aysel.serhat.sitemynet.com
Balkanlar - Hatice Bican

Memleketim
İnsanlarımız
Kuruluşlar
Görüşler
Çağrı
Kültür ve Sanat
Dilimiz
Edebiyat-Sanat
Tarih
Haberler 1
Haberler 2
Türkiye
Manzara
Gençlerimiz
Televizyon
Gazeteler
Yayınlar
Bağlantılar
Adresler

Kültür ve Sanat



1951 yılında, Kosova'da Türklerin varlığının resmen tanınmasıyla birlikte, Kosova Türklerinin, eğitim ve kültür alanlarında, o zamana dek yararlandırılmadıkları haklara ve bu haklardan doğan şartlara ve olanaklara kavuşmaya başladıkları görülmektedir. Bunun sonucu olarak Kosova'da Türklerin yaşadıkları hemen her yerde Türkçe eğitim veren okullar ve Türk kültür - sanat dernekleri etkinliğe başladılar. Edebiyata canlılık getirenler ve bir bakıma edebiyatın öncüleri izlenimini uyandıranlar ise Naim ŞABAN, Nusret DİŞO, Ülkü ve Nimetullah HAFIZ'dı. Onları edebiyata Süreyya YUSUF yönlendirdi. 1960'lı kuşağın ortaya çıkışıyla, bu edebiyatçılar arasına, Hasan MERCAN, ardından da Enver BAKİ katılmışlardır.

Kosovalı Türkler "Savaş Baba" tiyatro oyunuyla Kosova'da birinci oldular

Kosovalı Türklerin 70 yıldır perdelerini indirmediği Prizren Nafiz Gürcüali Türk Tiyatrosu, beş yıldır Kosova'da birinciliği kimseye bırakmıyor.

35 yıldır Kosova'nın Ferizovik şehrinde düzenlenen "tiyatro festivali"nde son beş yıldır birinciliği kimseye kaptırmayan Nafiz Gürcüali Türk Tiyatrosu, bu yılda 35 Arnavut tiyatro oyunu arasında tek Türk tiyatrosu olmasına rağmen "Savaş Baba" oyunuyla birinci oldu. Ödülleri ayrıca Hayrullah Şkurtak en iyi oyuncu ve en iyi kostüm tasarımındada Deniz Dadale aldı.

Kosova'da Türk tiyatrosunu kısıtlı imkanlarla ayakta tutmaya çalışan Nafiz Gürcüali Türk Tiyatrosu, şu günlerde İstanbul'da bulunan Kosova Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği aracılığıyla Türkiye turnesinde bulunuyor. Ankara, İstanbul ve bu akşam Edirne'de sahne alacak olan oyun 26 Haziran'da da İzmir'de seyircisinin karşısına çıkacak.

Yunan Yakovos Kambanellis'in yazdığı, Nafiz Gürcüali'nin yönettiği oyunda, antik çağda Rodos civarında geçtiği varsayılan olaylar üzerinden savaş, iktidar hırsı ve barış teması işleniyor.

