bahcelikkoyu.sitemynet.com
BAHÇELİK KÖYÜ TARİHİ ÇİFTLK KADASTRO MAHKEMESİNDE KÖYDEN HABERLER HEMŞEHRİ SİTELER YERALTI ZENGİNLİKLERİ MEKTUPLARINIZ VE CEVAPLARI ADINI SEN KOY... FOTORAFLAR ESKİYEN FOTOĞRAFLAR DEYİMLERİMİZ

BAHÇELİK KÖYÜ TARİHİ

bah_el_k.gif

COLOŞHANE (COLOPHIA)
'DEN BAHÇELİK KÖYÜNE

horon5zjan6.gif

153.jpg

Gümüşhane ilininin Torul ilçesine bağlı şirin bir köy Bahçelik köyü.
Köye gitmek için Gümüşhane-Torul karayolunun ikisu mevkiinden güneye ayrılan Şiran ilçesi karayolunun yaklaşık 15 km. sonrasından sağa ayrılan asıl köy yoluyla ulaşılır.
Canbolların eteklerinde yer alan balaban dağlarının arasına sıkışmış dar bir vadiye kurulan bahçelik köyü,doğal güzellikleri ile dikkat çeker.
Bahçelik köyünün tarihi durumu, yöre tarihi durumuyla aynıdır. Tarihi kaynaklar bu köyün M.S.1450 lerde Pontus İmparatorluğu döneminde de COLOPHİA adıyla varlığından söz eder. Bu tarih buralarda gümüşün bulunduğu ilk yılları işaret eder. Bilindiği gibi, Gümüşhane Gümüş maden ocaklarının bulunduğu önemli bir merkezdir. Burada bulunan gümüşün ocaklardan çıkartılıp rafine edilmesi ve rafinesinde kullanılacak odunun sağlanması için insan gücüne ihtiyaç vardı. Bu çevredeki birçok köy gibi, bahçelik köyüde o nedenle kurulmuş olabilir....
Her neyse sözü fazla uzatmadan Colophia dan başlayan tarihi yolculkuğumuza devam edelim...
Colophia adının Pontus, yani Rum adı olduğunu biliyoruz. O yıllarda buranın halkıda elbewtteki pontuslu rumlardır. Rumların buradaki nüfusu selçuklularla birlikte her ne kadar azalmaya başlamışsa da tamamen bitmemiştir. Osmanlı kaynakları 19.yy. salnamelerinde burda 15-20 hanenin rum olduğundan bahseder. Ama asıl bu köyün ilk türk iskan tarihidir ki, bu da selçuklulara dayanır. Burada halen,
K.Maraş yöresinde yaşayan Dulkadiroğullarının Rabialar-Rebiyeler aşiretinin adını taşıyan bir mahalle vardır ki, bu mahalle bahçelik köyünün en eski mahallesidir. Zira köyün 1970 li yıllarına kadar geçen dönemine bakıldığında da bu mahalle halkının baskın idareciler olduğunu görürüz. Kaldıki bu ailenin bulunduğu alana ayrıca DİZDARLI lar denmeside, burada yaşayanların Osmanlı ordusunda kale bekçiliği yapanlara denilen Dizdar kelimeside bunu doğrulamaktadır. (bu konuya daha ilerki zamanlarda geniş olarak değineceğiz)
O zaman Buraya ilk türk iskanı Maraş yöresinden gelip buraya yerleşen Rabiyalar bölüntüsümüdür. Bu aşiretin iskan ettiği alana verilen adlara bakıldığında, iki önemli ipucu ile karşılaşılır.1. si:halen aşiret adının Rebiyeler olarak korunması ve bulundukları alana eynı adın verilmesi.
