Ayıntablı Efgan Didari’nin bir (üzüm) destanı (tercümesi)
TİLKİÜZÜMÜ tezce gelir ulaşır
Boşboğazlar sağın solun dolaşır
Bekçi gelir, ipsizlere bulaşır
Elinde deynek, taşı bulunmaz
KARALIK lar kömür gibi karadır
Kadir Mevlam ne nimetler yaradır
Sergiden kalkınca peşin paradır
Kurusu çok olur, yaşı bulunmaz
DöKüLGEN ler elin deyse dökülür
Ekin gibi yeryüzüne ekilir
Mahralarla (tahta semer) masereye çekilir
Gayet çoktur, ucu başı bulunmaz
HöNüSü ler pek verilir damana (kabala=toptan)
Erken (aç karnına) yersen kuvvet verir imana
Hevenk asıp uğratmazsan dumana
Onun gibi iyisi bulunmaz
Üzümlerde meşhur olur AZEZİ
Şirinlikte cümlenin serfirazı (başı dik olanı)
Hepisinden eyi olur pekmezi
Kilosu altıya, beşe bulunmaz
HOROZYÜREĞİ ni pek de buyurma
KÖKÜKARA nın kökünü sök, kayırma
EKŞİKARA dan karnın doyurma
YÖRÜKKARA şehbaz (şanlı yiğit) peşi bulunmaz
KABARCIK lar elmas gibi parılar
Harcevine (ezim evi) atsan şerbet şarılar (çağlar)
Bunu pekce sever kocakarılar
Bastığa, sucuğa eşi bulunmaz
NEBİDEDE pekce düzer arayı
Satıp satıp yığa idim parayı
Onu satan çok kazanır parayı
Keseleri dolu, boşu bulunmaz
SARIBESNİ altun gibi sararır
Anı yiyenlerin benzi morarır
Nere varsa, her mecliste yer alır
Emsal, akran, hem yoldaşı bulunmaz
TOSBAĞAKARASI nı dikin tahıma (pencere)
Gelen geçen koparırsa bokuma
ÖVEZİ ler çıkışıklı hakkıma
Kılınçtan çekilmiş, başı bulunmaz
Didari Bey der ki, dutaydım denge
KÜNEFİ yi göndereyim Freng
Mahralarla asa idim hevenge
Şu bizim ellerin eşi bulunmaz
Prof. Dr. M. Oğuz Güç, 30.07.2001
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi