|
Bizim işimiz; yardım etmek, fidanı toprağa,
Sevgiyi insana, gülen yüzü, güldüren dili vermek
yolu sevgiden geçenlerle birlikte Doğayı, İnsan
Vatanı, Bayrağı, Atayı sevdirmektir.
T.Beşel
İZCİYE BİLGİ VE HABER ANINDA...
SİTEMİZİ TAKİP EDEN HİÇBİR AYRINTI HABER KAMP VE KURS BİLGİLERİNİ KAÇIRMAZ..
=========================================
AVRUPA YURTTAŞLIK İÇİN EĞİTİM YILI
2005 yılının son günlerine doğru yaklaşırken Avrupa Yurttaşlık için eğitim yılı için yaptıklarımızı gözden geçirdik ve bir CD olarak topladık.
Bu7 arada Avrupa Yurttaşlık için Eğitim konusunda yapılan tüm etkinlikler ingilizce olarak
C:\WINDOWS\Desktop\EYCE Activities.htm
İnternet sayfasında
Bunlar hakkında sizlere biraz fikir vermek istiyoruz
46 ülke etkinlikler yaptı. İnternet Sayfasında sergilenen etkinliklerden 89 tanesini Avrupa konseyi 597 tanesini de Ülkelerin düzenlediği görülüyor. Türkiye’nin düzenlediği etkinlikler Milli eğitim Bakanlığı ve Türkiye izcilik Federasyonunun damgasını taşıyor. 7 etkinlik ile en baştayız. Milli Eğitim bakanlığının 4 etkinliği TBMM tarafından düzenlenen 2 etkinlik ve iki üniversitenin etkinliği ise diğerleri
Sene sonu gelirken Sizler için 44 posterden meydana gelen bir bilgilendirici sergi hazırladık. Elimizden geldiği kadar bir adresini veren illerimize içinde ppt formatında bu sergiyi ve çeşitli çalışmaları kapsayan CD’yi yurt içi kargo ile gönderebiliriz. Bunun için bizlere bir mail atmanız ve sağlam bir adres vermeniz yeterli Ankara’da olanlar için İl temsilciliğine bırakmak tabii en kolay iş
Avrupa Yurttaşlık İçin Eğitim Yılı Arma Ödülü
SİZLERDEN SUBAT TATİLİ SONUNA KADAR ETKİNLİKLER BEKLİYORUZ.
YAVRUKURTLAR ve İZCİLER
Yavrukurtlar en az 3 tanesini İzciler en az beş tanesini yapın.
· Milli Egemenlik Yılı ile ilgili bir etkinliği http://www.milliegemenlik.gov.tr/ sitesinden alarak izcilerinize bir sergi veya söyleşi hazırlayın
· Atatürk ve Milli bilinç sergisini grubunuzun izcilerine sergileyin
· Avrupa vatandaşı ne demektir araştırın ve birkaç satır ile bizlere anlatın.
· Yerel olarak Yerel yönetiminize katkı olacak pozitif bir girişim yapın
· Vatandaşlık ve Sürdürülebilir kalkınmadaki görevi konusunda bir etkinlik yapın
· Yararlı bir Sivil toplum örgütünü amacını ve yararlarını tanıyın ve bize tanıtın
· Okulunuzdaki demokratik sistem ile ilgili pozitif girişimleri bize tanıtın
· Değişik kültürlere saygı ile ilgili bir etkinlik yapın
LİDERİNİZİN UYGUN GÖRECEĞİ BİR VEYA İKİ ETKİNLİKTE OLABİLİR.
ÇANAKKALE VE 23 NİSAN tbmm KAMPLARINA KATILANLAR BİRER ETKİNLİK YAPMIŞ SAYILIR.aABİİ BİR KAÇ SATIR İLE YAPTIKLARINI ANLATMALILAR
Etkinlikler bir poster yapımı, bir kompozisyon, bir slogan, bilgi dokümanı, bir kitap ayracı, yaptıklarınızı bir gazeteye göndermek yapılan etkinliklere katılmak olabilir. Çeşitlilik içinde olması gerekir
İzci selamının anlamı:
1 ) İşaret parmağı : Tanrıya ve Vatanına karşı görevlerini yerine getirmek.
2 ) Orta Parmak : İzcilik türesine ( ilkelerine) uymak.
3 ) Yüzük Parmağı : Başkalarına her zaman yardımda bulunacağıma.
4 ) Serçe Parmak : Küçüklerin büyüklere olan saygı ve bağlılığını.
5 ) Baş Parmak : Büyüklerin küçükleri sevmesi ve koruması.
6 ) Ortada Oluşan Halka : Dünya izcilerinin kopmaz bağını simgeler.
Ana İlkeler
Tanrıya, vatanıma karşı vazifelerimi yerine getireceğime, izcilik türesine uyacağıma, başkalarına her zaman yardımda bulunacağıma, kendimi bedence sağlam, fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için elimden geleni yapacağıma şerefim üzerine and içerim.
TÜRESİ
Dünyadaki bütün izcilerin tabi olduğu, izciliğe kabul edildiğinde herkesin uyması gereken kurallari içeren Türkiye izcilerinin Türesi 10 maddeden oluşmaktadır
1 - İzci sözünün eridir, şeref ve haysiyetini her şeyin üzerinde tutar.
2 - İzci, yurduna, milletine, ailesine ve izci liderlerine sadıktır.
3 - İzci, başkalarına yardımcı ve yararlı olur.
4 - İzci, herkesin arkadaşı ve bütün izcilerin kardeşidir.
5 - İzci, herkese karşı naziktir.
6 - İzci, bitki ve hayvanları sever ve korur.
7 - İzci, büyüklerinin sözünü dinler, küçüklerini sever ve korur.
8 - İzci, cesurdur her türlü şartlar içinde neşeli ve güler yüzlüdür.
9 - İzci, tutumludur.
10- İzci, fikir, söz ve hareketlerinde açık ve dürüsttür.
TEMEL İLKELERİ
İzcilik; izcilik çalısması içindeki tüm etkinlikleri belirleyen bazı ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler Dünya İzcilik Teşkilatı tarafından şöyle belirlenmiştir
1 - Tanrıya ve vatana karşı görevler, bu sözcükler sadece belli bir dinin gerektirdiği bir deyiş değil, evrensel bir gücün kaynağı olan yaşamın, ruhsal değerlerinin ortaya çıkarttığı bir zorunluluktur.
2 - Başkalarına karşı görevler, izcilik tek başına var olmak demek değildir. İzcilik doğası gereği katılmayı, birleşmeyi gerektiren bir toplumsal etkinliktir.
3 - Kendine karşı görevler, sorumluluk alan, ölçülü kendini anlamış bireyde insanlık duygusunu harekete geçirir.
4 - İzcilik hem söz, hem de türeyi içerir. Her üyesi bunu incelemeli ve kişisel olarak bağlılık duymalıdır.
5 - İzcilik din - dil - ırk - soy farkı gözetmeksizin o toplumun tüm üyelerine her yerde rehberlik eden, ilkeleri, amacı ve metodu olan bir etkinliktir.
6 - İzcilik gönüllülük ister, hiç kimse izciliğe katılması için zorlanamaz.
7 - İzcilik politikadan uzak eğitici bir olgudur, hiç bir siyasi partiyi ya da kurumu temsil etmez, edemez. İzcilik ancak toplumuna ve ulusuna yapıcı bir yardım biçimi olabilir.
8 - İzcilik demokratik bir yapıya sahiptir.
9 - İzcilik emir vermekten çok dinlemek, rehberlik etmek, henüz olgunlaşmamış gencin gerçek dünyasına saygı duymaktır.
10- İzcilik, kişinin inandığı ve topluma karşı sorumluluk duygularını geliştirmesinin öğrenildiği bir yaşam biçimidir.
11- İzcilik bağımsız olmayı öğretir.
12- İzcilik informal bir eğitimdir.
13- İzcilik oba sistemini kullanır, obalar engelleri yenmede kişinin içindeki kıvılcımı yok edebilecek zararlı etkenleri ortadan kaldırmada bir güvencedir. Oba aynı zamanda sayısal bir güvence demektir. Karışıklığı önler, demokrasiyi güçlendirir.
14- İzcilik gencin içinde bulunduğu topluma yararlı, aktif ve sorumluluk taşıyan gençler olarak yetişmeyi vurgular ve bunda da önemli bir rol oynar.
15- İzcilik gencin kendini tanımasına yardımcı olur.
16- İzcilik aktiftir; toplumda, ulusunda veya uluslararası topluluklarda etkin olmayı öğretir.
17- İzcilik doğa ile bütünleşmeyi sağlar.
18- İzci lideri açık fikirlidir, hayal gücünün kullanımını teşvik eder.
19- İzcilik değişkendir, asla uzun süreli olarak hareketsiz kalmaz. İzciler hareket ederler. Aktiftirler, izciler izleyici değillerdir.
20- İzcilik dünyanın her yerinde içinde bulunduğu toplumun koşullarına göre gelişen ve toplumun gereksinimlerine göre hizmet veren bir olgudur.
AMACI
İzcilik çalışması için öncelikle izciliğe bir tanım getirmek gerekmektedir. Bunu şöyle yapabiliriz.
İZCİLİK
Gönüllü, uluslararası, uniformalı ve informal eğitim veren gençlik kuruluşudur. Gençlere bir yaşam görüşü kazandırır.
