|
MEB CANLI HABER BANDI
Tüm Ücret Yönetmelikleri
Yeni ekders yönetmeliği
Egitim Çalışmaları
Öğrenci işleri
24 KASIM BİZİM GÜNÜMÜZ
Ö Ğ R E T M E N L E R G Ü N Ü
SEVGİLİ ÖĞRETMENİM
Sevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.
Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.
Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.
Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne - baba gibisin,
Bizi, bağrına hep basarsın.
Fethi BOLAYIR
SOHBET/CHAT
seviyeli sohbet
İLSİS Personel Bilgileri
Tüm Ders ve sınıflar için
Yıllık Plan,Günlük Plan,Zümre Toplantıları
Ders notları,Testler, Öss deneme sınavlari
Sizde gönderin aybars_ops@mynet.com
Tüm Öğretmen evleri
ÖĞRETMEN EVLERİ
10-BALIKESİR
Telefon Kodu:(0 266)
Tatil sevenler
Öğretmen Evleri Yatak Sayısı Telefon No Faks No Hizmet Birimleri
MERKEZ 76 241 86 63 - 245 56 66 - 245 40 33 245 22 25 Otel, lokal, Restoran, Erkek Berberi,
AYVALIK 14 312 30 04 - 312 14 67 Otel, lokal, restoran
BANDIRMA 14 714 83 77-78-79 714 83 77 Otel, lokal, restoran, kuaför, bahçe
BURHANİYE 46 422 39 73 - 412 88 65 412 81 82 Otel, lokal
DURSUNBEY 50 662 17 68 - 662 16 19 Otel, lokal, Restoran, , Otopark, Çok Amaçlı Salon
EDREMİT 20 373 27 20 374 29 22 Otel, lokal
EDREMİT/ALTINOLUK 70 395 14 44 - 395 02 02 Otel, lokal, restoran, bahçe
ERDEK 82 835 36 76 - 835 54 18 - 19 835 54 19 Otel, lokal, Restoran, Konferans Salonu, Bahçe, Bilardo Salonu
GÖNEN 52 762 39 98 - 762 55 85 762 11 19 Otel, lokal, Restoran, Konferans Salonu, Bahçe, Otopark, Kuaför, Erkek Berberi, Çok Amaçlı Salon
MANYAS 23 818 19 77 Otel, lokal
SAVAŞTEPE 4 552 12 63 Otel, lokal
SINDIRGI 42 516 15 18 Otel, lokal, Çok Amaçlı Salonu, Otopark
|
|
GAZETELERİ OKUYALIM
ÖĞRETMEN NEDİR? NASIL OLMALIDIR?
YÜKSEL ÖZDEN
İnsanın yaratılıştan sahip olduğu birtakım özellikleri vardır. Ona bu özelliklerinin geliştirilmesi ve başkalarıyla münasebetlerini düzenli biçimde uygulayacak değerlerin öğretilmesi gerekir.
İnsanlık tarihi başlangıç ve gelişim itibariyle incelendiği zaman görülüyor ki şahısları, dilleri ve zamanları ayrı olmasına rağmen bilgi edinme, anlama, ünsiyet peyda etme, sorun anlama gibi fıtri ihtiyaçların kaçınılmaz olduğu görülmektedir.
Eğitim ve öğretim denen bu zorunluluk insan üzerinde bir tasarruftur. Bu tasarrufun bilerek ve bilenler tarafından yapılması insan şahsiyetindeki ilahi elementlerin zedelenmemesi açısından önemlidir. Bu tasarrufu bilindiği gibi öğretmen yapmaktadır.
“Ben gerçekten muallim (öğretmen) olarak gönderildim.” diyen Allah (c.c.) Rasulü’nün asıl görevi de öğretmenlikti.
Öğretmen bir gönül pınarıdır. Hep ileri doğru akar. Çevresine güzellik verir, ferahlık verir. Bütün çırpınışı hep daha ileriye gitmek içindir. Cehaleti yıkmak, parıldayan güne kavuşmak onun hedefi olmalıdır.
Cehalet cahil olmak demektir ki bir ülkeyi ekonomik sıkıntı, deprem ve sel felaketi gibi felaketler yıkamayabilir ama cehalet bir ülkenin felaketi olabilir.
Asıl kör, gözleri âmâ olan değil, cahil olandır. O bakımdan İslam’ın da insanlığın da baş düşmanı cehalettir.
Bir toplumun yaşaması milli ve manevi benliğini bilmesine bağlıdır. Nesillere bu şuuru veren öğretmenlerdir.
Öğretmenin sanatı varoluş gayesine uygun olarak insan fikrini geliştirmek, davranış ve duygularının tanzimi, fikir ve düşüncede söz ve fiille doğru yolu gösterme, dünya ve ahirette mesut olacak iyi insan yetiştirme sanatı olmalıdır.
Eğitim ve öğretim bilen bir kişinin bilmeyene, doğru yolu göstermesi, onun elinden tutması, öğretmen de bunun uygulayıcısıdır.
Bu yüce görevi üstlenen öğretmenin her türlü bilgileri bilme, uygulama, ifade etme becerilerinin olması gerekmektedir.
“Rabbim terbiye etti ne güzel etti ve güzel terbiye etti.” diyen Rasulullah örnek öğretici olarak kendisini insanlığa takdim etmiştir. Her konuda olduğu gibi eğitim-öğretim alanında da bize en güzel örneği sunmuştur. O’nun hayatı eğitimcilerin yolunu aydınlatan nice canlı örneklerle doludur.
Peki nasıl bir öğretmendi Peygamberimiz (s.a.v.):
a) O (s.a.v.) herkese değer verirdi. Seviyesi, kapasitesi, yaşı, işi ne olursa olsun öğreticiliği açısından eşitti.
b) İnsanlara akli seviyelerine göre konuşurdu.
c) Eğitim ve öğretimde uygun zamanı kollardı.
d) İkna edici bir konuşma tarzı vardı.
e) Bıkkınlık ve yılgınlık asla göstermezdi.
f) Anlaşılmak için konuşurdu.
g) Hep kolayı seçerdi
h) O (s.a.v.) hep büyük düşünür ve büyük hedefler gösterirdi.
...
Ayrıca iyi bir öğretmen, çok okuması, derslerine mutlaka hazırlıklı girmesi, yenilikleri takip etmesi, çocuk ve gençlerin psikolojisini iyi tanıması gerekir. Öğretmen muallim (öğretici) olmalı, müellim (zorlaştırıcı) değil. Öğretmen sadece anlatıcı değil aynı zamanda uygulayıcı olmalıdır. Öğrencilerine örnek teşkil edecek bir şahsiyette olmalı, İslam ahlakı ile ahlaklanmalıdır.
Nevzat ÖZTÜRK
Tire Kurtuluş İlköğretim O. Md. Yard./İZMİR
Ben öğretmenim,
Sevdalısı bu yurdun.
dolaşırım sınırlarında yurdumun
En yüksek burçlarına çıkar,
Bayrak olurum.
Ben öğretmenim,
Bir rüzgâr olur eserim,
Erzurum yaylasından.
Bütün yaylalarımda dolaşırım.
Özgürlük olurum.
Ben öğretmenim,
Yalnızlık türküleri söylerim, mezralarda...
Kemeraltı çarşısındaki insan seline karışır,
Karışır yüreğim...
Umut olurum.
Ben öğretmenim,
Göçmen kuşlar gibi dolaşırım yurdumda,
Geceyle biter yolculuğum.
Aydınlık olur her yan.
Işık olurum.
Ben öğretmenim,
Baharların sevdalısı...
Çocuklarımın gözlerinden akıp içeri,
Can veririm.
Hayat olurum.
Ben öğretmenim,
Gökyüzü hepimiz için mavi...
Bulut olur dolaşırım göklerde.
Sonra indiğim yerde,
Rahmet olurum.
Ben öğretmenim,
Gün olur bir nehrin üstünde köprü,
Bir doktorun neşterinde,
Bir çiftçinin motor gürültüsünde...
Her yerde, her şeyde...
Ben olurum...
Ben öğretmenim,
Tarih anlatırım,
Kocatepe’ye gider ellerim, Çanakkale’ye,
Sakarya’ya...
Yüreğim kocaman Cumhuriyet...
Mustafa Kemal olurum...
2005
KBYS HAZIRLIK
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE DEĞİŞİM
Cumhuriyetin kuruluşu ile Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen büyük değişim olan, “Türk Devrimi” millî eğitim sisteminin ilk adımıdır. Cumhuriyet dönemi eğitimin temel özellikleri dört başlık incelemek mümkündür.
A. ÖĞRETİMİ BİRLEŞTİRİLMESİ
Okullar, birbirine kapalı dikey kuruluşlar halinde, üç ayrı kanalda yapılanmıştı.
1. Kur’an öğretimine Arapça’ya ve ezberciliğe dayalı okullar (mahalle mektepleri ve medreseler),
2. Yenilikçi Tanzimat okulları (idadîler ve sultanîler),
3. Yabancı dilde öğretim yapan okullar ( kolejler ve azınlık okulları).
Bu üç kanalda üç ayrı görüşün, üç ayrı yaşam biçiminin hattâ üç ayrı çağın insanı yetiştirilmekteydi.
Bu ortamda, üç ayrı eğitim kanalı ile birbirine zincirlemesine bağlı millet egemenliğini yaşam biçimi haline getirmiş kuşaklar yetiştirmek, ulusal kültürü güçlendirmek, ulusal birliği sağlamak olası değildi. Değişim süreci içerisinde köklü önlem olarak 3 Mart 1924’te 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılmıştır. Bu Kanun ile üç ayrı kanal birleştirilmiş; birinci kanaldakiler kapatılmış, ikinciler geliştirilmiş, üçüncüler ise Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetimine alınmıştır
Öğretimin Birleştirilmesi anlamına gelen bu Kanunun iki önemli özelliği bulunmaktadır. Birincisi, eğitim sisteminin demokratikleştirilmesidir. Kanunun ikinci önemli özelliği eğitim alanında lâikliğin eyleme dönüştürülmesidir. Kanun ile şu düzenlemeler getirilmiştir.
1. Şer’iye ve Evkaf Vekaleti ya da özel vakıflarca yönetilen tüm medrese ve mektepler Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır.
2. Şer’iye ve Evkaf Vekaleti bütçesinden mekteplere ve medreselere ayrılan para, eğitim bütçesine geçirilecektir. Eğitim
3. Bakanlığı yüksek din uzmanları yetiştirmek için Darülfünûnda bir ilâhiyat fakültesi, imam ve hatip yetiştirmek içinde ayrı okullar açacaktır.
B. EĞİTİMİ ÖRGÜTLEME
Cumhuriyet döneminde eğitim sisteminin örgütlenmesinde en önemli yasal düzenlemelerden biri, 22 Mart 1926 yılında çıkarılan 789 sayılı Maarif Teşkilatına Dair Kanun’dur.
Bu Kanunla;
 Millî Eğitim Bakanlığı dışında bir başka bakanlık tarafından gereksinime göre açılmış ya da açılacak olan okullarla özel okulların derece ve denkliğinin belirlenmesi Millî Eğitim Bakanlığına verilmiştir.
 Türkiye’de hiçbir okul Millî Eğitim Bakanlığının izni ve uygun görüşü alınmadan açılamaz.
 Diğer bakanlıklara bağlı ortaöğretim kurumlarındaki öğretim programlarını yapma görevi, Millî Eğitim Bakanlığına aittir. Yüksek öğretim kurumlarının programları ise, Millî Eğitim Bakanlığının uygun görüşü alınarak hazırlanır ve Millî Eğitim Bakanlığınca onaylanır.
 Daha önce yerel yönetimlerce yürütülen meslekî-teknik öğretim kurumları Bakanlık bünyesine alınmıştır. Bakanlığın giderek artan hizmetleri nedeniyle, Bakanlık Müste-şarlığının yanı sıra bir de Meslekî ve Teknik Öğretim Müsteşarlığı kurulmuştur.
Bu Kanunla ilköğretim okulları; şehir ve kasaba (gündüzlü), şehir ve kasaba (yatılı), köy (gündüzlü) ve köy (yatılı) olarak düzenlenmiştir. Ortaöğretim okulları ise; liseler ortaokullar, ilk öğretmen okulları ve köy ilk öğretmen okullarıdır. Bu okullardan başka yüksek ve orta öğretmen okulları vardır.
789 sayılı Kanunda Türk dilinin dünya dilleri arasındaki onurlu yerini alabilmesi ve diğer dillerin etkisinden arındırılabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığında bir “dil heyeti” oluşturulmuştur. Böylece hem eğitimin Türkçe yapılmasına, gelişmesine hem de Türkçe’nin yaygınlaştırılmasına önem verilmiştir.
Ayrıca, “Talim ve Terbiye Kurulu” kurulmuş, Talim ve Terbiye Kurulunun bilim ve uzmanlar kurulu, Bakanlığın bir tür “kurmay” heyeti olması öngörülmüştür. Nitekim, Maarif Teşkilatına Dair Kanunun TBMM’de görüşülmesi sırasında tartışmalar, Talim ve Terbiye Kurulu konusunda yoğunlaşmıştır. Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati, Talim ve Terbiye Kurulu’nu “Türk ulusunun okul içinde ve dışında eğitimi ile ilgili büyük sorunları ile uğraşacak ve Millî Eğitim Bakanlığına manevi kontrol görevi yapacak bir bilim ve uzmanlar kurulu olarak” düşünüldüğünü söylemiştir.
Bu Kanunda, öğretmen yetiştirme; eğitim sisteminin en öncelikli sorunları arasında görülmüş ve nitelikli eğitimin ancak nitelikli öğretmenle yapılabileceği kabul edilmiş, “millî eğitim hizmetinde asıl olan öğretmenliktir” ilkesi benimsenmiştir.
C. EĞİTİMİN NİTELİĞİNİ DEĞİŞTİRME ÇALIŞMALARI
Cumhuriyet döneminde Heyet-i İlmîye ve Eğitim Şûrası adı altında resmî eğitim toplantıları yapılarak eğitimin niteliğini değiştirmek amacıyla, eğitim-öğretim konuları tartışılmış ve bazı temel ilkeler tespit edilmiştir.
Temmuz 1921’deki Maarif Kongresi dışında, ilk kez benzer bir toplantı 1. Heyet-i İlmîye adıyla Temmuz 1923’te, ikincisi Nisan 1924’te, üçüncüsü Aralık 1925-Ocak 1926’da yapılmıştır.
Heyet-i İlmiyeler ve görüşmelerde ele alınan konular:
I. Heyet-i İlmiye (Temmuz-1923)
1. İlköğretimin 6 yıla çıkarılması,
2. İlkokul 1. ve 2. sınıfların 30’u, diğerlerinin 40’ı aşmaması,
3. Zorunlu eğitim yaşındaki çocukların yabancı okullara gidemeyecekleri,
4. Küçük köyler için yatılı bölge ilkokulları açılması,
5. Din dersleri öğretmenlerinin seçiminde, öteki öğretmenler gibi bazı şartlar aranması,
6. Sultanî adının Liseye çevrilmesi.
II. Heyet-i İlmiye (Nisan-1924)
1. İlköğretimin 5 yıla indirilmesi,
2. Liselerin 6 yıl olması (3 yıl kısm-ı evvel, 3 yıl kısm-ı sani),
3. Öğretmen okullarının 5 yıla çıkarılması,
4. Ders kitapları.
III. Heyet-i İlmiye (Aralık 1925-Ocak 1926)
1. Öğretmenlerin özlük hakları,
2. Liselerin belirli merkezlere toplanması,
3. Talim ve Terbiye Dairesinin kurulması.
4. Öğretmenlerin özlük hakları,
5. Liselerin belirli merkezlere toplanması,
6. Talim ve Terbiye Dairesinin kurulması.
1926 yılında Tâlim ve Terbiye Dairesinin kurulması üzerine bu tür çalışmaların yapılması görevi bu daireye verilmiştir. Bundan sonra “Milî Eğitim Şûraları” adı altında ilki 1939 yılında sonuncusu ise 1999 yılında olmak üzere on altı şûra düzenlenmiştir.
Millî Eğitim Şûraları ve görüşmelerde ele alınan konular:
I. Milli Eğitim Şurası (1939)
1. Üç sınıflı köy okullarının beş sınıfa çıkarılması,
2. Her iki yüz ilkokul mezunu bulunan yerde meslekî ve teknik kurs ve okulların açılması.
II. Milli Eğitim Şurası (1943)
1. Türk ahlâkının ilkelerinin belirlenmesi,
2. Tarih ve ana dili öğretimi.
III. Milli Eğitim Şurası (1946)
1. Sanat, ticaret okulları programlarının iş hayatına uyacak biçimde düzenlenmesi,
2. Bu okullarda atölye ders saatlerinin artırılıp kültür derslerinin azaltılması.
IV. Milli Eğitim Şurası (1949)
İlkokul programlarının incelenmesi,
İlkokullarda Tarih-Coğrafya-Yurttaşlık bilgisi öğretimi,
Orta okul programı, liselerin dört yıla çıkarılması.
V. Milli Eğitim Şurası (1953)
Okul öncesi ve ilköğretim sorunları,
Özel eğitime muhtaç çocukların sorunları.
VI. Milli Eğitim Şurası (1957)
Meslekî ve teknik eğitim,
Halk eğitimi.
VII. Milli Eğitim Şurası (1962)
İlk ve orta okul ilişkileri,
Teknik öğretim,
Lise programları.
VIII. Milli Eğitim Şurası (1970)
Eğitim sisteminin biri ötekine dayalı üç öğretim düzeyinden oluşması: İlköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim. Bu düzeyler arasında yatay ve dikey geçiş esaslarının belirlenmesi.
IX. Milli Eğitim Şurası (1974)
Ortaöğretim sorunları,
Ortaöğretim kurumlarında hem mesleğe hem de yükseköğretime, hayata, iş alanlarına hazırlayan programlara yer verilmesi,
Ortaöğretimde ders geçme ve kredi düzeni.
X. Milli Eğitim Şurası (1981)
Eğitim sisteminin bütünleştirilmesi,
Eğitim sisteminin her düzeyinde meslekî ve teknik eğitime ağırlık verilmesi,
Yatay ve dikey geçişler,
Temel eğitimden orta eğitime geçişte yöneltme,
Yükseköğretime geçişte, öğrencinin ilgi ve isteği, yetenekleri, orta öğretimdeki başarısı ve izlediği program türünün birlikte dikkate alınması,
Tek tip fakat çok amaçlı Lise esası,
Öğretmen yetiştirme,
Türk dilinin öğretimine ağırlık verilmesi,
Programlarda Atatürkçülük konuları.
XI. Milli Eğitim Şurası (1982)
Öğretmen yetiştiren kuruluşların üniversitelere bağlanması,
Eğitim uzmanlarının yetiştirilmesi,
Uzmanlık eğitimi yapacak öğretmenlere çeşitli imkanlar (maaş, izin vs.)
Öğretmenliğin çekici hale getirilmesi,
Öğretmenlerin hizmet öncesi ve içi yetiştirilmesi,
Öğretmenlerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi,
Öğretmenlerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi,
Dengeli öğretmen dağılımının sağlanması.
XII. Milli Eğitim Şurası (1988)
Eğitim sistemi,
Yükseköğretim,
Öğretmen yetiştirme,
Eğitimde yeni teknolojiler,
Türkçe ve yabancı dil eğitim ve öğretimi,
Eğitim finansmanı.
XIII. Milli Eğitim Şurası (1990)
Yaygın eğitim.
XIV. Milli Eğitim Şurası (1993)
Okul öncesi eğitim,
Eğitim yönetimi.
XV. Milli Eğitim Şurası (1996)
İlköğretimde yönlendirme,
Ortaöğretimde yeniden yapılanma,
Yükseköğretime geçiş,
Eğitim finansmanı.
VI. Milli Eğitim Şurası (1999)
Meslekî ve teknik öğretim.
D. EĞİTİMİ YAYGINLAŞTIRMA
Okur-yazar oranını yükseltmek, öğretimi kolaylaştırmak ve Türkçe’yi ortak bir dil yapmak amacıyla 1 Kasım 1928’de 1353 sayılı Kanunla Lâtin temelli yeni bir alfabe kabul edilmiştir. Türkçe’yi yabancı dillerin sarmalından kurtarmak, bilimin gereğine göre geliştirmek ve Türkçe’nin yanlış kullanımını önlemek amacıyla 1931 yılında Türk Tarih Kurumu, 1932 yılında Türk Dil Kurumu kurulmuştur.
Yazı, dil ve tarih inkılâplarının eğitime başlıca etkileri şöyledir;
 Yeni abecenin halka öğretilmesi için geniş bir okuma-yazma faaliyeti başlatılmıştır.
 Ders kitapları, sözlükler, tüm basılı resmî yayımlar yeniden hazırlanmıştır.
 Birçok öğretmen Türk Dil ve Tarih Kurumlarında görev almıştır.
Günlük dilde olduğu gibi, bilimsel terimlerde de çok geniş bir Türkçeleştirme faaliyetine girilmiş, okullarda öğretim bu yeni terimlerle yapılmıştır.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ ÖRGÜTSEL YAPISI
Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkındaki 3797 sayılı Kanun’a göre Millî Eğitim Bakanlığı bugün;
1. Merkez örgütü
2. Taşra örgütü
3. Yurt Dışı örgütü
4. Bağlı kuruluşlar
olmak üzere dört bölümden meydana gelmektedir.
Millî Eğitim Bakanlığı taşrada 81 il ve 922 ilçede örgütlenmiştir. MEB’in yurt dışında 21 eğitim müşavirliği ve 18 eğitim ataşeliği olmak üzere 39 ülkede temsilciliği bulunmaktadır. MEB temsilciler aracılığıyla yurt dışında öğrenim gören (lisans-yüksek lisans ve doktora) öğrencilere ilişkin eğitim öğretim işlerini yürütmektedir. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kuruluşlar Milli Eğitim Akademisi ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüdür.
1. MERKEZ ÖRGÜTÜ
Bakanlık merkez örgütü; Bakanlık makamı, Talim ve Terbiye Kurulu, ana hizmet birimleri, danışma ve denetim birimleri ile yardımcı birimlerin yanı sıra Makam Onayıyla kurulanlar; Meslekî ve Teknik Eğitim Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı (METARGEM) ile Projeler Koordinasyon Kurulu Merkezi Başkanlığından oluşmaktadır.
a. Bakanlık Makamı
1. Bakan
2. Müsteşar
3. Müsteşar Yardımcıları
Bakan, Bakanlık hizmetlerini mevzuata, hükümetin genel siyasetiyle, milli güvenlik siyasetine, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle ve Bakanlığın faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklarla ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve koordinasyonu sağlamakla görevlidir.
Müsteşar, Bakanın yardımcısı olup Bakanlık hizmetlerini Bakanlığın amaç ve politikalarına, kalkınma planlarına, yıllık programlara ve mevzuat hükümlerine uygun olarak Bakan adına düzenlemek ve yürütmekle görevlidir.
Hizmetlerin yürütülmesinde Müsteşara yardımcı olmak üzere de yedi müsteşar yardımcısı görevlendirilir.
b. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, doğrudan bakana bağlı bir karar organıdır. Eğitimle ilgili hemen her konuda bakana yardımcı olmakta, görüş vermekte eğitim sorunları ile ilgili araştırmalar yapmakta veya yaptırmaktadır.
c. Ana Hizmet Birimleri
Merkez örgütünde eğitim-öğretim ve yönetsel kararlar üreten birimlerdir. On beşi genel müdürlük, biride daire başkanlığı olarak düzenlenen ana hizmet birimleri;
1. Okulöncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü
2. İlköğretim Genel Müdürlüğü
3. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü
4. Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü
5. Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü
6.Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğü
7. Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü
8. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü
9. Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü
10. Yükseköğretim Genel Müdürlüğü
11. Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
12. Yurt Dışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürlüğü
13. Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü
14. Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü
15. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü
16. Okul içi Beden Eğitimi, Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı
d. Danışma ve Denetim Birimleri
1. Teftiş Kurulu Başkanlığı
2. Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
3. Hukuk Müşavirliği
4. Bakanlık Müşavirliği
5. Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği.
e. Yardımcı Birimler
1. Personel Genel Müdürlüğü
2. Yayımlar Dairesi Başkanlığı
3. Hizmet içi Eğitim Dairesi Başkanlığı
4. İdarî ve Malî İşler Dairesi Başkanlığı
5. Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı
6. İşletmeler Dairesi Başkanlığı
7. Yatırımlar ve Tesisler Dairesi Başkanlığı
8. Eğitim Araçları ve Donatım Dairesi Başkanlığı
9. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı
10. Ortaöğrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanlığı
11. Eğitim Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı
12. Çıraklık, Meslekî ve Teknik Eğitimi Geliştirme ve Yaygınlaştırma Fonu Dairesi Başkanlığı
13. Savunma Sekreterliği
14. Özel Kalem Müdürlüğü
f. Sürekli Kurulları
Oluşumu ve çalışma yöntemleri ayrı yönetmeliklerle saptanan bu kurullar şunlardır:
1. Milli Eğitim Şurası,
2. Müdürler Kurulu,
3. Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kurulu,
4. Öğrenci Disiplin Kurulları,
5. Özel İhtisas Komisyonları
2. TAŞRA ÖRGÜTÜ
Her ilde millî eğitim müdürlüğü; merkez ilçe hariç her ilçede ilçe millî eğitim müdürlüğü bulunmaktadır. İlçe milli eğitim müdürlükleri görev ve hizmetleri açısından, il milli eğitim müdürlüklerine karşı sorumludur. Bunlar il ve ilçe bazında eğitim hizmetlerini yürütürler.
İl ve ilçe millî eğitim müdürlükleri hizmetin özelliklerine göre şubeler, bürolar ile sürekli kurul ve komisyonlardan oluşur.
Millî eğitim müdürlüklerinin başlıca görevleri şunlardır;
1.Yönetim hizmetleri
2.Personel hizmetleri
3.Eğitim-öğretim hizmetleri
4.Bütçe-yatırım hizmetleri
5.Araştırma-plânlama-istatistik hizmetleri
6.Teftiş-rehberlik-soruşturma hizmetleri
7.Sivil savunma hizmetleri
İl ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinde bulunması gereken başlıca bölümler şunlardır;
1. Özlük 13. Burslar ve Yurtlar
2. Atama 14. Özel Öğretim Kurumları
3. İnceleme Soruşturma ve Değerlendirme 15. Sağlık İşleri
4.Kültür 16. Yaygın Eğitim
5. Eğitim-Öğretim ve Öğrenci işleri 17. Çıraklık ve Meslekî Teknik Eğitim
6. Program Geliştirme 18. Araştırma, Plânlama ve İstatistik
7. Hizmet İçi Eğitim 19. Bütçe-Yatırım ve Tesisler
8. Bilgisayar ve Sınav Hizmetleri 20. Eğitim Araçları ve Donatım
9. Okulöncesi Eğitim 21. Arşiv ve İdare Bölümü
10. Özel Eğitim ve Rehberlik 22. Sivil Savunma Hizmetleri
11. Okul İçi Beden Eğitimi Spor 23. Basın ve Halkla İlişkiler
12. Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler
Bölümler, il veya ilçenin millî eğitim şube müdürü kadro sayısına göre tek tek veya hizmet benzerliğine göre birleştirilerek veya ayrılarak şubeler şeklinde oluşturmaktadır.
k b y s ....
ZEKÂNIN TANIMLARI ve TARİHSEL GELİŞİMİ
Zekâ, diğer pek çok psikolojik değişken gibi, doğrudan gözlenemeyen çok karmaşık yapılardan (construct) biri, hatta en önemlilerinden. Psikoloji bağımsız bir bilim dalı olmadan önce de zekâ ya da zekâ yerine konulan kavramlar üstüne çok şey söylendi ve yazıldı (Bu yazıda, bu tanım ve görüşler üzerinde durulmayacak) Bugünkü testler anlamında zekâyı ilk ölçme girişimi, Fransa'daki okullarda öğrenme güçlüğü olan çocukların normallerden ayrılması amacıyla geliştirilen Binet-Simon (1905) testiyle başladı. Binet'ye göre zekâ, bellek alanı, duyum keskinliği ve tepki hızı gibi basit zihni öğelerle değil, kavrama, hüküm verme, akıl yürütme (ve 'düşünceye belirli bir yön verme', 'düşünceyi arzu edilen bir gayenin gerçekleşmesine intibak ettirme' ile 'kendi kendini eleştirme/kendi yanlışlarını bulup düzeltme') gibi karmaşık işlemlerde kendini gösterir. Bu karmaşık zihni etkinlikleri duyumları ölçer gibi dakik olarak ve doğrudan doğruya ölçmek mümkün değildir. Bireyin zekâsı hakkında güvenilir bir fikir edinmenin yolu, bireyi çözümü yüksek zihni işlemlerin kullanılmasını gerektiren problemlerle karşı karşıya getirmek ve bireyin yaptıklarını objektif olarak saptamaktır. (Toker ve ark., 1968: s. 22-23).
Binet-Simon ölçeği 1908 yılında yaşa göre tekrar düzenlendi ve bazı değişiklikler yapıldı. 1912 yılında Stern , bireyin zekâ yaşının takvim yaşına bölünmesiyle elde edilen Zekâ Bölümü 'nü ( IQ ) önerdi. Binet-Simon ölçeği, ABD'de 1916 yılında Terman tarafından geliştirilerek, 3 ve 16 yaş grubu için standartlaştırıldı ve ölçek, Stanford-Binet Zekâ Ölçeği adını aldı.
937 Terman ve Merrill revizyonunda da amaç, genel yeteneği ( g ) değerlendirmekti; soru sayısı 90'dan 129'a çıkarıldı ve L-M formları yapıldı. Sözel yeteneği ölçen sorular ağırlıkta olduğundan, Stanford-Binet testi, zekâdan çok okul başarısını ölçtüğü yönünde eleştirilmeye başlandı. 1960 Terman ve Merrill revizyonunda ise, Stanford-Binet testinde bir oran olan Zekâ Bölümü yerine, ortalaması 100, standart sapması 16 olan sapma IQ puanı kullanılmaya başlandı. Terman-Merrill 1973 revizyonunda, Stanford-Binet testinde pek fazla değişiklik yapmadı. 1986 revizyonunda (Thordike, Hagen ve Sattler), Stanford-Binet testine sayısal ve sözel yetenek yanında, soyut-görsel yeteneği ve kısa süreli belleği ölçen maddeler eklendi (Daniel, 1997). Tüm dünyada en yaygın kullanımda olan Wechsler ölçeklerinde de, zekânın bir bütün (g) olduğu sayıltısı yatar. Wechsler'e göre, zekâ, kişinin çevresini algılama, çevreyle başedebilme gibi yeteneklerini kapsayan genel bir doğal kapasitedir; zekâyı ölçen testler, maddelerle (item) o maddelere tepki veren birey arasında özel bir iletişim biçimidir.
Tüm Wechsler ölçeklerinin yapıları hemen hemen tümüyle benzerdir: WPPSI (okul öncesi), WISC (çocuklar) ve WAIS (yetişkinler) ölçekleri genel olarak Sözel (genel bilgi, muhakeme, aritmetik, benzerlik, kelime hazinesi) ve Performans (resim tamamlama, resim düzenleme, küplerle desen, parça birleştirme, şifre) alt testlerinden türetilen bir tek puan sağlarlar.
1939 Wechsler Bellevue Form I 'i 1944 yılında Form II takip etti; 1949 yılında 5-15 yaş grubu için Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği (WISC); 1955 yılında 16 yaş ve üstü için Wechsler Yetişkinler Zeka Ölçeği (WAIS) geliştirildi. WISC'in 1974 revizyonunda (WISC-R) alt testlerin veriliş sırası karıştırılarak yaş grubu 6-16'ya çıkarıldı. WISC-R'ın 1974 versiyonu Savaşır ve Şahin (1988) tarafından kültürümüze uyarlanmış ve standartlaştırılmış olup yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.
Wechsler ölçeklerinin son revizyonlarında (WISC-III, 1991) genel zekâ (g) görüşü yerini korumakla birlikte; sözel kavrama, algısal organizasyon, işlem hızı ve çeldirilemezlik şeklinde 4 faktör puanı önerilmiş; WAIS-III'de ise, kapsama akıcı zekâ (yeni sorunları muhakeme) eklenmiştir (Daniel, 1997). Yukarıda kısaca özetlenen, yaygın kullanımda olan iki ölçekten başka, grup testleri olan ve I. Dünya Savaşı yıllarında kullanılan Ordu Alfa-Beta Testleri, Raven Standart İlerlemeli Matrisler Testi gibi daha pek çok zekâ testi de geliştirilmiş ve kullanılmıştır.
ARAŞTIRMA
Avustralya'da Eğitim Sistemi ve Avantajlar
Avustralya'da eğitim sistemi beş bölümden oluşur:
1. İlk ve orta dereceli okullar
2. Yüksek eğitime hazırlık
3. ELICOS kurumları: Yabancı öğrenciler için İngilizce dil öğrenimi verir.
Ayrıca özel İngilizce dil okulları ve birçok üniversitenin kendi İngilizce dil kurumları vardır.
4. TAFE: Devletin Teknik ve Yüksek Öğrenim kurumlarıdır, ve özel sektörün işbirliği ile staj sistemli mesleki eğitimi sağlar.
5. Üniversiteler
Avustralya'da Eğitim Yılı
Avustralya'da eğitim yılı Kuzey yarımküreden farklı olarak Şubatta başlar. Haziran ayinda Türkiye'de eğitim yılını tamamlamış öğrencilere bu 6-7 aylık ara İngilizce bilgilerini tazelemeye iyi bir fırsat yaratmaktadır.
Şubat ayından Aralık ayına süren eğitim yılında birçok kurs için son başvuru tarihleri Ekim ayı içerisindedir.
Bazı üniversite ve meslek okulları ayrıca sömestir arasında da öğrenci alır. İngilizce dil kurslarının tarihleri esnektir, bazen aylık bile olmak üzere sık sık yeni kurs dönemleri başlar.
Avantajlar
Neden Avustralya'da eğitim?
Avustralyanın okulları, yüksekokulları ve üniversiteleri her yıl artan sayıda yabancı öğrenci kabul ediyor. Geçen yıl Avustralya'da okuyan yabancı öğrenci sayısı 130.000'i aşıyordu. Adalarda okuyan öğrencileride katarsak, bu sayı 157.000'i buluyor.
Avustralya eğitiminin sağladıkları:
Yüksek standartta, uluslararası tanınan diplomalar
Uygun eğitim ve yaşam masrafları (ABD ve Ingiltere'den oldukça düşüktür)
Güvenli, sıcakkanlı ve enerjik bir ortam
Geniş kapsamlı dil ve belli başlı bilim dallarında teknik, lisans ve yüksek lisans programları
Üniversite ve yüksekokullarımız uluslararası öğrencilerimizin ihtiyaçlarına duyarlılık gösterir:
- Avustralya'da bulunan kurumlar öğrencilerinin kültürel ve dini ihtiyaçlarına duyarlıdır, ve yeni ortamlarına uyum sağlamalarında destek olurlar
- Avustralya suç ve politik huzursuzluğun en düşük düzeyde olduğu, güvenli bir ortam sağlar
- Avustralya dünyanın en uyumlu çok kültürlü toplumlarından biri olup, insanlarımız sıcakkanlı, açık fikirli ve cana yakındır
- Öğrencilerin eğitim gördükleri süre içerisinde, çalışma olanakları da vardır. Okul dönemleri boyunca haftada 20 saat, tatillerde tam gün çalışabilirler. - Öğrenciler eğitim görmeye başlar başlamaz çalışma izni kazanmış olurlar.
- Avustralya kanunları yabancı öğrencilere sunulan kursların yüksek standartta olmasını temin eder ve kurs ücretlerini garanti altında tutar. Yabancı öğrencilere yönelik kursların mutlaka onaylı ve kayıtlı olmaları gerekmektedir.
www.egitimhaber.com dan alınmıştır.
OKUL FIKRALARI
Stil Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."Şoför olurdumAli okula yazılacakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış. Sıra servis şoförüne gelmiş. Servis şoförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış. Şoför hiç oralı olmamış içinden, "ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki?" demiş... Okul günü gelmiş ve Ali alınması gereken yerden servise binmiş. Yolculuğun ilk başlarında sakin sakin oturan Ali daha sonra şoförün yanına gelerek "amca benim annem tavuk babam horoz olsaydı ben civciv olurdum değil mi?" demiş. Şoför: - "Evet yavrum, şimdi geç yerine otur" demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına giderek "amca benim annem inek babam boğa olsaydı ben buzağı olurdum değil mi?" demiş. Şoför biraz sinirli: - "Evet, şimdi git yerine otur", demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına gelerek "amca benim annem" demeye kalmadan şoför Ali'ye "ben sana bir soru soracağım" demiş ve ardından "senin annen orospu baban pezevenk olsaydı sen ne olurdun bakayım?" demiş. Ali sırıtarak cevap vermiş: - "ŞOFÖR".Geçmiş zamanTürkçe dersinde öğretmen sordu: - "Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?" - "Geçmiş zaman öğretmenim
ücretler ---- yeni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YÖNETİCİ VE ÖĞRETMENLERİNİN DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- (1) Bu Kararın amacı, Millî Eğitim Bakanlığının yönetici, öğretmen, uzman ve usta öğreticileri ile diğer görevlilerinin aylık ve ek ders ücreti karşılığında okutacakları ve okutmuş sayılacakları haftalık ders saatlerinin sayısını, ders görevi alacakların niteliklerini ve diğer hususları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2- (1) Bu Karar, Millî Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilâtı ile Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarını, hizmet içi eğitimleri, kurs ve seminerleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3- (1) Bu Karar, 5/3/1964 tarihli ve 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanmıştır.
tanımlar
MADDE 4- (1) Bu Kararda geçen;
a) Alan: Öğretmenlerin mezun oldukları öğretim programına bağlı olarak atandıkları öğretmenlik dalını,
b) Aylık karşılığı ders görevi: Aylık karşılığında okutulmak zorunda olunan dersleri,
c) Bakan: Millî Eğitim Bakanını,
ç) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını,
d) Ders niteliğinde yönetim görevi: Bakanlık merkez ve taşra teşkilâtı ile Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli personelin inceleme, araştırma, planlama, programlama, yönetim, denetim, eğitim ve öğretim hizmetlerinden ek ders görevi olarak kabul edilen etkinlikleri,
e) Ders yılı: Derslerin başladığı günden derslerin kesildiği güne kadar geçen ve iki dönemi kapsayan süreyi,
f) Ek ders görevi: Aylık karşılığı ders görevi dışında ek ders ücreti karşılığında okutulan dersleri,
g) Gündüz öğretimi dışında kalan öğretim: Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatilleri ile cumartesi ve pazar günleri yapılan yüz yüze eğitim ile diğer günlerde saat 18.00’den sonra başlayan yüz yüze eğitimi,
ğ) Hazırlık ve planlama görevi: Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumu öğretmenlerinin ders dışı hazırlık, planlama veya sosyal hizmetler gibi ek ders görevi sayılan etkinliklerini,
h) Müdür yetkili öğretmen: Bağımsız müdürlüğü bulunmayan ilköğretim okullarında sınıf öğretmenliği görevi yanında yönetim hizmetlerini de yürüten öğretmeni,
ı) Öğretim yılı: Ders yılının başladığı tarihten ertesi ders yılının başladığı tarihe kadar geçen süreyi,
i) Öğretmen: Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, kurs ve seminerlerde eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütenleri,
j) Örgün eğitim kurumu: Okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim kurumlarını,
k) Tam gün tam yıl eğitim: Meslekî ve teknik örgün ve yaygın eğitim kurumlarının fizikî kapasitelerinden azamî derecede yararlanılması amacıyla hafta sonu, yarıyıl ve yaz tatilleri de dâhil olmak üzere 07.00-24.00 saatleri arasında fiilen yapılan eğitim ve öğretimi,
l) Yaygın eğitim kurumu: Örgün eğitimin yanında veya dışında eğitim faaliyetlerinin düzenlendiği eğitim kurumlarını,
m) Yönetici: Bakanlık merkez ve taşra teşkilâtı ile her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yönetim görevi alanları,
n) Yüz yüze eğitim: İşletmelerde meslek eğitimi ve staj kapsamında yapılan ders görevleri hariç olmak üzere, ilgili mevzuatı çerçevesinde belirlenen müfredat kapsamında öngörülen teorik ve uygulamalı derslerin eğitiminin derslik, bölüm, atölye ve laboratuvar gibi eğitim ortamlarında öğretmen-öğrenci bütünlüğünde yapılmasını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Ders ve Ek Ders Görevi ile İlgili Hükümler
Aylık karşılığı ders görevi
MADDE 5- (1) Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli;
a) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarının müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcıları haftada 6 saat,
b) Okul öncesi ve sınıf öğretmenleri haftada 18 saat,
c) Genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenleri haftada 15 saat,
ç) Atölye ve laboratuvar öğretmenleri haftada 20 saat,
ders okutmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük öncelikle alanlarında, alanlarında ders bulunmayanlara ise ihtiyaç hâlinde ve istekleri üzerine alanları dışında ders görevi verilmek suretiyle yerine getirilir.
Ek ders görevi
MADDE 6- (1) Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli olup, aylık karşılığı ders görevini tamamlayan;
a) Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarına haftada 6 saate,
b) Genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenlerine 6 saati zorunlu olmak üzere haftada 15 saate,
c) Atölye ve laboratuvar öğretmenlerine 20 saati zorunlu olmak üzere haftada 24 saate,
kadar alanlarında, alanlarında ek ders görevi verilemeyen veya kısmen verilebilenlere, ihtiyaç halinde ve istekleri üzerine alanları dışında da ek ders görevi verilebilir.
(2) Okul öncesi ve sınıf öğretmenleri ile okuma-yazma kurs öğretmenlerinin aylık karşılığı okutmak zorunda oldukları ders saati dışında ilgili mevzuatına göre fiilen okuttukları her ders saati zorunlu ek ders görevi sayılır. Ancak, bu şekilde verilecek ek ders görevi haftada, okul öncesi öğretmenlerinden anaokulları ile kız teknik öğretim okul ve kurumları bünyesindeki uygulama sınıflarında görevli olanlar için bir sınıfta bir öğretmenle tam gün eğitim yapılması şartına bağlı olarak 24 saati, diğer ana sınıflarında görevli öğretmenler ile sınıf ve okuma yazma kurs öğretmenleri için 12 saati geçemez.
(3) Öğretmenlere, ilgili mevzuatına göre öğretim yılı başında ve sonunda yaptıkları meslekle ilgili çalışma sürelerinde iki haftayı geçmemek üzere ve fiilen görev yapmaları kaydıyla haftada 15 saat ek ders ücreti ödenir.
(4) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen atölye ve laboratuvar öğretmenlerinden kendilerine bölüm, atölye ve laboratuvar şefliği görevi verilenlerin, görev yaptıkları eğitim kurumunun bölüm, atölye ve laboratuvarlarındaki çalışmaların planlanması, tezgah, makine, araç ve gerecin sağlanması, bakımı, onarımı ve öğretime hazır halde bulundurulması amacıyla yaptıkları çalışmaların bölüm şefleri için haftada 10, atölye ve laboratuvar şefleri için ise haftada 6 saati ek ders görevi sayılır. Bu dersler ders dağıtım çizelgesinde “Planlama ve Bakım-Onarım Görevi” adıyla gösterilir ve haftada azamî okutabilecekleri ek ders saatleri içinde verilir.
(5) Okul öncesi ve sınıf öğretmenleri ile bölüm, atölye ve laboratuvar şefliği görevi verilen öğretmenler hariç olmak üzere, örgün eğitim kurumlarında ilgili mevzuatında belirtilen sosyal etkinlik faaliyetlerinde danışman öğretmen olarak görevlendirilen öğretmenler ile sınıf veya şube sorumluluğu verilen sınıf/şube rehber öğretmenlerinin bu görevlerinin haftada 2 saati ek ders görevi sayılır. Bu dersler, ders dağıtım çizelgesinde “Öğrenci Sosyal ve Kişilik Hizmetleri” adıyla gösterilir. Bu kapsamda aynı kişiye hem danışman öğretmenlik hem de sınıf/şube rehber öğretmenliği görevi verilmesi hâlinde sadece bir görev için ek ders ücreti ödenir.
Hizmet içi eğitim faaliyetleri
MADDE 7- (1) Bakanlık veya verilen yetki uyarınca valilikler tarafından açılan hizmet içi eğitim, kurs ve seminerlerde, aday memurların temel ve hazırlayıcı eğitimlerinde ders vermekle görevlendirilenlere, fiilen derse girmeleri kaydıyla haftada 30 saate kadar ek ders görevi verilebilir. Bu faaliyetler için alınacak onayda ek ders görevi verilen personelin adı, unvanı, girecekleri dersler ile saat sayısı gibi hususlar belirtilir.
Yetiştirme, okuma -yazma ve uyum kursları
MADDE 8- (1) Bu Kararla belirlenen azamî ek ders görevi ve ek ders görevinden sayılan ders saatleri dışında olmak üzere;
a) Ders yılı içinde;
1) İlgili mevzuatına göre, dönem içinde herhangi bir nedenle derslerin yapılamadığı günler için dönem içinde veya dönem sonunda düzenlenen eğitim faaliyetleri ve yetiştirme programları ile ikinci yarıyıl sonunda bazı derslerden yetersizliği görülen öğrenciler için düzenlenen yetiştirme kurslarında veya programlarında,
2) Tam gün tam yıl eğitim yapılan meslekî ve teknik okul ve kurumlarda bu programlar için,
3) Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın çocuklarının, ortak dil ve kültür birliği bulunan soydaşlarımızın, toplumumuza ve eğitim sistemimize uyumlarını sağlamak amacıyla açılan kurslarda,
4) Okuma-yazma kurslarında,
5) İşsizlikle mücadele projesi çerçevesinde yapılan beceri kazandırma ile ilgili eğitim programlarında,
6) Açık öğretim kurumları öğrencilerinin, örgün eğitim kurumlarında gördükleri yüz yüze eğitim uygulamalarında,
görevlendirilen yönetici ve öğretmenlere haftada 10 saate kadar,
b) Yarıyıl ve yaz tatillerinde;
1) Eğitim yapılan her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında,
2) (a) bendinin 3 ve 4 numaralı alt bentlerinde sayılan kurslar ile 6 numaralı alt bendinde sayılan eğitim faaliyetlerinde,
görevlendirilen yönetici ve öğretmenlerden alanı atölye, laboratuvar ve kurs öğretmenliği olanlara haftada 44, diğerlerine haftada 30 saate kadar,
ek ders görevi verilebilir.
(2) Bu madde kapsamında belirtilen eğitim faaliyetlerinde cumartesi ve pazar günleri ile yarıyıl ve yaz tatillerinde fiilen yerine getirilen ders görevleri, ek ders ücreti karşılığında verilir.
(3) Cumartesi ve pazar günleri, bu madde kapsamında belirtilen eğitim faaliyetlerinde görev yapan okul/kurum yöneticilerinden birine fiilen görev yaptıkları anılan günler için 2 saat ek ders ücreti ödenir. Yöneticilere, fiilen ders okuttukları süreler hariç olmak üzere yönetim görevine bağlı olarak bunun dışında bu madde kapsamında ayrıca ek ders ücreti ödenmez.
Ders ücreti karşılığında görevlendirme
MADDE 9- (1) Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde;
a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla;
1) Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmî görevliler ile sınıf öğretmenlerine ilköğretim okulu 6, 7 ve 8 inci sınıflarında, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate,
2) Resmî görevi bulunmayanlar ile emeklilere, okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 30 saate,
kadar ek ders görevi verilebilir.
b) İlgili mevzuatında belirtilen esaslara göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden;
1) Resmî görevi bulunanlara haftada 10 saate,
2) Resmî görevi bulunmayanlara haftada 40 saate,
kadar okul öncesi, meslekî ve teknik orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ek Ders Görevinden Sayılan Hâller
Ders niteliğinde yönetim görevi
MADDE 10- (1) İlgili mevzuat hükümleri ile tespit edilen inceleme, araştırma, planlama, programlama, yönetim, denetim, eğitim ve öğretim gibi görevlerinden;
a) Bakanlık merkez teşkilâtında görevli; müsteşar, müsteşar yardımcısı, talim ve terbiye kurulu başkanı ve üyeleri, teftiş kurulu başkanı, strateji geliştirme başkanı, genel müdür, I. hukuk müşaviri, genel müdür yardımcısı, bakanlık başmüfettişi, bakanlık müfettişi, bakanlık müfettiş yardımcısı, bakanlık müşaviri, hukuk müşaviri, savunma sekreteri, basın ve halkla ilişkiler müşaviri, daire başkanı, müdür, şube müdürü, talim ve terbiye kurulu uzmanı, eğitim uzmanı, malî hizmetler uzmanı, savunma ve sivil savunma uzmanı, uzman, şef ve raportörlerin haftada 15 saati,
b) Bakanlık taşra teşkilâtında görevli; millî eğitim müdürü, millî eğitim müdür yardımcısı, şube müdürü, tesis müdürü, sivil savunma uzmanı, uzman, ilköğretim müfettişi, ilköğretim müfettiş yardımcısı ve şeflerin haftada 15 saati,
c) Azınlık okullarında görevli olanlar dâhil her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarından;
1) Tam gün tam yıl eğitim yapılan okul ve kurum müdür ve müdür başyardımcılarının, bu eğitimin fiilen yapıldığı süre ile sınırlı olmak üzere, haftada 30 saati,
2) Yatılı ve pansiyonlu okulların müdür ve müdür başyardımcılarının haftada 30 saati,
3) Her türdeki anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, spor liseleri, kız ve erkek teknik öğretim okul ve kurumları, özel eğitim okul ve kurumları ile okul öncesi eğitim kurumları müdür ve müdür başyardımcılarının haftada 25 saati,
4) Diğer örgün ve yaygın eğitim kurumları ile azınlık okullarının müdür ve müdür başyardımcılarının haftada 20 saati,
5) Yatılı ve pansiyonlu okulların müdür yardımcılarının haftada 22 saati,
6) Her türdeki anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, spor liseleri, kız ve erkek teknik öğretim okul ve kurumları, özel eğitim okul ve kurumları ile okul öncesi eğitim kurumları müdür yardımcılarının haftada 20 saati,
7) Diğer örgün ve yaygın eğitim kurumları ile azınlık okulları müdür yardımcılarının haftada 18 saati,
ç) Müdür yetkili öğretmenlerin yarıyıl ve yaz tatillerinde haftada 12 saati, ders yılı içerisinde ise haftada 3 saati,
d) Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları rehber öğretmenlerinin ders yılı süresince haftada 18 saati,
e) Rehberlik ve araştırma merkezleri ile özel eğitim okul ve kurumlarında gezerek özel eğitim görevi ve grup gözetimi ve eğitimi görevi verilen engelliler sınıf öğretmenlerinin ders yılı süresince haftada 15 saati,
f) Olgunlaşma enstitülerinin öğrenci bulunmayan “Araştırma”, “Tanıtım ve Pazarlama” ve “Tasarım” bölümlerinde görevli öğretmenlerin ders yılı süresince haftada 15 saati,
ders niteliğinde yönetim görevi sayılır ve fiilen görev yapma karşılığında ek ders ücreti ödenir.
(2) Bu madde kapsamında ek ders ücretinden yararlandırılanlardan durumları birden fazla özelliğe uyanlara yapılacak aynı nitelikteki ödemede, sadece miktarı fazla olan dikkate alınır.
Hazırlık ve planlama görevi
MADDE 11- (1) Bu Kararın 10 uncu maddesinde sayılanlar hariç, müdür yetkili öğretmenler dâhil, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli öğretmenlere, haftada 3 saati geçmemek üzere Bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda aylık ve ücret karşılığı fiilen okuttukları her 10 saat ders için 1 saat daha hazırlık ve planlama görevi karşılığında ayrıca ek ders ücreti ödenir.
Sınav görevi
MADDE 12- (1) Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ilgili mevzuatı gereğince yapılan bekleme, sorumluluk, dışarıdan bitirme, final, ortalama yükseltme, seviye tespiti, meslekî formasyon, adaylık eğitimi, beceri sınavı ve beceri/proje yarışması sınavlarında görevlendirilen öğretmenlere, öğrencilerin sınava girmeleri kaydıyla, her bir sınav komisyon üyeliği ve her bir sınav gözcülüğü için 5 saat ek ders ücreti ödenir.
(2) Sınav komisyonu üyeliği ve sınav gözcülüğü görevleri kapsamında;
a) Bir öğretim yılında bir kişiye 12’den fazla sınav komisyon üyeliği ve 15’ten fazla sınav gözcülüğü görevleri,
b) Bir sınavda aynı kişiye hem sınav komisyon üyeliği hem de sınav gözcülüğü,
c) Yöneticiler,
için ücret ödenmez.
(3) Meslekî ve teknik örgün ve yaygın eğitim kurumları ile çok programlı liselerde atölye ve laboratuvar dersleri için yapılan sınavlarda öğretmen yetersizliği nedeniyle sınav komisyonunun oluşturulamaması durumunda, bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki “Bir öğretim yılında bir kişiye 12’den fazla sınav komisyon üyeliği için ücret ödenmez” hükmü uygulanmaz.
(4) Atölye ve laboratuvar ders programı ile birlikte okutulan endüstriyel teorik dersler, bu maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında atölye ve laboratuvar dersi sayılır.
(5) Bakanlığa ve diğer bakanlık ve kurumlara bağlı okullara alınacak öğrenciler ile açık öğretim kapsamında merkezî sistemle yapılan sınavlarda il sınav yürütme kurulu başkan ve üyeleri ile bina, salon sorumlusu ve gözcü olarak görevlendirilen yönetici ve öğretmenlere her sınav oturumu için 5 saat ek ders ücreti ödenir. Ancak, bu iş ve işlemlerle ilgili döner sermayeden ücret alanlara bu tür ücret ödemesi yapılmaz.
Belleticilik görevi
MADDE 13- (1) Yatılı ve pansiyonlu okullarda öğrencilerin yeme, yatma, dinlenme, eğitim-öğretim ve benzeri hizmetlerinin yürütülmesinde belletici olarak görevlendirilen öğretmenlere her belleticilik görevi için 4 saat ek ders ücreti ödenir. Bunlardan 24 saat süreyle nöbet tutanlara ilave olarak 2 saat daha ek ders ücreti ödenir. Ancak, bir günde 3’ten fazla belletici görevlendirilemez ve bunlara ayda ödenecek ek ders ücreti 48 saati geçemez.
(2) Vekâleten atananlar dâhil yöneticilere, ek ders ücreti karşılığı belleticilik görevi verilmez.
Yüz yüze eğitim yapılmayan eğitim kurumları yönetici ve öğretmenleri
MADDE 14- (1) Yaygın eğitim enstitüsü, açık öğretim okulu, gençlik ve izcilik eğitim tesisleri, akşam sanat okulu müdürlükleri, televizyon ve radyo programları ile göze ve kulağa hitap eden üç boyutlu araçlarla eğitim-öğretim yapılan, ders araç ve gereçleri üretilen, Bakanlığa bağlı okullara gündüzlü ve yatılı olarak alınacak öğrenci adaylarına uygulanacak seçme ve yarışma sınavları için soru kitapçığı ve test hazırlanan akşam sanat okulları yöneticilerine haftada 20, öğretmenlerine haftada 18 saat ek ders ücreti ödenir.
İşletmelerde meslek eğitimi
MADDE 15- (1) İşletmelerde meslek eğitimi yapılan okul ve kurumlarda görevli yönetici ve öğretmenlerin öğrenci, çırak ve aday çırakların işyerindeki uygulamalı eğitimini izlemek, programa uygunluğunu ve sistemin iş yerindeki işlerliğini sağlamak, meslekî rehberlikte bulunmak üzere yaptıkları bu görevler ek ders görevi sayılır.
(2) Bu dersler, ders dağıtım çizelgelerinde “işletmelerde meslek eğitimi” adıyla gösterilir ve işletmelerin okul ve kuruma uzaklığı, öğrenci, çırak ve aday çırak sayısı gibi kıstaslar esas alınarak okul ve kurum müdürlüğünce hazırlanacak ve millî eğitim müdürlüğünce onaylanacak programlara göre haftada;
a) Meslekî eğitim merkezlerinde;
1) Büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçelerde 24 saati,
2) Diğer il ve ilçelerde 18 saati,
b) Diğer okul ve kurumlarda;
1) Büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçelerde 20 saati,
2) Diğer il ve ilçelerde 16 saati,
geçmemek üzere okutabilecekleri azamî ek ders saatleri kapsamında verilir.
(3) Okul ve kurumun bulunduğu il veya ilçe merkezinde yeterli sayıda işletme bulunmaması halinde ilgili mevzuatına göre meslek eğitimi ve stajlarını kendi okullarında yapan öğrencilerin eğitiminde görevlendirilen yönetici ve öğretmenlerin ek ders görevleri de bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında belirlenir.
Ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller
MADDE 16- (1) Bir öğretim yılında 90 günü geçmemek üzere, bu Karar kapsamında bulunan personelden;
a) Bakanlıkça veya verilen yetki uyarınca valiliklerce yurt içinde düzenlenen her türlü eğitsel gezi, konferans, kurs ve seminerlerde görevlendirilenler; fiilen yerine getirdikleri bu görevleri süresince, görevlendirildikleri tarihte kendilerine verilmiş ek ders görevleri varsa bu görevlerini yapmış sayılırlar ve buna ilişkin ek ders ücretleri kadrolarının bulunduğu kurumca ödenir.
b) İl düzeyinde millî ve mahallî bayramların kutlamaları için kurulan hazırlık komitelerinde görevlendirilenler ile söz konusu bayramların hazırlık çalışmalarına ve törenlerine öğrencilerle birlikte katılan yönetici ve öğretmenler, hazırlık çalışmalarına sınıf veya okul bütünlüğünde katılan öğrencilerin öğrenim gördüğü eğitim kurumlarının yönetici ve öğretmenleri, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim ve hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılırlar.
Ders dışı eğitim çalışmaları
MADDE 17- (1) Ders dışı izcilik, beden eğitimi ve spor çalışmaları, halk oyunları ve güzel sanatlarla ilgili dallarda fiilen çalışma yaptıran öğretmenlere; aylık karşılığı ders, ek ders ve hazırlık ve planlama görevi saati sayısına bakılmaksızın, her bir saat çalışma karşılığında gündüz ücreti üzerinden, haftada azamî 6 saati geçmemek üzere, her bir ders saati başına 1 saat ek ders ücreti ödenir. Ancak, bir ders yılında bu kapsamda ödenecek toplam ek ders saati sayısı, okulun bir ders yılındaki toplam ders saati sayısının %5’ini geçemez. Bu etkinliklerde görev alacak öğretmenlerde aranacak nitelikler, her bir etkinlik için aranılacak en az öğrenci sayısı ile benzeri diğer hususlar Bakanlıkça belirlenir. Etkinlik programları okul müdürlüklerince hazırlanır ve millî eğitim müdürlüklerince onaylanır.
(2) Vekâleten atananlar dâhil yöneticilere, bu madde kapsamında ek ders görevi verilmez.
Okulda bulunma zorunluluğu
MADDE 18- (1) İlköğretim okullarında yöneticilerin veya hizmet içi eğitim yoluyla yetiştirilen resim-iş, müzik, beden eğitimi, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri ile alan öğretmenlerinin derse girdiği saatlerde sınıf öğretmenlerinin okulda bulunmaları ve bu saatlerde okul müdürünün vereceği eğitim ve öğretimle ilgili işleri yapmaları hâlinde, verilen bu görevler ek ders görevinden sayılır.
Kurul ve komisyon üyeliği
MADDE 19- (1) Aslî görevleri dışında, diploma denklik işlemlerini yürüten yabancı dil dersi öğretmenlerinin sonuçlandırdıkları her 5 denklik işlemi 1 ek ders saati sayılır ve karşılığında ek ders ücreti ödenir.
(2) Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları öğretmenlerine çeşitli mevzuatla verilen kurul ve komisyon üyeliği görevinin yarıyıl ve yaz tatillerinde de devam etmesi halinde bu görevler, yarıyıl ve yaz tatiliyle sınırlı olmak ve fiilen görev yapılmak kaydıyla ek ders görevinden sayılır ve karşılığında her gün için 3 saat ek ders ücreti ödenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Kadrosunun bulunduğu okul ve kurum dışında görevlendirilme
MADDE 20- (1) Her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları müdürleri; kendi okul ve kurumlarında görevli öğretmenlere alanlarındaki dersler ile ilgili öğretmenin girebileceği diğer alanlardaki dersleri dengeli olarak dağıttıktan sonra, aylık karşılığı ders saatini dolduramayanlar ile dağıtılamayan alan derslerini en geç 15 gün içinde millî eğitim müdürlüğüne, (büyükşehir belediyesi bulunan merkezlerde il millî eğitim müdürlüğüne) yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.
(2) Millî eğitim müdürleri; aylık ve zorunlu ek ders görevi saatlerini kendi okul ve kurumunda dolduramayan öğretmenleri, öncelikle isteklilerden, istekli bulunmaması durumunda ise hizmet puanı en az olandan başlamak suretiyle görev yerlerinin bulunduğu veya ikamet ettikleri belediye sınırları (büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi) içinde kalmak kaydıyla öncelikle alanlarında veya ilgili öğretmenin girebileceği diğer alanlarda öğretmen ihtiyacı bulunan diğer okul ve kurumlarda görevlendirmek ve bu görevlendirmenin yerine getirilip getirilmediğini izlemek zorundadır.
(3) Aynı belediye sınırları içinde alanlarında veya ilgili öğretmenin girebileceği diğer alanlarda aylık karşılığı ders ve ek ders görevi saatlerini dolduramayan öğretmen varken bu dersler 9 uncu maddede sayılanlara verilemez.
Geçici görevlendirme
MADDE 21- (1) Bakanlık merkez teşkilâtında Bakan veya yetkili kıldığı makam, taşra teşkilâtında ise Bakan veya valilik onayı ile ilgili mevzuatı uyarınca verilen görevleri yapmak üzere görevlendirilen yönetici ve öğretmenler ile Bakanlığa verilmiş bir görevi yürütmek üzere diğer kurumlarda Bakan onayı ile görevlendirilen yönetici ve öğretmenlere; 16 ncı maddede belirtilen görevler ile izinli ve raporlu olunan süreler hariç olmak üzere, görevlendirmeye ilişkin onay tarihinden itibaren, Bakanlık merkez teşkilâtındaki görevlendirmeler için 1 yıl, diğer görevlendirmeler için ise her altı ayda yeni bir onay alınmak ve fiilen görev yapmak kaydıyla, yarıyıl ve yaz tatilleri de dâhil haftada 18 saat ek ders ücreti kadrolarının bulunduğu kurumca ödenir. Alınacak onayda görevlendirilecek personelin adı, unvanı, görev süresi ve yapacağı görev ile diğer hususlar belirtilir.
(2) Bu madde kapsamında ek ders ücretinden yararlandırılan personel aslî görevi için öngörülen ek ders ücretinden ayrıca yararlandırılmaz ve öğretmenlerin ilgili müfredatı kapsamında ders okutmak üzere diğer eğitim kurumlarında geçici olarak görevlendirilmeleri bu madde kapsamında değerlendirilmez.
Vekâlet görevi
MADDE 22- (1) Öğretmen yetersizliği nedeniyle ilköğretim okullarında görevlendirilen vekil öğretmenlerin aylık karşılığı ders, ek ders ve hazırlık ve planlama görevi saati sayısının tespitinde ve ek ders ücretinin ödenmesinde sınıf öğretmenlerinin tâbi olduğu hükümler uygulanır.
(2) Bunun dışındaki diğer görevlere asaleten atanma şartlarını taşıyanlardan, müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için Bakan, diğer kadro ve görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından boş kadrolara vekâleten atananlara, yalnızca vekâlet edilen kadroya ilişkin ek ders ücreti vekâlet görevinde bulunduğu kurumca ödenir.
Dağıtım
MADDE 23- (1) Bu Kararın 10, 14 ve 21 inci maddelerindeki ek ders saati sayıları haftanın çalışma günlerine eşit olarak dağıtılır. Eşit dağıtılamaması hâlinde kalan ek ders saati sayısı eşit olarak pazartesi ve cuma günlerine eklenir.
Alanların tespiti
MADDE 24- (1) Hangi okul mezunlarının, hangi derece ve türdeki okul ve kurumlarda hangi dersleri alanları içinde okutabilecekleri Talim ve Terbiye Kurulunca belirlenir.
Görevin fiilen yapılması
MADDE 25- (1) Bu Karar kapsamında ek ders ücreti ödenebilmesi için, ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller bakımından ise bu Kararda belirlenen koşulların oluşması şarttır. Ek ders ödemelerinden harcama yetkilisi, ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisi ve bu Kararda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde ek ders görevinin gerçekleştiğine ilişkin belgeyi düzenleyen ve onaylayan diğer gerçekleştirme görevlileri müteselsilen sorumludur.
(2) Yapılan inceleme sonucunda fiilen yapılmadan ve gerekli koşullar oluşmadan ödendiği anlaşılan ek ders ücretleri ilgililerden yasal faizi ile birlikte geri alınır.
(3) Bu Kararın 10, 14 ve 21 inci maddeleri uyarınca ödenen ek ders ücretleri, yarım günlük izinler hariç, her ne şekilde olursa olsun izinli ve raporlu olunan sürelerde ödenmez.
Diğer okul ve kurumlarda ders görevi
MADDE 26- (1) Bu Karar kapsamında bulunan yönetici ve öğretmenlere, aslî görevlerini aksatmamak ve aylık karşılığı ders görevlerini tamamlamak kaydıyla; Bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda, diğer kurumlara bağlı okullar ile yüksek öğretim kurumlarında, ücretleri görev aldıkları okul veya kurumca ödenmek üzere ek ders görevi verilebilir. Ancak, bu tür görevlendirmelerde verilecek ek ders görevi, kendi okullarında veya dengi okullarda haftada aylık ve ücret karşılığı okuttukları ek ders saati sayısı toplamını dolduranlar bakımından haftada 10 saati geçemez.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen yönetici ve öğretmenlere, bu Kararın 7, 8 ve 9 uncu maddelerine göre verilen ek ders görevleri istisnadır.
Ek ders görevini yapmayanlar
MADDE 27- (1) Bu Karara göre zorunlu ek ders görevi verilenlerden, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın bu görevini yerine getirmeyenler aslî görevlerini yapmamış sayılır.
Okul deneyimi ve öğretmenlik uygulaması ders görevi
MADDE 28- (1) Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı arasında imzalanan Öğretmen Adaylarının Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim-Öğretim Kurumlarında Yapacakları Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Koordinasyon ve İşbirliği Protokolü ile bu Protokol doğrultusunda hazırlanan Öğretmen Adaylarının Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim-Öğretim Kurumlarında Yapacakları Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Yönerge uyarınca, öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarındaki öğrencilerin öğretmenlik meslek bilgisi derslerinden Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerini Bakanlığa bağlı resmî ve özel eğitim-öğretim kurumlarında yapmaları amacıyla; millî eğitim müdürü, millî eğitim müdür yardımcısı, şube müdürü, okul yöneticileri ile öğretmenlere "öğretmenlik uygulaması görevi” verilebilir.
(2) Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulaması derslerinin yürütülmesinde görev alacak millî eğitim müdürlüğü uygulama koordinatörü, uygulama okulu müdürü ve uygulama okulu koordinatörünün, öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması ve okul deneyimi uygulamasına yönelik iletişim, koordinasyon, rehberlik ve danışmanlık gibi görevlerinden;
a) Millî eğitim müdürlüğü uygulama koordinatörünün haftada 4 saati,
b) Uygulama okulu müdürünün haftada 2 saati,
c) Uygulama okulu koordinatörünün haftada 2 saati,
ek ders görevi sayılır ve ek ders ücreti ödenir.
(3) Uygulama öğretmenlerine ise Okul Deneyimi I ve Okul Deneyimi II derslerinin her birinden haftada 4’er saat, Öğretmenlik Uygulaması dersinden haftada 6 saat ek ders görevi verilebilir. Ancak, uygulama öğretmenlerine bu kapsamda verilecek ek ders saati sayısının toplamı haftada 10 saati geçemez.
(4) Her bir üniversite için il veya ilçede ayrı bir millî eğitim müdürlüğü uygulama koordinatörü, uygulamanın yapıldığı okullarda ise müdür yardımcılarından biri uygulama okulu koordinatörü olarak görevlendirilir. Uygulamaların hangi okullarda yapılacağı, görev verilen yönetici ve öğretmenlerin il, ilçe, okul ve branş bazında sayıları; Öğretmen Adaylarının Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim-Öğretim Kurumlarında Yapacakları Öğretmenlik Uygulamasına İlişkin Yönerge hükümlerine göre her öğretim yılı için yeniden belirlenir. Uygulama sonuçları Maliye Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca her öğretim yılı sonunda değerlendirilir.
(5) Bu madde kapsamında ödenecek ek ders ücretleri, ilgili üniversitelerce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 176 ncı maddesi uyarınca ödenir.
Ders saatleri çizelgesi
MADDE 29- (1) Yönetici ve öğretmenlerin haftalık ders ve ek ders saatleri ekli çizelgede gösterilmiştir.
Ek ders birim ücreti
MADDE 30- (1) Bu Karar kapsamında kendilerine ders görevi verilenler ile verilmiş sayılanlara, 657 sayılı Kanunun 176 ncı maddesi uyarınca ek ders ücreti ödenir.
Yürürlükten kaldırma
MADDE 31- (1) Bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2/12/1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslar” yürürlükten kaldırılmıştır.
Kazanılmış haklar
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Mülga araştırma planlama ve koordinasyon kurulu uzmanlarının 2/12/1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslar ile verilmiş bulunan hakları saklıdır.
Öğretmen unvanlı olmayan bazı personel
GEÇİCİ MADDE 2- (1) 26/1/2006 tarihli ve 5450 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim Bakanlığına Devredilmesi ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Bakanlığa devredilen personelden Veteriner Hekim, Biyolog, Mühendis, Ev Ekonomisti unvanlı kadrolarda bulunanlar, bu Kararın uygulanmasında atölye ve laboratuvar öğretmenleri kapsamında değerlendirilir.
Diğer kurumların bazı eğitim faaliyetleri
GEÇİCİ MADDE 3- (1) 31/7/2007 tarihine kadar, 31 inci madde ile yürürlükten kaldırılan 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ilgili hükümleri, 22/11/2001 tarihli ve 2001/3268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kurumların Eleman Yetiştirmek Üzere Açtıkları Mesleki Okullarda Görev Alacak Yönetici ve Öğretmenlere Uygulanacak Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslar’ın 8 inci maddesinde yapılan atıflar yönünden uygulanmasına devam olunur.
Yürürlük
MADDE 32- (1) Maliye Bakanlığı ve Sayıştayın görüşü alınarak hazırlanan bu Karar, 1/7/2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 33- (1) Bu Kararı Bakanlar Kurulu yürütür.
|
|
|
"Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum hâlinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder."
SÖZ VERDİM ÖĞRETMENİME
DERSİMİ ÇALIŞACAĞIM TOPLUMA FAYDALI İNSAN OLACAĞIM...
EMEKLİLİK HİZMET SURESİ HESABI
EMEKLİ AYLIĞI VE İKRAMİYE HESAPLAMA
İLKSAN sorgulama
TELEFON REHBERİ
Tüm Öğretmen evleri Adres tel herşeyi...tıkla
ÖĞRETMENLER - GÜZEL SÖZLER
Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en değerli varlığıdır.
Öğretmen bir sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi, değerli kişilik hamuruna da biçim verir.
Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.
Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.
Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.
Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.
*
ÖĞRETMENİM
Ben bir gülüm, sen bahçıvan;
Çok açarsam eser senin,
Mis kokarsam hüner senin
Ama bir de soldurursan
Günah senin, günah senin öğretmenim...
Ben elmasım, sarraf sensin
Pırlantaysam, emek senin
Parlıyorsam yaldız senin
Ama bir de parçalarsan
Kırık senin, kırık senin öğretmenim...
Ben boş defter, kalem sensin;
Doğru yazsan yarın senin,
Güzel yazsan ikbal senin
Ama bir de karalarsan
Vicdan senin, vicdan senin öğretmenim...
Ben öğrenci, sen öğretmen;
Başarırsam hüner senin,
Kazanırsam zafer senin
Ama birde kaybedersem
Yok diyecek başka sözüm;
Yorum senin, yorum senin öğretmenim
*
ÖĞRENCİLER NASIL BİR ÖĞRETMEN İSTER
İlköğretim okulu öğrencileri, kendilerini seven, yardım eden, tembel ve çalışkan ayrımı yapmayan, kızmayan, bağırmayan, affedici ve sabırlı öğretmenin yanı sıra Atatürk'ü seven ve kendilerine de öğreten öğretmen istiyor.
18 Şubat 2003 Salı 10:44
|
Mevzuat Bankası
resmi linkler aradığınıuz tum yerler
Tüm özel lise ve yükseköğrenim yurt listesi telefonları tıklayınız..
|
|
BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR
Ocak ayının ilk haftası Veremle Savaş Eğitimi Haftası
Ocak ayının 2. haftası Enerji Tasarrufu Haftası
10 Ocak Gazeteciler Günü
25 Ocak Dünya Cüzzam Günü
25 - 31 Ocak Cüzzam Haftası
26 Ocak Dünya Gümrük Günü
Ocak ayının ilk haftası Veremle Savaş Eğitimi Haftası
Ocak ayının 2. haftası Enerji Tasarrufu Haftası
10 Ocak Gazeteciler Günü
25 Ocak Dünya Cüzzam Günü
25 - 31 Ocak Cüzzam Haftası
26 Ocak Dünya Gümrük Günü
1 - 7 Mart Deprem Haftası
1 - 7 Mart Yeşilay Haftası
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
8 - 14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası
12 Mart İstiklâl Marşı'nın Kabulü
14 Mart Tıp Bayramı
16 Mart Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıl Dönümü
18 Mart Çanakkale Zaferi
18 Mart Şehitler Günü
18 - 24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası
21 Mart Uluslararası Irk Ayırımı İle Mücadele Günü
21 - 26 Mart Orman Haftası
22 Mart Dünya Su Günü
23 Mart Dünya Meteoroloji Günü
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü
Son Hafta Kütüphaneler Haftası
Son Hafta Vergi Haftası
1- 7 Nisan Kanserle Savaş Haftası
4 Nisan NATO Günü
5 Nisan Avukatlar Günü
7 Nisan Dünya Sağlık Günü
7 - 13 Nisan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası
8 - 14 Nisan Sağlık Haftası
10 Nisan Polis Teşkikatı'nın Kuruluş Günü
15 - 22 Nisan Turizm Haftası
20 - 26 Nisan Kutlu Doğum Haftası
21- 28 Nisan Ebeler Haftası
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 1 2
28 Nisan - 4 Mayıs Kardeşlik Haftası
1 - 7 Mayıs Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası
4 - 10 Mayıs İş Güvenliği Haftası
5 Mayıs Avrupa Günü
6 Mayıs Hıdrellez
Mayıs ayının 2. Pazar günü Anneler Günü
10 Mayıs Danıştay ve İdari Yargı Haftası
10 - 16 Mayıs Sakatlar Haftası
12 - 18 Mayıs Hemşireler Haftası
14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü
15 Mayıs Hava Şehitlerini Anma Günü
15 Mayıs Uluslararası Aile Günü
15 Mayıs Tarihini İçine Alan Hafta Aile Haftası
18 - 24 Mayıs Müzeler Haftası
19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı
19 - 25 Mayıs Gençlik Haftası
29 Mayıs İstanbul'un Fethi
5 Haziran Dünya Çevre Günü
Haziran Ayının 2. Haftası Dünya Çevre Günü
3. Pazar Babalar Günü
26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı İle Mücadele Günü
Temmuz Kabotaj ve Deniz Bayramı
10 Temmuz Dünya Nüfus Günü
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı
26-30 Ağustos Zafer Haftası
30 Ağustos Zafer Bayramı
1 Eylül Dünya Barış Günü
19 Eylül Gaziler Günü
Eylül ayının 3. Haftası İlköğretim Haftası
25 Eylül - 1 Ekim Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası)
26 Eylül Türk Dil Bayramı
27 Eylül Dünya Turizm Günü
1. Hafta Camiiler Haftası
Ekim ayının ilk Pazartesi Dünya Çocuk Günü
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü
4 Ekim Dünya Mimarlık Günü
5 Ekim Uluslararası Öğretmenler Günü
2. Pazartesi Ahilik Haftası
13 Ekim Ankara'nın Başkent Oluşu
13 Ekim Dünya Konut Günü
14 Ekim Dünya Standartlar Günü
(Tüketiciyi Koruma Haftası)
16 Ekim Dünya Gıda Günü
Ekim ayının 3. haftası Standartlar Haftası
24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü
29 Ekim - 4 Kasım Kızılay Haftası
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
31 Ekim Dünya Tasarruf Günü
1 - 7 Kasım Türk Harf Devrimi Haftası
3 -9 Kasım Organ Nakli Haftası
6 Kasım Dünya Şehircilik Günü
Kasım ayının 2. Pazartesi başlayan hafta Dünya Çocuk Kitapları Haftası
10 Kasım Atatürk'ün Ölüm Günü
10 - 16 Kasım Atatürk Haftası
16 Kasım UNESCO'nun Kuruluş Günü
20 Kasım Çocuk Hakları Günü
22 - 27 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası
24 Kasım Öğretmenler Günü
25 - 27 Kasım 2003 Ramazan Bayramı
1 Aralık Dünya AIDS Günü
2 - 9 Aralık Mevlana Haftası
3 Aralık Dünya Özürlüler Günü
5 Aralık Kadın Hakları Günü
3 - 9 Aralık Vakıf Haftası
7 - 13 Aralık İnsan Hakları Haftası
9 Aralık Dünya Madenciler Günü
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü
12 - 18 Aralık Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası
21 Aralık Dünya Kooperatifcilik Günü
27 Aralık Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi
EĞİTİM HABER
kbys .....
