|
''Değil mi bunca gayretin sonucu bir avuç toprak,
Ölümden yana korkum yok, tek korkum var o da unutulmak....''
"BİR YOLCUYA"
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğüm bu tümsek, Anadolu'nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed'in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğuldu sele,
Mübarek kanını kattığı yedir.
Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
|
|
|
|
|
""ŞEHİDİN BULDUKLARI""
Karşımda herc-ü merc yığınlar
Nelere gebe bilinmez yarınlar
Bugün şen şakrak yarın üzüntülü
Rahmet bu gaybın üstü örtülü
Dün dağlarda eşkıya peşinde
Bugün kalmamış eser neşesinde
Binmiş dört inanmışın omzuna
Cevap veriyor meleklerin sorusuna
Sorular ne olursa olsun korkmuyor
Meleklerin yerine geçmiş o soruyor.
Siz Münker-Nekir ben ölmedim ki
Ölüm denilen şey nedir ki sanki
Her şeyi görmek görünmemekse
Bin defa ölürüm Allah ömür verse
Yusuf İNAN
5 NİSAN 1994
...........................
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
...
Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
...
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
...
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
...
Sen ki, İslam2ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
...
|
|
|
|