Bunu yapabilmek için üç amaç belirlenmiştir
1 - Sağlam bir kişilik eğitimi vermek, cocuğa veya gence bağımsız düşünebilme, bireysellik kazanma, ahlaklı bir yaşam sürme konusunda bir eğitim verir. Bu sağlıklı kişilik eğitiminin içinde toplumsal çevrenin ve fiziksel çevrenin istekleriyle uyumlu ama bagımsız yaşama özelliği, yaşamın güzelliklerinden zevk alma bunları sağlıklı bir şekilde algılayabilme ve beğenebilme. İnsanoğluna derin bir sempati duyma, kendini diğer insanlara yakın hissetme. Kaba, başkalarını küçük düşürücü hoş olmayan espiriler ve şakalar yerine ince, gülerken düşündürebilen, yaratılıp, yarattığından zevk alabilen bir kişilik gelişimi sağlar.
2 - Yurttaşlık - vatandaşlık eğitimi; bunu genel olarak gencin kendi dışındakilerle ilişkisi olarak ele alabiliriz. Genç içinde yaşadığı toplum ve toplumsal yapıyı öğrenmek, onun istekleriyle uyumlu, ama bağımsız olmak ister. Yani kendini, yaşamak ister. Bu nedenle sınıf, dil, din, ırk, renk, eğitim vb. inançlarda farklılık görmeksizin insanlarla dost olabilmelidir. Diger insanların özelliklerine ve düşüncelerine saygı duymak ve onları kabul edebilmek özelliklerini sağlar.
3 - Sağlıklı bir beden eğitimi vermektir. Sağlıklı fiziksel ve psikolojik bir uyumu geliştirmeyi hedefler. Sağlıklı düşünebilen sorunları görüp, pratik çözüm getirebilme, kendine ve başkalarına saygılı olma, gerektiğinde kendini kontrol edebilme ve cesaretli olmaktır. Bunların hepsinin bir uyum içinde olmasını içermektedir.
Bu amaçlara ulaşabilmek için pek çok metod bulunabilse de izcilerin kendilerine özgu metodları vardır. Zaten izcilik çalısmasını da diğer çalışmalardan ayıran en önemli nokta metodlar konusunda yatmaktadır. İzciliğin metodlarından başka metodlar kullanmak bizi daha farklı noktalara çıkaracaktır.
METODLARI
1 - İzcilik Değerleri:
İzcilik idealleri izci andı, izci türesi ve parolalarında belirlenmiştir. İzci de bu idealler doğrultusunda daha iyi bir insan olmayı dener. İzcilikte saptanmış olan hedefler yüksektir. İzci olan genç bu hedeflere erişirken neler yaptığını da kontrol eder.
2 - Oba Sistemi:
Oba, izcilikteki ilk demokratik ve en küçük örgütlü birimdir. Genç bir grup üyesi olmayı, grup içinde yaşamayı ve vatandaşlığın gerektirdiği sorumluluklara katılma konusunda çok çeşitli deneyimleri oba da kazanır.
Oba metodu izcilerin bir biri ile demokratik ilişkiler geliştirmesini ve küçük gruplar içinde kendi kendilerini eğitme olanağını verir.
3 - Açıkhava Etkinlikleri:
İzcilik programı açıkhava etkinliklerine yer verecek şekilde hazırlanmıştır. İzci olan genc böylece sorumluluğu paylaşmayı ve diğerleri ile birlikte yaşamayı öğrenir.
İzcilik dört duvar dışında yapılan bir çok calışmayı kaynaştırıcı niteliktedir.
4 - Terfi Ettirmek (Sınıf Çalışması):
İzcilik; izcilere terfi ettirme aracılığı ile bir kısım aşılabilecek engeller ve yükselinebilecek basamaklar dizisi sunar. İzci de kendi terfisini planlar ve her zorluğun üstesinden gelebilmek için atacağı her adımı programlar. Burada elde edeceği her başarı için ödül alır. Böylece genç kendine güven kazanır. İzci sorumluluk almayı, bir üst noktaya çıkmanın ve başarmanın hazzını da bu sistemde yaşar.
5 - Liderlik Gelişimi (Fırsatı):
İzcilik programı gençlere liderliği öğrenme ve deneme için fırsatlar verir. Her izci hem kendi başına, hem de obasıyla birlikte liderlik yapabileceğini izcilik içinde öğrenir. Genç yaışıtı olanları temsil etmeyi, haklarını savunmayı, onların liderlik rollerini kabullenmeyi öğrenir. Böylece geleceğin iyi vatandaşı olmanın temel taşlarını atmış olur.
6 - Kişisel Gelişme:
Tüm bireyler gibi genç büyürken izcilik içindeki çalışmalar aracılığı ile kendi hedeflerini planlamayı ve programlamayı öğrenir.
İzcilik çalışmaları içinde genç iyilik yapma fikri ile kendi kişisel gelişimine katkıda bulunur. Genç kendine ve çevresine iyilik yaparak büyür. Bu tek başına başarılı bir gelişmenin temeli olamaz. Bunun yanında liderlerle birlikte izciliğin amaçları doğrultusunda neler yaptığını da gözden geçirmelidir.
İZCİLİĞE GİRİŞ ŞARTLARI:
Türkiye'de izcilik teşkilatına girecek çocuk ve gençlerin, küçük izci, izci ve izci liderlerinin Türkiye İzcilik Yönetmeliği'nin belirtilen görevleri yerine getirmeleri gereklidir. Bunun için;
a- 18 yaşından küçük olan çocuk ve gençlerin veli ve vasilerinden izin belgesi getirmeleri
b- Sağlığının izcilik çalışmalarına engel olmadığına dair doktor raporu getirlmesi.
c- Davranışları ile Küme (7-11 yaş), Oymak (12-15 yaş), Ocak (16...) ünitelerindeki çalışmaları ile iyi etki bırakmaları gerekmektedir.
d- Ayrıca özürlü gençler de izcilik yapabilirler. Onlara durumlarına ve özel talimatlara göre çalışma yöntemleri uygulanır.
İZCİ SELAMI'NIN ANLAMI
Açılmış işaret parmağı; Allaha, vatanına karşı görevlerini yerine getirmek, orta parmak; İzcilik ilkelerine uymak, yüzük parmağı ise başkalarına her zaman yardımda bulunacağını simgelerken, başparmak büyüklerin küçükleri sevip koruduğunu, küçük parmak küçüklerin büyükleri sevip saydığını, bunların meydana getirdiği halka ise dünyadaki bütün izcilerin kardeş olduğunu simgeler.
İZCİ SELAMI:
Selam sağ el ile verilir. Sağ elin baş parmağı, küçük parmak üzerine kavuşturulur. Diğer parmaklar bitişik ve gergin olarak tutulur. Bere veya şapkanın kenarına tutulur. Baş açık ise parmaklar omuz hizasına tutulur. Baş açık ise parmaklar omuz hizasına kaldırılır. Küçük izci, izci ve ergin izci ve ergin izciler aynı selamı verir.
İzci üniforması giymiş bulunanlar, birbirlerini rütbe ve sıraya bakmadan selamlarlar. Üniformalı izciler and içilirken, milli bayraklar geçerken veya göndere çekilirken, devlet başkanları ve büyükleri geçerken, milli marşlar çalınırken veya söylenirken, cenaze geçerken esas duruşa geçerek selam verirler. Topluca bir yerde dinlenen veya yürüyüş kolunda olan izciler selam vermezler, sadece başlarında bulunan lider selam verir. Karşılıklı yürüyüş sırasında durarak selam verilmez. Geçit törenlerindeki geçiş ve selamlamalar özel talimat ile belirlenir.
TOKALAŞMA:
Birbirleri ile tokalaşan her basamaktaki izci ve liderler sol elleri ile tokalaşırlar. Bu tokalaşmada sol el serçe parmağı, karşıdakinin yüzük parmağı arasından geçirilerek alttan kavranır. Diğer parmaklar normal şekilde kavramaya katılır ve işaret parmağı ucu, bilekteki nabız noktası üzerine getirilir.
KIYAFET:
İzcilik faaliyetine özel talimatla belirlenmiş üniforma ile katlanır. İzcilerin üniforma ile birlikte kullandıkları kemer, kep, bere, fular, arma ve işaretleri Türkiye İzci Üniforma, Arama ve İşaretler Talimatı'nda belirlenmiştir.
Türkiye İzciler Üniforma, Arama ve İşaretler Talimatı'nda aşağıdaki konular yer almaktadır:
A- a) Küçük İzci: Erkek küçük izci, gri renkte, takma kollu, düz, örgülü, sıfır yakalı kışın uzun kollu yün, yazın kısa kollu merserize bir kazak giyerler. Sol göğsünde 9x11 cm boyutlarında takma bir cep bulunur.
Alpaka, virgüre veya gabardin lacivert renkte, yazın dublesiz, dizden 5 cm yukarıda olarak kısa, soğuk havalarda aynı renk uzun ve dublesiz bir pantolon giyilir. Yanlarda iki cep, arkada üstten kapaklı iki cep, arkada üstten kapaklı iki cep bulunur. Kemer yerinde 3 cm'lik bir kemerin geçeceği 6 köprü vardır. Kazak, pantolonun dışında bırakacaktır.
Kız küçük izciler ise erkek küçük izcilerin giydiği kazağın aynısını giyer. Etek olarak ise alpaka, virgüre veya gabardin lacivert kumaştan yapılan, ön ve arkada ikişer, yanlarda birer plikaşesi bulunan, üstten iki cepli erkeklerde olduğu gibi belden kemerlidir. Etek boyu diz kapağı hizasındadır. (Soğuk havalarda aynı renk pantolon giyebilirler.) Kazak, eteğin dışında bırakılacaktır. Ayakkabı ve çoraplarda ise koyu renkler hakim. Diz altı, uzun konçlu, gri renkli çorap ve koyu renk ayakkabı giyilir. Kız ve erkek küçük izciler lacivert renkte, tankçı tipi bere giyerler. Küçük izciler, ürezinde izci arması ve Türkiye İzcileri yazısı bulunan bir toka ile tokalanan, 3 cm eninde ve en az 2 mm kalınlığında iyi malzemeden yapılmış siyah kemer kullanırlar. Fular ve fuar halkaları ise şöyledir: Fular ünitenin renklerinde tergal kumaştan yapılmış 60x60 cm ebadında kareden divagonal kesilmiş bir üçgendir. Renklerden birincisi zemin olacak, ikinci renk ise 3 cm genişliğinde üçgenin dik kenarlarını çevreleyecektir. Fular halkası siyah deriden yapılacaktır.
İZCİ ÜNİFORMASI
a- ERKEK İZCİ:
Gömlek: Açık gri renkte, terikoton kumaştan, uzun kollu, devrik yakalı, göğüsünde körüksüz, üstten kapaklı iki cebi bulunan, apoletsiz, önden açık ve düğmelidir. (Kollar mevsime ve şartlara göre kısa olabilir) (Cep ebadı 12x15 cm'dir)
Pantolon: Koyu füme renkte, alpaka, virgüre veya gabardin kumaştan, dublesiz, uzun, belden kemerlidir. Arkada üstten kapaklı iki cebi bulunur. Yanlarda normal pantolondaki gibi iki cebi, kemer yerinde 3 cm'lik bir kemerin rahat geçebileceği yedi köprü vardır.
b- KIZ İZCİ:
Gömlek: Erkek izci gömleğinin aynısıdır.
Etek: Koyu füme renkte, alpaka, vigüre veya gabardin kumaştan olup, ön ve arka ikişer, yanlarda birer plikaşesi bulunan belden kemerli, dizkapağından 2 cm aşağıda bir etektir. Kemer yerinde 3 cm, eninde bel kemerinin rahatça geçebileceği 6 köprüsü vardır. Etekte, üstten iki cep bulunur.
Kazak: Kız ve erkek bütün izciler gerektiğinde sıfır yakalı, reglan kollu, düz örgülü, yün, gri renkte kazak giyerler.
Çorap ve ayakkabı: Ayakkabı koyu renk, kızlarda düz topukludur. Çorap gri, uzun konçlu olacaktır. Kız izciler gri kilotlu çorap giyebilirler. Erkekler uzun pantolon giydiğinde siyah kısa çorap kullanır.
Bere: Kız ve erkek bütün izciler koyu füme renkte tankçı tipi bere giyerler.
Kemer: Üzerinde izci arması (Kızlarda kız izci arması) ve Türkiye İzciler yazısı bulunan bir toka ile tokalanan iyi malzemeden yapılmış, 3 cm eninde, en az 3 mm kalınlığında siyah bir kemerdir.
Fular: Ünitenin renklerinde olup, tergal kumaştan 76x76 cm bir kareden diyagonal kesilmiş bir üçgendir. Birinci renk zemin olacak, ikinci renk ise 3 cm genişliğinde üçgenin dik kenarlarını çevreleyecektir. Fular halkası düz siyah deriden olacaktır.
Kaban: Gri renkte, kaşe veya benzeri kumaştan kruvaze kesimden yapılmış, ancak ön sağ tarafta 3 düğmesi, yanlarda gizli cepleri bulunan, soğuk havalarda kaldırıncı ense ve kulakları kapayacak tipte şal yakalı, kısa palto görünümündedir. (Yakanın eni ense ve kulak çevresinde 8-10 cm'dir) Kabanı kız ve erkek küçük izciler de kullanabilirler. Yağışlı havalarda kabana kapüşon ilave edilebilir.
ERGİN İZCİ ÜNİFORMASI:
Kız ve erkek ergin izcilerin üniforması, izci üniformasında belirtilen kız ve erkek izcilerin üniformasının aynısıdır. Ancak bütün ergin izciler gömleğin sağ cep kapağının üst sol tarafına 1x3 cm ebadında bordo renkte, arkası iğneli madeni bir işaret takarlar.
DENİZ İZCİLERİ ÜNİFORMASI:
Deniz izcilerinin üniformaları izci üniformalarında belirtilen kız ve erkek izci üniformalarının aynısıdır. Deniz izcilerin sağ ceplerinin orta kısmında çapı 4 cm olan beyaz yuvarlak zemin üzerine mavi renkle işlenmiş çıpa işaretini katarlar.
HAVA İZCİLERİ ÜNİFORMASI:
Hava izcilerinin üniforması izci üniformasında belirtilen kız ve erkek izci üniformalarının aynısıdır. Gömleğin sağ cep kapağının üst sol tarafında 1x3 cm ebadında bordo renkte, arkası iğneli madeni bir işaret bulunur. Hava izcileri, sağ ceplerinin orta kısmına çapı 4 cm olan beyaz yuvarlak zemin üzerine siyahla işlenmiş kartal amblemi takarlar.
TÖREN KIYAFETİ:
Bütün izci liderleri geçt töreni, andiçme töreni ve benzeri törenlerde ayağıda belirtilen kıyafeti kullanabilirler:
a) Erkek Lider:
Gömlek: Mavi renkte, terikoton kumaştan solda kapaksız tek cepli, önden düğmelidir.
Ceket: Lacivert ve tok bir kumaştan, kruvaze, önde 4, kollarında 2'şer düğmeli, sol göğsünde üstten, yanlarda kapaklı iki cebi bulunan arkada çift yırtmaçlı (Yırtmaç boyu 20 cm.) bir cekettir. Düğmeler sarı düz metal olacaktır. (Blazer ceket)
Pantolon: Vigüre veya gabardin kumaştan, gri renkte, uzun, paçaları dublesiz klasik tipte pantolondur.
b) Hanım Liderler:
Ceket ve Gömlek: Erkek izci liderlerinin ceket ve gömleğinin aynısıdır. Ancak cekette yırtmaç bulunmaz.
Etek: Vigüre veya gabardin kumaştan, gri renkte, belden kemerli arka ortada bir plikaşesi bulunan düz etektir.
Kravat. Kadın-erkek bütün izci liderleri bordo renkli kravat takarlar.
Çorap ve Ayakkabı: Erkek liderler siyah soket ceket, hanım liderler gri naylon çorap giyerler. Ayakkabı bağı, siyah renkte olup, hanımlarda kısa topuklu, hostes tipindedir.
İZCİ VE LİDERLERİNİN KAMP VE UYGULAMA KIYAFETLERİ:
Kamplarda ve gerektiğinde erkek küçük izci, erkek izci ve erkek ergin izciler ile bütün erkek liderler koyu füme renkte kısa pantolon giyebilirler. Bütün kız izciler ve hanım izci liderleri de koyu füme renkte uzun pantolon veya aynı renkte bermuda pantolon giyebilirler. Serbest çalışmalarda izci ve liderler tişört kullanabilirler. Deniz ve hava eğitim çalışmalarında izci ve liderler gereken tip ve renkte kıyafet kullanabilirler.
BIÇAK, İP, DÜDÜK VE BALTA KULLANIMI: Bütün izci ve liderler ip, düdük ve baltayı kamplarda ve uygulamalarda kullanabilirler.
CEVİZBAĞI FULAR HALKASI: Branş kursunu başarı ile tamamlamış liderler meşin kordondan yapılmış cevizbağı fular halkası takarlar
İZCİLİK NEDİR?
Milliyet, örf, din, dil ayrımı gözetmeksizin herkese açık, politik olmayan eğitimsel üniformalı bir gençlik çalışmasıdır.
Okul ile aile eğitimleri arasında kalan boşlukları doldurur.
Çocuk ve gencin karakterini geliştirmek suretiyle eğitimin oluşturduğu boşluğu doldurur.
Eğitici özelliği olan bir çalışmadır.
Kişiyi insan, iyi vatandaş olarak yetiştirmeye çalışır.
KISACA İZCİLİK: Çocuk ve genci tam anlamıyla topluma yararlı, insanları seven, onlara yardım eden, doğayı ve çevreyi koruyan, vatanına yararlı, iyi bir insan olma sanatıdır.
İZCİLİK ÇALIŞMALARININ ÇOCUK VE
GENCE KAZANDIRDIKLARI NELERDİR?
İzcilik bir gurup çalışmasıdır.
Çocuk en zor koşullarda dahi yaşamını sürdürür.
Kendisine ve içinde yaşadığı topluma yararlı alışkanlıklar kazanmayı öğrenir.
Kişiliğinin gelişmesini sağlar.
Yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlar.
İZCİLİK VE SEN
Bu tanımlardan sonra; bir izci olarak sen okul dışında izcilikten, izci olmaktan, yürüyüşe çıkmaktan, en iyi arkadaşlarınla birlikte kamp yapmaktan, yüzmekten, dalmaktan, balta kullanmaktan, doğada iz takip etmekten, kamp ateşinin alevlerini seyredip geleceğini düşünmekten çok hoşlanacaksın.
Ormanda sessizce yürümeyi, görünmeden hayvanları izlemeyi, kuşların ötüşlerini taklit ederek onları çağırmayı öğrenecek ve bütün bunları eğlenceli bulacaksın. Arazide yolunu harita ve pusula yardımı ile bulmak, acıktığın zaman kendi yemeğini yapabilmek, yıldızların altında veda, bir çadırda uyumak sana zevk verecek. İzcilikte doğa ile baş başa ve uyum içinde yaşayabilen bir insan haline geleceksin.
Bununla beraber, izcilik açık havada eğlenmekten, yürüyüşlere çıkmaktan ve kampçılıktan çok daha fazla bir anlam taşır. İzcilik bir yaşam biçimidir. İzcilik sorumluluk sahibi bir insan olarak yetişmek, başkalarına yardımcı olmayı öğrenmektir. İzci Andı ve Türesi sana iyi bir vatandaş, iyi bir insan olabilmen için rehberlik edecek. And ve Türe sana, izciden beklenenleri anlatır, görevlerini belirtir. İzci parolası "DAİMA HAZIR"dır. İzciliğin sloganı "HER GÜN EN AZ BIR İYİLİK" yapmaktır. Parola ve slogan ikisi birlikte senin yardım etme arzunu ve yeteneğini gösterir.
