avsarozani.sitemynet.com
AŞIK MEHMET KURNAZ | Tanıtım | Yayla şiirleri | Hiciv | Diğerleri | Linkler

Hiciv


1980 öcesi kominis bir devlet kurmak isteyen aşırı kominislere aşığın yazdığı şiir.


LANET OLSUN

Kuran Allahın yazması
Ne bilir Moskof bozması
Kurana Arap düzmesi
Diyenlere lanet olsun.

Temiz maya olmaz bayat
Hakka doğru eyle biat
İnsan bir bitkisel hayat
Diyenlere lanet olsun.

Çıkaracak ak günlere
Hele şu kızıl kanlara
Hunharca tatlı canlara
Kıyanlara lanet olsun.

Türk olsan zaten utanın
Sen Türklüğü nasıl tanın
Moskova benim vatanım
Diyenlere lanet olsun.

Boşa akıtma kanları
Göremezsin o günleri
O güzelim bankaları
Soyanlara lanet olsun.

Boşa akıttın kafanı
Süremezsin o sefanı
Anarşistlerin affını
Verenlere lanet olsun.

Çıkarsın sapık tahtını
Sonra kahreden bahtına
Adaleti ayak altına
Alanlara lanet olsun.

Tatlı canın adak adar
Leninlin yoluna gider
Maoya çok büyük lider
Diyenlere lanet olsun.

Sayıklama gündüz gece
Ne deyim babasız piçe
Aziz dinimizi hiçe
Sayanlara lanet olsun.

BELDEMİZDE SEÇİM

Aday olan aday canından bıkar
Çok kapıya kara develer çöker
Beş yıldan beş yıla pazara çıkar
Oyunu satanlara ne deyim.

Şaha kalkar dokunmadan gemine
Ayağı dolaşır düşer zemine
Hemen devam eder yemine
Mantı bıçak tutanlara ne deyim.

Servetler yok olur ömrün sökülür
Hazan tarlalara tohum ekilir
Her adayın tespihinde çekilir
Yoktan horon tutanlara ne deyim.

Ne emmisi olur ne de dayısı
Altmış olmuş sahtekarın sayısı
Sonradan aşikar olur foyası
Rızka haram katanlara ne deyim.

Aşık Mehmet buna razı olmaz
Kimler iyi kimler kötü bilmez
Mark Dolar sarf eder oyu almaz
Kara kara tütenlere ne deyim.

TARIM VE KÖY İŞLERİ BAKANLIĞINA

Çektiğim çileler hesaba gelmez
Tok olan açların halını bilmez
Büyük insanlarda küçük söz olmaz
Biz ölüyüz siz sağ olun bakanım

Yine geldim zemherinin kışına
Çok aldandım ümit tuttum boşuna
On milyon dediniz dekar başına
Biz ölüyüz siz sağ olun bakanım

Çok sıkıntı çekiyoruz geçimde
Arıların sırrı kovan içinde
Dört yılda bir gerek olduk seçimde
Biz ölüyüz siz sağ olun bakanım

Yaratan yolumu uğratma sarpa
On sekiz nüfusum var yedisi körpe
Mahsül ekemedim pahalı gübre
Biz ölüyüz siz sağ olun bakanım

Bekliyorum kriz sona ermedi
Yüksek faiz hiç yakamdan inmedi
Aylardır motorum mazot görmedi
Biz ölüyüz siz sağ olun bakanım

Kendim bir ozanım talihsiz aşık
Borcum gayet fazla işim dolaşık
Et fiyatı yüksek kesimler düşük
Biz ölüyüz siz sağ olun bakanım


ŞİKAYETNAME

Çoşkun sular gibi çoşup akarken
Zor güç bela geçimime bakarken
Irak körfez savaşından korkarken
Savaş bizim evde çıktı bakanım

Bu seçime vermiş idim ümidi
Meydanlarda vaat eden kimidi
Mutfak kapısına vurduk kilidi
Kuru ekmek burnuma tüttü bakanım

Ölmeden bu sene çıksaydık yaza
Bir daha aldanmam vaade söze
Sık sık zam verdiniz mazota gaza
Motorum canından bıktı bakanım

Erkek olan adam atmaz geriye
Zaten hasret idik pula paraya
Gelir desteğini böldün yarıya
Nede olsa işiniz bitti bakanım

Şu gönlüme çok teselli eyledim
Ümidimi son şeçime bağladım
Bergüzara kavuşmaktı muradım
Ümidim balçığa battı bakanım

Anamdan doğalı bozuktur işim
Hep boşa çalıştım almadım peşin
Hemi ben hastayım hemide eşim
Ecel boğazıma çöktü bakanım

İşte böyle çiftçilerin ahvali
Gariban köylünün ne olur hali
Mahsülümüz ucuz gübre pahalı
Devlet desteğini çekti bakanım

Devlette ne varki ben ne isteyim
Yirmi nüfüsum var nasıl besleyim
Yaşım altmış sekiz kendim hastayım
Krizler evimi yıktı başkanım

Bugün böyle geçer eylemem merak
Tatlı ekmek bol geçim bize ırak
Nasıl olsa seçimde oluruz gerek
Sizlerden ümidim çöktü bakanım

Banka hortumladı asil soylular
Serbest bırakıldı kötü huylular
Kurbandan kurbana et yer köylüler
Fakirlik serime çöktü bakanım

EFENDİM

Bir garip çiftçiyim ektiğim buyda
On beş yirmi milyon alırım ayda
Geçinmek zor aldı şehirde köyde
Evimizde kuru hasır efendim

Hastam fakültede bekliyor derman
Tek umudum sizde ne olur kırman
Yüce katınızdan beklerim ferman
Hastam fakültede esir efendim

İlaç istediler param yok alam
Bir aydır çekerim dolmadı çilem
Doktorlar istiyor ben nerden bulam
Yeşil kart etmiyor tesir efendim

Çok tatlıydı şimdi günlerim zehir
Bir aydır he günüm acı ve kahır
Ameliyatı bile ettiler tehir
Bilmiyorum kimde kusur efendim

Doktorlar malzeme istedi benden
Anlattım ya kimse bilmedi halden
Bir garip çiftçiyim ne gelir elden
Kalpleri bağlamış nasır efendim

Yeşil kart getirdim ağır aldılar
Reçeteyle eczaneye saldılar
Koç sandılar yoluk yoluk yoldular
Siz söyleyin kimde kusur efendim

İlk günde açığa aldılar senet
Beş altı milyara ettiler inat
Anadan fakirim her günüm diyet
Nasıl çözülecek bu sır efendim.
1999

KÖYÜMÜZ KUMARCILARINA

Kemal hoca senede üç yemin eder
Zarı terk ettim der kılıca gider
Ulu camilerde müezzinlik eder
Kemal'e de bir sabır sen ver yaradan

Halıt da gezerdi elinde copunan
Osman çavuş yıkılmazdı topunan
Hacı seyit üttü gitti cipinen
Bunlara da bir sabır sen ver yaradan

Kır İsmail derki mırız çok deli
Traş parasını üttürmüş veli
Osman çavuş camiye serdi bir halı
Onada bir sabır sen ver yaradan

Hacı ali köyünde tüttü tütün
Verdi kırk tokluyu oldu bir yetim
Girince kapıdan çık dedi hatın
Hasan çavuşa da bir sabır sen yaradan

bu sene başında da olduk buralı
kimi hasta düştü kimi yaralı
üttürmüş eşeği kalmış yuları
halıda da bir sabır sen ver yaradan

kalıttan gelince sizleri sordum
borcum çok dedimde temmuzda geldim
çelemli köyünde topukluk verdim
çalığada bir sabır sen ver yaradan

remi oynarken dikkat eline
şart etmeyi alet etmiş diline
sıkışırsa kağıt sokar koluna
kemale de bir sabır sen ver yaradan

babası üç kere hicaza gitti
kurbanlar adadı yeminler etti
varıp göde alinin elini tuttu
kemale de bir sabır sen ver yaradan

YEDİ AYLIK BİR GELİNİN ANNESİ VE TEYZESİ YÜZÜNDEN YUVASININ YIKILMASI,

İnsan olan insana eder mi böyle
Ne kötülük gördün gelinim söyle
Babası Mustafa anası Leyla
Duydunuz mu bir çapkına uğradım

Bilmeyerek girdim şeytan damına
Yakışır mı insanlık şanına
Fadimeye ödek gitmiş emine
Duydunuz mu bir sapığa uğradım

Başına bağladım pullu yazmıya
Babası evine saldım gezmiye
Mekkede bellemiş yuva bozmuya
Duydunuz mu bir hacıya uğradım

Süzenleri gitmiş bozulmuş asıl
Hak deva eylesin kimdeyse kusur
Varıp boşanmayı etmişler usul
Duydunuz mu bir gaddara uğradım

Sen telefon açtın ben bitirdim
Bu uğurda servetimi batırdım
Kafam esti yedi ay sonra yatırdım
Duydunuz mu bir sapığa uğradım



Bende sandım arap hasan sunası
Usandın solmadan elin kınası
Saba bir Konyalı bulur anası
Duydunuz mu bir cambaza uğradım

Bizde dursaydın olurdun hatın
Neyleyim bilmiyom namus kıymetin
Bir günlük çocuğu ettiniz yetim
Duydunuz mu bir caniye uğradım

Böyle bir şey yoktur benim soyumda
Telefon ederek buldum evimde
Çok namuslu kızlar vardı köyümde
Duydunuz mu bir tüccara uğradım

Bu soysuzluk sennen başaca gider
Netecelli denir ne kötü haber
Ana yalan söyler kız tasdik eder
Duydunuz mu bir meddaha uğradım

Yolsuza düşmesin kimsenin yolu
Sahi laf konuşmaz ağzı dili
Tüm fitne yuvası sağ ile solu
Duydunuz mu bir sapığa uğradım

Rüyamda görseydim bilmezdim sizi
Telefon ederek sen buldun bizi
Birbirinden adi anası kızı
Duydunuz mu bir sapığa uğradım

Yüklenmiş kervana göç katar katar
Dilerin Allah tan olasın beter
Hacı teyzen seni kız diye satar
Duydunuz mu bir tüccara uğradım

YAYLA DVASINDA YALANCI ŞAHİDE

Cırtlıklıya ünlük kayası dedin
Tatlı imanını takaya kodun
Taman hacca gittin iki oldu adın
Sen bu dini nerden aldın hacı emmi

Kuzeyde değimli ünlük kayası
Kırk kere hacca gitse bozuk mayası
O beyaz sakalın şeytan yuvası
Sen bu kılı nerden aldın hacı emmi

Çıkman yukarı indin zemine
Çifte attın tokanmadan gemine
El göğüsde döşeniyor yemine
Sen bu dili nerden aldın hacı emmi

Medinede lebbeyk diye çağırdın
İmdat diye Muhammede bağırdın
Boşa gitti gökyüzüne savurdun
Sen bu külü nerden aldın hacı emmi

Dokuz arşın bezle topraktır yurdun
Köyün vebalin boynuna sardın
Taman Beytullahta ihrama girdin
Sen bu çulu nerden aldın hacı emmi

Ol huzurullah da dönen kömüre
Rivayet etmen buyurduğu emir e
Kaydı ayakların düştün çamura
Sen bu malı nerden aldın hacı emmi

Sen kurban ol ayet ile hadise
Doğru görmem kalbi benzer budise
Doğrudan doğruya gitmiş Kudise
Sen bu adı nerden aldın hacı emmi

Anamyayla gediği aşağı oluk
Cırtlıklı kesiği nerede kalık
Marifeti büyük çok hava çalık
Sen bu teli nerden aldın hacı emmi

TERÖRE

Çarkımız dönmüyor denge bozulmuş
İnsanlık yürüyor kan üzerinde
Türklük tarihine destan yazılmış
Elde yalın kılıç şan üzerine

Devlet veriri oldu itin yalını
Affeden düşünmez millet halini
Kopardılar goncaların gülünü
Diken satıyor gül pazarında

Bilmem artık gönül neyi arzular
Yakasız gömleği biçti terziler
Teröriste af isteyen dürzüler
Şehidim var fani han mezarında

Dinleyin sözümü beyler efendiler
Serbest mi olsun Mehmetçiği vuranlar
Gözü ile görsün af verenler
Türk polisi şimdi can pazarında

Ne zaman ah çeksem yaram kanıyor
Dertlerimiz hep üst üste biniyor
Bülbül yuvasına kuzgun konuyor
Leş kargası şimdi gül üzerinde

Gizli sırrımız yâd ellere hay olmaz
İçten haykırsan sesin duyulmaz
Terörist olsan da suçtan sayılmaz
Kanun lastik olmuş don üzerinde



Küllük köpeğini besliyorlar kafeste
Yürek parça parça olmuş hasta
Haykırım doğruyu en son nefeste
Kumar oynanıyor can üzerinde

Hasan çok konuşma dilin keserler
Bilmem haksızlığa niçin susarlar
İti affederler seni asarlar
Sonra salınırsın dar üzerinde

ZAM YAĞMURU
Gariban Köylüye vuruldu darbe
Geçinmek zor oldu yaşamak nerde
Tüp gaz pahalandı kaynamaz çorba
Çorbaya attığım tuza da zam zam

Gurk yatırdık yumurtalar cılk çıktı
Hesap hesap yine karnımız aç çıktı
Sakal bıyık sünnet derken saç çıktı
Sosyalist biçimi poza da zam zam

Ölene çek ah çekerim çürürüm
Garibi vurur ılgıt ılgıt eririm
Çalışmaz motorum yaya yürürüm
Benzine mazota gazada zam zam

Haber bültenlerinde atıyor tepem
Siyasi kimsem yok bir köşe tutam
Benlik davasıyla mahvoldu vatan
Yalan vaatlerle sözede zam zam

Yılda on zam yedi akaryakıtlar
Ne yaptığın bilmez beyni akıklar
Kış gecesi soğuk geçmez vakitler
Oduna kömüre közede zam zam

Tarık müstakimden ayrılmaz yolum
Hicivli konuşmam ne sağ ne solum
Arıyorum ama gelmiyor ölüm
Mezara kefene bezede zam zam


Oku hazırlamadan kurma yayını
İlimden irfandan iste payını
Memleketten gitmez memur kıyımı
Eldeki bulunan kozada zam zam

Bütün büyük başlar gaflete dalar
Engin tabakayı batağa salar
Nice siyasetci çok hava çakar
Tele mızraba saza da zam zam.