ZEKA NEDİR ?
Zeka insan beyninin karmaşık bir yeteneğidir. Daha açıkça söylemek gerekirse ; zihnin birçok yeteneğinin uyumlu çalışması sonucunda ortaya çıkan bir yetenekler bileşimidir. Zihin algılama ,bellek ,düşünme ,akıl yürütme ,öğrenme gibi birçok işlevi içerir. Buradan hareketle şöyle bir tanım yapılabilir: zeka ,zihnin öğrenme , öğrenilenden yararlanabilme ,yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneğidir. Dolayısıyla öğrendiğini değerlendiren ,yeni durumlara yeni çözümler getirebilen kişilere de zeki kişiler diyoruz. Zekanın kapsamında birçok yetenek olduğuna göre, aynı zeka düzeyindeki kişilerin yeteneklerinin farklı alanlarda olması doğaldır.
ZEKA TESTLERİ
Zeka testleri çocukların yapabilecekleri işlere ,becerilerine ,yanıltayabilecekleri sorulara ,yaşlarına uygun ,sayı, söz bilgisine ve biçim ilişkisine dayandırılarak hazırlanır. Benzerlikler ,tanımlar, ayrılıklar, biçim tamamlamalar,belli resimleri anlamlı bir sıraya göre dizme , parçalardan uygun bir bütüne varma ,belleği ve akıl yürütmeyi sınayan sorular kullanılır. Bu soruların ,belli yaştaki çocukların çoğunun başarabileceği nitelikte olması gerekir.
8 yaşındaki bir çocuk bu yaş için hazırlanış soruların hepsini yanıtladığını, işlemlerin hepsini yaptığını ama 9 yaşa ait soruları yanıtlayamadığını düşünelim. Bu durumda çocuğun normal yani yaşına uygun bir zeka seviyesinde olduğunu anlarız. Eğer 8 yaşında bir çocuk ,testte 12 yaşa ait soruları bilmişse ,zekanın yaşına göre çok üst bir seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Aynı şekilde ,8 yaşında bir çocuk 4 yaşa ait soruların üzerine çıkamazsa zekası yaşının çok altında demektir. Başka bir deyişle zeka yaşı 4 dür.
Zeka katsayısı (IQ) denilen zeka birimini bulmak için zeka yaşı, gerçek yaşına bölünüp , yüzle çarpılır.
IQ (zeka katsayısı) = zeka yaşı X 100
Gerçek yaşı
Dünya sağlık örgütüne göre , zeka katsayıları şu şekilde sınıflandırılmaktadır:
0-20 derin mental retardasyon
20-34 ağır mental retardasyon
35-49 orta dereceli MR
50-70 hafif dereceli MR
71-80 sınırda MR
81-90 donuk normal zeka
91-109 normal yada ortalama zeka
110-119 parlak zeka
120-129 üstün zeka
130- ve üstü çok üstün zeka
bugün dünyada yaygın olarak kullanılan , geçerlilik ve güvenilirliği en azından diğer zeka ölçeklerine göre daha yüksek olan, standardize edilmiş iki zeka ölçeği vardır. Bunlar Stanford Binet Zeka Ölçeği ve Wecher Çocuklar için Zeka Ölçeği düzenlemesidir.(WISC-R)
Bir toplumda zekanın dağılımı çan eğrisine uygun bir biçimde olur . Üstün zekalılar eğrinin bir ucunda ,geri zekalılar da öteki ucunda yer alır. Ortalama zekalı çoğunluk ise ortada toplanır.
Zeka katsayısı bir kişinin neler başardığını değil neleri başarabileceğini belirtir. Zeka testleri elbette bize karşımızdaki kişinin zihinsel yetenekleriyle ilgili pek çok şey söyler ancak bazı noktalarına her zaman aklımızda tutmalıyız.:
Zeka ölçerleri zihnin bütün yeteneklerini ölçemez.
Zeka testlerinden elde edilen sonucun anlamlı olabilmesi için ,testlerin o toplumun kültür ve eğitim düzeyine göre uyarlanmış olması gerekir.
Öte yandan zaman içinde ,aynı toplumda dahi ,alınan cevaplarda farklılaşma - oluşabilmektedir.
Dikkate alınması gereken diğer bir nokta da testi veren kişinin ustalığıdır. Testörün bu konudaki eğitiminin ve deneyiminin, test sonuçları üzerinde büyük bir etkisi vardır.
Ölçümlerin sağlıklı olması çocuğun yaşına da bağlıdır. Zeka testleri ,çocuğun yaşı ilerledikçe daha sağlıklı sonuç verir.
Ölçümün aynı uzmanca aralıklı olarak tekrarlanması daha sağlıklı bir sonuç verebilir.
Çocuğa ilişkin ruhsal özellikler , örneğin çekingen ,korkak veya kendine güvensiz oluşu ve fiziksel özellikler de (örneğin görme ,işitme bozuklukları gibi )sonucu etkileyebilir.
NOT:kbys İLE ALINAN TUM BİLGİLER
www.kabys.gen.tr
**************************************
BİR KİTAP TANIYALIM...
Her Öğretmen Rehberdir
Yazar:
BİROL VURAL
* Öğrencileri tanıma teknikleri
* Okul korkusu, kopya, görme bozuklukları
* Çekingenlik, tırnak yeme, tik, kekemelik
* Ergenlik dönemi ve öğretmen tutumları
* Okulda cinsel eğitim
* Deprem, ölüm, yas süreçleri
HAYAT yayınları 9/2004
Isbn: 9756218045 537 sayfa Dil: Türkçe
Türü: Eğitim
[ türkçe ]
Fiyatı: 18.000.000TL
%20 indirimli Pandora fiyatı: 14.400.000 TL
*******************************************
« «
BABADAN OĞULA 40 ALTIN ÖĞÜT Yazdır
1 Ucuz araba kullan ama alabileceğin en güzel evi al.
2 Adam gibi üç fıkra öğren
3 Sevinçlerini erteleme
4 Eşini iyi seç çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığının % 90 ‘ını oluşturacaktır.
5 Her gün 30 dk yürüyüş yap
6 Her yemekten önce şükret
7 Bir arkadaşına sırrını açmadan evvel 30 dk düşün
8 Maaş çekini imzalayan kimseleri asla eleştirme
9 Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork
10 Çocukların adalet kelimesini duyduklarında seni hatırlayacak gibi yaşa
11 Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur
12 Kendini ve başkalarını affetmesini bil
13 Dinine ait kitabı tam anlamına okumak için kendine 1 yıl süre tanı
14 İlk yardımı öğren
15 Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma
16 Her gün 6 bardak suyunu içmeyi unutma
17 Seni seven insanları koru
18 Seyahate çıkarsan yanına sana ait sağlık bilgilerini , adresleri ve telefon numaralarını al
19 Başarıyı , iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zaman değerlendir
20 Evebeynlerini, karını ve çocuklarını eleştirmek istediğinde dilini ısır
21 Sevimsiz olmayacak şekilde ayrı fikirde olmayı öğren
22 Cesaretli ol. Hayatına geri baktığın zaman,yaptıkların için değil,yapmadıkların için üzüleceksin
23 Çok mükemmel bulduğun bir fikri başkasının engellemesine izin verme
24 Keyifsizliklerini açığa vurma
25 Evliliğini güzelleştirmek için her gün bir şeyler yap
26 Nasıl bir duygu olduğunu öğrenmek için 24 saat kimseyi ve hiçbirşeyi eleştirme
27 İyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme
28 Çocukların hakkında başkalarına iyi şeyler söylerken , bırak onlarda seni duysun
29 Güç,sahip olduğun mallarla ilgili değildir,unutma
30 Biriyle tanıştığın zaman elini uzat ve adını söyle ama bil ki bunu aklında tutmayacaktır
31 Kalem ve not defterini hep yanında taşı
32 Zaman ve kelimelerini boş yere harcama, ikisi de çok değerli
33 Basınla konuşurken son sözün hep onlara ait olduğunu unutma
34 Senden az ya da çok parası olanlarla paran hakkında konuşma
35 Bir şeyi elde etmek için çok güç sarf ettiysen,tadını çıkarmak için de zaman ayır
36 Birisinin kahramanı ol
37 Neyi ve kimi desteklediğini insanlara söyle
38 Sadece aşk için evlen....
~ ~
Eğitim Siteleri :
**************************************
www.öğretmenlersitesi toplisti 68 sıradayız
sitemizin adı
SİİR BAHCESİ
umarız daha iyi yerlere geliriz.
*****************************************
Renkli Matematik (28622)/Toplam(219725)
http://www.matokulu.com
Matematik ile ilgili çeşitli konular.
-
Öğretmenler.com (23006)/Toplam(277855)
http://www.ogretmenler.com
Öğretmenlerin haberleşip, bilgi paylaşabileceği bir site
-
dersimiz.com (20254)/Toplam(74198)
http://www.dersimiz.com
Eğiten ve eğitilenlerin buluşma paylaşma noktası
-
Sınıf Öğretmeni Web Site (14205)/Toplam(22299)
http://sogretmeni.sitemynet.com/
Sınıf Öğretmenlerinin Sitesi...
-
Öğretmenimiz.com (10631)/Toplam(34738)
http://www.ogretmenimiz.com
Eğitim Portali
-
Fen Okulu (3433)/Toplam(23965)
http://www.fenokulu.net
Deneyler, Mesleki Gelişim, Rehberlik, Plan , Doküman, Testler, Fen Bulmacaları...
-
Okul Ofisi (1574)/Toplam(9543)
http://www.okul.ofisi.com
Planlar, dokümanlar, sory bankası.
-
testkulubu (1567)/Toplam(19944)
http://www.testkulubu.com
Eğitim ve Gelişim Portalı
-
Öğretmenin Pusulası (1480)/Toplam(2225)
http://ogretmeninpusulasi.sitemynet.com
Öğretmenin Pusulası zengin link arşivi ile, öğretmenlere eğitimle ilgili en iyi web sitelerinin linklerini sunuyor.
-
Ziynet Toker (1403)/Toplam(9618)
http://www.ziynettoker.gen.tr
Sınıf öğretmeni
-
Eğitim Öğretmen Sitesi (1128)/Toplam(17990)
http://egitimsitem.sitemynet.com
Öğretmen arkadaşların yararlanması amacıyla.
-
Eğitim - Öğretmen Siteleri (1109)/Toplam(74237)
http://ivrindi.sitemynet.com
rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Sitesi (1071)/Toplam(21977)
http://okulpdr.sitemynet.com/
Rehber öğretmen Ümit Doğan'ın kişisel sitesi.
-
Resim Öğretmenleri Birliği (980)/Toplam(4917)
http://www.resimogretmeni.com.tr.tc
Netteki tek resim iş öğretmenleri sitesi. Ünitelendirilmiş ders ve yıllık planlar, dökümanlar.
-
Fenbilgisi (816)/Toplam(2936)
http://www.fenbilgisi.biz
Sınıfların yıllık ve günlük ders planları, her dersin anlatımı, soruları, cevapları, deney ve etkinlikleri, proje çalışmalarını, deney video görüntüleri, online soru çözümü gibi yoğun bir içeriği bulabilirsiniz.
-
netmen.ogretmen (751)/Toplam(18196)
http://www.netmen.cjb.net
Yıllık Planlar, soru Bankası, Dökümanlar, Ünite Planları, Mevzuat..
-
dindersi.com (699)/Toplam(1822)
http://www.dindersi.com
Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi Ogretmenleri Dosya Paylasim Sitesi.
-
Mehmet ÖZTÜRK (589)/Toplam(1332)
http://msmmedia.8m.com
Elektrik Öğretmeni
-
Öğretmenler web sitesi (566)/Toplam(4254)
http://www.ogretmenlerweb.com
Planlar, zümreler, soru bankası,sohbet odası, dökumanlar......
-
Tüm Coğrafyaların Sitesi (519)/Toplam(3052)
http://www.cografyalar.com
Coğrafyaya ile ilgili bilgiler.
-
Eğitim Sitesi (497)/Toplam(2192)
http://egitimsitesi.edu.tf
Tüm Planlar, Mevzuat, Dökümanlar, Müfredat,İlk Öğretim Soru Bankası, Online Test, Üniteler
-
Drama Eğitimi (413)/Toplam(3727)
http://www.dramaokulu.com
Eğitimde Drama Konulu Seminer Çalışması
-
www.berilcim.edu.tr.tc (362)/Toplam(2424)
http://www.berilcim.edu.tr.tc
Ders planları, MLO üzerine çalışmalar, birçok sayıda Ders Sunuları ve Yararlı linkler
-
Öğretmenler Web Sitesi (351)/Toplam(1876)
http://www.ogretmenlerweb.com
-
@ktuel PDR (248)/Toplam(1803)
http://www.aktuelpdr.com
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmeti
-
Bilgin Öğretmen (240)/Toplam(126660)
www.bilginogretmen.com
Öğretmenlerin işine yarayacak dosyalar
-
Eğitimcilere Özel Bir Site (236)/Toplam(5479)
http://www.sanalokulum.net.tr.tc
Eğitim Haberleri, programlar, dersler, planlar, dosyalar
-
Anlat Öğretmenim (214)/Toplam(41231)
http://www.anlatogretmenim.com
Sitemizin amacı; öğretmenler arasında bir tecrübe ve bilgi alışverişi platformu oluşturmak.
soru Makinesi (202)/Toplam(3066)
http://www.sorumakinesi.vze.com
Tamamen lisansli soru bankasi programlari.
-
onlineFizik (171)/Toplam(171)
http://www.onlinefizik.com
Sohbet, Forum, Yarışma, Simulasyonlar, Astro Fizik, Modern Fizik....
******
KBY HAZIRLIK..
GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENMEYLE İLGİLİ İLK AÇIKLAMALAR
Model almasını sağlamak için en iyi modelleri seçerek öğrencilere sunmaktır.Gözlem yoluyla öğrenmeyi İnsanların diğer insanlara gözleyerek öğrenebileceğine ilişkin ilk açıklamalar Plato ve Aristo’ya kadar gitmektedir.Onlara göre eğitim,öğrencilerin gözlemesini ve deneysel olarak açıklamaya çalışan ilk kişi ise Thorndike’tır. (Hergenhahn,1998)
Thorndike,”Başkalarının yaptıkları davranışları görerek o davranışların öğrenebileceğine” ilişkin denencesine doğrulayamamıştır. Thorndike’ın araştırmasının Watson maymunlarla tekrarlamış,o da gözlem yoluyla öğrenme için kanıt elde edememiştir. Ancak,Miller ve Dollard,organizmanın,diğer organizmanın etkinliklerini gözleyerek öğrenebileceklerine ilişkin gerçeği yadsımamışlardır.Miller ve Dollard’a göre taklit yoluyla öğrenme,araçsal koşullanmanın özel bir halidir;taklit yoluyla öğrenme gözlemenin,açık tepkinin ve pekiştirmenin bir sonucudur. Eğer taklit edilen davranış gösterilemezse pekiştirme yapılmaz ve öğrenme gerçekleşmez.
BANDURA’YA GÖRE GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENME
Bandura’ya göre gözleyerek öğrenme,sadece bir kişinin diğer kişilerin etkinliklerini basit olarak taklit etmesi değil,çevredeki olayları bilişsel olarak işlemesiyle kazanılan bilgidir. Bandura gözlem yoluyla öğrenmeyle taklit yoluyla öğrenmenin birbirinin yerine kullanılabilecek iki kavram olmadığını açıklamaktadır.
Bandura , davranışçılığın öğrenmeyi açıklamada bazı sınırlılıkların bulunduğunu belirtmiştir. O’na göre bu sınırlıklar şöyle sıralanabilir(1997):
1) Davranışçılık , doğal ortamlarda meydana gelen şeyleri temsil etmektedir: Hiç kimseye ,istendik davranışlarının sıklığını artırmak için her gün ödül verilmez. Genellikle kişiler kendi davranışları kendileri yönetmekte ve kontrol etmektedir.
2) Davranışçılık genellikle ilk tepkilerin nasıl kazanıldığını açıklamaz: Birey bir çok davranışı hiç pekiştirilmeden gösterir. Eğer davranışın ortaya çıkması için pekiştirme gerekli ise, davranışın ilk olarak nasıl ortaya çıktığının açıklanması gerekir.
3) Davranışçılık sadece doğrudan öğrenmeyle,yani sonuçların hemen gözlendiği durumlarla ilgilenir; dolaylı öğrenmeyle ilgilenmez. Yani sonuçların hemen değil gerektiğinde etkinliğe dönüştürüldüğü öğrenme türü ile ilgilenmez.
Bandura öğrenme ve performans ayırımını 1965’te yaptığı bir deneyle açıklamaya çalışmıştır.Bu deneyde çocuklar üç gruba ayrılmışlardır. Çocuklardan bir grubu ,büyükçe oyuncak bir bebeğe vuran ,döven saldırgan bir yetişkin modelin pekiştirildiği bir filmi izlemiş; ikinci gruptaki çocuklar saldırgan modelin cezalandırıldığı bir film izlemişlerdir.üçüncü gruptakiler ise saldırgan modele nötr davranılan yani saldırgan modelin ne pekiştirildiği ne de cezalandırıldığı bir film izlemiştir. Daha sonra her üç gruptaki çocuklara filmdekine benzer bir bebek verilmiş ve bebeğe karşı saldırganlık davranışları ölçülmüştür. Elde edilen bulgulara göre, saldırganlık davranışları pekiştirilen modeli izleyen gruptaki çocukların saldıranlık davranışları en yüksek;cezalandırılan modeli izleyen gruptaki çocukların saldırganlık davranışları en düşük ;saldırganlık davranışı ne pekiştirilen ne de cezalandırılan modeli izleyen gruptaki çocukların saldırganlık davranışlarının ise, iki grup arasında yer aldığı görülmektedir.
Yukarıdaki deney sonuçları iki bakımdan önemlidir:
1.Bu sonuçlar, öğrenme ve performans ayırımını ortaya çıkarmaktadır.
2.Bireyin davranışı başkasının geçirdiği yaşantıdan etkilenmektedir.
Sonuç olarak, bireyin davranışının dolaylı yaşantılardan yani başkalarının geçirdiği görülmektedir.
ÖĞRENMEYİ SAĞLAYAN DOLAYLI YAŞANTILAR
1. Dolaylı Pekiştirme
2. Dolaylı ceza
3. Dolaylı güdülenme
4. Dolaylı duygu
5. Model özellikleri
SOSYAL BİLİŞSEL KURMIN DAYANDIĞI İLKELER
Bandura’nın sosyal bilişsel öğrenme kuramının dayandığı temel olarak ; altı ilke vardır (1997, 1986). Bunlar aşağıda kısaca açıklanmıştır:
KARŞILIKLI BELİRLEYİCİLİK
Bandura’ya göre bireysel faktörler, bireyin davranışı ve çevre, karşılıklı olarak birbirlerini etkilemekte ve bu etkileşimler bireyin sonraki davranışını etkilemektedir. Davranış çevreyi; çevre ise davranışı değiştirebilir. Yine, çevre bireysel özellikleri değiştirebileceği gibi bireysel özellikler de çevreyi değiştirebilir.
Birey ,davranış , çevre , birbirlerini etkileyerek bireyin bir sonraki davranışlarını belirlemelerine rağmen her zaman bütün olaylarda her biri aynı etkiye sahip değildir. Örneğin çok gürültülü bir çevre , davranışı her şeyden daha çok etkileyebilir.
Sonuç olarak bireyin gelecek davranışları, çevre , davranış ve bireysel özellikleri tarafından belirlenmektedir.
SEMBOLLEŞTİRME KAPASİTESİ
Bandura insanların, dünyanın kendisinden çok bilişsel temsilcileriyle etkileşimde bulunduklarını; bilişsel temsilciler yoluyla dünyayı sembolik olarak gördüklerini savunmaktadır. Bunun anlamı şudur: İnsanoğlu , düşünme ve dili kullanma gücüme sahip olduğundan geçmişi kafasında taşıyabilmekte, geleceği işi test edebilmektedir. Eğer insanoğlunun kafasında bir video kaydedici olduğu ve kendisine gelen her şeyi kaydettiği düşünülürse video kasette, her yaşantının bilişsel temsilcisini yada sembolünü hatırlama kapasitesi olarak düşünülebilir. Aynı şeyler, geçmiş için olduğu kadar gelecek için de geçerlidir. Henüz meydana gelmemiş olaylarda zihinde temsil edilir. Gelecekteki muhtemel davranışlar zihinde sembolik olarak yapılır, beklenir, merak edilir, test edilir. Geçmiş ve geleceğin sembolü yada bilişsel temsilcisi olan düşünceler, sonraki davranışları etkileyen yada onlara neden olan materyallerdir (Bandura , 1986)
ÖNGÖRÜ KAPASİTESİ
Sosyal öğrenme kuramı, sembolik kapasiteyi kullanmanın yanı sıra gelecek için plan yapabilme kapasitesini de gerektirir. İnsanlar, gelecekte başkalarının kendilerine nasıl davranacaklarını tahmin edebilmeli, hedeflerini belirleyebilmeli, geleceğini planlayabilmelidirler. Kısaca, düşünme etkinlikten önce geldiğinde, insanlar ileri düşünebilmelidirler.
DOLAYLI ÖĞRENME KAPASİTESİ
Daha öncede açıklandığı gibi, insanlar özellikle çocuklar, genellikle başkalarının davranışlarını ve davranışlarının sonuçlarını gözleyerek öğrenirler. Kuşkusuz kendileri de bazı şeyleri yaparak ve kendi davranışlarının sonuçlarını görerek çok şey öğrenebilirler. Ancak, yaşam sadece insanların kendi yaptıklarından öğrenmelerini içerseydi çok sınırlı kalırdı. Oysa, insanlar başkalarının deneylerimi gözleyerek çok şey öğrenmektedirler. Bu nedenle, dolaylı öğrenme kapasitesi sahip olma sosyal öğrenmede önemli bir ilkedir.
ÖZ DÜZENLEME KAPASİTESİ
Sosyal bilişsel kuramın temel ilkelerinden biri de insanların kendi davranışlarını kontrol edebilme yeteneğine sahip olmalarıdır. İnsanlar ne kadar çalışacaklarını, ne kadar uyku uyuyacaklarını, toplumsa nasıl davranacaklarını vb. pek çok davranışlarını kendileri kontrol ederler. İnsanların gösterdikleri davranışlar genellikle kendi içsel standartlarına ve kendi güdülemlerine dayalıdır. (Bandura, 1982) Elbette ki insanların davranışları, başkalarının gösterdikleri tepkilerden etkilenmektedir. Ancak, yine de davranışlarından kendileri sorumludurlar.
ÖN YARGILAMA KAPASİTESİ
Sosyal öğrenme kuramının belki de en önemli ilkelerinden biri, insanların kendileri hakkında düşünme, yargıda bulunma kendilerini yansıtma kapasitesine sahip oluşlarıdır. Bireyler kendileri ile ilgili fikirlerini kaydeder ve etkinliklerinin sonuçlarına göre, bu fikirlerini yeterliği hakkında yargıda bulunurlar. Bütün bu yargılar, bireyin herhangi başarılı olarak yapmada ne derece yeterli, yetenekli olacağına ilişkin görüşünü geliştirir. Bandura (1977) bireyin kendi ile ilgili bu yargısına öz yeterlilik adını vermektedir. Bireyin öz yeterliliğime ilişkin algısı kendi gerçek yeterliliğini yansıtmayabilir. Ancak, algılanan öz yeterlilik bireyin davranışlarını düzenlemede önemli bir role sahiptir. Öz yeterlilik, bireyin etkinliklerinin seçimini, bir etkinlikle harcayacağı çabayı, bir güçlükle karşılaştığında göstereceği sebat süresini , duyacağı kaygı ya da güven düzeyini etkiler(Bandura,1982)
GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENME SÜREÇLERİ
Gözlem yoluyla öğrenme dört temel süreci kapsamaktadır. Bunlar; dikkat etme, hatırda tutma, davranışı meydana getirme ve güdülenme süreçleridir. Bu süreçler aşağıda kısaca açıklanmaktadır.
DİKKAT ETME SÜRECİ
Gözlem yoluyla öğrenmenin birinci basamağı modele dikkat etmektedir. Birey, model alacağı etkinliklere dikkat edip, doğru bir biçimde algılanamazsa gözlem yoluyla öğrenme meydana gelmez. Gözlemcinin dikkatini etkileyen bir çok faktör bulunmaktadır. Bunlardan bazıları gözlemciye ait bazıları ise modele aittir. Gözlemcinin dikkat etme sürecini etkileyen faktörlerden bazıları şunlardır:
Öncelikle gözlemcinin duyu organlarının yeterliliği, dikkat edilecek uyarıcıların niteliğini belirler. Örneğin, görme özürlü bir kişinin dikkatini görsel uyarıcılar, işitme engelli bir kişinin dikkatini de sese dayalı uyarıcılar çekmez.
Gözlenecek gözlemcinin amacına uygun olması, gözlemcinin dikkatini çekmede önemli bir role sahiptir. Özellikle dikkat çekici bir çok etkinlik bulunduğu bir durumda, gözlemci kendi amacına uygun etkinliklere dikkatini yönlendirir
Gözlemcinin geçmişte aldığı pekiştirmeler, gelecekteki gözlemlerini etkileyecek bir algısal kuruluş yaratır. Yani geçmişte hangi davranışları, etkinlikleri onay görmüşse, modelinde benzer davranışlarına dikkat edecektir.
Modelin fonksiyonel değeri olan etkinlikleri gözlemcinin dikkatini çeker. Diğer bir deyişle, önemli sonuçlar doğuran etkinlikler dikkat çekicidir.
Model alınan etkinliklerin basit,yalın,açık ve çarpıcı olması gerekir. Gizlenmiş ve karmaşık olan etkinlikler daha az dikkat çekicidirler.
Modelin yaş,cinsiyet,saygınlık,statü,çekicilik,güç,ün vb. özellikleri gözlemcinin dikkatini etkileyen özelliklerdir.
Sonuç olarak, bireyin ilgi,gereksinim ve amaçları, önceki aldığı pekiştiriciler,modele duyulan hayranlık,gözlem yoluyla öğrenmede “dikkat etme” sürecini önemli ölçüde etkileyen faktörlerdir.
HATIRDA TUTMA SÜRECİ
Gözlem yoluyla öğrenilen bilgiden yararlanabilmek için, gözlemcinin modelin davranışlarını hatırlaması gerekmektedir. Bu nedenle gözlenen bilgi, sembolleştirilip kodlanmakta ve bellekte saklanmaktadır. Bilgi iki yolla sembolleştirilmektedir. Bunlardan biri, bilginin zihinsel resimlere, imgelere dönüştürülmesidir; diğeri ise sözel sembollere dönüştürülerek saklanmaktadır (Woolfolk,1933)
Bandura’ya göre, davranışı düzenleyen bilişsel süreçlerin çoğunluğu görsel olmaktan çok sözeldir. Hatta modelden kazanılan görsel bilgi daha sonra sözel bilgiye dönüştürülmekte ve daha kolay depolanmaktadır. Ancak sözel ve imgesel semboller ayrı ayrı tartışılsa bile, modelden kazanılan bilginin ayrı ayrı temsil edilmesi çok zordur. Çogunlukla model olunan etkinlikler, her iki sembolleştirmeyi de içermektedir (Bandura,1977; 1986).
Sonuç olarak, imgesel yada sözel olarak depolanan bilgilerin zihinsel olarak tekrar edilmesi,ya da gözlendikten hemen sonra uygulanması davranışa dönüştürülmesi gerekmektedir. Bandura’ya göre “sembolleştirme kapasitesi” daha ileri düzeyde olan bireysel gözlem yoluyla öğrenme biçiminden daha çok yararlanmaktadır.
DAVRANIŞI MEYDANA GETİRME SÜRECİ
Model alma sürecinin üçüncü öğesi davranışı meydana getirme sürecidir. Bu aşama öğrenilenlerin performansa dönüştürülmesini belirler. Ancak bilişsel olarak öğrenilenlerin davranışa dönüştürülebilmesi için bireyin fiziksel ve psiko-motor özelliklerinin de uygun olması gerekir. Ayrıca,Bandura,bireyin fiziksel özellikleri uygun olsa bile,öğrendiklerini performansa dönüştürmek için yeterli isteğe ve başarabileceği inancına,yani “öz yeterlilik kapasitesi”ne sahip olması gerektiğini vurgulamaktadır(Woolfolk,1993).Bandura’ya göre ,davranışın yapılmasından önce gözlemcinin davranışının,modelin davranışına uygun hale gelmesi için, birey davranışı zihinsel olarak tekrar etmelidir. Bu prova etme sürecinde birey kendi davranışını gözler ve kendi davranışı ile zihinde tuttuğu modelin davranışını karşılaştırır. Bu karşılaştırma sonucuna göre kendine dönüt verir. Gözlemcinin davranışıyla modelin davranışı arasındaki farklılık,düzeltme etkinliklerini başlatır. Bu süreç gözlemcinin davranışı model alınan davranışa benzeyinceye kadar sürer. Bu süreçte,model alınan yaşantının sembolik olarak hatırlanması,gözlemcinin performansının göstermeden önce,kendi davranışını gözlemesini,düzeltmesini ve modelin davranışına yakınlaştırmasını sağlamaktadır(Hergenhahn,1988).
