|
AKP'nin 4,5 yıllık karnesi (2)
AKP karnesine bugün de devam ediyoruz.
Orhan DEDE
OKULLARDA 45 KELİME YASAKLANDI!
AKP hükümeti döneminde İçişleri Bakanlığı okullarda bazı kelimelerin kullanılmasına yasak koydu. Okullara gönderilen genelgeyle kullanılması yasaklanan kelimelerden bazıları şunlar; "Batı, biat, cemaat, cihad, emir (lider anlamında) emir'ül müminin, fetva, firavun, halife, hicret, imam, imamet, infak, kafir, Medine dönemi, medrese, Mekke dönemi, mücahit, mümin, münafık, şahadet, şehit, şirk, tebliğ ve tevhit."
BAŞBAKAN ERDOĞAN KİLİSEDE AYİNE KATILDI!
Başbakan Erdoğan 2004 yılında Fransa'ya yaptığı bir ziyaret sırasında Seine nehri kıyısından Notre Dame kilisesine gitti. Arkasındaki kalabalık grupla birlikte Notre Dame kilisesinin içine girerek yapılan akşam ayinini dinleyen Erdoğan'a bir papaz mihmandarlık yaparak kiliseyi gezdirdi.
TÜRKİYE TOPLU DİN DEĞİŞTİRMELERİ KABUL ETTİ!
AKP hükümeti tarafından imzalanan AB Anayasası'nın 10. maddesi gereği Türkiye, "toplu din değiştirmeleri" kabul etmiş oldu. Bu kabulle topluca Hıristiyan olma döneminin yolu yasal olarak açılmış oldu!
TÜRK ASKERİNİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRİLDİ!
AKP iktidarı döneminde Mehmetçiğin başına Irak'ta çuval geçirilmiştir. Türk askerinin şahsında bütün Türk milletine hakaret yapıldığı halde Başbakan Erdoğan BOP projesinde ABD Başkanı Bush'la eş başkan olmaya devam etmiştir.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN, HZ. ALİ'NİN, HZ. FATIMA'NIN VE HZ. HATİCE'NİN RESİMLERİ BASILDI!
AKP döneminde hazırlanan İlköğretim 5. sınıf Din kültürü ve Ahlak bilgisi kitaplarının 102. ve 108. sayfalarında, Peygamber Efendimizin, Hz. Ali'nin, Hz. Fatıma'nın ve Hz. Hatice'nin resimleri basılmıştır.
(Gizem yayıncılık - A. Tekin - C. Türkeli - İ. Maraş - baskı 2004 - onay 23.05.2003)
İSLAM HANESİ BOŞ BIRAKILMASI İÇİN YASA ÇIKARILDI!
AKP döneminde kabul edilen Nüfus Hizmetleri Kanununa göre aile kütüklerindeki din hanesi, kişinin yazılı beyanına uygun olarak kaydolunacak, değiştirilecek, boş bırakılacak veya silinecek. Din değişikliği veya silinmesi talepleri herhangi bir sayısal sınırlamaya tabi olmayacak.
NİKÂHTA HIRİSTİYAN ŞAHİT TUTULDU!
Akaidimize, örf ve geleneğimize, sosyal ve kültürel yapımıza ters düşen ve onu tahrip eden bir uygulama da ilk defa Başbakan Erdoğan tarafından uygulamaya konulan nikâh da Hıristiyan şahit tutulmasıdır. Başbakanın kızının nikâhında dönemin İtalya Başbakan'ı Berlusconi kız tarafının şahidi olmuştur.
DİNLER ARASI DİYALOG PROJESİNE DESTEK VERİLMİŞTİR
Vatikan tandanslı bir proje ve misyonerliğin yeni tarzı olan "dinler arası diyalog" AKP döneminde bir hükümet politikası haline gelmiştir.
ABD ASKERLERİNE DUA EDİLMİŞTİR
Türk askeri söz konusu olduğunda "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" diyen Başbakan Erdoğan, Irak işgalcisi ABD askerleri söz konusu olduğunda ise onlara şu dua ile mukabelede bulunmuştur.
"Kahraman(!) Amerikan askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ediyorum." (8.4.2003 İbrahim Berk - Yeni Mesaj)
TÜRKİYE HAÇLILARIN SAFINDA YER ALDI!
5000 yıllık Türk tarihinde her zaman mağdurun safında yer alan Türk milleti AKP iktidarı döneminde Afganistan ve Irak'ın işgaliyle başlayan süreci, 80 yıl sürebilecek Haçlı seferi olarak tanımlayan ABD Başkanı Bush'un safında yer almıştır.
KİLİSE EVLERİ AÇILDI
Çıkarılan imar yasasına eklenen bir madde ile "cami" ibaresi yerine "ibadethane" kavramı getirilerek, kilise evlerinin açılmasına yol verildi. İmar mevzuatı ile cami açılması zorlaştırılırken, hatta Türkiye'de 70 bin cami tasarruf bahanesi ile 40 bine indirilmesi kararlaştırılırken, bugüne kadar 40 bine yakın sayıda kilise evi açılmıştır.
PETROL YASASI İLE TÜRKİYE PETROLLERİ YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKİLDİ!
Yasa, iç ve dış karasularımızda petrol arama alanlarını toplam 12 bölgeye ayırıyor. Bunların her biri büyük bölgeler olduğundan buralarda ancak mali yapıları çok güçlü büyük uluslararası şirketler arama yapabilecek. Türkiye'nin bu büyük bölgelerin bir tanesinde bile arama yapabilecek ölçekte kuruluşu bulunmuyor. tek bir uluslar arası şirketin veya yabancı bir devlet şirketinin bütün ülkeyi kapsayacak alanda tek başına ruhsat sahibi olmasına imkan veriliyor.
Yeni yasa ile petrol faaliyetlerinden sağlanan gelirlerden önemli oranda vazgeçiliyor. Ülkemizde üretilen ham petrolden alınan % 12,5'lik devlet hissesi oranı, günlük üretim miktarına göre kademeli olarak % 2'ye kadar indiriliyor. Bunun sonucunda, üretimden sağlanan ülke mevcut geliri % 70 azalacak.
Yeni Mesaj Gazetesi - 04.06.2007
AKP'nin 4,5 yıllık karnesi (5, 6)
Orhan DEDE
AKP hükümetinin 4,5 yıllık iktidarı döneminde icraatlarını ortaya koymaya devam ediyorum. Bir dönem içerisinde karnesine bu kadar kırık doldurma başarısını(!) AKP dışında hiçbir parti gösterememiştir.
AKP DÖNEMİNDE LOZAN DELİNDİ!
Türkiye'nin kuruluş sözleşmesi olan Lozan AKP hükümeti döneminde çok yara almıştır. Patrikhane'nin çalışmaları ve AB üyelik müzakereleri sürecinde atılan adımlar sürekli olarak Lozan antlaşmasına zarar vermiştir.
AKP hükümeti döneminde AB'nin ilerleme raporlarında Kürt ve Alevi kökenli vatandaşlarımız, "azınlık" olarak değerlendirilmeye başlandı. Hükümet Lozan anlaşmasını delmek anlamına gelen bu isteklere rağmen AB konusunda ısrarcı olmayan devam etti.
AKP DÖNEMİNDE TÜRKİYE'DE ERMENİ KONFERANSI DÜZENLENDİ!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önce ertelenen Ermeni konferansının, Avrupa'dan gelen tepkiler üzerine AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlayacağı 3 Ekim'den önce düzenlenmesinin yararlı olacağını söylediği öğrenildi.
AKP döneminde düzenlenen bu konferansla Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığı tezi açık açık savunuldu.
DANİMARKA'DA PEYGAMBERİMİZE AKP DÖNEMİNDE HAKARET EDİLDİ!
Danimarka'da bir gazete Hz. Muhammed'le (SAV) dalga geçen çizimler yayınladı. AKP hükümeti bu konuda Danimarka hükümeti nezdinde herhangi bir girişimde bulunmadı.
AKP DÖNEMİNDE İSTİKLAL MARŞI TARTIŞMAYA AÇILDI!
TBMM Başkanı Bülent Arınç, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın bir kahramanlık, bayram veya anma gününde yapılabileceğini belirterek, "Bilimsel bir toplantının başlangıcında saygı duruşu acaba doğru mudur diye kalıpları biraz zorlamak lazım" dedi. Arınç Türkiye'de zincirleri kırmanın, kalıpları zorlamanın zamanının geldiğini ifade etti.
AB DAYATMASIYLA AKP DÖNEMİNDE SINIR GÜVENLİĞİ TÜRK ASKERİNDEN ALINMASI İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLANDI!
Türk Silahlı Kuvvetleri ve Polis Teşkilatının dışında 70 bin kişilik "Sınır Güvenlik Ordusu'nun kurulması için AKP çalışmalara başladı. Avrupa Birliği'nin 1 milyar 800 milyon Euro hibe(!) ile desteklediği yeni silahlı gücün komutanı ise, İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir vali olacak. Her türlü askeri donanıma sahip olacak yeni silahlı güçte, erler kesinlikle görev yapamayacak.
Strateji uzmanları projenin AB'nin Türk Ordusu'na yönelik yıpratma operasyonunun bir parçası olduğunu savundu. 2014 yılında tamamlanması öngörülen proje ile sınırların korunması Türk askerinin elinden alınıp bu yeni güce devredilecek."
AKP'Lİ BAKAN SAKALI ŞERİFİ AYAĞINA GETİRTTİ!
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un Eyüp Camii'ndeki Sakal-ı Şerif'i Atatürk Havalimanı'na getirtti. Dubai Veliaht Prensi Şeyh Muhammed Bin Raşid El Maktum'un ülkesinde sergilemek istemesi üzerine Bakan Koç'un Sakal-ı Şerif'i ayağına getirttiği anlaşılmıştı.
Yeni Mesaj Gazetesi - 08.06.2007
AKP hükümetinin 4,5 yıllık karnesi yazılarımızda bugün hükümetin ekonomideki notlarını değerlendireceğiz. Ekonomi, AKP hükümetinin sürekli olarak iyiye gittiğini ifade ettiği ve övündüğü noktaydı ama hükümetin ekonomideki karnesine bakınca övünecek bir şey olmadığını görüyoruz.
AKP DÖNEMİNDE TÜRK TELEKOM GİBİ KURULUŞLAR YOK PAHASINA SATILDI!
Türk Telekom bu dönemde 3 yıllık kârı kadar bile olmayan bir paraya Hariri ailesine satıldı. Bu ailenin İngiliz istihbaratıyla ve İsrail'le çok yakın ilişkileri olduğu ve sermayenin Ermeni diasporasından sağlandığı ortaya çıktı. Buna benzer çok sayıda özelleştirme bu dönemde gerçekleştirildi. Özelleştirmelerden elde edilen gelirler Özelleştirme idaresinin personel ve diğer masraflarını ancak karşılayabildi!
AKP DÖNEMİNDE BORSA, BANKACILIK VE SİGORTACILIK SEKTÖRÜ
YABANCILARIN ELİNE GEÇTİ!
AKP iktidarı döneminde borsanın yüzde 80'i yabancı sermayenin eline geçti. Bankacılık sektöründe yabancıların payı yüzde 50'leri çoktan geçmiş durumda. Sigortacılık sektöründe ise yabancıların payı yüzde 30'lar seviyesine ulaşmış durumda ve bu oran her geçen gün biraz daha artmaktadır.
AKP DÖNEMİNDE TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK BORÇLANMASI GERÇEKLEŞTİ!
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin "en büyük" borçlanması AKP hükümeti döneminde gerçekleştirilmiştir. AKP hükümeti işbaşına geldiğinde 220 milyar dolar olan Türkiye'nin iç ve dış borç toplamı, bu dönemde katlandı ve 450 milyar doları buldu.
AKP DÖNEMİNDE CARİ AÇIK REKOR KIRMIŞTIR!
En büyük cari açık bu hükümet döneminde verilmiştir. AKP hükümeti işbaşına geldiği 2002 yılında 1.5 milyar dolar olan cari açık, 2003 yılında 8 milyar dolara çıkmış. 2004 yılında 15.5 milyar dolara çıkan cari açık, 2007 yılında Ocak–Mart döneminde 9.1 milyar dolara ulaştı. Bu sonuç da 2007 yılı sonunda cari açığın 36 milyar doları aşacağını gösteriyor.
AKP DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI ARTMIŞTIR!
En büyük dış ticaret açığını da yine bu hükümet vermiştir. 2002 yılında 15 milyar dolar olan dış ticaret açığı, 2003'te yüzde 43, 2004'te ise yüzde 56 artarak 34.4 milyar dolara yükseldi. Dış ticaret açığı 2005 yılında 43 milyar dolar, 2006 yılında ise 52 milyar dolara yükseldi. Bu artışın seyrine bakıldığında 2007 yılında karşımıza çıkacak dış ticaret açığının ne kadar büyük olduğu anlaşılmaktadır.
AKP hükümeti 2002 yılından 2006 yılı sonuna kadar geçen sürede dış ticaret açığını 15 milyar dolardan 52 milyar dolara çıkarmıştır.
AKP DÖNEMİNDE SICAK PARA TÜRKİYE'NİN KANINI EMMİŞTİR!
Türkiye'ye giren sıcak para miktarı AKP döneminde artmıştır. Paradan para kazanmayı amaçlayan, ülkelerin milli servetlerini küresel sermaye sahiplerine aktarılmasını sağlayan sıcak para, yüksek faizlerle Türkiye'nin iliğini en çok AKP döneminde emmiştir.
Yapılan hesaplamalara göre AKP döneminde yoğun bir giriş gerçekleştiren sıcak paraya Türkiye, 90 milyar dolara yakın bir faiz ödemek sorunda kalmıştır.
AKP DÖNEMİNDE İŞSİZLİK HAD SAFHAYA ÇIKMIŞTIR!
Bu hükümet döneminde işsizlik oranında da büyük bir artış gerçekleşmiştir. AKP hükümeti gerçek işsizlik oranının gizlemeye çalışsa da işsizliğin yüzde 20'leri aştığı konusunda uzmanlar hemfikir durumdadır.
AKP DÖNEMİNDE BÜYÜK MİKTARDA TOPRAK SATIŞLARI YAŞANMIŞTIR!
Yabancılara çok büyük miktarlarda toprak satışları bu dönemde gerçekleştirilmiştir. 450 bin dönüm toprak sadece GAP bölgesinde satılmıştır. Tam olarak ne kadar toprağımızın yabancıların eline geçtiği bile bilinememektedir. Çünkü yabancı kişilerin Türkiye'de kurdukları şirketler üzerinden satın alınan taşınmazlar yabancılara satılmış olarak değerlendirilmemektedir. Bundan dolayı toprak satışlarının gerçek miktarları bilinen miktarlar çok ama çok ötesinde olduğu tahmin edilmektedir.
AKP DÖNEMİNDE MADENLERİMİZ YABANCILARIN ELİNE GEÇMİŞTİR!
Yine AKP döneminde yabancılara 400 bin kilometrekare alanda madem arama ruhsatı verilmiştir.
AKP TARIM KÖYLÜSÜNE DARBE ÜSTÜNE DARBE İNDİRDİ!
Çay üreticisi, fındık üreticisi, pamuk üreticisi, şeker pancarı, buğday, pirinç gibi tarımsal girdi sağlayan çiftçi "en büyük" darbeyi bu dönemde yemiştir. Köylünün en çok icra gördüğü, traktörüne, evine, bağına, bahçesine "en büyük" haciz hançerinin saplandığı dönem bu dönemdir.
Türk tarımı tarihinin en zor günlerini AKP hükümeti döneminde yaşadı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın açıklamalarına göre son iki yılda tarımı terk eden insanların sayısı 1 milyon 312 bin kişiyi bulmaktadır.
AKP hükümetinin karnesindeki kırıklara emin olunuz ki, çok daha fazla örnekler vermek mümkündür. Ama AKP hükümetinin karnesi yazılarımızda ifade ettiklerimiz, hükümetin millete rağmen icraat ortaya koyduğunun tam olarak anlaşılması için yeterlidir sanırım.
Sayıları son dönemde katlanan dolar milyarderleri dışında bu hükümetin gerçekten memnun edebildiği kimse neredeyse yok denecek kadar azdır.
Fakat son dönemde maksatlı olarak çıkarılan suni tartışmalarla milletimizin 2002 yılından bu güne kadar yaşadıklarını unutturulmaya çalışılmaktadır. Benim ümidim milletimizin 2002 yılında AKP'yi destekleyerek yaptığı yanlışı tekrar etmeyeceği yönündedir.
Yeni Mesaj Gazetesi - 09.06.2007
¤ MİLLİYET GAZETESİ - 28 Kasım 2000
MİT MÜSTEŞARI'NIN AÇIKLAMALARI...
MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun olay yaratacak açıklamalarda bulundu :
"Getiren de biziz astırmayan da!"
¤ Halka Olaylara Tercüman Gazetesi yazarı Servet Kabaklı'ya e-posta yoluyla gönderilen tüyler ürpertici belgede PKK'ya yardım ettiği ortaya çıkan AK Parti Belediye Başkan Adayı kim?
¤ 09.07.2004
"DEP'liler hakkında suç duyurusu..."
Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Er, halen yargılamaları süren kapatılan DEP'in eski milletvekillerinin Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerinde yaptıkları konuşmalardan ve işlemiş oldukları suçlardan dolayı haklarında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.
¤ Diyarbakır havaalanında VİP'ten geçen eski DEP milletvekilleri, Öcalan posterleriyle karşılandı. Konuşmasını Kürtçe yapan Leyla Zana, PKK/Kongra - Gel'e çağrı yaparak "6 ay ateşkesi bozmayın" dedi.
¤ 21.06.2004-10:00
DYP'den iktidara sert tepki: "Yaramıza tuz basıyorsunuz!"
DYP Genel Başkan Yardımcısı Bedük, "İktidar, hainlerin ve bölücülerin destekçileriyle görüşüp yaramıza tuz basıyor" dedi.
"Değerlerden öldün veriliyor"
Saffet Arıkan Bedük, Başbakan Erdoğan'ı AB'ye girme pahasına milli değerlerden ödün vermekle suçladı ve "Böylesine teslimiyetçi bir şekilde girmeye şiddetle karşı çıkarı" diye konuştu.
Bedük, "DEP'liler, sanki hiçbir şey yapmamış gibi mitingler yapıyor, DEHAP lideri "Kongra - Gel ve hükümet ile aynı mesafedeyiz" deme cesareti gösteriyor. Tavizlerin sonu gelmeyecek" dedi.
DYP'li Bedük, "Bunlar kendilerini ayrı bir devlet olarak görüyor. Devletin üniter yapısından taviz vermeyiz. Bugün Doğu Anadolu'daki halk artık PKK'yı istemiyor. Terör de istemiyor" dedi.
.....
¤ PKK ile mücadele eden Korkut Eken DEP davası sanıklarının tahliye edilmesinin ardından koğuşunda gözyaşı döktü. Eken'in "Göreceksiniz, iki yıl içinde APO'yu ada serbest bıracaklar" dedi. Saygı Öztürk yazdı...
¤ 19.06.2004 - 14:48
DEP'liler sahte kahraman...
DYP Genel Başkan Yardımcısı Nüzhet Kandemir, hükümet tarafından "salıverildiklerini" savunduğu eski DEP'lileri "sahte kahraman" olarak niteledi. Kandemir, "Ülkeye hizmet edenler ise hapishane duvarları arkasında" diye konuştu.
¤ 24 Ekim 2004
"Eski DEP'liler Meclis Başkanı Arınç'la görüştü"
Kapatılan DEP'in eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, Meclis Başkanı Bülent Arınç'la biraraya geldi. Zana, Dicle, Doğan ve Sadak, Bülent Arınç'ı Çankaya'daki Meclis Başkanlığı resmi konutunda ziyaret etti.
¤ Arınç'tan DEP'lilere Sürpriz Yemek :
TBMM Başkanı Bülent Arınç, iki hafta önce kendisine ziyarette bulunmak için randevu talebinde bulunan eski DEP'lilere, dün gece yemekli davet verdi.
¤ Zaman Gazetesi - 25.10.2004 PAZARTESİ
"Bülent Arınç'tan DEP'lilere sürpriz yemek"
Haziran ayında tahliye olduktan sonra yeni parti çalışmalarına başlayan kapatılan Demokrasi Partisi (DEP) eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, önceki gece Meclis Başkanı Bülent Arınç'a sürpriz bir ziyarette bulundu. Meclis Başkanlık Konutu'nda gerçekleşen yemekli görüşme 2,5 saat sürdü.
...
¤ November 1, 1999 - DEP eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, dün de Mardin'de onbinlerce kişiye seslendi. DEP'liler, Mardin'de "Leyla dışarda, sıra Öcalan'da" sloganı ve "Gençleşmek, güneşin etrafında bütünleşmektir"pankartıyla karşılandı.
.....
¤ BBC News : 22 Ekim, 2004 - TSİ 12:38
- Eski DEP'liler, PKK'dan aldıkları talimatla bölücü eylemler düzenlemeler yaptıkları iddiasıyla yargılanıyor.
¤ PKK'lı terörist AIDS'ten öldü
Irak'ta AIDS'e yakalandıktan sonra Adana'ya gelerek, 4 gündür Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde sahte kimlikle tedavi gören terör örgütü PKK/Kongra-Gel üyesi Ömer K, hayatını kaybetti.
Kent Haber - 29 Ekim 2004 Cuma
¤ 07 Ekim 2004
DEP'liler yeşil pasaportlarını aldı :
Kapatılan DEP'in eski milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan ve Hatip Dicle'ye yeşil pasaportları verildi.
¤ Gazeteci Birand'a PKK'ya yardım suçlamasıyla dava
¤ 1000 Kürt milyoner yabancı ortak arıyor
- 1991'de 5 milyoneri vardı
- Kendilerini Çin'le kıyaslıyorlar!
- Kürdistan TV'yi de kurdular
¤ Pasaportta 'Kürdistan' yazınca Türkiye'ye giremediler
- Türkiye pasaportlarında 'Kürdistan' yazan iki İngilizi geri çevirdi
CNN TÜRK - 21 Ekim, 2004 16:41:00
farklı iki haber
¤ PASAPORTUNDA KÜRDİSTAN YAZILI TÜRK VATANDAŞLARI YURDA GİRİŞLERİNDE GÖZALTINA ALINACAK
Kürdistan Hava Yolları
İstanbul'a
yolcu taşıyacak iddiası
BASIN BÜLTENİ
"SORUŞTURMAYI AMACINDAN
SAPTIRIYORLAR"
Cumhuriyet'e ve Danıştay'a yapılan saldırılar sonucunda failler hakkında başlatılan soruşturmanın, çeşitli aşamalarında Baro'muzca, ciddi hukuka aykırılıklar saptanmıştır.
Yakalanan sanığın cinayeti türban için işlediğini açıkça belirtmesi, arabasında yapılan aramada, dinci bir gazetenin saldırıyı hedef gösterici kupürünün bulunması, şüphelinin üç kız kardeşinin de türbanlı oluşu, cinayetin işlenişi sırasında "Ben Allah'ın askeriyim, Allah'ın gazabı üzerinize olsun" diye bağırması, Göztepe Parkının yeşil alan olarak kalmasını isteyen halkın bu istemini birkaç arkadaşıyla provoke etme girişimi, Marmara Üniversitesi öğrencilik yıllarında katıldığı gerici öğrenci etkinlikleri ve nihayet son zamanlarda ağırlıklı olarak Hizbullah davası sanıklarına vekillik etmesi gibi olgular siyasi iktidar ve yandaşları tarafından görmezden gelinmiştir.