2.si ise, Maraş yöresinden geldikleri için, ilk iskan alanları olan bugünkü rebiyeler mahallesinin tam güneyinde bulunan alana Maraş mahallesi denilmesidir. Görüldüğü gibi, bu aşiret hem kendi adı olan Rebiyeler adını korumuş, hemde Maraş ytöresinden geldiği için yöre halkı bunlara maraşlılar diyerek bölgesel adını korumuşlardır...
Bugünkü rabialarla ilgili yaygın bir görüşt, Rumdan dönme oldukları yönündedir.
Ama bize kaynaklar bu konuyuda ayrıntısıyla sunuyor. Rebiyelerin Rumlukla buluşması, sadece ve sadece evlilik yoluyladır. 19.yy'ın sonlarına doğru burada yaşayan bir rum ailenin kızıyla olan evlilik, bugünkü bu yaygın görüşün ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Köyün bir başka selçuklu yerleşgeside Muslu mahallesidir. Muslu mahallesi, adındanda anlaşılacağı gibi, Musacalu aşiretinin bir kolunun adıdır. Musacalu aşireti, yutrdun bir çok yerinde varlıklarını gösteren ve babialiden adlarına çeşitli gelirlerin idaresi vakfedilen bir aşirettir. Zira osmanlı kaynaklarında da balaban dağı edrafında ki hareketlerinden söz edilir.
Musacalu aşiretinin Muslu bölüntüsü, iskana geç geçmiş olmasına rağmen kışlakları bugünkü muslu mahallesidir. Muslu mahallesinin katışıksız bu türk ve müslüman kurucuları nedeniyele bu mahalleye aynı zamanda MÜSLÜMAN MAHALLESİ de denir.
Musalar kabilesi ise yukarıda saydığımız aşiretlerin buraya iskanı ile aynı tarihe denk gelir. Musaların yaşadıkları evlerin mimarisi daha çok burada yaşayan rumların terk ettiği evlerin özelliklerindedir. Ama bu soyun Orta asyadana gelip yurdun çeşitli yerlerine yerleşen Musalu aşiretinin bir bölüntü obası olduğu tahmin edilmektedir..
Hamdiler, Altıokkalılar, Gazelin mahallesi, Davutlular, temeller gibi diğer mahalleler hep bu iki aşiretten sonra iskan eden mahallelerdir.
Bahçelik köyünün insan kaynaklarına bakıldığında birinci sırayı Trabzon yöresi, ikinci sırayı Kafkas yöresi ve üçüncü sırayı da doğu kökenli kürt vatandaşlarımız temsil eder.
Bahçelik köyünün ilk adı olan COLOPHİ a dan Coloşhaneye geçişi sadece ve sadece söylem kolaylığındandır. Yani Rumcada Colophia neyse, Osmanlıcada da coloşhane o...
1917 lerde yörenin rus işkaline uğraması ve yörede meydana gelen ermeni zulmünden sonra köyde yaşayan Rum nüfus, kiliselerini, evlerini terk ederek Yunanistana göçmüş, 1930 larda ise becaiş yoluyla bu nüfusa ait mülkler bugünkü yaşayanlara satılmıştır.
Bu becaişin taksimine bakıldığında Coloşhane köyünde 11 sülalenin yaşadığını görürüz.
Bunlar ise şu isimlerle anılır:
1:Mezireliler
2:Toramanlılar
3:Rebiyeler
_maraşlılar.
4:Altıokkalılar
5:Muslular
6:Çavuşaliler
7:Hamdiler
8:Gazelinmahleliler
9:Temeller
10:davutlular
11:Musalar
Bahçelik köyünün eski tapu kayıtlarına zaman içerisinde gireceğiz ama isterseniz şimdi sözü Coloşhane adından Bahçelik adına geçişi biraz irdeleyelim:
