aysel.serhat.sitemynet.com
Balkanlar - Hatice Bican

Memleketim
İnsanlarımız
Kuruluşlar
Görüşler
Çağrı
Kültür ve Sanat
Dilimiz
Edebiyat-Sanat
Tarih
Haberler 1
Haberler 2
Türkiye
Manzara
Gençlerimiz
Televizyon
Gazeteler
Yayınlar
Bağlantılar
Adresler

Görüşler



Kosova açmazı

Türkiye'nin hatası, BM'nin inadı Kosovalı Türkleri ortada bıraktı. Türkiye'nin Kosova konusunda izlediği strateji hiçbir sonuç vermediği gibi giderek oradaki Türk toplumuna zarar vermeye bile başladı.

Zaman Gazetesi - 21.07.2000

BALKANLAR DA NEYSE ORTA ASYA ODUR.. ET VE TIRNAKTIR..

Asıl balkanlardaki Türk kontenjanını azaltıp orta asyaya yönelmeliyiz... Neden derseniz balkanlardaki müslüman Türkler kendi benliklerini kaybetmemiştirler ama orta asyadaki kardaslarımız bir mum gibi eriyip gitmekteler asıl onlara daha çok sahip
çıkmalıyız... Balkanlardaki müslüman Türk ve akraba topluluklarına da sahip çıkmalıyız ama Orta Asya'ya daha da önem vermeliyiz... GELECEGINI BILMEYENE hiç ...geçmişini BILMEYENE DE... DERLER... geçmişimiz Orta Asyadır. Geleceğimiz balkanlardır... vaktiyle Türkiye'de Türk dünyası denildiği zaman
orta asya akla gelir balkanlar bilinmezdi.. Allah'a şükür şimdi Türk dünyası
denildiği zaman Balkanlardan Doğu Türkistana kadar Sibirya ovalarından Afganistan'a kadar herkes biliyor...sadece Balkanlara önem verilmemeli Orta Asya üvey kardaşımız değildir...

Abidin Tada
kosova_pz@hotmail.com
16 Haziran 2005 16:35

Fakirlik

BM Kalkınma Programı (UNDP) ekonomi uzmanı Levent Koro,
Kosova'nın, uluslararası standartlar açısından Avrupa'nın en fakir bölgesi olduğunu söyledi.

Kosova'ya gitmek istenilirse?

Efendim sizlere iyi yolculuklar dilemek istedim. 2004 aralık ayında bende ilk kez Kosova'ya gittim. Sadece birkaç öneride
bulunabilirim. Kesinlikle uçak kullanın. Savaşdan çıkmış bir ülke, fazla beklentilerle gitmeyin. Mümkünse küçük otelleri tercih edin. Euro kullanılıyor. Birçok insan Türkçe konuşuyor ama ingilizce de geçerli. Trafik normal kurallarda çalışmıyor. Bir bayan tek başına bence gider. Huzur bozucu bir olay olmuyor, hırsızlığa hiç şahit olmadım.
Saygılarımla.

Zeliha

Prizrenliler gecesi...