Bir izci olarak yaşamak seni güçlendirecek ve kendine güvenini artıracak. İzcilikte ilerlerken sana yardımcı olacak, izcilik becerilerini öğrenmenin yanı sıra liderlik becerilerini de geliştireceksin. İzcilik seni hayatının gelecek aşamalarına hazırlayarak, hem bedenen ve de fikren çağdaş bir insan olmanı sağlayacaktır.
Haydi katıl bize, katıl İzcilik Hareketine. Obanda ve ünitende yaşamının en güzel günlerinden bazılarını geçireceksin. İzcilik, tüm izciler için bir yaşam biçimi çoğu, izci için ise aynı zamanda en sevdikleri spordur. Aslında izcilik, kamp yapma, yürüyüş, yüzme, oryantasyon ve daha pek çok spor dalının bir araya gelmesidir.
İzcilik eğitimin sırasında farklı etkinlik ve beceriler için farklı işaretler kazanacak ve bunları gururla üniformanda taşıyacaksın.
"Her şey izcilik için ve her şey izciliğin içinde"dir.
BİR İZCİ OLARAK HAYATIN
Bugün genç olan sen, yarın yetişkin bir insan olacaksın. İyi karakterli, bedenen güçlü, akılca uyanık, ahlakça dürüst bir vatandaş olarak yetişmen hem kendin, hem yurdun için çok önemli. İzcilik sana, iyi bir insan, iyi bir vatandaş olarak yetişmen için yardımcı olacak ve yeni dostlar edinmen, eğlenmen için fırsatlar sunacaktır.
İZCİ OLMAK HİÇ DE ZOR DEĞİLDİR
İzcilerin eğlencesine ve heyecanına katılmak mı istiyorsun?
İzci olmak, obadaki ve oymaktaki dostluğu tadabilmek için iki şart var.
1- Yakınlarda bir yerde çalışabileceğin bir ünite bulmak.
2- İzciliğin kurallarını bilmek.Çevredeki çocuklara sor. Belki de bu çocuk ve gençler izcidir ve seni obalarının toplantısına davet ederler. Eğer bir izci ünitesini nerede bulabileceğini bilemiyorsan yaşadığın şehirde İl İzci Kurulu başkanlığına veya bir okula git. Buradaki görevliler senin katılabileceğin bir ünite bulmana yardımcı olacaklardır.
KESSAF TABURLARI=İZCİLER
Osmanlı’da İzciliğin Paramiliter Görünümü
Doç Dr. Suat KARAKÜÇÜK (*)
Kamp kurmak, düğüm atmak, yürümek, doğa ile hemhal olmak, iyilik yapmak, iyi insan olmak gibi birçok güzel meziyeti biraraya getiren izcilik, öncelikle üniformalı bir gençlik organizasyonudur. Milli değerlerden ayrılmadan, milletlerarası bir bütünleşme ve birlikteliği öngörür. Nitekim buna göre de örgütlenmiştir.
İzcilik bir ingiliz general olan Baden POWEL’in 1907 yılında ilk izci grubunu oluşturarak uygulamayı başlatması, 1908’de örgütlemesi ve Scouting For Boys isimli kitabı yayınlamasıyla dünyaya yayılmaya başlamıştır (1).
İzcilik hareketi Osmanlı imparatorluğu’nda ise dünyadaki gelişimine göre hızlı sayılabilecek bir şekilde ve bir kaç yıl sonra uygulanmaya ve örgütlenmeye başlamıştır.
İzciliğin, Keşsaflık(**) adı altında Osmanlı’da örgütlenmeye ve yaygınlaşmaya başladığı dönem ve Osmanlı’nın içinde bulunduğu siyasi durum, izciliğin esas gayesinden uzak askeri bir ortama çekilmesine ve farklı amaçlarla kullanılmasına neden olmuştur.
İzciliğin, paramiliter yapısı ittihat ve Terakki Cemiyeti ve bu cemiyetin önceleri etkin, sonra da iktidar olduğu II. Meşrutiyet dönemi içerisinde yoğun olarak görülür. Bu nedenle izciliği militarizmin emrine veren ve paramiliter bir biçimde örgütleyen bu ideolojinin (dönemin) analizi önem taşımaktadır.
Sultan II. Abdülhamid’in özgürlükleri kısıtlayıcı ve son derece katı yönetimine karşı ittihat ve Terakki tarafından başlatılan hareketin sonucunda 1908 yılında ilan edilen II. Meşrutiyet ile birlikte özellikle toplanma ve cemiyet kurma hürriyetleri üzerine çöken yasak ve baskılar kaldırılmıştır.
II. Meşrutiyet demokratik yolların açıldığı, ancak imparatorluğun içinde bulunduğu iç ve dış meseleler nedeniyle tam olarak hayata geçirilemediği bir dönemdir. Dolayısıyla ne istibdat tam olarak kalkmış ne de tam anlamıyla devrim (inkılâp) tahakkuk edebilmiştir (2).
Bulgaristan’ın bağımsızlığının ilan etmesi, Avusturya’nın Bosna-Hersek’i ilhakı, italya’nın Trablusgarp’a girmesi ve Balkan Harbi dış meselelerden bazılarıdır. Balkan Harbi kaybedilmiştir. Bu acılar henüz bitmeden Birinci Dünya Savaşına girilmiştir. Osmanlı üç kıtada savaşmak zorunda bırakılmıştır. içte ise; Osmanlı camiasının ırk, dil ve din bakımından ayrıcalıkları, milliyet hadiselerinin sarsıntıları, sosyal ve ekonomik esaret ve dengesizlikler idarenin bocalamasına neden olmuştur.
İmparatorluğun içte ve dışta yaşanan bu olaylar karşısında sürekli askeri bir ortamda bulunduğu, dolayısıyla cemiyetler veya derneklerin hangi amaçlarla kurulursa kurulsunlar siyasî ve askerî bir örgütlenme ve çalışma içinde oldukları görülür. Yani Osmanlı’nın sürekli savaş ortamında kan ve barut kokan yılları paramiliter örgütlere elverişli bir ortam yaratmıştır.
İstanbul izcilerinin Ankara ziyaretlerinde Mustafa Kemal Atatürk'ün teftişi (1922)
Bu iklim içerisinde beden terbiyesi, spor ve izciliğin de aynı anlayış ve yaklaşım içerisinde paramiliter bir görünüm kazandığı görülür. Bu faaliyetler Avrupa’daki örnekleri gibi gençleri askerliğe hazır hale getirmek, sivil hatta yarı resmi üniformalı bir gizli ordu oluşturmak gibi amaçlar çerçevesinde ele alınır. Ancak bu faaliyetlerin gerçek amaçlarına uygun yapılmasını savunanlar ve uygulayanların da küçümsenemeyecek boyutlarda olduğu bilinmektedir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin devletin kurtarılması düşüncesinde yatan üç önemli fikir grubuna sahip olduğu görülür. Bunlar devrin ifade tarzıyla Garpçılık, islamcılık ve Türkçülük cereyanlarıdı (3). Garplılaşma, batının manevi ve ahlaki değerleri yerine ilim ve teknolojisinin alınmasını, islamlaşma, islamın amaç değil araç olarak algılanmasını ve Türkçülük ise Osmanlı Bayrağı altında kısmen sönükleşen Türklüğün yeniden canlandırılması ve milliyetin idrak edilmesi anlamı taşımaktadır.
İttihat ve Terakki’nin bu yaklaşımı, o dönemde İngiltere’den başlayıp Avrupa’nın büyük
çoğunluğunda bir moda haline gelen, gerek okullarda gerekse okul dışında ve her tarafta üniformalarıyla boy gösteren ve bir gençlik hareketine dönüşen izciliği, batıdaki uygulama amaçları, yöntemleri ve programlarına benzer şekilde Osmanlı Devleti’nde uygulama fikrini gündeme getirir. Özellikle Türklüğün yeniden canlandırılması ve milli şuurun yaratılmasına Osmanlı halkı için büyük ihtiyaç da duyulmaktaydı. Zira köy çocuklarının büyük çoğunluğu hangi milletten olduklarının bilincinde olmadan ve Türk olduğunu bilmeden büyüyorlardı (4).
Osmanlı Toplumu içinde izciliğe başlamak, devam ettirmek aslında önemli bir Sosyolojik olaydır. Çünkü spor gibi izcilikte de kısa pantolonlar giymek, üniformalı dolaşmak, sahalara, açık olanlara çıkıp çeşitli etkinliklerde bulunmak setre-avdete karşı ve tabuları yıkan küçümsenmiyecek bir davranış şekli olarak kabul edilebilir.
İzcilik, bu muhafazakâr yapı içinde, anne-babalarında daha hassas hareket ettiği faaliyetleri oluşturuyordu. Özellikle, izcilerin gece yürüyüşleri, kıyafetleri ve uygulamaların hıristiyanlık propagandası gibi algılanması izciliğin yayılmasına engel teşkil ediyordu. Nitekim ittihat ve Terakki bu yanlış anlayışı kırmak için gazetelerde çeşitli yazılar yayınlayıp aktif bir propaganda yapıyordu (5).
İzcilik Avrupa’da, İngiltere’de ve Fransa’da savaş bakanlıkları himayelerinde gelişmiş ve izciler subaylar tarafından askeri eğitimlere tabi tutulmuşlardır. Cephe gerisinde ve zaman zaman da cephelerde izcilerden yararlanılmıştır. Avrupalılar izci örgütleriyle gençlere aynı zamanda milli moral ve şuur aşılamaya çalışmışlardır (6). Osmanlı’da da bu model yakınen benimsenmiştir.