Bilindiği gibi,ülkemizde gerek osmanlı döneminde ve gerekse Cumhuriyet döneminde bir çok kjez yöresel yer adları değiştirilerek yerlerine yenileri konulmuştur.
Bunun ilk akla gelen nedeni, elbetteki anlaşılabilir olsun düşüncesidir. Ama asıl neden elbetteki bu değildir:
Cumhuriyet dönemi, kurtuluş savaşında yaşanan bin bir mücadele ile başlamıştır. Bu savaşlarda bağrımızda büyüttüğümüz bir çok ermeni savaşta karşımıza çıkarak hainlik yapmıştır.
1.si bu hainlerin adlarıyla anılan yer isimleri değişme nedeni olmuştur.
2.siise bu adları değişenlerin tarh bilinci hiç olmadığı için, özbe öz türk aşiret adı olan yer adlarıda diğerlerinden sanılarak değişmesidir. Burada bununla ilgili binlerce örnek verebilirim...
Aslında bu cehalet bugün dedelerimizin veya soyumuzun geldisini işaret eden aşiret adlarının yok olmasına da sepep olmuştur.
Örneğin, Coloşhane adı her ne kadara RumPontus dönemine ait olsada, bu adı yok saydığımız zaman bu köyün tarihini yoksaymış oluyoruz...
Dilerizki bundan sonra böyle yanlışlar yapılmaz daha ülkemizde...
İşte bu ad değişmelerinden 1960 lı yıllarda yapılanında da Coloşhane adı değiştirilerek BAHÇELİK adı konulmuş bu köye. Ama burada bir karışıklığada sepep olunmuş. Torula bağlı bir başka köyede BAHÇELİ adı verilmişti. BAHÇELİK adıda buraya verilince gel çık işin içinden çıkabilirsen.... Ama yöre halkı COLOŞHANE adı ile anıyor bu köyü...
Bahçelik köyü, tarihi bakımdanda bir çok değere sahiptir. Bunların başında eski çağlara ait bina, köprü, kale ve kilise kalıntılarıdır.
Coloşhane kalesi diye anılan Altınpınar köyü ile Bahçelikköyüsınırında ki kale günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Bu kale, yöredeki diğer sıra kalelerden bir tanesidir. Yapım tarihi bilinmesede Cenevizliler zamanında onarım gördüğü kesindir. Otlak ve baharat yollarını gözetlemek amacıyla yapılan köye en yakın bu kalelerden bir tanesi Godil kalesi birtaneside köyün hemen üzereinde yer alan Bozkaya kalesidir.
Köy merkezinde yer alan kemer köprü ise ilk yapıldığı günki gibi yaşamını sürdürmektedir.
Bu yörede ilk insan izi araştırmaları hiç yapılmamıştır. Araştırma yapılacak ender yerlerden bir tanesi de bu köyün sınırları içerisinde yer alan Bozkaya mağarasıdır. Bozkaya mağarası tarihin derinliklerinden günümüze kadar süre gelen önemli bir barındırma merkezi olarak karşımıza çıkıyor.
Köy merkezinde bulunan ve günümüzde de kullanılmaya devam eden kemer mimari örneklerinden sayılan bir çok yapı varlığını sürdürmektedir.
Bahçelik köyü, gerek yem yeşil doğal örtüsüyle, gerek buz gibi pınar suları olan yaylalarıyla ve gerekse misafirperver insanıyla hher zaman özellikle turizmde gelecek vadeden bir yerleşme.. Ama biz biraz bu coğrafik ve tarihi tanıtımlardan uzaklaşıp bu köyün sosyal durumuna değinelim:

