha olduğu ileri sürüldü.

İznik'in tarihi kitap oluyor

11 Aralık 2006
BURSA (İHA) - Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, İznik'in arkeolojik tarihini bir külliyatta toplayarak kitap haline getireceklerini söyledi.

Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden 25 kişilik ekip ilçeye gelerek, tarihi eserleri incelemeye başladı. Ekip, 15 gün boyunca araştırma ve inceleme yapacak. Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi'nde Arkeoloji Bölümü'nü kurduklarını, ilk görevlerinden bir tanesinin de Bursa ve çevresinde kültür envanterini çıkarmak olduğunu ifade etti.

İlk olarak tarih zengini olan İznik'i hedef seçtiklerini söyleyen Şahin, "2006 yılı itibariyle ilk projemizi İznik'te başlattık. Bu projeye Uludağ Üniversitesi 50 bin YTL kaynak ayırdı. Araştırmaların sonunda İznik'in kültür varlıkları bir külliyatta toplanarak kitap haline getirilecek. Böylece turizm açısından İznik'in ne kadar önemli bir yere sahip olduğu görülecektir. Bu projeyi destekleyen başta U.Ü. Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran ve İznik'te bizi destekleyen Kaymakam Hüseyin Avcı'ya teşekkür ediyorum" dedi.

Özel Müze Denetiminde Değişiklik

Kültür ve tabiat varlıklarını alma önceliği devlet müzelerinin olacak.


26.11.2006
Kültür ve tabiat varlıklarını öncelikli satın alma yetkisi devlet müzelerine ait olacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca hazırlanan Özel Müzeler ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklik, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Söz konusu değişiklikle, Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilerle vakıfların Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin almak şartıyla kendi hizmet konularının veya amaçlarının gerçekleştirilmesi için kurabilecekleri özel müzelerde yer alacak kültür ve tabiat varlıklarına "taşınır" olması şartı getirildi.

Önceki yönetmelikte "kiralık binada müze olmayacağı" şartı yer alırken, yeni düzenlemeye göre, binanın adresi ile tapu kaydı veya intifa, irtifak hakkı veya kira sözleşmesi gibi haklarla en az on yıl kullanma iznini gösteren belge örneğiyle başvurularak özel müze kurulabilecek.

Yeni düzenleme uyarınca, daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı'na verilen, kültür ve tabiat varlıklarının kaydedildiği envanter defterleri, bundan böyle özel müzenin denetim açısından bağlı olduğu müzeye verilecek.

HİTİT ESERLERİNİ KURTARALIM MI?

hitit_sanati.gif

Hitit dönemine ait, ana tanrıça Kibele'ye içki sunumunu canlandıran kabartma taş

6 Kasım 2006

Türkiye'den kaçırılarak Almanya'nın Münih kentinde Gorny & Mosch adlı sanat galeresinde satışa çıkarılan ve son anda polis tarafından el konulan Hitit dönemine ait tarihi eserler yine elden çıkmak üzereyken kurtarıldı.

Hitit dönemine ait kabartmalı taş üzerindeki yasal güvenceyi savcılık kaldırmak üzereyken Türkiye'den iade dosyası son anda hızır gibi yetişti. Türkiye Adalet Bakanlığı'nın adli yardımlaşma çerçevesinde gönderdiği iade dosyası Alman makamlarına ulaştı.

Türkiye'nin iade dosyasını hazırlayıp göndermesi 11 ay sürdü. Türkiye'nin iade talebi Münih Savcılığının 30 Eylül tarihine kadar aldığı yasal güvence süresi dolduktan 20 gün sonra geldi. Bu sayede tarihi eserlerin satışının serbest bırakılması yine son anda önlendi. Kabartma taşın üzerinde ana tanrıça Kibele'ye içki sunuluyor.

Nihayet geldi

Münih savcılığı yetkilileri dosyanın nihayet kendilerine ulaştığını ve bunun sonucu eser üzerindeki yasal güvencenin devam ettiğini açıkladı. Münih savcılığı Hitit dönemine ait kabartma taşa geçtiğimiz yılın 14 Aralık tarihinde satılmak üzereyken polisin el koyduğunu ve tarihi eserin halen Münih Asayiş Şubesinde tutulduğunu vurguladı.

Savcılık yetkilisi tarihi eserin Türkiye'ye iade edilmesine izin verilmesi için Türkiye'den gelen iade dosyasını adli yardımlaşma gereği Bavyera Adalet Bakanlığına göndereceklerini açıkladı. Kabartma taşı Almanya'da satılmak üzere gönderen kişinin sahip çıkması durumunda olayın mahkemeye intikal edeceğini kaydeden savcılık yetkilisi, itiraz olmadığı takdirde tarihi eserin Türkiye'ye iade edileceğini söyledi.

Geçtiğimiz yılın aralık ayında kabartma taşın yanında Hitit dönemine ait savaş arabaları ve idollar olmak üzere çok sayıda tarihi eser Gorny & Mosch adlı sanat galerisinde açık artırmayla satışa çıkarılmıştı. Hürriyet Gazetesi'nde eserlerin Türkiye'den kaçırıldığı haberi ve Türkiye'nin de girişimiyle kabartma taşın satışı son anda durdurulmuş, öteki eserlerin ise ispatı durumunda Türkiye'ye geri verlimesi şartıyla satışına izin verilmişti. Münih savcılığı tarihi eserler üzerinde 30 Eylül tarihine kadar yasal güvence koymuş, bu tarihe kadar Türkiye'nin gerekli belgeleri göndermesini istemişti.

Hürriyet, Celal ÖZCAN / MÜNİH

KARIA'DA AÇIK HAVA TAPINAĞI

Karya'nın ilk açık hava tapınağı Akyaka'da

13 Ekim, 2006

Akyaka Beldesi'ndeki tapınak 2 bin 500 yıllık
Muğla'nın Akyaka Beldesi Elmalı köyünde 2 bin 500 yıllık bir açık hava tapınağı bulundu.

Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kaan İren ve
ekibi tarafından sürdürülen yüzey tespit çalışmaları sırasında Anadolu
topraklarında bulunan ve en büyüklerinden biri olduğu tahmin edilen 2 bin 500
yıllık açık hava tapınağı ortaya çıkarıldı.

İren, tapınağın Frig dönemine ait bir Kibele kaya anıtı olduğunu belirtti:

''Elmalı'da yaptığımız yüzey araştırması sırasında bulunan Frig dönemine ait
açık hava tapınağı Yapıldak, Dömrek ve Midas şehirlerinde bulunan örneklerinden daha büyük.

Bu tür kaya anıtları şehir merkezlerinden uzakta doğaya ve toprağa
yakın yerde bulunuyor. Ana tanrıça Kibele toprağın bir parçası olarak kabul
ediliyor.

Bu yüzden şehirlerin içinde değil, şehirden uzakta, ıssız alanlarda ve
mutlaka doğanın içinde bulunuyor. Bu tür tapınaklarda göğe ulaşan merdivenler ve hemen yanında adak yapılan kanallar mevcut.

Ana tanrıçaya dilekte bulunan, dileğin gerçekleşmesi halinde ona hediyeler sunuyor. Elmalı da tespit ettiğimiz tapınak Anadolu uygarlığı için çok önemli bir örnek. Karya bölgesinde ise bulunan ilk açık hava tapınağı.''

Yrd. Doç. Dr. Kaan İren, bölgedeki arkeolojik bulguların sadece tapınakla
sınırlı olmadığını bölgede yüzlerce sunak bulunduğuna da dikkat çekerek,
''tanrıçaya dua etmek için gelenlerin tapınak etrafına adak olarak taş levhalar
(stel) diktiğini ve taş levhaların yerlerinin hala mevcut olduğunu tespit ettik.
Bölgede yüzey tespit çalışmalarının ardından kazı çalışmalarının acilen başlaması lazım'' dedi.
Hürriyet, CNN-TÜRK

ALLIANOI

06 Ekim 2006
Dünyanın en eski ve ayakta kalmış tek sağlık merkezi olarak bilinen Allianoi Antik Kenti'ni kurtarma çalışmalarına, Avrupa Parlamentosu'ndan da destek geldi. 27 Eylül 2006 tarihli Avrupa Parlamentosu kararında altın madenleri ve Allianoi, Hasankeyf gibi antik kentleri sular altında bırakacak olan baraj projelerinde, Avrupa Birliği standartlarının uygulanması istendi.

DIDYMA

Didim Apollon Tapinagi.jpg

DİDİM APOLLON TAPINAĞINDA 100. YIL

16 Eylül 2006
Dydima Apollon Tapınağı'nda, Alman kazılarının 100. yılı törenlerle kutlandı. Törene katılan Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, "Didim'de Alman kazıları 1906 yılında başladı, 1962 yılından beri Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülüyor" diye bilgi verdi. Törenler, Apollon Tapınağında ve Miletos'u Didyma'ya bağlayan, Kutsal Yol'da yapıldı.

Didyma Apollon Tapınağı'nın tarihi MÖ. VIII. Yy.a kadar iniyor. En görkemli dönemini VI. yy.da Arkaik Çağ'da yaşadı. İÖ: 330'larda B. İskender, İS. 2. yy.da Romalılar tamamlanmasına katkıda bulundular. Tapınak hiçbir zaman bitirilememiştir. Kült odasında, elinde geyik tutan, Apulunas diye adlandırılan Tanrı Apollon'un heykeli bulunuyordu.
Tapınağa, Mısır Kralının MÖ. 600'lerde, Lidya Kralı Kroisos'un MÖ. 550'lerde çok değerli hediyeler gönderdikleri biliniyor.

Günümüzde kazılarını Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Prof. Andreas Furtwaengler yürüttüğü Didyma'yı, 1906-1924 yılları arasında Theodor Wiegant, 1962 yılından itibaren ise Rudolf Naumann kazdı. 1924-1962 arasında kazı yapılmadı.
Özgen Acar, Cumhuriyet

DATÇA ÖRENLERİ

Kaymakam Mustafa Kaya.jpg

Datça Kaymakamı Mustafa KAYA, Knidos kazı çalışmaları hakkında bilgi veriyor.

DATÇA KAYMAKAMI MUSTAFA KAYA, ÖREN YERLERİNİN ÖNEMİNİ BİLEN BİR DEVLET ADAMI.
Kazı alanlarını geziyor. Kazı başkanlarıyla konuşuyor, sorunlarını öğrenip çözmeye söz veriyor.

burgaz_kazi evi.jpg

Datça Kaymakamı Mustafa KAYA, Burgaz kazıevinde. Burgaz Kazıları Başkanı Prof. Numan Tuna'dan kazılar ve buluntular hakkında bilgi alıyor.

17 Ağustos 2006
Datça Kaymakamı Mustafa KAYA, Datça'nın tanıtım VCD si ve Datça belgeseli hazırlanması için uğraş veriyor.
Datça'nın doğa ve taşınmaz kültür varlıklarının daha geniş kitlelere ulaşması, gelen ziyaretçilerin bilinçli gezebilmeleri için Knidos ve Burgaz/Eski Knidos belgeseli çekiliyor.
Hazırlanacak VCD, tanıtım için gerekli yerlere gönderilecek ve Knidos'un bağlı olduğu Yazıköy muhtarlığı tarafından Knidos ören yerinde ziyaretçilere satılacak.
arkeoloji dünyası

ALLIANOI

3 Eylül 2006
Allianoi I. derece sit kapsamı niteliğinde bir yerleşmedir.
Prof. Hayat Erkanal başkanlığındaki 5 kişilik Bilim Komisyonu, çalışmalarını bitirdi ve Allianoi kazı başkanı Yrd. Doç. Ahmet yaraş'la görüştükten sonra, 6 seçenekli raporunu Kültür Bakanlığına verdi. Raporda koruma önlemlernin artı ve eki tarafları açıklanıyor.
Özgen Acar-Cumhuriyet

ÇATALHÖYÜK SERGİSİ UZATILDI

Beyoğlu Yapı Kredi Kültür Merkezinde açılan "Topraktan Sonsuzluğa Çatalhöyük" sergisi, gördüğü yoğun ilgi üzerine 30 Eylüle kadar uzatıldı. Sergi kapsamındaki uygulamalı çocuk atölyesi çalışmaları da devam edecek.

PERGE

PERGE MOZAİKLERİ DAĞILMASIN

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı tarafından Perge de 2004 yılında başlatılan "BİR SÜTUN DA SEN DİK" kapmasıyla çok sayıda sütun ayağa kaldırılmıştı. Şimdi de "MOZAİKLER DAĞILMASIN" kampanyası başlatıldı. Kampanyaya Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı ve Suna - İnan Kıraç Vakfı destek veriyor. Bağışlar bir havuzda toplanarak mozaiklerin bakım ve onarımlarında kullanılacak.
Sütunların ayağa kaldırılmasına destek verenlerin isimleri bir plakete kazınarak sütuna çakılıyor. Mozaiklere destek verenlerin de isimleri yerleştirilecek panolarda yer alacak.

Mozaiklerin koruma çalışmalarının Dünya Mozaik Birliği nin normlarına uygun olarak yapıldığını belirten Perge Kazı Başkanı Prof. Haluk Abbasoğlu, "Ölçüm ve belgeleme işlemlerinin ardından, mozaiklerin renkleri ve malzemesi saptanıyor, desenleri çiziliyor, çatlakları dolduruluyor. Sonraki işlemde koruma amacıyla jeotekstil denilen elyaf malzemeyle kaplanıyor. Son olarak üzerleri tuzsuz dere kumuyla kapatılıyor. Bitkilerin yetişmesini engelleyen jeotekstil, mozaikleri nemden de koruyor" dedi.

Mozaikler kamusal alanlarda ve bazen de evlerin tabanını kaplamakta kullanılıyor. Perge'de Sütunlu Cadde de 5-6 m. genişlikte, 60 m. uzunluğundaki mozaikler koruma altına alındıktan sonra fotoğrafları asılıp, imitasyonları yapılacak.

"MOZAİKLER DAĞILMASIN" kampanyasına katılmak isteyenler;
Garanti Bankası-Elmadağ Şubesi, Şube kodu: 0234, Hesap adı: Perge kazıları Hesap No: 6298933

Cumhuriyet, 31 Ağustos 2006
Dünya, 1 Eylül 2006

KIRIK ESER YAZILIMI


Agustos 2006
Parçalanmış halde bulunan eserlerin parçalarını kolayca birleştiren yazılım yaratıldı.
Pekin Tsinghua Üni. Qi-Xing Huang, Kalifornia Stanford Üni. Natasha Gelfang ve Viyana Teknik Üni. bilim adamları tarafından yaratılan bir sistemle, 30 parçaya ayrılmış bir eser bilgisayar yardımıyla birleştiriliyor. Bu işlem için, üç boyutlu tarama yapabilen lazer tarayıcı ve yazılımın yüklü olduğu bir bilgisayar yeterli geliyor.

KNIDOS

22 Agustos 2006
Muğla Valisi Temel Koçaklar bölgesindeki ören yerlerine büyük ilgi gösteriyor. Vali Koçaklar son olarak Knidos Antik Kentini ve kazı ekibini ziyaret ederek sorunlarına eğildi.
Knidos kazı başkanı Prof. Ramazan Özgan, Vali Koçaklar'a sorunlarını anlattı ve elektrik sorunlarının en kısa zamanda çözülmesini istedi. Prof. Özgan, restorasyon çalışmaları için sponsor ihtiyacını da dile getirdi. Vali Koçaklar, sponsor arayışları için bazı somut girişimlerde bulundu.
Hürriyet

KAZI ÖDENEKLERİNDE CİMRİYİZ AMA!

14 Ağustos 2006
Yurtdışına kaçırılan 37 eser gurubunun iadesi için 17 milyon dolar harcadık.
Önlem yetersizliğinden yurt dışına kaçırılan arkeolojik eserlerin iadesi için büyük uğraşılar, diplomatik girişimler, mahkemeler ve 17 milyon dolar harcayarak sadece 37 eser gurubunu iade alabildik.

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un açıkladığına göre iadesi gerçekleşen eserler

*Boğazköy Tabletleri ve Sfenks (Almanya-1924, 1942, 1980, 1987)
*Aphrodisias eserleri (ABD-1980)
*Herakles Lahdine ait parça (ABD-1980)
*Tunç Vazo (ABD-1982)
*1661 adet Elmalı Sikkeleri (ABD, İsviçre-1988, 1991, 1992, 1999)
*Bronz Vazo (İtalya-1991)
*Antiochos I. Başı (Almanya-1991)
*Lidya eserleri (ABD-1993)
*Girlandlı Lahit (ABD-1994)
*Marsyas Heykeli (ABD-1994)
*Aphrodisias çalıntısı Friz Bloğu (ABD-1994)
* Aphrodisias çalıntısı Meleager Başı (ABD-1994)
*Erdek Müze çalıntısı Torso (ABD-1995)
* İzmir Müze Çalıntısı Kadın Heykeli (İsviçre-1995)
*Mermer Kadın Başı (Avusturya-1997)
*Kurşun Mühür (ABD-1998)
*Henkel koleksiyonu eserleri (Almanya-1998)
*Manş Denizi Batığı eserleri (İngiltere-1999)
*Heatrow havaalanında yakalananlar (İngiltere-2000)
*Menil Koleksiyonu Zeugma Mozaikleri (ABD-2000)
*Oklahoma Eserleri I-II (Abd-2000, 2001)
*Keramik Heykelcik (Almanya-2001)
*Tutlingen'de yakalanan eserler (Almanya-2001)
*Bremen'de yakalanan eserler (Almanya-2001)
*Mermer Kabartma Levha (Almanya-2001)
*Bronz Dionysos Heykeli (İngiltere-2002)
*Zürih'de yakalanan eserler (İsviçre-2002)
*Çeşitli mekanlardan kaçırılan Osmanlı eserleri (Değişik Ülkelerden değişik tarilerde)

CHP ATATÜRK'ÜN VASİYETİNİ HATIRLADI

9 Ağustos 2006
CHP, Atatürk'ün miras bıraktığı İş Bankası hisselerinin 2003, 2004, 2005 yıllarına ait nemalarından TTK.(Türk Tarih Kurumu)nın payına düşen kısmını vermeyi kabul etti. Ancak TTK. nın açtığı alacak davalarından feragat etmesi şartıyla. TTK. payına bu üç yıl için 96.5 milyon YTL düşüyor.
Cumhuriyet Ankara Bürosu

AMISOS

6 Agustos 2006

SAMSUN (İHA) - Samsun'da Baruthane Amisos Antik tümülüsleri çevre düzenleme çalışmaları sırasında, M.Ö 3. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen 2 odalı mezar bulundu.


