|
AĞIZ BAKIMI
Sağlıklı bir gülüşe sahip olmak her yaştaki insan için bir kazançtır. Her insanın ağız bakımı ile ilgili temel bilgileri öğrenmesi gerekir. Bunun için de ilk önce ağız ve diş sağlığında kullanılan temizleme araçlarını bilmek gerekir.
DİŞ TEMİZLEME ARAÇLARI NELERDİR?
1) Diş Fırçası
2) Diş İpi
3)Diş Macunu
4) Ağız Gargaraları
AĞIZ SAĞLIĞININ ÖNEMİ:
Diş ve ağız sağlığı denince akla diş ve dişetlerinin sağlığı gelir. Ağız, vücudumuzda hastalıkların giriş yollarından bir tanesidir. Bu yüzden hastalıkları engellemede ve sağlıklı olmada ağız ve diş bakımı çok önemlidir. Bu da çok küçük yaşlarda başlar. Çocuk dişleri ile ilgili konuların bilinmesi bu nedenle çok önemlidir. Çok küçük yaşlarda verilen bilgiler ileride sağlıklı bir ağız ve dolayısıyla sağlıklı bir vücuda sahip olmamızın başlıca temellerinden birisidir.
DİŞ ÇÜRÜĞÜ
Diş çürüğü nedir?
Diş çürükleri daha çokkoyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.
Dişler neden çürür?
Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.
Çürüğü önlemek için ne yapmalıyım?
1. Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması ve hergün diş ipliğinin düzenli kullanılması en etkili yoldur. Yiyecek artıkları en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine değdiği ara yüzeylerde biriktiği için, diş fırçaları küçük başlı seçilmelidir. Dişlerin iç yüzeyleri, dış yüzeyleri, çiğneyici yüzeyleri ve dilin üstü fırçalanmalı ve ara yüzlerde diş ipliği kullanılmalıdır.Diş fırçalama sırasında florürlü bir diş macunu kullanılmalidir.
Ayrica florürlü gargaralar da kullanılabilir.
2. Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketmeye çalışmak ve yemek aralarında birşey yememeye gayret etmek de diğer bir önlemdir.
Dişhekimine muntazam aralıklarla başvurmak bir çürüğü önlemek ya da erken yakalamada en iyi yoldur.
DİŞ ETİ HASTALIKLARI
SAĞLIKLI DİŞETİ NEDİR? GİNGİVİTİS NEDİR?
Sağlıklı dişeti gül pembesi görünümünde, portakal kabuğu pütürlüğünde, dişler fırçalandığında kanamayan, dişin boyun bölgesine kadar örten bir yapıdadır.
Dişetinin hastalanmasına, iltihaplanmasına gingivitis denir. Dişeti iltihabında dişetleri; kolay kanayan, kırmızı, ağrılı ve şiştir. Eğer dişeti iltihabı tedavi edilmezse hastalık daha da ilerleyerek çene kemiğine geçer ve ileride dişlerin dökülmelerine sebep olur.
DİŞETİ İLTİHABININ NEDENLERİ:
Dişeti hastalıklarının oluşumunda ana etken bakteri plağıdır. Sağlıklı bir ağız için, bakteri plağının ağız bakım işlemleri ile ortamdan uzaklaştırılması gerekir. Eğer plak dişlerden uzaklaştırılmazsa, tükrükteki kalsiyum tuzları plak vasıtasıyla dişlere yapışarak diştaşı oluşumuna yol açar. Dişler üzerinde bakteri plağı yoksa, kalsiyum tuzları dişe yapışamaz.
Bakteri plağının oluşumunda,
-Yetersiz ve yanlış fırçalama
-Dişipi veya ağız gargarası gibi yardımcı hijyen materyallerinin kullanılmaması
-Düzenli olarak diştaşı kontrolünün yapılmaması büyük rol oynar.
|
|
BEBEKLERIN VE COCUKLARIN AGIZ SAGLIGI
SÜT DİŞLERİ
- Süt dişleri toplam 20 tanedir.
- Süt dişlerinin aralarının açık olması normaldir . Bunun nedeni yerlerine gelecek daimi dişlere yer sağlamaktır.
- Süt dişlerinde de çürük oluşabilir. Bu çürüklerinde mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
- Süt dişleri iltihaplanmış ise önce kanal tedavisi denenmeli , mümkün olmazsa diş çekilmelidir.
Süt dişleri zamanından önce çekilirse , alttan gelen daimi dişe yer kalmaz ve yer darlığı oluşur.
- Süt dişleri genellikle 6-24.cü aylar arasında çıkarlar . ( 6 aylık gecikme normaldir ).
Süt dişlerindeki çürükler ; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir . Bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir.