Enis TABAK
İSTANBUL - 23.06.2005 12:03

Balkan fıkrası

Çok zengin bir adam varmış.Bu adamında çok güzel bir kızı varmış. Fakat kızı çok tembelmiş.
Bu zengin adamında terbiyesini ve çalışkanlığını çok beğendiği fakir bir genç varmış.
Bir gün bu fakir gence;
- Evladım, seni çok severim.Terbıyalı ve çalışkansındır.Senden benım kızcağzımla evlenmanı isterım. Niii dersın?
Diye sormuş.
Gençte biraz utanarak;
- Anacığımı göndermeden bir şey diyemem. Anacığım bi görsü ondan sonra cevap verırım.
Demiş. Ve annesini kızı görmesi için göndermiş. Kızı gören annesine nasıl bulduğunu soran gence annesi;
- Evladım, kız çok ama çok güzel, fakat çok ta tembel.
Demiş.Genç te ;
- Olsun ana, ilerde düzelı belki.
Deyip evlenmeyi kabul etmiş ve evlenmişler.
Evlendiklerinin ertesi günü genç tarlaya çalışmaya gitmiş. Akşam eve döndüğünde annesine geliniyle neler yaptıkların sormuş. Annesi de;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın, ben evde iş yaptım fakat gelin sabahtan akşama kadar evde yattı, demiş. Genç ertesi gün tekrar sabahtan akşama kadar tarlada çalışıp akşam eve geldiğinde annesine aynı soruyu sormuş. Annesi yine;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın, ben evde iş yaptım fakat gelin sabahtan akşama kadar evde yattı, demiş. Gelinin bu sabahtan akşama kadar yatma işi üç gün daha devam etmiş. Annesi yine;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın, ben evde iş yaptım fakat gelin sabahtan akşama kadar evde yattı, deyince oğlu bu sefer annesine;
- O zaman anacığım yarın gelinine yemek verme,
demiş. Akşam eve gelen genç, annesine neler yaptıklarını sorunca, annesi;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın,ben evde iş yaptım gelinde yatağın kenarına kadar gelip öylece oturdu.
Demiş. Genç te annesine;
- Anacığım sen yarında yemek verme, demiş. Ertesi gün tarladan eve gelen genç, annesine neler yaptıkların sorunca, annesi;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın, ben evde iş yaptım gelinde yatağın kenarından kalkıp mutfağa gitti ve iki tabak yıkadı, demiş. Genç te annesine;
- Anacığım o zaman gelinine yarın sadece ekmek ver, demiş. Ertesi gün tarladan eve gelen genç, annesine neler yaptıkların sorunca, annesi;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın, ben evde iş yaptım gelinde hem bulaşıkları hem de çamaşırları yıkadı, demiş. Genç te annesine;
-Anacığım o zaman yarın gelinine ekmek yanında bir tas ta çorba ver, demiş. Ertesi gün tarladan eve gelen genç annesine neler yaptıkların sorunca,annesi;
- Evladım, sen tarlada iş yaptın, ben evde iş yaptım gelinde hem bulaşıkları,hem çamaşırları yıkayıp ortalığı temizledi, demiş. Genç te annesine;
- Anacığım o zaman yarın gelinine ekmek ve çorbanın yanında pilav da ver, demiş.
Bu olaylar böyle devam ederken zengin adamın aklına kızı gelmiş ve
- Acaba bizım kız ni yapar, ni eder, nicedır?
diye düşünüp kızını ziyarete gider. Kızının evine geldiğinde zengin adam çok şaşırır. Ev tertemiz, düzenli ve tertiplidir. Zengin adam;
-Herhalde eve hizmetçi bir kadın tuttular, bizim tembel kızın yapacağı işler değil bunlar, diye düşünüp kızına;
- Evladım nicesın, nii yaparsın, kocanla, kaynananla aran nasıldır? diye sorunca; kızı mutfağa gider.iki üç diş sarımsak alır.Ufak derin bir kasenin içine sarımsakları atar. Ufak bir tokmakla beraber babasının önüne içinde sarımsaklar olan kaseyi bırakır.
- Babam babam güzel babam, Kocam ve kaynanam tarladan gelmeden sen al bu sarımsakları dövmeye başla. Çünkü bu evde iş yapmayana yemek vermiyorlar.
Der.

Ahmet YILMAZ
Kosova Prizrenliler Kültür Ve Yardımlaşma Derneği
25.06.2005 16:00

Sayın Bülent Fidan,

6 Temmuz 2005 07:26
Yoğun işleriniz arasında bu tür kültürel faaliyetlere de yer ayırdığınız için size teşekkür ederim. Size bahsettiğim tercümesi edilecek kitap ile ilgili ayrıntaları vereyim :Kitap Arap harfleriyle Arnavutça yazılmış bir divan. İçeriği hakkında çok fazla bir bilgiye sahip değiliz. Hem Osmanlıcayı hem de Arnavutçayı bilen bir elemana ihtiyacımız var.Eğer bu konuda olumlu ya da olumsuz en kısa zamanda bize bilgi verebilirseniz seviniriz. Ya da bizi yönlendirebileceğiniz yer, kurum ve kişiler varsa bağlantı kurmamızı sağlayabilir misiniz? İlginize şimdiden teşekkür eder, işlerinizde başarılar dilerim.