Karayel (1914) ve Keşsaf’a (1923) göre; Balkan Savaşlarından oldukça evvel 1910 yılı sonlarından itibaren İzmir, Edirne ve İstanbul’da küçük deneyimler, yürüyüşler olarak uygulanmaya başlanan izcilik (keşsaflık), İstanbul’da 1912 yılının başlarında (muhtemelen 15.02.1912 tarihinde) Galatasaray Lisesi’nde Ahmet Robenson tarafından ilk izci oymağını kurmak suretiyle başlatılmıştır. Galatasaray’ı Darüşşafaka, Kadıköy Nümune Mektebi, İstanbul Lisesi, Vefa, Üsküdar Liseleri vs. takip eder. istanbul dışında ise Bursa, Beyrut, izmir, Sivas, Kayseri, Kütahya gibi iller takip etmiştir. Bu faaliyetler 8 Ekim 1912’de başlayan Balkan Savaşı nedeniyle hızını tamamen kaybetmiştir (7,8,9). Bu esnada N.Atıf (Kansu) Bey ve bir arkadaşı "mükemmel bir gençlik teşkilatı" kurulması için incelemelerde bulunmak üzere Avrupa’ya gönderilmiştir. Atıf Bey dönüşlerinde ittihat ve Terakki’nin güçlü ismi Enver Paşa’ya izciliğin bu iş için ideal bir faaliyet olduğunu rapor ederek, batıdaki örnekleri gibi bir teşkilatın kurulabileceğini belirtir. Bunun üzerine izciliğin örgütlü bir hale getirilip öncelikle milli ve siyasî amaçlar için kullanılması için bir profesyonele ihtiyaç duyulur. Belçika izcilik Teşkilatı kurucusu İngiliz Harold PARFITT bu amaçla ülkeye davet edilir. Parfitt 1913’ün sonlarında beş yıl görev yapmak üzere istanbul’a gelir (10).
Harbiye nezaretinin denetimindeki Parfitt ilk iş olarak 9 Nisan 1914’de bir "izciler Ocağı" kurarak örgütlenmeyi başlatır. Örgütün başına Başbuğ adıyla Enver Paşa, Vekilliğe ise Kalgay olarak Parfitt getirilir. Parfitt’in ilk dersleri Darülmuallimin-i Aliye’de (yüksek öğretmen okulu) başlar. Yürüyüşler ve kamplar yapılır. Oymakbeyleri kursları açılır. Mezunlar diplomalarını Enver Paşa’nın ellerinden alırlar, huzurda yemin ederler. "izciler Ocağı" nın Nizamnamesi de hazırlanır. (22 Mayıs 1914), 35 maddelik bu nizamnameye göre; izci oymakları (tabur) teşkil edilerek, bunlar vasıtasıyla gençliğin açıkgöz, çevik, becerikli, yiğit, tehlikeci, fedakar, vatanperver olarak yetiştirilmeleri, aynı zamanda tesanüd (dayanışma), yasacılık (disiplin), mesuliyet perverlik ve namusperestlik duygularıyla mütehallik olmalarını sağlamak amaçlanır. (Madde:2). Ocak bu gayesini elde etmek için: her yerde izci oymakları tesisine çalışır, izcilik hakkında kitaplar ve mecmualar neşreder, ve istanbul’da ve taşrada izciliğe dair konferanslar verdirir. (Madde:3). Ocağın büyük ortası (Merkez-i Umumisi) istanbul’dadır. (Madde:4). Ocak dine muhalif ve siyasî muhiti haiz uygulamaların dışında tutulmaktadır. (Madde:14). Ocağın en büyük amiri Başbuğ’dur, vekili ise Kalgay ünvanlı kişidir. (Madde:15-16). Büyük orta 9 koldaştan oluşur ve Başbuğ’a sorumludur. Başbuğ istediği koldaşı değiştirme yetkisine sahiptir.
İzciler Ocağı’nın ayrıca "izciler iç Nizamnamesi" bulunur. izciler, iç Nizamnamedeki şartlara göre bulundukları yerlerdeki oymak teşkilatına tabi olurlar. (Madde:10) (11 ).
İzci Ocağı’nın kurulmasıyla izcilik yeni bir döneme girer. Ağırlıklı olarak çeşitli doğa faaliyetleriyle öncelikle okullarda boy gösteren izcilik, izci Ocağı ile ittihat ve Terakki’nin çok önem verdiği, paramiliter bir örgüt haline dönüşür. izciliğin yaygınlaşması için idman kulüplerinin izcilik teşkilatlarıyla ortak çalışmaları ve bünyelerinde izcilik oymakları oluşturmaları da istenir. Bugün için aynı uygulamanın bir öneri olarak ileri sürülebileceği uygulamanın ilk örneğini Makrikoy (Bakırköy) spor kulübünün izci ocağı oluşturmuştur (12). Ancak ittihat ve Terakki Cemiyeti, izciliğin bu örgütlenmesiyle gençliğin tamamına ulaşılamayacağını ve amaçların gerçekleştirilmesinde cılız ve yetersiz kalabileceğini düşünerek çok kısa bir süre sonra yani 15 Haziran 1914’de Osmanlı Güç Dernekleri’ni hayata geçirdi.(*)
Osmanlı Güç Dernekleri’nin (OGD), alt yapısını izci dernekleri oluşturuyordu. OGD nizamnamesinin 5. maddesine göre; "OG Derneklerinin hazırlık şubesini teşkil eden izcilik derneklerine 12’den 17 yaşa kadar olan, asıl Güç Dernekleri’ne ise 17 yaştan yukarı olan Osmanlılar kabul edilir" denilerek talim ve terbiyenin Harbiye Nezaretince tanzim edilecek esasa göre yapılacağı belirtilmektedir. 9. ve 15. maddelerde ise; kendilerine bedava verilecek silah, cephane ve talim malzemelerinin kullanım ve bakım şartları sıralanmaktadır (13).
Tam bir askerî amaç altında örgütlenen OGD’nin, amacı; gençleri maddeten ve manen vatan müdafasına hazırlamak ve ölünceye kadar kavi ve sağlam bir vatanperver hasletini korumak yolunda askerî eğitim, spor ve izcilik gibi faaliyetlerle yetiştirmektir. OGD doğrudan Harbiye Nazırına bağlı çalışıyordu. Resmi okullarda, kurumlarda ve medreselerde mecburi; akalliyet (cemaat) okulları ile özel okullarda ve halk teşekküllerinde gönüllü olarak kurulabilecekti. OG Derneklerinde milli duyguların daha da yoğunlaşması için Türkçülük akımının ideologlarından Ziya GÖKALP’in yazdığı "Yeni Atila" ve SS Tarcan’ın İsveç’ten getirerek uyarlanan "Dağ Başını Duman Almış" marşları söyleniyordu.
OGD ve onun dayandığı izcilik, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından bir süre sonra bütün hızının kaybetti. Parfitt ülkesine geri gönderildi. Parfitt’in son faaliyetlerinden birisi bu döneme rastlar. Yurdun dört bir yanından Oymak Beyi kursuna gelen 260 izci 1,5 aylık eğitimden sonra kurslarını yarıda keserek ancak belgelerini Enver Paşa’nın elinden alarak orduya gönüllü yazılırlar (14,15).
Birinci Dünya Savaşı devam ederken; Osmanlı gençliğini savaş içinde silah altında tutmak ve bir milis örgütü etrafında toplamak amacıyla OG Derneklerinin yerine kaim yeni bir dernek kurulmak istendi. Bunun için Almanya’dan bu tür gençlik örgütlerinin kurulmasında ve idaresinde deneyimli bir mirelay olan Von Hoff istanbul’a getirildi ve Paşa yapıldı. Enver Paşa’nın Alman hayranlığı bilinmektedir. Bu yüzden örgütlenme modelleri ve uygulama örnekleri, Osmanlı ordusunun şekillendirilmesinde olduğu gibi yine Almanlara bırakıldı. Von Hoff Paşa ve ekibi S.Sırrı’nın da yardımlarıyla 1916 yılında Genç Almanya Teşkilatı’nın bir kopyası olan Osmanlı Genç Dernekleri’ni kurmuşlardır. Genç Dernekleri Harbiye Nezaretine bağlı 12-17 yaş arası gençlerden oluşan "Gürbüz Derneği" ve 17 ve yukarısı yaşlardan oluşan "Dinç Derneği" ’nden oluşmaktadır. Gençlerin müslim - gayrimüslim tamamının bu derneğe katılmaları zorunludur. Bu, askere alınıncaya kadar sürer. Von Hoff ve S.Sırrı, Genç derneklerinde eğitici olarak görev alacak izcilerin (o dönemde rehber denmektedir) çoğunu bizzat yetiştirirler. Üyelerin özel üniformaları bulunur. Eğitimler izci programlarının bir askerî versiyonu olarak yaptırılır (16,17,18).