Bu nedenle bebeğin beslenmesi çok dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Bu dönemde şekerli besinlerin ağırlıklı olduğu bir beslenme ( ballı biberon vs.. ) önerilmez . Doğal anne sütü veya katkısız süt en iyisidir.
Süt dişlerinin erken kaybı ; alttan gelen daimi dişlerin yönünü bulamamasına , yeterli yer kalmadığı için çıkamamasına yada çarpık çıkmasına neden olabilir . Bu da ileride estetik veya fonksiyonel bozukluklara neden olur. Bu sorunların ileride halledilmesi daha zor , uzun süreli ve masraflı olabilir. Bu nedenle erken dönemde sorunlar saptanmalı ve diş hekimi tarafından gerekli önlemler alınmalıdır.
Bebeği çürükten korumanın yolları ;
- Biberona veya emziğe , bal , pekmez , şeker gibi tatlandırıcılar ilave etmemek.
- Bebeği , ağzında biberonla beslenirken uyutmamak.
Beslenme sonrası , dişlerin temiz ve ıslak bir tülbent veya gazlı bez ile silinmesi.
Kalıcı dişlerin çıkmaya başlaması ; genellikle 6-12 yaş arasıdır.( 1 yıl gecikebilir. )
İlk daimi diş altı yaş dişidir ; Altı yaş civarlarında çıkmaya başlar. Bu dönemde ağız bakımı yeterince bilinçli yapılmadığından bu dişler çok fazla çürüme riski taşımaktadır. Halbuki bu dişler bütün bir hayat boyu ağızda kalacaktır. Bu nedenle ağız bakımının en iyi şekilde öğretilerek bu dişlerin çürümesinin önlenmesi gerekmektedir. Çocuklarımıza ellerini yıkamayı nasıl çok küçük yaşlardan itibaren öğretiyorsak diş fırçalamayı da aynı el yıkama gibi çok küçük yaşlarda öğretmeli ve devamlılığını sağlamalıyız.
Kalıcı dişlerin çıkmasında gecikme veya çapraşıklık ( yer darlığı ) olması ; durumunda diş hekimine başvurulmalıdır. Çapraşık dişler , genellikle tüm kalıcı dişler sürdükten sonra ( 12-13.ncü yaşlarda ) , Ortodontik tedavi (tel ile çapraşıklık tedavisi ) ile düzeltilebilir
YAPMANIZ GEREKENLER
* Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamalısınız. Yemekten 2 saat sonra bakteriler üremeye başlar.
* Yatmadan önce mutlaka dişlerinizi fırçalamalısınız. Gece tükrük salgısı azaldığı için ağız kurur ve bakterilerin üremesine uygun bir ortam oluşur.
* Dilinizin en arkasını fırçalamalısınız. Burası kötü kokuların merkezidir. Gargara suyuna batırılmış yumuşak bir fırçayla bu kısmı iyice fırçalamanız gerekir.
* Ağzınız kuruduğunda; şekersiz naneli sakız çiğneyin. Bu tükürük bezlerini çalıştırır.
* Yanınızda diş fırçanız yoksa; ağzınızı mümkünse (tuzlu suyla) çalkalayın. Islak bir pamuk veya gazlı bez ile dişlerinizi silin. Gece yatmadan önce süt için veya peynir yiyin. Bu besinler bazik olduğu için ağızdaki asit ortamı nötralize eder. İçindeki \"kazein\" ise dişi güçlendirir.
Kullanmakta olduğunuz bir ilaç veya herhangi bir sağlık sorununuz varsa tedaviye başlamadan önce muhakkak doktorunuza bu durumu hatırlatın. * Dişin üzerine aspirin basmak; diş ağrısını geçirmez. Hatta içeriğindeki asit madedeler diş etinin tahriş olmasına ve sıkıntınızın artmasına neden olur .
YAPMAMANIZ GEREKENLER
* Dişin üzerine kolonya veya alkol ( rakı vs..) basmak; ağrıyı geçirmez. Tam aksine iltihabi bir durum varsa alkol iltihabi bölgede sıvı birikmesine neden olduğundan iltihabın artmasına dolayısıyla ağrının artmasına neden olur.
* Dişin üzerine tütün basmak; hiç bir rahatlamaya neden olmaz. Hatta tahriş ederek zarar verir.
* Fazla kahve içmek; dişleri sarartır. Kahvedeki kafein, ağızdaki tükürük miktarını azaltır ve ağzın kurumasına neden olur. Az içmenizde fayda vardır.
* Diş macununu fazla koymak; fırçalama fonksiyonunu azaltır hem de gereksizdir. Mercimek tanesi kadar diş macunu kullanmak yeterlidir.