Baruthane Mahallesi'nde bulunan Amisos Antik tümülüsünün kazı çalışmalarını üstlenen Büyükşehir Belediyesi, tarihi mezarları ortaya çıkardıktan sonra çevre düzenlemelerine başladı. Samsun Müze Müdürlüğü yetkilileriyle birlikte yapılan çevre düzenlemesi sırasında yeni bir mezarın kapısı bulundu. Müze Müdürlüğü'nden arkeoloji ekiplerinin gelmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı. Yapılan kazı çalışmalarında 2 odalı olduğu tespit edilen mezarda, ilk kazılarda kemik ve çömlek parçaları bulundu.


Kazı çalışmalarının sürdürüleceğini belirten Müze Müdürü Muhsin Endoğru, çevre düzenlemeleri sırasında mezarın bulunduğunu, M.Ö 3. yüzyıla ait olduğunu tahmin
ettiklerini, gerekli incelemenin yapılacağını kaydetti.

korai-1995_dokuma_at_lyesi.jpg

Muğla bölgesi kazılarından
KORAI-1995 Kazısı
Korai'de ortaya çıkarılan dokuma atölyesi kazıları.

MUGLA 2006 KAZI VE ARAŞTIRMALARI

31 Temmuz 2006
Özcan Özgür - Muğla
Muğla valisi M. Temel Koçaklar, Muğla'da bulunan 195 ören yerinin 11 inde bilimsel, 7 sinde kurtarma kazıları yapılırken, 6 sında yüzey araştırmaları yapılacak açıklamasını yaptı. Kurtarma kazılarını Muğla, Marmaris. Bodrum. Milas müze müdürlükleri gerçekleştiriyor.
Cumhuriyet

APHRODISIAS

aphrodisias-_mz.site.jpg

APHRODISIAS Müzesi
Antik kentin içinde, bulunan eserlerin sergilendiği mükemmel bir müze bulunuyor.
Aphrodisias Müzesinde sergilenen Friz'ler o denli canlı ki, site editörü avgg öpmeye kalkmış.

Aphrodisias yap bozu nihayet tamamlanıyor

26/07/2006

1989 yılında çalınan baş biçimli dört bloktan sonuncusu da bulundu.

Aphrodisias antik kentinden 1989 yılında çalınan dört friz blokundan sonuncusu da bulundu. Aydın İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Nusret Debre, "Çalınan friz bloklarından üçü bulunmuştu. Bloklardan ikisi Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, biri de Aphrodisias'ta. Kazı başkanı Roland Smith, PTNE 84-1-4 kazı numaralı kayıp blokun geçen yıl Londra'daki Barakat Galerisi'nde olduğunu tespit etti. Yazışmaların ardından blokun Aphrodisias Antik Kenti'nden çalındığı kesinleşti. Blok yakında Türkiye'ye getirilecek" dedi.
Aphrodisias Müze Müdürlüğü yetkilileri de II. Roma İmparatoru Tiberus döneminden kalma blokların, Tiberus'un zaferleri onuruna yaptırıldığını söyledi.

Friz blokları 1984 yılında dönemin kazı başkanı Prof. Nihat Erim tarafından Tiberius Portikosunda gün ışığına çıkarılmıştı.
AA, Radikal, Dünya

SOBESSOS

sobessos.jpg

SOBESSOS-2005
Kazı çalışmaları

SOBESSOS KAZISI ÖDENEK ENGELİNE TAKILDI

19 Temmuz 2006

Kapadokya bölgesi Erken Hıristiyanlık Dönemine ait güzel buluntular veren SOBESSOS antik kentine ayrılan 30 bin YTL lik ödenek gönderilemediği için kazıları başlayamadı.

Nevşehir Müze Müdürü ve Sobessos kazısı bilimsel başkanı Halis Yenipınar tarafından 2000 yılından bu yana kazıları sürdürülen Sobessos'ta mozaik kaplı klise, toplantı salonu ve hamam ortaya çıkarıldı.
Geçen yıl Ankara- Maltepe Rotary Klup'ün sponsorluğunda, klisenin üstü çelik çatıyla örtülmüştü.

SÜMELA MANASTIRI

22 Temmuz 2006 TRABZON

Sümela'da restorasyon tartışması
Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'nda yapılan restorasyon tartışma yarattı. Maçka Belediye Başkanı ve bazı turistler, kullanılan taşların tarihi dokuya zarar verdiği savunurken, Trabzon Müzeler Müdürü ise eleştiriler haksız buluyor.


Sümela Manastırı'nın restorasyon devam ederken, projeye eleştiriler de var. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin hazırladığı proje kapsamında, restorasyon çalışmaları 10 yıldır sürüyor.

Restorasyonda kullanılan Ankara ve Bayburt taşı eleştirilerin odak noktası. Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç, taşın tarihi dokuyu gölgede bıraktığı görüşünde.

Genç, "Yeni yapılaşma, yapılaşma diyorum, restorasyon demiyorum, tamamen eski tarihi doku gölgede bırakılmış, eski haliyle bırakılsaydı daha iyi olurdu" dedi.

Manastırı gören turistler de restorasyona tepki gösterdi. Turistler, "Restorasyondan sonra burası bozuldu. Keşke eski haliyle kalsaydı" diye görüş belirtiler.

Restorasyon çalışmasını savunan Trabzon Müzeler Müdürü Nilgün Salih Yılmazer ise eleştirileri haksız buluyor.

Yılmazer, "Buradaki proje alalade proje değil, eleştirildiği gibi usulen yapılan bir proje de değil. Yalan yanlış eleştiriler yerine hep birlikte Sümela ören yerine sahip çıkalım" diye konuştu.

Ahmet Kayacık
NTV-MSNBC

SÜMELA için Görüşler
Cengiz Kurtoğlu - İstanbul 19 Temmuz 2006, Çarşamba
15.7.06 Cumartesi günü Sümela manastırını ziyaret ettim. 7. gidişim ve en son 3 yıl önce ziyaret etmiştim. Gördüğüm manzaraya inanamadım..Tarihi dokudan çıkmış, hiçbir özelliği kalmamış üstelik inşaatın devam ettiği sıradan bir yer olmuş. İsmi yaşatarak ören yerinde insanlardan para kazanalım düşüncesi var sanırım. Ancak yapının özelliği, daha önce insanı çeken cazibesi gitmiş. Kaybedilmiş bir yer olmuş Sümela.

abdullah korkmaz - İstanbul 19 Temmuz 2006, Çarşamba
kesinlikle MAÇKA belediye başkanının görüşüne katılıyorum. Geçtiğimiz yaz sümelaya büyük heyacanla gittim. Yapının bir çok bölümürest.nedeni ile kapalı ve retst.edilen bölümlerde ise tarihi hiçbir özellik kalmamış. Sadece resimlerde tarih var.


ALLIANOI

ahmet yaras.jpg

ALLIANOI-2001
Kazı Başkanı Yrd. Doç. Ahmet Yaraş, kazı alanında

14 Temmuz 2006

Bergama'da dünyanın en eski ve ayakta kalmış tek sağlık merkezi olarak bilinen Allianoi Antik Sağlık Yurdu'nun kurtarılma çabaları, İzmir'in EXPO adaylığıyla güç kazandı. İzmir Ticaret Odası Allianoi'nin kurtarılması için çalışma başlattı. Bergama Ticaret Odası kanalıyla kazıların başlaması için 15 bin YTL lik destek kararı aldı.
İzmir 2015 EXPO Dünya Sergisine "sağlık" ana temasıyla katılacak, Allianoi'de elindeki en önemli avantaj olacak.
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, "Allianoi gibi bir zenginliğe sahip çıktığımızı tüm dünyaya göstermek zorundayız. Allianoi, EXPO sürecinde en önemli kozlarımızdan biri olabilir" dedi.
AA, Cumhuriyet

erotik_mozaik-1.jpg

TAVŞANLI MOZAİK TARLASI

14 Temmuz 2006
Tavşanlı'nın Çardaklı mahallesinde çiftçi Metin Akdoğan'ın tarlasında bulduğu mozaik, halk arasında "PALANGA" olarak adlandırılan tarihi şehrin habercisi olma ihtimali bölgede heyecan yarattı. Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün bulunan mozayiğin Roma Dönemine ait olduğu kesinleşti dedi. Belediye Başkanı Ali İhsan Çakır, ortaya çıkan mozaiğin ilçenin geleceği için dönüm noktası olabileceğini vurguladı.
Tavşanlı-AA

diokesareia-5-a.jpg

- Kilikia'da bir antik kent
Diocesereia Tiyatrosunda site editörü avgg

Antik Tiyatrolar Turnesi
Antik Tiyatrolar Turnesi ilk kez gerçekleştirilecek.


Antigone" adlı oyun, "Antik Tiyatrolar Turnesi" kapsamında, Efes, Aspendos ve Side antik tiyatrolarında sahnelenecek.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, ilk kez gerçekleştirilecek Antik Tiyatrolar Turnesi'nde Sophokles'in ünlü eseri "Antigone" sahneye konulacak.

Ankara Devlet Tiyatrosunca oynanan ve Sanat Kurumu'nca 2005-2006 sezonunda "en iyi yapım", "en iyi sahne tasarımı" ödüllerine layık görülen oyun, 20 Temmuz Perşembe günü Efes, 14 Ağustos Pazartesi günü Aspendos, 16 Ağustos Çarşamba günü de Side Antik Tiyatrosu'nda Antalyalıların yanı sıra yerli ve yabancı tiyatroseverlerle buluşacak.

Güngör Dilmen'in Türkçe'ye kazandırdığı, Ayşe Emel Mesçi'nin yönettiği, dekor tasarımını Murat Gülmez'in, ışık tasarımını Zeynel Işık'ın üstlendiği, müzikleri Can Atilla'ya ait Antigone adlı oyunda, Zeynep Yasa Çimenser, Nihat Hakan Güney, Mine Medya Haktanır, Mustafa Şekercioğlu, Edip Tümerkan, Buğra Koçtepe, Teoman Gülen, Erdinç Gülener, Tolga Çiftçi'nin de aralarında bulunduğu 41 oyuncu rol alıyor.

TROIA

14.07.2006

Troia Antik Kenti'nde kazılar başlıyor


ÇANAKKALE (İHA) - Troia Antik Kenti'ndeki 2006 yılı arkeolojik kazılarının, önümüzdeki hafta içerisinde başlayacağı açıklandı.

Çanakkale Arkeoloji Müzesi Müdiresi Nurten Sevinç, Troia Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarının başlamasıyla ilgili bilginin kendilerine geldiğini belirterek, "Almanya'nın Tübingen Üniversitesi profesörlerinden Manfred Korfman'ın geçtiğimiz yıl hayatını kaybetmesinin ardından bu yıl kazıları Almanya'nın Tübingen Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ernst Pernicka yapacak" dedi.

Sevinç, 18 Temmuz'da başlaması planlanan bu yılki kazılara 13 ülkeden yaklaşık 70'e yakın bilim adamının katılacağını, çalışmaların 15 Eylül'e kadar devam edeceğini açıkladı. Bu yılki kazıların geçen sene yarım kalan bölgelerde devam edeceği öğrenildi.

Uşak Arkeoloji Müzesi'nde 'uhulu' sürahi

7 Temmuz, 2006

Uşak Arkeoloji Müzesi, Türkiye'nin uğruna 10 yıl hukuk mücadelesi verdiği hazineye evsahipliği yapıyor
- Karun Hazinesi için Interpol devrede

- Çok sayıda paha biçilmez eser kayıp


Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen Karun Hazinesi'nden 'Kanatlı Deniz Atı Broşu'nun sahte olduğunun anlaşılmasından sonra görevlendirilen komisyon bir rapor hazırladı. Raporda, nadide bir eserin uhu ile tutturulmuş olması da yer alıyor.

Aralarında Uşak Müzesi'nin tutuklu Müdürü Kazım Akbıyıkoğlu'nun da bulunduğu arkeologlardan oluşan heyetin raporu dava dosyasına eklendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı heyetin hazırladığı raporda, Metropolitan Müzesi gönderi ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi devir teslim listeleriyle Uşak Müzesi'ndeki envanter numaraları karşılaştırılıyor.

Ankara'dan nakilde bir eser kayıp

İncelemede, ABD'den Türkiye'ye 363 eserin getirildiği, bunlardan 'çok küçük bir tanesinin' Ankara'dan Uşak'a nakli sırasında kaybolduğu belirtildi.

İncelemede 291 envanter kayıtlı eserden bazılarının çift veya kümeler halinde olması nedeniyle 451 parçanın bulunduğu kaydedildi.

Yapılan sayım sonrası Karun Hazinesi'nin en tanınmış parçalarından Kanatlı Deniz Atı Broşu'nun fotoğraflar ve gramajlar karşılaştırılarak sahte olduğunun kesin olarak tespit edildiği ifade edildi.

"Sürahi uhu ile tutturulmuş"

İnceleme sonucu eserlerin yüzde 99'unun fotoğraflarının çekilmediği ve envanter defterindeki fotoğraf hanelerinin boş olduğunun tespit edildiği bildirildi.

Hazinenin en önemli parçaları olan gümüş eserlerden bazılarına 'alelade bir temizlik uygulandığının tespit edildiğinin' kaydedildiği raporda, nadide bir eser olan insan kulplu gümüş sürahinin bazı bölümlerinin kabaca uhu ile tutturulmuş olduğu belirtildi.

Raporda, Karun Hazinesi kapsamındaki bazı duvar resimlerinin sahte olduğuna dair iddia konusunda kesin bir kanaate varılamadığı ifade edildi.

"Antik vazolar kurumla kaplı"

Komisyonun hazırladığı raporda Uşak Müzesi deposunun 'son derece sağlıksız ve nemli bir ortam' olduğu, aydınlatması olmayan depoda tarihi eserlerin yanında inşaat malzemeleri gibi başka maddelerin de depolandığı kaydedildi.

Depoya giren kömür dumanı nedeniyle bezemeli antik vazoların kurumla kaplandığının belirlendiği incelemede tüm eserlerin yeniden tasnif ve temizliğe tabi tutulmasının eserlerin sağlığı açısından için önem taşıdığı vurgulandı.

Karun Hazineleri'nin en değerli parçası kayıp

Geçtiğimiz mayıs ayında Türkiye'nin 40 milyon dolar harcayıp 10 yıllık hukuk mücadelesi sonrasında ABD'deki Metropolitan Müzesi'nden geri almayı başardığı Karun Hazinesi'nin en önemli parçası olan kanatlı denizatı broşunun Uşak Arkeoloji Müzesi'nden çalındığı ortaya çıkmıştı.

Olayın ortaya çıkmasının ardından 'sahtecilik ve soygun' soruşturması kapsamında Müze Müdürü Kazım Akbıyıkoğlu'nun da aralarında bulunduğu yedi kişi tutuklanmış ve daha sonra Akbıyıkoğlu ile polis memuru Bülent Yücel'in açığa alınması kararlaştırılmıştı.

arykanda_tiyatrosu.jpg

ARYKANDA

30 Haziran 2006

ARYKANDA (Arif Köyü- Fenike)Festivali kapsamında gerçekleşen Antik Tiyatrodaki konser muhteşem oldu. Baybutoğluna teşekkür plaketi verildi.
Tekfen Flarmoni Orkestrası'nın konserine davetliler ve çevre köylerin sakinleri büyük ilgi gösterdi.
1971 yılından beri Kazı Başkanlığını Prof. Cevdet Bayburtoğlu'nun yaptığı ARYKANDA kazılarına AKBANK 1996 yılından bu yana destek veriyor.
arkeoloji dünyası

Ziyarete kapalı olan EFES YAMAÇEVLERİ 16 Mayıs 2006 tarihinde ziyarete açıldı.

KARUN HAZİNELERİ DIŞ BASINDA


Karun Hazineleri'nin çalınması ve Uşak Arkeoloji Müzesi Müdürü'nün şüpheli olarak göz altına alınması, dünya basınında da geniş yankı buldu. İngiliz Times gazetesi, hazinelerin çalınmasının "Türkiye için bir utanç olduğu" yorumunu yaptı.

2 bin 500 yıllık Karun Hazineleri'nin büyük bir yasal savaşın ardından Türkiye'ye getirildiğini aktaran İngiliz Times gazetesi, ancak hazinenin bazı parçalarının çalınarak yerine sahtelerinin konduğunun doğrulandığını belirtti.

Haberde, hırsızlık olayının Türkiye için bir utanç olduğu kaydedildi.

