bahadingenclik.sitemynet.com
BAHADIN ANASAYFA *FOTOĞRAFLAR 1 *FOTOĞRAFLAR 2 *FOTOĞRAFLAR 3 *FOTOĞRAFLAR 4 BAHADIN GENÇLiK MANİFESTOSU BAHADIN TÜM KÖY-SEN HABERLER VE DUYURULAR DÜŞÜNCELER VE ELEŞTRİLER BAHADIN BELEDİYESİ BASINDA BAHADIN DEĞERLERİMİZ ULAŞIM LİNKLER

BASINDA BAHADIN

www.bahadingenclik.com.tc

http://bahadinanket.sitemynet.com/

BİLİNMEYEN METROPOL
(Yavuz Donat_Sabah)

Almanlar sanıyorlar ki "Bahadın, Türkiye'nin büyük şehirlerinden biri." Bahadın, Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı bir "belde." Nüfusu "5.000." Ve nüfusun tamamı "Bektaşi Alevisi."Okuma-yazma oranı "yüksek." Ayrıca her evden "iki kişi... Üç kişi Almanya'da."



***


Almanya'da nereye gittiysek bir "Bahadın'ı Koruma ve Güzelleştirme Derneği" gördük. Bunlardan birine (Berlin) girdik. "Böyle yerlerde" genelde tavla oynanır, iskambil oynanır. Bahadınlılar'ın derneğinde ise "saz kursu" var. "Bilgisayar kursu" var. "Öğrencilerin ödevlerine yardım kursu" bile var. "Futbol kursu" da var.


***


Duvarda "koca bir kılıç" resmi. Hazreti Ali'nin kılıcı "Zülfikar." Sonra "12 imamın resmi." Deniz Gezmiş'in fotoğrafı. Tabii "baş köşede Atatürk." Türkiye haritası. Yılmaz Güney'in "Ağıt" filminin afişi. Bahadın'dan gelen "halı... Kilim... Saz... Diğer eşyalar." "Dekor tamam."


***


Bahadınlılar "örgütlüler." Aralarında öyle bir "ağ" kurmuşlar ki, "Bahadın'da biri diş çektirse, Almanya'daki Bahadınlılar'ın haberi oluyor." "Reklam konusunda" ise süper başarılılar. Zira Almanlar'ı inandırmışlar ki Bahadın, "Berlin gibi... New York gibi... Paris, Tokyo gibi" bir metropoldür... Bir "dünya kentidir." Bazı Almanlar bize sordular. "Öyle mi" diye. "Bahadınlılar öyle diyorsa, öyledir" dedik.











Bahadınlılar 8’inci kez ‘Biz varız’ diyor!
(EVRENSEL)

Bahadınlılar 8’inci kez ‘Biz varız’ diyor!
“İstiyorlar ki susalım, boyun eğelim, vazgeçelim, pes edelim ve unutalım yaptıkları her şeyi... Bizim içinse susmak, boyun eğmek, vazgeçmek, pes etmek, hele hele yanlışı unutmak, yok olmakla eştir.”
Böyle diyor Bahadınlılar ve 1993’ten bu yana da susmayacaklarını, unutmayacaklarını düzenledikleri şenliklerle dosta düşmana gösteriyorlar.
Bahadın Belediyesi’nin katkılarıyla 24-25 Temmuz 2004 tarihlerinde düzenlenecek olan 8’inci Bahadın Kültür Şenliği yine, birçok aydın ve sanatçıyı konuk edecek. İki gün boyunca sabahtan gecenin geç saatlerine kadar sürecek olan şenlik çerçevesinde, paneller, fotoğraf ve resim sergileri, forumlar, turnuvalar, imza günleri, şiir dinletileri, film, tiyatro ve halk oyunu gösterileri ve halk konserleri düzenlenecek.
Şenlikler boyunca, Grup Çığ’dan İlyas Salman’a birçok sanatçı Bahadın’a konuk olacak. Yusuf Ziya Bahadınlı ve Metin Turan gibi isimlerin kitaplarını imzalayacağı etkinlikler boyunca, “Küreselleşme ve kadın”, “Küreselleşme ve savaş karşıtlarının mücadelesi” başlıklı paneller yapılacak.
Hep beraber...
Bahadın Kültür Şenliği’nin “Her yerde, her şeyde hep beraber diyebilmek” amacında olduğu belirtilen şenlik çağrısında, bu şenliğin, kültür kirlenmesi yaşanan bir ortamda gerçek kültürün televole tekelcilerinin sunduğu gibi olmadığını gösterme isteğinden doğduğu anlatılıyor. Güçsüzü cesur ve yıkılmaz kılanın onuru olduğu vurgulanan çağrıda, “Dünyayı kana bulayan güçlüler, korkuyu evrenselleştirmek isterken, biz de sesimizi yükselterek bulunduğumuz her ortamda ‘biz varız!’ diye haykırarak dayanışmayı evrenselleştirmeliyiz” deniliyor.
‘Hiç bitmeyecek’
“Bu şenlik hiç bitmeyecek” diyen Bahadın Kültür Şenliği düzenleme komitesi, türküleri söyleyenleri de, türkülere coşkuyla katılanları da çoğaltmak için herkesi 8’inci Bahadın Kültür Şenliği’ne çağırıyor.