Bilindiği üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince "soruşturmanın gizliliği" temel bir yargılama kuralıdır. Şüpheli olarak aranan ya da gözaltına alınanların kamuoyuna teşhir edilmeleri, isimlerinin sık sık anılması bu kuralı açık biçimde ihlal etmiştir.
Bu yapılanlar Adil Yargılanma İlkesine de ters düşmüştür. Suçluluğu kanıtlanıncaya dek hiç kimsenin suçlu sayılamayacağı kuralı Türk Ceza Kanunu'nun en temel ilkelerinden biriyken, dinci yayın organlarında, daha sonra serbest bırakılan kimi kişilerin "kilit isim" olarak kamuoyuna sunulmaları hukuk adına acı bir deneyim niteliğindedir. Henüz sorguya bile girmeyen isimlerin "kilit rol aldıklarından" söz edilmesi, şemalar ve hayali krokilere yer verilmesi, bilgi kirlenmesi yaratma ereğini taşımaktadır. Aydınlanmacı güçleri hedef gösteren dinci yayın organlarının, suçluluk psikolojisi içinde, "Basın Özgürlüğü'ne" sığınmaları ve adeta saldırıya uğrayan kendileriymiş gibi bir role bürünmeleri de bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Saldırganların bağlantılarını ortaya koymadan, hamasi nutuklarla çeteden bahsetmek ve bunu askerle ilişkilendirmek Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratma amacını gütmektedir. Bir siyasi iktidar temsilcisinin "Şemdinli'de yapamadığımızı bu kez yapacağız" yolundaki açıklaması da soruşturmanın nerelere kaydırılmak istendiğinin açık göstergelerindendir.
Hukukun genel ilkeleri çerçevesinde suçluların yakalanması ve yargıya teslim edilmesi gerekirken, bunu bırakıp kendimizi, "sürprizlere hazırlamakla" oyalayamayız.
Gözden kaçırılmaması gereken bir diğer gerçek de soruşturmanın başka yönlere kaydırılması için siyasi iktidarın öncülüğünde başlatılan ve emniyet içerisinde yuvalanmış kimi irticai güçlerden de destek gören girişimlerdir.
Soruşturmayı çarpıtan güçlerle, saldırıyı gerçekleştiren güçler, hukukun zedelenmesi ortak hedefinde birleşmişlerdir. Katiller ellerindeki silahları ateşleyerek, sorumlular da ellerindeki yetkileri "başka amaçlar" için kullanarak sağlamışlardır bu zedelemeyi.
Soruşturmanın gizliliğini ortadan kaldıran, basına özel servis sunanlar ve soruşturmayı kendi siyasi görüşlerine göre yönlendirmeye çalışanlar hakkında derhal soruşturma açılmalıdır. Yargının ve hukukun üstündeki tüm gölgeler kalkmalıdır.
Kamuoyu ile bu düşüncelerimizi paylaşırız...
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI
07.06.2006 17:01:52
OYUNA GELMEYİN!
DIŞ GÜÇLER
ÜLKEMİZ İNSANLARINI
BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYOR...
Hamit ERGÜL
Devlet birimlerini aşağılamak, Türk Silahlı Kuvvetlerini bir yargı makamı gibi yargılamak, kendi kendinize mesnetsiz kararlar vererek kurumları yıpratmak gibi kişisel görevlerin dışında vatandaşlık şuurundan uzaklaşmak bazı hukuk dışı ve kanunsuz söz ve davranışlarda bulunmak grup veya çevredeki insanları da tahrik etmek veya kışkırtmak gibi bir göreviniz olmasın.
Zaman birbirimizi kucaklama zamanıdır. Nasıl ülkemize hizmet ederiz, nasıl insanlarımıza faydalı oluruz? yerine adeta devlet güçleriyle mücadele eder hale getirildik. Bunun sonucunun ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Kimin imanlı kimin imansız olduğunu bırakın da Cenab-ı ALLAH karar versin! Cenab-ı ALLAH ihlaslı insanları sever... Politika ve hırslar sizi şaşırtmasın.
Aşırılıklar bazen ortaya dökülür ve kişileri suçlu hale getirir, bir çok şekilde sahiplerini yaralar.