Sonuç olarak,davranışı meydana getirme aşamasında yapılan zihinsel tekrarlar davranışın daha doğru ve ustaca yapılmasını sağlar. Ayrıca, bireyin davranışı yapabileceğine ilişkin inancı, yani öz yeterlilik duygusu,davranışın meydana getirilmesinde önemli bir etkiye sahiptir. (Woolfolk.1993).
GÜDÜLENME SÜRECİ
İnsanlar,yeni davranışları ya da becerileri gözlem yoluyla kazanabilirler ancak onu yapmaya güdüleninceye ya da ihtiyaç duyuncaya kadar performans olarak göstermezler. Güdülenme süreci öğrenilenleri performansa dönüştürmeyi sağlayan bir süreçtir(Gage ve Berliner,1988).
Bandura’nın bilişsel sosyal kuramından pekiştirmenin iki önemli işlevi vardır. Bunlardan birincisi;gözleyenlerde,modelin pekiştirilen davranışı gibi davrandıkları takdirde onların da pekiştirileceklerine ilişkin beklenti yaratır. İkincisi ise, öğrenmenin performansa dönüştürülmesinde harekete geçirici olarak işlev yapar. Yani öğrenilen şeylerin kullanIlması için bireyi güdüler.
Bandura,pekiştirme kuramcılarından farklı düşünmektedir. Ona göre öğrenmenin oluşması ya da doğrudan yaşantı kazanılması için pekiştirmeye ihtiyaç yoktur. Birey sadece modelin ya da başkalarının davranışlarının sonuçlarını gözleyerek de öğrenir. Dolaylı pekiştirme ya da dolaylı ceza, doğrudan pekiştirme ya da doğrudan ceza kadar etkilidir. Birey hem kendi,hem de başkalarının sonuçlarını gözleyerek bilgilenir ve bu bilgiyi de gelecekte pekiştireç elde etmek ya da cezadan kaçınmak için kullanır(Hergenhahn,1988)
Bandura’nın önem verdiği bir başka pekiştirme türü ise içsel pekiştirmedir. Bireyin kendine değer vermesini, yeterliğinin gelişmesinden zevk almasını sağladığından dolayı,bireyin kendi kendini pekiştirmesi dışsal pekiştirmeden daha önemlidir.
MODEL ALMA YOLUYLA KAZANILAN ÜRÜNLER
Bandura’ya göre(1986), gözlemci modelden beş şey öğrenmektedir. Bunlar aşağıda verilmektedir:
1.Birey başkalarını gözleyerek yeni bilişsel beceriler ve yeni psikomotor beceriler öğrenilebilir.
2.Bireyin modeli gözlemesi sonucu, önceki öğrenmiş olduğu yasaklar ya güçlenir ya da zayıflar.
3.Gözlemci için model sosyal bir harekete geçirici olarak görev yapabilir. Yani gözlemci yeni değerler,inançlar kazanabilir.
4.Gözlemci,modelden çevrenin ve eşyaları nasıl kullanılacağını da öğrenir.
5.Gözlemci, modelin duygularını açıklama biçimini gözleyerek kendi de benzer biçimde duygularını açıklayabilir.
ÖZ YETERLİLİK
Öz yeterliğe,teknik olarak “algılanan öz yeterlik” denmektedir. Bireyin,becerisini kullanarak yapabildiklerine ilişkin yargıların bir ürünüdür,sonucudur. Öz yeterlik,bireyin,farklı durumlarla başetme,belli bir etkinliği başarma yeteneğine,kapasitesine ilişkin kendini algılayışıdır,inancıdır, kendi yargısıdır.
Öz yeterlik yargıları dört temel kaynaktan elde edilen bilgilerden etkilenmektedir. Bu kaynaklar şunlardır:
Bireyin doğrudan kendi yaptığı başarılı ya da başarısız etkinlikler sonucunda elde ettiği bilgiler.
Dolaylı yaşantılar;bireyin kendine benzer başka kişilerin başarılı, ya da başarısız etkinlikleri,bireyin kendi etkinlikleri kendininde başarabileceğine ya da başaramayacağına ilişkin yargısını güçlendirir.
Sözel ikna;bireyin başarabileceğine ya da başaramayacağına ilişkin teşvikler,nasihatlar değişik ölçülerde öz yeterlik yargısını etkiler.
Psikolojik durum;bireyin belli görevi başarma ya da başarısız olma beklentisi öz yeterlik algısını etkiler.
ÖZ DÜZENLEME
Öz düzenleme, bireyin kendi davranışlarını gözleyip, kendi ölçütleriyle karşılaştırarak yargıda bulunması ve gerekiyorsa davranışlarını ölçütlerine uygun hale getirmesidir. Bu nedenle Bandura’ya göre insanların davranışları,sadece dışsal pekiştireçler ve cezalarla kontrol edilemezler. İnsanlar davranışlarını büyük ölçüde kendi kendilerine düzenlerler(Bandura,1997)
Bandura, bireyin performans standartları ulaşılabileceğinden çok yüksekse, birey için mutsuzluk kaynağı oluşturacağını belirtmektedir. Bireyin, kendi değerlendirmesi sırasında, performans standartlarına ulaşamadığını görmek, giderek kendini değersiz hissetmesine, amaç yokluğuna, depresif reaksiyonlara neden olmaktadır. Amaçların ulaşılamayacağı kadar güç ve olarak belirlenmesi bireyin hayal kırıklığına uğratabilir. Bu nedenle, ulaşılabilecek yakın amaçlar belirlemek bireyi harekete geçmek için güdüleyeceği gibi sonuçtan tatmin olmasını sağlar.
Bandura’ya göre birey,kendi kendini değerlendirme sonucunda kendini içsel olarak pekiştirir.
Sonuç olarak; sosyal öğrenme kuramına göre birey, kendi davranışlarını gözleyip, kendi ölçütleriyle karşılaştırarak değerlendirebilir ve ya cezalandırarak davranışlarını düzenler. Kısaca insan kendi davranışlarını etkili olarak kontrol edebilir. Dışarıdan başkalarının kontrollerine ihtiyaç yoktur.
BANDURA’NIN SOSYAL ÖĞRENME KURAMININ EĞİTİM AÇISINDAN DOĞURGULARI
Bandura , bireyin her şeyi doğrudan öğrenmesine gerek olmadığını,başkalarının deneyimlerini gözleyerek de pek çok şeyi öğrenebileceğini savunmaktadır.birey,gözlediği modellerin pekiştirilen davranışlarını kendi de göstermekte,cezalandırılan davranışlarını ise yapmamaktadır.(Eggen ve Kauchak,1992). Gözlenen modeller ise,genellikle saygın,yüksek statüye sahip ve güçlü kişilerdir.
Özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların gözünde saygın bir yere sahip olan ana baba ve öğretmenler kendileri iyi birer model olarak,çocuklara pek çok istendik davranışları kazandırabilirler
Çocuklara,birçok bilişsel,duyuşsal,sosyal ve psikomotor davranışlar ,sevilen, beğenilen saygı duyulan yetişkinlerin model olmaları yoluyla kazandırılabilir. Eğitim durumunda öğretmenler,önemli bir modeldir.öğretmenler,çocuklara yaratıcılığı,etkili öğrenme ya da çalışma stratejilerini,problem çözme becerilerini öğretmede kendileri model olmalıdırlar . kendileri bu davranışları göstererek öğrencilerin gözlemesini ve dolaysıyla öğrenmelerine yardım etmelidirler.
Bilindiği gözlem yoluyla öğrenmenin dört temel sürecinden birincisi dikkat etmedir.Herhangi bir etkinlik olay nesne bireyin dikkatini çektiği taktirde gözlem yoluyla öğrenme meydana gelebilir. Yapılan deneyler,çocukların gözlem yoluyla öğrenmelerinde çizgi film kahramanlarının gerçek yaşam modellerinden daha çok dikkatlerini çektikleri ve dolayısıyla daha etkili olduklarını ortaya koymaktadır.
Gözlem yoluyla öğrenmenin ikinci süreci zihinde tutma idi. Bandura , zihinde tutma sürecini bireyin özellikle sembolleştirme kapasitesinden etkilendiğini ileri sürmektedir.
Gözlem yoluyla öğrenme sürecinin üçüncü aşaması davranışı üretme sürecidir. Bu aşamada birey,model alınan davranışın, sembolik temsilcisini modelin davranışına benzetinceye kadar tekrar eder, düzeltir ve sonunda modelin davranışına benzer hale getirir. Burada öğretmenin dikkate alması gereken önemli bir nokta; öğrencinin bilişsel olduğu kadar fiziksel özelliklerinin de model alınan davranışı yapmaya uygun olmasıdır. Ayrıca öğrencinin öz yeterlik ve öz düzenleme kapasiteleri de davranışı üretmede etkindir.
Gözlem yoluyla öğrenme sürecinin 4. ve son basamağı güdülenmedir. Bu aşama, öğrenilenlerin perfonmansa dönüştürülmesini sağlar. Öğretmen yada ana babaların bu aşamada dikkat etmeleri gereken önemli nokta; çocukların modelin davranışların sonuçlarını gözlemeleridir. Çocuklar, bu gözlemlerine göre modelin pekiştirilen davranışlarını yapar, cezalandırılan davranışlarını yapmaktan çekinir.
Bandura’ya göre davranış üstünde etkili olan temel kavramlardan ikisi öz yeterlik ve öz düzenlemedir. Daha önce de tanımlandığı gibi, öz yeterlik; bireyin durumlarla baş etme, belli bir etkinliği organize edip başarılı olma kapasitesine ilişkin yargısı, inancıdır. Bu durumda öğretmenler , öğrencinin öz yeterlik algısını geliştirmesine yardım etmek için şu önlemleri alabilirler(Tuckman, 1991)
Öğrenciye verilen ödevler, çok uzun ve çok geniş, onun yönetebileceği, başarabileceği uzunlukta ve genişlikte olmalıdır. Böylece öğrencinin yakın, belirgin, ulaşabileceği amaçlar belirlemesi ve görevlerini tamamlaması teşvik edilmiş olur.
Öğrencinin ödevlerini değerlendirme ölçüleri önceden belirlenmeli ve öğrenci , bu konuda bilgilendirilmelidir.
Öğrenci ödevinin her aşamasında sık sık dönüt verilmelidir. Bu dönütler , öğrencinin performans ölçütlerine ne kadar yaklaştığı konusunda bilgi verir ve başarmak için çabasını sürdürmesini sağlar.
Öğrencinin genellikle kötü yaptıklarından çok, iyi yaptıkları söylenerek amaca ulaşması teşvik edilmelidir.
Öğrencinin hedeflerini , bu hedeflere ulaşmak için ne yapması gerektiğini, engelleri nasıl aşacağını yazılı olarak açıklaması teşvik edilmelidir. Böylece,öğrencinin kendi yeterliklerin, daha gerçekçi bir şekilde farkında olması sağlanabilir. Ancak , burada öğretmenin, öğrencinin doğruyu yansıttığından emin olması gerekir.
Öğrencinin performansı göstermesi için, teşvik edici, harekete geçirici bir takım ek puanlar verilebilir. Başardığını gören öğrencinin ise, öz yeterlik algısı yükselir.
Davranış üzerinde etkili olan bir diğer kavramda öz düzenleme idi öz düzenleme yeterliğini kazanabilmek için çocuğun kendi performans standartlarını geliştirilmesi gerekir. Ana baba ve öğretmenler çocuğun kendine özgü performans standartlarını geliştirmesine yardım etmelidir. Bu amaçla çocukların, statüsü erişilemez görünüp çocuğun gözünü korkutan modellere değil, çocuğu çaba harcamaya teşvik eden, doğruları ve yanlışları ayırmasını sağlayan akran grupları ve diğer modelleri gözlemeleri, onlarla çalışmaları sağlanmalıdır.
Çocuğun belirlediği standartlar yada hedefler açık, belirgin ve ulaşılabilecek yakınlıkta olmalıdır.
Öz yeterlilik ve öz dinlenmenin geliştirlmesi için, öğrencilerin tümüne aynı anda aynı şeyleri öğretilmeye çalışıldığı eğitim ortamları uygun değildir. Çocuklarda öz yeterlik ve öz düzenlemenin geliştirilmesi için öğretmenlerin grupla öğretimde, öğretimin bireyselleştirilmesini sağlayacak önlemler almaları gerekir. Bu amaçla çocukların kendi kendilerini planlamalarını, izlemelerini, kendilerine dönüt vermelerine ve kendilerini düzeltmelerini olanak veren öğretme-öğrenme ortamları düzenlenmelidir. Tam öğrenme yöntemi, iş birliğine dayalı öğrenme yöntemi vb. yöntemler işe koşularak çocukta, öz yeterlik ve öz düzenlemenin geliştirilmesine yardım edilebilir.
Gerekli Programlar
Program Açıklama
1 Winzip Dosya sıkıştırma programı. Zip uzantılı dosyaları açar.
2 Winrar Dosya sıkıştırma programı. Zip ve Rar uzantılı dosyaları açar.
3 MSN Messenger Anında mesajlaşma programı. Bu programla yazılı, sesli, görüntülü görüşme ve kullanıcılar arasında dosya transferi yapılabilir.
4 Skype İnternet üzerinden diğer kullanıcılar ile, telefonla konuşmadan daha kaliteli bir sesle, ücretsiz görüşebilmeyi sağlar.
5 Java 2 SE Runtime Environment Java Dili ile yazılmış internet ve masaüstü uygulamalarını bilgisayarınızda ve tarayıcınızda çalıştırabilmeniz için gerekli olan yazılımdır..
6 ASmallerImage e-okul, özlük modülü ve diğer MEB Resim Ekleme İşlemlerinde Kullanabileceğiniz resim küçültme programıdır. Dosya içeriğinde programın kullanımı anlatılmıştır. Basit ve kullanışlı bir programdır.
7 Acrobat Reader pdf uzantılı dosyaları açar.
8 Winamp Dünyanın en popüler medya oynatıcısıdır. Winamp ile tüm medyanızı oynatabilir ve organize edebilirsiniz.
9 AntiVir Personel Edition Oldukça başarılı ve bedava bir antivirüs programı.
10 Zone Alarm Bilgisayarımıza dışarıdan gelen saldırıları engelleyen ve bilgisayarımıza bulaşmış ajan programların internet yoluyla verilerimizi başkalarına aktarmasını engelleyen bir güvenlik (firewall) programı.
11 Adaware SE Personel Bilgisayara bulaşan, spyware denilen, bir tür casus programları temizlemeye yarar.
12 FixOpsrv.exe, Sık görülen W32.Opaserv.Worm adlı zararlı programı temizler. (Zararlı Program ALEVIR.EXE, BRASIL.EXE, BRASIL.PIF, INSTIT.BAT, SCRSVR.EXE, MARCO!.SCR, Puta!!.exe dosyalarını windows klasörüne, c:\gay.ini dosyasını da C:\ ye kopyalıyor. C sürücüsü paylaştırılmışsa kendini ağ üzerindeki diğer bilgisayarlara da kopyalıyor, win.ini dosyasında değişiklik yaparak her açılışta kendisinin çalıştırılmasını sağlıyor.)
|
|