Pazar gecesi, bir tesadüf sonucu Türkiye'de yaşayan Prizrenli Türklerin yemeğine katıldım. Kosava Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin İstanbul'da gerçekleşen gecesi, doğup büyüdükleri topraklardan kilometrelerce uzaklıkta hemşerileri ile birlikte olmak isteyen insanların gecesiydi.
Masalar, Prizren'deki mahalle ve bölgelere göre düzenlenmişti. Yani herkes göç ettiği mahallenin adını taşıyan masalarda oturuyordu.
Gece "Kosovalılar Gecesi" olunca, eğlence doğal olarak Rumeli türküleri ile başladı, halaylar, çiftetelliler ile geç saatlere kadar devam etti.
Balkanlar'ın bir ucunda yer alan Prizren'den yüzlerce insanın biraraya geldiği gecede, Balkanlar'ın diğer ucundan, Gümülcine'den geceye katılan tek kişi bendim.
İşte o gece, "suyun diğer tarafından" olmanın ne demek olduğunu bir kez daha anladım.
Prizren'den Gümülcine'ye, Üsküp'ten Kırcaali'ye insanların ortak ezgilerde birleşmesinin, ortak kültürlerde buluşmasının mutluluğunu yaşadım.
Düşünsenize, Prizrenliler gecesinde "Vardar Ovası"yla başlayan halaylar, "Drama Köprüsü"ne kadar uzanabiliyor...
Rumeli'de, "Suyun beri tarafında" yaşayan insanların ortak kültürü işte bu. O coğrafyada yaşattıkları, o coğrafyadan göç ettikleri yerlerde de yaşatmaya devam ettikleri bir kültür...
Rumeli Türkleri, konuştukları dille, paylaştıkları kültürle bir bütün. Ancak kendileri bu bütünlüğün pek da farkında değil. Bu da birbirlerini yeterince tanımamalarından kaynaklanıyor. Daha doğru ifade etmek gerekirse, Batı Trakya Türkleri ile diğer Rumeli Türkleri birbirlerini yeterince tanımıyor. Bunun birçok nedeni var tabii ki. Bulgaristan ve Yugoslavya'nın yönetim şeklinden tutun da, coğrafya olarak Batı Trakya Türklerinin diğer bölgelerden biraz daha uzak olmasına kadar...
Yıllar önce ilk kez Üsküp'e gittiğimde çok hoş duygular yaşamıştım. Aslında bu kadar "yakın" olduğum insanlarla ilk kez tanışmış, onların yaşadıkları yerleri, tarihlerini, kültürlerini, bir başka deyişle kendimi görmüştüm.
Doğu Makedonya'daki Çalıklı köyündeki Hıdrellez şenliklerine ilk katıldığımda da, oradaki insanların kültürlerine olan bağlılığı karşısında çok duygulanmıştım.
Geçen ay Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği'nin Makedonya'ya düzenlediği geziye katılmayı çok isterdim. Oradaki dostlarımla görüşmek, daha önce karış karış dolaştığım o toprakları yeniden görebilmek...
Yakın bir tarihe kadar ismi dışında hiçbir şeyini bilmediğiniz bu topraklarda, artık dostlarınız olduğundan bahsetmeniz kadar güzel bir şey olamaz. Bunu, bu tür dostlukları olanlar, bu coğrafyayı yakından tanıma şansına sahip olanlar çok iyi anlayabilir.
Prizrenliler Derneği Başkanı'na da önerdim ve yazımda ilgili tüm kurum ve kuruluşlara öneriyorum. Rumeli Türklerini birleştirecek ortak bir kültürel etkinlik ne kadar güzel olur değil mi? Birbirimizi ve belki de deyim yerindeyse kendimizi daha iyi tanıyabilmek için böyle bir şeye ihtiyaç var diye düşünüyorum. Geleneksel hale gelebilecek, her yıl Balkanlar'ın değişik köşelerinde gerçekleşecek bir etkinlik. Biraz zor gibi görünse de, imkansız değil.
Ayrıca, Batı Trakya'daki kurumlarımızın Makedonya'ya olduğu gibi, benzer geziler düzenlemesi de Rumeli Türkleri arasındaki kaynaşmaya büyük katkı sağlayacaktır.
Tüm Rumeli'yi gezme fırsatım olmadı. Ancak, şu ana kadar edindiğim tecrübelerimden, gördüklerim, duyduklarım ve okuduklarımdan, Rumeli'nin hangi köşesine gidersem gideyim kendimi evimde hissedeceğime eminim.

Hülya Emin - 25 Haziran 2005 07:53
Gündem Gazetesi

Kosova Yalnız Değilsin, Makedonya Yalnız Değilsin..

Bizim okullarımız sizin okullarınız, hepimizin okulları... Benim düşüncem şudur ki Hükümetimiz Orta Asya Türklerinden çok Avrupa'daki Türklere Soydaşlarımıza yüklenmeli, onların sorunlarıyla ilgilenmeli... Onlara açılan ve verilen kontejanların sayısı azaltılıp Makedonya, Bulgaristan, Kosova ve Bosna-Hersek'te yaşayan kardeşlerimize akrabalarımıza verilmeli... O da Olmazsa Kosova'da Üniversiteler açılıp Uzman Öğretim görevlileriyle birlikte çok güzel eğitimler verilmeli, Bence bizim için bu çok büyük bir yük değil, isteseler yaparlar, yapabilirler. Yeterki grup olarak ses çıkartmayı bilelim, T.B.M.M ile irtibatı kesmeyelim, varlığımızdan haberdar olsunlar..

Atatürk ne demiştir "Rumeli Türkleri Kaybedilen Toprakların Milli Hatıralarıdır"

Kosova Yalnız Değilsin, Makedonya Yalnız Değilsin..

Mevlut Altunay - 16 Haziran 2005 10:03
mevlutaltunay@gmail.com

PRİZRENLİLER KÜLTÜR VE YARD. DERNEĞİ