BAHADIN
(Nail Güreli_Milliyet)


BAHADIN, Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı; kışın bin, yazın üç bin nüfuslu bir belde. Bahadınlılar beş yıldır "Kültür Şenliği" düzenleyerek sanatçıları, gazetecileri, yazarları, sendikacıları, eğitimcileri beldelerinde toplamaya, onlarla yüzyüze gelmeye bakıyorlar.
Geçtiğimiz hafta içinde üç gün süren "Bahadın 5. Kültür Şenliği"nde gösterile n üç ödüllü "Işıklar Sönmesin" filminin baş oyuncusu Berhan Şimşek ve arkadaşları, beldenin girişindeki jandarma birliği tarafından otomobillerinin bagajından üst başlarına varıncaya kadar didik didik arandılar. Yalnız onlar değil, şenliğe gelen sanatçıların, yazarların, konukların tümü ve de Bahadınlılar aramadan geçirildi.
Denilecek ki, bu bir güvenlik önlemidir; ya bir provokatör girip de bomba patlatırsa ne olacaktır?.
Beldenin CHP'li Belediye Başkanı Haydar Başer ise bunun bir "jandarma baskısı" olduğunu ve şenlik nedeniyle ilçeye 150 jandarma gönderildiğini söylüyor. Mahmut Algül "Ben 57 yıldır burdayım, diyor, burada suç yok, anarşi yok, terör yok, karakolluk bir suç bile yok."
Konuştuğumuz Bahadınlıların çoğu baskıdan yakınıyor.
Her yıl Haziran'ın son gününde yapılan geleneksel pilav gününde de beldeye jandarma birliği gönderildiğini, jandarmaların ağaç diplerinde Bahadınlıların fotoğraflarını çektiğini anlatıyorlar. Geçen yılki Kültür Şenliği'nde sahnede bir sanatçı şarkı söylerken silahlı iki jandarmanın sahnenin kenarında nöbet tuttuğunu dile getiriyorlar.
Bu yıl ise sahnenin çevresinde jandarma görünmüyor; sahnenin önündeki alanda yüzlerce genç kolkola halay çekiyor, coşkuyla müziğe eşlik ediyordu. Yaşam dolu bir dostluk ve barış havası egemen görünüyordu. Bu yıl jandarmanın pek fazla ortaya çıkmayışını, bizim orada bulunmamıza bağlayanlar bile vardı. Hiç sanmayız ya, eğer bizlerin Bahadınlılara böyle bir hayrı dokunmuşsa ne mutlu!.
Mezheplere saygımız var, ama mezhepçiliği kabul etmediğimiz için, bugüne dek mezhep konularına girmemeye özen gösterdik. Bahadın'dan söz ederken de mezhep konusuna değinmeyi aklımızın köşesinden geçirmezdik ve hiç istemezdik. Ama anlatılan o ki, bütün baskıların kaynağında Bahadınlıların Alevi oluşu yatıyor. Yozgat'ın 650 köyünün sadece 82'sinin Alevi olduğunu, bunların çoğunun benzeri baskılarla karşılaştığını belirtiyorlar.
İyi niyetle, "Ne olur bu ayrımcılığı yapmayın" demekle yetiniyoruz.
Dört yüz elli haneli (kışın bunların ancak 150 kadarı dolu kalıyor, ötekilerin halkı göçüp gidiyormuş) beldede lise var. Çevre köylerden de geliyor öğrencileri.
Ama bu göç var ya, Bahadın'ın asıl belini büken bu. Ve de göçen Bahadınlıların kendi beldelerine sahip çıkmamaları... Köyde kışın bin nüfus kalıyor, ama Türkiye'deki ve dünyadaki Bahadınlıların sayısı 10 bini buluyormuş. Hadi Almanya'dakiler, yurt dışındakiler neyse ne de, ille ki, İstanbul - Ankara gibi büyük kentlere villalar, yalılar diken Bahadınlıların yüzlerini doğdukları topraklara çevirip de bir yatırım yapmaması yerleşik ve gerçek Bahadınlıları kahrediyor. Nitekim ana caddeye kocaman bir döviz asmışlar:
"Bahadın'ı sevmek Bahadın'da yaşamaktan geçer."


Bir şiir


Bu haftaki dizelerimiz de elbet Bahadınlı bir yazar ve şairden, Yusuf Ziya Bahadınlı'dan... Bu dizeleri sahneyi boydan boya kaplayan panodan okuyoruz:
"Menekşenin açışından / Kuşun ötüşünden / Turnanın uçuşundan / Aslanın duruşundan / İnsanın bakışından / Suyun çağlayışından / Güneşin ışınından / Üzümden / Şaraptan haz duyarız / Önünde ön yoktur / Dünyanın / Sahibi yoktur dünyanın / Düşünürüz / Kimseye borcumuz yoktur"