Gazete, Türkiye'nin daha önce yurt dışındaki eserlerini isterken, kültürel mirası herkes kadar iyi koruyabileceğini iddia ettiğini hatırlattı.

INDEPENDENT: YASAL MÜCADELE İLE GELEN HAZİNE ÇALINDI

İngiliz Independent gazetesi, 363 parçalık Karun Hazineleri'nin 1960'larda Türkiye'den çalındığını, daha sonra New York'ta bulunan Metropolitan müzesinde sergilenmeye başladığını hatırlattı.

Bunun üzerine Türkiye'nin uzun bir yasal mücadelenin ardından hazineleri 1993 yılında Türkiye'ye getirdiği aktarılan haberde, bugün hazineden bazı parçaların çalındığının doğrulandığını belirtti.

SCOTSMAN: YETKİLİLERİN BİLGİSİ OLMADAN HIRSIZLIK ZOR

İskoçya'nın önde gelen gazetelerinden Scotsman ise yetkililere göre böyle bir hırsızlığın müze görevlilerinin bilgisi olmadan gerçekleşmesinin oldukça zor olduğunu söylediğini aktardı.

Gazete, Müze Müdürü Kazım Akbıyıkoğlu'nun hırsızlıkta rolü olduğu iddialarını reddettiğini ve "Hazineyi bulan köylüler bana hazinenin lanetli olduğunu söylediğinde inanmamıştım" dediğini belirtti. Haberde Akbıyıkoğlu hakkında daha önce de çeşitli suçlamalar olduğu ifade edildi.

NYT: METROPOL VERDİ TÜRKİYE'DE ÇALINDI

New York Times gazetesi, Karun Hazineleri'nin New York'ta bulunan Metropolitan Müzesi tarafından uzun bir yasal sürecin ardından Türkiye'ye teslim edildiğini, ancak hazinelerin Türk Müzesinden çalındığını aktardı.

Gazete, Türk basınında daha önce bu yönde haberlerin çıkmasına karşın geçen hafta sonu hazinenin bazı parçalarının çalındığının resmen doğrulandığını kaydetti.

WASHINGTON TIMES: "MÜZE MÜDÜRÜ SANAT HIRSIZLIĞI ŞÜPHELİSİ"

Washington Times gazetesi, Uşak Arkeoloji Müzesi Müdürü ve sekiz diğer kişinin Karun hazinelerinin çalınmasında şüpheli olduklarını belirtti. Haberde 2 bin 500 yıllık eserlerin en az iki parçasının çalındığı aktarıldı.

KALEHÖYÜK'E MÜZE

4 haziran 2006
Japonya'dan arkeoloji müzesi hibesi

Hükümeti arasındaki 30 Eylül 2005 tarihinde Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesinin Hibe Yoluyla Yapımına İlişkin Nota ve Görüşme Tutanakları, TBMM'de 25 Mayıs 2006 tarihinde kabul edilmiştir.

2005 YILI ARKEOLOJİ RAPORU

"2005 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla 63 Türk, 37 yabancı kazısı, 30 müze kazısı, eski eser ve müze kaçakçılığının önlenmesi amacıyla da acil müdahale gerektiren 85 kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Bunların yanı sıra karayolu ve baraj etkileşim alanlarında yer alan 23 alanda acil kurtarma kazısı ve 4 alanda da yüzey araştırması yapılmıştır. Yine 2005 yılında ülkemizde 665 Türk, 31 yabancı bilim adamı tarafından yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir. Böylece 2005 yılında 238 adet kazı, 101 adet yüzey araştırması olmak üzere toplam 339 adet bilimsel araştırma gerçekleştirilmiş.

Detaylı bilgi "ARKEOLOJİ KAZILARI" sayfasında

Afrodit Genetriks

Adana Arkeoloji Müzesi Müdürü Kazım Tosun, Gaziantep'in Nizip İlçesi yakınlarında bulunan Zeugma Antik Kenti'nden çıkartılıp 1931 yılında Adana Arkeoloji Müzesi'ne teslim edilen Afrodit Genetriks heykelinin Gaziantep'e götürülmesine izin vermeyeceğini söyledi.


Kazım Tosun yaptığı açıklamada, 75 yıl önce Zeugma Antik Kenti'nden çıkarılan ve o dönemde Gaziantep'te müze olmadığı için Adana Arkeoloji Müzesi'ne teslim edilen mermer Afrodit heykelinin, Gaziantep Arkeoloji Müzesi'ne götürülmek istendiğini belirtti. Tosun, 1 metre 21 santimetre yüksekliğinde, üzerinde şeffaf bir giysiyle ayakta duran, sağ eliyle belinden sarkan giysi tomarını tutan ve dirsekten kırık olan sol elinde ise elma bulunan aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit heykelinin M.S. 2. yüzyılda yapıldığını ve Roma dönemine ait bir eser olduğunu kaydetti. Afrodit heykelinin Gaziantep Arkeoloji Müzesi içinde bulunan ''Afrodit evinde'' sergilenmesi için milletvekili ve sivil toplum kuruluşlarının girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Tosun, "Zeugma'dan çıkartılan 79 eserden 8'i müzemizde sergileniyor. Afrodit heykeliyle birlikte fıstık tutan çocuk kabartması ve aslan kapı eserleri de müzemizden alınmak isteniyor. Bu 3 eser müzemizin en önemli eseri. Yıllar sonra bu eserlerin müzemizden alınması kabul edilemez" dedi.

Adana Arkeoloji Müzesi'nin 1924 yılında kurulduğunu ve bölge müzesi olarak hizmet verdiğini ifade eden Tosun, "Adana'dan çıkartılan birçok tarihi eser İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Türkiye'de her açılan yeni müze Gaziantepliler'in yaptığını yaparsa bir karmaşa yaşanır. Bu karmaşaya meydan vermemek lazım. 3 eserin müzemizde kalması için gösterdiğimiz çabaya Adana milletvekilleri Ziya Yergök ve Recep Garip'ten başka kimse destek vermedi. Gaziantepli canla başla tarihi eserleri müzesine götürmek için çaba harcarken ben bu savaşta tek başıma kaldım. Ama ne olursa olsun müzeden tek bir eser dahi vermeyeceğim. Buna göz yumulursa müzede tarihi eser kalmayacak. 76 yıldan bu yana müzemizde sergilenen ve çok önemli olan bu eserleri kesinlikle vermeyeceğim. Bu konuda mücadelemi sürdüreceğim" diye konuştu.

ETİ Arkeoloji Müzesi'nin restorasyonunu üstlendi


Eskişehir'in kanayan yarası olan ve üç yıldır bitirilemeyen Arkeoloji Müzesi binasının restorasyonunu ETİ yapacak. Bakan Koç'un isteği üzerine ETİ Şirketler Grubu Başkanı Firuz Kanatlı, bu görevi üstleneceklerini bildirdi. Restorasyon maliyetinin 3 milyon YTL olduğu öğrenildi.
31.05.2006 Sakarya Gazetesi

İst. Ed. Fak. ARKEOLOJİK KAZI VE ARAŞTIRMALARI TOPLANTISI

haluk_abbasoglu.jpg

Tertip komitesi bşk. Prof. Haluk Abbasoğlu bildirisini sunuyor

Bir Arkeoloji Şöleni

Bu yıl Prof. Halet Çambel onuruna, 8-10 Mayıs 2006 tarihlerinde VI.sı düzenlenen toplantıların yapıldığı salon üç gün boyunca doldu doldu boşaldı.

İstanbul Edebiyat Fakültesinin gerçekleştirdiği 2005 yılı kazı ve araştırma sonuçları, 35 projeyle ilgili olarak, hocalar tarafından, birer bildiriyle dialar eşliğinde sunuldu.
Geleneksel hale gelen toplantının bir diğer özelliği de Profesör ve Doçentlerin yanında, geleceğin hocalarının da sunu verme kabiliyetlerini geliştirmek amacını taşıması.

Projeleri tanıtan poster sergisi büyük beğeni topladı.

Emekli ve halen görevdeki hocalarımızın yanı sıra öğrenciler ve ilgililerin büyük katılımı, toplantıyı düzenleyenlerin yüzlerini güldürdü.

Kapanış Konuşmasını yapan HALET ÇAMBEL, herkese teşekkür etti.Konuşması bittikten sonra izleyicilerin dakikalarca ayakta alkışlaması yaşanası bir olaydı. Sevgi seli dedikleri, demek buymuş.

Toplantıya gelenlere;
NESTLE'nin standında neskafe,
OF ÇAY'ın standında çay ve bitki çayları,
FREŞA standında meyvalı soda ikram edildi.
Tertip komitesi de simit ikramında bulundu.
( Arkeolojiye destek olan firmalara sahip çıkalım )
Homer Kitabevinin arkeoloji kitaplarını indirimli sunduğu sergisi, katılımcıları sevindiren bir diğer etkinlik oldu.

Arkeoloji Dünyası, 10 Mayıs 2006

İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZESİ

İstanbul Arkeoloji Müzesin'de Sidemara Salonu'ndaki eserler,
mayıs ayında sergilenmeye başlanacaktır. Eserler 30 yıldır kapalı kapılar ardındaydı.


Önümüzdeki günlerde yeniden düzenlenecek salonda Muğla'nın
Yatağan ilçesi yakınlarında yapılan ilk Türk kazılarından
Lagina'da ortaya çıkarılan Hekate tapınağının kabartmaları ve
Artemis tapınağından kabartmaları sergilenecektir.

Salondaki en önemli eser ise Anadolu'da bulunan en büyük lahit olan
Sidemera. 24 ton ağırlığındaki lahitteki figürler insan boyuna
yakındır.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü İsmail Karamut, "Lahit, Osman
Hamdi Bey'in kardeşi tarafından 1909 yılında getiriliyor. İsa'dan
sonra üçüncü yüzyıla tarihleniyor." demiştir.

Salonun onarılması ve eserlerin yeniden ziyaretçilerle buluşması
için çalışmalar önümüzdeki günlerde başlayacak. Onarım
maliyeti ise 1 milyon doları bulacaktır.

kanatli_deniz_ati___hiippokampos.jpg

KARUN HAZİNESİ

40 milyon dolar harcayıp geri aldık ama...
Karun Hazinesi anavatanında çalındı

Ömer Erbil - İstanbul
20 NİSAN 2006, Milliyet

Türkiye'nin ABD'deki Metropolitan Müzesi'nden geri almayı başardığı Karun Hazinesi'nin en önemli parçalarından biri Uşak Arkeoloji Müzesi'nden çalındı, yerine de sahtesi bırakıldı



Türkiye'nin 40 milyon dolar harcayıp 10 yıllık hukuk mücadelesi sonrasında ABD'deki Metropolitan Müzesi'nden geri almayı başardığı Karun Hazinesi'nin en önemli parçasının çalındığı ortaya çıktı. Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen 450 parça eser içinde en nadide parçalardan biri olarak dikkat çeken Toztepe tümülüsünden çıkan "Kanatlı Denizatı" (hippokampos) şeklindeki altın broşun yerine de sahtesinin konulduğu belirlendi.
Hırsızlık sahte isim ve adres bildiren bir kişinin ihbarıyla ortaya çıktı. Şoke eden bu gelişmenin ardından Kültür ve Turizm Müdürlüğü soruşturma başlattı. Paha biçilemeyen eserin ne zaman ve ne şekilde çalındığı henüz tespit edilemedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na Ocak 2006'da yapılan ihbar üzerine müfettişler Uşak Arkeoloji Müzesi'nde üç hafta süren incelemelerde bulundu. Ancak yerinde duran broşun, İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanlarından oluşturulan 3 kişilik komisyonca incelenmesi sonucu çalındığı ve yerine sahtesinin konulduğu belirlendi.

Karun'un laneti!
Müze Müdürü Kazım Akbıyıkoğlu, güvenliğin yeterli olmadığını belirterek şöyle dedi: "Bu eserlerin getirilmesi için 10 yıl mücadele ettim. Eserleri ABD'den teslim alan benim. Köylüler, 'Hazineyi bulanların hepsi birer birer öldü. Müdürüm Karun'un laneti sizi de tutar' derlerdi de inanmazdım. Ama doğru çıktı. Eserler benim üzerime zimmetli."

Güvenlik çok zayıf
Karun Hazinesi'nin sergilendiği müzede büyük güvenlik zafiyeti yaşanıyor. Kapı girişinde ziyaretçilerin üzerleri aranmadığı gibi, kapıda dedektör gibi cihazlar da bulunmuyor. Müzede kameralı sistem Aralık 2005'te devreye girmiş. 6 kameranın görüntüleri tek monitörden izleniyor. Müzenin bahçesi de 1 metre yüksekliğinde demir parmaklıklı bir çitle korunuyor.

Sadece vitrin kilidi koruyor

Örneğin eserlerin sergilendiği vitrinlerin camlarının kırılması veya başka türlü bir müdahalede bulunulması durumunda devreye girecek alarm sistemi bulunmuyor. Eşi bulunmaz eserler küçük bir vitrin kilidi ve kurşun mühürle korunmaya çalışılıyor.

Monitöre de, ziyaretçilere de tek bir görevli bakıyor

Monitöre bakan görevli aynı zamanda bilet kesip ziyaretçilere de bilgi veriyor. Bir kişi bilet kesen görevliyi oyaladığı zaman güvenlik tamamen pasif bir duruma düşüyor.

Yurtiçi ve yurtdışında araştırmalar sürüyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, hırsızlıkla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "Bakanlığımıza gelen ihbar imzasız olmasına rağmen ciddiye alıp soruşturma istedik. Bakan Bey'in onayıyla başlayan soruşturma sonucunda maalesef bu kötü olayla karşılaştık. Üç kişilik komisyon, eserin sahte olduğunu rapor etti. Soygunun nasıl gerçekleştiği henüz bilinmiyor. Eserin bulunması için yurtiçi ve yurtdışında araştırmalar sürüyor. Biz ihbardan önce müzenin kamera sistemleri arızalı olduğu için çalışma başlatmıştık. 2005'in aralık ayında kamera sistemlerini tamamen yeniledik."

Yağmalayan köylüler anlaşamadı, ihbar etti

"Çok zengin kişileri" tanımlarken kullanılan "Karun gibi" kelimesinin türemesine neden olan Lidyalıların son kralı Kroisos, namı diğer Karun, MÖ 6. yüzyılda yaşadı. Müzede sergilenen eserler bu döneme ait olduğundan Lidya Hazinesi veya Karun Hazineleri olarak biliniyor. Karun Hazinesi soygunu 1965 yılında Toptepe Tümülüsü'nün kaçak kazısıyla başladı. Burada, altın başlı tutamaklı kepçe, altın makara, altın iğneli küpe, altın kanatlı at broş, akik ve taştan yapılmış geometrik şekilli kolye, arslanbaşı şeklinde bir çift bilezik, uçları taş boncuklu püskül şeklinde altın gerdanlık bulundu. 1966'da ikinci bir soygun İkiztepe Tümülüsü'nde yaşandı. Birkaç yıl boyunca süren kaçak kazılarda çıkarılan eserler yasadışı yollardan yurtdışına kaçırıldı. Köylüler arasında paylaşımda anlaşmazlık çıkınca içlerinden biri ihbarda bulundu ve hazinenin varlığı belirlendi.

İlk resmi kayıt 1984'te ABD'de ortaya çıktı

Kaçırılan eserlerin Metropolitan Müzesi'nde olduğu yönünde bilgiye ulaşılınca, 1983 yılında Türkiye Karun Hazinesi'ni istedi ancak sonuç alamadı. Kaçırılan eserlerle ilgili ilk resmi kayıt ise 1984 yılında ortaya çıktı. Metropolitan Müzesi'nin "A Greek and Roman Treasury" adlı bir kataloğunda bu eserler yer alıyordu. Katalog, gazeteci Özgen Acar tarafından Kültür Bakanlığı'na iletildi. Bu katalogda, Uşak ve çevresindeki tümülüslerde kaçak kazılar sonucu bulunan ve yurtdışına kaçırılan Karun Hazinesi'nin bir kısmının yer aldığı görüldü. Bunun üzerine Türkiye, "Hays and Sklar" isimli hukuk firmasıyla anlaşarak Mayıs 1987'de Metropolitan'a dava açtı. Davanın aleyhine devam ettiğini gören müze, Ekim 1993'te 363 eserin iadesini kabul etti. Aynı yıl Türkiye'ye getirilen eserler Uşak Arkeoloji Müzesi'ne gönderildi.

2006-04-05
Dünya starları Meryem Ana Kilisesi'nde buluşacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye'nin kültür ve sanatını, özellikle AB ülkelerine tanıtmak için yaklaşık 15 dünya starını Meryem Ana Kilisesi'nde ve Mevlana'da bir araya getirecek.

Düzenlencek festivalde Türkiye'nin yanı sıra, Türki Cumhuriyetlerden sanatçıları da ağırlanacak.

Antik kentler müzik festivali düzenlenecek

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aspendos ve Efes gibi Türkiye'nin en önemli tarihi mekanlarında ''Antik Kentler Müzik Festivali'' düzenleycek.

Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında

SESONLINE

Müzelerde "halk günü" uygulaması başlatıldı
3/13/2006

Kültür ve Turizm Bakanlığı, vatandaşların müze ve ören yerlerinden daha fazla yararlanmalarını sağlamak amacıyla "Halk Günü" uygulaması başlattı.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, "Halk Günü" uygulamasıyla yerli ziyaretçiler, ayda bir Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini kimlik kartlarını göstermek koşuluyla ücretsiz ziyaret edebilecekler. Ziyaretler, Bakanlık tarafından belirlenen tarihlerde yapılacak.

