|
KÖYÜMÜZ KUMARCILARINA
Kemal hoca senede üç yemin eder
Zarı terk ettim der kılıca gider
Ulu camilerde müezzinlik eder
Kemal'e de bir sabır sen ver yaradan
Halıt da gezerdi elinde copunan
Osman çavuş yıkılmazdı topunan
Hacı seyit üttü gitti cipinen
Bunlara da bir sabır sen ver yaradan
Kır İsmail derki mırız çok deli
Traş parasını üttürmüş veli
Osman çavuş camiye serdi bir halı
Onada bir sabır sen ver yaradan
Hacı ali köyünde tüttü tütün
Verdi kırk tokluyu oldu bir yetim
Girince kapıdan çık dedi hatın
Hasan çavuşa da bir sabır sen yaradan
bu sene başında da olduk buralı
kimi hasta düştü kimi yaralı
üttürmüş eşeği kalmış yuları
halıda da bir sabır sen ver yaradan
kalıttan gelince sizleri sordum
borcum çok dedimde temmuzda geldim
çelemli köyünde topukluk verdim
çalığada bir sabır sen ver yaradan
remi oynarken dikkat eline
şart etmeyi alet etmiş diline
sıkışırsa kağıt sokar koluna
kemale de bir sabır sen ver yaradan
babası üç kere hicaza gitti
kurbanlar adadı yeminler etti
varıp göde alinin elini tuttu
kemale de bir sabır sen ver yaradan
YEDİ AYLIK BİR GELİNİN ANNESİ VE TEYZESİ YÜZÜNDEN YUVASININ YIKILMASI,
İnsan olan insana eder mi böyle
Ne kötülük gördün gelinim söyle
Babası Mustafa anası Leyla
Duydunuz mu bir çapkına uğradım
Bilmeyerek girdim şeytan damına
Yakışır mı insanlık şanına
Fadimeye ödek gitmiş emine
Duydunuz mu bir sapığa uğradım
Başına bağladım pullu yazmıya
Babası evine saldım gezmiye
Mekkede bellemiş yuva bozmuya
Duydunuz mu bir hacıya uğradım
Süzenleri gitmiş bozulmuş asıl
Hak deva eylesin kimdeyse kusur
Varıp boşanmayı etmişler usul
Duydunuz mu bir gaddara uğradım
Sen telefon açtın ben bitirdim
Bu uğurda servetimi batırdım
Kafam esti yedi ay sonra yatırdım
Duydunuz mu bir sapığa uğradım
Bende sandım arap hasan sunası
Usandın solmadan elin kınası
Saba bir Konyalı bulur anası
Duydunuz mu bir cambaza uğradım
Bizde dursaydın olurdun hatın
Neyleyim bilmiyom namus kıymetin
Bir günlük çocuğu ettiniz yetim
Duydunuz mu bir caniye uğradım
Böyle bir şey yoktur benim soyumda
Telefon ederek buldum evimde
Çok namuslu kızlar vardı köyümde
Duydunuz mu bir tüccara uğradım
Bu soysuzluk sennen başaca gider
Netecelli denir ne kötü haber
Ana yalan söyler kız tasdik eder
Duydunuz mu bir meddaha uğradım
Yolsuza düşmesin kimsenin yolu
Sahi laf konuşmaz ağzı dili
Tüm fitne yuvası sağ ile solu
Duydunuz mu bir sapığa uğradım
Rüyamda görseydim bilmezdim sizi
Telefon ederek sen buldun bizi
Birbirinden adi anası kızı
Duydunuz mu bir sapığa uğradım
Yüklenmiş kervana göç katar katar
Dilerin Allah tan olasın beter
Hacı teyzen seni kız diye satar
Duydunuz mu bir tüccara uğradım
YAYLA DVASINDA YALANCI ŞAHİDE
Cırtlıklıya ünlük kayası dedin
Tatlı imanını takaya kodun
Taman hacca gittin iki oldu adın
Sen bu dini nerden aldın hacı emmi
Kuzeyde değimli ünlük kayası
Kırk kere hacca gitse bozuk mayası
O beyaz sakalın şeytan yuvası
Sen bu kılı nerden aldın hacı emmi
Çıkman yukarı indin zemine
Çifte attın tokanmadan gemine
El göğüsde döşeniyor yemine
Sen bu dili nerden aldın hacı emmi
Medinede lebbeyk diye çağırdın
İmdat diye Muhammede bağırdın
Boşa gitti gökyüzüne savurdun
Sen bu külü nerden aldın hacı emmi
Dokuz arşın bezle topraktır yurdun
Köyün vebalin boynuna sardın
Taman Beytullahta ihrama girdin
Sen bu çulu nerden aldın hacı emmi
Ol huzurullah da dönen kömüre
Rivayet etmen buyurduğu emir e
Kaydı ayakların düştün çamura
Sen bu malı nerden aldın hacı emmi
Sen kurban ol ayet ile hadise
Doğru görmem kalbi benzer budise
Doğrudan doğruya gitmiş Kudise
Sen bu adı nerden aldın hacı emmi
Anamyayla gediği aşağı oluk
Cırtlıklı kesiği nerede kalık
Marifeti büyük çok hava çalık
Sen bu teli nerden aldın hacı emmi
TERÖRE
Çarkımız dönmüyor denge bozulmuş
İnsanlık yürüyor kan üzerinde
Türklük tarihine destan yazılmış
Elde yalın kılıç şan üzerine
Devlet veriri oldu itin yalını
Affeden düşünmez millet halini
Kopardılar goncaların gülünü
Diken satıyor gül pazarında
Bilmem artık gönül neyi arzular
Yakasız gömleği biçti terziler
Teröriste af isteyen dürzüler
Şehidim var fani han mezarında
Dinleyin sözümü beyler efendiler
Serbest mi olsun Mehmetçiği vuranlar
Gözü ile görsün af verenler
Türk polisi şimdi can pazarında
Ne zaman ah çeksem yaram kanıyor
Dertlerimiz hep üst üste biniyor
Bülbül yuvasına kuzgun konuyor
Leş kargası şimdi gül üzerinde
Gizli sırrımız yâd ellere hay olmaz
İçten haykırsan sesin duyulmaz
Terörist olsan da suçtan sayılmaz
Kanun lastik olmuş don üzerinde
Küllük köpeğini besliyorlar kafeste
Yürek parça parça olmuş hasta
Haykırım doğruyu en son nefeste
Kumar oynanıyor can üzerinde
Hasan çok konuşma dilin keserler
Bilmem haksızlığa niçin susarlar
İti affederler seni asarlar
Sonra salınırsın dar üzerinde
|