Öğr. Grv. İbrahim ÖZKAN
Afyon Kocatepe Üniversitesi
Uşak Fen Edebiyat Fakültesi - UŞAK
0 505 5009113
ibr_oz@yahoo.com

Lütfü Seyfullah

27 Haziran 2005 20:52
Balkanlarda Türk tiyatrosunun temellerini atan ve bu tiyatronun tüm dünyada tanınmasında büyük emekler veren Abimiz ve Büyük Üstad Sayın Lütfü Seyfullah'ın ölümü hepimizi derinden üzdü. Yeni Dönem çalışanları olarak kederli ailesine başsağlığı, rahmetliye cennet mekanını Allah'tan dua ederiz.

Kendisiyle bir tiyatro sezonu Prizren Türk Tiyatrosu'nda beraber oynadığım için gurur duyuyorum...

Saygılarımla
Yeni Dönem çalışanları adına
Mehmet Bütüç

Kosova Turnesi ile ilgili izlenimlerim

civan canova

Civan Canova

Dün akşam Kosova turnesinden döndük. Eve ulaşır ulaşmaz valizimi attım kapıya, bilgisayarımı açtım, elimi yüzümü bile yıkamadan bir sigara yaktım ve oturdum masamın başına. O kadar doluydum ki anlatamam. İlk kez görmüştüm dedelerimin yaşadığı toprakları. İlk kez solumuştum o havayı. İçimi dökmek istedim sıcağı sıcağına ama elektrikler kesildi. Kısmet bu güneymiş. Ne yazacağımı da bilemiyorum. Tek bildiğim, aşure ayı ertesinde yüreğimin ve de beynimin aşureye dönmüş olması. O kadar karışık duygular yaşıyorum ki anlatması çok zor geliyor.

İlk kez gittiğim halde hiç yabancılık çekmedim Prizren sokaklarında, dedemin yüksek tahsilini yaptığı Priştina'da, Gilan'da. Yalnızca dede topraklarının büyüsü sandım önceleri. Beni var eden kişilerin buralarda yaşamış olması sandım yüreğimi kabartan yegane duygunun. Yedi gün boyunca sürekli dopdoluydu göz pınarlarım. Boğazım düğüm düğüm... Sonra şöyle düşündüm:
"Eğer aile büyüklerim burada değil de başka topraklarda yaşamış olsaydı ve de ben neredeyse bir asır sonra yeniden o yerleri görme fırsatı bulsaydım, böylesine bir duygu seline kaptırır mıydım kendimi? Böylesine yüce bir coşkuyla karşılanır mıydım, hiç tanımadığım insanlar tarafından, sanki askere uğurladıkları kardeşleri geri dönmüşcesine?.. Sanmıyorum. Ben dünyanın en DOST insanlarını tanıdım yedi gün boyunca. En İNSAN insanlarını. Yüzlerindeki çizgilerde onlarca duyguyu barındırabilen, özlem dolu, yürekli, azimli, sabırlı, cefakar ama hepimizden daha vefalı insanları tanıdım."

Hayat denen bu sahnede, tiyatrolarını yaşatabilmek uğruna, her türlü ıvır zıvır işe koşturmaktan gocunmayan meslekdaşlarımı tanıdım. Bizler, tuzu kuru olmasak bile, meğer ne kadar da şanslı ve de şımarıkmışız. Kendilerini değil, tiyatroyu ve düşlerini var etmek adına yokluklar içersinde çalışan bu tiyatro insanlarından öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki. En azından şunu hatırlattılar bana: Tiyatro hayatta ve ayakta kalma sanatıdır. Şartlar ne olursa olsun. Ve de tiyatro kenetlenerek yapılır.

Yetmiş yıl hal hatır sormayıp, günün birinde "ben geldim" diyerek kapıyı çalmanın utancını da yaşadım zaman zaman. Gene de sitemin zerresini göremedim gözlerinde. Torunlarının vefasızlığını sineye çekerek, onlar için sürekli hayırdualarda bulunan aile büyükleri gibiydiler. Yüreklerinin sesini duyar gibi oldum derinlerden bir yerden. Şöyle iç geçiriyorlardı sanki:
"Siz iyi olun da, gerisi önemli değil..."

Ah benim bir zamanlar manevi değerlerini her şeyin üzerinde tutan sınırdaşlarım, nerelerdesiniz? Pek de yorulmanıza gerek yok. Hatırlayın sadece. Ya da tanımaya çalışın. O ufuklara daha farklı yansıyor her şey. Ve de daha farklı yaşanıyor hayat.