69.jpg

61.jpg

MEMLEKET SEVDALILARI

HEMŞEHRİLERİME AÇIK LİNK.
KENDİNİ GÜMÜŞHANELİ HİSSEDENLER YAZIN..

dongul.gif

BİZE YAZIN
TIKLA

REKLAMI GEÇ REKLAMI GEÇ REKLAMI GEÇ REKLAMI GEÇ

movie1.gif_33.gif

http://bahcelikkoyu.sitemynet.com/bahcelikkoyu/

ba_el_k.gif__232_fffff.gif

GÖÇ BURALARDA BİR SOSYAL YARADIR:

Göç, bu şirin köyelrimizi vuran en önemli silah olmuş onlarca yıldır. Kangiren gibi sarmış mahalleleri, obaları, yuvaları...
Bugüne bakıldığında bu kanayan yaranın halen devam ettiğini görüyoruz...
Acaba nedenleri nedir bu göçün:
Neden bu köylerimiz birer birer boşalmış?
Nedeni basit, Devletimizin bu yöreye fazla ilgi duymaması elbette. 1960'lara kadar tarım ve hayvancılık buralarda 1. iş koluydu, 2.si ise gurbetçilikti. Gurbetçilik tarım ve hayvancılıktan artan zamanlarda yapılırdı. Yani yaz ayları herkez köyünde, tarımında, kış ayları ise gurbete çıkarlardı. Kısacası oldum olası buralarda ne tarım tam olarak insanın karnını doyurdu, nede gurbetçilik.
1960 larda açılan ALMANya kapısı, buralarda yaşayanlar için bir umut, bu topraklar içinse bir hüznün, bir yalnızlığın başlangıcı olivermiş...
Devlet teşfik etmiş gurbetçiliği elinden geldikçe.. Giden gitmiş, gidemeyen ise bu ilgiden uzak topraklarla yuğrulmaya başlamış.. Kıraçlaşmış gidenlerden kalan tarlalar, damları çökmeye başlamış evlerin birer birer. Terk edilmişliğin acısı 1970 lerde kendini göstermeye başlamış. Kalanlar ise o teşfiğe umutla bakar olmu. Toprakla gurbet arasında seçime zorlanmışlar. Ne topraktan vaz geçebildiler, ne de gurbetten. Bu öğle bir seçimdiki, hangisini seçseniz hayata yeniden başlamanız gerekecekti. Tarım ise köy demekti, yarı sefil yaşamak demekti. Okul, eğitim hatta teknolojiden uzak kalmak demekti. Yetişecek nesile bu reva görülemezdi elbette. Zaten 1940 larda başlayan okullu nesil 1970 lerde nefes almaya durmuşken, önlerini gurbet ve dolayısı ile göç kesmişti.
...ve buna devam edilmeliydi....
Oysa o yıllar demokrasiye geçiş yıllarıdır. Herkes demokrasi denen şeyi yeni yeni tanımaya başlıyordu ki, idamlar başladı ülkemizde. Köylü demokrasiyi idamlarla tanıdı. Ardından darbeler darbeler...
Yani istikrar yoktu devletin tepesinde, böyle olunca da köyde istikrar aranamazdı.
Kaçın canınızı kurtarın dercesine Almanya yolu açılı vermişti o günlerde..
Kaçan kaçana, köyünü terk eden edene geçmişti oyıllar... Ardı arkası kesilmedi hiç bir gün o göçün. Bugünde babadan oğula devam edip sürmüştür göç..

KÖYE ZİYARET

İşte bende bu köylüyüm. Tıpkı diğer taydaşlarımın önemli bir kısmı gibi göç yarası alan ailelerden birisiyim...
Köyümden 1970 de ayrıldım. 1990 da da geziye gitmiştim.
Aradana geçen 20 yıl çok şeyler almış köyümden. Anılarımı silmiş, çocukluğumun geçtiği sokakları değiştirmiş kökünden. İnsanlar değişmiş, çehreler değişmiş, nesil değişmiş...
Köy meydanındaki mahmut bakkal çoktan hakkın rahmetinde, salatalık tarlasından hırsızlık yaptığımız nazire nine, armuduna dadandığımız kamerhasan, elma bahçelerini yol ettiğimiz düge mehmet, göy korucusu kara ahmet, odun tüccarımız İbrahim Çubukçu, kekeş hakkı, çete hüseyin, rebiyelerin şükrü ve daha daha kimler...
Ama beni ençok üzen annem kadar çok sevdiğim Naciye ve aslı yengelerimin yokluğu...
Bunlar sadece çocukluğumun kahramanlarıydı yaşamımın şurasında baurasında...
Ama birde kaybettiğim başka şeyler vardı burada...
Evler, insanlar, gelenekler yok olmuştu. Bunların nedeni ise göçtü elbette...