Ağrınız olduğunda rastgele ilaç almak, bazen ağrıdan inasanın gözü bir şey görmemekte komşunun bana iyi geldi dediği ilacı almaktayız, bunun sonucu ölüm bile olabilir. Çünkü her ilaç her bünyede aynı etkiyi oluşturmayabilir.
|
|
|
KANAL TEDAVİSİ
KANAL TEDAVİSİ NEDİR?
Dişlerin yapısında kan damarları ve sinirler vardır. Bu yapılar dişlerin beslenmesini ve çürük oluştuğunda ileri durumlarda uyarı ikaz görevi görmektedirler. Çürük ilerleyerek dişin özü denen sinir dokusuna pulpaya ulaştığında orayı harap etmeye başlar ve çok şiddetli ağrıyla beraber ileriki durumda dişin ölmesine sebep olmaktadır. Dişin kökündeki zararlı mikroplar kök ucundan çıkarak çene kemiğine yayılarak apse denen durumun oluşmasına neden olurlar. Çene kemiğinde oluşan iltihap dişin kaybına ve çevre dokularında harabiyetine neden olur.Bu durumda dişi kurtarmak için yapılan tedaviye kanal tedavisi denir.
KANAL TEDAVİSİNDE YAPILAN İŞLEMLER:
1) Diş üzeri açılıp çürük tamamen temizlenir.
2) Pulpa dokusu ve atıklar tamamen temizlenir.
3) Kök kanalları özel aletlerle temizlenip, genişletilir.
4) Kök kanalları dezenfekte edildikten sonra tamamen doldurulur.
5) Kanal tedavisi bitmiştir. Dişin durumuna göre diş dolgu yada kaplama ile eski formu kazandırılır. Artık dişiniz ölüdür ama işlevine devam edebilir.
HAMILELIKTE AGIZ VE DIS BAKIMI
Ağız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gereklidir.
Ancak kadınlarda ağız diş bakımı , yaşamlarının belirli bölümünü alan puberte, bebek emzirme, hamilelik, mensturasyon ve menapoz , dönemlerinde ayrıcalık göstermektedir.
"Her doğumda bir diş kaybedilir" düşüncesi doğru mu?
"Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu nedenle hamile annelerin diş kaybına uğradığı " düşüncesi tamamen yanlıştır.
Dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz.
Eğer iyi bir beslenme ile beraber yeterli ağız diş bakımı yapılırsa hamilelik döneminde normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşılmaz.
Hamilelik sırasında beslenme hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız diş sağlığı için oldukça önemlidir.
Hamile olmayı düşünen veya hamile olan her kadın mutlaka bir diş hekimi kontrolünden geçmeli , ağız sağlığı için neler yapması veya yapmaması gerektiğini öğrenmeli ve gereken tedavilerini yaptırmalıdır. Bu hem annenin hem de çocuğunun sağlığı için çok önemlidir.
Hamilelikte bebeğin diş gelişimi 5. ve 6. haftalarda başlar.
Ağız ve diş sağlığı açısından tüm hamilelik döneminde:
1;A,C,D vitaminleri ile fosfor ve kalsiyumdan zengin temel yiyecekler alan meyvalar ve sebzeler, tahıl , süt ve mandıra ürünleri ile ile , et , balık ve yumurta dengeli olarak alınmalıdır.
Şeker mümkün olduğu kadar alınmamalı (özellikle yemek aralarında).
Kurutulmuş meyve ve karemel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Hamilelik sırasında diş tedavisi veya çekimi yapılabilir mi?
Hamilelik kabaca üç dönemde incelenir:
1.İlk üç aylik dönem: Bu dönem bebeğin çok hassas olduğu bir dönemdir. Gereksiz müdahaleler düşüğe sebep olabilir. Fakat ağrıya sebep olmuş ve/veya müdahale edilmediği taktirde daha çok zarara neden olabilecek durumdaki dişlerin çekim, kanal tedavisi gibi acil olarak tedavi edilmesi gereken durumlarında, çekinmeden diş hekimine gidilmelidir. Diş hekimi , bebeğe zarar vermeyen ilaçlarla tedaviyi sağlayacaktır.
2.İkinci üç aylik dönem: Bu dönem , hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimi, dolgular, kanal tedavileri vb. pek çok tedavinin yapılması için en uygun olan dönemdir.
3.Üçüncü üç aylık dönem: Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmıştır. Aynen ilk üç aylık dönemde olduğu gibi, acil tedaviler dışında diş hekimi müdahale etmeyecektir.
Hamilelik sırasında ekstra bir ağız-diş bakımı gereklimidir?
1.Günlük ağız ve diş bakımım kesintiye uğratılmamalıdır.
2.Hamilelik öncesi tam bir ağız muayenesinden geçerek optimal ağız hijyenine kavuşmalı ve bunu sürdürme alışkanlığını kazanmalıdır.
