|
Hocadan biraz...
Insallah
Hoca aksamdan ertesi günün planini yapiyordu. "Eger yarin hava güzel olursa ormana agaca giderim, iyi olmazsa hamama." Karisi Hoca'yi uyarir: "Insallah de Hocam." Hoca:
- "Hanim ne var bunda yarin hava ya iyi olur ya kötü ne var bunda. Ertesi gün olur ve günesi gören Hoca ormanin yolunu tutar. Köyden epeyce uzaklasmistir ki askeri bir birlikle karsilasir. Askerler Hoca'ya Sivrihisar'i tarif etmesini isterler fakat askerle ugrasmak istemeyen Hoca bilmiyorum deyince komutan kizar. Kavugundan utan bir de yalan söylüyorsun! Çabuk düs önümüze ve en kisa yoldan bizi Sivrihisar'a götür.! Hoca askerlerle birlikte onca yolu teper ve Sivrihisar'a ulasip serbest kalinca tekrar evinin yoluna koyulur. Ancak gece yarisindan sonra eve varabilen Hoca ayaklarina karasular inmis, yari ölü vaziyette kapinin esigine yigilir. Kapinin tokmagini güçlükle çalar. Karisi içerden "kim o ?" diye seslenince, Hoca:
- "Insallah benim karicigim.
ESEGIN BASI NEREDE?
Bir gun Hoca'nin eseginin yularini calmislar. Hoca, saga bakmis, sola bakmis, kimseleri gorememis, sormus, sorusturmus, bir cevap alamamis. Çaresiz hayvanin kulagindan tutarak evine getirmis. Bi gun sonra, yolda yuyurken, eseginin yularini baska bir esegin boynunda gormus:
"Allah allah demis, bu esegin basindaki yular bizim ama, esegin basi nerede?"
|
|
|
|
|
Eğlenelim Gülelim...
Kırdıktan Sonra Dövmenin Faydası Yok
Hoca, oğlunun eline bir su testisi vermiş ve "Git şunu doldur da getir, sakın kırma ha ama!"demiş ve suratına da bir tokat indirmiş.
Görenler "Hoca,"; demişler "Neden vurdun çocuğa, testiyi kırmadı ki." Her sözü değerli, her davranışı anlamlı Hoca şöyle konuşmuş bu kez de:
"Kırdıktan sonra, dövsem de yarar sağlamaz ki"
İpe Un Sermek
Nasreddin Hoca, münasebetsiz komşusunun hemen her gün olur olmaz bir şeyler istemesinden bıkmış.
Komşu bir gün çamaşır ipi isteyince:
- Veremem, demiş, ipe un serdim.
- Aman Hoca, ipe un serilir mi?
- Adamın vermeye niyeti olmayınca ipe de un serer...
|
|
|
|