Lütfen kusuruma bakmayın. Bu turneyi düzenleyen büyükler elbet daha düzgün ve usturuplu cümlelerle anlatacaklardır izlenimlerini. Ben sadece aklımdan ve yüreğimden geçenleri yazıyorum, bölük pörçük. Ve de teşekkür bekleyenlerden pek hazzetmesem de teşekkürlerimi sunuyorum, bizlerin buluşmasına vesile olanlara.

Ayrıca hiç bir teşekkür beklemeden biz kardeşleri için çırpınan Kosova'lı yetkililere, sanatçı ve sanat aşığı dostlarıma ve de salonu boş bırakmayan Kosova seyircisine sonsuz ve en içten teşekkürlerimi yolluyorum, beklemediklerini bile bile..
Ve de Kosova Türk Tabur komutanımızın şahsında; silahlı kuvvetlerimizin bütün görevlilerine, tiyatro sanatına ve sanatçılarına verdikleri değerden dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum, sıradan bir sanatçı olarak.

serpil tamur ile

Kısa Film ve Belgesel Atölyesi & ilef.net

"Dokufest'te" Türkiye'den bir Yönetmene
Özel Mansiyon Ödülü Verildi

Kosova Haber - Sırasıyla 5. defa Prizren'de sanat severleri biraraya toplayan "Dokufest" Uluslararası Belgesel ve Kısa Filmler Festivali dün akşam Prizren Kültür Evi'nde düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. 8-13 Ağustos tarihleri arası süren festival, katılımcı ve izleyiciler tarafından büyük beğeni ve ilgiyle izlendi. Geçen senelere kıyasen bu yılki festivale artan ilgiyi herkesi memnun etti.

5 gün içerisinde 3 ayrı mekanda Uluslararası kategoride 15 belgesel, 21 kısa metrajlı fılm ve 10 çizgi fılm gösterildi. Balkan kategorisinde 12 belgesel sergilendi. Bu arada 5 Ağustos tarihinde Gazi Mehmet Paşa Hamamında açılan "Dokuphoto" fotoğraf sergisi de Festival süresünce a.ık kaldı. Fotoğraf sergisinde 5'i yerli 5'i yabancı 10 fotoğraf sanatçısının fotoğrafları sergilendi. Dokufest'te bu yıl da 60 genç gönüllü festivalin sorunsuz gerçekleşmesinde yardımcı oldu.

Dün akşam "Dokufest" Uluslararası Belgesel ve Kısa Filmler Festivali ödüllerini kazananlar listesi :

En iyi animasyon film:
Mclaren's Negative, Mari Jose Saint Pierre -KANADA

En iyi kısa film :
Little Terrorist, Ashwin Kumar - HİNDİSTAN

Kısa Film Özel Mansiyon Ödülleri :
° İnitiation, Roman Filippov - RUSYA
° La Guerra, Luıs Berdejo & Jorge Dorado

İnsan Hakları Ödüllü :
Whose Is This Song, Adela Peeva - BULGARİSTAN

İzleyici Ödülü :
Totally Personal, Nedzad Begovic - BOSNA

En İyi Kısa Film :
The Anglemakers, Astrid Bussink - İNGİLTERE

Kısa Film Özel Mansiyon Ödülü :
The Bridge Over The Drina, Xavier Lukomski - BELÇİKA-FRANSA

En İyi Balkan Belgeseli :
The Land İs Waiting, Laurentiu Calciu - ROMANYA

Bölgesel Belgesel Özel Mansiyon Ödülleri :
Disposable Heroes, İris Elesi - KOSOVA
Crying Skin, Başak Demir, TÜRKİYE

En İyi Belgesel Film Ödülü :
° Giant Buddha's, Christian Frei - İSVİÇRE
° Voices of Bam, Maasja Ooms&Aliona Van Der Horst - HOLANDA

Belgesel Özel Mansiyon Ödülü :
° Love Leters From Childrens Prison, David Kinsella - NORVEÇ

Kosova Haber - 16.08.2006
Prizrenliler

PRİZRENLİLER KÜLTÜR VE YARD. DERNEĞİ