Tüm müze ve ören yerlerinde bugün, 3 Nisan, 8 Mayıs, 5 Haziran, 3 Temmuz, 7 Ağustos, 4 Eylül, 2 Ekim, 6 Kasım ve 4 Aralık günleri, "Halk Günü" olarak belirlendi.

Topkapı Sarayı Müzesi için de 14 Mart, 4 Nisan, 9 Mayıs, 6 Haziran, 4 Temmuz, 8 Ağustos, 5 Eylül, 3 Ekim, 7 Kasım ve 5 Aralık halk günü olarak belirlendi.

KAPADOKYA

Kapadokya bölgesinde her ayın ilk pazartesi Müzeler halk günü uygulaması başladı.

TUREB ödüllü Apollon Tapınağı

Apollon Smintheus Tapınağı kazı ve restorasyon projesi, TUREB tarafından Kültürel Sürdürebilirlik Ödülü'ne değer bulundu. Proje, Efes Pilsen'in sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

NTV-MSNBC 14 Mart 2006 SalıİSTANBUL

- Apollon Smintheus Tapınağı Kazı ve Restorasyon Projesi, yok olma tehlikesi ile yüz yüze olan tarih-kültür mirasımızı kurtarma ve gün ışığına çıkarma konusundaki özverili çalışmaları nedeniyle bu yılki TUREB Kültürel Sürdürebilirlik Ödülü'nün sahibi oldu. Anadolu topraklarındaki en ünlü tapınaklardan biri olan 'Apollon Smintheus Tapınağı kazı, restorasyon ve çevre düzenlemeleri projesi, 1998 yılından bu yana Efes Pilsen sponsorluğunda devam ediyor.

Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Ödülleri, her yıl Dünya Rehberler Günü kutlamaları kapsamında veriliyor. Turizmin oscarları olarak kabul edilen yarışmanın kazananları, kültür ve turizm alanındaki çalışmaları ile profesyonel turist rehberlerinin dikkatini çeken kişi, kurum ve rehberlerin oylarıyla belirleniyor. Ödülü, Kültür ve Turizm Bakanı ve Bakanlık üst düzey yetkililerinin de katıldığı törende kazı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özgünel teslim aldı.

APOLLON SMİNTHEUS TAPINAĞI
Çanakkale iline bağlı Gülpınar Beldesi'nde yer alan Apollon Smintheus Tapınağı, 1866 yılında yapılan ilk kazılardan sonra unutulmuş, üzerine zeytinyağı fabrikaları yapılmış, bahçe olarak kullanılmış ve mermerleri yakılarak kireç yapılmak istenmişti.

1998 yılından başlayarak Efes Pilsen'in sağladığı destek ile gerçekleştirilen restorasyon projesi, 1980 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özgünel başkanlığında yürütülüyor.

Gerek mimarisi, gerekse heykeltıraşlık eserleriyle önemli bir yere sahip olan Apollon Smintheus Tapınağı, ünlü mimar Alabandalı Hemogenes'in öğrencisi mimar ve mimarlar tarafından İon düzeninde inşa edilmiş.

Apollon Tapınağı'nın frizlerinde anlatılan Aka-Troya savaşları, Anadolu'nun tarihsel ilk romanı olma niteliği de taşıyor. Apollon Smintheus Tapınağı'nın gerek mimarisi, gerekse heykeltıraşlık eserleriyle büyük önemi bulunuyor.

İ.Ö. 150 yıllarında ünlü mimar Alabandalı Hermogenes'in öğrencisi tarafından İon stilinde inşa edilen tapınak kuzey-batı Anadolu'da, Troas bölgesinde bugün için tek örnek.


mellink.gif

soldan sağa; Halet Çambel, İlknur Özgen, M. MELLING, Aslı Özyar, Stella Miller- Collett

13 Şubat 2006

Prof. Machteld J. MELLING 88 yaşında öldü
Anadolu Arkeolojisi ne büyük emekleri geçen hocamıza Allahtan rahmet dileriz. Nur içinde yatsın

Kararsızlık, Agora kazılarını durdurdu

Kültür Bakanlığı, kazı çalışmalarını yürütmek için başvuran Arkeoloji Müzesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü arasında kaldı

İLKER ÇOBAN(HABER MERKEZİ)
Yeni Asır, 15-Mart-2006

İzmir'in tarih miraslarından Agora'nın 3 yıldır aralıksız sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yıl kazı çalışmalarını kimin yürüteceği konusundaki kararsızlığı nedeniyle 15 Aralık'ta durdu. Konuyla ilgili soruları yanıtsız bırakan İl Kültür ve Turizm Müdürü Metin Atsal, "Konuşmak istemiyorum" dedi.
Kazıları 3 yıldır sürdüren İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'nün yanı sıra Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Arkeoloji Bölümü de Agora'ya talip oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuran DEÜ Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy, kazılara üniversitesi adına başkanlık etmek istediğini belirtti. İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü de, Aralık 2005'te Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne başvurarak her yıl rutin olarak alınan kazı izninin yenilenmesini talep etti.
Dokuz Eylül Üniversitesi ve Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'nün başvuruları karşısında kararsız kalan Kültür ve Turizm Bakanlığı, 3 aydır İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne kazı iznini göndermedi. İzmir Ticaret Odası'nın maddi, Büyükşehir Belediyesi'nin de işgücü katkısı sağladığı Agora, kazıların durmasıyla terkedilmiş bir yer görüntüsüne büründü. Kazılara başkanlık etmek isteyen DEÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Akın Ersoy, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, kararı niye geciktirdiğini bilmiyorum. Eğer kazıları biz alırsak, Agora kazılarını, hak ettiği yere getirmenin mücadelesini veririz" diye konuştu.

Herkes kazıyı bekliyor
Kazı ve restorasyon çalışmaları geçtiğimiz yılın Aralık ayı sonlarında durdurulurken İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Agora'da görevlendirdiği 19 işçi, belediyenin başka birimlerine gönderildi. Ayrıca Agora'da belediyeye bağlı olarak çalışan 9 arkeolog, mimar ve restoratör, kazıların kime verileceğini merak ederken, çalışmaların başlayacağı günü bekliyor. Ayrıca kazı ve restorasyon çalışmalarının durması nedeniyle Özel İdare Müdürlüğü'nün 175 milyar liraya aldığı mini vinç, garajında bekletiliyor. İTO'nun kurduğu mermer atölyesi de aynı nedenle çalıştırılamıyor.

Zamanında başvuru yaptık
Türkiye'deki tüm kazılar için her yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler ve Anıtlar Genel Müdürlüğü'nden izin alınması gerektiğini belirten Arkeoloji Müzesi yetkilileri, "Kazı izni, o yılın 1 Ocak ile 31 Aralık tarihleri arasında geçerlidir. Biz Aralık'ta başvurumuzu yaptık. Ancak hala izin yazısı gelmedi. Bu arada bu mevsimde kazı yapılmasını da doğru bulmuyoruz. Çünkü çamurda yapılan kazı yarardan çok zarar getirir. Küçük obje ve seramik parçalar kırılabilir. Çökme de meydana gelebilir. Kazının kuru zeminde yapılması daha uygundur" dedi.

2006-03-08

'Allianoi' mahkemeye taşındı

Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı,TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanlığı ve İzmir Turist Rehberleri Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın davacı olduğu, "Kültür Mirası olan Allianoi ören yerinin Yortanlı Barajı suları altında kalmasının önlenmesi için projede değişiklik yapılması ya da aks yerinin değiştirilmesi" isteminin reddine ilişkin davanın duruşması bugün yapıldı.

Duruşmaya, Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü ve davada Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı'nın vekili olan Av.Arif Ali Cangı ile DSİ'nin üç avukatı katıldı. Duruşma Allianoi Girişim Grubu üyeleri ile basın tarafından izlendi.
Mahkeme heyeti tarafların sava ve savunmalarını dinlediken sonra, kararın daha sonra açıklanacağı belirtildi.
Allianoi Girişim Grubu sözcüsü Arif Ali Cangı yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Koruma Kurulu kararında da belirtildiği gibi,
"İnsanlığın ortak kültür mirası" nitelemesini çoktan hak etmiş olan Allianoi'un korunması, gelecek kuşaklara aktarılması, yasal zorunluluk olmasının yanı sıra, bu çağda, bu coğrafyada yaşayan bizlerin tarihsel sorumluluğudur. Dava konusu işlemin hukuka aykırılığı açıktır. 2001 yılı koruma kararı nasıl uygulanmadıysa, son koruma kararı da uygulanmayabilecektir. Yortanlı barajında şimdiki haliyle yüzdde 10 seviyesinde su tutulması halinde korunmakla yükümlü olduğumuz kültürel değerimiz yok olacaktır. 1800-2000 yıldan bu yana Allianoi yaşıyor, Allianoi'un tarihi yazılıyor. Bizlerin de tarihi yazılacak. Tarihin, bizleri "yok eden değil, yaşatan" olarak yazması en büyük dileğimizdir..."

SESONLINE

2006 ARKEOLOJİ KAZILARINA 11 TRİLYON

3 ARALIK 2005

Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, geçen yıl arkeolojik kazılara ayrılan ödeneğin 2 trilyon lira olduğunu hatırlatarak, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un talimatlarıyla bu yıl söz konusu rakamın 11 Milyon YTL çıkarıldığını kaydettiler.

2005 yılında bu müzeleri 8,5 milyon yerli, 10,5 milyon yabancı olmak üzere 19 milyona yakın turist gezdi. Devlet, müze gişelerinden yaklaşık 85 milyon YTL gelir elde etti.



vilhonneur_magarasi.jpg

06-02-2006

Fransa'da 25 bin yıllık mağara resimleri bulundu

Fransa'da ünlü Lascaux mağarası fresklerinden daha eski gravürler bulundu.



Angouleme - Fransa'da ünlü Lascaux mağarası fresklerinden daha eski gravürler bulundu.

Güneybatıdaki Charente kenti Valisi Michel Bilaud, Vilhonneur bölgesinde bir mağaranın duvarlarında bulunan resimlerin yaklaşık 25 bin yıllık olduğunun tahmin edildiğini bildirdi.

Fransa'nın güneybatısındaki Dordogne'da bulunan Lascaux freskleri ise M.Ö 17 bine ait olduğu tahmin ediliyor.

Kültür Bakanlığı yetkilileri, mağarada insan ve hayvan kemikleri bulunduğunu da bildirdiler.

Mağaradaki resimlerin geçen kasım ayında bir grup dağcı tarafından bulunduğu belirtilirken, mağaranın halkın ziyaretine kapatıldığı kaydedildi.


aphrodite_kolu_k_r_k.jpg

Afrodit'i kırdılar!

Brüksel'deki bir sergiye gönderilen 1800 yıllık Afrodit heykeli, kolu kırık döndü.


Brüksel Güzel Sanatlar Sarayı'nda (Palais de Beaux Arts) geçen yıl düzenlenen Analar, Tanrıçalar ve Hanım Sultanlar sergisine gönderilen "Afrodit" heykeli, kolu kırık geldi.

Sergi, AB İletişim Stratejisi kapsamında Türkiye'nin tarihi ve kültürel zenginliklerinin tanıtımı için dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu tarafından 6 Ekim 2004'te açıldı. Topkapı Sarayı, İstanbul Arkeoloji, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi gibi Türkiye'deki 37 müzeden 324 tarihi eser gönderilen ve 16 Ocak 2005'e kadar açık kalan sergiyi, 68 bin kişi ziyaret etti.

Dönüşte görüldü
Sergi, Türkiye'nin büyük başarısı olarak değerlendirildi, ancak sonu hüsranla bitti. Çünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin en kıymetli eserlerinden Roma dönemi 2. yüzyıla ait Afrodit heykelinin kolu dönüş yolunda kırıldı.
Sergi dönüşü eseri teslim alırken kolunun kırık olduğunu gören müze yetkilileri durumu tutanakla tespit etti ve bakanlığa bildirdi.

1870'te bulundu

108 santimetre boyunda, 29 santimetre genişliğinde. 114 - T envanter numarasıyla İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin ilk eserleri arasında yer alıyor. Efes antik kentinde 1870'li yıllarda izinli olarak kazı yapan J.T. Wood tarafından bulunan heykel, İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne getirildi.
Milliyet


AKIL SIR ERMİYOR

1800 yıl sağlam kal,
1870 yılının teknolojisiyle, Selçuk'tan İstanbula sağlam gel,
2005 yılının uranyum taşıyan teknolojisi ve bu denli gelişim gösteren ambalaj sanayi
KOLUNU KIRSIN

Ey TANRIÇA günümüzde sen bile kendini koruyamıyorsun!

25.01.2006 ÇARŞAMBA

Yurtdışındaki sergilere artık kırılmayan eserler gönderilecek


Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihî eserlerin yurtdışı sergilerinde zarar görmeden dönmesi için 2006 yılında daha tedbirli davranacak.

1999'da Paris Versailles Sarayı'na gönderilen 18. yüzyıla ait Altın Taht ve Murassa Kama'nın, 2004'te de Brüksel'de açılan Analar, Tanrıçalar ve Hanım Sultanlar sergisinden Afrodit Heykeli'nin hasarlı olarak gelmesi gibi kötü sürprizlerle karşılaşmak istemeyen bakanlık, bundan sonra nakil sırasında zarar görmeyecek, kırılmayacak eserler gönderecek.

1980 yılına kadar tarihî eserlerin yurtdışına çıkarılmasına zarar görmemesi için izin verilmiyordu. 12 Eylül'den sonra Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından bu uygulama kaldırıldı ve sanat eserlerinin sergilenmek amacıyla yurtdışına çıkışına izin verildi. Ancak uzmanlar, gerek nakil sırasında gerçekleşecek kazaların, gerekse alışık oldukları nem ve sıcaklık ortamından uzaklaşmalarının tarihî eserlere verdiği tahribata dikkat çekiyor. Bu hususları dikkate alan bakanlık, 2006'da İspanya, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, Almanya ve İspanya'daki sergilere gönderilecek eserlerin "kırılmayacaklar" arasından seçilmesini kararlaştırdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, Afrodit Heykeli'nde olduğu gibi olumsuz bir durumla karşılaşmamak için bundan böyle zarar görmesi muhtemel eserleri yurtdışına çıkarmayacaklarını söyledi. Düzgün, "Eserler konusunda son derece hassas davranıyoruz. Ama hem AB'ye uyum hem de Türkiye'nin tanıtımı açısından yurtdışı sergileri önemli. Eser göndermekten vazgeçemeyiz; ancak önlemlerimizi artırabiliriz. Bu çerçevede, daha titiz davranarak, zarar görmeyecek eserleri seçeceğiz." dedi. Eserler için sigorta da yaptırıldığını hatırlatan Düzgün, sigorta bedelinin kıymet takdirine göre hesaplandığını dile getirdi. Orhan Düzgün; "Şu anda en çok dikkat ettiğimiz nokta, nakil sırasında zarar görmeyecek eserlerin gönderilmesidir." açıklamasını yaptı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'na birçok ülkeden sergilenmek için eser talebi geliyor. Ancak istenen her eser gönderilmiyor. Özellikle Zeugma mozaikleri şimdiye kadar birçok ülke tarafından istenmesine rağmen İstanbul'a bile getirilmedi. Ancak ABD'de düzenlenen "Muhteşem Süleyman",İngiltere'de düzenlenen "Türkler-Bin Yılın Yoculuğu",Japonya'da düzenlenen "Türkiye'de Üç Büyük İmparatorluk",en son yine ABD'de açılan "Kaftanlar" gibi birçok sergiye eser gönderildi. Bakanlık, yurtdışındaki sergileri Türkiye'nin tanıtımı açısından önemli buluyor. Brüksel'e Ekim 2004 tarihinde gönderilen Afrodit Heykeli, Ocak 2005'te bileği kırık olarak geri gelmişti.

2006 yılında gerçekleştirilmesi planlanan yurtdışı sergileri

Kral Sigismund Sergisi, Macaristan-Lüksemburg

Hititler Sergisi, Çek Cumhuriyeti

Türkiye Sergisi, Hollanda

2006 Denizcilik Sanatı: Türkiye'den Sanat ve Gemi Yolculuğu Sergisi, Almanya

İbn-i Haldun Sergisi, İspanya

Aslıhan Aydın-Ankara


4dishblck.jpg

ZEUGMA

zeugma.jpg

2004-2005 YILI ARKEOLOJİ HABERLERİ için tıklayınız

prof._kemalettin_koroglu.jpg

Prof. Kemalettin Köroğlu TEBE konfransında

4 Aralık 2006

Prof. Kemallettin Köroğlu, Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü konferanslarında, bu yılki açılış konferansını verdi.
Asur krallığının Kuzey Mezopotamya'daki etkilerini anlattığı sunusunda özellikle, Üçtepe Höyük, Ziyarettepe Höyük, Gricana Höyük ve Murattaşı (Pornak) Höyük yerleşmelerindeki Asur etkilerini gözler önüne serdi.
Konferanstan notlar;
Asur Krallığı 1000-600 yılları arası altın çağını yaşadı.
Asur kralları savaş dönüşü, topladıkları ganimetleri, asurca ve akatca dillerinde kayda geçirirlerdi.
Asur Döneminde 4,5 milyon insana tescir uygulandı. Devasa saray ve diğer yapıların inşasında bu insanlar kullanıldı.
Nineve kentine, 80 Km. uzaklıktan su getirildi.