3.Çünkü plak birikimi, ve diş eti hastalıkları ile hamilelik sırasında oluşan hormonal değişiklikler arasında direkt ilişki vardır.
4.Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassa yapar.
5.Günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapılarak plak birikimine engel olunmalıdır. (Bakınız, Diş Fırçalama)
6.Ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.
Hamilelikte dental anestezi yapılabilir mi?
Diş rontgeni çekilebilir mi?
1.Hamilelik esnasında birçok ilacın kullanılmaması ya da kontrollü kullanılması önerilmesine karşın, dental tedavilerde kullanılan lokal anesteziklerin herhangi bir yan etkisi rapor edilmemiştir.
2.Herhangi bir uyarı yoksa lokal anestezik kullanmada bir sakınca yoktur.
3.Anestezi altında yapılan tedavide hasta ağrı duymayacak ve daha az stres yaşayacaktır.
4.Antibiyotik kullanımı özellikle Penisilin ve türevleri (amoxicilline vs. ) kullanımını bebek için herhangi bir sakıncası yoktur.
5.Tetrasiklin gurubu antibiyotikler alınmamalıdır. Tetrasiklin gebelik sırasında alınırsa bebeğin dişlerinde "tetrasiklin renklenmeleri" dediğimiz renklenmeler oluşur.
6.Ağrı kesici kullanmada dikkat edilmeli ve kesinlikle üretici firmanın önerilerine uyulmalıdır.
7.Diş hekimliğinde kullanılan röntgen makinalarında radyasyon çok düşük seviyede olmasına rağmen hamilelerde röntgen çekiminden kaçınılmalıdır.
8.Zorunluluk yoksa bu işlem doğum sonrasına ertelenmelidir.
9.Eğer acil bir tedavi için kesinlikle röntgen filmi çekilmesi gerekiyorsa :
Anneye özel koruyucu önlük giydirilmeli, hızlı film kullanarak ve düşük doz uygulaması yapılmalıdır.
Hamilelik gingitisi (Pregnancy gingivitis)
Hamileliğin erken safhalarında diş etlerinde şişlikler, kızarıklıklar gözlenebilir. Bu şekildeki diş eti oldukça hassastır ve kolayca kanar.
Hamilelik sırasında kadınların diş etlerinde oluşan bu değişiklikler nedeni östrejen ve progesteron hormonlarının salgılarının artmasından kaynaklanmaktadır.
Hamilelik gingivitisi genellikle hamileliğin 2.Ayında başlayıp 8.Ayında en üst seviyeye çıkar, doğumdan sonra kendiliğinden iyileşir.
Günlük düzenli ağız diş bakımı yapmayan kişilerde oluşan ve diş etinin tahrişine neden olan bakteri plağı ya da diştaşı gibi etkenler hamilelik gingivitisi tablosunu daha ciddi boyutlara taşıyabilmektedir.
Eğer dişlerde derin tartar birikimi varsa diş hekimi tarafından elimine edilmelidir.
Diğer diş tedavilerinde olduğu gibi tartar temizliği de özellikle hamileliğin ikinci üç ayında yapılamalıdır.
(Gebeliğin ilk üç ayında bebeğin organları gelişme aşamasındadır. Bu safhada neden olunan bir bakteriyemi bebeğin organ gelişimini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.)
Üçüncü üç ayda da anne koltuğa rahat oturamaz ve aşırı stres erken doğuma neden olabilmektedir.
Hamilelik döneminde oluşması muhtemel problemler nasıl önlenebilir?
Dişeti iltihabı dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az iki kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır. Her gün tüm dişlerde diş ipliği ile temizlik işlemi de yapılmalıdır. Sabah diş fırçalamak rahatsızlık veriyorsa ağız su veya anti-plaque ve floridli gargaralarla çalkalanmalıdır. Dengeli beslenme ile birlikte C ve B12 vitamin destekleri de ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Dişhekimine daha sıklıkla gidilmesi de etkin plak kontrolünü sağlayarak gingivtis gelişimini önler. Plak kontrolünün sağlanması aynı zamanda dişeti irritasyonunu ve hamilelik tümörlerinin oluşma riskini de azaltır.
Dişler hamilelik sırasında daha çabuk mu çürür?
Bu dönemde dişlerin daha çabuk çürümelerinin nedenleri şunlardır;
1.Bebek beslenen dönemde tatlıya, aburcubura aşırı istek belirir ve bunlar yendikten sonra diş fırçalama ihmal edilir
2.İlk aylarda görülen kusmalardan sonra anne ağız bakımına yeterince özen göstermeyebilir.
3.Gebelik hormonlarının (östojen, progertron) etkisi ile dişetleri daha çabuk kanayan anne, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. İşte bu nedenlerden ötürü bu dönemde diş sağlığına daha özen göstermek gerekir.
|
|