Genç Dernekleri, ülke şartları içerisinde devam ettirdiği görevini Birinci Dünya Savaşı sonunu kadar sürdürür. Savaşın sonunda ise ittihat ve Terakki yönetimiyle beraber fonksiyonunu kaybeder. Ancak; Nisan 1336 (1920) tarihinde "mahrem" kaydıyla Yüksek Makama (Makam-ı Celil-i Uzmaya) yazılan bir raporda (Ek:1); "Hükümet idaresinin yeniden teşkilinin kararlaştırıldığı şu günlerde Genç Dernekleri Örgütünün kurulmasına, yayılmasına ve bu konunun yüce makamlarınca ele alınmasına mutlak bir zorunluluk vardır" denilerek, Genç Derneklerin ülkenin içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak yeniden canlandırılması istenmektedir. Raporda "Genç Dernekleri ile izci, Keşşaf Teşkilatı aynı amaç dahilinde yapılan teşkilat olup farksızdırlar" denilmektedir ve "izciliğin Avrupa’da yeni neslin fikrî ve bedenî eğitimi maksadı ile ihdas edilen ve büyük önem verilerek her türlü maddî manevî yardım yapılan bir organizasyon olduğu belirtilmektedir". Rapor; "Savaş öncesi, kara ordusu bulunmayan bazı devletlerin izci örgütleri sayesinde az zamanda büyük bir orduya sahip olduklarını, savaştan (Birinci Dünya Savaşı) sonra ordusunu dağıtmak zorunda kalan ancak varlığını ve hayatiyetini devam ettirmek zorunda olan Almanya ise terhis ettiği subaylarını ve askerîni "Alman Gençlik Teşkilatı" içinde faaliyet gösteren izcilikle ayakta tutmaya çalıştığından" bahsederek, "yurt savunması bakımından bu derece önemli olan izciliğin Avrupa’da olduğu gibi; "Orduyu terhis ızdırabında bulunan yeni hükümetin, 12 yaşından itibaren gençlerin vatanî ve millî bir gaye ve terbiye ile yaşlarına uygun, fennî ve yeknesak bir surette yetiştirilmesini ve bunun için subaylardan yararlanılarak" yetiştirilmesinin sağlanması gerektiği önerilmektedir. Böylece ordunun tahdidi mecburiyetinden doğabilecek sıkıntılar kısmen telafi edilebilecektir.
Bu rapor, Harbiye Nezareti Osmanlı Genç Dernekleri Müfettiş-i Umumîliğine bağlı bir Müfettiş-i Umumî Miralay (Albay) tarafından kaleme alınmıştır (*).
Genç dernekleri; ülke şartları içerisinde devam ettirdiği görevini Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar sürdürmüş, savaşın sonunda ise ittihat ve Terakki Yönetimiyle beraber fonksiyonunu kaybeder.
İşgal Yıllarında izcilik
Birinci Dünya Harbi sonunda memleketin işgaliyle (13 Kasım 1918) başlayan yıllarda izcilik yeni ve karmaşık bir döneme girmiştir.
içerdeki azınlıkların da desteğiyle işgal kuvvetleri her türlü askerî ve sivil teşkilatları lağvetmiş, Genç Derneklerinin faaliyetlerini de yasaklamıştır. Bu dönemde izcilik özellikle azınlıkların genellikle siyasî olarak ve Türklere karşı güç gösterisi şekline dönüştürülerek uyguladıkları bir faaliyet olmuştur. Türk izcileri için ise bu dönem; tam bir yurtseverlik imtihanına dönüşerek, İstanbul’un moral değerleri yıkılmış halkı için zayıf da olsa bir nevi milli teselli kaynağı olarak faaliyetlerin yapıldığı yıllar olmuştur (19,20).
. İstanbul’da yoğunlaşan izci örgütlerinden en kalabalığı ve yıkıcı olanı "Rum izci Örgütü" ’dür. Bu örgütün Yerel Rum Cemaatlerinden yardım gören ve doğrudan Atina’dan yönetilen askerî nitelikli bir yapısı vardır. Rumları Yunanlaştırmak ve Rumların bulunduğu Osmanlı topraklarında ihtilal ve ayaklanma çıkarmak ve İstanbul’u tamamıyla siyasî bir bozgunculuk ocağı haline dönüştürmek amacıyla çalışan; Rum Matbuat Cemiyeti, Rum Müdafaa-i Milliye Cemiyeti ve Pontus Cemiyeti gibi örgütlerle aynı amaca yönelik çalışan Rum izci teşkilatı, Haziran 1919 yılında İstanbul Rum gençlerini askerliğe alıştırmak için Yunan Subaylarının idaresinde kurulmuştur. Daha çok okullarda, yetimhanelerde ve kulüplerde örgütlenen 14-22 yaşları arasında olan gençlerin elbise ve teçhizatlarını Yunan Devleti sağlamaktadır.Kadıköy, Beyoğlu (Pera) ve istanbul adında üç büyük bölükten oluşan örgütün bölük komutanları Yüzbaşı, Takım komutanları ise her bölükte üçer Yunan teğmendir. Yaşlarına göre üzerlerinde değişik silah taşımaktadırlar. Bu teşkilat, İstanbul dışında Asya’yı Suğra (Küçük Asya) ve Trakya’nın değişik şehirlerinde de örgütlenmiştir. İzmit’te bulunan bir izci bölüğünün 2 ?ubat 1921’de bir Yunan Komutanı ve Yunan Bayrağı huzurunda and içme töreni yaptığı da bilinmektedir. Rum izci teşkilatı bulundukları bölgelerde güvenlik sağlama, koruma ve istihbarat gibi görevler yerine getirmektedir. Ayrıca sokaklarda askerî nitelikli gösteriler ve tören geçişleri de yaparak gövde gösterilerinde bulunuyorlardı (21). Nitekim bu örgütün bu tür gösterilerini İstanbul Polis Müdüriyeti Mayıs 1921’de yasaklamıştır.
Rum izci Teşkilatı dışında askerî ve siyasî amaçlarla faaliyetlerini sürdüren paramiliter görünümlü Musevilerin de dokuz izci örgütü bulunuyordu. Ayrıca İtalyan, Rus, İngiliz ve Amerikalıların da aktif durumda olan izci teşkilatları bulunmaktaydı (22,23).
Osmanlıdaki değişik unsurların izcilik teşkilatları kurarak izciliğin evrensel, masum ve ulvi amaçları dışında kullanılması Türk unsurların gözünden kaçmıyordu. Bunların başında büyük insan Mustafa Kemal geliyordu(*). Nitekim 22.08.1919’da Mustafa Kemal’in "Çok Gizli" olarak hazırladığı tamim’de (Ek: 2) İstanbul Rum Patrikhanesinde oluşturulan "Mavri Mira" isimli bir örgütün Osmanlı Vilayetleri dahilinde çeteler kurmak ve yönetmek, mitingler ve propagandalar yapmak, ilaç ve sağlık gereçleri adı altında silah-cephane donatımını Osmanlı topraklarına sokmak gibi icraatlarda bulunduğunu, izci örgütlerinin de -evvelce bizim yapıp ta tam şimdi sırası iken ne yazık ki bıraktığımız- tam olarak bu örgütün kontrolünde çalıştığını belirtmektedir. Ayrıca izci örgütlerinin İstanbul dışında Bursa, Bandırma, Kırklareli, Tekirdağ ve bağlantılarında da tamamlandığını ve izcilerin yalnız çocuklar değil, yirmi yaşını aşan gençlerin de bu örgüte dahil olduğunu, ayrıca Anadolu’da Samsun ve Trabzon’un cephane dağıtım yeri olduğunu ifade etmektedir. Mustafa Kemal ayrıca, Rumlar gibi Ermenilerin de aynı örgütlenmeler ve hazırlıklar içerisinde olduklarını belirtmektedir.
Osmanlı üzerinde kirli emelleri olan azınlıklar ve yabancı unsurlar izci örgütlerini de kullanarak yıkıcı, bölücü faaliyetlerine devam ederken Türk izcileri de mütareke ile cılızlaşan faaliyetlerine devam edebilme mücadelesi veriyordu.
Galatasaray, Beyazıt, İstanbul, Vefa, Kabataş Sultanilerinde ve Ameli Hayat, Gelenbevi, Mercan, Davutpaşa idadilerinde faaliyet gösteren izci grupları bu dönemde izci çalışmalarını yapan okullarımız olmuştur. Ancak işgal kuvvetleri Türk izci gruplarını askerî talim görmemeleri veya bu amaca yönelik örgütlenmemeleri için yakın takipte tutuyordu (24,25,26).
Bu arada Galatasaray Lisesinde baba oğul iki ingiliz tüccar-uzman Claude ve Alfred de Berry bir oymakbaşı kursu açtılar. Buradan yetişen oymakbeyleri Kadıköy, ?işli ve Bakırköy’de yeni oymaklar kurdular. Zaman zaman izci uygulamalarına çıkan gençler, bu bahane ile doğada düşman baskısını üzerlerinden atmak ve milli duyguları özgürce yaşamak için vatan şarkıları ve marşlar söylüyorlardı (27).
22 Kasım 1922’den itibaren ülkedeki işgalin kalkmasıyla Türk izciliği yeni bir döneme girer ve büyük bir ivme kazanarak ülke sathına yayılmaya buna mukabil yabancı ve azınlıkların her türlü yasa dışı çalışmalarına alet ettikleri izcilik uygulamaları azalmaya ve yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar.
Beden terbiyesi ve spor uygulamalarıyla beraber izcilik; bir taraftan neslin ıslahı, gürbüz, sağlıklı, milli şuur ve vatanperverlik duygularını yükseltecek amaçlarla yaptırılırken diğer taraftan Osmanlı’nın Dünyadaki gelişmeler çerçevesinde içinde bulunduğu siyasal ve askerî ortam nedeniyle yine özellikle izcilik teşkilatlarını potansiyel bir ordu, gençleri her an silah altına alınmaya hazır bir güç, üniforma ve disipline alıştırılmış bir kuvvet olarak yetiştirilmesi amaçlarıyla uygulanıyordu. Ancak amaçlar askerî eğitimler yerine gerçek izci eğitimleri yapılarak gerçekleştiriliyordu.