MEMLEKETTEN ANILAR

Yazan Talip Öztürk
İnş.Mühendisi.

Coloşhane'li olmak bir ayrıcalık olsa gerek. İllaki orada yaşamak gerekmiyor biz gurbetin çocukları için....
Anılarımızda yaşatıyoruz bu muhteşem sılayı. Çocukluğumuzun baharı hep oralarda, mezirelerde, toramanlarda geçti.
Kırını bayırını hatırlamamak mümkünmü, silik te olsa...
Düzormanını aşönöşkesini....
Nede olsa sayıları bini geçmeyen ayrıcalıklı Coloşhane doğumlulardan birisiyim bende....

ESKİ DEĞİRMENLERİMİZ

138.jpg

Eski değirmenlerimiz hayatımızın birer parçasıdır. Orada sadece buğday üğütülmezdi, buğdayın yanı sıra suyla dönen çarkların çecvirdiği taşlarda bizler, bizlerin çocuklukları üğütürlürdü.. O değirmenler değilmidir ki, bizleri hayata alıştıran, hakkın asli kazanç olduğunu öğreten...
Bizim köyde bir değirmen vardı. Musaların değirmendi oda.. İkincisi ise Godil köyündeydi...
Gödil köyündeki değirmene gitmek bizler için bir mükafattı. Zira orda dutun, kızılcığın, vişnenin en alası yetişirdi...
Merkeplere yüklendimi buğdaylar, bir solukta bolluğun bereketin göz kamaştırıcı bahçelerine ulaşırdık...
Şimdi nerde odeğirmenler ve bize çocukluğumuzu doya doya yaşatan baba dostu değirmenciler...

137.jpg

GEZİLİP GÖRÜLECEK YERLERİ

Bahçelik köyü, gerek doğal güzellikleri bakımından, gerekse tarihi özellikleri bakımından Gümüşhane ilinin gezilip görülecek ender yerlerinden birisidir.
Köyün, yeşilin her tonuyla süslü ormanlık alanları ve meraları içerisinde barındırdığı buz gibi pınarlarıyla doğal birer mesire yeri ve piknik alanı özelliğindedir. Sivritaş, Gastiriç taşı, Bozkaya ve bozkayann ön kısmındaki geniş bir alana yayılmış olan taşlaşmış krater bahçeleri kayda değer kaya formasyonları ihdiva eder. Mitolojik efsanelere konu olan Coloşhane yaylasındaki ali taşı, gelincik taşı, bozkaya üzerindeki hıderlez meydanı, eski çağlarda dini ayinlerin yapıldığı Bozkaya mağarası bahçelik köyünün en gizzemli yerlerini oluşturmaktadır..
Tarihi değerler bakımından, ilk çağlara ait Coloşhane kalesi, boz kaya kalesi, Godil kalesi
Köy merkezinden akan coloşhane deresi üzerindeki kemer köprüsü, sağa sola serpiştirilmiş eski yapı kalıntıları ve günümüzde ev, ahır veya samanlık olarak kullanılmaya devam eden kemer mimarili eski binaları gerçekten gezilip görülmeye değer ender yerlerden birisidir.
Bahçelik köyün dağ ve doğa turizmi için son derece uygundur. Yayla veya yazlık ev turizmi burada henüz daha gelişmemiş olmasına rağmen, gerek yakın merkezlerde ve gerekse il veya ülke dışında yaşayan vatandaşlarımız için önemli bir merkez olmaya adaydır. Bahçelik köyü Gümüşhane çevresinde bulunan diğer turizim merkezlerine son derece yakındır. Karaca ve arılı mağaraları, karamustafa ormanları, buzul gölleri bölgesi, zigana ve kadırga yaylaları köyden günübirlikmesafededirler.

BİZE ULAŞMAK İÇİN TIKLA

BİZE ULAŞMAK İÇİN YUKARIDAKİ MAİL ADRESİNİ KULLANIN