Prof. Dr. Kemalettin Köroğlu
Marmara Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi,
Eskiçağ Tarihi Ana Bilimdalı öğretim görevlisidir.
arkeoloji dünyası

PERGE MOZAİKLERİ

Perge'de Mozaikler Dağılmasın

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı tarafından Perge Kazıları'nda 2004 yılında başlatılan

"Bir Sütün da Sen Dik" kampanyasının ardından, 2006 yılında "Mozaikler Dağılmasın" kampanyası destekleniyor.

Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu tarafından yürütülen Perge kazı ve onarım çalışmalarında kentin çeşitli yapılarında bulunan mozaiklerin belgelenmesi, onarımı ve korunması için 2004 yılında yeni bir proje başlatıldı. Bu çalışmalara ilk destek 2004 - 2005 yıllarında Suna - İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'nden agora mozaikleri için geldi. Agorayı çevreleyen sütunlu galeriler ile yapının girişlerinde yer alan geometrik desenli mozaiklerin birkaç evreli olduğu ve en son olarak M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda yenilendiği tespit edilmiştir. İlk kez 1970 ve 80'li yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu mozaiklerin, dönemin geçerli yöntemleri ile belgelenerek kısmi restorasyonu yapılmışsa da zaman içindeki tahribat nedeniyle yeniden ve günümüz yöntemleriyle ele alınması gerekmiştir. Bu bağlamda agora mozaikleri 2004 ve 2005 yıllarında modern teknikler ve fotogrametrik yöntemle belgelenerek, mimari ile ilişkileri incelenmiş, harç ve tessera (mozaik taşı) analizleri yapılmıştır. Ayrıca gerekli yerleri sağlamlaştırılarak, üzerleri geotekstil ve nehir kumuyla örtülüp koruma altına alınmıştır.

Ord. Prof. Dr. Sedat Alp vefat etti

10 10 2006
ÇORUM (İHA) - Türkiye'nin ilk Hititoloğu ve Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Ord. Prof. Dr. Sedat Alp vefat etti. Alp için yarın Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde (DTCF) bir tören düzenlenecek.


Saygın bilim adamlarından Alp'in cenazesi, yarın Kocatepe Camii'nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedilecek. Hititoloji'nin çeşitli dallarında uluslararası literatürde kabul edilmiş ve atıf almış birçok keşif ve buluşun sahibi olan Ord. Prof. Dr. Alp, Boğazköy'den sonra en çok çivi yazılı tablet bulunan Maşat-Höyük'ün metinlerdeki adının Tapika olduğunu belirlemişti.


1913 yılında Selanik civarındaki Karaferye'de doğan Ord. Prof. Dr. Alp, ilkokulu Akhisar'da, lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1932 yılında Atatürk'ün açtırdığı bir sınavı kazanarak devlet tarafından yurt dışına öğrenime gönderilen Alp, Almanya'da Leipzig ve Berlin Üniversiteleri'nde Eski Çağ Tarihi, Hititoloji, Eski Anadolu Dilleri ve Kültürleri, Sümeroloji ve Akadistik ve Arkeoloji öğrenimi yaptı. 1940 yılında Berlin Üniversitesi'nde Hititoloji doktorasını alarak yurda dönen Ord. Prof. Dr. Alp, 1941 yılında Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hititoloji asistanı, aynı yılda Doçentlik sınavını vererek Hititoloji Doçenti, 1949 yılında Hititoloji Profesörü oldu. 1959 yılında Hititoloji Ord. Profesörü olan Alp, 1956-58 yıllarında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin Dekanlığı'nı yaptı.


1946 yılında Türk Tarih Kurumu üyesi olan Ord. Prof. Dr. Alp, Türk Tarih Kongreleri'ni organize etti. Türk Tarih Kurumu'nun son başkanı olan Ord. Prof. Dr. Alp, Uluslararası Akademiler Birliği toplantılarında Türk Tarih Kurumu'nu temsil etti. Ord. Prof. Dr. Alp, 1982 yılında Türk Tarih Kurumu Başkanlığı'na seçildi. 1953 yılında başladığı Konya-Karahöyük kazılarının uzun yıllar başkanlığını yapan Ord. Prof. Dr. Alp, Almanya, ABD, Çekoslovakya, Fransa, İngiltere, İsviçre, İtalya ve Japonya'daki üniversitelerde ve çok sayıda bilimsel kuruluşlarda konferanslar verdi.


Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Mainz Bilimler Akademisi gibi bazı kuruluşların da üyesi olan Alp, 1953 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün muhabir üyeliğine, 1956 yılında aynı enstitünün asli üyeliğine ve 1979 yılında Mainz Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi. Sedat Alp, Mainz Bilimler Akademisi'ne seçilen iki Türk bilim adamından birisidir. Ord. Prof. Dr. Alp, 7 Ocak 1995 tarihinde de Türkiye Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi.


Alp, İtalyan Cumhurbaşkanı'nın Commendatore nişanı (1957), Federal Almanya Cumhurbaşkanı'nın liyakat nişanı (1972), Paris College de France madalyası (1980), Federal Almanya Cumhurbaşkanı'nın yıldızlı liyakat nişanı (1991), İtalyan Cumhurbaşkanı'nın Grande Ufficiale nişanı (1991) sahibi.


Uluslararası Hititoloji Kongreleri'nin kurucusu olan, Çorum'da toplanan Hititoloji Kongreleri'ne başkanlık eden Ord. Prof. Dr. Alp, Çorum'un dünyada tanıtılmasına katkılarından ötürü 1996 yılında Belediye Meclisi tarafından Çorum'un fahri hemşehrisi ilan edildi. Ord. Prof. Dr. Alp'in Türkçe ve Almanca yayınlanmış 10 kitabı ve Türkçe, Almanca, İngilizce ve Fransızca olmak üzere 100'e yakın bilimsel makalesi vardır.

KONURALP MÜZESİ

03.10.2006

12 YILDIR KADRO BEKLEYEN MÜZE
18 Kasım 1994 tarihinde açılan, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği Konuralp Müzesi'nde, 3 teşhir salonu, 1 laboratuar, 2 depo, 1 konferans salonu, idari kısım ve hizmet odası mevcuttur. Müzede 1.831 arkeolojik, 456 etnoğrafik ve 3.837 adet çeşitli devirlere ait sikke olmak üzere toplam 6.124 eser yer alıyor. Arkeoloji ve etnoğrafya salonlarında birbirine bağlı duvar vitrinleri yer alan müzenin arkeoloji salonunda 4 adet sikke vitrini bulunuyor.
Müze, İl Kültür Md. gönderdiği elamanlarla idare ediliyor.

Düzce Damla

SANTA HARABELERİ KURTARILACAK

27.10.2006

Trabzon'un Arsin İlçesi'ne bağlı Atayurt beldesinde bulunan Santa Harabeleri, definecilerin elinden kurtarılarak turizme kazandırılacak. Atayurt Belediye Başkanı Galip Keleş, kıyıdan yaklaşık 40 kilometre içeride ve 1600 rakımda bulunan Santa Harabeleri'nin vadilerle birbirinden ayrılmış üç yamaç üzerine kurulu, Piştoflu, Binatlı, İhsanlı, Zerzilli, Çakallı, Zincanlı ve Zurnacılı adlı 7 mahalleden oluştuğunu söyledi. Mahallelerde tek katlı taş konutlar, çeşmeler, Meryemana Manastırı, Ayvolas Kilisesi, Masaray Kilisesi, Stephonas Kilisesi'nin yanı sıra dini yapılar ve kaleler yer alıyor.

Karadeniz Gazetesi

KALEHÖYÜK, YASSIHÖYÜK

25 Ekim 2006

Yassıhöyük kazıya açılacak
KIRŞEHİR (İHA) - Kırşehir'in Kaman İlçesi'ne bağlı Çağırkan Beldesi'nde bulunan Japon Arkeoloji Merkezi'nde incelemelerde bulunan arkeolog Prof. Dr. Nimet Özgüç, "Kayseri ve Aksaray'ın gerçek isminin 'Sinuhtuyu' olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özgüç, Kayseri, Aksaray ve Kırşehir'de yapılan kazılarda önemli medeniyetlerin ortaya çıktığını belirterek, "Kırşehir, Hititler döneminde önemli bir yere sahip. Kızılırmak vadisinin en batı ucu olarak bilinen Kayseri, Aksaray ve Kırşehir, aynı zamanda Hitit çekirdek ülkesinin en batı kısmı. Hitit kültürünün doğduğu yer ise Kızılırmak çevresidir. Hitit medeniyeti, birçok hususlarda bugünkü medeniyetimizin köklerini oluşturuyor. Hukuk kaidelerini ve hanedan sistemini en iyi uygulayanlar arasında Hitit medeniyeti var. Bu ülkenin yerli halkı Hatiler'dir. Karahıdır Beldesi yol kavşağındaki Yassıhöyük'te Hati kültürüne ait bulgular var" dedi.

Anadolu'nun yerli halkının Hattiler'den oluştuğunu vurgulayan Prof. Dr. Özgüç, "Kaman Kalehöyük'te yaptığımız kazılarda Hattiler'e ait önemli bulgular var. Tarih, Kültepe'deki vesikalarla başlar ancak, Kalehöyük'te yapılan kazılarla burada hangi Hatti şehri var bunu araştırıyoruz. Aksaray'da 10 yıl önce bir otel yapılırken temelinde bir dikili taş bulundu. Asur krallarından 2. Sargon, burada bulunan bulgulara göre milattan önce 705'te Aksaray ve Kayseri bölgesini zaptediyor. O esnada 'Kiyaki isimli kralın memleketi Sinuhtuyu da kazandım' diyor. Yine Kültepe tabletlerinde de 'Sinahitu' diye bir şehir geçiyor. Böylelikle bu bölgelerin isimlerinin 'Sinuhtuyu' olduğunu ortaya koyuyoruz. Buradan yola çıkarak Kırşehir bölgesinin de Hitit döneminde hangi şehir olduğunu bulacağız. Asurlular döneminde şehirlerden şehirlere giderken sıralıyorlardı. İşte bu yolla Kırşehir bölgesinin gerçek ismini bulacağız ve bu noktada Yassıhöyük bize yardımcı olacak" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Nimet Özgüç, Kaman-Çağırkan Kalehöyüğü'nde yapılan kazılarda 5 bin yıllık tarihin ortaya çıktığını ifade ederek, "Kaman Kalehöyük'te yapılan kazılar önemli sonuçlar verdi. Bu höyükte diğer höyüklerden daha farklı bulgular ortaya çıktı. Kalehöyük'te büyük bir binanın duvar kısmına ulaştık. Bu kazı sonuçlarında Osmanlı'dan itibaren Selçuklu, Firig, Hitit ve Hatti bulgularına rastladık. Hattiler, Anadolu'nun yerli halkıdır. Anadolu'nun en eski medeniyetleri Kaman'dadır. Kaman'ın, Kalehöyük'te eski Tunç Çağı'ndan itibaren 5 bin yıllık bir tarih var. Hitit medeniyetini temsil etmesi nedeniyle Kalehöyük bizim için çok önemli. Burada yapılan kazılarda binalar çıkıyor ve bir kale var. Bol miktarda madenler ve süs eşyaları çıkıyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Nimet Özgüç'e incelemelerde eşlik eden AK Parti Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan, Kırşehir'de bin 150 adet höyüğün bulunduğunu ve kazıya açılması halinde turizm patlaması yaşanılacağının altını çizerek, "Kırşehir'in kültür şehri olma yolunda daha hızlı ilerleyebilmesi için bin 150 tane höyüğün kazıya açılması gerekiyor. Bunun için gerekli çalışmaları yapıyoruz. Kaman Kalehöyük, Kırşehir Kalesi ve Karahıdır Yassıhöyüğü'nün kazıya açılmasıyla birlikte bir bütünlük sağlanacak ve buralar arkeologların inceleme merkezleri olacak. Kazı çalışmalarını Japonlar yakından takip ediyor ve büyük destek veriyorlar. Kırşehir'de gün yüzüne çıkması gereken binlerce yıllık tarih var ve bunun için gayret gösterip kazı çalışmalarını devam ettireceğiz" dedi.

Kaman Japon Arkeoloji Merkezi'nin inşaat çalışmalarını sürdüren Ramazan Erbişim ise, Çağırkan'da yapılan kazı çalışmalarının 250 milyon dolar olduğunu ifade ederek, "Türkiye'nin 120 noktasında kazı yapılıyor ama, Kaman-Çağırkan'daki kazı alanı kadar önemli bir kazı alanı yok. Anadolu'nun en büyük kazı merkezi olarak görülen Kaman Kalehöyük'te çalışmalar hızla devam ediyor. Projenin maliyeti 10 milyon dolar. Buraya yapılan müzenin maliyeti ise yaklaşık 250 milyon dolar. Proje devam ettikçe bu rakam artabilir. Çalışmalarımız aralıksız sürüyor" şeklinde konuştu.

MERSİN'DE ARAMİ KİTABESİ

12 Ekşm 2006
Mersin merkeze bağlı Gözne beldesindeki bir çiftçinin tarlasında bulunan ve Antik Çağ dönemine ait olduğu belirtilen "Arami Kitabesi"nin tescil çalışmalarına başlandığı bildirildi.

İçel Sanat Kulübü (İSK) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Murat Merzeci, merkeze bağlı Gözne beldesinde bir çiftçinin tarlasında bulunan kayanın üzerine yazılmış "Arami Kitabesi"nin müze tarafından tescilinin yapılması için girişimde bulunduklarını anlattı.

Bir kaya üzerine yazılı bulunan kitabenin Anadolu ve Mezopotamya'nın en eski dillerinden biri olana Aramice yazıldığını vurgulayan Merzeci, "Bazı kişiler tarafından zarar verildiği de gözlenen yaklaşık 2 bin 600 yıllık kitabe, henüz doğru olarak tercüme edilmemiş" diye konuştu.

Gözne Belediye Başkanı Ali Karacan da kitabenin turizme kazandırılması için gerekli girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

XI. MERSİN ARKEOLOJİ GÜNLERİ
( 6-7-8 EKİM 2006)

mersin_arkeoloji_gunleri-1.jpg

Mersin Arkeoloji Günleri, geçen yıllarda TV haberlerinde de geniş yer bulmuşdu.

MERSİN'DE ARKEOLOJI RÜZGÂRI

XI. ARKEOLOJİ GÜNLERİ BAŞLIYOR


-Semihi VURAL bildiriyor
Kurulduğu günden bu yana Mersin ve çevresinin bilim, kültür, sanat ve gündelik yaşamına renk katan İçel Sanat Kulübü, Türkiye'de imzasını attığı ilklerden biri olan Arkeloji Günleri'nin on birincisini 6, 7, 8 Ekim günleri gerçekleştiriyor.



Üç gün sürecek olan 11. Arkeoloji Günleri sırasında İçel Sanat Kulübü, Cumhuriyet tarihinin ilk kadın arkeologlarından Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Prof. Dr. Muhibbe Darga, Prof. Dr. Nezahat Baydur ve Prof. Dr. Halet Çambel'e "Kültürel Mirasa Katkı Ödülleri" verecek. Türkiye'de çivi yazısını okuyabilen bilim insanlarından, son yıllarda yazdığı kitaplarla da arkeolojik araştırmaların halka ulaşmasını sağlayan çalışmalara imza atan Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ; "Arkeolojinin Delikanlısı" adıyla yayımlanan kitapla kamuoyunun yakından tanıdığı, kadının yer altındaki izlerini süren çalışmalarıyla ünlü Prof. Dr. Muhibe Darga; Roma sikkeleri konusunda ülkemizin sayılı bilim insanlarından olan, Roma dönemi Anadolu Tarihine ışık tutan Prof. Dr. Nezahat Baydur; Dünyanın en eski köyü Çayönü kazısı ile insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olan, Karatepe kazı çalışmaları sırasında arkeolojinin sadece yer altından buluntuların çıkarılması olmadığını ortaya koyan, halk bilimi ve yöre kültürünün yaşatılması çalışmaları bağlamında ayrıca dünyaca ünlü olan Karatepe kök boya kilimlerinin yeniden canlanmasını sağlayan Prof. Dr. Halet Çambel onurlandırılacak.

On yılı aşkın bir süredir Arkeoloji günlerini düzenleyen İçel Sanat Kulübü'nden şu açıklama yapıldı: "Arkeoloji alanında Türkiye dünyanın en gözde yeridir. Türkiye'de de Mersin ve yöresi arkeolojik açıdan sayılı yerlerin başında gelmektedir. Ülkemizde ve yöremizde yapılan arkeolojik çalışmalar konusunda bilgi almak, arkeoloji ile halkı buluşturmak için her yıl "Arkeoloji Günleri" düzenleniyor. Özellikle son yıllarda define avcılığı tarihî alanların tahrip edilmesinin hızla tırmanışa geçtiği bir süreçte arkeoloji günleri ile bu konuda duyarlılığın artması için çaba harcıyoruz. Böylece hiç bir anlam ifade etmeyen bir taş parçasının tarihe ışık tutuğunu, yurdumuzun kültürünün bir parçası olduğunu kamuoyu ile paylaşıyoruz. Arkeoloji günlerinde edinilen bilgiler ışığında her hafta sonu yapılan kültür gezileri sırasında da bunlar uygulamaya dönüşüyor; tarihî, doğal ve kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara ulaştırılması için yöre halkı da bilinçlendiriliyor. Mersin Bölgesinin turizm alanında atağa geçmesinde bu tarihî mirasın bilinmesi, korunması ve tanıtılması önemli rol oynayacağından Arkeoloji Günleri hem tarihî miras hem turizm açısından yaşanan sıkıntılardan kurtulmak için bir can simidi olacak. Bilmeden hiç bir şey yapılamaz."