Bu dönemde; gençliğin yurt savunması, sağlıklı dinçlik ve milli şuur verilerek yetiştirilmesinde oynadığı rolün farkına varan ve büyük, zor ve şerefli bir mücadelenin içinden başarıyla çıkmış Büyük Lider Mustafa Kemal, İstanbul’da aralarında S.Sırrı’nın da bulunduğu bir grup tarafından 1923’de kurulan "Türk izci Ocağı" karargahı tarafından kendisine yapılan Başbuğluk teklifini kabul eder.
Mustafa Kemal’in istanbul Türk izci Ocağının Başbuğluk teklifine cevaben çektiği telgraf bir anlamda izciliğe yaklaşımını da yansıtmaktadır. Telgraf metni aynen şöyledir (28);
İstanbul Türk izciler Ocağı Riyasetine
Vatana yüksek seciyeli ve metin ruhlu gençler yetişmesini temenni eylediğim İstanbul Türk izciler Ocağının Başbuğluk teklifini büyük bir hiss-i iftiharla kabul ediyorum. Genç arkadaşlarıma teşekkür ve selamımın tebliğini rica ederim, efendim.
T.B.M.M. Reisi
Başkumandan M.Kemal
İzcilik, bu yıllarda Avrupa’da spor eğitimi görmüş Selim Sırrı ve çevresindeki önemli isimlerin yardımıyla askerliğin dışında bir örgüt ve uygulamalarının da askerlikle direk ilgisi bulunmayan bir faaliyet türü olarak tanıtılmaya ve uzun yıllar askerlikle eşdeğer anlaşılan izciliğin bu imajının silinmesine çalışılıyordu. Selim Sırrı’nın 12 Mayıs 1923’de Makrikoy (Bakırköy) idman Kulübü izcilerinin and içme merasimindeki konuşması bu bakımdan ilginçtir. Selim Sırrı bu konuşmasında izcilere şöyle hitap etmiştir (29);
"......... izcinin birinci vazifesi doğruluktur. Doğrunun ise yardımcısı Allah’tır. Hakiki izcide aranan meziyetleri nefsinizde cem etmeye çalışınız. Yalan söylemez, kanuna muti, hayri sever, arkadaşlarını kardeş bilir, dindar, milliyetperver, şen ve afiyetli olunuz.
Bazı kimseler izcilikleri askerlik, bizim işlerimizi taklitçilik zannediyorlar. Burada yanılıyorlar. Herkese ilan ediniz ki, izciliğin gayesi; askerlik gayesinin fevkindedir. Asker icabında vatanın düşmanlarına topla ve tüfekle karşı kor. Halbuki izci göze görünmeyen düşmanlarla mücadeleye hazırlanır. .... Teşkilatımız filhakika askerî teşkilata benzer, fakat askerliği oyuncak haline getirecek bir zihniyet bizden çok uzaktır. ...Biz, çocukların ileride asker olacaklarını düşünerek askerde aranan evsafı onlara şimdiden vermek istiyoruz. işimiz ordunun vazifesini kolaylaştırmaktan ibarettir.
Türk izcileri!
Yaralı vatan sizden pekçok hizmet bekliyor. Yükümüz çok ağırdır. Harb-i Umumi ve daha evvelki muharebeler en güzide en güçlü efrad-ı milleti içimizden alıp götürdü. Kalan boşlukları ancak namuskar, faziletli, haluk, müteşebbis, sebatkar bir gençlik doldurabilir.
Kıymetli Türk Ordusu bize istiklal kazandırdı. Siz ise vatana istikbal kazandıracaksınız. Ona göre gözlerinizi açınız. Türk’ün ne kabiliyetli, ne azimkar, ne yılmaz ve bilhassa ne medeni olduğunu cihana gösteriniz.
Yaşasın Türkiye! Yaşasın Türklük!
Osmanlı'nın; 14 Ağustos 1923- 27 Ekim 1923 tarihlerinde görev yapan son V. icra Vekilleri Heyeti’nin geniş kapsamlı olarak hazırladığı Hükümet Programında da izcilik Mâarif ana başlığında altıncı madde olarak şöyle yer alır (30). "Ferdin, Bedeni, Fikri kabiliyetleri gibi ahlakı ve içtimai kabiliyetleride inkişaf ettirilecektir. Bu maksada Vusul için Bir Terbiyeyi Bedeniyye Darul muallimin açılacak, izcilik teşkilatına ehemmiyeti mahsusa verilecek, programlar ile mekteplerin teşkilatı tetricen içtimai esasta tevkif olunacaktır.
29 Ekim 1923 günü T.B.M.Meclisinde Türk Milleti ve özgürlük mücadelesi veren dünyanın çeşitli ülke halkları tarafından Büyük insan, dahi ve bir kahraman olarak bilinen Mustafa Kemal’in önderliğinde ilan edilen Cumhuriyet ile birlikte izcilik; okullarda ve okul dışında, İstanbul’da ve Anadolu’nun her yanında çok daha popüler bir hale gelmiştir. izcilik bir taraftan törenlerin, kutlamaların vazgeçilmez üniformalı grupları olurken, diğer taraftan neslin daha gürbüz, sağlıklı, becerili, dinç kişilikli ve ulus bilinciyle yetiştirilmesi için devletçe desteklenen doğa içinde veya açık alanlarda faaliyet gösteren örgütler olarak çalışmalarını sürdürmüşlerdir.
SONUÇ
İzciliğin Osmanlı’da uygulanmaya başlandığı 1910 yılından itibaren, Cumhuriyetin ilanına kadar ağırlıklı olarak paramiliter bir görünümle yapılan amaçlar olaylar, yöntemler ve uygulamalar açısından dört dönem geçirdiği görülür.
"İlk dönem"; izciliğin "keşsaf" lık olarak bilindiği 1910 yılından başlayan ve 1913 yılının sonunda Parfitt’in gelişine kadar olan süreyi kapsar.
Bu dönem başlangıcında izcilik, önce dağınık ancak bir doğa faaliyeti olarak sonra ise 1911’den itibaren Galatasaray Lisesinde Ahmet Robenson’un öncülüğünde ilk izci oymağının kurulmasıyla ve bunu diğerlerinin takibiyle başlayan, boru trampet takımları ile şehir içi turları ve doğa yürüyüşleri gibi etkinliklerde bulunan bir görünüm arz etmekteydi. Militarist ve askerî amaçlar bu dönem için fazla etkili olamamıştır. Nitekim Balkan Savaşları bu dönemde izciliğin cılız kalmasına zaman zaman da hiç yapılmamasına neden olan önemli bir faktördür.
"İkinci dönem" 1913 yılının sonunda Belçika’dan Parfitt’in gelmesiyle başlayan ve izciliğin paramiliter bir şekilde örgütlendiği dönemdir. ittihat ve Terakki cemiyetinin etkin olduğu II. Meşrutiyet döneminin askerî amaçlarla gençliği örgütleme ve eğitmesi uygulamalarının bir örneğini izci teşkilatları oluşturur. Cemiyetin bu amacına çok uygun düşecek gençlik örgütünün batıdaki örnekleri gibi olabileceğinin rapor edilmesi üzerine Parfitt 9, Nisan 1914’de "izci Ocağını" kurar. Bu örgüt Osmanlı’da izciliğin, Cemiyetler Kanununa göre resmen kurulmuş ilk örgütüdür. Enver Paşa’nınBağbuğu olduğu örgüt askerî usullere göre örgütlenir ve eğitimlerini yapar. Örgütte gerçek izcilik uygulamalarına da kısmen yer verilir.
Birinci Dünya Savaşına girmeden önceki sancılı günlerde ordu sayısını arttırmak, milis güçler oluşturmak beklenti ve ihtiyaçlarıyla ittihat ve Terakkiciler; izci Ocağı Teşkilatını bu amaca hizmette yetersiz bularak 15 Haziran 1914’de Osmanlı Güç Dernekleri adı altında yeniden örgütlerler. Osmanlı Güç Derneklerinde yer alan 12-17 yaş "izciler" ve 17 üzeri "Osmanlılar" Harbiye Nezaretince sağlanacak silah ve cephane ile askerî eğitim bölgelerinde subaylar tarafından eğitilmişlerdir.
Birinci Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda Avrupa’da yaygınlaşan ve ittihat ve Terakki’nin gözlerini kamaştıran gençlik örgütleri modelleri ülkeye taşınmak istenmiş ve "Genç Almanya Teşkilatı" nın bir kopyası Alman Von Hoff tarafından "Osmanlı Genç Dernekleri" adıyla kurdurulmuştur. Genç Dernekleri de gençliğin tamamını bünyesine alarak başta izciliği kullanmak suretiyle tamamen askerî amaçlarla çalışmalar yapmıştır.
Bu dönemde militarist amaçlar tamamen öne çıkarılmış ve askerî örgütlenmeler ve uygulamalarda izcilik yoğun olarak ön planda tutulmuştur.
"Osmanlıda izciliğin üçüncü dönemini", Birinci Dünya Savaşının sonundaki mağlubiyetle beraber başlayan Mütareke yılları oluşturur.
Bu dönemde özellikle İstanbul’daki azınlıkların ve yabancı işgal güçlerinin izcilik faaliyetleri dikkati çeker.
İstanbul’da ve Anadolu’nun birçok yerinde siyasî ve askerî amaçlarla faaliyetler yapmak üzere 1919 yılında kurulmuş Rum izci Teşkilatı ve diğer Ermeni, İngiliz, İtalyan izci Teşkilatlarının eğitimleri ve örgütlenmeleri tamamen askerî bir görünüm içerisindedir.
Mütareke yıllarında Türk izciliği çok cılız kalmakla beraber, faaliyetlerine devam etmiştir. Bu dönemde Türk izciliği paramiliter görünümden kısmen uzak, ancak milli duygu ve heyecanın önde olduğu faaliyetler içerisindedir. Bu dönem işgalin kalktığı 1922 yılına kadar devam eder.