Birçok konuda sizi hassasiyete davet ediyor, bol bol kitap kitap okumanızı tavsiye ediyorum.
@ Hamit Ergül
24.06.2009 21:08:15
Türk - İslâm Ülküsü isimli eserinin 110. sayfasında Seyyid Ahmet Arvasi : "Tarih bize, «üretim araçlarını» kontrollerine alarak siyasi ve sosyal bir zulüm kadrosu meydana getirenlerin adları, ister «kapitalist», ister «partizan» olsun, verdiği neticenin aynı olduğunu göstermektedir. Zulüm zulümdür. Zalimin isim ve unvanı zulmün mahiyetini değiştirmez."
@ Hamit ERGÜL
27.03.2009 22:10:36
Kendilerini bir çok yönden olumsuzluklarıyla tanıtan bu zihniyete tek yakışan açıklama istifa etmektir : Filan yerde, filan bölgede bir partinin genel başkanının bindiği helikopter düşse, yanındakilerle birlikte hayati tehlike geçirse : Devletin İstihbarat araçlarını kendi parti çıkarları ve Masum insanların yatak odalarına kadar mahrem konuşmalarını kayda almak ve soruşturma, koğuşturma açmak için kullansa, gecikerek 47 saat sonra kaza geçiren insanlara ulaşılsa, bundan AKP'li Başbakan, AKP'li Adalet Bakanı, AKP'li İçişleri Bakanı, AKP'li Ulaştırma bakanı ve bunlara destek olanlar, oylarını vererek iktidara taşıyanlar sorumlu olurlar! Bunlar ALLAH'a hangi yüzle ve nasıl hesap verecekler? Millet olarak AKP'lilere ve AKP'lilere destek olanlara hakkımızı helal etmiyoruz! Ölenlere rahmet, yakınlarına ve sevenlerine de başsağlığı diliyoruz!
@ Hamit ERGÜL
29.05.2009 00:23:34
«Su uyur düşman uyumaz» : Gündemde değişiklik varmış gibi yönlendirmeler ve haberlerdeki şaşırtmalar günümüzde moda oldu! Biz ister istemez emperyalist güçlerin bu programlarının içlerine giriyoruz. Sadece bize dokunan kısımlarını yorumluyor, bizi sürükleyenleri de fark edemiyoruz. Tahribat projeleri, maşalar kullanılarak yürürlüğe konulmaktadır. Kendi ülkeleri yerine başka ülkelerin menfaatlerine çalışanların vatanseverliklerinden, dindarlıklarından bahsetmemiz söz konusu olamaz. Bu kişileri destekleyenler de alkışlayanlar da aynı potada yerlerini almaktadırlar. Bugün Türkiye'nin üzerine çökertilmeye çalışılan karanlık kendi başına oluşmamıştır. İster korkudan, ister koltuk ve para hırsından olsun kendi milletine hayrı olmayanların karşılaşacakları akıbet kendilerine yumuşak dokunmayacaktır.
@ Mine Varol
29.05.2009 00:00:40
İktidar olma gibi zaaflarından faydalanan ABD ve İsrail gibi dış güçler çeşitli manevralarla AKP'yi yönlendiriyorlar. Asıl amaçlarına ulaştıktan sonra AKP çeşitli şekillerde devre dışı bırakılacak. Son planlarını uygulama safhasına geçeceklerdir. Genelde bütün dünyada izledikleri yol bu şekilde. AKP milletvekilleri, AKP'ye destek olanlar bir müddet sonra bir hayal peşinde koştuklarını fark ederek pişmanlık duyacaklar, fakat iş işten geçmiş olacak! Bir soru : «Sümerbank gibi bir kurumu yeniden kurmak mümkün olabilecek mi? Kuddusi Okkır'la helalleşebilecekler mi? ABD'ye destek olarak Irak'ta 3 milyon insanın ölümüne sebep olmaktan ALLAH'a (C.C.) nasıl hesap verecekler? Yahudilere, Haçlı iradesiyle Müslümanlara savaş açan ABD'lilere destek olmanın ne manaya geldiğini Kur'an lisanıyla biliyorlar mı?
|