İçel Soroptimist Kulübü, Mersin Kızkalesi Rotary Kulübü'nün de desteklediği Mersin Arkeoloji Günleri sırasında Fotoğraf sanatçısı Bülent Akbaş, 100 yıl önce ve 100 yıl sonra Arkeolojik yerleri sunacak. Irak Devleti'nin, Bağdat Müzesi'nin kurucusu, İngiliz arkeolog Gertrude Bell'in 1905 yılında fotoğrafladığı Mersin ve çevresindeki arkeolojik alanların bugünkü görüntüsünü sunacak olan Bülent Akbaş ayrıca fotoğraf sergisinin yanı sıra Gürcistan'ı anlatan "Bir yudum Gürcistan" adlı saydam gösterisini sunacak.

Bu yıl bölgede yapılan arkeolojik kazı çalışmalarının her yıl geleneksel olarak ilk kez Mersinlilerin bilgilerine sunulduğu XI. Arkeoloji gürnlerinde bir ilk daha yaşanacak. İlk kez, Mersinliler bir sualtı arkeolojisine ait çalışmaları izleyecekler. Arkeolog Çiğdem Toskay Evrin, (Aydıncık) Kelenderis Yılanlı Ada, Erkut Arcak batığındaki çalışmalarını aktaracak.


XI. MERSIN ARKEOLOJI GÜNLERI programı çerçevesinde Dr. Işık Adıbelli, Tarsus Roma Hamamı kazısı, Araş. Gör. Pınar Kavrar, Tarsus Roma Hamamı cam buluntuları, Azizem Karabağlı, Anadolu İslami tılsım taşları, Prof. Dr. Serra Durugönül, Kızkalesi araştırmaları, Yrd. Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu, Erdemli-Silifke arası Antik dönemde kentleşme ve tarımsal organizasyon, Doç. Dr. Emel Erten, Olba yüzey araştırmaları, Prof. Dr. Levent Zoroğlu, Kelenderis Kazıları, Doç. Dr. Remzi Yağcı, Soli/Pompeipolis Kazıları, Prof. Dr. Mustafa H. Sayar, Mersin tarihi-coğrafi yerleşim arkeolojisi, Prof. Dr. İsabella Caneva, Yumuktepe Kazıları, Prof. Dr. Eugenia Schneider, Elaiussa Sebaste Kazıları, Çiğdem Toskay Evrin, Kelenderis Yılanlı Ada, Erkut Arcak batığı konulu sunumlarını yapacaklar. XI Arkeoloji Günleri çerçevesinde tarihi Gözne Kalesine gezi düzenlenecek.

Ayrıntılı Bilgi için tel: İçel Sanat Kulübü 0 324 238 10

ETKİNLİK PROGRAMI, sitemizin "ARKEOLOJİ ETKİNLİKLERİ" sayfasında yayınlanmaktadır

mersin_arkeoloji_gunleri-2.jpg

XI. MERSİN ARKEOLOJİ GÜNLERİ
( 6-7-8 EKİM 2006

Semihi Vural

İçel Sanat Kulübü, on yılı aşkın süredir "Arkeoloji Günleri" düzenliyor. Her yıl yöremizde yapılan arkeoloji çalışmalarını düzenli olarak Mersinlilere ve arkeoloji dünyasına duyuruyor.

Dört yıldan bu yana , İçel Sanat Kulübü tarafından "Kültürel Mirasa Katkı Ödülleri" verilmektedir. Bu bağlamda bu yıl ilk kez, Türkiye'de uzun soluklu çalışmalarıyla dünyanın takdir ettiği, Cumhuriyetimizin ilk kadın arkeologlarından sayılan dört hocamız XI. Mersin Arkeoloji Günlerine "Onur Konuğu" olarak davet edildiler. Yetiştirdikleri öğrencileriyle bir araya gelecekler, Mersinlilerle birlikte lokalimizin bahçesinde keyifli sohbetler yaşanacak. Bu hocalarımız, Prof.Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Prof.Dr. Muhibbe Darga, Prof.Dr. Nezahat Baydur ve Prof.Dr. Halet Çambel'e İçel Sanat Kulübü tarafından "Kültürel Mirasa Katkı Ödülleri" takdim edilecektir.

Bu yıl ilk kez İçel Soroptimist Kulübü'nün de, Mersin Kızkalesi Rotary Kulübü gibi Mersin Arkeoloji Günleri çalışmalarına katılmaları anlamlı oldu. Özellikle dört bayan hocamızla yapılacak Mersin etkinliği, bir dünya örgütü olan Soroptimist Kulübü'nün sirküleriyle dünyaya duyurulacak. Umarız bu girişimle 2007 yılında yapılacak 12. Mersin Arkeoloji Günleri için bir yenilik, bir gelişme yaşarız ve 11 yıldır sürdürülen Arkeoloji Günleri, 12.sinde "Uluslararası" platforma erişir.

Bu yıl etkinliğe görsel katkı verecek eski dostumuz, üyemiz Bülent Akbaş, ilginç çalışmalar sunuyor. Her yıl etkinliğin bir parçası olarak hazırladığımız sergi bölümünde, yöremizde 100 yıl önce saptanmış görüntülerin günümüzle karşılaştırmalarını izleyeceksiniz. Bayan Gertrude Bell, 1905 yıllarında bölgemizi de görüntülemiş. İngiliz bayanın objektifi ile saptanmış görüntülerin günümüzdeki değişimi, aynı çerçevede izleyeceğiz.

Bu yıl yine, bölgemizde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları, Mersinlilerin bilgilerine sunulacak. Ancak ilk kez, Mersinliler bir sualtı arkeolojisine ait çalışmaları izleyecekler. Arkeolog Çiğdem Toskay Evrin, Kelenderis Yılanlı Ada, Erkut Arcak batığındaki çalışmalarını aktaracak.

XI. Mersin Arkeoloji Günleri programı kapsamında, Mersin Devlet Opera Balesi ve Orkestrası Sanatçıları, Klasik Müzik dinletileriyle etkinliği zenginleştirecekler.

Mersin Arkeoloji Günleri etkinliğine her zaman destek veren Mersin Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Belediyeleri, ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersinlilere teşekkür ederiz. Destekleriniz devam ettiği sürece Mersin arkeoloji Günlerinin uluslar arası bir düzeye ulaşacağına inanıyoruz. Mersin Turizmi için de önemli olabilecek bu çalışmalar, Mersin'deki arkeolojik zenginliği dünyaya tanıtmaya yardımcı olacaktır.

KYZIKOS

12 Eylül 2006
Erdek ilçesinde, deniz suyunun çekilmesi sonucu, 2 bin 5 yüz yıllık geçmişe sahip Kyzikos Antik Kenti'e ait PAPAZ İSKELESİ'nin kalıntıları görünür oldu.
Cumhuriyet

HASANKEYF

11 Eylül 2006
Tarihi kentler birliği üyeleri Hasankeyf'i ziyaret ettiler.
Tarihi kentler birliği başkanı ve Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, "Bir avuç toprak içn can vereceğimizi söyleriz, ama tarihi eserleri koruma noktasında çok ihmalkarız" dedi.
Hasankeyf Belediye Başkanı A. Vahap Kusen, ilçede 6 bin mağara bulunduğunu belirtip "Hasankeyf tarihte mağara sakinlerinin başkenti olarak bilinir. 1970'e kadar bu mağaralarda yaşıyorduk. Mutlaka bu tarihe sahip çıkalım" dedi.
AA., Cumhuriyet

TARİH MAHKEMELİK OLDU

Ağustos 2006
93 yaşındaki Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hakkında dava açıldı. Bu güne kadar 300 civarında Sümer tabletini çözen ve bulgularının ışığında, bunların günümüze yansımalarını anlattığı, son yayınlanan kitabında "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağıladığı" gerekçesiyle dava açıldı.

Prof. Saylan ve Prof. Arat, "Bilimsel gerçeklerin davaya dönüştürülmesinin akıl dışı " olduğunu söylediler
Gazeteler

"VATANDAŞLIK TEPKİLERİM" Muazzez İlmiye Çığ, Kaynak Yayınları-2006

I. VAN GÖLÜ HAVZASI SEMPOZYUMU

Ağustos 2006
8-10 Eylül 2004 tarihinde İst. Üni. Avrasya Arkeoloji Enstitüsü önderliğinde yapılan, I. Van Gölü Havzası Sempozyumu kitaplaştırıldı. Projeye Erzurum Atatürk Üni., Van Yüzüncü Yıl Üni., Çekül Vakfı ve Van Valiliği katkıda bulunanlar.
Avrasya Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Oktay Belli, "Kitabı Urartu'nun Başkentine armağan ediyoruz" dedi. Kitabın derlenmesini Van Valisi M. Niyazi Tanılır sağladı.

SUALTI ARKEOLOJİSİ SEMPOZYUMU

Ağustos 2006
Kaş ilçemiz 29 Ekim 2006 tarihinde Sualtı Arkeoloji Bayramı yaşayacak. Denizaltında arkeolojik park oluşturulacak, Tunç Çağı limanı canlandırılacak, Uluburun II batığı su altında görülebilecek (Kopyası), " Uluslar arası Deniz Tarihi ve Sualtı Arkeolojisi Sempozyumu ve Atölye Çalışmaları" gerçekleştirilecek.

ISOS

İsos antik kenti yapıları zamana direniyor.
Hatay Arkeoloji Müzesi yetkileri, Bakanlıktan talep ettikleri 35 bin YTL gelirse Isos çalışmalarına hemen başlayacaklarını belirttiler. Kaçak kazılar sonucu, mozaik tesbit edilmişdi.
Isos, Hatay ın Erzin ilçesi yakınlarında bulunuyor.
Antik kent, Hitit, Pers, Roma, Selçuklu, Osmanlı, medeniyetlerine ev sahipliği yaptı. Kentte bulunan, liman, kale, tapınak, sarnıçlar, kemer zamana direnmeye çalışıyorlar. İsos, yüksekliği 7-8 m. bulan 2 Km. uzunluğunda su kanalları ile dikkati çekiyor.

MÖ. 9.yy'a ait HEYKEL ELE GEÇTİ

31 Ağustos 2006
Mersin'de MÖ.9. yy'a tarihlenen heykelcik, tarihi eser kaçakçılarında yakalandı.
Mersin Müze Müdürü Songül Ceylan, "Arami kültürünü yansıtan, Güney Anadolu-Kuzey Suriye özelliği taşıyan ve yerel bir tanrıyı simgeleyen 26 cm. boyundaki heykelin nerede bulunduğunu araştırıyoruz. Daha büyük örnekleri Gırbelle Höyük'te bulundu ve Mardin Müzesinde sergileniyor" diye bilgi verdi.
Cumhuriyet

"KİLİN RENKLERİ" SERGİSİ

28 Ağustos 2006
Los Angeles Paul Getty Müzesinde açılan "Kilin Renkleri" adlı sergide Atina Çömlekçiliği sergileniyor. MÖ.550-340 yılları arasına tarihlenen kil eserler arasında, insan ya da hayvan başlı şarap kadehler ilgi çekti. Bu kaplarda, en az iki renk kullanılarak mitolojik sahneler betimlenmiş. Bazı eserlerde sanatçıların imzaları da bulunuyor.
Serginin özel katalogu, dönemin resim sanatı, seramik yapım teknikleri, süsleme özellikleri bilgilerini ve eserlerin killerinin, mikroskop, morötesi ve başka analiz yöntemleriyle inceleme sonuçlarını da içeriyor.
Konuyla ilgisi olanlara katkı sağlayacak, kataloğu elde etmeleri önerilir.
Özgen Acar - Cumhuriyet

"ALTIN POST"TAN SANAT GALERİSİNE

31 Ağustos 2006
Ordu nun Perşembe ilçesi Çaytepe mevkiinde bulunan ve "ALTIN POST" efsanesinin geçtiği yer olarak bilinen Yason Burnu'ndaki kilise restore edilerek sanat galerisi olarak düzenlenecek. Ordu Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer Günay, içi halen boş taş yapılı kilisenin kısa zamanda onarılacağını söyledi.
Dünya

KAPADOKYA

KAPADOKYA KAYA KİLİSELERİ TEHLİKEDE

22 Ağustos 2006
Kapadokya'daki kaya kiliseleri bakımsızlıktan teker teker yok oluyor.
Ürgüp Belediye Başkanı Bekir Ödemiş, "Kapadokya müzelerinden her yıl elde edilen 4 milyon YTL'nin bir kısmının kaya kiliselerinin bakım ve onarımına ayrılmasını gereğine işaret ederek, bu gidişle hepsini kaybedeceğiz" dedi.

Göreme Belediye Başkanı Fevzi Günal ise yıkılma tehlikesi bulunanlar kapatılıyor, "Kiliseleri kapatarak koruma olmaz. Meryem Ana Kilisesi yıkılmak üzere, Kılıçlar Kilisesi kapalı, çevredeki pek çok kilisede aynı durumda" dedi.
Cumhuriyet

RUMELİ HİSARI'NA CAMİ YAPILACAK

15 Ağustos 2006
Rumeli Hisarı konser alanında bulunan ve günümüze yıkık minaresinden başka bir iz bırakmayan Boğazkesen camii, Büyük şehir belediyesi tarafından restorasyon adı altında yeniden inşa edilecek.
Vakit, Cumhuriyet

AKŞEHİR KİTABELERİ ÇÖZÜLÜYOR

15 Ağustos 2006
Fransız arkeolog Thomas Drew Bear, daha önce çözülmemiş Roma Dönemi kitabelerinin çözümü için Akşehir de çalışmalara başladı

HERAKLEIA HIERONU

9 Ağustos 2006
Deniz'linin Tavas ilçesine bağlı Kızılcabölük beldesi yakınındaki Herakleia Hieronu Anıt Mezarında bir kabartmada bulunan Artemis başı kesilerek çalındı. Açılan soruşturmada bekçisinin ifadesi alındı.
AA., Cumhuriyet

HATTUŞAŞ

3 Agustos 2006
Unesco Dünya Miras Merkezi Başkanı Franceco Bandarin ve eşi Patrizia, ülkemizdeki Dünya Miras listesinde yer alan ören yerlerini geziyor. Çorum Ortaköy'de Kazı başkanı Doç. Anderas Schachner görüşüp, 2008 yılını Dünya Hitit yılı ilan etmek için çalışacağını söyledi.
2008 yılında Çorum'da Uluslarası Hititoloji Kongresi yapılacak.
Bogazkale, 2006 yılında Dünya Miras listesine alınmıştı.
Cumhuriyet

HASANKEYF

1 AGUSTOS 2006

Ilısu barajının temelleri 5 Agustosta atılıyor.
Ilısu barajının etki alanında kalacak HASANKEYF çalışmaları için 53 milyon dolar ayrıldı.

Bakalım 53 milyon dolar Hasankeyf'i kurtarak mı?

Onbeş yıl ömür biçilen Ilısu barajı, bilinen 208 sit alanını daha sulara gömecek.

COLESIA

AVUSTURYALILAR COLESIA KENTİNİ İSTİYOR

Denizli
Güney Avustralya'nın Flinders Üniversitesinden gelen heyet , antik Colesia kentinin kazısı için bir gayret içinde olduklarını, Kültür Bakanlığı ve Üniversite ile ortak bir çalışma yürütmek istediklerini ancak bazı bürokratik engeller dolayısıyla henüz tam bir sonuca varılamadığını belirtti. 2008 yılı itibariyle kazıların başlama ihtimalinin olduğunu ve bu konudaki gayretlerini sürdürdüklerini söyledi. Lycus vadisinin ilk şehrinin Colesia olması nedeniyle bu bölgede yapılacak kazıların oldukça önemli olduğunu vurguladı. Heyetteki arkadaşların yaklaşık dört yıldan beri bu konuda araştırmalar yaptıklarını, bu çalışmalarıyla ilgili Sayın Vali'ye bilgi sunduklarını, Alan Cadwallader'ın İngiliz Arkeoloji Enstitüsünde aylar süren bir araştırma yaptığını, heyetteki üyelerin kendi konularında lisansüstü eğitim aldıklarını ve çalışmalarına başlamak için sabırsızlandıklarını sözlerine ekledi. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Adem Özel de ziyaretlerinden ve kendilerini bilgilendirmelerinden dolayı heyete teşekkür etti. -

ALLIANOI

allianoi_turistler.jpg

Allianoi'ye turist akınının resmidir.

ALLIANOI İÇİN NE YAPIYORSUNUZ?

19 Temmuz 2006

Anavatan Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Zübeyr Amber, Allianoi kentinin geleceğiyle ilgili olarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanını ve Kültür Turizm Bakanını soru yağmuruna tuttu. " 45 yıl hizmet verecek bir baraj projesi için, eski Roma Çağından günümüze kadar gelen ve bundan sonra da yıllarca ülke turizmine hizmet verecek bu kalıntıların sular altında kalmaması için projeniz nedir?"
"Dünya arkeolojisi içinde de önemli bir yeri olan Allianoi tarihi kalıntıları için bundan sonra neler yapılacaktır?"
Soru önergelerinde konuyla ilgili çeşitli sorular da yer alıyor..

GÖBEKLİTEPE

gobeklitepe-3.jpg

Göbeklitepe kazıları-2005

GÖBEKLİTEPE POSTA PULU OLDU

19 Temmuz 2006

Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Göbeklitepe'nin pulunu bastırdı. Son günlerde dünya medyasının gündemine oturan Göbeklitepe böylece daha çok dikkati çekecek.
Yüz bin adet bastırılan, sigara paketi büyüklüğündeki pul, Şanlıurfa'dan postalanan gönderilere yapıştırılacak. Pulun üzerinde İngilizce ve Türkçe olarak "Göbeklitepe, 11.500 Yıllık Dünyanın En Eski Tapınağı" yazılı.

Göbeklitepe Kazı başkanı Doç. Klaus Schmidt, Almanya'da 6 ay önce çıkan ve ikinci baskısı yapılan kitap için; Türkçesi ve İngilizcesi yıl sonunda çıkacak dedi.
Kitapta, Şanlıurfa'nın Örencik Köyü yakınlarındaki Göbeklitepe'nin bulunuş öyküsü, arkeolojik kazılar sonucu bulunan tarihi yapılarla ilgili bilgiler yer alıyor.

ZEUGMA

zeugma-2003.jpg

Zeugma-2003
Kazı Çalişmaları

Görkay: "Zeugma arkeopark olacak"

20 Temmuz, 2006

Gaziantep'in Nizip ilçesinde Birecik Barajı gölü kıyısındaki Zeugma antik kentinin kazı, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla arkeopark haline getirilmesi amaçlanıyor.

Zeugma'da geçtiğimiz yıl başlatılan kazıya başkanlık eden Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Kutalmış Görkay, yeni çalışmalara 1 ağustosta başlayacaklarını söyledi.

Çalışmalara bu yıl Fransa, ABD ve İsveç'ten de katılım olacağını kaydeden Görkay, "25 temmuzda Gaziantep'te olacağız. Son hazırlıklarımız yapıp 1 ağustosta çalışmaya başlayacağız. Çalışmalar 30 ekime kadar sürecek" dedi.

Çalışma uzun yıllar sürecek

Dionysos ve Danea villaları üzerinde 2005'te başlattıkları çalışmaları bu yıl da sürdüreceklerini belirten Görkay, villaların üzerini kapatarak yerli ve yabancı turistlerin gezebileceği mekanlar haline getireceklerini anlattı.

Görkay, "bir bölümü baraj gölü suları altında kalan Zeugma'da uzun yıllar sürecek bir çalışma başlattık. Kazı, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla Zeugma'yı bir arkeopark haline getirmeyi amaçlıyoruz" dedi.

Kutalmış Görkay, önemli bir kültür mirası olan antik kentin korunması ve turizme kazandırılmasına Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın büyük önem verdiğini vurguladı.

Tarihte Zeugma

Zeugma antik kenti MÖ 300'de Büyük İskender tarafından 'Selevkeia Euphrates' adıyla kuruldu. Romalı komutan Pompeius, MÖ 64'te kendine yaptığı yardımları karşılığında I. Antiachos'a verdi.

Kommagene'nin dört büyük şehrinden biri olan kent, MÖ 31'den itibaren tamamıyla Roma'ya bağlandı ve köprü, geçit anlamına gelen 'Zeugma' adını aldı.

Roma döneminde büyük bir zenginlik ve ihtişam yaşayan Zeugma, MS 256'da Sasani kralı I. Şapur tarafından ele geçirilerek yakılıp yıkıldı. Daha sonra yaşadığı depremden büyük zarar gördü ve bir daha kendini toparlayamadı.

İlk kazı 1987'de

Zeugma'da ilk kazı, bir kaçak kazı ihbarı üzerine Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından 1987'de gerçekleştirildi. Kazıda oda biçimli aile kaya mezarda, mezar sahiplerine ait heykeller bulundu.

Antik kentte ikinci kazı 1992'de yine bir kaçak kazı ihbarı üzerine Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürü Rıfat Ergeç tarafından yapıldı. Bu kazıda taban mozaiği ve villa gün ışığına çıkarıldı.

Kentin önemli bir bölümünün GAP kapsamında inşa edilen Birecik Barajı'nın göl suları altında kalacak olması nedeniyle 1993'ten itibaren yerli ve yabancı bilim adamlarından oluşan çok sayıda ekip Zeugma'da kurtarma kazıları yürüttü.

Kazılarda gün ışığına çıkarılan eserlerin en önemlileri olarak değerlendirilen mozaikler, Mark heykeli, duvar resimleri ve kil mühür baskı koleksiyonu halen Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.

Bakanlar Kurulu'nun 2005 yılında aldığı kararla antik kentte yürütülecek çalışmalara başkanlık etme görevi Doç.Dr. Kutalmış Görkay'a verildi.

zeus-1.jpg

19.07.2006

1.Zeus Şiir Dinletisi
Dinleti Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu'da yapıldı


Birinci Zeus Şiir Dinletisi, şairlerin katılımıyla İda dağı'nın Zeus Altarı olarak bilinen mekanda yapıldı.
Birinci Zeus Şiir Dinletisini, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu Belediyesi ve Küçükkuyu Kültür Turizm Derneği' ortaklaşa düzenledi.

Mitolojide Zeus'un Hera ile buluştuğu ve Truva ovasındaki savaşların yönetildiği yer olarak bilinen İda dağı eteklerindeki Zeus Altarında yapıldı.

Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen şairler birbirinden ünlü şiirlerini Mitolojide adı geçen Zeus Altarında okudular.

ÜÇ MİLYON ESERE 1600 KİŞİ

Müzeler Genel Müdürü açıkladı: Dolmabahçe Sarayı'nda 1200, 3 milyon eserin yer aldığı diğer müzelerin tümünde 1600 kişi çalışıyor Mardin Müzesi'nde kayıp olmadığı, ancak 24 bin eserden 12 bin eserin kaydının bulunmadığı ortaya çıktı

'Kalifiye eleman 600'
Müzelerde sürekli kadro yetersizliği gündemde.
93 müzeye bağlı 92 birimde toplam 1600 personelimiz var. Bu rakam Avrupa standartlarının çok altında. TBMM'ne bağlı Dolmabahçe Sarayı'nda 1200 personel çalıştığını ve 600'ünün kalifiye eleman olduğunu öğrendim.
2006 başlarında Bakanı'mızın (Atilla Koç) talimatlarıyla DÖSİMM imkânları ile 80 arkeolog ve sanat tarihçi alındı. Bunun dışında bu ay 69 arkeolog ataması yapılacak. Bunlara bekçi, memur ve diğer personeli ilave edersek, son bir yılda müzelerde yeni işe başlayanların sayısı 300'ü geçiyor.
Ayrıca Bakanı'mızın, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile yaptığı görüşme sonucunda da merkezi sınav ile müzelerimize 227 arkeolog ve 173 sanat tarihçisi atanması yönünde bir mutabakata varıldı.

Eserlerin sayısına bakılınca müze sayısı çok yetersiz. Almanya'da 10 bin müze var.


Sahip olduğunuz eserleri koruyamıyorsunuz diye yurtdışından da tepkiler geldi.
32 müzede sayımlar devam ediyor. Umut ederim ki müzelerdeki eserlerimiz eksiksiz ve orijinal çıkar.
Mardin Müzesi'nde yürütülen inceleme tamamlandı. Eksik çıkmadı, ancak 24 bin eserin 12 bini envantere kayıtlı değil.

Ömer Erbil, Milliyet, 16/7/2006

PHASELIS

05 Temmuz 2006 Çarşamba ANTALYA

- Kemer İlçesi'ne bağlı Tekirova Beldesi'nde bulunan ve her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği Phasalis Antik Kenti'nde elektrikler, 2 bin YTL'lik borç nedeniyle kesildi.


Antik kentin giriş kapısındaki turnikeler, elektrik kesintisi nedeniye çalışmayınca görevliler tarafından zincir çekilerek kapatıldı.
Yılda yaklaşık 150 bin turistin ziyaret ettiği antik kent içinde bulunan büfe ve tuvaletler de elektirik kesintisi nedeniyle kapanırken, turistler ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi.

Bölgede 20 yıldır teknecilik yapan Mesut Kaçan turistlerin büyük sıkıntı yaşadığını söylerken; turizmci Mustafa Pehlivan ise yetkililerin bu konuya çözüm bulmasını istedi.

Tanju İyidoğan
NTV-MSNBC

7 TEMMUZ 2006
Antik kenti başkan aydınlattı
Borcu nedeniyle uzun süredir elektrikleri kesik olan Phasalis Antik Kenti'nin elektrik borcu, Tekirova Belediye Başkanı Yusuf Üras tarafından ödendi.
AA.

Kırıkkale'de 25 milyon yıllık fosiller

02.07.2006
Kırıkkale (AA) - Kırıkkale'de, yaklaşık 25 milyon yıl önce yaşadığı sanılan, karada yaşamış en büyük memeli olan bir gergedan türü Baluchitherium'un fosilleri bulundu.

Türkiye, Pakistan, Kazakistan, Çin ve Moğolistan'dan sonra Baluchitherium'un fosilleri bulunan 5. ülke oldu.

Fosiller, Kırıkkale'nin Delice ilçesi yakınında çalışan Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, Paris Milli Doğa Tarihi Müzesi ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji Bölümünden oluşan ekip tarafından bulundu.

MTA Tabiat Tarihi Müzesi Müdürü Alaattin Vural, Paris Milli Doğa Tarih Müzesi Paleontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şevket Şen ve MTA'da Paleontolog Sibel Karaman, 2000 yılından beri bölgedeki arazilerin jeolojik yapısı üzerinde çalışırken fosilleri bulduklarını söylediler.

2005 YILI EN ÇOK PARA KAZANAN 5 ANTİK KENT

1- EFES
2- TROIA
3- BERGAMA
4- ASPENDOS
5- PERGE

2005 YILI EN FAZLA PARA KAZANAN 5 MÜZE

1- TOPKAPI SARAYI MÜZESİ
2- AYASOFYA MÜZESİ
3- GÖREME AÇIKHAVA MÜZESİ
4- MEVLANA MÜZESİ
5- BODRUM MÜZESİ

85,5 Milyon YTL.

2005 yılında müze ve ören yerlerini gezen yabancı ve yeri ziyaretçilerden 85,5 YTL gelir elde edildi.

TOPKAPI SARAYI; 3 milyon 300 bin ziyaretçi
AYASOFYA; 1 milyon 400 bin ziyaretçi
Mevlana Mz.; 552 bin ziyaretçi
GÖREME AÇIK HAVA Mz.; 466 bin ziyaretçi gezdiler

20005 yılında kapalı 31 müzeden 25'i açıldı

Bolu Müzesi
Marmaris Müzesi
Sinop Müzesi
Tire Müzesi
Kütahya Çini Müzesi
Birgi Çakırağa Konağı ziyarete açıldılar

MÜZE HIRSIZLIK ENVANTERİ

Müzelerimizden;
2002'de 151
2003'te 160
2004'te 361
eser çalındı.Son incelemeler hariçdir.
arkeoloji dünyası

Klasik Arkeoloji cenneti İzmit

Haber: Oktay Özgür

KOCAELİ (KOÜHA) - Kocaeli Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayse Çalık Ross, İzmit'in klasik arkeoloji için bir cennet olduğunu söyledi. Anıtpark Yerleşkesi'nde yapılan "İzmit ve Arkeoloji" adlı konferansta konuşan Ross, İzmıt dışında çalışma yapmakta olduklarını belirterek, "Arkeoloji Bölümü'nün teknik altyapısı hazır olduğunda İzmit'e el atacağız" dedi.
İzmit'te daha önce birkaç kurtarma çalışması dışında arkeolojik araştırmada bulunulmadığını söyleyen Ross, Kocaeli Üniversitesi'nde arkeoloji bölümü açılmasının çok yerinde bir karar olduğunu dile getirdi. Ross, çok sayıda deprem olması ve Roma zamanında, adı Nikomedia olan İzmit'in üstüne yeni, modern bir şehir kurulması nedeniyle arkeolojik dokunun yıpranmış olduğunu söyledi. Nikomedia'nın doğunun başkenti olduğunu hatırlatan Ross, "Eskiden burada, surlarla çevrili, içinde biri kesinlikle Hellenistik olmak üzere 2 tiyatro binası, bir Roma hamamı, bir Roma tapınağı, liman ve iskele bulunuyordu" diye konuştu.
Ross, Nikomedia'da, Roma İmparatoru Augustus adına bir tapınak bulunduğunu belirterek, önemli bir ticaret merkezi olan ve silah imalatının da yapıldığı bu şehrin Roma için önemini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

TÜRK ESKİÇAĞ BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

4 Haziran 2006 tarihinde Brüksel'de toplanan
dünya bilim akademileri genel kurulunda enstitümüz
Uluslararası Akademiler Birliği'ne (Union Académique Internationale)
2 yıl beklemeli üye olarak kabul edilmiştir.

Prof. Dr. Ali Dinçol
Enstitü Başkanı

Türk Eskicag Bilimleri Enstitüsü
Ekrem Tur sok. No. 4
34435 Beyoglu/Istanbul
TURKEY

Topkapı Sarayı Müzesi internette

04.06.2006

Türkiye'nin en önemli kültür zenginliklerinden birisi olan Topkapı Sarayı Müzesi, internet ortamında kullanıcıların hizmetine sunuldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Bakanlık ve Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü işbirliğiyle hazırlanan Topkapı Sarayı Müzesi resmi web sitesi www.topkap?sarayi.gov.tr ve www.kulturturizm.gov.tr adreslerinde ulaşılabilecek. Topkapı Sarayı Müzesi web sitesi, sarayın tarihsel gelişiminin anlatıldığı "Tarihçe", müzeye ilişkin merak edilen konuların yer aldığı "Genel Bilgiler" değişik bölümlerin tanıtıldığı bölümler internet üzerinden 3 boyutlu olarak gezilebildiği "Sanal Gezi", "Ulaşım", "Fotoğraf Galerisi" ve "İletişim" ana başlıklarından oluşuyor. Öte yandan, sitenin 9 Haziran Cuma gününden itibaren İngilizce olarak hizmet vermeye başlayacağı belirtildi.

TROİA KAZI HEYETİ'NE YENİ BAŞKAN

Troia Antik Kenti'nde yıllarca kazı heyeti başkanlığını yapan Prof. Dr. Manfred Osman Korfmann'ın 2005 yılında vefat etmesinin ardından yerine Almanya'nın Tübingen Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ernst Pernicka getirildi.

Gaziantep Müzesi ve ZEUGMA MOZAİKLERİ
sanal ortamda taşındı
(Çok güzel hazırlanmış bu siteye "LİNKLER" sayfamızdan ukaşabilirsiniz.)

02 Haziran 2006

Savaş tanrısı Mars'a lazerli koruma
Zeugma Antik Kenti'ndeki kurtarma kazılarında gün ışığına çıkarılan savaş tanrısı Mars heykeli, sergilendiği alanda lazer güvenlik sistemiyle korunuyor.


GAZİANTEP - Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdür Vekili Mehmet Önal, bronz Mars heykelini, Zeugma Antik Kenti'nin Birecik Barajı göl suları altında kalan bölümünde 2000 yılında yürüttükleri kurtarma kazısı sırasında bulduklarını anımsattı. Mars heykelinin Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde korunan ve sergilenen en önemli birkaç eserden biri olduğunu vurgulayan Önal, "Çok değerli olması nedeniyle bu eseri korumak için lazer güvenlik sistemini tercih ettik. Esere fazla yaklaşılınca alarm sistemi devreye giriyor"
AJANSLAR

MARS HEYKELİ

Kurtarma kazıları sırasında bulunan Mars heykeli, Zeugma'dan kurtarılan en değerli eserlerden biri kabul ediliyor.
Savaş tanrısı Mars'ın bronzdan yapılmış çıplak heykelinin gövdesi (S) hareketi yaparak ayakta duruyor. Dirseğinden bükerek yukarı kaldırdığı sağ eli bir mızrak tutar gibi işlenen Mars, sol eliyle de kıvrık dallı bir çiçek tutuyor.

Savaş ve bereketi simgeleyen dünyadaki bilinen tek Mars heykeli olan eserin, MÖ 2. yüzyıldan günümüze kaldığı ifade ediliyor.

Mars haykeli, sırt üstü yatar pozisyonda, üzerine düşen ağır cisimler nedeniyle sol kolu kırık, göğüs bölümü yanık ve ezik, eli ise parçalanmış halde bulunmuştu. Heykel, 2001 yılında İtalyan Dr. Roberto Nardi başkanlığındaki ekip tarafından yapılan ve yaklaşık bir yıl süren çalışma sonunda sergilenmeye hazır hale getirildi ve Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde kendisi için özel olarak hazırlanan bölümde teşhir edilmeye başlandı.



3 ton ağırlığında tarihi alınlık bulundu

22.05.2006

SİNOP (İHA) - Sinop'ta, inşaat çalışmaları sırasında 3 ton ağırlığında Roma dönemine ait mermer alınlık çıktı. İlginç işlemelerle kaplı olan tarihi eser, bulunduğu yerden kepçe yardımıyla alınarak Sinop Arkeoloji Müzesi'ne getirildi.

Kefevi Mahallesi Türe Sokak'ta Can İnşaat tarafından gerçekleştirilen hafriyat çalışmaları sırasında, büyük bir tapınağa ait olduğu tahmin edilen ve binlerce yıllık, tarihi yapıların girişlerinde bulunan mermer işlemeli alınlık bulundu.

İnşat firması tarafından müze yetkililerine olayın haber verilmesi sonrası, Sinop Müzesi arkeologları tarafından çalışma başlatıldı. Yaklaşık 3 ton ağırlığındaki dev mermer alınlık, kepçe yardımıyla bulunduğu yerden güçlükle alınabildi. Kepçeyle taşınan tarihi eser, çevredekilerin de büyük ilgisiyle karşılaştı. Tarihi mermer alınlık uzun süren uğraşlar neticesinde Sinop Arkeoloji Müzesi'ne getirildi. Tarihi eserin çok değerli olduğu ve paha biçilemediği belirtildi.