"izciliğin dördüncü ve son dönemi" olarak ise, işgalin kalkmasıyla başlayıp Cumhuriyetin ilanına kadar devam eden dönem olarak kabul edilebilir.
Son dönemde işgalin kalkmasıyla beraber Türk izcilerinin okullardan başlayarak hızla harekete geçtikleri, ülkenin dört bir yanında faaliyetlerine hız verdikleri görülür.
Yeni
yeni
yeni
YENİ PROJELER...
Umit Baran tif_lider alıcılara
7- 8 senedir zaman zaman tanıttığım aşağıdaki arma
çalışmasını yapan hemen hemen hiç olmadı.2006 yılı
çalışmalarına yardımcı olacağına inandığım için
ilgilenecek izci liderlerimize tekrar sunuyorum.
Yapacak izciler raporlarını liderleri aracılığıyla
gönderdikleri taktirde Armaları hazır.
Ortaya güzel bir kitap da çıkabilir.
Her konuda liderler kendileride orjinal buldukları bir
çalışmayıda yaptırabilirler
Gençler ve izciler için bir heyecan
ATATÜRKÜ İZLİYORUM
İzciler için hazırladığımız bu ödüllü çalışmayı
aşağıda veriyoruz. Bu bir yarışma değildir. Bu
yarışmada rakipleriniz yoktur. Bu sizin iyi bir
vatandaş olma gayretlerinizi güçlendirecek bir
heyecandır. Bu çalışmayı yaparken Cumhuriyetimizi
kuran büyük insanların heyecanını yaşayacaksınız.
Aşağıdaki etkinlikleri izciler ünite liderlerinin
onayı ile oba veya ekip olarak yapabilirler. İllerde
il düzeyinde il temsilciliklerinin onayı ile
yapılabilir. Okullarda kol çalışmaları içinde
yapılması okulların kendi kurallarına göre
uygulanabilir.
Ergin izciler
16-18 yaşlarında gençler
Aşağıdaki maddelerden, bir tanesi ikinci madde olmak
üzere sadece beş tanesini yapmak yeterli olacaktır.
1. Son yıllarda Birleşmiş Milletlerin çalışmaları ile
dünyada gelişen 1930'larda Mustafa Kemal Atatürk'ün
önderliğinde ve Cumhuriyet ile gelen yararlı
gelişmelerden birisini inceleyip bir kompozisyon
hazırlayınız. Bu kompozisyonda yerel olarak konunun
nasıl geliştiğini de araştırabilirsiniz Eğer çok güzel
resim yapıyorsanız ve ya bir sanat dalı ile ilginiz
var ise o sanat dalında bir uygulama da
hazırlayabilirsiniz ( Tiyatro gibi)
a.İnsan hakları
b.Demokrasi ve demokratik yönetim
c.Çocuk hakları
d.Kadın ve erkek eşitliği
e.Çevre
f.Bunların dışında seçeceğiniz ilgili bir konu
2.Cumhuriyetimizin getirdiği vatandaşlık haklarından
birisini aşağıdaki yollardan birisi ile
arkadaşlarınıza anlatınız ( Sadece bir tanesinin
yapılması yeterlidir)
Duvar Gazeteniz
Afiş ve kolaj
Sergi (ekip olarak)
Broşür ve kitapçık)
Radyo programı söyleşi
3.Aşağıdaki günlerden birisinde sunmak üzere
Atatürk'ün veya Cumhuriyetimizin büyüklerinden
birisinin görüşlerini inceleyerek kısa bir konuşma
hazırlayınız
(sadece bir tanesinin yapılması yeterlidir)
a. Dünya Sağlık günü
b. 23 Nisan (Çocuk)
c. 19 Mayıs(Spor)
d. Yeşilay haftası (uyuşturucu ile savaş)
e. Birleşmiş Milletler Barış günü
f. Dünya çocukları günü(Çocuk)
g. Kütüphane haftası(Bilim)
h. Gazeteciler günü
i. 30 Ağustos (Mehmetçik)
j, Denizcilik bayramı
4.Yukarıdaki çalışmalarınızdan birisinin bir dergide
veya yerel gazetede medyada yayınlamasını sağlayınız.
5.Yaptığınız çalışmalardan birisini bir küçük izci
öbeğine veya kümesine onların anlayacağı bir dil ile
anlatın. İzci olmayanlar bu işi bir arkadaş grubu ile
yapabilir.
6.Atatürk hakkında yazılmış bir kitabı okuyarak
özetleyiniz
7.Atatürk'ü görmüş birisinden veya onun yaşadığı
yıllarda genç olan birinden onunla ilgili anıları
öğrenerek arkadaşlarınıza anlatmak için bir söyleşi
yapın.
İzciler
12-15 Yaş grubu
Aşağıdaki maddelerden bir tanesi dördüncü madde olmak
üzere sadece beş tanesini yapmak yeterli olacaktır.
1.Son yıllarda Birleşmiş Milletlerin çalışmaları ile dünyada gelişen 1930'larda Mustafa Kemal Atatürk'ün
önderliğinde ve Cumhuriyet ile gelen yararlı
gelişmelerden birisini inceleyip bir kompozisyon ve
benzeri çalışma hazırlayınız. Bu kompozisyonda yerel
olarak konunun nasıl geliştiğini de araştırabilirsiniz
Eğer çok güzel resim yapıyorsanız ve ya bir sanat dalı
ile ilginiz var ise o sanat dalında bir uygulama da
hazırlayabilirsiniz ( Tiyatro gibi)
a.İnsan hakları
b.Demokrasi ve demokratik yönetim
c.Çocuk hakları
d.Kadın ve erkek eşitliği
e.Çevre
f.Bunların dışında seçeceğiniz ilgili bir konu
2.Aşağıdaki etkinliklerden birisini yapınız
a. Atatürk ile ilgili bir müzeyi veya sergiyi gezin.
İzlenimlerinin anlatan bir yazı hazırlayın.
b. Atatürk ile veya onun önderlik ettiği konularda bir
konferansa katılın. İzlenimlerinizi bir yazı olarak
hazırlayın.
c. Atatürk'ün söylediği sözlerden birisini yazılı
olarak hazırlayın
3.Atatürk ile ilgili haberleri bir süre toplayarak
bir dosya geliştirin
4.Yukarıdaki çalışmalardan birisini bir çocuk
dergisine yazın.
5.Atatürk hakkında yazılmış bir makaleyi okuyarak
özetleyin.
6.Yaşadığınız il ile ilgili Atatürk'e ait bir anıyı
araştırın.
7.Atatürk'ü görmüş birisinden veya onun yaşadığı
yıllarda yaşamış birisinden onunla ilgili anılarını
öğrenip yazılı olarak özetleyin
8. Oba olarak atatürk ile ilgili bir konuda bir macera
ülkeleri projesi yapınız
Küçük izciler
7-11 Yaş
Aşağıdaki etkinliklerden üç tanesini yapın
1.Atatürk'ün aşağıdaki konularda yaptıkları ile ilgili
bir resim yapın veya bir sayfa yazı yazın
a. İnsan Hakları
b. Demokrasi ve demokratik yönetim,
c. Çocuk Hakları
d. Sağlık
e. Çevre
f. Eğitim
2.Aşağıdaki etkinliklerden bir tanesini yapın
a.Atatürk ile ilgili bir sergiyi veya müzeyi gezin
b.Atatürk ve Cumhuriyetimiz ile ilgili katıldığınız
bir etkinliği anlatın
c.Atatürk'ün söylediği sözlerden birisini yazılı
olarak açıklayın.
3.Atatürk ile ilgili gazete haberlerini bir süre
toplayarak düzenli temiz bir albüm meydana getirin.
4.Yukarıdaki çalışmalardan birisini bir çocuk
dergisine gönderin
5.Atatürk hakkında bir yazıyı özetleyin
6.Yaşadığınız il ile ilgili Atatürk'e ait bir anıyı araştırın
Bu çalışmayı yapıp bir dosya halinde il
temsilciliğiniz aracılığı ile gönderdiğiniz taktirde
size başarı belgeniz ile aşağıdaki konulardan
seçeceğiniz ve ekip halinde yapacağınız aşağıdaki
çalışmalardan birisi için gerekli bilgiler
gönderilecektir. Yazışmalarda Çalışmayı yöneten lider
veya kişinin, ekibin adının ekip üyelerinin adlarının
ekip irtibat görevlisi adı adresi fax no ve e-mail adresinin belirtilmesi gereklidir.
Bu doküman sadece bilgi içindir. Uygulanmasından
meydana gelecek sorumluluklar hiçbir şekilde dokümanın
yazarı ile ilgilendirilemez
Başarılar dileriz
Ü. Savas Baran
bsavas@marketweb.net.tr
Atatürk'ü İzliyorum projesini tamamlayanların
yapabilecekleri diğer projeler
Demokrasi
Çocuk Hakları Avukatı ( Sadece ergin izci) *
Uyuşturucu ile savaş
Uluslararası dostluk ve hoşgörü
Dünya Doğa Koruma Ödülü*
Kimsesiz çocuklara yardım ( alternatif olarak UNHCR
Mülteci çocuklara yardım*.
Avrupa Pasaportu (Ergin izci)*
Dünya vatandaşı yaratalım*
Herkez farklı herkes eşit
İzcilerimizin bu kapsamda yapacakları projelerden
*işaretli olanlar uluslar arası ödül çalışmaları
içinde geçerlidir. Diğer bir anlamla bir taşla iki kuş
vuracaksınız. Bu proje ile bir sertifika alırken birde
uluslar arası bir armayı takmaya hak kazanacaksınız
Obalar bu konularla ilgili Macera ülkeleri projeleri
yapabilirler
|