|
KÖYLERE
Düzen ettim cura sazın telini
Gezek memleketi kesme dilini
Seyreylen geziyom Avşar elini
Her gördüm dala konamam gönül
Çanakpınar eşkiyası yazının
Tadı olmaz meclisinin sözünün
Boyu kısa gelininin kızının
Eğlenip misafir olamam gönül
Kafamı çevirdim aşkın dalgası
Güneşe çıkarmı kara gölgesi
Karapınarında bitmez kavgası
Arada sulhçu olamam gönül
Yüksek dağlarında maden süzülür
Kadın erkek tünellere düzülür
Dağda odun eder şahit yazılır
Zelfin salına konamam gönül
Kucağına çekmiş kızıl gölü
Üstüne yaslanmış dedenin beli
Sayımda çok çıkar sağlamdan keli
Nurvanaya doktor olamam gönül
Hayatta kimseye düşünmem plan
Varmı benim gibi ortada kalan
Tokların sözünün hepsi yalan
Kuru iftiradan duramam gönül
Irmağın üstünde kepirinin eli
Bütün küfür söyler lisanı dili
Yediden yetmişi zırzırı deli
Kâbe olsa yine uğramam gönül
Akmezar kurulmuş ovaya düze
Beyaz çar çevirirler geline kıza
Erkeği kadını tapıyor kaza
Anlamam lisanın bilemem gönül
Muhtarıdır kalenderin birisi
On para etmez tatarın gerisi
Alevidir manirenin yarısı
Ben buçuk milletten olama gönül
Bir sıradır evlerinin pedalı
Güzelce yi dersen yüksel odalı
Erkeği kadını cimri modalı
Eğlenip misafir olamam gönül
Etrafını çevirmiş ufacık dağlar
Kendine süs verir gönlünü eğler
Madrasan köyüde sonradan beyler
Aslı boz kendi bey olamam gönül
Sen bir şahin oldun gönül bir turna
Sakın, geç yanından, yanına varma
Taf yetmiş milletten karışık kırma
Kimsenin aslını soramam gönül
Hana adet olmuş küfür işlemek
Zor onlara o mesleği boşlamak
Adetleri yolda yolcu taşlamak
Mandal özü sapa uğramam gönül
Saçlıyı görürsün kavlak özünde
Sebat olmaz Sıradanın sözünde
Haleviğin meymenet yok yüzünde
Eğlenip orada kalamam gönül
Hayatta sevdiğim el el gezmesi
Tükenmez aşığın destan yazması
Karaşıhlı bir çingene bozması
Onların aslını bilemem gönül
Cingözün suları dikine akar
Severler kavgayı insanı sokar
Büyüğü küçüğü kekliğe tapar
Şimdiden sonra avcı olamam gönül
Gönül gezdik ovaları dağları
Ta öteden beri giyer tuğları
Asıl zade karamuklu beyleri
Genede aslını bilemem gönül
Suları çok soğuk saçıyor köpük
Kızları poyraza atıyor tepik
İmamı hovarda muhtarı kopuk
Aslantaş köyüne varamam gönül
Aşık Mehmet gerek değil gerisi
İner biner kaymakamı valisi
Emiruşağı tüm köylerin parisi
Yinede köyümden yıramam gönül
|
|
|
|
|
TÜRKLÜĞE HİTAP
Sulh sever milletin mert kişileri
Çok şey bekler vatan senden Türkoğlu
Sana temel olmaz yaban taşları
Öylemi emretmiş Atan Türkoğlu
Yaptığın zaferler sınırsız sayı
Gencin ihtiyarın vardır bir payı
Semanın yüzüne yıldızı ayı
Şanlı bayrağında tutan Türkoğlu
Acıma düşmana kanlı zalime
Eğer anlamazsan danış alime
Göz at tarihlerde Yavuz Selime
Geçilmez setleri yıkan Türkoğlu
Ecdadın cihana minnet etmemiş
Allah bir resul hak yoldan sapmamış
Bıyığın kıvırmış saç uzatmamış
Faul bir rumuzsa utan Türkoğlu
Dertler dermansızdı gönüller hasta
Atan çıkmamıştı memleket yasta
Bir çok tabiyemiz koca Kafkasta
Kanını toprağa katan Türkoğlu
Asırlardan beri şahlanan atsın
Sancaklı bayrağı şanlı yiğitsin
Beni sevmeyenler defolup gitsin
Türkiye Türklere vatan Türkoğlu
Süzülmüş Kal gibi kanımız dürüst
Biz kalkan oynarız sevmeyiz tivist
Yıkıl git karşımdan kahrol Komünist
Kör değil dünyaya bakan Türkoğlu
Şöyle bil ki Sovyet sana dost olmaz
Evlat büyür fakat baba ast olmaz
Yunana köpek it derisi post olmaz
Yorgunken karşına cıkar Türkoğlu
Buharın eritir yağan karları
Kim ki sevmez öz Türk olan erleri
Vurursa nağrayı yırtar yerleri
Coşkun sular gibi akan Türkoğlu
Hiç vatandaş sayman yoldan azanı
Sulhumuz kuvvetli tanı Lozanı
Mehmet aşık bu Avşarın ozanı
Yabancı kuş değil öten Türkoğlu.
|
|
|
|