Tarihi eser hakkında bilgi veren Sinop Müzesi Arkeologu Fuat Dereli, eserin Roma dönemine ait olabileceğini söyledi. Dereli, "Bulunan eser büyük bir tapınak, çeşme ya da mezara ait binanın alınlığı. Yani binanın en üst kısmında bulunan üçgen alınlık. Roma dönemine ait ve muhtemelen Milattan Sonra birinci veya ikinci yüzyıldan kalan bir eser. Eseri temizlendikten sonra muhteşem figürler daha güzel bir şekilde ortaya çıkacak. Eşsiz bir işleme sanatı buna da uygulanmış. Bu süsleme Hellenistik dönemden itibaren, en çok da Roma döneminde kullanılmış. Çok önemli yapılarda ve mermer işçiliğinde kullanılan bir süsleme. Öyle çok sık görülen bir eser değil. Çok mükemmel bir yapıya ait olmalı. İnşaat alanında sondaj kazısı yapacağız. Bununla ilgili tarihlendirme yapılacak ve kime adanmış bir yapı olduğu anlaşılacak. Bir tapınak mı yoksa bir imparatora adanmış bir yapı mı olduğu yapacağımız sondaj çalışması sonrası anlaşılacak" diye konuştu

93hs2.jpg

ASPENDOS

YAĞLI GÜREŞ YAPALIM GERİSİNİ YIKALIM

29 NİSAN 2006, (İHA)

Belkıs Belediye Başkanı Hümmet Mert, "Belkıs Belediyesi olarak biz Aspendos'taki eski güreşleri tekrar canlandırmak istiyoruz. Aspendos Antik Tiyatrosu'nda düzenleyeceğimiz güreş organizasyonu geleneksel ve uluslararası nitelik taşıyarak, turizm beldesi olan yöremizde turizmin daha da gelişmesine katkıda bulunacak. Biz şimdiden bu heyecanı yaşamaya başladık" dedi.


Diğer taraftan Belkıs Belediye Başkanı Hümmet Mert'in Ankara ziyareti çerçevesinde Belkıs'ta imar alanları genişliyor. Antalya Milletvekili Burhan Kılıç'la birlikte Müzeler Genel Müdürlüğü ziyaretinde konunun gündeme geldiğini ifade eden Başkan Mert, "Belkıs Belediyesi ve Müzeler Genel Müdürlüğü yetkililerinin 8-14 Mayıs tarihleri arasında yapacakları ortak çalışmayla beldemizde bulunan SİT alanları daraltılacak. SİT alanı niteliğini kaybeden araziler imara açılacak" diye konuştu.

SİDE





Side'de tarihine göre yenileme

10 Nisan, 2006

Eski Pamfilya'nın doğal limanı olan, Lydia, Pers ve Roma döneminde ticaret merkezi olarak ün salan, korsanların önemli merkezi Side'nin antik tarihi ortaya çıkıyor.

Side Belediyesi'nin akademisyenlerle işbirliği içinde hazırladığı projeyle Athena ve Apollon tapınakları tarihteki ilk halini alacak ve antik kentte kalıntılar arasına Roma-Bizans dönemi resmedilecek.

Side Limanı'nın ağzına karşılıklı yapılacak Apollon ve Athena heykellerinin ellerinde taşıyacakları meşaleler deniz feneri işlevi görecek.

Side'deki meydan, sokak lambaları ve oturma grupları tamamen yenilenecek.
Arkeolog Orhan Atvur ve Akdeniz Üniversitesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sencer Şahin'in danışmanlığını yaptığı proje kapsamında ilk olarak antik kentin yeni logosu yaratıldı.

Anadolu'nun bereket sembollerinden nar, Roma İmparatorluk dönemindeki şehrin sembolü olarak yeraldığı Side sikkelerindeki haliyle antik kentin logosu olarak kullanılacak.

30 tablo camekanlar arasında

Ressam Esma Civcir tarafından antik kenti rekonsturiktif ve mitolojik olarak anlatan 30 tablo ören yerlerine camekanlar arasına yerleştirilecek.

Sanat kritiğini Alman sanat tarihçisi Prof. Dr. Mattihas Bleyl'in yapacağını tablolar, Side'ye yerleştirilmeden önce aralarında Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu çok sayıda ülkede iki yıl boyunca sergilenecek ve antik kent sanat yoluyla tanıtılacak.

Antik bir kentin ilk kez kendi dokusu ile planlanarak yenileneceğini vurgulayan ressam Esma Civcir, projede yer almaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Boyları iki metreye ulaşacak tablolarda, Hermes'i, korsanları ve köle pazarlarını yeniden Side'ye getireceğini anlatan Civcir, hamam sahnelerini, Artemis Tapınağı'nı, zeytinyağı işliklerini resmedeceğini de söyledi.

Zeus'un çocukları Apollon ve Athena, Side Limanı'nda yeniden hayat bulacak.

Belediye Başkanı Osman Demirkulak'ın girişimiyle tamamı rıhtım haline getirilen ve denizin 4-5 metre derinleştirildiği Side Limanı'nın iki ucuna karşılıklı olarak Apollon ve Athena heykelleri yerleştirilecek.

Limanda mevcut olan deniz feneri kaldırılacak ve 12-13 metre boyundaki heykellerin ellerinde taşıdıkları meşaleler deniz feneri işlevi görerek, beldenin yeni sembolü olacak.

Esma Civcir'in tasarladığı heykeller, heykeltıraş Yrd. Doç. Nusret Başdöner tarafından yapılacak. Bununla birlikte Apollon ve Athena tapınakları restore edilerek ilk hallerine getirilecek.

Melek figürleriyle karşılama

Kumköy kapısı ve Manavgat girişine yapılacak heykelle, turistleri korent başlıklı sütunlardaki melek figürleri karşılayacak.

Side Antik Kenti Meydan Düzenlemesi kapsamında, Liman Caddesi'ndeki Atatürk büstü kaldırılacak ve yeni Side'de, törenlerin yapılacağı bir Atatürk Meydanı oluşturulacak.

Şaha kalkmış bir at üzerindeki Atatürk heykelindeki rölyeflerde Kurtuluş Savaşı anlatılacak.

Liman Caddesi'ne inşa edilecek havuz ve tabana Side Müzesi'ndeki tavan süsleri uyarlanacak. Antik kent, sütun başları şeklinde düzenlenecek sokak lambalarıyla ve eksedra denilen eski oturma gruplarıyla donatılacak. Antik kentte, mozaik taşları dahil kendi kültüründen esinlenerek eklenen her objeye 'nar' logosu işlenecek.

Side Belediye Başkanı Osman Delikkulak, yaklaşık 30 milyon dolara mal olacak projeyle Side'yi antik tarihine uygun şekilde baştan yaratacaklarını açıkladı.

Projenin sponsorlar aracılığıyla tamamlanacağını belirten Delikkulak, Side'nin deniz-güneş-kumunu değil, tarihini ön plana çıkartmak istediğini vurguladı.

Tapınakların olduğu bölgeyi denize doğru 60 metre doldurduklarını da açıklayan Delikkulak, burada konserlerin verilebileceği 10 bin kişilik kültürel alan yaratacaklarını kaydetti.

DİYARBAKIR'DA ARKEOLOJİ VE SANAT DERNEĞİ

Diyarbakır dicle üniversitesi arkeoloji bölümünden bir grup öğrenci "Arkeoloji, Kültür ve Sanat derneği" kurdular.
Derneğin kurucu üyelerinde Sebahattin Özmen, derneğin amacını " Diyarbakır'ın, bölgenin ve ülkenin kültürel yapısına sahip çıkıp ayrıca bilinçli bir rehberlik anlayışı ortaya koymak ve yok olan kültürel yapılara sahip çıkarak bunlarla ilişkili projeler geliştirmek" olarak açıkladı.
Derneğin ilk etkin faaliyeti; 7 Nisanda çıkılacak Ege Arkeoloji Gezisi

Derneğe aşağıdaki a-mail den ulaşabilirsiniz
sebahattinozmen022@mynet.com

NOT; Bu dernek Duyarlı kişilerden, kitap yardımı bekliyor.

ADRES; İstasyon cad eskihal durağı güneş apt kat 2 no 3 Yenişehir DİYARBAKIR ARKEOLOJİ KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ

Minos uygarlığı zamanının ötesinde miydi?

Minos uygarlığının Bronz Çağı duvar resimlerinde, eşsiz matematik bilgiler bulundu. Arşimed'in MÖ 300'de bulduğu geometrik şekil, MÖ 1600'de Minos duvarlarına çizilmiş.

Atina'daki Ulusal Teknik Üniversitesi'nden bilim insanı Constantin Papaodysseus, MÖ 1600'lere dayanan matematik şekillerin daha önce sanılandan çok daha derin bir matematik bilgisini gösterdiğini söylüyor.

Thera yanardağının MÖ 1600 yıllarında püskürmesiyle lavlar adanın güneyindeki Akrotiri'yi kapladı ve Minos uygarlığı yok oldu. Santorini adasındaki Akrotiri kentinde bir binanın duvarında bulunan şekiller üzerinde çalışmalar sürüyor.

Arşimed sarmalının ikizi
Akrotiri'de sürdürülen kazılar sırasında, aralarında antik rıhtıma yakın bir tapınak olduğu sanılan ve bugün Xeste-3 olarak adlandırılan büyük bina da dahil olmak üzere 10'dan fazla binada çalışmalar yapıldı.

Xeste-3'teki şekiller arasında en dikkat çekici olanı, 32 santimetre çapındaki noktalı sarmal. Papaodysseus, bu şeklin Arşimed sarmalıyla aynı olduğunu söylüyor: ''Matematik bir fomülle tanımlanmış ve çizgiler eşit uzaklıkta.''

Doğal ortamda yok
Salyangoz kabuğu gibi bazı spiraller, doğada bolca bulunuyor ya da kolaylıkla çizilebiliyor. Arşimed sarmalı ise diğerlerine benzemiyor, araştırmacılar Arşimed sarmalının doğal olarak oluşamayacağını düşünüyor.

Çalışması 'Archaeometry' dergisinde yayımlanan Papaodysseus, ''bu, gelişmiş geometrik şekillerin bulunduğu en eski zaman'' diyor: ''Benzer şekiller ancak 1300 yıl sonrasında ortaya çıkıyor.''

Yazılı belge yok
Papaodysseus ve ekibi, Theran sanatçılarının çizimlerindeki geometrik ilkeleri nasıl ve ne kadar anladığını henüz bilmiyor. Çünkü ellerinde bu döneme ait yazılı belge bulunmuyor.

Fakat Papaodysseus, ''en azından, bu çizimlerin arkasında mutlaka geometrik araçlarla yapılan deneyler yatıyor olmalı. Çizimlerin belirgin geometrik sezilerle yapılmamış olması imkansız'' diyor.

3 milimetre şaşıyor
Xeste-3'te bulunan geometrik tasarımlar, ilk olarak yıllar önce bölgede araştırmalar yapan arkeologlar tarafından keşfedildi. Papaodysseus'a göre, çoğu insan çizimlerin elle yapılmış rastgele resimler olduğunu düşünüyordu.

Araştırmalardan sonra, kıvrımların fazlasıyla düzgün olduğu sonucuna vardı: Kıvrımlar kesin bir matematik formülle ve uzaklıkları en fazla milimetrenin üçte biri şaşacak düzgünlükte çizilmişti.

Şablonla yaptılar ama...
Papaodysseus bu keskinliğin, kolay taşınabilmesi ve çizimlerin kolay yapılabilmesi için altı parçaya bölünebilen şablonlar kullanılarak sağlandığını düşünüyor. Asıl soru ise şablonların nasıl yapıldığı...

Bilim insanları, matematik formüller olmadan böyle bir sarmal yapabilmenin tek bir yolu olduğuna dikkat çekiyor: Bir çember, eşit açıda çizgilerle bölünür ve bu çizgilerin üzerine eşmerkezli daireler çizilir.

Aynı anda her bir çizginin ve eşmerkezli dairenin üzerinde birleştirilen noktalar Arşimed sarmalını ortaya çıkarır. Fakat bir çemberi 12'den fazla eşit parçaya bölmek hiç de sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.

48 parçaya böldüler
Oysa Papaodysseus ve ekibi, Minos çizimlerindeki sarmala yerleştirilen noktaların, 48 parçaya bölünen çemberin üzerindeki radyal çizgilerin neredeyse tam olarak üzerinde olduğunu keşfetti.

Duvar çizimleri Minosların, açıları iki eşit parçaya bölebilecek kadar geometri bildiklerini kanıtlamıyor. Papaodysseus, ''ama açılar kesinlikle eşit gibi görünüyor'' diyor.

SESONLINE

Hatay'da Kinet Höyüğü'nden çıkarılan eserler müzede sergilendi

Hatay Valiliği ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın katkılarıyla Kinet Höyük kazısında ortaya çıkarılan eserlerin Hatay Müzesi'nde sergilenmesine başlandı.

ABD Kültür Ateşesi Damaris A. Kirchhofer ve bazı daire müdürleri ile vatandaşların katıldığı etkinlikte konuşan Hatay Valisi Abdülkadir Sarı, ABD Dış İşleri Bakanlığı'na kazılar için sağladığı maddi katkıdan dolayı teşekkür etti. Vali Sarı, Hatay'da halen günyüzüne çıkarılmayan ve kazı bekleyen 300 höyükün bulunduğunun altını çizerek, "Çıkarılan eserler dünyanın ortak mirasıdır. Bizim gayemiz bu eserleri gelecek nesillere aktarmaktır" dedi.

ABD Kültür Ateşesi Damaris A. Kirchhofer ise Hatay'da bulunmaktan ve kazılara parasal anlamda destek olmaktan ötürü duydukları mutluluğu dile getirdi.

- ÖZYURT Gazetesi, (Antakya) Sayı: 4991







SOBESOS mozaikleri.jpg

SOBESOS Antik Kenti

17 Ocak 2006 NEVŞEHİR

Mozaiklere çelik çatılı koruma
Nevşehir'in Ürgüp İlçesi'ne bağlı Şahinefendi Köyü yakınlarındaki Sobesos Antik kentinde ortaya çıkartılan geometrik şekilli mozaikler, çelik konstüksiyonlu çatı ile korunuyor.

NTV-MSNBC Hamza Gül
- Ankara Maltepe Rotary kulübü ile yanı sıra Koç Allianz'in desteği ile kazı alanında ortaya çıkartılan geometrik şekilli mozaiklerin yağmur ve kar sularından olumsuz etkilenmemesi için çelik çatı kurulması çalışmaları sona erdi.
Nevşehir Müze Müdürü Halis Yenipınar yaptığı açıklamada, Nevşehir'in Ürgüp İlçesi'ne bağlı Şahinefendi Köyü'nün Örencin mevkiinde M.S. 4. yüzyıla tarihlenen Sobesos Antik Kentinde 2000 yılında başlatılan kazı çalışmalarında toplantı salonu, hamam ve kilise kalıntılarının yanı sıra 80'e yakın halk tipi mezarın ortaya çıkartıldığını söyledi.

Yenipınar, kazının ilk yılında toplantı salonunda ortaya çıkartılan geometrik şekilli mozaiklerin yağmur ve kar sularından olumsuz yönde etkilenmesinin önüne geçilmesi amacıyla Ankara Maltepe Rotary Kulübün yanı sıra Koç Allianz'ın katkıları ile çelik konstrüksiyonlu çatı ile kapatılmasının sağlandığını belirterek, bu çalışmalar için 60 bin YTL'lik bir harcamanın yapıldığını belirtti.

Yenipınar, 2006 yılında da geometrik şekilli mozaiklerin bulunduğu Roma dönemine ait hamamın da çelik konstrüksiyonlu çatı ile kapatılmasının planlandığını ifade ederek, Ağustos ayı sonlarında başlatılması planlanan bu yılki kazı çalışmalarının da tarihi Roma hamamı ile toplantı salonunun etrafında odaklaştırılmasının planlandığını söyledi.


Millet Hanı Restore Edilecek

Şanlıurfa'da Osmanlı döneminden kalma tarihi Millet Hanı restore edilerek kültür merkezine dönüştürülecek.

16. yüzyıl ortalarına tarihlenen, Osmanlı dönemine tarihlenen han, kesme taşlardan inşa edilmiş olup, geniş avlusunun çevresinde kalın payelerle bölünmüş, birbirleriyle bağlantılı geniş mekânlar yer alıyor. 1833 yılında onarım görmüş olan han, bir dönem alman yetimhanesi olarak, bir dönem ise askeri kışla olarak kullanılmış. Kuzeydeki tek katlı bölüm tahrip görmemişken, iki katlı güney cephesi tahribe uğramış. Yaklaşık iki hafta sürmesi planlanan kazı çalışmalarıyla hanın temel kalıntılarına ulaşıldı ve rölövesi alınıp projesi yapıldı.

Proje Millet Hanı'nın eski görünümüne kavuşturulmasını ve restorasyon çalışmalarının hemen ardından tarihi yapının bir kültür merkezi haline getirilmesini öngörüyor.

Harran Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Cihat Kürkçüoğlu, yaptığı açıklamada “İçinde Müze ve Kültür Müdürlüğü hizmet binalarının yanı sıra el işi atölyeleri, otel ve kitap satış mağazalarının yer alacağı tarihi han haline gelecek” dedi.

çişşşşşşşşşş

efes tuvalet.jpg

Bölgenizdeki arkeoloji haberlerini aşağıdaki a- mail e gönderin isminizle birlikte bu sayfada yayınlansın

avgg@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın veya üzerine tıklayın